Sovyetler Birliği'nde Kürtler

Sovyetler Birliği'nde Kürtler, Sovyetler Birliği sınırları içerisinde içinde yaşayan Kürt kişi veya grupları betimler.

Sovyetler Birliği'nde Kürtler
Курдские женщины в колхозe.jpg
Önemli nüfusa sahip bölgeler
Ermenistan SSC 56,127[1]
Gürcistan SSC 33,331[1]
Kazakistan SSC 25,425[1]
Kırgızistan SSC 14,262[1]
Azerbaycan SSC 12,226[1]
Rusya SFSC 4,724[1]
Türkmenistan SSC 4,387[1]
Özbekistan SSC 1,839[1]
Ukrayna SSC 238[1]
Diğer
(Beyaz Rusya SSC, Tacikistan SSC, Estonya SSC, Letonya SSC, Moldova SSC ve Litvanya SSC)
142[1]
Diller
Kürtçe (Kurmanci), Rusça, Ermenice, Azerice, Gürcüce
Din
Dinsizlik, İslam, Yezîdîlik

Kürtler yüzyıllar boyunca Güney Kafkasya'da kurulan pek çok devlette söz sahibi oldular. Rus İmparatorluğu'nun Kürtlerle ilişkileri 19. yy başlarında Osmanlı-Rus Savaşları ve Rus-Pers savaşları döneminde gelişti. Bölge ülkeleriyle imzalanan anlaşmalar sonucu Rusya'nın mevcut sınırları Kürtleri kapsar hale geldi ve pek çok Kürt Kafkasya'ya ve Rusya'ya yerleşerek büyük bir nüfus oluşturdu. Türkler ve Persler tarafından uygulanan baskılar da Kürtlerin Transkafkasya'ya göçünü hızlandırdı. Bölgede yaşayan Yezîdîler ile ilgili pek çok araştırmalar kaleme alındı ve sanat eserleri oluşturuldu. 19. yy ortalarından itibaren Kürtlerle ilgili tasvirler literatürde yer almaya başladı ve Kürtlerin dili ve tarihi hakkında araştırma enstitüleri kuruldu. Kürtler imparatorluk döneminde genel olarak eğitimden yoksundu, ana dilleri olan Kürtçe'yi öğrenecek eğitim kurumları bulunmamaktaydı. 19. yy sonundan itibaren bölge hüküm süren toprak ağaları ve beyler tarafından baskı altına alınan Kürtler bu dönemde asimilasyona maruz kaldılar. 1926 nüfus sayımında bölgedeki Kürtlerin ağırlıklı olarak Tatarca (Azericeye o dönemde verilen ad) konuştuğu tespit edildi.

Ekim Devrimi döneminde Ferik Polatbekov, Erebê Şemo gibi isimler Kürtlerin Bolşeviklere destek vermesi için faaliyelerde bulundu. I. Dünya Savaşı öncesi Rusya egemenliği altında bulunan topraklarda, dünya savaşının başlaması ve Çarlık iktidarının değişmesi neticesinde pek çok yeni gelişme meydana geldi; isyanlar ortaya çıktı, askerler birliklerini terk etti, eski yönetimler değiştirildi, Erzincan Sovyeti örneği gibi yeni Sovyet hükûmetleri kurma girişimlerinde bulunuldu ve bunlarla paralel toplu katliamlar yaşandı. Bu dönemde gerçekleşen Ermeni Kırımı, Süryani Katliamı gibi Müslüman olmayan halklara karşı işlenen toplu katliamlar nedeniyle, Yezîdî Kürtler yaşadıkları alanlardan Kafkasya'ya göç etti. Bu dönemde gerçekleşen Ekim Devrimi sonrası Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan'da Sovyet sistemleri kuruldu. Devrim sonrası dönemde Kürtlerin üzerinde geleneksel aşiret sistemi hâlen hüküm sürüyordu, toprak ve yaylaların zengin ağaların elindeydi ve ağalar bu sistemi şeyhler üzerinden devam ettiriyorlardı.

Kürtler Sovyetler Birliği döneminde bir ulus olarak resmen tanındı. 1923 yılında Azerbaycan Kürtleri için Ermenistan SSC ve Dağlık Karabağ Özerk Oblastı arasında Laçın merkezli Kürdistan Uyezdi olarak bilinen bölge kuruldu. Sovyetler Birliği Kürt kültürünün gelişmesine katkıda bulundu, ilk kez Kürt olmayan araştırmacıların yanında Kürtler kendi kültürlerine dair yapılan çalışmalara katkıda bulunmaya başladı. 1928-29 yılları arasında ilk Kürtçe latin alfabesi olan Şemo-Marogulov alfabesi hazırlandı, eğitim kurumları ve akademiler açıldı, çok sayıda Kürtçe yayın evi kuruldu ve pek çok eser yayınlandı. Erivan Radyosu'nun Kürtçe yayınları gerek Sovyet Kürtleri gerekse Sovyet sınırlarının ötesindeki Kürtler üzerinde büyük bir etkiye sahip oldu. İlk Kürt filmi olan Zare 1926'da Ermenistan SSC'de üretildi. 1937 yılında bazı Ermenistan Kürtleri ile Azerbaycan Kürtleri, 1944 yılında da bazı Gürcistan Kürtleri Kazakistan SSC'ye, Kırgızistan SSC'ye ve Orta Asya'ya göç ettirildi. 1937 yılındaki göçe sebep olarak; Sovyet sistemi karşıtlığı, sosyal ve ekonomik ilişkilerinde şeyhlik, seyyidlik, kan davası gibi geleneklerin varlığıyla birlikte ataerkil ilişkilerden kaynaklı zengin ağaların hüküm sürmeye devam etmesi, kolhoz ve sovhoz sistemini aksatma gibi nedenler sayıldı. 1944'teki göçler için ise II. Dünya Savaşı döneminde kırsal bölgelerde yaşayan bazı Kürtlerin Türkiye'ye istihbarat ilgileri verdikleri gerekçesiyle Devlet Savunma Komitesi tarafından gerçekleştirildi. Buna karşın Kürtler genel olarak Büyük Vatanseverlik Savaşı sırasında cephede veya cephe arkasında önemli yararlılıklar gösterdi. Sovyet Kürdü Samand Siyabendov'a Sovyetler Birliği Kahramanı unvanı verildi. Destalinizasyon sürecinin başlamasıyla birlikte 1956 yılından sonra göç ettirilen Kürtler eski topraklarına dönmeye başladı.

II. Dünya Savaşı döneminde İran, Sovyetler Birliği ve Birleşik Krallık'ın denetimine girdi. Savaş devam ederken Kürtler kendilerine ait siyasi örgütlenmeler oluşturdular. İran Kürdistanı'nda Kürdistan Diriliş Topluluğu kuruldu ve sonradan İran Kürdistanı Demokrat Partisi halini aldı. Savaştan sonra Sovyetler çekilmeyi reddetti ve İran Azerbaycanı ve İran Kürdistanı'ndaki bu ayrılıkçı hareketleri desteklemeye ve sosyalizmi yayma faaliyetlerine devam etti. Bu amaçla 1946'da Mahabad Kürt Cumhuriyeti kuruldu. Ancak Sovyetler Birliği'nin bölgeden çekilmesinin ardından bölge İran orduları tarafından ele geçirildi ve yıkıldı. Mustafa Barzani ve beraberindekiler Sovyetlere iltica etti. Barzani, Irak'ta kurulacak bağımsız bir Kürdistan'ın ancak Sovyet desteğiyle gerçekleşebileceğine inanması sebebiyle Sovyet yöneticiler ile yakın bağlar kurdu. 1958'de Irak hükûmetinin özel af çıkarması üzerine Barzaniler Irak'a dönüş yaptı. Zamanla Irak hükûmeti ile ilişkiler gerildi ve 1963'te Baas Partisi'nin iktidarı ele geçirmesinin ardından Irak'taki Kürt bölgelerine askerî operasyonlar başladı. Sovyet yönetimi operasyonların derhal durdurulmasına yönelik sert tutum takındı.

1980'li yıllardaki perestroyka politikalarının ardından Sovyet Kürtlerinin kültürel çabaları ve otonomi istekleri daha belirgin hale geldi. Tüm cumhuriyetlerde yaşayan Kürtler 1989 yılında Yekbûn adlı örgütte birleştiler ve Kürdistan Uyezdi'nin tekrar kurulması için çalışmalar yürüttüler. Sovyet yetkilileri den Kürt otonomisinin yeniden inşası konusunda çalışmalara başladı, ancak fikirsel ayrılıklar, Azeri-Ermeni çatışmaları, Türkiye'nin müdahalesi ve Sovyetler Birliği'nin dağılması gibi nedenlerden ötürü Kürt otonom bölgesi kurulamadı.

1989 yılındaki sayım sonuçlarına göre ülkede toplam 152.717 Kürt yaşamaktaydı. En büyük Kürt nufüs Ermenistan SSC'de, ikinci olarak ise Gürcistan SSC'de yaşamaktaydı. Sovyetler Birliği'nin dağılması sonrası bölge Kürtleri eski Sovyet ülkeleri arasında bölündü.

TarihçeDüzenle

Sovyetleşme öncesi Güney Kafkasya'da KürtlerDüzenle

 
İbn Havkal'ın 977 yılında çizdiği Cibal bölgesini gösteren harita. Haritanın ortasında Kürtlerin yaşadığı topraklar "Kürtlerin yaz ve kış tatil köyleri" olarak vurgulanmıştır.

Kürtler bölgede eski dönemlerden beri yaşamaktaydı. 9. yy'da Berde'de Deysemi hanedanlığı hüküm sürdü.[2][3] 10 yy.'da Gence merkezli Şeddadi hanedanlığı Güney Kafkasya'nın büyük çoğunluğunda siyasal, askerî ve kültürel ağırlığa sahip oldu.[2][4] 13. yy'da Haçın Melikliği'nde ve Kafkasya'nın büyük bölümünün Pers İmparatorluğu döneminde olduğu 16.-18.yy arasında Kürtler bu bölgelerde siyasal ve askerî açıdan varlıklarını belli düzeylerde korudular. Güney Kafkasya'daki Kürt tarihi hakkında geniş araştırmalar yapan Nahçıvan hükümdarı Şeref Han'ın 1597 yılında yazdığı Şerefname adlı eserde, geçmişteki bağımsız Kürt devletleri olan Mervani, Eyyubi, Şehrizor, Büyük Lor ve Küçük Lor hakkında geniş bilgiler bulunmaktadır.[5] 19.yy'daki Rusya-İran ve Rusya-Osmanlı savaşları Kürtlerin büyük topluluklar halinde Güney Kafkasya'ya taşınmasına neden oldu.[6]

 
Rus ressam Grigoriy Gagarin'in 1849 yılında ürettiği Kürt Aşireti Aras Nehri'nden Geçiyor adlı tablo.

Rusya ile Kürtler arasındaki ilişkiler 19. yy başlarındaki Rusya-Osmanlı Savaşları sırasında önceki dönemlere göre daha kapsamlı bir hale geldi.[7] Osmanlı İmparatorluğu ve Pers İmparatorluğu'nda yaşayan Kürtler; aşiretler halinde yaşamaları, tüm mülkiyetin, karar mekanizmasının ve vergi/haraçların toplama işlemlerinin aşiret liderlerinin elinde olması ve bu aşiret liderlerinin üzerinde devlet otoritesinin olmaması gibi nedenler sebebiyle bölgede büyük bir güce sahipti.[8] 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı öncesi başlayan temaslar, bölgenin geleceğini belirleyen faktörlerden biri oldu.[9] 19. yüzyılın başlarında Rus İmparatorluğu, Pers İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu'na karşı savaşlarda Kürtlerin tarafsızlığını sağlamayı hedefledi.[10][not 1] 19. yüzyılın başında Kürtler, Rus İmparatorluğu'na bağlı Transkafkasya bölgesine bu dönemde yerleşmeye başladılar. 1813'te Rusya-İran arasında imzalanan Gülistan Antlaşması sonucunda İran denetiminde bulunan Bakü, Karabağ ve Şirvan bölgeleri Rusya sınırlarına dahil edildi. 1828 tarihli Türkmençay Antlaşması ile birlikte Nahçivan ve Erivan bölgeleri de Rusya'ya katılması sonucu Erivan'daki bazı Kürt aşiretleri Rusya sınırları içerisinde kaldı. Bu dönemde Kürtler Rusya içlerine ve Ermenistan'a yerleştirildiler.[7][11][12] 1853-1856 Kırım Savaşı ve 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında da benzer olarak Kürtler Rusya ve Ermenistan'a taşındı.[11] 1890 yılında Osmanlı yönetimi tarafından bölgede yaşayan Kürtlerden ve Kafkas halklarından oluşan Hamidiye Alayları kuruldu.[13] Savaş sonrasında Ardahan, Kars gibi Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı kentlerin Rusya'ya dahil olması sonucu Rusya sınırları içerisindeki Kürt nüfus daha yüksek bir orana ulaştı. 1897 yılındaki nüfus sayımında 53,012 erkek ve 46,937 kadın olmak üzere toplam 99,949 Kürt kaydedildi.[14][15][16] 19. yüzyılın sonunda savaş, ekonomik nedenler ve kıtlık nedeniyle Osmanlı ve İran'dan Transkafkasya'ya toplu göçler başladı.[17] 20. yüzyılda Türkler ve Persler tarafından uygulanan baskılar nedeniyle Kürtlerin Transkafkasya'ya göçü devam etti.[11][18] I. Dünya Savaşı sırasında çok sayıda Yezîdî Kürt kitlesel infazlardan kurtulmak için Türkiye'de kalan Ermenilerle birlikte 1917-18 arası Ermenistan'a ve Gürcistan'a kaçtı.[11] Bu kapsamda Ermenistan'a yaklaşık 12 bin, Gürcistan'a ise yaklaşık 3 bin Yezîdî göç etti.[19][20][not 2] 1920'de Ermenistan'daki Yezîdîler kendi köylerini oluşturmaya başladı ve boşaltılan köylere yerleştiler. Eskerê Boyîk, 1926 yılına kadar Kafkaslarda yaşanan Müslümanlar ile Hristiyanlar arasında yaşanan çatışmalar sonucu Müslüman Kürtlerin Serhat Bölgesi'ne, Kars ve Sürmeli'deki Yezîdîlerin ise Ermenistan'a yerleştiğini belirtti.[8]

 
Kafkasya'daki Kürtlerin resmedildiği tablo, 1898.
 
Kafkasya'daki Kürt askerler, 1877.

