Gürcistan Krallığı

Gürcistan Krallığı (Gürcüce: საქართველოს სამეფო “sakartvelos samepo” ya da Birleşik Gürcistan - ერთიანი საქართველო “ertiani sakartvelo”) ya da Gürcü İmparatorluğu, orta çağda kurulmuş olan Gürcü krallığı. Gürcistan pek çok alanda, Altın Çağ olarak adlandırılan dönemi bu krallık zamanında yaşamıştır.

Gürcistan Krallığı
საქართველოს სამეფო (Gürcüce)
sakartvelos samepo
1008-1490
Gürcistan Krallığı bayrağı
Bayrak
{{{arma_açıklaması}}}
Arma
Gürcistan İmparatorluğu'nun en geniş sınırları.
Gürcistan İmparatorluğu'nun en geniş sınırları.
Başkent Kutaisi (1008-1122)
Tiflis (1122-1490)
Yaygın diller Gürcüce
Hükûmet Feodal Monarşi
Kral  
• 1008-1014 (ilk)
III. Bagrat
• 1478-1490 (son)
II. Konstantin
Yasama organı Darbazi
Tarihçe  
• Birleşme
1008
1122-1226
• Fetret devri
1245–1247
• Doğu ve Batı olarak bölünme
1247–1329
• Yeniden birleşme
1329
• Dağılışı
1490
Yüzölçümü
1213-1245 250.000 km2 (97.000 sq mi)
Nüfus
• 1254
2.4 ya da 2.5 milyon [1][2] yada ~5 milyon[3]
Öncüller
Ardıllar
Abhazya Krallığı
İberlerin Krallığı
Kaheti-Hereti Krallığı
Lori Krallığı
Tiflis Emirliği
Kaheti Krallığı
Kartli Krallığı
İmereti Krallığı
Samtshe Prensliği

KuruluşuDüzenle

Gürcistan Krallığı’nın kuruluşu, Tao-Klarceti kralı III. Davit Kuropalati’nin üvey oğlunu III. Bagrat’ı Kartli kralı ilan etmesine kadar uzanır. III. Davit 978’de III. Bagrat’ı Aphazların kralı da ilan etti. III. Bagrat 1001 yılında III. Davit'in toprakları olan Klarceti’yi, 1008’de de babasının idaresindeki Tao’yu aldı. Bu şekilde Gürcistan’ı tek bir devlet çatısı altında birleştirdi ve kendisi de birleşik Gürcistan’ın, Gürcistan Krallığı’nın ilk hükümdarı oldu. Bu dönemde, Kaheti-Hereti dışında, bütün Gürcü krallıkları ve prenslikleri bu birleşik krallığın sınırları içinde kalıyordu. Tiflis ve çevresi de Arap emirliğinin egemenliği altındaydı. Gürcistan Krallığı’nin başkenti Uplistsihe’ydi. Krallığı Bagratioin de denilen Bagratlı hanedanı üyeleri yönetiyordu. Gerçekte 8. yüzyılda başlamış olan Gürcistan’ı tek devlet altında toplama sürecini Kurucu Davit tamamlamıştır. 1104 yılında Kaheti-Hereti’yi, 1122 yılında da Tiflis ve çevresini ele geçirdi. 12. yüzyılda Gürcistan bölgenin en güçlü devleti haline gelmiş ve sınırları bütün Kafkasya’yı kaplıyordu.

Gürcistan 1225’te Celaleddin Harzemşah tarafından istila edildi. Bunu Moğol istilası izledi. Gürcistan 1242 yılında Moğol imparatorluğuna bağlı bir krallık haline geldi. Moğollar 1247’de Gürcistan’ın başına iki kral getirdiler: VI. Davit (Narin) ve VII. Davit (Ulu). 1258’de Gürcistan’ı doğu ve batı olmak üzere ikiye böldüler. 1329’da V. Giorgi Moğolları ülkeden çıkardı ve Gürcistan’ı yeniden birleşik krallık haline getirdi. 15. yüzyılda Timur ile Karakoyunluların istilasından sonra Gürcistan iyice zayıfladı; yeniden krallıklara ve prensliklere bölündü. İlk önce Samtshe Prensliği ayrıldı; onu İmereti Krallığı izledi. Sonunda Kaheti Krallığı da ayrı bir devlet olarak ortaya çıktı. 1491 yılında Gürcistan toprakları üzerindeki krallıklar ve prenslikler birbirini tanıyıp sınırları da belirlediler.

