Selahaddin Eyyubi

Eyyubi Hanedanı'nın kurucusu, Mısır ve Suriye sultanı

Selahaddin Yusuf bin Eyyub (Arapça: صلاح الدين الأيوبي, Kürtçe: سەلاحەدینی ئەییووبی Selahedînê Eyûbî; d. 1138, Tikrit - ö. 4 Mart 1193, Şam), Mısır ve Suriye sultanı, Eyyubi hanedanının kurucusu olan hükümdar.[1] Kürt kökenli müslüman olan Selahaddin Eyyubi[2]; 1187 yılında Kutsal TopraklarHaçlılar'dan geri almak için büyük bir ordu kurdu.[3][4][5][6] Komutasındaki ordusuyla beraber 4 Temmuz 1187'de Hıttin Muharebesi'nde Kudüs Kralı Lüzinyanlı Guy'un ordusunu neredeyse tamamen yok etti.[3][7] 2 Ekim 1187'de ise Kudüs'ü Haçlı kuvvetlerinden alarak, kentte 88 yıl süren Hristiyan egemenliğine son verdi.[8] Avrupalı Hristiyanlar, bu beklenmedik yenilgiden sonra Kudüs'ü tekrar hakimiyetlerine geçirebilmek amacıyla Üçüncü Haçlı Seferi'ni düzenledi.[4][9][1] Selahaddin; bu sefer sırasında gerçekleşen Arsuf Muharebesi'nde İngiliz Kralı I. Richard'a yenildiyse de, onunla yaptığı Yafa Antlaşması sayesinde Kudüs'ü muhafaza etti.[4][9] Ayrıca, 1169'da Mısır'da bulunan Fatimi halifesinin veziri oldu, 1171 yılında ise Şii Fatimi halifeliğini feshedip; Mısır'ı, Bağdat'ta bulunan Sünni Abbasi halifeliğine bağladı.[1][8][10][11]

Selahaddin Eyyubi
صلاح الدين الأيوبي
El-Cezeri'nin elyazımı eserinde Selahaddin Eyyubinin minyatürü
Portrait of Saladin (before A.D. 1185; short).jpg
Eyyubiler Mısır Sultanı
Hüküm süresi 1169-1193
Sonra gelen Aziz Osman bin Selahaddin
Eyyubiler Suriye Sultanı
Hüküm süresi 1169-1186
Önce gelen Nureddin Mahmud Zengi
Sonra gelen Afdal Ali bin Selahaddin
Eş(leri) İsmet Hatun
Tam ismi
El-Melik el-Nasır Ebu'l Muẓaffer Selahaddin Yusuf bin Necmeddin Eyyub bin Şadi
Hanedan Eyyûbîler
Babası Necmeddin Eyyub
Doğum 1138
Tikrit, Abbâsîler
Ölüm 4 Mart 1193 (55 yaşında)
Şam, Eyyûbîler
Defin Emevî Camii, Şam
Dini İslam

Soyu ve ailesiDüzenle

Selahaddin Eyyubi'nin ailesi Hezbani Kürtlerinin Revvadi kolundandır. Revvadiler aslen Arap[12] olan Yemenli Ezd kabilesine mensupturlar.[13] Abbasi Halifesi tarafından 758 senesinde Basra'dan alınarak Azerbaycan'a yerleştirilmişlerdir. Kabileye adını veren Revvad bin Müsenna el-Ezdî, Azerbaycan valisi tarafından güvenliği sağlama amaçlı Tebriz civarında vazifelendirilmiştir. Daha sonra onun soyundan gelen torunları 8. ve 9. yüzyıllarda Abbasiler'in Tebriz valisi olarak vazife yapmışlardır.[14] Revvadiler, 10. yy'ın başından itibaren Azerbaycan'da baskın hale gelen Kürt varlığıyla özellikle Hezbani aşiretiyle karışarak Kürtleşmiş[15][16] ve bu tarihten itibaren Kürt olarak tanınmışlardır.[17] Ahmed için Ahmedil ve Muhammed için Memlân gibi isimleri kullanmaya başlamışlardır.[18][19][20]

AilesiDüzenle

Selahaddin tanınmış bir Kürt ailede dünyaya geldi.[21] Doğduğu gece, babası Necmeddin Eyyub ailesini de alarak Halep'e göçtü.[21] Burada Kuzey Suriye'nin güçlü Türk valisi İmadeddin Zengi'nin hizmetine girdi.[21]

Dedesi Şadi, Bağdat şehrinin valisi olan Bihruz'un yakın arkadaşı idi.[22] Bihruz nüfuzunu kullanarak Şadi'nin oğlu Necmeddin Eyyub'un Tikrit'in kumandanlığına atanmasını sağlamıştır.[23][24] Böylece Büyük Selçuklu sultanı Muhammed Tapar Şadi'yi ailesiyle birlikte Tikrit civarına yerleştirdi.