Rusya'nın Kafkasya'yı ele geçirmesi sonucu Rusya'da yeni etnik gruplar yaşamaya başladı. Bunların arasında, inançlarındaki ana figürlerden biri olan Melek Tavus nedeniyle "tavus kuşu halkı" olarak da bilinen birçok Yezîdî Kürt vardı. Bu dönemde askerî ve politik görevlerle söz konusu bölgeyi ziyaret eden Rus aydınlar, yazarlar, diplomatlar ve din görevlilerinin gezi yazılarında Kürtleri işlemeye başladığı görüldü. Rus yayınlarında Kürtlerle ilgili ilk metinler genellikle etnografik, dil ve tarih ile ilgili çalışmalardan oluştu. Bu anlamda Kürtleri konu alan ilk metin 1809 yılında Noveyşih Puteşestviy dergisinde yayınlanan "1796 Yılında İran ve Küçük Asya'ya Yolculuk" adlı eserdir. Benzer olarak 1826 yılında Severniy Arhiv dergisinde bölgeye akademisyen görevlendirilmiş olan Pierre Amadey Zhobert tarafından "Kürdistan" adıyla bir makale yayınlandı.[14] Rus şair Aleksandr Puşkin mektup ve makalelerinde, ressam Grigoriy Gagarin ise tablolarında Kürtleri konu almaya başladı.[21] 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Rus ordusuna eşlik ederken Puşkin orduda Yezîdîlerin ayrılmasıyla karşılaştı. Puşkin'in savaş sonunda Rusya'ya bağlanan Erzurum'a yolculuğu sırasında Yezîdiler hakkında "Yezîdîlerin Ağrı Dağı'nın dibinde yaşayan yaklaşık üç yüz aile var." ifadelerini kullandı. Bölgedeki Yezîdî lider Hasan Ağa'dan Yezîdîlik inancının ayrıntılarını öğrenen Puşkin, Yezîdîlik inancında olduğu iddia edilen "şeytana tapma" olayının tamamen gerçek dışı olduğunu belirtir.[22] Puşkin, 1829 yılında kaleme aldığı Erzurum'a Yolculuk adlı eserinde Kürtlerden geniş bir biçimde bahsetti. Ressam Gagarin 1849 yılında Kürt Aşireti Aras Nehrinden Geçiyor adlı tabloyu üretti. 1860'lardan itibaren hazırlanan etnografi ansiklopedilerinde Kürt tasvirleri yer almaya başladı.[21] Ermeni yazar Haçatur Abovyan, Rusya'da Kürt Araştırmaları Enstitüsü'nün kurucusuydu. Abovyan, Ermenistan'daki Kürtlerin folklorunu kaydetti. Yezîdî inancının Ermeni Apostolik Kilisesi'nin "sapmış" bir dalı olduğunu iddia etmesine rağmen, Yezîdîlerin yaşamları ve gelenekleri hakkında kapsamlı bir şekilde eserler kaleme aldı.[22] Hovsep Orbeli 1911-1912 yılları arası Erzurum ve Van çevresine gelerek bilimsel araştırmalarda bulundu, Kürt lehçesi ve folklorunu araştırdı ve tarihî kazı çalışmalarında bulundu.[23][not 3]

Rus İmparatorluğu döneminde Kürtler genel olarak eğitimsizdi ve Kürtçe adına eğitim alınacak bir kurum yoktu. Çar hükûmeti ve ardından Azerbaycan'da kurulan Müsavat Partisi hükûmeti bu durumu ortadan kaldırmak için herhangi bir adım atmadı. Çarlık yönetimi Kürtlere "kendisinden olmayan Müslümanlar" olarak yaklaştı ve bu konuya ilgisiz kaldı. Müsavat hükûmeti, kendine bağlı toprak ağası ve Karabağ genel valisi Xosrov Bey Sultanov aracılığıyla Kürtlerin askerlik için kullanmayı öncelik olarak gördü. Bu politikaya karşı çıkan ve kitlesel şekilde direnen Kürtler öldürüldü. Bunun üzerine çok sayıda kan davası başladı, öldürülen bir zengin beyin karşılığında bütün bir aile katledildi. Sultanov beylerinin Laçın ve Kubadlı Kürtlerinden topladıkları vergiler, merkezî Müsavat hükûmeti himayesindeki Goturlu beylerinin ve ağalarının Kelbecerliler üzerinden daha fazla baskı için kullanılmasına yol açtı.[26] Tüm bu durumlar Müsavatçı ağaların Kürtlere alaycı bir şekilde yaklaşmasına neden oldu, Kürtler fıkralara ve gülünç lakaplara (kır-vır, kuro-viro vb.) konu olmaya başladı. Bu tür yaklaşımlar sonucu Kürtler asimilasyona uğradılar, hatta Kamallı gibi bazı Kürt köylerinde Kürtçe konuşulmaması kararları alındı. Sultanovlar Türkçenin hakim dil olması için çaba sarf ettiler. Türkçe o dönem genel halk tarafından anlaşılır olduğu için Kürtçe sadece yakın çevredeki iletişim için kullanıldı. Türklerle yapılan evlilikler, göçebe hayat ve alışveriş ilişkilerinde kurulan temaslar neticesinde de Kürtçe kullanımı giderek azaldı.[27] Nitekim 1926 nüfus sayımında bölgedeki Kürtlerin ağırlıklı olarak Tatarca (Azericeye o dönemde verilen ad) konuştuğu tespit edildi.[22]

Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılış döneminde Iraklı Kürtler devlet kurma girişiminde bulundular. Kısa süreli Kürdistan Krallığı lideri Mahmud Berzenci, Tebriz'deki konsolosluk aracılığıyla yeni kurulan Sovyetler Birliği'ne mektup yazarak destek istedi. Mektup Pravda'nın 23 Haziran 1923 tarihli sayısında yayınlandı.[28][29]

Ekim Devrimi'nde KürtlerDüzenle

Sovyetler Birliği'nde yaşayan Kürtlerin Ekim Devrimi ile birlikte değişen toplumsal yaşantısını konu alan Sovyet Kürdistanı belgeseli.

1917 Ekim Devrimi döneminde yoğun olarak Kafkasya'da yaşayan Kürtler Bakü gibi işçi sınıfının kitlesel güç oluşturduğu alanlarda çalışmaktayken, Çar yanlısı kimi önde gelenler bütün Kürtlerin devrime topyekûn katılmalarını engellemeye çalışmaktaydı. Çar'a bağlılık karşılığında "general" unvanına sahip varlıklı Kürtler de mevcuttu. Bu kesim geniş topraklara sahip olduğundan diğer emekçi Kürtlere söz geçirir konumda idi. Buna karşın Ferik Polatbekov, Erebê Şemo gibi isimler Kürtlerin Bolşeviklere destek vermesi için halk nezdinde çalışmalar yürüttü.[30] 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ardından Rusya egemenliğine geçen Kars Oblastı'nda çok sayıda Kürt yaşamaktaydı. I. Dünya Savaşı öncesi Rusya egemenliği altında bulunan topraklarda, dünya savaşının patlak vermesi ve Çarlık iktidarının değişmesi neticesinde pek çok yeni gelişme meydana geldi; çok sayıda isyan ortaya çıktı, askerler birliklerini terk etti, yönetimler değişti, Erzincan Sovyeti örneği gibi yeni Sovyet hükûmetleri kurma girişimleri meydana geldi ve toplu katliamlar yaşandı. I. Dünya Savaşı sırasında bölgede gerçekleşen gelişmeler nedeniyle bölgedeki Kürt nüfusun çoğunlukla yaşadıkları yerleri terk etmelerine karşın, Polatbekov gibi aktivistler ise Kars ve çevresinde devrim yanlısı faaliyetlerde bulundular. Bu dönemde gerçekleşen Ermeni Kırımı, Süryani Katliamı gibi Müslüman olmayan halklara karşı işlenen toplu katliamlar, Yezîdîlik inancına sahip Kürtler bulundukları bölgelerden göçmek zorunda kaldı. Bu koşullar altında 1918 yılında Yezîdî Kürtlerin çoğu Kafkasya'ya göç etti.[31] Bu dönemde gerçekleşen Ekim Devrimi'nin akabinde Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan'da Bolşevizm taraftarlığı güçlenmekteydi. H. M. Çetoyev Sovyet Ermenistan'ı Kürtleri adlı eserinde Kızıl Ordu'nun Ermenistan'a müdahalesi döneminde başta Pamba Kurdu köylüleri olmak üzere birçok Kürdün Kızıl Ordu'ya öncülük yaptığını, Kürt Şamil Teymurov'un başkanlığındaki askerî birliğin Kızıl Ordu ile birlikte Sovyet hükûmetinin kurulması için aktif rol oynadığını ve Ermenistan'a giren 11. Ordu'yu coşkuyla karşıladığını aktarmıştır.[32] Erebê Şemo, Kürt Çoban adlı eserinde söz konusu dönemi "Kır ve düzlüklerde, vadi ve kayalar arasında yaşayan yoksul Kürtlere yalnızca Sovyet iktidarı mutluluk, esenlik ve ilerleme getirdi. ifadeleriyle anlatır.[33]

Devrim sonrası yıllarda özellikle kırsal bölgelerde yaşayan Kürtler üzerinde geleneksel aşiret sistemi, ağaların ve oğullarının kitleler üzerindeki etkisi sayesinde devrim öncesi yıllarında olduğu gibi hâlen güçlü idi. Toprakların, otlakların ve yaylaların iyileri bu kişilerin elindeyken, işe yaramayanlar yoksul Kürtlere bırakıldı. Yeni sistemde ağalar doğrudan ezen ve sömüren olarak görünmemek için şeyhlerle birlikte hareket etmeye devam ediyorlardı. Sovyet sistemi ve devrim yanlısı Kürtler bu sistemin sisteminin yok edilmesine yönelik faaliyetlerde bulundu. Yoksul Kürtler kendi aralarında güçlü örgütlenmeler oluşturarak bu kişilere karşı mücadelelerde bulundular. 1925 yılında beylerin ve ağaların bütün siyasî hakları ellerinden alındı ve yönetim kademelerinden uzaklaştırıldılar. Ağalar ile birlikte beraberindeki şeyhler ve mollalar Sovyet yanlısı Kürtleri "baba-dede düşmanları" ve "gelenek hainleri" ilan ettiler, ancak Sovyet devleti bu kişilerin etkin olmasına izin vermedi.[34][35]

1938 yılında yayınlanan Sovyet Kürdistanı belgeseli, Sovyetler Birliği'nde yaşayan Kürtlerin Ekim Devrimi ile birlikte değişen toplumsal yaşantısını konu almıştır.[36]

Sovyetler Birliği dönemiDüzenle

 
Geleneksel kıyafetleriyle Gürcistanlı Yezîdî Kürt tasviri, 1920.

Yüzyıllar boyunca Azeriler, Ermeniler, Gürcüler, Ruslar ve bölgedeki diğer halklar Kürtlerle bir arada yaşadılar ve bu topluluklar arasında herhangi bir savaş meydana gelmedi.[37] 20.yy başlarında bölgede Gürcistan, Ermenistan ve Azerilerin aktif politikaları sonucu kendi devletlerini kurdular ve bu halklar arasındaki doğal ilişkiler siyasal ilişkilere dönüştü. Her üç cumhuriyetin yönetimleri tarihte ilk kez Kürtleri yönetme sorunları ile karşı karşıya kaldı ve buna yönelik farklı politikalar geliştirmeye başladı. Azerbaycan yönetimi Kürtlere ülkenin yerel sakinleri olması sebebiyle ve ülke içinde "Kürdistan" adıyla betimlenen tarihsel bir bölgenin var olması nedeniyle, politikalarını bu gerçeklere yönelik üretti. [37] Ermenistan yönetimi, Ermenilerin ve Kürtlerin aynı şekilde Osmanlı-Türk katliamlarına maruz kalması sebebiyle Kürtlere toleranslı bir şekilde yaklaştı, ancak 1915 Ermeni Kırımı'nda Müslüman Kürtlerin de yer alması ve yüzyıllardır Ermenilerin ve Kürtlerin birlikte yaşadıkları bölgelerin tümden Kürtlerin yaşam alanına dönüşmesi, Ermenistan yönetiminin Kürtlere dair politikalarında belirleyici oldu.[38] Gürcistan yönetimi ise ülkeye sonradan gelen sayıları fazla olmayan Kürtleri bir tehlike olarak görmedi ve genel azınlıklar politikası çerçevesinde yaklaştı.[39]

 
1923 yılında kurulan Kürdistan Uyezdi.

Kürtler, statü açısından kendi tarihlerinde benzerine rastlanılmayan şekilde ulusal ve kültürel haklar elde etti; resmî olarak ilk defa Sovyetlerde bir ulus olarak kabul edildi, 1920'li yıllarda dilleri Kürtçe resmen tanındı ve öğrenilmesi için devlet nezdinde girişimlerde bulunuldu.[40][41][42] Bu kapsamda 1921'de Gürcistan'da Kürtçe okullar açıldı, Ermenistan'da ilköğrenim okullarının 1. ve 2. sınıflarında ana dilde eğitim görülmesi kararınca Kürtçe basılan "Şems" adlı kitapla eğitime başladı.[8][43] Aynı yıl Yezîdî Kürtleri Kongresi yapıldı.[44] 1925'te ise Ermenistan ve Azerbaycan bölgelerinde 55 okul açıldı.[45] Kafkas ülkelerinde Sovyet yönetimlerinin kurulmasını takiben Sovyet yetkilileri ulusların kendi kaderini tayin hakkı çerçevesinde şekillenen ulus politikasına göre ulusal sınırları belirlemeye başladı. 21 Temmuz 1923'teki resmî kararla Azerbaycan Kürtlerine, Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ve Dağlık Karabağ Özerk Oblastı arasında o dönem "Abdalyar" adıyla anılan Laçın merkezli bölge verildi.[46] 19. yüzyılın ikinci yarısında yazılan kitaplarda ve masallarında "Kürtlerin yaşadığı alan", "Kürt bölgesi" ve "Kürdistan" adıyla geçen bu bölge Bolşeviklerce ilk defa 1921 yılında resmî olarak Kürdistan adıyla kullanılmıştır.[47][48][49] Azerbaycan Komünist Partisi'nin Birinci Sekreteri Sergey Kirov'un önerisi ve Vladimir Lenin'in onayıyla Temmuz 1923'te Kürdistan Uyezdi (Kızıl Kürdistan veya Kürdistana Sor) adıyla anılan bölge kuruldu.[50][not 4] İsmail Beşikçi, bu yapının Kafkasya'daki halklar arasında kırılgan dengelerin bulunduğu bir ortamda doğduğunu ve Kürtlerle kurulacak ittifak sayesinde Ermenilerin bölgedeki hâkimiyet alanını azaltmak isteyen Azeri yöneticilerin Kürtlere otonom bir yerel yönetim verilmesi fikrini desteklemesi nedeniyle Kürdistan Uyezdi'nin kurulduğunu belirtir.[52] Bu kararda Dağlık Karabağ'ın özerk yönetim şeklinde Azerbaycan SSC'ye verilmesinin ardından meydana gelebilecek bir gerilimi önlemek amacıyla adına Ermenistan SSC sınırında Kürtlerden oluşan bir "tampon bölge" yaratmanın ve bunun iki halk arasındaki tarihsel anlaşmazlığın aşılmasına hizmet edebileceği temennisinin etkili olduğuna dair yorumlar da mevcuttur.[51][not 5] 1926 nüfus sayımına göre bölge nüfusunun %72'si Kürt'tü ve sayıları 41,193 idi.[22][53] Bu dönemde göçebe konumdaki Kürtler için çok sayıda yeni köy inşa edildi.[44] 8 Nisan 1929'de gerçekleşen 6. Azerbaycan Tüm Sovyetler Kongresi sonucu ile diğer bölgelerle birlikte idari birimlere dair alınan kararlarla birlikte Kürdistan Uyezdi'nin varlığına son verildi, ancak 1930'da Kürdistan Okrugu olarak yeniden canlandırıldı.[22] Hejarê Şamil Kürdistan Uyezdi'nin iptal edilmesinin sebepleri arasında dönemin Azerbaycan yönetimindeki milliyetçi politikaların ve Türkiye hükûmetinin "Kürdistan" adıyla bir bölge kurulmasına karşı giriştiği politikalar olduğunu belirtti.[54][not 6] Erivan'da çalışan Rus diplomat E. Neymark'ın Rusya SFSC Dışişleri Halk Komiserliği'ne gönderdiği 5 Eylül 1935 tarihli raporda; Erivan'da yayın yapan Riya Teze gazetesinin ve bölgede Türkçe olarak Kızıl Kürdistan ile birlikte iki ayrı gazetenin yayınlanmasının Türkiye yönetiminde tehdit olarak algılandığını bildirildi ve "Türkiye'nin dikkatini Kürtlerin otonomi sahibi olduğu Laçın ve Kelbecer bölgeleri üzerine topladığı" ifade edildi.[56]

 
Ermenistan SSC'de bir Kürt okulu, 1966.