TarihDüzenle

Bizansla savaş ve barışDüzenle

 
1045 yılında Gürcistan Krallığı

I. Giorgi'nin saltanatı döneminde gerçekleşen en önemli politik ve askeri olay Bizans İmparatorluğu ile Gürcistan Krallığı arasında gerçekleşen savaştı. Savaşın kökeni, 990'lı yıllara, Tao Prensi III. Davit'in İmparator II. Basil'e karşı başarısız isyanına dayanır. İsyan başarısız olduktan sonra Davit, Tao'daki geniş topraklarını imparatora ölümünden sonra bırakmayı kabul etmek zorunda kalmıştır. Davit'in üvey oğlu ve Giorgi'nin babası olan III. Bagrat'ın bu bölgelerin işgal edilmesini önleme amaçlı çabaları da boşa çıkmış oldu. Genç ve hırslı Giorgi, Kurapalatilerin halefiyetini yeniden tahsis etmek için seferler düzenledi ve 1015-1016 yıllarında Tao'yu yeniden ele geçirdi. Bütün kuvvetlerini batıya yönlendirmiş olan Bizans, Bulgar İmparatorluğu ile acımasız bir savaşın içindeydi. Ancak Bulgaristan ele geçirildiğinde, Basil ordusunu 1021'de Gürcistan'a yöneltti. İki yıl süren yorucu savaş Bizans zaferi ile sonuçlandı. Giorgi, imzaladığı barış antlaşmasıyla Tao üzerindeki hak iddiasından ve daha sonra İberya Themasına bağlanacak olan birkaç güneybatı bölgesinden vazgeçmek zorunda kaldı. Ayrıca antlaşma gereği üç yaşındaki oğlu IV. Bagrat'ı Konstantinopolis'e rehin olarak verdi.

 
Mtsheta'daki Svetitshoveli Katedrali'nin inşası, günümüzde bir UNESCO Dünya Kültürel Mirası, 1020'lerde I. Giorgi tarafından başlatıldı.

IV. Bagrat gelecek üç yılını İmparatorluğun başkenti Konstantinopolis'te geçirdi ve 1025 yılında serbest bırakıldı. 1027'de, babası Giorgi'nin ölümünü takiben sekiz yaşında tahta geçti. IV. Bagrat kral olduğunda, Bagrationilerin bütün Gürcü topraklarını birleştirme çabaları geriledi. Gürcistan Kralları, Batı Gürcistan'daki başkent Kutaisi'den, eski Egrisi-Abhazya Krallığı topraklarını ve İberya'nın (Kartli) büyük bir bölümünü yönetiyorlardı; Bir Müslüman emir Tiflis'te varlığını sürdürmekte iken Tao, Bizans'a kaybedilmişti ve Gürcistan'ın en doğusunda Kaheti ve Hereti Kralları özerkliğini korudu. Ayrıca büyük asilzadelerin Gürcü tahtına sadakati istikrarlı değildi. Bagrat reşit olana dek kral naipliği etkilediği yüksek asillerin konumlarını arttırdı daha sonra Bagrat yönetim haklarını tamamen ele aldığında onların güçlerini kısıtlamaya çalıştı. Aynı zamanda Gürcistan iki zorlu dış düşmanla yüzleşiyordu : Bizans İmparatorluğu ve yeni ortaya çıkan Selçuklular.

Büyük Türk İstilasıDüzenle

11. yüzyılın ikinci yarısına 1040'lı yıllarda Orta Asya ve İran'ın çoğunu kapsayan geniş bir imparatorluk oluşturan Selçuklu Türkleri'nin önemli stratejik istilası damga vurdu. Selçuklu tehditi Gürcü ve Bizans hükümetlerinin yakın iş birliği oluşturmasına neden oldu. 1066-1071 yılları arasında Bagrat'ın kız kardeşi Maria ittifakı sağlamlaştırmak için Bizans yardımcı imparotoru Mihail Doukas ile evlendi.

Selçuklular Gürcistan'da ilk kez 1060'lı yıllarda Sultan Alparslan Gürcistan Krallığı'nın güney batı bölgelerini harabeye çevirdiğinde ve Kaheti'yi zayıflattığında ortaya çıkmış oldular. Bu davetsiz misafirler Bizans ordusunu 1071'de Malazgirt'te ezici bir yenilgiye uğratan Türk hareketinin aynı dalgasıydılar. Yine de Gürcüler Alparslan'ın istilasından toparlanmayı başardılar ve Gürcü kökenli Bizans valisi Gregorios Pakourianos'un desteğiyle Tao'nun (İberya theması) bile güvenliğini sağladılar. Böylece II. Giorgi'ye Bizans'ın Sezar unvanı bahşedildi, Kars kalesi ve imparatorluğun doğu sınırlarının sorumluluğu verildi.

Ancak bu Selçuklu ilerleyişini durdurmaya yardımcı olmadı. Bizans'ın Anadolu'dan geri çekilişi Gürcistan'ı Selçuklularla direkt olarak daha alakadar duruma getirdi. 1073'de Selçuklu Sultanı Alparslan Kartli'yi harabeye çevirdi. II. Giorgi bir işgali yeniden başarıyla püskürttü. 1076'da Selçuklu Sultanı I. Melikşah Gürcistan'a güçlü bir şekilde ilerledi ve birçok yerleşimi harabeye çevirdi. Gürcü tarihinde "Büyük Türk İstilası" olarak bilinen geniş Türk akınından bıkmış Giorgi 1079/80 yıllarında barış sağlamak için Melikşah'a haraç ödemeyi kabul etmek zorunda kaldı. Giorgi'nin Selçuklulara bağlılığı kabul etmesi Gürcistan'a gerçek bir barış getirmedi. Türkler Kura Vadisi'nin zengin otlağını kullanmak için Gürcü bölgelerine mevsimsel hareketlerine devam ettiler ve Selçuklu garnizonları Gürcistan'ın güneyindeki kilit kaleleri ele geçirdiler. Bu akınlar ve yerleşmeler Gürcistan ekonomisine ve politik gücüne yıkıcı bir etki yarattı. Çağdaş Gürcü kronikleri şöyle bahseder :