İmadeddin Zengi'nin ordusu 1131'de Karaca el-Saki tarafından mağlup edildi ve Zengi, Tikrit'e sığındı.[kaynak belirtilmeli]Selahaddin'in babası Necmeddin Eyyub ve amcası Esedüddin Şirkuh, Zengi'ye yardım etmiş ve Tikrit'te hapsedilen Aziduddin el-Mustevfi'nin kaçmasını sağlamışlardır.[kaynak belirtilmeli] Bunun üzerine Bihruz ile araları açılmış, buna mukabil Musul ve Halep Atabeyi Zengilere yaklaşmışlardır. Şirkuh'un bir Selçuklu yüksek memuru öldürme olayından sonra iki kardeş Zengi'ye başvurmuş ve 1138'de görevinden alınan Necmeddin Eyyub ve ailesi İmadeddin Zengi'nin hizmetine girmiştir.[25]. Selahaddin'in annesi Selçukluların Harim (حارم) emiri Şihabeddin Mahmud ibn Tokuş el-Harim'un kızkardeşidir.[26] Şam bölgesini yöneten Tutuş'un aksine, Tekeş ile ilgili bir olay, İbn-ul Esir tarafından aktarılıyor.[27] Kız kardeşi Sitti Şam (Zümrüt Hatun) önce Hüsameddin Muhammed bin Ömer bin Laçin'in babasıyla daha sonra Selahaddin'in amcası Şirkuh'un oğlu Nasreddin Muhammed ile evlendirildi.[28]

Kardeşlerinin isimleri Tacülmülk Böri, Seyfülislam Tuğtekin,Melik Adil Ebu Bekir ve Şahinşah'dır.[29] Torunlarından 13. yüzyılda yaşayan Okçu Yusuf, Selçuklu İmparatorluğu’nun okçu kuvvetlerinin komutanı idi. Selçuklu Sultanı Alaaddîn Keykubat’ın en güvendiği komutanlardan biriydi.

Büyük bir İslâm komutanı olan Okçu Yusuf’un en dikkat çekici özelliklerinden biri, İslâm tarihinin büyük komutanı Selahaddin Eyyubi’nin torunu olmasıdır. Aynı Zamanda ipek yolu'nun koruyuculuğunu yapmaktaydı.[30]

 
Hıttin Savaşı sonrası, Selahaddin ve Lüzinyanlı Guy.

Çocukluğu ve eğitimiDüzenle

İmadeddin Zengi'nin, babası Necmeddin Eyyub'u vali olarak atadığı Baalbek ve Şam'da büyüyen Selahaddin, ayrıcalıklı bir çocukluk geçirmedi. İyi bir tahsil aldı. Askeri eğitimden ziyade dini derslere de meraklıydı.[21] Sanatla ve ilimle uğraşırdı. Selahaddin'in biyografisini yazan El-Wahrani Onun Öklid Geometrisi, astronomi, matematik ve aritmatik konularında uzman olduğunu belirtir.[31] Mantık, felsefe, sosyoloji, fıkıh (İslam hukuku) ve tarih öğrendi, Şam'daki Dar'ul-Hadis'den (Hadis Üniversitesi) mezun oldu. Arapça, Farsça, Kürtçe ve Türkçe dillerini biliyordu.[32]

Erken hizmet dönemiDüzenle

Yirmi altı yaşındayken amcası tarafından eğitilmek üzere kendi hizmetine alındı.[33] Mısır'ın güçlü aşiretlerinden Banu Ruzzaiklerin ele geçirilmesinde Fatımi halifesinin yanında savaştı. Daha sonra Haçlı ordusunun elinde bulunan Mısır'daki Bilbeis şehrinin ele geçirilmesinde görev aldı. Bilbeis'in ele geçirilmesinden sonra karşılaştıkları Haçlı ordusuna karşı amcasının ordusunun sol kanadını oluşturan süvari birlikleri ile elde ettiği başarılar sayesinde kendini gösterdi.[34] Savaşın sonunda haçlı kumandanı "Kayseryalı Hugh" (Hugh of Caesarea) Selahhaddin'in birliğine saldırdığı esnada esir düştü.[34] Savaşın sonunda Selahaddin ve amcası Şirkuh İskenderiye'ye geçtiler. Burada kendilerine halife tarafından para, asker ve bir kale verildi.[35] Kaleye saldıran Mısır haçlıları Şirkuh'un birliklerini dağıtmayı başardılar fakat Selahaddin'in birlikleri kalenin düşmesine engel oldu.[36]

Haçlılarla mücadelesiDüzenle

Mısır SeferleriDüzenle

 
Selahaddin'in Mısır'daki savaşları.

