Dinozor

Milyonlarca yıl önce yaşamış canlılar
(Dinozorlar sayfasından yönlendirildi)

Dinozor (LatinceDinosauria) geniş bir sürüngen hayvan grubudur. Dinozor, Yunancada korkunç kertenkele (deinos+sauros) anlamına gelen iki sözcüğün birleştirilmesinden oluşturulmuştur. Bunun nedeni, geçmişte bilim insanlarının dinozorları bir cins kertenkele sanmalarıdır. Dinozorlar yeryüzünde ilk kez geç Trias devrinde 243 - 233 milyon yıl önce göründüler. 66 milyon yıl önce ise dinozor türünün nesli tükenmişti, kuşlar hariç(kuşların evrimsel anlamda dinozor olduğu geniş kabul görmektedir). Dinozorlar sıcakkanlı ve soğukkanlı arası özellikler gösteren mezoterm canlılardır. Dinozorların ilk olarak ne zaman toplumların ilgisini çektiğini bilemiyoruz; ancak klasik çağ'dan başlayarak belli varsayımlarda bulunabiliriz. Bazı tarihçiler ve paleontologlar geç kretase döneminde Campanian zamanında yaşamış Protoceratops'un Greco-Romen kültürde yansımasını bulmuş olabileceğine inanıyorlar. Muhtemelen bu kalıntıların bulunması ve onların dönemin insanlarınca masalsı yaratıklar olarak adlandırılması söz konusudur(Griffin, Zümrüdü Anka kuşu vb). Yeni çağ dolaylarında artık modern bilimin ayağa kalkmaya başladığı zamanlarda eksik keşifler yapılmıştır. 1676'da Oxford Üniversitesi'nde görevli bir rahip olan Robert Plot, bir dinozora ait olduğu bugün bilinen bir uyluk kemiğini Roma döneminden kalma savaş filine ait bir kalıntı sanmıştır. Örnekler çoğaltılabilir; ancak dinozorların ve doğa bilimlerinin zirve noktası 19. asrın başlarıdır. İlk olarak dinozorların ciddi bilimsel araştırmaların konusu olması İngiliz doğa bilimci Richard Owen'ın katksıyla oldu, çünkü dinozor tabirini ortaya koyan kendisiydi. Bilimsel anlamda incelenen ilk dinozor fosili ise Megalosaurus oldu bu orta Jurasik etçili, William Buckland tarafından bulundu. Bilimsel anlamda son 200 yılda bir avuç eksik numuneyle başlayan dinozorları tanımlama süreci bugün en az 800 cins ve neredeyse 1000 türle büyük bir yekûn işgal etmeye başladı. Bu geniş canlılar grubunun da hala daha yeni bulgularla değişebilecek bir evrim süreci vardır.[1]

Vikipedi:TaksokutuVikipedi:Taksokutu
Dinozorlar

233 milyon yıl(Geç Triyas)- 66 milyon yıl(Geç Kretase)
Korunma durumu: Soyu tükenmiş (EX)

Tyrannosaurus (soldaki) Apatosaurus (sağdaki)
Tyrannosaurus (soldaki)
Apatosaurus (sağdaki)
Bilimsel sınıflandırma
Âlem: Animalia (Hayvanlar)
Şube: Chordata (Kordalılar)
Alt şube: Vertebrata (Omurgalılar)
Sınıf: Sauropsida (Sürüngenler)
Alt sınıf: Diapsida
İnfra sınıf: Archosauromorpha
Üst takım: Dinosauria
Owen, 1842
Takımlar ve Alt takımlar
Dış bağlantılar
Commons-logo.svg Wikimedia Commons'ta Dinozor ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur.
Wikispecies-logo.svg Wikispecies'te Dinozor ile ilgili detaylı taksonomi bilgileri bulunur.

Evrimsel süreçlerDüzenle

Dinozorların çevreye muazzam ölçüde adapte olması ve ekolojik anlamda tüm nişleri doldurması kayda değer bir başarıdır. Bitkiler bile bu karşıtlık üzerinden kendi evrimsel rotalarını çizmişlerdir; örneğin Araucaria cinsi ağaçlar uzun boyunlu sauropodlardan korunmak adına alt dallarından kurtulmuşlardır. Yine Stegosaurus cinsi geç Jura dinozoru temel diyeti olan cycad türevi bitkilerin yok olmasıyla ortadan kaybolmuştur. Dinozorların en etkileyici evrimsel hikâyesi ise aslında nesillerinin tamamen tükenmemesidir, bugün artık pek çok bilimsel çalışmada kuşlar dinozorların yaşayan torunları olarak kabul edilmektedir. En önemli kanıtlarsa evrimsel biyoloji yoluyla sunulmaktadır. İlk kuş olarak adlandırılan Archaeopteryx lithographica'nın bulunmasıyla fosildeki korunmuş olan tüyler yıllar sonra ciddi bir tartışmaya yol açtı ve yıllar yılı soğukkanlı, pullu ve hantal varlıklar olarak düşünülen dinozorların kuşlarla yakın akraba olabilecekleri üzerine araştırmalar yapıldı. Yakın zamanlarda Çin'de pek çok tüylü dinozor bulunması, kuşların kanatlarındaki tüy formasyonuna benzer olarak dinozorların kol kemiklerinde tüy kökü çıkıntıları bulunması önemli örneklerden biridir. Kuşlarla yakın akraba oldukları genetik olarak belli olan dinozorların ön kollarındaki parmak yapılarının kuşlara benzemesi ve birçok dinozorun kuşlar gibi sıcakkanlı olduklarının yaşadıkları bölge ve fosiller yardımıyla saptanması sonucu böylesi bir akrabalık bilimsel anlamda netleşmiştir.[1]