Gürcü Yeniden FethiDüzenle

IV. DavitDüzenle

 
Kral IV. Davit, Şio-Mğvime Manastırı'ndan bir fresko
 
IV. Davit'in döneminde Gürcistan Krallığı'nın yayılışı.

Krallığının kaosa sürüklendiğini gören II. Giorgi, 1089 yılında tahtı 16 yaşındaki oğlu IV. Davit'e bıraktı. Kral IV. Davit yetenekli bir devlet adamı ve kumandan olduğunu kanıtladı. IV. Davit, mahkeme başkanı hocası Giorgi Çkondidi'nin rehberliğinde yetişkinlik çağına geldiğinde feodal lordların muhalefetini bastırdı ve yabancı güçlerle etkili bir biçimde mücadele etmek için elindeki gücünü merkezileştirdi. 1089-1100 yılları arasında izole edilmiş Selçuklu birliklerine ani baskınlar düzenlemek ve yok etmek için küçük birlikler oluşturdu ve terkedilmiş yerlere yeniden yerleşimi başlattı. 1099 yılına gelindiğinde IV. Davit'in gücü Selçuklulara haraç ödemeyi kesmeye yetecek kadar kayda değerdi.

1103'de Ruis-Urbnisi Kilise Meclisi olarak bilinen devlet içinde devlet haline gelen kilise kongresi kontrol altına alındı. Bir sonraki yıl Davit'in destekçileri Doğu Gürcistan bölgesi Kaheti'yi ele geçirdi ve Selçuklu sultanının sadık vasalı yerel kral II. Aghsartan'ı esir alarak bölgeyi Gürcistan'ın geri kalanı ile birleştirdi. Davit, Kaheti'nin ele geçirilmesini takiben gönderilen Selçuklu kuvvetlerini 1105'de Ertzuhi Muharebesi'nde bozguna uğrattı. 1110 ve 1118 yılları arasında Samşvilde, Rustavi, Gişi ve Lori kilit kalelerini de ele geçirdi.

Kral Davit ordusunu güçlendirmek için 1118-1120 yılları arasında büyük bir askeri reform başlattı ve Kuzey Kafkasya'dan birkaç bin Kıpçağı Gürcistan'ın sınır bölgelerine yerleştirdi. Karşılığında Kıpçaklar aile başına bir asker vermek şartıyla Kral Davit'e, kraliyet muhafızlarına (Monaspalar) ek olarak daimi bir ordu kurmayı sağladı. Yeni ordu hem dış düşmanlar hem de içerideki güçlü lordların muhafeletlerine karşı savaşmak için yeterli gücü krala sağladı. Gürcü-Kıpçak ittifakı Davit'in Otrok Han'ın kızıyla olan evliliği ile mümkün olmuştu.

1120 yıllarının başlarında Kral Davit daha agresif bir yayılma politikası başlattı. Komşu Şirvan'a girdi ve Kabala kentini aldı. 1120-1121 kışında Gürcü birlikleri başarılı bir şekilde Güney Kafkasya'ya giden doğu ve güneybatı yolları üzerinde bulunan Selçuklu yerleşimlerine saldırdı. Müslüman güçler Güney Kafkasya'daki Hristiyan devletin hızlı yükselişi karşısında endişeye kapıldılar. 1121'de Sultan Mahmud b. Muhammed (1118-1131) Gürcistan'a karşı cihad ilan etti. Ancak 12 Ağustos 1121'de Didgori'de Kral Davit düşman ordusunu bozguna uğrattı, kaçan Selçuklu birlikleri birkaç gün boyunca peşlerindeki Gürcü süvarileri tarafından imha edildiler. Muazzam miktardaki bir ganimet ve esirler Gürcü ordusu tarafından ele geçirildi. Kral Davit ayrıca Arap işgalinden geriye kalan son idare bölgesi Tiflisi 1122' de yeniden fethetti, başkenti buraya taşıdı ve Gürcü Altın Çağı'nı başlattı.[4]

İyi eğitimli bir adam Kral Davit, farklı dinlerin kabullenilmesini ve tolerans gösterilmesini vaaz etti. Müslümanlar ve Yahudiler için vergileri ve askerliği kaldırdı ve Müslüman alimleri ve sufileri korudu. Davit'in ordusu 1123'de Güney Gürcistan'daki son Selçuklu kalesi Dmanisi'yi özgürleştirdi. 1124'de Davit sonunda Şirvan'ı ele geçirdi ve Ermeni şehri Ani'yi Müslüman emirlerden aldı. Böylece krallığının sınırlarını Aras havzasına doğru genişletti. Ermeniler onu bir kurtarıcı olarak karşıladılar ve ordusuna yardımcı kuvvetler sağladılar. O zaman Kurucu Davit "Mesih'in Kılıcı" unvanını aldı.