I. Haçlı Seferi sonucunda kurulan Kudüs Krallığı; gözünü Mısır'a dikmişti. Zamanda Mısır'ın alınabilmesi için çok elverişliydi. O günkü Mısır'daki Fatımiler devletinin iç siyaseti karışıklıklar içindeydi. Mısır veziri Şaver, bir saray darbesi sonucu rakibi olan diğer vezir Dırgam'a yenilip vezirlikten olunca gizlice Şam'a, Nureddin Mahmud Zengi'nin yanına gitti ve yardım istedi (1164). Nureddin Zengi bu olayı fırsat bilerek İslam dünyasındaki iki başlılık problemini halledebileceğini ve Müslümanlar'ı tekrar tek çatı altında birleştirip Haçlılar'la mücadele konusunda güçleneceğini hesaplayarak Şaver'e olumlu yanıt vermiştir.[37]

  • Birinci Mısır Seferi

Sultan Nureddin, Mısır'da Şaver'e yardım etme görevini Esedüddin Şirkuh'a verdi. Şirkuh bu görevi; kardeşinin oğlu Selahaddin'i yanında götürmek karşılığında kabul etti. Eyyub'un oğlu Selahaddin ise, inzivaya çekilmekten ve ilim meclislerinde bulunmaktan büyük bir zevk duyardı. Bu yüzden savaşa gitme tekliflerini bin bir ricayla kabul etti. Ardından Şirkuh ve askerlerle yola çıktı. Selahaddin'in askeri hayatı bu noktada, amcası Esedüddin Şirkuh’un hizmetine girmesiyle başladı. Bu arada Mısır'da işler iyiden iyiye karışmıştı. Şaver, rakibi Dırgam'ı mağlup etmeyi başarmıştı ve Sultan Nureddin'den gelecek desteğe ihtiyacı kalmamıştı. Sultan Nureddin'e bağlı askerlerin müdahalesinden korkan Şaver, cizye karşılığında Kudüs Krallığı'ndan yardım istedi ve deniz yoluyla bir Haçlı ordusu, kendisine yardım için gönderildi. Haçlı ve Mısır ordusu, Afrika ile Asya'nın birleştiği noktada buluştular ve savunmaya geçtiler. Bu durum karşısında çok şaşıran Selahaddin ve Şirkuh, yanlarındaki az bir kuvvetle ne yapacaklarını bilemediler. Daha sonra Selahaddin, ordunun komutasını ele aldı ve Sultan Nureddin'den gelecek yardımı bekleme fikrini beyan etti. Ardında ustaca bir manevrayla Belbis kalesini ele geçirdi. Beriden Sultan Nureddin ise, Selahaddin ve Şirkuh'a doğrudan yardım yerine Haçlı topraklarına yürüyürek onları geri çekilmeye zorladı. Bu yüzden çekilen müttefiklerinden ümidi kesen Şaver, Sultan Nureddin'in hücum etmesinden korkarak Şirkuh'un ordusuyla sulha mecbur oldu. Selahaddin, sulh şarlarını bizzat kendi tespit etti. Sulh yapıldıktan sonra Şam'a dönen Selahaddin, can dostu olarak gördüğü ilim ve irfan sohbetlerine yeniden katılmaya başladı. Bu seferle beraber Selahaddin, askeri alanda ilk maharetini gösterdi.[37] Önceleri Selahaddin bir ilim adamı olmak istiyordu, yönetici olmak gibi bir niyeti yoktu. Nureddin Mahmud, Selahaddin'in bütün karşı çıkmalarına rağmen askeri sahada Selahaddin'den faydalanmak istemişti.

  • İkinci Mısır Seferi

Sultan Nureddin, Şirkuh'un ifadelerinden Mısır'ın fethinin kolay olacağını anlamıştı ve bu yüzden Şirkuh'u bir kez daha Mısır üzerine gönderdi. Şirkuh, Selahaddin'in yeniden kendisiyle gelmesi şartıyla bunu kabul etti. Çoğu kişinin ricasını reddeden Selahaddin, Sultan Nureddin'in ricasına dayanamayarak sefere çıktı.

Sultan Nureddin'e bağlı bir ordunun üstüne geldiğini duyan Şaver, cizye vaadiyle Haçlılar'dan yardım istedi. Kudüs'ten hareket eden Haçlı ordusu, Asya ile Afrika'nın birleştiği yerde Şaver ve ordusuyla buluştu. Bunların toplam sayısı 30.000'e baliğ oluyordu. Şirkuh ve Selahaddin'in yanındaysa 2.000 asker vardı. Selahaddin, ordunun kumandasını eline aldı ve kısa bir sürede Sina Çölü'nü aştılar. Kendilerinin 15 misli olan düşmalarını mağlup etmeyi başardılar ve İskenderiye'ye gelip bu kaleyi ele geçirdiler. Çok kısa bir sürede kale halkının muhabettini kazanan Selahaddin, canları pahasınada olsun bu halkın, kendisiyle savaşacağını anladı. İskenderiye'nin düştüğü haberini alan, Mısırlılar ve Haçlılar, önceki mağlubiyetin etkisinden çıkıp İskenderiye üzerine yürüdüler. İskenderiye çok önemli bir mevkiydi ve doğu ile batının ticaret merkeziydi.