Sovyetler Birliği Komünist Partisi genel sekreteri Josef Stalin'in 1953'teki ölümü sonrasındaki dönemde Sovyet Kürtlerinin sürdürdüğü politikalar Orta Doğu ve Avrupa'da yaşayan Kürt diasporasıyla ilişkilerinin büyümesi ile birlikte daha geniş boyut kazandı. Geçmiş sürgün politikaları Kürt meselesine ilişkin özel bölgesel çözümler üretme fikirlerinin gelişmesine ve tartışılmasına katkıda bulundu.[57][58] Sovyet Kürt kurumlarının ortaya çıkışı üçüncü dünya ülkelerini etkilemek amacında olan dönemin Sovyet politikalarına bağlı olarak hızla arttı. 1961 başlarında aralarında Mehmet Babayev, Şamil Esgerov, Kanate Kurdo, Useynê Sadıkov, Zaarê Evdi Sadıkov, Sano Migiev, Mamed Tahirov, Temurê Aliyev, Mehmed Eziz, Hüseynê Nevo, Çerkezê Bako ve M. Abdullayev'in de olduğu Sovyetler Birliği'nin pek çok farklı cumhuriyetten gelen Kürt aktivistler "Kürt Özerk Bölgesi" olan Laçin merkezli otonom bölgenin yeniden inşası için görüşmeler yapmak amacıyla Moskova'ya gitti.[58][59] Başvuru metninde "Kızıl Kürdistan'ın yeniden inşası mümkün olmadığı takdirde Kazakistan arazisinde Kürt özerkliğinin oluşturulması" maddesi de vardı.[60] Heyeti kabul eden Sovyetler Birliği Komünist Partisi Merkez Komitesi yetkililerinden S. A. Panamaryov, İ. V. Vader ve K. N. Şumanskiy, Irak'ta Kürtler ile Araplar arasında savaş sürdüğü bir dönemde Sovyetler Birliği'nin kendi topraklarında bir Kürt otonomisi oluşturamayacaklarını, şayet böyle bir adım atılırsa dünya kamuoyu nezdinde Irak'taki isyanın Sovyetler tarafından planlanarak hayata geçirildiği ithamıyla karşı karşıya gelinebileceğini ifade etti. Bununla birlikte yetkililer Sovyet cumhuriyetlerinde kültürel otonomilere zemin hazırlama önerisinde bulundular ve Irak'taki savaşın bitmesinden sonra Kürdistan otonomisi konusunu ele alabileceklerini belirttiler. Otonomi talebi ayrıca Kruşçev'in çözülmesine yol açan Ermenistan-Azerbaycan arasındaki bölgesel ve tarihsel meselelerden kaynaklı düşmanlık gibi çeşitli durumlarla aynı döneme denk geldi. Zira 1963 başlarında Ermenistan Kürtlerinden bir grup Azerbaycan'da yeniden özerk bölgenin yaratılmasını talep etti ve parlamento başkanı Mehmed İskenderov ile görüşmeler gerçekleştirdi. Talepler açıkça reddedildi ve ek olarak Azerbaycan yönetiminde tedirginlik yarattı.[58][61] Sovyet Kürtleri Sovyetler Birliği döneminde kazanılan ulusal haklar ile 1930'larda ve 1940'larda yapılan zorunlu göç olgusu arasında denge politikası izlemek sağlamak zorunda kaldılar.[58]

Bazı Kürtlerin göç ettirilmesiDüzenle

Bazı Kürtlerin nüfus göçü kapsamında toplu göç ettirilmesine ilişkin ilk girişim, Halk Komiserleri Konseyi'nin 17 Aralık 1936 tarihli 2123-420 Nolu kararına dayanılarak gerçekleştirildi. 17 Temmuz 1937 tarihinde ise Merkez Yürütme Komitesi ve Halk Komiserleri Komitesi'nin kararını yerine getirmek için ikinci girişim başlatıldı. Ek olarak 8 Kasım 1937'de NKVD tarafından belirlenen Kürtlerin göçe tabi tutulacağına dair karar imzalandı. Kararda "Hükûmetin kararına dayanarak, önümüzdeki günlerde Ermenistan sınır bölgelerinden 425 Kürt çiftliği tahliye edilecek ve sayı yaklaşık 2100 kişiyi kapsayacaktır. Yeni yerleşim yeri Kırgızistan SSC olacaktır." ifadesi yazılıydı.[62] Göç ettirilenlerin yolculuğu kötü şartlarda gerçekleştirildi, yerel yetkililer yolculuk için gerekli koşulları sağlamadılar.[63][64] 9 Aralık 1938 tarihli Sovyetler Birliği Dış İşleri Halk Komiserliği'ne Kazakistan SSC'nin ilgili birininin gönderdiği telgrafta "Ulaşan trende tam bir düzensizlik hüküm sürmüştür. Yerinde doğru bir düzenleme yapılmamıştır; insanlar ve eşyalar ayrılmamıştır." ifadesi yazılıdır.[63] Benzer olarak Kazakistan SSC Halk Komiserleri Konseyi başkanı H. Undasınov'un 20 Ocak 1939 tarihli mektubunda "Göçmenler, kış koşullarında kesinlikle uygun olmayan, tamamıyla anti sıhhiye durumdaki genel barakalarda ve baraka tipli özel odalara yerleştirilmiştir. Bunun sonucunda tifo ve yaygın sıtmalar kayda alınmıştır. Göçmenlere normal erzak temini yapılamamaktadır. Yöneticiler kış için yanacak vermemiştir." ifadelerini kullanmıştır.[63] 7 Temmuz 1937 yılındaki kararla Kasım 1937'de Kazakistan ve Özbekistan'a zorunlu göçe tabi Kürt sayısı 1.325'tir.[65][66][not 7] Nadir Nadirov 1937 yılında sadece Nahçivan'daki Kürtlerin göç ettirildiğini ifade etti.[68] Göç ettirilen kişilere dair resmî nedenler arasında bu kişilerin "Sovyet karşıtı olma" gerekçesi mevcuttu. Bununla birlikte göç ettirilme olgusu özellikle kırsal yerlerde yaşayan Kürtler arasındaki ailesel, dinsel ve tarihsel geleneklere (şeyhlik, seyyidlik, kan davası vb.) karşı mücadele kapsamında değerlendirildi.[69] Sovyet Kürtlerinin sosyal ve ekonomik ilişkilerinde Sovyet öncesi dönemden kalan ataerkil kabile ilişkileri o zamana kadar hâlen devam etmekteydi ve eski konumunu yitiren ağalar hala Kürtler arasında korkuya neden olmaktaydı.[70] Kemal Burkay Kürtlerin tamamının göç ettirilmediğini, örneğin Yezîdî Kürtlere dokunulmadığını, bu göç dalgasının özellikle Azerbaycan SSC'de yaşayan bazı Müslüman Kürtlere uygulandığını ifade etmiştir.[71] O döneme şahit olan Mehmud e Mıho göçün sebeplerine dair "Biz 1937 yılına kadar Nahçivan'da hayvanlarımızla yaşıyorduk. Ben o zaman 14 yaşındaydım. Azeriler bizim üzerimize dilekçe veriyordu. 'Kürtler sosyalizme karşı. Kolhoz, sovhozu kabul etmiyorlar. Sınırı geçip akrabalarının yanına Iğdır'a, Bazid'e gidip geliyorlar. O tarafa bilgi götürüyorlar.' diyorlardı. Bu şikayetler nedeniyle çok kişi tutuklandı." ifadelerini kullandı.[72] Hejarê Şamil göç ettirilen Kürtler ilişkin anlattığı olayda "Aras suyunun her iki yakasında kalan akraba Kürtler, aile ziyareti amacıyla gevşek sınırları ihlal ederken, birkaç defa sınır güvenlik güçleri tarafından ufak-tefek çatışmalara da girmişlerdi. Mamkê aşiretinden olan Basoyê Ozmên ve yanındaki birkaç kişinin 1937 yılında sınırı geçerken Rus sınır güvenlikçileri ile girdiği çatışma sonucunda birkaç kişinin yaralanması ve yaşamını yitirmesi, istihbarat raporlarına yansıdığı gibi halkın diline düşmüştü." ifadesinde bulundu.[73] Şamil ayrıca kolektivizasyon döneminde kolhozların yaratılma sürecinde bazı Kürtlerin hayvanlarını teslim etmek istememesi, sınırı aşıp Türkiye'ye geçmek isteyenler ile sınır askerleri arasında pek çok çatışmalar yaşandığını ve Sovyet yetkililerinde Türkiye'de akrabası olan Kürtlerin güvenilmez olduklarına dair kanı oluştuğunu belirtir.[74]

23 Haziran 1929 tarihli Tüm Birlik Komünist (Bolşevik) Partisi Merkez Komitesi'nin Azerbaycan parti örgütlerinin durumu hakkındaki kararında şu ifadeler geçmektedir;[75]

İkinci toplu göç ettirilme Büyük Vatanseverlik Savaşı'nın devam ettiği sırada, Nazi Almanyası'nın Kafkasya Muharebesi kapsamında Sovyetler Birliği topraklarını denetim altına alma girişimlerinin olduğu ortamda gerçekleşti.[76] Bu dönemde Nazi Almanyası ile ilişkileri olan Türkiye'nin Gürcistan SSC'de yaşayan Ahıska Türkleri ve Azeriler vasıtasıyla yürüttüğü ajanlık faaliyetleri Sovyet yetkililerinde ciddi endişe yarattı.[76] Devlet Savunma Komitesi'nin 31 Temmuz 1944 tarihinde çıkardığı 6279 Nolu kararda, Gürcistan SSC'nin sınır bölgelerinden "Türklerin, Kürtlerin ve Hemşinlilerin" göç ettirileceği talimatı verildi. Gerekçeyle ilgili olarak Lavrenti Beriya'nın 28 Kasım 1944 tarihli raporunda göç ettirilen nüfusun "kaçakçılıkla uğraştıkları, Türkiye'ye istihbarat bilgileri verdikleri ve eşkiya gruplara yardım ve yataklık yaptıkları" ifadesi yazılıdır.[77] 15 Kasım 1944'te 26.591 kişi üç aşamalı olarak ülkenin doğu bölgelerine gönderildi. Devam eden 10 gün boyunca Gürcistan SSC'nin güney bölgelerinden 91.095 kişi göç ettirildi. 31 Ocak 1945'te geriye kalan toplam 695 aileden oluşan grubu alan tren Özbekistan SSC'ye yeniden yerleşim için Tiflis'ten ayrıldı. Toplam göç ettirilen kişi sayısı 94.995 kişidir. Bunların 8.694'ü Kürt, 1.385'i Hemşin idi. Ayrıca Gürcistan'ın diğer etnik azınlıklarından askeri personel vardı.[62]

Eskerê Boyîk, Sovyet cumhuriyetlerine göç ettirilme olayının bir sürgün olmadığını ve Kürtlerin göç bölgelerinde zaten eskiden beri yaşadığını, burada uzun yıllardan beri Müslüman Kürtlerin olduğunu, Ezîdî Kürtlerin ise daha sonra bölgeye yerleştiğini belirtir. Örneğin 1826 yılında başlayan Rusya-İran savaşında Ezîdîlerin büyük aşiretlerinden olan Hesini boyu, Hasan Ağa liderliğinde süvarileriyle birlikte Müslümanlar tarafından dini baskıya uğraması nedeniyle Rusya tarafında İran'a karşı savaşmış ve Rus tarihçiler Kürt birliklerine övgüler dizmiştir.[8]

Destalinizasyon sürecinin başlamasıyla birlikte 1956'dan itibaren göçe tabi tutulan Kürtler eski yaşadıkları topraklara geri dönmeye başladı. 18 Nisan 1956'da, göç ettirilen edilen Kırım Tatarları, Balkarlar, Ahıska Türkleri, Kürtler ve Hemşinli üzerindeki kısıtlamaların kaldırılmasına ilişkin Yüksek Sovyet Başkanlığı Kararnamesi çıkarıldı.[62]

Büyük Vatanseverlik Savaşı'nda KürtlerDüzenle

 
Büyük Vatanseverlik Savaşı'nde gösterdiği yararlılıklardan ötürü 1941'de Sovyetler Birliği Kahramanı ilan edilen Sovyet Kürdü Samand Siyabendov.

Sovyetler Birliği Savunma Halk Komiserliği arşivlerine dayanarak yaptığı araştırmalarda Sovyet Kürtleri'nin Büyük Vatanseverlik Savaşı'na katıldıkları ve savaşta önemli yararlılıklar gösterdiği ifade edilmiştir.[78] Savaş döneminde Kürtlerin büyük bölümü kırsal kesimlerde yaşamaktaydı ve geneli kolhozlarda çalışmaktaydı. Sovyet Kürtleri ya cephede ya de cephe gerisinde Kızıl Ordu'ya destek vererek Sovyetler Birliği'ne destek vermişlerdir.[79] 1941'de Kervansara ve Alagez bölgesindeki Kürt köylerinde çalışan kolhozcuların düzenledikleri miting sonrası aldıkları karar "Bizler Şanlı Kızıl Ordu'muzla birlikte kanımızın son damlasına kadar, bizlere özgürlük ve mutluluk veren yurdumuzu savunacağız. Faşizmin ezilmesi için, bizler Lenin'in partisi etrafında daha sıkça kaynaşacağız" şekilde idi. Benzer olarak Laçın'e bağlı Minkend köyü kolhozcuları da düzenledikleri miting sonrası Kızıl Ordu'yu destekleyeceklerini duyurdu.[80] Savaşın devam ettiği yıllarda Sovyetler Birliği Komünist Partisi'ne pek çok Kürt kabul edildi, 1943 yılında 31, 1944 yılında 46, 1945'in ilk yarısında ise 30 Sovyet Kürt parti üyesi oldu.[81] Sovyet partizanlarına katılan çok sayıda Kürt vardı. Sovyet Kürdü Samand Siyabendov'a savaşta gösterdiği yararlılıklardan ötürü savaşın devam ettiği sırada 1 Ekim 1941'de Sovyetler Birliği Kahramanı unvanı verildi.[82] Benzer şekilde Eliyê Ebdilrehman, Romanya, Polonya, Çekoslovakya, Ukrayna ve Beyaz Rusya topraklarında Nazilere karşı savaştı ve 1. sınıf Partizan Madalyası, Zafer Madalyası, Moskova Savunması Madalyası ve Kafkasya Savunması Madalyası olmak üzere toplam dört madalyayla ödüllendirildi.[83] Leningrad Savunması'nda çok sayıda Kürt subay yer aldı. Sivastopol Kuşatması sırasında Azerbaycanlı Kürt keskin nişancı Ahmedov 1941 yılında toplam 17 Nazi askeri öldürürken, Navrozov 1942'de toplam 80 Nazi askeri öldürdü. Stalingrad Muharebesi'nde Nazilere karşı kararlı bir şekilde savaşan Ermenistan ve Azerbaycan'da Aloyan, Asadov, Şamilzade ve Ahmedov gibi çok sayıda Kürt Sovyetler Birliği'ni savundu. Ukrayna Partizanları saflarında Volın Oblastı'nda Nazilere karşı savaşan bir Kürt olan Karaseva Sovyetler Birliği Kahramanı ilan edildi ve 1. sınıf Partizanları Madalyası aldı. Ermenistan Kürdü Yarmatov ve Azerbaycan Kürdü Şirnov gibi kişiler Macaristan'da Nazilere karşı savaşta yer aldı. Bazı Sovyet Kürtleri Ağustos-Eylül 1945 arasında Japon İmparatorluğu'na karşı yürütülen savaşa da katıldı, örneğin Kürt binbaşı Ayoev, bu süre zarfında Mançurya'daki motorlu topçu alayı ikinci komutanı idi.[84] Sovyetler Birliği Mareşali İvan Bagramyan Kürtlerin savaşa katılımları hakkında "Büyük Anayurt Savaşı yıllarında, sayesinde, tarihte ilk kez ulusal özgürlük ve mutluluğa eriştikleri ülkeleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalınca, Kürtler de diğer kardeş halklar gibi ateşli Sovyet yurtseverleri olarak kendilerini gösterdiler. Cephede birlikte savaşma sonrası elde edebildiğim Kürtler, bütün Sovyet savaşçıları gibi kendi askerî görevlerini namusluca, onurla yerine getirdiler." ifadelerini kullandı.[85] Savaşın devam ettiği yıllarda Sovyetler Birliği Komünist Partisi'ne kabul edilen Kürtler mevcuttur. 1943 yılında 31, 1944 yılında 46, 1945'in ilk yarısında ise 30 Sovyet Kürdü partiye kabul edildi.[81] Kürt edebiyatçı Cigerxwîn savaşın devam ettiği 1943 yılında Rohani dergisinde kaleme aldığı Kızıl Ordu'yu desteklediği şiirinde şu dizeleri yazdı;[86]