IV. Davit bu dönemde Doğu Ortodoks Hristiyan dünyasının önemli bir ilim merkezi olan Gelati Akademisi'ni kurdu. Kuruluşu için harcanan büyük çabadan dolayı dönemin insanları onu "Yeni Hellas", "İkinci Athos" olarak çağırdılar.[5] Davit ayrıca Gürcü dini himnografisinin yenilenmesinde kişisel olarak büyük rol oynadı. 8 serbest ölçüde ilahi sekansından oluşan Bağışlanma İlahileri 'ni yazdı. Bu günahlarının bağışlanması ilahisinde Davit, Tanrı ve halkına karşı olan benzer ilişki ile kendisini İncil'deki Davud'un yeniden hayata gelmiş hali olarak görür. Davit'in ilahileri ayrıca onun Selçuklular karşısındaki mücadelesinde doğal müttefiki olan çağdaş Avrupalı Haçlılar'ın idealist azimlerini paylaşır.[6]

I. Demetre ve III. Giorgi DönemiDüzenle

Krallık IV. Davit'in oğlu I. Demetre döneminde gelişmeye devam etti. Onun dönemi taht kavgası ile ilgili yıkıcı bir aile çatışması görmesine rağmen Gürcistan güçlü bir orduyla merkezi bir güç olarak kalmayı sürdürdü. Demetre 1139'da Arran'daki Gence şehrine akın düzenledi ve ele geçirilen şehrin demir kapısını Gürcistan'a getirerek Batı Gürcistan, Kutaisi'deki Gelati Manastırı'na bağışladı. Bu parlak zafere rağmen Demetre Gence'yi sadece birkaç yıl kontrol altında tutabildi. Yetenekli bir şair olan Demetre ayrıca babasının Gürcistan'ın dini polifonisine katkılarını devam ettirdi. Onun ilahilerinin en ünlüsü (შენ ხარ ვენახი, şen har venahi) "Sen Üzüm Bağısın" ilahisidir.

1156'da Demetre'nin yerine oğlu III. Giorgi tahta geçti ve daha saldırgan bir dış politika dönemi başladı. Tahta çıktığı aynı yıl Giorgi Selçuklu Ahlatşahlar Beyliği'ne başarılı bir sefer düzenledi. O, önemli bir Ermeni kenti Divin'i İldenizliler vasallığından özgürleştirdi ve böylece bölgede kurtarıcı olarak ağırlandı. 1060'ların başında İldeniz diğer Selçuklu beylikleri ile Gürcülere karşı savaşmak için bir koalisyon oluşturdu ve 1063'de müttefikler Kral III. Giorgi'yi yenilgiye ugrattı. Selçuklu yöneticileri sevinçliydi ve yeni bir sefer için hazırlandılar. Ancak bu sefer 1066'da Arran'a harekete geçen III. Giorgi tarafından önlendiler, III. Giorgi Nahçıvan ve Beylağan şehirlerini ele geçirip harabeye çevirdi ve köleler ve ganimetlerle döndü. III. Giorgi ve Atabeg İldeniz arasındaki savaşın sonu yok gibi gözüküyordu. Ancak savaşan devletler bitkindi ve İldeniz ateşkes teklifinde bulundu. Giorgi imtiyaz göstermekten başka bir alternatife sahip değildi. İldeniz, Ani'yi eski yöneticileri Şeddadiler'e verdi. 1167'de Giorgi vasalı Şirvan Şahı Ahsitan'ı Rus ve Kıpçak saldırılarına karşı korumak için harekete geçti ve bölgedeki Gürcü hakimiyetini kuvvetlendirdi. Giorgi kızı Rusudan'ı İmparator I. Andronikos Komnenos'un oğlu Manuil Komnenos ile evlendirdi. 1173'de Atabeg İldeniz Gürcistan'a başka bir sefer düzenledi ancak yenildi. Atabegin birlikleri geri çekildi ve İldeniz 1174'de Nahçivan'da öldü. 1177 yılında soylular ayaklandı ancak ayaklanma bastırıldı. Bir sonraki yıl Kral III. Giorgi tahtı kızı Tamar'a devretti ama 1184 yılında ölümüne kadar yardımcı yönetici olarak kaldı.

Gürcistan Krallığı'nın Altın ÇağıDüzenle

 
Kraliçe Tamar döneminde Gürcistan Krallığı

Gürcistan Krallığı, Kraliçe Tamar döneminde Gürcistan'ın Altın Çağını yaşamıştır. Kraliçe Tamar, Gence, Nahçıvan, Trabzon İmparatorluğu ve Alania gibi yerlere de egemenliğini kabul ettirmişti. Kraliçe Tamar, 1194-1204 yılları arasında güneyden gelen Türk seferlerine karşı koymuştur. Kraliçe Tamar döneminde Gürcü ordusu o kadar güçlü hale gelmişti ki, komutan Zakaria Mhargrdzeli 1210 yılında İran'ın kuzeyine bile sefer yapmıştı. Bu sefer sayesinde Gürcistan Krallığı daha prestijli bir devlet haline geldi. Altın Çağ'da çok sayıda elyazması ortaya çıktı. Bu dönemde yazılan eserlerin arasında en ünlüsü, Şota Rustaveli'nin Kaplan Postlu Adam adlı destansı şiiridir. Aynı dönemde Gürcü kültürü başka ülkelere de yayıldı. Yunanistan'ın Halkidiki yarımadasındaki Aynaroz, Gürcü kültürünün en önemli merkezlerinden biri haline geldi. Bulgaristan ve başka ülkelerde de benzer merkezler ortaya çıktı.