Şirkuh ve bazı askerler, şehir dışında mühim bir mevkiyi tutarak Sultan Nureddin'den gelecek yardımı beklemeye koyuldular. Selahaddin ve yanındakilerse şehri müdafaaya koyuldular. Selahaddin, kaleyi üç ay boyunca başarıyla savundu. Fakat Haçlılar'a desteğe gelen bir Rum donanmasının deniz yolunu kesmesi sebebiyle umduğu yardımı bulamayan Şirkuh, zaten erzak sıkıntısı çeken kalenin kurtarılmasını mümkün görmeyerek hiç olmazsa maiyetindeki askerleri selamete çıkarmak düşüncesiyle tuttuğu mevkiyi bıraktı ve çekilmeye başladı. Selahaddin, Şirkuh ve askerlerinin gitmesinden sonra sulh istemekten başka çare bulamadı. Sulh şartı olarak askerleri ve silahlarıyla beraber Suriye'ye dönmeyi istiyordu. Sulh yapıldıktan sonra Selahaddin ve askerleri kaleden çıktılar. Kudüs kralı, büyük bir ordu beklerken 100 kadar yaralı askerin kaleden çıktığını görünce çok şaşırdı. Zaten böyle kahramanlıklara hayran olan Kudüs kralı, üç gün süreyle Selahaddin ve askerlerini ordugahında misafir etti. Selahaddin, bu üç gün içinde Hristiyanlar'ın ordu tertibatına ve Hristiyan kumandanlar arasındaki çekişmelere vakıf oldu. Bu bilgiler ilerideki mücadelelerde çok işine yarayacaktı. Misafirlikten sonra Suriye'ye dönen Selahaddin, kendini tekrar ilim ve irfan sohbetlerine verdi.

  • Üçüncu Mısır Seferi

Yardıma gittiği Fatımi hükümetinin aciziyetini gören Kudüs kralı, savaş ilanına daha lüzum görmeyerek sınırı geçti ve Kahire civarına kadar geldi. Bunun üzerine Sultan Nureddin'e mektuplar gönderen Fatımi halifesi, yardım talep ediyordu. Sultan Nureddin bu talebi kabul etti ve Şirkuh'u yeniden Mısır üzerine gönderdi. Selahaddin'de bin bir rica ile üçüncü sefere gitmeyi kabul etti. Selahaddin, adeti olduğu üzere büyük bir süratle emrindeki öncü kuvvetlerle önüne tesadüf eden tüm düşman birliklerini perişan etti ve Şirkuh ile esas ordunun, kılıç çekmesine dahi lüzum kalmadan Kahire civarına kadar gelmelerini temin etti. Şaver'in cizye vaadi ve laf kalabalığıyla oyaladığı Haçlı ordusu, bu hücumu haber alır almaz dağılıp firar etti.

Kudüs kralının geri dönmesinden sonra Sultan Nureddin'e bağlı kumandanların varlığından hoşnut olmayan Şaver, bir ziyafet tertib edip hepsini ortadan kaldırmaya karar verdi. Şaver'in bu teşebbüsünü öğrenen Şirkuh büyük ıstıraplara düştü. Selahaddin ise Şaver'den önce davranıp çölde bir ziyafet düzenledi ve ziyafete Şaver'i de davet etti. Ziyafet mahaline yaklaşan Şaver'i karşılamak için yanına giden Selahaddin, yanındaki muhafızlardan çekinmeksizin Şaver'i kolundan tutup çekti ve atından düşürdü. Hadiseyi gören dalkavuklar derhal dağıldı. Zaten Şaver'in iktidar mücadelelerinden bıkmış olan Fatımi halifesi, Şaver'i ortadan kaldırmak için fırsat kolluyordu. Bu olayı duyunca Şaver'i idam ettirdi ve boşalan vezirlik makamına, Sultan Nureddin'den korktuğu için Şirkuh'u getirdi. Fakat bir-iki ay sonra Şirkuh vefat etti.

Eyyubi Devleti'nin kurulmasıDüzenle

 
Kudüs'ün fethinden sonra Eyyubilerin sınırları.

1171'de Mısır'da Şii Fatımi halifeliğine son vererek Sünniliğe dönüldüğünü ve Bağdat'taki Abbasi halifeliğine bağlılığını ilan eden Selahaddin Eyyubi böylece Mısır’ın tek yöneticisi durumuna geldi. Böylece İslam dünyasındaki iki başlılık son bulmuş ve biri Bağdat'ta, biri de Mısır'da olmak üzere mevcut olan iki halifeli yapı değiştirilmiş oldu. Artık İslam dünyasında tek bir halife vardı. Bu olay müslümanların haçlılara karşı birleşmesinde tarihi dönemeçlerden birisi olmuştur.[38]

Selahaddin Nureddin Mahmud Zengi’ye hayatı boyunca bağlı kaldı, fakat Nureddin'in 1174 yılında vefat etmesiyle durum değişti. Selahaddin, Nureddin'in dul eşi İsmedüddin Hatun ile evlendi. Fakat Nureddin'in yerine geçen oğlu İsmail, Selahaddin'i tanımadı ve işbirliğine yanaşmadı. Mısır’daki zengin tarım topraklarını mali dayanak olarak kullanan Selahaddin, Nureddin’in çocuk yaştaki oğlu adına naiplik talebinde bulunmak üzere küçük, ama çok disiplinli bir orduyla Suriye’ye hareket etti. Ama çok geçmeden bu talebinden vazgeçti.