Kürtçe
Ey Kurd tu bizanî be ku cîhan her dem û dor e,
Serbestî û azadî kotek û zor e,
Zincîrê ji gerdenê xwe bişikin e û were meydana,
Îdî tu netirs e pişt û bira Leşkerê Sor e.

Türkçe
Ey Kürt bil ki dünya demu devrandır,
Özgürlük ve serbestlik kavgayla kazanılır,
Gerdanındaki zinciri kır, artık çık meydana,
Korkma, büyük destekçin Kızıl Ordu'dur.

İran Kürtleri, Mahabad ve Mustafa Barzani ile ilişkilerDüzenle

 
Mahabad Cumhuriyeti'nde "Sovyet generali" ilan edilen Mustafa Barzani, 1946.[66][not 8]
 
İngiliz ve Sovyet subaylar Tahran'daki Birleşik Krallık-Sovyetler Bİrliği ortak askerî geçit törenine hazırlanırken birlikleri teftiş ediyorlar (Eylül 1941).

Kürt-Sovyet ilişkilerinin diplomatik alana yansıması II. Dünya Savaşı sonrası Mahabad Cumhuriyeti'nin kurulması ve ardından Mustafa Barzani'nin Sovyetler Birliği'ne iltica etmesiyle mümkün oldu.[87] Kızıl Ordu'nun Ağustos 1941'de Kuzey İran'a girişi, Mahabad'ın kuruluşuna olan desteği ve Soğuk Savaş çatışmaları Sovyet-Kürt ilişkilerinin arka planını oluşturur.[88]

II. Dünya Savaşı'nın devam ettiği 1941'de Sovyetler Birliği ve müttefiki Birleşik Krallık, İran cephesini güvence altına almaya çalıştı. Mihver Devletleri'ne sempati duyan İranlı lider Rıza Pehlevi Müttefikler tarafından devrildi ve oğlu Muhammed Rıza Pehlevi tahta geçti. İran savaş süresince Birleşik Krallık ordusu ve Kızıl Ordu denetimi altında kaldı, bu bölgeden gelebilecek tehditleri önleme gerekçesiyle Sovyetler Birliği ülkenin kuzey yarısını ve Birleşik Krallık ise güney yarısına askerî birliklerini göndererek bölgede hakimiyet kurdular.[not 9] Sovyet hükûmeti bu anlaşmada tehdidin ortadan kalkmasından sonra İran'dan çekilmeyi de taahhüt etmiştir. Savaş sırasında Kürtler siyasi örgütlenmeler kurdular. İran Kürdistanı'nda Kürdistan Diriliş Topluluğu kuruldu ve sonradan İran Kürdistanı Demokrat Partisi halini aldı.[90] Aralık 1941'de İran'dan ilk kez bir Kürt delegasyonu Bakü'ye davet edildi ve İran Kürtlerinin temsilcileri Azerbaycan Komünist Partisi genel sekreteri Mir Cafer Bağırov ile görüşmeler gerçekleştirdi. Bu ilk ziyaret İran Kürtlerinin bir örgütlenmesinin olmayışı ve politik bir hedefin bulunmayışı nedeniyle delegasyon üyelerinden Abdurrahman Kassemlu tarafından bir "tanışma" ziyareti olarak tanımlamıştır.[91] Görüşmelerde Sovyetlerin İran'daki Kürt siyasi hareketine olumlu baktığını ve İran Kürdistanı'nda ulusal bir Kürt hükûmeti oluşturulmasına destek vereceklerini belirtti.[92] İran Kürdistanı Demokrat Partisi kurulduktan ve Kadı Muhammed partinin genel sekreteri seçildikten sonra 1945'te Bakü'de yapılan ikinci görüşmede Bağırov İran Kürtlerinin özerklik için yürüttüğü mücadeleyi desteklediklerini açıklamıştır.[40][not 10]

Irak'tan İran'a geçen Kürt lider Mustafa Barzani 1 Ocak 1945'te Stalin'e Kürtlerin yaşadığı sorunlarla ilgili bir mektup yolladı. "Irak'taki Kürtlerin Devrim ve Özgürlük Komutanı ve Dostunuz" adıyla imzaladığı mektupta Barzani, insanlığın kurtuluşu, eşitlik ve özgürlük için verdiği mücadele sebebiyle Kızıl Ordu'ya övgüyle başladığı mektubunda Kürtlerin durumuna değinerek Sovyetler Birliği'nin desteği altında özgür bir cumhuriyet olarak yaşamaya ve siyasi, ticari, kültürel ve askerî ilişkiler geliştirmeye hazır olduklarını duyurdu. Mektuba resmî bir yanıt gönderilmedi, ancak sonraki dönemde Kürtlerle ilgili kararlar yerel idareciler bazında görüşüldü.[93] Barzani'nin ismi Sovyet belgelerinde ilk kez Ocak 1946'da 1943 Barzani ayaklanmasıyla ilgili olarak yapılan bir görüşmenin tutanağında geçmiştir. Bu tutanakta Barzani Aşireti lideri Ahmed Barzani'nin kardeşi ve aşiretin ikinci önemli ismi olarak belirtilmiştir. Tutanakta Mustafa Barzani için "abisinden ve diğer Barzani şeyhlerinden farklı olarak eğitimli, kültürlü, milliyetçi ve ilericidir." ifadeleri vardır. Ayrıca Barzani'nin Kürtlere özerklik sözünden geri adım atan Birleşik Krallık'a tepkili olduğu, bunun üzerine Birleşik Krallık'ın Barzani'nin Bolşevizm yanlısı olduğuna dair söylentiler yayarak ayaklanmanın bastırılması için çalıştığını ve ayaklanmanın yenilgisi sonrası İran'a geçtiği yazılıdır. İran'a geçtiğinde Mahabad Cumhuriyeti'ni destekleyen Barzani İran birliklerine karşı direniş saflarına katıldı ve yeni cumhuriyetin silahlı güçlerinin başkomutanı oldu.[94]

 
Sovyetler Birliği'nin desteğiyle Ocak 1946'da kurulan Mahabad Cumhuriyeti.
 
Mahabad Cumhuriyeti hükûmeti ve Mustafa Barzani, 1946.

Savaş sona erdiğinde Sovyetler çekilmeyi reddetti ve İran Azerbaycanı ve İran Kürdistanı'ndaki bu ayrılıkçı hareketleri desteklemeye ve sosyalizmi yayma çalışmalarına başladı. Bu amaçla 1946'da Mahabad Cumhuriyeti kuruldu. Kadı Muhammed cumhurbaşkanı seçildi ve Iraklı Kürt lider Mustafa Barzani Savaş Bakanı olarak görev yaptı. Barzani Irak ve İran Kürtlerinin birlik düşüncesini güçlendirmek için faaliyetlerde bulundu ve bu amaçla Kürdistan Demokratik Partisi'ni (KDP) kurdu. Bu gelişmelere karşın Mahabad Cumhuriyeti'nin ömrü kısa oldu. 9 Ocak 1942'de de Birleşik Krallık, Sovyetler Birliği ve İran yetkilileri arasında Sovyet ve İngiliz askerî birliklerinin İran'da kalma ve savaştan sonra çekilme sürelerini belirleyen bir anlaşma imzalanmıştı.[95] Savaşın sona ermesinden sonra Sovyet askerlerinin geri çekilme süreciyle ilgili görüşmeler yapılırken İran yönetimi Mart 1946'da Sovyetler Birliği'ni Birleşmiş Milletler'e şikâyet etti ve buna paralel olarak 4 Mart'ta Birleşik Krallık, 9 Mart'da ise Amerika Birleşik Devletleri Sovyetler Birliği'ne diplomatik nota nota verdi. Sovyet ve İran yönetimi arasında 4 Nisan 1946'da Sovyet askerlerinin bir buçuk ay içinde İran'dan çekilmesini, İran ve Sovyetler Birliği arasında ortak bir petrol şirketi kurulmasını ve İran'ın iç sorunlarının barışçıl temelde çözülmesini öngören bir anlaşma imzalandı ve bunun sonucunda Sovyet askeri birlikleri 9 Mayıs 1946'da İran'dan tamamen çekildi. Ardından İran ordusu, Birleşik Krallık ve ABD'den aldığı destekle, anlaşmadaki iç sorunlar kapsamında askerî yöntemi kullanmayacağına dair verdiği taahhüdünü çiğneyerek önce 12 Aralık'ta Tebriz'e ve ardından 17 Aralık'ta Mahabad'a girerek Azerbaycan Millî Hükûmeti ile Mahabad Cumhuriyeti'nin egemenliğine son verdi. Yine Sovyetler ile İran arasında yapılan ortak bir petrol şirketinin kurulması öngören anlaşma, Birleşik Krallık ve ABD'nin baskısıyla 22 Ekim 1947'de İran meclisi tarafından iptal edildi.[40] İran ordusunun bölgede hakimiyet kurmasının ardından birçok Kürt komutan İran yetkililerine teslim oldu, ancak Mustafa Barzani ve beraberindekiler teslim olmayı reddettiler. İran askerî güçlerinin Barzani yandaşlarına saldırma hazırlıklarına girişince Barzani ve beraberindeki 506 savaşçı Aras Nehri'ne doğru ilerlemeye başladı. Bunun üzerine İran güçleri Barzani beraberindekilerin arkasından takip etti.[96] 41 gün süren yolculukla birlikte Aras Nehri boyunca kuzeye geçtiler ve ardından Sovyet sınırından geçmelerine izin verilerek Haziran 1947'de Sovyet Transkafkasya'ya yerleştirildiler.[87] Başlangıçta Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nde kalan Barzani ve takipçileri, devlet başkanı Mir Cafer Bağırov ile anlaşmazlık yaşadı ve 1948'de Özbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin başkenti Taşkent'e transfer edildi. Ardından grup Sovyetler Birliği'nin diğer bölgelerine dağıldı.[22][97] Barzani Lavrenti Beriya ve Vyaçeslav Molotov'a gönderdiği mektuplarda Özbekistan'daki yaşam koşullarından memnun olmadığını belirtmiştir. Haziran 1949'da Molotov'a gönderdiği mektupta Özbekistan yetkililerinin kendilerini suçlu gibi gördüğünü ve tarımsal işlerde çalışmaya zorladıklarını yazdı ve Kürt meselesini yetkililerle görüşebilmek için Moskova'ya gelmeyi talep etti, ancak kendisine bir yanıt verilmedi. Barzani 1953 sonunda Moskova'ya geldi, 1958'e kadar eğitim göreceği Parti Yüksek Okulu'na kayıt oldu, ancak sınavlara girmedi ve diploma alamadı.[94]

1951'de yeniden bir araya Barzani ile birlikte gelen Kürtler destalinizasyon süreciyle birlikte daha rahat bir yaşama kavuştu. Soğuk Savaş sırasında Barzani, Irak'ta bağımsız bir Kürdistan'ın ancak Sovyet desteğiyle kurulabileceğine inanması sebebiyle Sovyet yöneticiler ile yakın bağlar kurdu.[98] Barzani, "Kürt liderden etkilendiğini" belirten Nikita Kruşçev ile bir araya geldi. CENTO ittifakına katılan Orta Doğu ülkeleri başta Sovyetler Birliği'ne karşı düşmanca bir tavır içerisindeyken Temmuz 1958'de Irak'taki monarşinin devrilmesinden kısa süre sonra ilişkiler yumuşadı. 10 Eylül 1958'de Irak hükûmeti, başta Mustafa Barzani olmak üzere 1943-45 yıllarında Kürt ulusal hareketine katılanlar için özel bir af çıkardı. Bunun üzerine Barzaniler önce Prag'a oradan da Kahire üzerinden 6 Ekim'de Irak'a dönüş yaptı. Geride kalan Peşmergeler ve aileleri Sovyetler Birliği'nin çeşitli yerlerine dağıldılar. Geri dönüşe 456 Kürt erkeği, 141 Sovyet ve Kürt kadını, Sovyet vatandaşlarıyla Kürtlerin evliliklerinden doğan 254 çocuk katıldı. Gürcistan adlı gemi ile birlikte 16 Nisan 1959'da Basra Körfezi'ne giriş yaptılar.[99][100] Sovyet-Kürt ilişkilerindeki bu yakınlaşma Sovyet Kürtlerinin dışarıdaki Kürtlerle ilişkilerinde yeni fırsatlar yarattı, Irak'tan gelen Kürt öğrenciler öğrenciler Erivan'daki öğrenim kurumlarında eğitim aldılar.[101]