Kraliçe Tamar DönemiDüzenle

 
Kraliçe Tamar ve babası Kral III. Giorgi (Betanya Manastırı'nda restore edilmiş fresk)

III. Giorgi'nin kızı Kraliçe Tamar tarafından atalarının başarıları üzerine yenileri inşa edildi. O kendi hakkıyla Gürcistan'ın ilk kadın hükümdarı oldu ve onun liderliğinde Gürcü devleti orta çağlarda gücünün ve prestijinin zirvesine ulaştı. O, imparatorluğunu sadece Türk istilalarından korumayıp aynı zamanda kocası Novgogrod Prensi Yuri Bogolgopsky'nin organize ettiği darbe girişimi dahil iç çatışmaları önledi.

1119'da iki Hristiyanlaşmış Ermeni-Kürt general Zakaria ve İvane Mhargrdzeli tarafından yönetilen Tamar'ın orduları Şeddadileri Ani'den kovdu. [7] 13. yüzyılın başlarında Gürcü orduları Iğdır Ovası'na doğru kale ve şehirleri istila ettiler, 1201'de yerel Müslüman emirlerden birbiri ardına kaleleri ve bölgeleri : Bjni, Amberd ve önlerine çıkan bütün kentleri aldılar. Gürcülerin başarılı seferlerinden endişelenen Selçuklu Sultanı II. Süleyman Şah vasalı olan emirleri topladı ve Gürcistan'a karşı sefere çıktı ancak 1203 veya 1204 yıllarında Basiani Muharebesi'nde karargahı Kraliçe Tamar'ın kocası Davit Soslan tarafından saldırıya uğradı ve yok edildi. Gürcüler 1203 ve 1205 yılları arasında bu başarının getirdiği avantajla Divin kentini ele geçirdiler [8] iki kez Ahlatşahlar Beyliği mülklerine girdiler ve Kars, Ahlatşahlar, Erzurum ve Erzincan emirlerini vasallığı altına aldılar.

1206 yılında Davit Soslan komutasındaki Gürcü ordusu Kars'ı (Erzum'daki Saltuklular vasalı) ve Aras boyunca bulunan kale ve istihkamları ele geçirdi. Düzenlenen bu sefer Erzurum yöneticilerinin Gürcistan'a bağlılığı reddetmeleri üzerine gerçekleşmişti. Kars emiri Ahlatşahlardan yardım isteğinde bulundu ancak daha sonra 1207 yılında Ahlatşahlar'ın Eyyubiler tarafından ele geçirilmeleriyle bu isteğe cevap veremediler. 1209 yılında Gürcistan Doğu Anadolu hakimiyeti için Eyyubilerle mücadeleye başladı. Gürcü ordusu Ahlat'ı kuşattı. Buna karşılık Eyyubi Sultanı I. Adil Humus, Hama, Baalbek emirleri ve yanısıra diğer Eyyubi prensliklerinden gelen birliklerin oluşturduğu büyük bir Müslüman ordusunu Evhad Necmeddin Eyyub'u desteklemek için topladı ve orduyu bizzat yönetti. Kuşatma sırasında Gürcü generali İvane Mhargrdzeli Ahlat'ın dış kesimlerinde Evhad Necmeddin Eyyub'e esir düştü daha sonra otuz yıllık bir antlaşma ile serbest bırakıldı. Gürcüler kuşatmayı kaldırmak ve barış antlaşması yapmak zorunda kaldılar. Böylece Van Gölü bölgesinin Eyyubilere bırakılması Ermeni toprakları için mücadeleyi kesintiye uğrattı. [9] [10]

 
Balkanlar ve Orta Doğu'da Ortaçağ Gürcü manastırları.
 
Kraliçe Tamar döneminde krallık denizaşırı bölgelerde Iviron Manastırı gibi Gürcü dini merkezlerinin inşasını desteklemiştir.

Kraliçe Tamar döneminin en önemli olaylarından biri 1204 yılında Karadeniz'de Trabzon İmparatorluğu'nun kurulmasıdır. Bu devlet dağılan Bizans İmparatorluğu'nun kuzey doğusunda ikisi de Kraliçe Tamar'ın akrabaları olan I. Aleksios ve kardeşi David Komnenos'u destekleyen Gürcü ordularının yardımları ile kurulmuştur. [11] Aleksios ve David Gürcü sarayında büyümüş firari Bizans prensleriydiler. Tamar'ın tarihçilerine göre Doğu Karadeniz'e doğru Gürcü yayılışının sebebi Kraliçe Tamar'ın Antakya ve Aynaroz kiliseleri için bağışladığı parayı taşıyan Gürcü din ve kültür adamlarını soyan Bizans kayzeri IV. Aleksios'u cezalandırmaktı.[12][13]

 
Kraliçe Tamar'ın 1208 ve 1210-1211 yıllarında İldenizli seferi.