1177 yılındaki Montgisard Muharebesinde Kudüs kralı IV. Baudouin'e yenildi. 1186’ya değin Suriye, Kuzey Mezopotamya, Filistin ve Mısır’daki tüm Müslüman topraklarını kendi bayrağı altında birleştirmeye girişti ve İslam birliğini tekrar kurdu. Zamanla sahtekarlık, ahlaksızlık ve gaddarlıktan uzak, cömert, erdemli, ama kararlı bir hükümdar olarak ünlendi.[38] O zamana değin iç çekişmeler ve yoğun rekabet yüzünden Haçlılara direnmede güçlük çeken Müslümanların maddi ve manevi açıdan güçlenmelerini sağladı.[38]

Hıttin SavaşıDüzenle

 
Hıttin Savaşı

Selahaddin, yeni ya da gelişmiş askeri teknikler kullanmak yerine, çok sayıdaki düzensiz kuvvetleri birleştirip disiplin altına alarak askeri güç dengesini de kendi lehine çevirmeyi başardı. 1187’de bütün gücüyle, Latin Haçlı krallıklarına yöneldi. Bu arada Kudüs Kralı ölmüş yerine Lüzinyanlı Guy geçmişti.

Selahaddin, Kudüs kralını ve ordusunu Kuzey Filistin’de Tiberya yakınlarında Hıttin'e kadar getirmeyi başardı. Hıttin kuyularıyla ünlü bir yerdi. Selahaddin çok önceden kuyuları tutmuştu, böylece haçlılara bir damla su bırakmadı.[37]

Kudüs ordusu günlerce süren yürüyüşten sonra 4 Temmuz 1187’de tükenmiş ve susuzluktan bitkin düşmüş bir halde Selahaddin ile karşılaştı, İslam ordusu çoktan kuyuları tutmuş ve hiçbirini bırakmak gibi bir niyeti de yoktu. Bu noktadan sonra geri dönemediler ve Selahaddin'in karşısına çıkmak zorunda kaldılar. Hıttin Muharebesi'nde Selahaddin, Kudus Kralı Lüzinyanlı Guy komutasindaki Haçlı ordusunu yenmeyi başardı.

Haçlıların verdiği kayıpların büyüklüğü Müslümanların Kudüs Krallığı’nın neredeyse tümünü ele geçirmesini sağladı. Akka, Betrun, Beyrut, Sayda, Nasıra, Gaman, Caesarea, Nablus, Yafa ve Aşkelon üç ay içinde düştü.[37]

Salaheddin Haçlılara en büyük darbesini ise 88 yıl Frankların elinde kalan Kudüs’ü 2 Ekim 1187’de teslim alarak indirdi.[37]

Üçüncü Haçlı seferiDüzenle

 
Gustave Doré'nin 1800'lerden Galip Selahaddini

Selahaddin’in başarısına düşen tek gölge Sur’un ele geçirilmemesiydi. 1189’da Haçlı işgali altında yalnızca üç kent kalmış, ama sağ kalan dağınık Hristiyanlar zorlu bir kıyı kalesi olan Sur’da toplanarak Latin karşı saldırısının çıkış noktasını oluşturmuşlardı.[37]

Kudüs’ün düşmesiyle derinden sarsılan Batılılar yeni bir Haçlı seferi çağrısında bulundu. III. Haçlı Seferi çok sayıda büyük soylu ve ünlü şövalyenin yanı sıra, üç ülkenin krallarını da savaş alanına çekti.[37]

III. Haçlı Seferi uzun ve tüketici oldu. İngiltere Kralı I. Richard ("Aslan Yürekli" Richard) hiçbir sonuca ulaşamadı. Haçlılar Doğu Akdeniz’de ancak güvensiz bir toprak parçasına tutunabildiler. Kral Richard Ekim 1192’de dönüş için yelken açtığında savaş sona ermişti.[37]

ÇocuklarıDüzenle

Selahaddin Eyyubi'nin 17 oğlu ve bir kızı olmuştur. Eyyûbîlerin tarihçisi İbn Kesir'in eserinde verilen bilgilere göre günümüze gelen çocuklarının isimleri şunlardır.[39]