KDP ve Barzani Irak'taki Abdülkerim Kasım yönetimine destek verdi ve kendi politikaları için ondan yararlanmaya çalıştı. Bu dönemde Irak Komünist Partisi'nden sona Irak'taki en kalabalık ikinci partisi haline geldi.[99] Parti, Irak sınırları içinde bir otonomiye ulaşma amacı önüne koymuştu, ancak Kasım bu talebe karşı çıkıyordu. Benzer olarak ülkedeki reformları sosyalist bir yöne çekme amacı güden komünistlerin de doğal bir rakibi haline gelmişti. Bu politik ortamda Barzani liderliğindeki KDP'nin hem Kasım yönetimi ile hem de komünistlerle ilişkileri gerildi. Barzani 1960 Ekim Devrimi Günü kutlamalarına katılmak için Moskova'ya gitmesinin ardından Kruşçev dahil pek çok Sovyet yöneticisi ile görüştü ve Irak'taki durumu gittikçe kötüye gittiğini aktardı. 8 Şubat 1963'te Kasım'ın Baas Partisi'nin Irak kolu tarafından devrilerek infaz edilmesinin ardından Kürtler daha da baskı altına girdi. Bunun üzerine Doğu Bloğu ülkelerinin büyük şehirlerinde Kürt öğrencilerin katılımıyla yerel makamlarca toplantılar ve gösteriler düzenlendi. Prag ve Doğu Berlin'de Şubat 1963'te protesto eylemleri düzenlendi ve resmî bildiriler yayınlandı.[102] Doğu Bloğu ülkeleri genelinde resmî gazeteler ve kurumlar Iraklı Kürtlerin mücadelelerini desteklediklerini ve sürgünlerle ilgilendiklerini açıkladılar.[103] Sovyet diplomasisi Kürtlere baskı yapmakla suçladığı CENTO üyesi Türkiye ve İran üzerindeki baskısını artırdı.[104] Haziran 1963'te Baasçılar Kürt bölgelerine yönelik askerî operasyonlar başlattı. Sovyet yönetimi bu operasyonların derhal durdurulmasına yönelik açıklama yayınladı ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne bu eylemlerin durdurulmasına yönelik resmî girişimleri başlattı. Sovyetler Birliği Dışişleri Bakanlığı Irak, Türkiye, İran ve Suriye konsolosluklarına sert bir nota vererek diğer ülkelerin Irak Kürtlerine yönelik yaşanan çatışmalara dahil olmaması gerektiğini bildirdi. 1966'da aralarında gelecekte Rusya başbakanı olacak olan Yevgeniy Primakov'un da bulunduğu Sovyet yetkililer Barzani'yi karargahında ziyaret etti.[105] 12 Temmuz 1963'te Kafkasyalı Kürt öğrenciler Gürcistan Merkez Komitesi'ne ve Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin "Trans Kafkasya" bürosuna Iraklı Kürtleri desteklemek için Tiflis'te açık gösteriler düzenleme hakkı isteyen bir dilekçe gönderdiler. Irak'taki olaylar Ermenistan'da aralarında Keremê Anqosî'nin de bulunduğu öğrenciler tarafından Kürt Öğrenci Konseyi'nin kurulmasına yol açtı ve bu konsey 1970'lerin başına kadar Komsomol ile birlikte hareket etti.[106] Mart 1970'te Baas yönetimi ve Barzani arasında Sovyet diplomasisinin açık desteği ile bir anlaşma imzalandı. Anlaşmada her iki taraf Sovyet özerklik politikasını benimsediğini beyan etti ve "çok uluslu Irak" yapısının korunması gerektiği vurgulanarak Kürt Akademisi gibi kuruluşların kurulması sağlandı.[58]

Kürt otonom bölgesini yeniden kurma girişimleriDüzenle

 
1986 yılında Sovyetler Birliği ve Orta Doğu'da Kürtlerin yaşadıkları alanlar.

1980'li yıllarda ortaya çıkan perestroyka politikaları tarihsel araştırmaların hızlanmasına ve Sovyet Kürtleri arasında ulusal meseleye dair önceki dönemlere göre daha radikal tartışmaların ortaya çıkmasına yol açtı.[107] Bu dönemdeki tartışmalarda Marksist-Leninist ideolojisi ve radikal komünist söylemleri nedeniyle Kürdistan İşçi Partisi'ne (PKK) ideolojik olarak yoğun politik atıflarda bulunuldu.[108][109] Yuriy Andropov'un komünist parti genel sekreteri olmasının ardından PKK'ya yapılan askerî yardımlar dışında bu gibi radikal hareketlere "resmî olarak" nadir destek sağlandı.[110] Bu dönemki tartışmalarda Sovyet Kürtleri arasında, Andropov Aralık 1982'deki bir konuşmasında yurt dışındaki kardeşleri olan Sovyet halklarıyla birlikte Kürtlerden de söz etmesi nedeniyle, Andropov'un Ortadoğu Kürtleri için bağımsızlık istemediği tartışmaları yapıldı.[111] Bu dönemde Sovyet Kürt aktivistleri Sovyetler Birliği dışında Kürt meselesine dair daha fazla dikkat çekmeye başladı. 21 Mayıs 1989'da 9 Sovyet cumhuriyetinden gelen delegelerle birlikte Yekbûn adıyla Sovyetler Kürtleri birliği kuruldu. Yekbûn programında asimilasyonu önlemek için Kürt toplumsal ve kültürel organizasyonlarını birleştirmek, Kürtlerin yaşadığı bölgelerde il, kasaba ve köy Sovyetleri kurmak, kaldırılmış Kürt otonom bölgesi Kürdistan Uyezdi'ni yeniden inşa çalışmalarını sürdürmek ve tüm bunlar için Sovyetler Birliği parlamentosuna gerekli öneri ve tavsiyeleri yapmak gibi esasları kabul etti.[112][not 11] Bununla birlikte Kürdistan Uyezdi'nin bulunduğu arazilerde Kürt otonomisinin inşa edilmesi amacına ulaşılamazsa Sovyetler Birliği'nde yer alan herhangi bölgede Kürtlerin bir arada bulunduğu başka bir bölge için de görüşmeler yürütüldü.[114] Bu faaliyetler kapsamında tüm cumhuriyetlerde dergi çıkarma izni alan kurum, Kazakistan'ın başkenti Almatı'da 19 Eylül 1991 günü Kürdistan adlı gazete ile yayın hayatına başladı.[115] Ermeni Oryantalizm Enstitüsü Kürdoloji Bölüm Başkanı Şakro Mgoi "Kürt militanlığının ilerici dünyasını" anlatırken Sovyet yöneticilerin Kürtlere ilişkin uyguladığı politikaları sıkılıkla eleştiriyordu.[116] 1990'lı yıllarda Türkiye-PKK çatışmasının artması, buna paralel olarak gerçekleşen köy boşaltmaları, Saddam Hüseyin döneminde Irak'ta Kürtlere yönelik gerçekleşen askerî operasyonlar, Dağlık Karabağ bölgesinde Ermeniler ve Azeriler arasındaki gerilimler sonucu her iki cumhuriyette de Kürtlere yönelik şiddet eylemlerinin artması gibi durumlar, Kürt meselesinin iç meseleler halinden çıkıp ulusal bir soruna dönüşmesi fikriyle Sovyet Kürt aktivistlerinin birleşmesine yol açtı.[117] Bu durum Sovyetler Birliği dışından katılan Kürt militanların ve aydınların da yer aldığı Temmuz 1990'daki konferansta açıkça vurgulandı.[118] Bu dönemde Sovyet makamlara Orta Doğu'daki Kürtlere kayıtsız kalındığı eleştirilerini içeren çok sayıda mektup gönderildi.[119] 1989-1990 yılları arasında, Kazakistan, Kırgızistan, Orta Asya ve Transkafkasya'dan gelen Kürtler yoğun olarak Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti'ne bağlı Rostov Oblastı, Adige Cumhuriyeti, Krasnodar ve Stavropol'a göç etti.[46] 20 Eylül 1989'daki Sovyetler Birliği Komünist Partisi Merkez Komitesi genel toplantısında Kürt meselesi gündeme alındı.[120] 25-26 Eylül 1990 tarihleri arasında merkez komite kararı ile "SSCB Kürtleri: Tarih ve Günümüz Gerçekleri" isimli uluslararası konferans gerçekleştirildi. Marksizm-Leninizm Enstitüsü'nin Kürtlerin yaşadıkları ülkelerdeki şubelerinin katkısıyla yapılan konferansa Türkiye, İran, Irak, Suriye, Almanya ve Fransa'dan da Kürt temsilciler katıldı.[121] Konferansta söz alan Mehmet Babayev otonom bölgesinde ısrarcı olduklarını belirtti ve konuyla ilgili şu sözleri sarf etti;[122]

Yekbûn'un ısrarlı girişimleri sonucu Sovyet yetkililerden Kürt otonomisinin yeniden inşası konusunda devlet komisyonu kurma sözü alındı ve "Kürt Halkının Sorunları Üzerine" isimli Soyvet milletvekili Vitaliy Sobolev başkanlığında 8 parlamenter ve 4 Kürt temsilciden oluşan özel komisyon 20 Kasım 1990'da toplandı. Komisyonun görev olarak "arşiv belgelerini inceleyerek Kürt otonomisi hakkındaki gerçekleri ortaya çıkarmak ve Kürtlerin yaşadıkları cumhuriyetlerde araştırmalar yaparak Kürtlerin bir otonom cumhuriyete ihtiyaçlarının olup olmadığını tespit etmek" esasını benimsedi.[123] Mayıs 1991'de Mihail Gorbaçov'ın yardımcısı G. Revenkov Kürt otonom bölgesinin kurulmasına yönelik olumlu kanaatleri olduğununa dair şu açıklamada bulundu;[124]

Bu gelişmelere karşın; Yekbûn temsilcilerinin arasında fikirsel birliğin olmaması,[not 12] kurulmak istenen otonominin Azeri-Ermeni çatışmalarının şiddetli hale geldiği bir coğrafyada bulunması, Türkiye hükûmetinin müdahaleleri ve Sovyetler Birliği'nin dağılması sonucunda Kürt otonom bölgesi kurulamadı.[124][126] 1992 yılında Vekil Mustafayev öncülüğünde kurulan Kafkasya Kürdistan Özgürlük Hareketi adlı grup Rusya ve Ermenistan'ın desteğini alarak Kızıl Kürdistan'ın kuruluşunu ilan etti, ancak başarılı olamadı.[127][128][not 13]

Sovyetler Birliği sonrasıDüzenle

Ermenistan SSC ve Azerbaycan SSC'den gelen Kürt temsilciler Moskova'da bulunan Lenin'in Mozolesi'nde toplanarak Sovyetler Birliği'nin dağılmasını protesto etmiştir.[36] 1991 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılması sonrası bölge Kürtleri yeni bağımsız Avrasya devletleri ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri arasında bölündü. Rusya'da hem Müslüman ve Yezîdî olan Kürtler çoğunlukla Krasnodar Krayı ve Kuzey Kafkasya'da yoğunlaşmıştır.[22] Gürcistan'da ekonomik zorluklar nedeniyle göç etmek zorunda Kürtler günümüzde çoğunlukla Tiflis'te yaşamaktadırlar.[22][130] Özbekistan ve Kırgızistan arasındaki ulusal sorunlar nedeniyle bu ülkelerde yaşayan çok sayıda Kürt yaşadıkları bölgelerden göç etmek zorunda kaldı.[131] Bazı Azerbaycan Kürtleri Sovyetlerin dağılma sürecini kapsayan zaman diliminde Laçın Kürt Cumhuriyeti kurmak için girişimde bulundular, ancak bu girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı.[132]

Sovyetler Birliği'nin dağılması sürecinde Ermeni-Kürt ilişkileri gergin bir hal aldı. Ermeni basınının ve milliyetçilerinin 1915 Ermeni Kırımı'na Müslüman Kürtlerin de rol oynadığının neredeyse her gün hatırlatması ve buna yönelik propagandalar yapması Kürtlerin göç ettirilme sürecine yol açtı.[133] Mayıs 1991'de Ermeni birlikleri Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Laçın'a girdi ve kentin kontrolünü ele geçirdi. Kent "eski bir Ermeni şehri" ilan edildi, adı "Kaşatag" olarak değiştirildi ve yaklaşık 15.000 Kürt nüfus şehirden çıkarıldı. Benzer olarak Nisan 1993'te Kelbecer Muharebesi sonucu Ermeni birlikler Kelbecer'i ele geçirdi ve burada yaşayan Kürtleri göçe zorladı.[134] Müslüman Kürtlerin Azeriler ile birlikte iç içe yaşamaları, Azeriler ile birlikte Kürtlerin de Ermeni milliyetçileri tarafından zorla göç ettirilmesine neden oldu. Olaylarda Masis, Artaşat, Ararat gibi illerdeki Müslüman Kürtler zor göç ettirilirken, Eçmiedzin, Artaşak, Aparan, Oktyabr illerindeki Yezîdî Kürtler göçe tabi tutulmadı.[133] Ermenistan'da yaşayan 20.000'den fazla Müslüman Kürt eski Sovyet ülkelerine göç ettirildi.[135][not 14] Çatışmalardan ötürü bölge ülkelerinden zorla göç ettirilen Kürtlerin birçoğu dönemin Sovyetler Birliği Güvenlik Konseyi başkanı Yevgeniy Primakov'un girişimleriyle Rusya'ya bağlı Krasnodar'a yerleştirildi.[137]

1994 yılında BDT Kürt Örgütleri Konfederasyonu kuruldu ve Bağımsız Devletler Topluluğu üyesi ülkelerdeki Kürt örgütlerini tek bir konfederasyon altında birleştirdi.[138]

Nüfus oranlarıDüzenle

Eski Sovyet ülkeleride hâlen Kürt nüfus bulunmaktadır.[22] Bu 2010'daki nüfus sayımına göre Rusya'daki Kürt nüfus 63.818 olup, bu sayının 40.586'i Yezîdî'dir.[139] Ermenistan'daki 2011 nüfus sayımına göre ülkede 37.470 Kürt yaşamaktadır ve bu sayının 35.272'si Yezîdî'dir.[140] Gürcistan'daki 2014 nüfus sayımına göre ülkede 13.770 Kürt yaşamaktadır ve bunların 12,174'ü Yezîdî'dir.[141] Azerbaycan'daki 2009 nüfus sayımına göre ülkedeki Kürt nüfus 6.100'dür.[142] Kazakistan'da 2009 nüfus istatistiklerine göre 5.561,[143] Kırgızistan'da 2009 nüfus istatistiklerine göre 13.171,[144] Türkmenistan'da 1995 nüfus sayımına göre 6.097,[145] Özbekistan'da 1989 nüfus sayımına göre 1.839[146] Kürt yaşamaktadır.

Sosyal ve ekonomik ilişkilerDüzenle

 
Rus İmparatorluğu döneminde Ermenistan'daki Kürtler.