Gürcistan Kraliçesi Tamar, 1208 yılında 12.000 Hristiyan'ın katledildiği Gürcü kontrolündeki Ani şehrine yapılan saldırıya karşılık olarak Tebriz, Erdebil, Hoy, Kazvin [14] ve Gorgan'a dek uzanan yol boyunca bulunan Kuzey İran'daki bütün şehirleri feth etti. [15][16][17]

Ülkenin gücü o kadar artmıştı ki Tamar'ın saltanatının sonraki yıllarında krallık özellikle Kutsal Topraklar'da sekiz tanesi Kudüs'te bulunan Gürcü manastır merkezlerinin korunması ile ilgilenmekteydi. [18] Selahaddin Eyyubi'nin biyografisti İbn-i Şeddad'ın aktardığına göre Tamar, Kudüs'ün 1187 yılında Eyyubiler tarafından fethinden sonra el koyulan Gürcü manastır mülklerinin geri iade edilmesi için elçiler yollamıştı Selahaddin'in cevabı kayıtlarda bulunmamaktadır ancak görünüşe göre başarılı olunmuştu. [19] İbn-i Şeddad'ın ayrıca iddia ettiğine göre Tamar, Bizans imparatorundan daha fazla olarak Hıttin Savaşı'nda Eyyubiler tarafından ganimet olarak ele geçirilen Gerçek Haç'ın parçaları için 200.000 bin altın teklif etmiştir ancak bu sonuçsuz kalmıştır. [20]

Göçebe İstilalarıDüzenle

IV. Giorgi ve Rusudan DönemiDüzenle

IV. Giorgi, Tamar'ın Gürcü feodal devletini güçlendirme politikasını sürdürdü. Gürcistan'ın büyük oranda izolasyonist politikası güçlü bir ordu ve çok sayıda şovalye toplamasını sağladı. Kral Giorgi, 1210 yılında komşu Müslüman vasal devletlerinde ortaya çıkan ayaklanmaları bastırdı ve 1220 yılında Haçlılar'ı desteklemek için Kudüs'e büyük bir askeri harekat hazırlığına başladı. Ancak, Moğol İmparatorluğu'nun Gürcistan sınırlarına ulaşması Haçlı Seferleri planlarını imkansız kıldı, Moğolların Cebe ve Subutay komutasındaki keşif gücü en kayda değeri Hunan Muharebesi (1221–1222) olmak üzere iki muharebede Gürcü ordularını mağlup ettiler. Gürcüler bu savaşta ağır kayıplar verdiler ve Kral IV. Giorgi yaralandı. Gürcistan Krallığı iç karışıklıklar ile çalkalanmaktaydı ve böyle zorlu bir sınava hazır değildi. Saray ve asiller arasındaki mücadele giderek artmıştı. 1222 yılında Kral Giorgi kız kardeşi Kraliçe Rusudan'ı yardımcı yönetici ilan etti ve bunun ardından bir yıl sonra vefat etti. Kraliçe Rusudan (1223–1245) daha az başarılı bir liderlik sergiledi ve bu yabancı işgalinin öncesinde iç karışıklıkların şiddetlenmesine sebep oldu. Gürcistan'ı harabeye çeviren bu istilanın öncesinde Harezm Sultanı Celaleddin Harezmşah ile gerçekleşen yıkıcı bir çatışma yatmaktaydı. Celaleddin Moğollar tarafından yenilgiye uğratılmış ve ana ordusunu Kafkasya'ya yönlendirmişti. Gürcüler Garni Muharebesi'nde (1225) acı bir mağlubiyete uğradılar ve Gürcü başkenti Tiflis Harezmşahlar tarafından kuşatıldığında Kraliçe Rusudan saray asilleri ile birlikte Kutaisi'ye çekilmişti. Harezm askerleri Tiflis'i yağmaladı ve şehrin Hristiyan ahalisini katlettiler, Gürcistan'ın altın çağının ilerleyişini sekteye uğrattılar. Celaleddin sonunda 1230 yılında Moğollar tarafından mağlup edilinceye dek Gürcistan'ın bölgelerini harap etmeye devam etti.

1223-1236 yıllarında Moğollar 1221'deki ilk akınlarının aksine fetih ve işgal amacıyla yeniden ortaya çıktılar ve halihazırda savunması zayıflamış krallığı kolayca hakimiyet altına aldılar. Asiller saraylarında kalırken Kraliçe Rusudan güvenli Batı Gürcistan'a çekildi. 1240 yılına gelindiğinde bütün ülke Moğol boyunduruğu altındaydı. Rusudan, 1242 yılında Moğol hanı'nın hakimiyetini kabul etmek zorunda kaldı ve yıllık 50.000 altın haracın yanı sıra Moğolları desteklemek için ordu göndermeyi kabul etti.

Rusudan yeğeni VII. Davit'in tahtı ele geçirmesinden endişe ederek onu damadı Sultan II. Gıyâseddin Keyhüsrev'in sarayında esir tuttu. Ve oğlu VI. Davit'i tahtın varisi olarak tanınması için Moğol başkentine gönderdi. Kraliçe Rusudan hala oğlunun geri dönüşünü beklemekteyken 1245 yılında vefat etti.

Moğol boyunduruğuDüzenle

 
Moğol istilaları boyunca Gürcistan Krallığı haritası, 1245 AD.

Moğollar, tahta çıkışı Moğol hanı tarafından onaylanan Gürcü monarşisi aracılığıyla dolaylı olarak yönettikleri Gürcistan ve bütün Güney Kafkasya'yı kapsayan Gürjistan Vilayeti'ni oluşturdular. Kraliçe Rusudan'ın 1245 yılında vefatını takiben bir fetret dönemi başladı, bu dönemde Moğollar Kafkasya'yı sekiz tümene böldüler.