  • Efdal Nureddin Ebu Hasan Ali (d.y. Mısır),(d.Haziran 1170 - ö. Haziran 1225) Eyyubiler Şam Emiri (1193-1196)
  • Aziz İmadeddin Ebu´l Feth Osman (d.y. Mısır),(d.Ocak 1172 - ö. Kasım 1198) Eyyubiler Mısır Sultanı (1193-1198)
  • Zafir Muzaffereddin Ebu´l Abbas Hızır (d.y. Mısır),(d.Nisan 1173)
  • Zahir Gıyaseddin Ebu Mansur Gazi (d.y. Mısır),(d.Nisan 1173 - ö. Ekim 1216) Eyyubiler Halep Emiri (1193-1216)
  • Aziz Fethettin Ebu Yakub îshak (d.y. Dımaşk),(d.1174)
  • Necmeddin Ebu´l Feth Mesud (d.y. Dımaşk),(d.1175)
  • Ağar Şerefeddin Ebu Yusuf Yakub (d.y. Mısır),(d.1176)
  • Zahir Mücireddin Ebu Süleyman Davud (d.y. Mısır),(d.1177)
  • Muzaffer Kutbeddin Ebu´l Fadl Musa (d.y. Mısır),(d.1177)
  • Eşref Muizzeddin Ebu Abdullah Muhammed(d.y. Şam),(d.1179)
  • Muhsin Zahireddin Ebu´l Abbas Ahmed (d.y. Mısır),(d.1181)
  • Muazzam Fahreddin Ebu Mansur Turanşah (d.y. Mısır),(d.Temmuz 1181 - ö.1260)
  • Galib Nusayreddin Ebu´l Feth Melikşah (d.y. Şam),(d.1182)
  • Rükneddin Ebu Said Eyyûb (d.y. Şam),(d.1182)
  • Mansur Ebu Bekir (d.y. Harran),(d.1193)
  • Nusayreddin Mervan (d.y. Şam),(d.1193)
  • Şadî (d.y. Şam),(d.1193)
  • Munise: Kocası, Amcasının oğlu Melik Kamil bin Adil'le evlendi.

ÖlümüDüzenle

 
Selahaddin'in Şam'daki türbesinin içi.
 
Dışarı köşe açısından Selahaddin'in Emevi Camii avlusundaki türbesi.

Selahaddin başkent Şam’a çekildi. 1193 yılında öldü. Ölümünün ardından akrabaları imparatorluğu paylaştılar.

Çağdaş kültüre etkileriDüzenle

Selahaddin Eyyubi, 2005 yılında çekilen Cennetin Krallığı adlı filmde Suriyeli aktör Hasan Mesut tarafından canlandırılmıştır. Daha önce 1935 yılında Cecil B. DeMille'in yönettiği The Crusades filminde Ian Keith, 1954 yılında David Butler'ın yönettiği King Richard and the Crusaders filminde ise başroldeki Rex Harrison tarafından canlandırılmıştı.

