Didi Turkoba

"Didi Turkoba" (Gürcüce: დიდი თურქობა; okunuşu: “didi turkoba”), Gürcü tarih yazıcılığında, Kral II. Giorgi’nin hükümdarlığı döneminde (1072 -1089) Selçukluların öncülüğünde Türk kabilelerinin Gürcistan topraklarında sürekli saldırılarını ve ele geçirdikleri yerleri yağmalamalarını ifade eden bir terimdir. Kelime kelime çevirisi “Büyük Türklük” olsa da bu terim “Büyük Türk istilası” anlamında kullanılmaktadır.

1080 yılında başlayan “Didi Turkoba” döneminde Klarceti, Şavşeti, Acara, Samokalako, Argveti ve Kartli bölgeleri yerle bir edilmiş, istilacılara karşı savaşan çok sayıda insan yaşamını yitirmiş, köyler ve kentler yıkılmıştır.[1]

Bizans'ın yenilmesiDüzenle

Malazgirt Savaşı’nda (1071) yenilgiye uğrayan Bizans, artık Büyük Selçukluların yeni saldırılarına karşı koyacak durumda değildi. Bundan dolayı 1074’te yaptığı bir anlaşmayla doğudaki eyaletlerin çoğunu Selçuklulara bırakmak zorunda kaldı. Bizans’la anlaşmaya varan Büyük Selçuklular bu kez saldırılarının yönünü Gürcistan’a çevirdiler. İlk saldırıyı Kars’a gerçekleştirdiler ve Emir Ahmed’in geniş çaplı saldırısı sonucunda kenti ele geçirdiler.

 
II. Giorgi'nin Ateni Sioni'deki freski.

Kveli Kalesi savaşıDüzenle

Bunun ardından Selçuklular II. Giorgi’nin iktidarına karşı güçlü saldırlar başlattılar. Kveli Kalesi’nde (Kol Kalesi) bulunan krala karşı bir baskın düzenlediler.[2] Bu baskını anlatan Gürcü tarihçi Selçukluların içeriden yardım gördüğünü ve bu ani baskına Gürcülerin karşı koyma fırsatı bulamadığını belirtir. Kral Giorgi maiyetindekilerle birlikte önce Acara, ardından Abhazya bölgesine çekildi. Kveli Kalesi Savaşı olarak bilinen 1080 tarihli baskında Gürcü kraliyetinin bütün servetini Büyük Selçuklular ele geçirdi. Büyük Selçuklu komutanı Emir Ahmed kazandığı zaferle yetindi ve II. Giorgi’nin peşinden gitmedi.

Bu baskınla Gürcistan’da "Didi Turkoba" olarak bilinen “Büyük Türk İstilası” başladı. Kurucu Davit'in tarihçisi Selçukluların Gürcistan’a saldırdığını, “ülkenin her yerine çekirge gibi yayıldıklarını”, Şavşeti, Klarceti, Samtshe, Acara, Argveti, Samokalako, Çkondidi ve Kartli’yi işgal ettiklerini, Klarceti’de bulunan manastırları, Artanuci ve Kutaisi’yi yaktıklarını yazar.[3]

Yeni saldırıDüzenle

Kurucu Davit’in tarihçisinin anlattığına göre Emir Ahmed yolda Bizans’a karşı sefere giden Türk emirlerle karşılaştı. Emir Ahmed bu emirlere Gürcülere karşı kazandığı bu zaferi anlattı ve II. Giorgi’nin Batı Gürcistan’a kaçtığını söyledi. Kral Davit’in tarihçisinin yazdığına göre Emir Ahmed yolda karşılaştığı bu emirlere Bizans’a değil, büyük servete sahip Gürcistan’a sefer yapmalarını tavsiye etti. Bu emirler de yönünü değiştirip Gürcistan’a karşı saldırıya geçtiler. Bu saldırı çok geniş bir mahiyet almış ve bütün Gürcistan’a yayılmıştır.[2]

 
Sultan Malik Şah.

Büyük istilaDüzenle

Selçuklular bu saldırıların ardından ilk kez Asisporni ile Klarceti’yi ele geçirmeyi başardılar. Ardından Şavşeti, Acara, Samtshe, Kartli, Argveti gibi bölgeleri ele geçirdiler. Bir gün içinde Kutaisi kentini alıp yaktılar. Bu arada Klarceti ve Artaani’deki manastırları ateşe verdiler. Selçukluların bu geniş çaplı saldırıları aylarca sürdü. Evlerini ve topraklarını terk etmek zorunda kalan Gürcüler ağır bir kışa maruz kaldı. 1080 yılındaki bu geniş çaplı istila Selçuklular tarafından her yıl ilkbahardan kış aylarına kadar tekrarlanıyordu. Ele geçirdikleri yerlerde göçmen kabileler kışa kadar kalıyor ve her şeyi yağmalıyorlardı. Bu ağır şartlar karşısında II. Giorgi 1083’te İsfahan’da Büyük Selçuklu hükümdarı Melikşah’ın huzuruna çıkıp haraç ödemeyi kabul etti. Melik Şah’a Gürcistan’a yönelik saldırıları kesmeyi ve Büyük Selçukluların kontrol edemediği Hereti ile Kaheti’yi II. Giorgi’ye bırakmayı kabul etti. II. Giorgi’nin kabul ettiği bu haracı Gürcistan 1089 yılına kadar ödemek zorunda kaldı.

Büyük Selçukluların yenilgisiDüzenle

Bu kötü gidişat üzerine II. Giorgi 1089’da 16 yaşındaki oğlu Davit’e (Kurucu Davit) taç giydirdi ya da soylular onu iktidarı oğluna devretmek zorunda bıraktı. Genç kral, Melik Şah'ın 1092'deki ölümünü ve 1096’da Orta Doğu’ya yapılan Birinci Haçlı Seferi’nin de etkisiyle zayıflamış olan Büyük Selçuklulara karşı seferler başlattı. Kurucu Davit 1099’da Büyük Selçuklulara ödenen haracı kesecek kadar güçlenmişti.

Büyük Selçukluların bölgesel haleflerine karşı bir dizi askeri başarı kazanan Kurucu Davit, 1121'de Didgori'deki Büyük Selçuklular ile müttefiklerinin oluşturduğu Müslüman ordularına karşı büyük bir askerî zafer kazandı. Didgori Savaşı’nın ardından Gürcüler Güney Kafkasya ile günümüzde Doğu Anadolu olarak adlandırılan bölgenin kontrolünü yeniden ele geçirdiler.

KaynakçaDüzenle

  1. ^ İ. Cavahişvili-N. Berdzenişvili-S. Canaşia, Gürcistan Tarihi - Eski Dönemlerden 19. Yüzyılın Başına Kadar (Gürcüce), Tiflis, 1943, s. 157.
  2. ^ a b ”Krallar Kralı Davit’in Tarihi”, Kartlis Tshovreba (Gürcüce), Tiflis, 1955, I. cilt, s. 319.
  3. ^ Tao-Klarceti: Tarih ve Kültür Araştırmaları, (Editöler) Buba Kudava ve Goça Saitidze; Türkçeye çevirenler: Hasan Çelik ve Kevser Ruhi; Tiflis, 2018, s. 113, ISBN 9789941963629.

Dış bağlantılarDüzenle