Moğollar tahta kimin çıkacağının bilinmemesini kullanarak Gürcü asillerini her biri taht için kendi adaylığını savunan iki hısım kampa bölmeyi başardılar. Bu iki kampın da iki farklı kral adayı bulunmaktadır; bunlar IV. Giorgi’nin evlilik dışı oğlu VII. Davit “Ulu” ile Rusudan’ın oğlu VI. Davit “Narin” idi. 1245 yılında Moğol egemenliğine karşı başarısız bir isyandan sonra Güyük Han 1247 yılında iki kralı da tahta çıkaracak ve ülke doğu ve batı olarak ayrılacaktır. Moğollar ayrıca Samtshe bölgesini oluşturdular ve onu direkt olarak İlhanlı yönetimine bağladılar. Tümen sistemi kaldırılmıştı ancak Moğollar istikrarlı vergi akışından ve Moğol ordularına katılmak zorunda olan aynı zamanda haraca bağlı kişilerden emin olmak için Gürcü yönetimini yakından takip ettiler. Gürcüler, İlhanlıların bütün büyük seferlerine katıldılar ve aristokratların oğulları keşik (hanın koruması) olarak görev yaptılar.[21]

1229 ve 1230 yılları arasındaki döneme Gürcülerin Moğol İlhanlılara karşı tam bağımsızlık için verdiği mücadele damga vurdu. İlk anti-Moğol ayaklanması 1259 yılında otuz yılını bu uğurda savaşa vermiş Kral Davit Narin önderliğinde başlatıldı. Anti-Moğol ayaklanması Kral II. Demetre (1270-1289) ve VIII. Davit (1293-1311) döneminde devam etti.

V. GiorgiDüzenle

 
Batı ve Doğu Gürcistan, 1311 AD.

Demetre Tavdadebuli (Şehit) 1289 yılında Moğollar tarafından öldürüldü ve küçük Prens Giorgi anne tarafından dedesi I. Beka Cakeli'nin tahtına geçmesi için yetiştirilmek üzere Samtshe'ye götürüldü. 1299 yılında İlhanlı hanı Gazan onu isyancı büyük ağabeyi VIII. Davit'e hısım olarak tahta çıkardı. Ancak Giorgi'nin otoritesi Moğol koruması altındaki başkent Tiflis'ten öteye geçmedi ve bu yüzden Giorgi bu dönemde "Tiflis'in Gölge Kralı" olarak anılır. 1302 yılında onun yerine ağabeyi III. Vahtang tahta geçti. İki büyük ağabeyinin - Davit ve Vahtang- ölümünden sonra Giorgi, 1313 yılında Davit'in küçük yaşta vefat eden oğlu IV. Giorgi'nin yerine varis oldu ve V. Giorgi ikinci bir kez yeniden taç giydi. Başlangıçta İlhanlı hanı Olcaytu'ya sadakat sözü verdikten sonra, Gürcü topraklarını yeniden birleştirme programı başlattı. 1315 yılında Gürcülerin Moğol saflarında savaştığı son sefer olarak Anadolu'daki bir anti-Moğol ayaklanmasını bastırmak için Gürcü yardımcı kuvvetlerini yönetti. 1320 yılında yağmacı Alanları Gori kentinden çıkarttı ve onları Kafkas Dağları'na geri kovdu.

 
Gürcü Karadeniz kıyısı ve Tiflis'i gösteren Angelino Dulcert'in deniz haritasından detay, AD 1399.

Moğol boyunduruğunu yıkmak ve birleşik Gürcü Krallığı'nı yeniden restore etmek için zekice ve esnek bir politika izledi. O, Moğol hanları ile yakınlık kurarak kişisel olarak onların adına vergi toplama otoritesini kazanmayı başardı. Moğol gücünü kendi avantajı olarak kullanarak Kutaisi'yi kuşattı ve İmereti kralı I. Bagrat'ı kendisine bağlı vasal bir prens yaptı. Kral Giorgi, 1327 yılında Ebû Said Bahadır tarafından öldürülen nüfüzlu Moğol prensi Emir Çoban ile iyi ilişkilere sahipti. Daha sonra Kutluşah'ın oğlu İkbalşah, Gürcistan (Gurjistan) Moğol valisi olarak atandı. Giorgi, 1334 yılında fiilen bağımsız Samtshe üzerinde yeniden otorite kurdu ve Trabzon İmparatorluğu'nu Gürcistan'ın etki alanı içerisine döndürdü.

1334 yılında Celayir Sultanı Şaik Hasan, Ebû Said tarafından Gürcistan valisi olarak atandı.[22] Ancak Giorgi bir kaç hanın tahttan devrildiği 1335 ve 1344 yılları arasında İlhanlılar içerisinde çıkan iç savaştan faydalanarak Gürcistan'da son kalan Moğol birliklerini ülkeden kovdu. Bir sonraki yıl Tsivi Dağı'nda Moğollar üzerine kazanılan zaferin yıl dönümünü kutlamak için şenlikler yapılmasını emretti ve bütün muhalif asilleri orada öldürdü.