Ayrıca bakınızDüzenle

KaynakçaDüzenle

  1. ^ a b c Ortaylı, İlber (10 Temmuz 2011). "Kudüs'ün fethi". Selahaddin-i Eyyubi istisnai bir komutan olarak hem mensubu olduğu Kürt Eyyubi hanedanının hem de hizmetinde olduğu Musul-Suriye atabeyliğinin ve Selçuki devletinin hizmetinde sivrildi. Mısır’da Fatimi hakimiyetini o sona erdirdi. Şüphesiz ki ilk İslam fütuhatı ve Emevi İmparatorluğu’ndan sonra bütün Ortadoğu’da bu kadar sivrilen ve coğrafyaya hâkim olan bir askere rastlamak mümkün değildir. Kudüs’ün fethi bu kadarla kalmadı, bu Müslüman idarenin yeniden kurulması için bir geçiştir. Hıristiyan dünyası şoktaydı, Papa III. Urban Roma’ya felaket haberi ulaştığında inme inip öldü. Art arda Haçlı seferleri tertiplendi. Milliyet. Erişim tarihi: 10 Eylül 2020. 
  2. ^ Barra, Allen (7 Haziran 2016). "New Saladin bio shows sultan's unifying powers during Crusades". He was a Sunni Muslim of Kurdish origin, born in Tikrit in present day Iraq in either 1136 or 1137, and though his father and uncle achieved positions of prominence — his father Ayyub was a political aide to the great Nur al-Din and his uncle Shirkuh was one of the emir's best military commanders — his youth seems to have been uneventful. Chicago Tribune. Erişim tarihi: 10 Eylül 2020. 
  3. ^ a b "Saladin; Ayyūbid sultan". Saladin, Arabic in full Ṣalāḥ al-Dīn Yūsuf ibn Ayyūb (“Righteousness of the Faith, Joseph, Son of Job”), also called al-Malik al-Nāṣir Ṣalāḥ al-Dīn Yūsuf I, (born 1137/38, Tikrīt, Mesopotamia [now in Iraq]—died March 4, 1193, Damascus [now in Syria]), Muslim sultan of Egypt, Syria, Yemen, and Palestine, founder of the Ayyūbid dynasty, and the most famous of Muslim heroes. Britannica Encyclopedia. Erişim tarihi: 10 Eylül 2020. 
  4. ^ a b c "Saladin". Saladin (1137/1138–1193) was a Muslim military and political leader who as sultan (or leader) led Islamic forces during the Crusades. Born into a Kurdish, Sunni, military family, Saladin rose rapidly within Muslim society as a subordinate to the Syrian-northern Mesopotamian military leader Nur al-Din. History Channel. 21 Ağustos 2018. Erişim tarihi: 10 Eylül 2020. 
  5. ^ "Ayyūbids". Saladin belonged to the Rawwādī clan of the Kurdish Hadhbānī tribe. BRILL Encyclopaedia of Islam, THREE. Erişim tarihi: 10 Eylül 2020. 
  6. ^ "Salah al-Din (Saladin)". Kurdish ruler, founder of Ayyubid dynasty. Ruled from 1171-1173 (AH 567-AH 569) as vassal of the Zengids before becoming an independent ruler. After his uncle Shirkuh gained control of Egypt under the last Fatamid Caliph al-Aziz he died and Saladin was recognised by the troops as the successor. Saladin replaced the Isma'ili Shi'a religion of the Fatamids in Egypt with the Sunni religion. Saladin is associated with his success in Palestine. After his victory at Hattin in 1187 (AH 583) the holy city of Jerusalem fell into Muslim rule after 80 years of Christian rule. The British Museum. Erişim tarihi: 10 Eylül 2020. 
  7. ^ "Battle of Hattin, Middle Eastern history". Britannica. Erişim tarihi: 10 Eylül 2020. 
  8. ^ a b Neil Kagan, Jerry H. Bentley (2009). National Geographic Resimli Dünya Tarihi. 1160-1200. National Geographic. s. 180. ISBN 9789756690659. 
  9. ^ a b "Third Crusade". Ancient History Encyclopedia. 27 Ağustos 2018. Erişim tarihi: 10 Eylül 2020. 
  10. ^ John Morris Roberts (2011). DÜNYA TARİHİ Tarihöncesi Çağlardan 18. Yüzyıla... YAKINDOĞU'NUN MİRAS KAVGASI. İnkilap Kitapevi. s. 379. ISBN 9789751030658. 
  11. ^ "Ayyūbids". The Ayyūbid family assumed its place in history in 559/1164, after Nūr al-Dīn agreed to come to the aid of Shāwar, the wazīr of Egypt, who had been ousted. Fāṭimid Egypt was in anarchy, a situation that would allow Nūr al-Dīn to organise three campaigns against this country in the following years. Shīrkūh, with the assistance of his nephew Ṣalāḥ al-Dīn b. Ayyūb (Saladin), was put in command of the operations and eventually entered Cairo victorious, in the beginning of Rabīʿ II 564/January 1169. Shāwar was assasinated on 17 Rabīʿ II 564/18 January 1169, and a few days later Shīrkūh was appointed wazīr by the Fāṭimid caliph, al-ʿĀḍid li-Dīn Allāh (r. 555-67/1160-71). Shīrkūh died suddenly a few months later, on 22 Jumādā II 564/23 March 1169, and was replaced by his nephew Ṣalāḥ al-Dīn, who proclaimed ʿAbbāsid suzerainty over Egypt in Muḥarram 567/September 1171. Al-ʿĀḍid died a few days later, on 10 Muḥarram 567/13 September 1171. BRILL Encyclopaedia of Islam, THREE. Erişim tarihi: 10 Eylül 2020. 
  12. ^ The Encyclopaedia of Islam: MAH-MID
  13. ^ CENGİZ TOMAR, "REVVÂDÎLER", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/revvadiler (25.03.2020).
  14. ^ Peacock, Andrew (2017). "RAWWADIDS". Encyclopaedia Iranica. 
  15. ^ V. Minorsky, A Mongol Decree of 720/1320 to the Family of Shaykh Zahid, Bulletin of the School of Oriental and African Studies, University of London, 1954, p.524
  16. ^ Jamie Stokes, Encyclopedia of the Peoples of Africa and the Middle East, Volume 1, Infobase Publishing, 2009, 978-0-8160-7158-6, p. 382.
  17. ^ Massoume Price, Iran's Diverse Peoples: A Reference Sourcebook, ABC-CLIO, 2005, 9781576079935, p. 43.
  18. ^ C.E. Bosworth, The new Islamic dynasties, 389 pages, Columbia University Press, 1996, 9780231107143 (p.150)
  19. ^ W.B. Fisher et al., The Cambridge History of Iran, 778 pp., Cambridge University Press, 1968, 9780521069366 (p.32)
  20. ^ Bosworth, C.E. "Rawwādids". Encyclopaedia of Islam (2nd bas.). s. 469. The Rawwadids (the form "Rawad" later becomes common in the sources) were originally of Azdi Arab stock, but gradually became assimilated to their environment in Adharbaydjan (and especially, the area around Tabriz) and became Kurdicised... 
  21. ^ a b c d "Saladin" (İngilizce). Britannica Online Encyclopedia. Erişim tarihi: 29 Kasım 2009. 
  22. ^ Mehmet Kemal Işık, Ünlü Kürt Bilgin ve Birinci Kuşak Aydınlar, Sorun Yayınları, Kasım 2000, ISBN 975-431-111-0, s.23.
  23. ^ R. Stephen Humphreys, "From Saladin to the Mongols: The Ayyubds of Damascus, 1193–1260″, State University of New York Presss Albany, 1977.
  24. ^ Vladimir Minorsky, The Prehistory of Saladin, Studies in Caucasian History, Cambridge University Press, 1957, pp. 124-132
  25. ^ Geoffrey Hindley, "Saladin", Harper and Row Publishers, 1976.
  26. ^ Gibb, Hamilton (1973), The Life of Saladin from the Works of İmad ad-Din and Baha ad-Din," Oxford, Clarendon Press, 1973.
  27. ^ İzzal-Din İbn al-Athir, (Ing.tr.:Richards, D. S.),(2002) The Annals of the Saljuq Turks: Selections from al-Kamil fi'l-Ta'rikh of İzz al-Din İbn al-Athir, Londra: Routledge Curzon.
  28. ^ Allen, Terry (2003) Ayyubid Architechture′', Occidental, California: Solipsist Press, Bolum 3
  29. ^ İbn'ul Kesir Ebu’l-Fida İsmail b. Ömer, (Tr.cev. Mehmet Keskin) (Hicri 1292) el-Bidâye ve’n-Nihâye - Büyük İslam Tarihi, İstanbul:Çağrı Yayınları, 12 Cilt
  30. ^ https://archive.org/stream/saladinandfallk00lanegoog#page/n46/mode/2up
  31. ^ "Who2 Biography: Saladin, Sultan / Military Leader" (İngilizce). Answers.com. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Ağustos 2008. 
  32. ^ TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 36,  sayfa: 339
  33. ^ Lyons and Jackson, 1984, pp.6-7
  34. ^ a b Lyons and Jackson, 1984, s.14.
  35. ^ Lyons and Jackson, 1984, p.15.
  36. ^ Lyons and Jackson, 1984, p.16
  37. ^ a b c d e f g h Maalouf, Amin (çev. Ali Berktay), (2006) Arapların Gözünden Haçlı Seferleri, İstanbul:Yapı Kredi Kültür Yayınları, ISBN 975-08-1121-6
  38. ^ a b c "Saladin". Soon, however, he abandoned this claim, and from 1174 until 1186 he zealously pursued a goal of uniting, under his own standard, all the Muslim territories of Syria, northern Mesopotamia, Palestine, and Egypt. This he accomplished by skillful diplomacy backed when necessary by the swift and resolute use of military force. Gradually his reputation grew as a generous and virtuous but firm ruler, devoid of pretense, licentiousness, and cruelty. In contrast to the bitter dissension and intense rivalry that had up to then hampered the Muslims in their resistance to the Crusaders, Saladin’s singleness of purpose induced them to rearm both physically and spiritually. Britannica. Erişim tarihi: 10 Eylül 2020. 
  39. ^ İbn Kesîr, El Bıdaye Ve´n-Nihaye, Çağrı Yayınlar,