Kafkasya Kürtlerinin sınıfsal ayrımı Sovyetleşme döneminden çok önce başladı. Sovyetler Birliği öncesi geleneksel olarak ataerkil kabile yaşantısına sahip olan Kürtler, toplumsal ilişkilerini oba sistemi içerisinde yaşadılar. Bu obaların başında genellikle "ağa", "rûspi" veya "aksakal" ismi verilen kişiler veya yurt sahibi zengin kişiler vardı. Ağalar geçim için gerekli olan hayvancılık ekonomisinin örgütleyici pozisyonunda idi. Bu görev ağanın elinde bulunan otlaklardan ve ekin yerlerinden oluşan yurtlara sahip olmasından ileri geldi. Bu kişiler hayvan sürülerinin güdülmesi için kiraladığı çobanları ve söz konusu obaya dahil olan insanları maddi olarak sömürmekte ve halktan vergi toplamaktaydı. Yurtlara olan sahiplik ırsi bir karakter taşıdı ve atadan oğula ve diğer kuşaklara geçti. Kürtlerin sınıfsal ayrışma süreci, ekonominin piyasa için mal üretme gücüne ve Kürtlerin tümden yerleşik yaşama geçmesiyle birlikte hız kazandı. Sovyetler Birliği'nin kuruluş yıllarında Kürtlerde göçebe hayat tarzı nadir görülmekteydi.[35][70][147]

Kürtlerin yoğun yaşadığı Laçın, Kelbecer ve Kubadlı'da Türk Sultanov beylerinin atadan oğula geçen geniş arazileri mevcuttu, Kürtler bu topraklarda çalışmak zorunda bırakıldılar ve ağır vergilere tabiydiler. Kürt köylerinin çoğunda kış ayları boyunca bir öğün ekmek için tarım işçisi olarak çalışma doğal bir yaşam biçimi haline gelmişti. Kabile sistemi içerisinde tefecilik yaygındı. Müsavat Partisi hükûmeti bu ağaların hükümranlığını yasallaştırarak bu bölgelerin iktidarını Sultanovlara verdi. Xosrov Bey Sultanov Karabağ'ın genel valisi tayin edildi. Azerbaycan'ın Sovyetleştirilmesi öncesi Kelbecer'de egemen olan Goturlu beylerinin 80 hektar yayla ve ekin alanları, 45 hektar ise orman arazileri bulunmaktaydı. Bu beylerden en fakirleri olan Hadi Bey Rızaoğlu'nun 105 ineği, çok sayıda koyunu, özel çalışanları ve korumaları vardı. Bu ağalar uzun dönem boyunca Kürtler arasında korku yaymaya devam etmiştir. Özellikle Sultanovlar Sovyet öncesi dönemde keyfi kaçırma, baskın, yağma, tecavüz, toplu katliam gibi davranışlarla anılmaktaydı. Rus İmparatorluğu yetkilileri Kürtleri yöneten ağalara para ve hediye vermek onları kendi politikalarına alet etmeye çalıştı.[35] Bölgenin Sovyetleşmesi döneminden önce Kürt yerleşim birimleri on yıllar boyunca kabile ilişkilerinin henüz ortadan kalkmadığı bir ortamda sınıf mücadelesinin görüldüğü yerler oldu.[70]

Ağaların ve beylerin ayrıcalıklı konumları bölgede Sovyet sisteminin yerleşmesi, zenginliğin kaybedilmesi ve bölgedeki Kürt işçilerinin yönetime gelmesi sonucu sekteye uğradı. Sovyetleşme sonrasında köylerde sosyalist esaslara dayalı gerçekleştirilen yapılanma ile birlikte yeni toplumsal ilişkiler ortaya çıktı, ağaların etkisi kırıldı ve suç işleyenler tutuklandı. Buna karşın Azerbaycan SSC Bilimsel Araştırmalar Enstitüsü'nün 1930'lu yıllarda yaptıkları araştırmalarda Kürt köylerinde o tarihlerde hâlen rûsipîlik (yaşlı-aksakallılık) kurumlarının, köy ağalarının ve zengin unsurların imtiyaz alanı olduğunu tespit etmiştir. Enstitü, bu eski toplumsal ilişkileri kırmak için topyekûn kolektivizasyon politikalarının uygulanması ve köy ağalarının bir sınıf olarak yok edilmesi gerektiğini belirtmiştir.[70]

Sovyetler Birliği'nde Kürt kültürüDüzenle

 
İlk Kürtçe latin alfabesi olan Şemo-Marogulov alfabesinin kullanıldığı Riya Teze gazetesinin 26 Mart 1930 tarihli "Yeni alfabe doğuda büyük bir inkılap" manşetiyle çıkan ilk sayısı.

19. yüzyılda Kürtlerin Kafkasya'ya yerleşmesi sonrası Rus İmparatorluğu'unda yaşayan aydınlar arasında Kürt tarihinin araştırılmasına Kürtçe öğrenilmesine ve Kürtçe eserlerin çevrilmesine önem verilmeye başlandı. Bu çalışmalar genellikle bilim insanları, diplomatlar, sanatçılar gibi kesimler nezdinde gerçekleştirildi.[148] Buna karşın halk nezdinde Kürt kültürü genel olarak baskılanmıştı, Kürtlerin kendi ana dilleri olan Kürtçe'yi öğrenmek adına eğitim alacakları bir kurum bulunmamaktaydı. Çarlık ve ardından Azerbaycan'da kurulan Müsavat Partisi bu durumu ortadan kaldırmak için herhangi bir adım atmadı. Müsavat hükûmeti, kendine bağlı toprak ağası ve Karabağ genel valisi Xosrov Bey Sultanov aracılığıyla Kürte baskı kurdu.[26] Bu durum Müsavatçı ağaların Kürtlere alaycı bir şekilde yaklaşmasına neden oldu, Kürtler fıkralara ve gülünç lakaplara (kır-vır, kuro-viro vb.) konu olmaktaydı. Bu tür yaklaşımlarla birlikte asimilasyona maruz kalındı, hatta Kamallı gibi bazı Kürt köylerinde Kürtçe konuşulmaması kararları alındı. Sultanovlar Kürtler arasında Türkçenin hakim dil olması için özel çaba sarf ettiler. Türkçe o dönem genel bölgede yaşayan halklar tarafından anlaşılır bit dil olduğu için Kürtçe sadece yakın çevredeki iletişim için kullanılmak zorunda kaldı. Türklerle yapılan evlilikler, göçebe hayat ve alışveriş ilişkilerinde kurulan temaslar neticesinde de Kürtçe kullanımı giderek azaldı.[27] Nitekim 1926 nüfus sayımında bölgedeki Kürtlerin ağırlıklı olarak Tatarca (Azerice) konuştuğu, Kürtçe konuşanların sadece 3.123 kişi olduğu tespit edildi.[22][149]

 
Emerîkê Serdar ve Mîroyê Esed Riya Teze gazetesinin yönetiminde, 1980'ler.
 
Kürt kültürünün gelişmesi için faaliyet gösteren bazı Sovyet Kürtleri. Soldan sağa Hrayr Hovakimyan, Karlênê Çaçanî, Casimê Celîl, Celile Celil, Erebê Şemo, Emerîkê Serdar, Egîtê Xudo, Mîroyê Esed, Sarmen ve Heciyê Cindî.
 
Ermenistan SSC Yüksek Sovyetİ Prezidyumu Başkanı Babken Sarkisov, Talin'in Kürt milletvekilli Mîroyê Esed ile birlikte.

Sovyetler Birliği'nin kurulması Kürt kültürünün korunmasında hayatî bir rol oynadı.[22][150] İlk defa Kürt olmayan araştırmacıların yanında kendisi Kürt olan insanları da kürdoloji çalışmalarına katkıda bulunmaya başladı.[151] Türkiye, Suriye, Irak ve İran'daki Kürtler anadillerini kullanıp yaygınlaştırılmakta kısıtlamalarla karşı karşıya kalırken, Sovyetler Birliği'nde yaşayan Kürtler anadillerini bir standarda dönüştürdüler. Sovyetlerde üretilen materyallerin sosyalist ve anti-milliyetçi içeriği, Kürtlerin kültürel ve politik açıdan kendi kaderini tayin mücadelesinin özünü oluşturdu ve bu yayınlar tarihsel olarak Kürt kültürel üretiminin mecrası haline geldi.[152] Kitlesel okuryazarlık yolunda Ermenistan SSC'deki Kürtler ve Yezîdîler kendi dillerini üç Ermeni alfabesinde (Ermeni, Latin ve Kiril) öğrendiler. Kürdistan Uyezdi'nin ilk Kürtçe öğretmeni ve Sovyet Kürdistanı gazetesinin ilk editörü Brehimê Memmedov idi.[36] 1921'de Gürcistan'da Kürtçe okullar açıldı. Aynı yıl Yezîdî Kürtleri Kongresi gerçekleştirildi. 1925 yılında Ermenistan ve Azerbaycan'da Kürtçe eğitim veren toplam 55 okul açıldı. Birinci Kafkasya Kürtleri Konferansı 1925 yılında Ermenistan'a bağlı Hecixelil köyünde, ikini konferans ise 1926 yılında ise Talin Nahiyesi'nde gerçekleştirildi.[44] Ermenistan SSC'de 1931-32 öğretim yılında toplam 27 Kürtçe eğitim veren okul varken 1937'de bu sayı 28'e çıktı. Sadece Ermenistan SSC'de 1929-1937 yılları arasında Kürtçe 70 kitap yayınlandı. Azerbaycan SSC'de 1930-38 yılları arasında 30'dan fazla Kürtçe kitap yayınlandı. 1931'de Kürt Öğretmenler Okulu, 1932'de ise Şuşa Pedagoji Okulu'nda "Kürt Fakültesi" açıldı.[153] 1928-29 yılları arasında oluşturulan Kürtçenin ilk latin alfabesi Şemo-Marogulov alfabesi hazırlandı.[154][155][156] Çok sayıda Kürtçe yayın evi kuruldu ve çocuk kitapları dahil olmak üzere pek çok eser yayınlandı.[36][152] Latin alfabesi ile çıkarılan ilk Kürtçe gazete olan Riya Teze bunlara örnektir.[41] Riya Teze'nin ardından iki haftada bir yayınlanan Botan adlı Kürt gazetesi yayına sokuldu.[157] 1931'de Kürt dili ve edebiyatı öğretmenleri yetiştirmek üzere Erivan'da Transkafkasya Eğitim Akademisi açılır ve okulun ilk müdürü Sovyet Yezîdî yazar Erebê Şemo olur. Konusu ve kapsamı bakımından ilk kez düzenlenen 1934 Kürdoloji Kongresi Ermenistan SSC'de toplandı.[158] Şemo tarafından yazılan ilk Kürtçe roman olan Kürt Çoban 1935'te Erivan'da yayınlandı ve büyük ses getirdi.[159] 1934 yılında kadınların eğitimini konu edinen "Kadınların Selameti" adlı kitap Kürt kadınlarının gelişimini konu aldı. Aynı yıl Sovyet Kürtlerinin kültürel üretimini konu alan ve üç perdelik bir piyesten oluşan ilk Kürtçe tiyatro kitabı Riya Teze (TürkçeYeni Yol) çıktı.[36] Nado Mahmudov, Hovsep Orbeli, Eliyê Ebdilrehman, Mîroyê Esed, Heciyê Cindî, Tosine Reşid, Casimê Celîl, Emînê Evdal, Kanate Kurdo, Fêrîkê Ûsiv, Susika Simo, Eznîva Reşîd, Eskerê Boyîk, Xelîlê Çaçan, Çerkezê Reş, Karlênê Çaçanî, Firîda Cewarî, Emerîkê Serdar, Ebulqasim Lahûtî, Kamil Bedirhan ve Egîtê Xudo gibi Sovyet sanatçı, yazar ve akademisyenler Kürdolojinin ve Kürt kültürünün gelişmesi için çok sayıda çalışmaya imza attılar.[160][161][162] Bununla birlikte Kürt Marksist yazar Cigerxwîn Sovyet Kürtlerinde önemli etki yarattı.[163]

İlk Kürt filmi olan 1926 çıkışlı Zare, Ermenistan SSC'deki film stüdyosu olan Armenfilm tarafından üretildi. Hamo Beknazaryan'ın yönetmenliğini yaptığı film, genç bir Yezîdî Kürt kızı olan Zare'nin, Ekim Devrimi arifesinde çoban Saydo'ya olan sevgisini konu alır. Film, Kürt sinemasının klasikleri arasında yer alır.[22] 1938 yılında Sovyetler Birliği'nde yaşayan Kürtlerin Ekim Devrimi ile birlikte değişen toplumsal yaşantısını konu alan Sovyet Kürdistanı belgeseli yayınlandı.[36] Sovyet Ermeni besteci Aram Haçaturyan'nin en bilinen balelerinden olan Gayaneh Kürtçe karakterler ve temaları içerir. Orijinal libretto, Ermenistan sınırında Sovyet-Türkiye sınırında bulunan dağlık alandaki bir kolhozun arka planında yer alan Ermenileri, Kürtleri ve Rusları içeren etnik bir aşk hikâyesidir. Bale, en çok Haçaturyan'ın "Kürtlerin Dansı" olarak adlandırdığı ateşli Kılıç Dansı ile bilinir.[22]

Erivan Radyosu'nun Kürtçe yayınları 1955'te başladı ve Sovyetler Birliği sınırlarının ötesindeki Kürtler üzerinde de büyük bir etkisi oldu. Eznîva Reşîd radyonun ilk spikeridir.[164] Komşu ülkelerdeki, özellikle de Türkiye'deki Kürtler Sovyet aktarımlarına bizzat ulaştı ve yasaklı halde bulunan ana dillerini bu radyodan dinlediler.[22] Yayınlar Kürt etnik kimliğine dair farkındalık oluşturmak için son derece önemliydi ve Sovyetler Birliği'nin ulusal bilinç ve sosyalizme dair söylemleri birçok Kürt grup arasında güçlü bir şekilde yankı buldu.[22] Erivan Radyosu Kürt Departmanı'nın başında Sovyet Kürt aydın Casimê Celîl vardı. Celîl'in çocukları Ordîxanê Celîl, Celile Celil ve Cemîla Celîl de bu kültürel davanın takipçisi oldular. Bu anlamda Celîl ailesi Ermenistan SSC'deki Kürt kültürel hareketin temel parçasıydı. Ailenin Orta Asya'ya gönderilenler başta olmak üzere Sovyetler Birliği'ndeki bütün Kürtlerle teması yoğun bir şekilde devam etti.[101][165]

Nüfus sayımlarıDüzenle

 
1989 yılında Kürt nüfusun Sovyet cumhuriyetlerine göre dağılımı.
  50.000+ kişi
  25.000-50.000 kişi
  10.000-25.000 kişi
  1000-10.000 kişi
  1-1000 kişi

Sovyetler Birliği'nin kuruluşu sonrası 1926'da yapılan nüfus sayımına göre ülkede yaşan Kürt sayısı 54,661 olarak belirlendi.[166] 1989 yılındaki sayım sonuçlarına göre ülkede toplam 152.717 Kürt yaşamaktaydı.[1] 1926'da en büyük Kürt nüfus 41.193 ile Azerbaycan SSC'de yaşamaktaydı.[53] 1939 ve sonraki yıllardaki sayımlarda ise Kürtlerin en fazla Ermenistan SSC'de, ikinci olarak ise Gürcistan SSC'de yaşadığı tespit edildi.

1989 sayımına göre Rusya SFSC'de toplam 4.724 Kürt yaşamaktaydı.[167] Yerleşim yeri olarak olarak ise Moskova'da 209,[168] Leningrad'da 135,[169] Komi Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nde 37,[170], Kaluga Oblastı'nda 20,[171] Arhangelsk Oblastı'nda 19,[172] İvanovo Oblastı'nda 18,[173] Kaliningrad Oblastı'nda ise 17[174] Kürt kayda geçti.

Yıllara göre nüfus sayımı sonuçlarının bulunduğu aşağıdaki tablolarda bölgelere göre Kürt nüfus listelenmiştir.