Krallığın birliğini yeniden tahsis ettikten sonra kültürel, sosyal ve ekonomik projelere odaklandı. Gazan Han tarafından basılan madeni paraları Giorgi'nin tetrisi olarak çağrılan Gürcü paraları ile değiştirdi. 1325 ve 1338 yılları arasında biri kraliyet mahkemesi anayasası ve diğeri ücra ve düzensiz bir dağlık bölge ile barış için tasarlanmış iki büyük kanun üzerine çalıştı. Onun krallığı döneminde Gürcistan çoğunlukla Bizans ile ancak ayrıca büyük Avrupa Denizci cumhuriyetleri, Cenova ve Venedik ile yakın ticari bağlar kurdu.

Gürcistan Krallığı'nın başlıca hükümdarlarıDüzenle

III. Bagrat - Kral (975-1014)

I. Giorgi - Kral (1014-1027)

IV. Bagrat - Kral (1027-1072)

II. Giorgi - Kral (1072-1089)

IV. Davit - Kral (1089-1125)

I. Demetre - Kral (1125-1154)

V. Davit - Kral (1154-1155)

I. Demetre - Kral (1155-1156, ikinci kez)

III. Giorgi - Kral (1156-1184)

Tamar - Kraliçe (1184-1213)

IV. Giorgi Laşa - Kral (1213-1223)

Rusudan - Kraliçe (1223-1245)

MirasıDüzenle

Kültürel MirasDüzenle

Ayrıca bakınızDüzenle

KaynakçaDüzenle

  1. ^ Kakabadze 1920: 40; Jaoshvili 1984: 49. "At the beginning of the 13th century, according to the most likely estimates, the population of the realm, which in those days was almost equal in size to England and Wales, was 2400000-2500000. Of these, 1800000 lived in the area of modem Georgia (Jaoshvili 1984: 50).
  2. ^ Rayfield, Donald (2012). Edge of Empires: A History of Georgia. Londra: Reaktion Books. s. 129. ISBN 978-1780230306.  "The Georgian army could field 90,000 men, which puts the population of Georgia at around two and a half million."
  3. ^ Gumilev, Lev Nikolaevič, 1912-1992. (cop. 2009, 1987). Searches for an imaginary kingdom: The legend of the kingdom of Prester John. Cambridge University Press. ISBN 9780521108799. OCLC 762325214.  Tarih değerini gözden geçirin: |tarih= (yardım) pp.198 The of Georgia had grown to 5 million, i.e. it almost equalled the population of Rus' at that time.
  4. ^ (Gürcüce) Javakhishvili, Ivane (1982), k'art'veli eris istoria (The History of the Georgian Nation), vol. 2, pp. 184-187. Tbilisi State University Press.
  5. ^ Chatzidakis, Nano. Byzantine Mosaics, Volume 7. Atina, Yunanistan: Ekdotike Athenon, 1994, p.22
  6. ^ Donald Rayfield, "Davit II", in: Robert B. Pynsent, S. I. Kanikova (1993), Reader's Encyclopedia of Eastern European Literature, p. 82. HarperCollins, 0-06-270007-3.
  7. ^ Kuehn 2011, s. 28.
  8. ^ Lordkipanidze & Hewitt 1987, s. 150.
  9. ^ Lordkipanidze & Hewitt 1987, s. 154.
  10. ^ Humphreys 1977, ss. 130–131.
  11. ^ Tamar's paternal aunt was the Comnenoi's grandmother on their father’s side, as it has been conjectured by Cyril Toumanoff(1940).
  12. ^ Eastmond (1998), pp. 153–154.
  13. ^ Vasiliev (1935), pp. 15–19.
  14. ^ Mikaberidze, Alexander (2011). Conflict and Conquest in the Islamic World: A Historical Encyclopedia, Volume 1. Santa Barbara, California, USA: ABC-CLIO. s. 196. ISBN 978-1598843361. 
  15. ^ Yar-Shater, Ehsan (2010). Encyclopaedia Iranica, Volume 2, Parts 5-8. Abingdon, United Kingdom: Routledge & Kegan Paul. s. 892. 
  16. ^ Brosset, Marie-Felicite (1858). Histoire de la Géorgie depuis l'Antiquité jusqu'au XIXe siècle. France: imprimerie de l'Académie Impériale des sciences. ss. 468–472. 
  17. ^ L. Baker, Patricia; Smith, Hilary; Oleynik, Maria (2014). Iran. London, United Kingdom: Bradt Travel Guides. s. 158. ISBN 978-1841624020. 
  18. ^ Antony Eastmond. Royal Imagery in Medieval Georgia. Penn State Press, 1998. p. 122
  19. ^ Pahlitzsch, Johannes, "Georgians and Greeks in Jerusalem (1099–1310)", in Ciggaar & Herman (1996), pp. 38–39.
  20. ^ Antony Eastmond. Royal Imagery in Medieval Georgia. Penn State Press, 1998. p. 122-123
  21. ^ C.P.Atwood- Encyclopedia of Mongolia and the Mongol Empire, p.197
  22. ^ Ta'rfkh-i Shaikh Uwais (History of Shaikh Uwais), trans. and ed. J. B. van Loon, The Hague, 1954, 56–58.
  23. ^ Antony Eastmond. Royal Imagery in Medieval Georgia. Penn State Press, 1998. p 61