Konuyla ilgili yayınlarDüzenle

  • Şeşen, Ramazan (1987) Selahattin Eyyubi ve Devlet, İstanbul:Çağ Yayınları ISBN 7889548
  • "Ayyubids and Mamluks." Kaynak: Ruthven, Malise ve Nanji, Azim (ed) (2004) Historical Atlas of the Islamic World, Oxford: OUP ISBN 978-0198609971 (İngilizce)
  • Gibb, Hamilton, (1973) The Life of Saladin from the Works of İmad ad-Din and Baha ad-Din, Oxford, Clarendon Press, (İngilizce)
  • Beha Ed-din (İngilizceye çev. C.W.Wilson) (1897), Saladin Or What Befall Sultan Yusuf, Google Books (İngilizce) Selahaddin Eyyubi'nin katibi "Bahaeddin" tarafından Arapça yazılmış biyografisi.
  • "Saladin" (İngilizce). Britannica Online Encyclopedia. 2 Mayıs 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Kasım 2009. 
Resmî unvanlar
Önce gelen:
Önce gelen yoktur.
Eyyubiler Mısır Sultanı
1169-1193
Sonra gelen:
Aziz Osman bin Selahaddin
Önce gelen:
Nureddin Mahmud Zengi
Eyyubiler Suriye Sultanı
1169-1186
Sonra gelen:
Afdal Ali bin Selahaddin