Rus İmparatorluğu
Bölge 1897[16]
Kafkasya Genel Valiliği 99.836
Rus Türkistanı veya Orta Asya 112
Avrupa Rusyası 1
Toplam Rus İmparatorluğu 99.949
Sovyetler Birliği
Bölge 1926[166] 1939[175] 1959[176] 1979[177] 1989[1]
Transkafkasya SFSC[not 15] 52.173
Ermenistan SSC 20.481 25.627 50.822 56.127
Gürcistan SSC 12.915 16.212 25.688 33.331
Azerbaycan SSC 6.005 1.487 5.676 12.226
Kazakistan SSC 2.387 6.109 17.692 25.425
Türkmenistan SSC 2.308 1.954 2.263 3.521 4.387
Özbekistan SSC 1 156 1.354 982 1.839
Kırgızistan SSC 1.490 4.783 9.544 14.262
Tacikistan SSC 7 15 27 56
Rusya SFSC 178 387 855 1.631 4.724
Ukrayna SSC 1 90 65 122 238
Beyaz Rusya SSC 5 10 117 66
Moldova SSC 9 15 9
Letonya SSC 3 10 11
Estonya SSC 3 2 13
Litvanya SSC 4 9 3
Toplam Sovyetler Birliği 54.661 45.877 58.799 115.858 152.717

Ayrıca bakınızDüzenle

NotlarDüzenle

  1. ^ Bazı Rus tarihçiler dönemin Rus yetkililerinin "biz savaş zoruyla Kürtlerle baş edemeyiz. Kürt aşiretlerine ve Kürtlerin evine sızmanın yollarını bulmalıyız. Ne yapıp edip çelişkilerini, örf ve adetlerini öğrenmeliyiz ki aralarına girmeyi başaralım." dediklerini belirtmektedir.[8]
  2. ^ I. Dünya Savaşı döneminde 300 bin ile 500 bin arasında Yezîdî kitlesel katliamlar sonucu hayatını kaybetti. I. Dünya Savaşı'ndan önce 750.000'den fazla Yezîdînin Osmanlı İmparatorluğu topraklarında yaşamaktaydı, ancak savaş sonrasında 250 bin civarında Yezîdî hayatta kaldı ve bu hayatta kalanların büyük bir kısmı yaşadıkları yerlerden göç ettiler. Bu kapsamda Kafkasya dışında Sincar Dağları'na 100 bin, Batman ve Diyarbakır bölgelerine 12 bin, Kamışlı bölgesine ise 15 bin Yezîdî göç etti.[19]
  3. ^ Hovsep Orbeli'in özellikle Müküs'e (günümüzde Bahçesaray) gelerek araştırdığı konular ileride farklı konu başlıklarıyla yayınlandı. Müküs'te Folklor ve Gündelik Yaşam adlı eseri 1982 ilk kez yayınlandı.[24] (Türkçe baskısı 2011'de basıldı.[25]) Ferhenga Kurdî û Rusî (Türkçe: Kürtçe ve Rusça Sözlük) adlı eseri ise 2002'de Erivan'da yayınlandı.[23]
  4. ^ Sovyetler Birliği'nde kimi bölgelerde yer alan "uyezdler", alt birim idareleri olan küçük yerel yönetimlere verilen isimdir.[51]
  5. ^ Kürdistan Uyezdi yönetiminin başına Azeri Bolşevik Hüsü Hacıyev getirilmiştir. Bu karar Ermenistan SSC yönetimi tarafından hoş karşılanmamasına karşın, Dağlık Karabağ'dan sonra bu bölgedeki Azerbaycan etkisinin bir nebze azalması Ermenistan SSC yöneticilerini mutlu etmiştir.[51]
  6. ^ Şeyh Said İsyanı'nın bastırılmasından sonra Türkiye'nin karşıtlığı daha da arttı. Özellikle 1920'li yıllarda Sovyetler Birliği ve Türkiye arasındaki görüşme ve anlaşmalarda Kürt otonomisine dair konuların sıklıkla geçtiği görülür.[55]
  7. ^ Kazakistan arşivinde bulunan 9 Kasım 1938 tarihli belgeye göre 1937 sonbaharında Kafkasya'dan Kazakistan'a 1.121 Kürt ve Ermeni ailesi göç ettirilmiştir.[67]
  8. ^ Mart 1946'da Mahabad'ın resmî yayını olan Kurdistan gazetesinde Mustafa Barzani'nin de dahil olduğu dört subayın general rütbesine terfi ettirildiğine dair kararname yayınlandı. Barzani daha sonra Sovyetler Birliği'ndeki Frunze Harp Akademisi'nde aldığı eğitimin ardından "Sovyet generali" unvanını bir kez daha almıştır.[66]
  9. ^ Nazi Almanyası'nın Sovyetler Birliği'ne 22 Haziran 1941'deki saldırısı sonrasında savaşın başladığı dönemde İran'ın başında bulunan Rıza Şah, Nazi Almanyası ile yakın ekonomik ve siyasi işbirliği içindeydi. Sovyetler savaşa dahil olduğunda İran sınırı Sovyetler Birliği'ne karşı bir saldırı/harekât alanı olarak kullanılmaya başlandı. Yapılan uyarılar İran tarafından dikkate alınmayınca Kızıl Ordu birlikleri 25 Ağustos 1941'de, 26 Şubat 1921 tarihli Sovyet-İran Antlaşması'nın 6. maddesine dayanarak İran'ın kuzey bölgelerine girdi. Söz konusu antlaşmanın 6. maddesi, İran topraklarının Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti'ne karşı saldırganlık için kullanılması halinde bu tehdidi ortadan kaldırmak üzere Rusya hükümetine İran'a asker gönderme hakkı tanıyordu. Sovyet hükûmeti bu anlaşmada tehdidin ortadan kalkmasından sonra İran'dan çekilmeyi de taahhüt etmiştir.[40][89]
  10. ^ İran'daki Kürt ve Azeri temsilcilerin görüşmeleri neticesinde Kasım 1945'te kurulan Azerbaycan Millî Hükûmeti ile Ocak 1946'da kurulan Mahabad Cumhuriyeti arasında 23 Nisan 1946'da dostluk ve işbirliği anlaşması imzalanmıştır.[40][89]
  11. ^ 25 Mayıs 1989 tarihinde Sovyetler Birliği parlamentosunun 1. Kurultayının gerçekleşeceğini öğrenen Mehmet Babayev, M. S. Mustafayev gibi bazı Sovyet Kürt aktivistleri kurultay öncesi Moskova'daki Puşkin Meydanı'nda miting yapmaya kararı verdi. Mart 1989'da Babeyev ve Mustafayev öncülüğünde Kazakistan'ın Aşıbulak köyünde Knyaze Eliyê Asik'in evinde toplantı düzenlendi. Toplantında Yekbûn adıyla kurulacak yeni oluşumun amaç ve hedefleri belirlenerek gerçekleştirilecek mitingin ayrıntıları konuşuldu. [113]
  12. ^ Bu dönemde Yekbûn "otonomcular" ve "kültürcüler" olarak iki gruba ayrılmıştı. "Otonomcular" tek çözümün özerklik olduğunu savunurken, "kültürcüler" kültürel özerkliğinin savunulması gerektiğini ifade ettiler. Grup arasındaki keskin görüş ayrılıkları mücadelenin genel seyrini etkiledi.[125] Nitekim Sovyetler Birliği Yüksek Sovyeti yetkilisi Refik Nişanov Yekbûn heyetine, "Öncelikle Kızıl Kürdistan'ı canlandırma konusundaki görüşleriniz netleştirmeden bana gelmeyin, yoksa sorunu çözemeyiz." demiştir.[124]
  13. ^ Mustafayev konuyla ilgili 2014 yılında Rûdaw'a verdiği röportajda "Azerbaycan 1991'de Sovyet Rusya’dan ayrılıp bağımsızlığını ilan edince, parlamentosu da Türk olduklarını, dillerinin Türkçe olduğunu ve topraklarının da Türkiye’ye ait olduğunu duyurdu. Onların meşhur bir sözü var; “Tek millet, iki devlet” diye. Rusya ve Ermenistan bu durumdan rahatsız olunca bizden Kızıl Kürdistan’ı ilan etmemizi istediler ve silah dahi gereken her türlü desteği sağlayacaklarını belirtiler. ... Rusya kendi çıkarları için bir kez daha Kürtler’le dostane ilişkiler geliştirmek zorunda kaldı. Rusya kendi güvenliği için Azerbaycan ve Türkiye’ye komşu olmaktansa, Kızıl Kürdistan'a komşu olmayı tercih ediyordu. Ermenistan da Rusya'yla bağlantı için Kafkasya Kürdistanı'na ihtiyaç duyuyordu. .. 1992 yılında Kızıl Kürdistan'ı ilan ettiğimizde Laçin başkent oldu. Kelbecer, Gubedli, Zengile ve Cebrayil şehirleri de devletin sınırları içinde yer aldı. İki ay sonra Rusya'nın isteği üzerine Moskova'ya gittim. Dışişleri yetkisiyle, yapılabilecek yardım ve ilişkilerimiz hakkında bir toplantı yaptık." ifadelerini kullanmıştır.[129]
  14. ^ Bu dönemde Kürtlerin Azerilere destek vermemesine yönelik girişimler olmuştur. Kürtler arasında "Suren Ayvazyan/Komünist Parti üyesi, 11 Mayıs 1989" adıyla imzalanan "Kürt halkına çağrı" başlıklı bir bildiri dağıtılmaktaydı. Bildiride "Ermeniler ve Kürtler aynı tarihî kökten gelmektedirler; Hint Avrupa dilleri ailesine mensup halklarız, kültürümüz ortaktır. Azerbaycan'da Kürtçe okullar, derslikler, gazete ve tiyatrolar bulunmamaktadır. En önemlisi Kürt halkı 'yok' sayılmaktadır! Ancak komşu Ermenistan'da Kürtlerin millî okulları, gazetesi, tiyatrosu, çeşitli müzik grupları vardır. Kürt yazarlarının ve bilim insanlarının eserleri yayınlanmaktadır. Erivan Üniversitesi'nde Ermenistan Bilimler Akademi'sinde Kürt araştırma bölümleri faaliyet göstermektedir. Kürt kardeşlerimiz! Sovyetler Birliği parlamentosuna başvurarak Azerbaycan'daki çiğnenmiş haklarınıza kavuşma çabası yürütün, Kelbecer, Laçın illerinde Kürt otonomisinin inşasına çalışın. Azerbaycan'da Kürdün onurlu isminin tarihe karışmaması için mücadele edin!" yazılıydı.[136]
  15. ^ Transkafkasya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti, 1936'dan sonra Azerbaycan SSC, Ermenistan SSC ve Gürcistan SSC'ye bölündü.

KaynakçaDüzenle

Özel;
  1. ^ a b c d e f g h i j k l Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; SSCB1989 isimli refler için metin temin edilmemiş (Bkz: Kaynak gösterme)
  2. ^ a b Bedirxan 2010, s. 17, 77.
  3. ^ Demir 2008, s. 72.
  4. ^ Keleş, Nevzat (2016). Şeddâdîler (951-1199): Ortaçağ'da bir Kürt hanedanı. Bilge Kültür Sanat. ISBN 9786059241908. 
  5. ^ Bedirxan 2010, s. 76.
  6. ^ Bedirxan 2010, s. 17-18.
  7. ^ a b Sozeri 2019, s. 22.
  8. ^ a b c d e Zana, Hêvidar (24 Kasım 2019). "Ünlü Kürt aydın: Halkların kardeşliği yoktur, dostluğu vardır". Rûdaw. 3 Ocak 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Mart 2020. 
  9. ^ Şahin 1999, s. 217-218.
  10. ^ G. Shahbazyan, G. "РОССИЯ И ПРОБЛЕМА КУРДОВ" (Rusça). Rau.su. 22 Aralık 2005 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Şubat 2020. 
  11. ^ a b c d Viires, Ants; Vahtre, Lauri (2001). The Red Book of the Peoples of the Russian Empire / Kurds (İngilizce). 6 Kasım 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Şubat 2020. 
  12. ^ Bedirxan 2010, s. 107.
  13. ^ Eppel 2016, s. 81.
  14. ^ a b Sozeri 2019, s. 23.
  15. ^ Vanly 2005, s. 152.
  16. ^ a b "Первая всеобщая перепись населения Российской Империи 1897 г. Распределение населения по родному языку, губерниям и областям" (Rusça). Demoscope.ru. 15 Temmuz 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Şubat 2020. 
  17. ^ Dağ 2014, s. 66, 70.
  18. ^ Dağ 2014, s. 70.
  19. ^ a b Now, G. P. (2011). "The Virtually Unknown Genocide of Yezidis by the Turks along With the Armenians, Assyrians, and Greeks". Genocide Prevention Now (İngilizce), 5. 
  20. ^ Six-Hohenbalken, Maria (2019). "The 72nd Firman of the Yezidis: A "Hidden Genocide" during World War I?". Genocide Studies International (İngilizce). 13 (1). s. 52-76. ISSN 2291-1847. 
  21. ^ a b Sozeri 2019, s. 23-24.
  22. ^ a b c d e f g h i j k l m n o Shakarian, Pietro A. (13 Kasım 2017). "Top Ten Origins: Russia's Relations with the Kurds" (İngilizce). Origins.osu.edu. 5 Ocak 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Şubat 2020. 
  23. ^ a b Alakom 2019, s. 10.
  24. ^ Iosif Abgaroviç Orbeli (1982). Фольклор и быт Мокса (Rusça). Moskova: Наука. 
  25. ^ Orbeli, Iosif Abgaroviç (2011). Li Muksê Folklor û Jîyana Rojane (Kürtçe). İstanbul: Nûbihar Yayınları. ISBN 978-6055402006. 
  26. ^ a b Can 2017, s. 257-258.
  27. ^ a b Can 2017, s. 258.
  28. ^ Beşikçi 2015, s. 47.
  29. ^ Karataş, Y. Yılmaz. Demokratik Barışçı Çözüm ve Kürt Sorunu. Evrensel Basım Yayın. ISBN 9786054834747. Erişim tarihi: 18 Şubat 2020. 
  30. ^ Can 2017, s. 47-48.
  31. ^ Can 2017, s. 51.
  32. ^ Can 2017, s. 74.
  33. ^ Can 2017, s. 57.
  34. ^ Can 2017, s. 72-73.
  35. ^ a b c Şahin 1999, s. 220.
  36. ^ a b c d e f "Ekim Devriminin 100. yılında Sovyet Kürtleri". Gazete Manifesto. 13 Kasım 2017. 6 Kasım 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Şubat 2020. 
  37. ^ a b Bedirxan 2010, s. 27.
  38. ^ Bedirxan 2010, s. 27-28.
  39. ^ Bedirxan 2010, s. 28.
  40. ^ a b c d e Karataş, Yusuf (5 Mayıs 2020). "Sovyetlere vurmanın dayanılmaz hafifliği!". Kovara Dilop. 6 Mayıs 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Mayıs 2020. 
  41. ^ a b Başeğmez, Bekir Can (30 Mayıs 2015). "Sovyetler Birliği'ndeki Ulusal Kürt Edebiyatı". Sol. 1 Aralık 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Şubat 2020. 
  42. ^ Pohl 2017, s. 36.
  43. ^ Özdemir 2018, s. 204.
  44. ^ a b c Can 2017, s. 75.
  45. ^ Şamil 2007, s. 24.
  46. ^ a b Akbulak, Emrah (7 Mayıs 2016). "Erivan'da önce Kürtler vardı". Rûdaw. 15 Haziran 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Şubat 2020. 
  47. ^ "2894 Nolu Özel Klasör". Azerbaycan Cumhuriyeti Millî Arşiv İdaresi. s. 67. 
  48. ^ Askerov 2005, s. 48.
  49. ^ Babayan, David (8 Aralık 2005). "Красный Курдистан: геополитические аспекты создания и упразднения" (Rusça). Noravank.am. 28 Mayıs 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Şubat 2020. В течение всего 1921г. было опубликовано множество материалов о том, что в Красном Курдистане начался страшный голод. Кстати, первое упоминание названия «Курдистан» связано именно с голодом. В мае 1921г. на одной из сессий ЦИК Азербайджана рассматривался вопрос голода в Курдистане. По масштабам голода Курдистан даже сравнивали с Поволжьем. 14 ноября 1921г. председатель Совнаркома Азербайджана Н.Нариманов послал телеграмму Ленину и проинформировал советского вождя о том, что создан Азербайджанский государственный банк. В этой же самой телеграмме Нариманов отметил, что 40 млн рублей направлены на помощь голодающим братского Поволжья и Курдистана в знак пролетарской солидарности. В.Ленин на данную телеграмму отреагировал через три дня и в своем кратком ответном послании охарактеризовал помощь голодающему Поволжью и Курдистану как знак готовности маршировать под знаменем Красного интернационала трудящихся. 
  50. ^ Can 2017, s. 76.
  51. ^ a b c Alpaslan, Kavel (1 Eylül 2017). "Lenin'in Kızıl Kürdistan'ı". Gazete Duvar. 24 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Şubat 2020. 
  52. ^ Beşikçi, İsmail (9 Aralık 2009). "Ermenistan-Azerbaycan Çatışmasında Kızıl Kürdistan". Zazaki.net. 10 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Şubat 2020. 
  53. ^ a b "Всесоюзная перепись населения 1926 года. Национальный состав населения по регионам республик СССР" (Rusça). Demoscope.ru. 21 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Şubat 2020. 
  54. ^ Bedirxan 2010, s. 22-23, 31, 80.
  55. ^ Bedirxan 2010, s. 80.
  56. ^ Kutlay 2002, s. 209-210.
  57. ^ Bedirxan 2010, s. 84.
  58. ^ a b c d e Peyrat 2019, s. 53.
  59. ^ Bedirxan 2010, s. 85, 87-88.
  60. ^ Bedirxan 2010, s. 86.
  61. ^ Bedirxan, 2010 & 88.
  62. ^ a b c "Депортации курдов в СССР 1937-47" (Rusça). Kurdistan.com.ua. 16 Ağustos 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Şubat 2020. 
  63. ^ a b c Ballı 1991, s. 293.
  64. ^ Bedirxan 2010, s. 59.
  65. ^ Can 2017, s. 291, 509.
  66. ^ a b c Aegleton 1989, s. 186.
  67. ^ Can 2017, s. 509.
  68. ^ Can 2017, s. 498.
  69. ^ Can 2017, s. 266, 292.
  70. ^ a b c d Bukşpan, A. B. (2007). Azerbaycan Kürtleri. Pêrî Yayınları. ISBN 9789759010652. 
  71. ^ Ballı 1991, s. 374.
  72. ^ Can 2017, s. 301.
  73. ^ Şamil 2007, s. 18-19.
  74. ^ Can 2017, s. 510-511.
  75. ^ Can 2017, s. 267.
  76. ^ a b Can 2017, s. 511.
  77. ^ Can 2017, s. 510.
  78. ^ Can 2017, s. 100-101.
  79. ^ Can 2017, s. 101-102.
  80. ^ Can 2017, s. 101.
  81. ^ a b Can 2017, s. 102.
  82. ^ Şedadî, Kamîz (10 Mayıs 2019). "Nazilere karşı savaşan Kürt asker 'Kahraman' unvanı aldı". Rûdaw. 13 Haziran 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Şubat 2020. 
  83. ^ "Eliyê Ebdilrehman: Jîyan û berhemên wî" (Kürtçe). Riya Teze. 31 Ocak 2017. 30 Mayıs 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Mart 2020. Elî di komarên Ukraynayê û Belorûsyayê de şer kirîye, di nav erd û çiyayên Romanyayê, Polonyayê, Çekoslovakyayê û Almanyayê xebitîye Copyright © 2016 by Krd.RiaTaza.com Çar madalye jê re hatine dayîn: ya yekê Partîzanî, Serkevtina Şerê Niştimanî, Rizgarbûna Mozkovayê û Rizgarbûna Qafqasyayê. 
  84. ^ Pohl 2017, s. 39.
  85. ^ Can 2017, s. 100.
  86. ^ Can 2017, s. 113.
  87. ^ a b Sozeri 2019, s. 24.
  88. ^ Peyrat 2019, s. 47.
  89. ^ a b Yeşil 2012, s. 19.
  90. ^ Can, Mehmet (27 Mart 2017). "Mahabad'tan Rojava'ya Kürt-Rus ilişkileri". Marksist.org. 1 Nisan 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Şubat 2020. 
  91. ^ Kassemlu 1992, s. 57.
  92. ^ Kassemlu 1992, s. 58.
  93. ^ Sozeri 2019, s. 24-25.
  94. ^ a b Lisenkov 2019, s. 58.
  95. ^ Yeşil 2012, s. 21.
  96. ^ Can 2017, s. 361-363.
  97. ^ Angelika 2019, s. 17.
  98. ^ Reisinezhad 2019, s. 29.
  99. ^ a b Angelika 2019, s. 19.
  100. ^ Avshalom H., Rubin (2007). "Abd al-Karim Qasim and the Kurds of Iraq. Centralization, Resistance and Revolt, 1958-1963". Middle Eastern Studies (İngilizce). 43 (3). s. 353-382. 
  101. ^ a b Peyrat 2019, s. 51.
  102. ^ Rooy 1963, s. 506-507.
  103. ^ Peyrat 2019, s. 52.
  104. ^ "SSCB Dışişleri Bakanlığı'nın Moskova'daki Türkiye Büyükelçiliğine notası". Record of the Kurds. 9 Temmuz 1963. s. 375-378. 
  105. ^ Angelika 2019, s. 21.
  106. ^ Reşid 2011, s. 121.
  107. ^ Bedirxan 2010, s. 79.
  108. ^ Grojean, Olivier (2017). La révolution kurde: Le PKK et la fabrique d'une utopie. La Découverte (Fransızca). La Découverte. ISBN 9782707188472. 
  109. ^ Balcı, Ali (2017). The PKK-Kurdistan Workers’ Party’s Regional Politics: During and After the Cold War (İngilizce). Palgrave Macmillan. ISBN 978-3319422183. 
  110. ^ Gasymly 2010, s. 175.
  111. ^ Vanly 2005, s. 167.
  112. ^ Bedirxan 2010, s. 61.
  113. ^ Bedirxan 2010, s. 90.
  114. ^ Bedirxan 2010, s. 69.
  115. ^ Bedirxan 2010, s. 61-62.
  116. ^ Nodar, Mosaki (2016). "O vystuplenii Sh.Kh. Mgoi po kurdskoj probleme v Sirii v 1987 godu". Vostochnyj Arkhiv (Rusça). 2 (34). s. 89-95. 
  117. ^ van Bruinessen, Martin (14-18 Ekim 1995). "The Impact of the Dissolution of the Soviet Union on the Kurds" (İngilizce). Saint Petersburg: International Conference on Islam and Ethnicity in Central Asia. 
  118. ^ Bugaj, N. F.; Broev, T. M.; Broev, R. M. (1993). Sovetskie Kurdy (Rusça). Moskova: Vremja peremen. 
  119. ^ Peyrat 2019, s. 54.
  120. ^ Bedirxan 2010, s. 63.
  121. ^ Bedirxan 2010, s. 65.
  122. ^ Bedirxan 2010, s. 65-66.
  123. ^ Bedirxan 2010, s. 67.
  124. ^ a b c Bulut, Faik. "1991'de Özerk Kızıl Kürdistan'a Türkiye nasıl engel oldu?". Gazete Duvar. 18 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Mart 2020. 
  125. ^ Bedirxan 2010, s. 68.
  126. ^ Bedirxan 2010, s. 68, 90.
  127. ^ Yalın, İhsan (20 Nisan 2019). "Kızıl Kürdistan'ın kurucusu yaşamını yitirdi". Kurdistan 24. 23 Nisan 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Mayıs 2020. 
  128. ^ Omer, Tekdemir (2016). "International Politics of the Kurds and Russian Intervention in the Middle East" (PDF). International Affairs Forum Winter 2016 (İngilizce). s. 131-136. Erişim tarihi: 4 Mayıs 2020. In 1992, with the assistance of Russia and Armenia, the president of the Caucasian Kurdistan Freedom Movement, Wekil Mustafayev, proclaimed the reformation of Red Kurdistan in Lachin during the Nagorno-Karabakh War between Armenia and Azerbaijan. 
  129. ^ Mihemed, Xoşewi (23 Ağustos 2014). "Wekil Mustafayev'in yaşama sebebi: Kızıl Kürdistan". Rûdaw. 8 Nisan 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Mayıs 2020. 
  130. ^ Bedirxan 2010, s. 47, 93.
  131. ^ Bedirxan 2010, s. 47, 55, 78.
  132. ^ "Stalin Yıkıcılığı ve Kürdistan". Indymedia.org. 22 Ekim 2005. 3 Aralık 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Mart 2020. 
  133. ^ a b Bedirxan 2010, s. 91.
  134. ^ Izady, Mehrdad R. (Kasım 1998). "Kafkasya'da Ermenilerin Kürt Soykırımı". Basnews. 28 Şubat 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Şubat 2020. 
  135. ^ Bedirxan 2010, s. 92.
  136. ^ Bedirxan 2010, s. 98-99.
  137. ^ Bedirxan 2010, s. 96.
  138. ^ Mufti 2009, s. 111.
  139. ^ "Всероссийская перепись населения 2010 г. Национальный состав населения Российской Федерации" (Rusça). Demoscope.ru. 16 Temmuz 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Mart 2020. 
  140. ^ "Բնակչությունը (քաղաքային, գյուղական) ըստ ազգության, սեռի և տարիքի" (PDF) (Ermenice). Armstat.am. 15 Kasım 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 2 Mart 2020. 
  141. ^ "Ethnic Composition of Georgia 1926 - 2014" (PDF) (İngilizce). Csem. 28 Kasım 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 2 Mart 2020. 
  142. ^ "Ethnic composition of Azerbaijan: 2009 census". Pop-stat.mashke.org. 19 Temmuz 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Mart 2020. 
  143. ^ "2009 ЖЫЛҒЫ ҚАЗАҚСТАН РЕСПУБЛИКАСЫ ХАЛЫҚ САНАҒЫ" (Kazakça). Stat.gov.kz. Erişim tarihi: 2 Mart 2020. 
  144. ^ "Population and Housing Census of the Kyrgyz Republic of 2009" (PDF) (İngilizce). Unstats.un.org. 27 Mart 2010 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Mart 2020. 
  145. ^ "Итоги всеобщей переписи населения Туркменистана по национальному составу в 1995 году" (Rusça). Asgabat.net. 10 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Mart 2020. 
  146. ^ "Всесоюзная перепись населения 1989 года. Национальный состав населения по республикам СССР" (Rusça). Demoscope.ru. 30 Ekim 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Mart 2020. 
  147. ^ Can 2017, s. 234-249.
  148. ^ Çağlayan 2015, s. 324-325.
  149. ^ Can 2017, s. 512.
  150. ^ Arikan, Ali Ufuk (20 Şubat 2016). "Özkan Öztaş'la 'SSCB'de Kürt Sanatı' kitabı üzerine". Sol. 17 Ağustos 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Şubat 2020. 
  151. ^ Özdemir 2018, s. 206.
  152. ^ a b "'Kürtlerin Ermenistanı'nı yetiştiren çocuk kitaplarının izinde". Agos. 12 Mayıs 2017. 10 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Şubat 2020. 
  153. ^ Can 2017, s. 75-76.
  154. ^ Têmûrê Xelîl. Elfabeya pêşin, romana pêşin û romannivîsê pêşin 21 Aralık 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (Kürtçe) 26 Mayıs 2009, Erişim tarihi: 17 Şubat 2020.
  155. ^ Marogulov u Ə. Ş. (1929). Xө-xө hinbuna xөndьna nvisara kyrmançi, Nəşre dəwləţe Şewre Ərmənistane, Revan.
  156. ^ Celile Celil. Kürt Halk Tarihinden 13 İlginç Yaprak 20 Aralık 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., 2008, Erişim tarihi: 17 Şubat 2020, ISBN 9756106785
  157. ^ Chrysanthopoulos 2002, s. 146.
  158. ^ Michael Kemper; Stephan Conermann (2011). The Heritage of Soviet Oriental Studies (İngilizce). Routledge. ISBN 9781136838538. Erişim tarihi: 28 Şubat 2020. 
  159. ^ Tekpınar, İbrahim (11 Eylül 2017). "Kürt edebiyatının ilk romanı Şivane Kurmanca". Gaia. 26 Şubat 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Şubat 2020. 
  160. ^ Can 2017, s. 77-95.
  161. ^ Alakom 2019, s. 9-10.
  162. ^ Uzun 2010, s. 69.
  163. ^ Can 2017, s. 112.
  164. ^ Avcı, Ebru (Ocak 2014). "Diasporada Bir Kürt Müzisyen: Nizamettin Arıç" (PDF). İstanbul Teknik Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi. 20 Ekim 2017 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Şubat 2020. 
  165. ^ Yüksel, Metin (2013). Kurdolojî û Malbata Celîlan (Kürtçe). İstanbul: Avesta. ISBN 9786055279653. 
  166. ^ a b "Всесоюзная перепись населения 1926 года. Национальный состав населения по республикам СССР" (Rusça). Demoscope.ru. 28 Ağustos 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Şubat 2020. 
  167. ^ "Всесоюзная перепись населения 1989 года. Национальный состав населения по регионам России" (Rusça). Demoscope.ru. 20 Ağustos 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Mart 2020. 
  168. ^ "Всесоюзная перепись населения 1989 года. Национальный состав населения по регионам России" (Rusça). Demoscope.ru. 25 Haziran 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Mart 2020. 
  169. ^ "Всесоюзная перепись населения 1989 года. Национальный состав населения по регионам России" (Rusça). Demoscope.ru. 30 Mart 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Mart 2020. 
  170. ^ "Всесоюзная перепись населения 1989 года. Национальный состав населения по регионам России" (Rusça). Demoscope.ru. 10 Ağustos 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Mart 2020. 
  171. ^ "Всесоюзная перепись населения 1989 года. Национальный состав населения по регионам России" (Rusça). Demoscope.ru. 10 Kasım 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Mart 2020. 
  172. ^ "Всесоюзная перепись населения 1989 года. Национальный состав населения по регионам России" (Rusça). Demoscope.ru. 7 Kasım 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Mart 2020. 
  173. ^ "Всесоюзная перепись населения 1989 года. Национальный состав населения по регионам России" (Rusça). Demoscope.ru. 9 Kasım 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Mart 2020. 
  174. ^ "Всесоюзная перепись населения 1989 года. Национальный состав населения по регионам России" (Rusça). Demoscope.ru. 9 Kasım 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Mart 2020. 
  175. ^ "Всесоюзная перепись населения 1939 года. Национальный состав населения по республикам СССР" (Rusça). Demoscope.ru. 28 Ağustos 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Şubat 2020. 
  176. ^ "Всесоюзная перепись населения 1959 года. Национальный состав населения по республикам СССР" (Rusça). Demoscope.ru. 4 Ocak 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Şubat 2020. 
  177. ^ "Всесоюзная перепись населения 1970 года. Национальный состав населения по республикам СССР" (Rusça). Demoscope.ru. 14 Eylül 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Şubat 2020. 
Genel;

Dış bağlantılarDüzenle