Ayrıca bilim insanlarının dinozorların nasıl göründüğüne ilişkin algısı bilimsel çalışmalar ışığında ciddi oranda değişmiştir. hantal, kertenkele benzeri pullu canlılar olarak gösterilirken; bugün artık pek çok theropodun kuş akrabalarına benzer tüy ve benzeri yapılara sahip olduğunu biliyoruz. Özellikle bilim insanlarının bu konudaki anatomik görüşü de evrim geçirmiştir. En bilinen dinozor unvanını hala sürdüren karizmatik theropod türü Tyrannosaurus rex ortalama olarak 12 metre uzunluğunda, 5 metre yüksekliğinde ve kabaca 9 ton ağırlığında bir canlıydı, bu tahminler yaklaşık bir asır önceki keşfinden bu yana çok değişmedi; ancak bu canlının rekonstrüksiyonu oldukça değişmiştir. Tyrannosaurus hatta neredeyse tüm theropodlar için eski görüşler, kuyruğunu sürüyen, neredeyse insan gibi dik duran ve hantal bir varlık düşünürken; modern görüş hızlı, tüylü bir vücut ve eğik bir duruş tasvir etmiştir.[2]

 
T. rex eski duruş
 
Tüylü Tyrannosaurus rex ve yeni duruş

Büyük dinozorların nasıl yok olduğuna dair bugüne değin birçok iddia ortaya atılmıştır. Geçmişte, dinozorların kısa bir süre içinde toplu olarak nasıl yok oldukları uzun bir süre açıklanamamış ve yanardağ patlamalarından dünyadaki iklim değişikliklerine kadar çeşitli teoriler ortaya atılmıştır. Bu konuda en yeni teori gök taşı (asteroid) çarpması sonucu bir felaket zinciri halinde yok oluşun tetiklendiği varsayımıdır. Yaşlaşık 66 milyon yıl önceye tarihlenen yani stratigrafik olarak K-T(Kretase-Tersiyer) yok oluş dizisi diye adlandırılabilecek bir tabaka sırası bu yok oluşu temsil ediyor. Fizikçi Luis Alvarez 1970'lerde İtalya'nın Gubbio şehrinde bu tabaka sınırında nadir bir element olan iridyumu buldu. Dünya'nın kabuğunda milyonda 0.3 olarak bulunan bu element (sondaj karotları veyahut yüzlek veren kayalardan örnekler toplanarak), K-T yok oluş sınırında milyonda 6.3'lük bir oranda bulundu yani 20 kat daha fazla bir miktar vardı. Dolayısıyla bugün güneş sistemi bünyesindeki pek çok asteroidin de ortalama bir iridyum seviyesine sahip olduğu görüldüğünden yaklaşık 66 milyon yıl önce Dünya'nın yüzeyine çarpan dev bir asteroidin toplu yok oluşun bir dizi sebebini ortaya çıkarabileceği mantıklı bir görüş haline gelmiştir. Çapı 10 km, ağırlığı ise 1 katrilyon ton olarak hesaplanan bu dev asteroidin çarptığı yerin Meksika'daki Yucatan yarımadası Chicxulub krateri olduğu tahmin ediliyor. Çarpışma anında hızının saatte 100 bin km olabileceği tahmin ediliyor, sonuç olarak böylesine bir çarpışma alanı (astrobleme) yüzlerce km çapında bir alanı kaplayabilir. daha da ilginci son araştırmalarda Ukrayna Boltiş kraterinin Chicxulub krateri ile hemen hemen aynı yaşta olduğu Ukrayna'daki kraterin sadece 2000-5000 yıl daha yaşlı olduğu görülmüştür. bu durum da paleontologlara K-T yok oluşunun çoklu bir dünya dışı etkinin sonucu olduğunu düşündürmektedir. Kafa karıştıran bir nokta da dünyaya nazaran oldukça küçük bir asteroidin taşıdığı iridyum nasıl olur da K-T stratigrafik sınırı boyunca tüm yerküreye görece istikrarlı dağılabilmiştir; ama bu soruya rağmen asteroid hipotezi yaygın kabul görür. Bu noktada asteroid çarpması, anında dinozorları yeryüzünden sildi açıklaması doğru değildir, bu teorinin devamına kulak vermek gerekir. Çarpışma sonucu büyük miktarda kıtasal ve meteorik parça atmosfere saçıldı ve sonuçta devasa bir toz-partikül bulutu dünyayı sararak güneş ışığının yeryüzüne ulaşmasını engelledi. Bu ise zincirleme birtakım felaketlere neden oldu, zira önce fotosentetik canlıların soyları tükendi (büyük oranda bitkilerin) ve bu da herbivor (otçul) dinozorların kademe kademe yok oluşuna gitti ve nihayet carnivor (etçil) dinozorlar bu yok oluş silsilesinden etkilendi. Genelde fosil çalışmaları gösteriyor ki, toplu yok oluşlar ufak türleri es geçmektedir. Bilhassa özel nişleri dolduran ve belli bir oranın üstünde vücut büyüklüğü bulunan canlılar yok oluşları atlatamamıştır. K-T yok oluşu da kuşlar, sürüngenler ve memelilerin atlattığı; ama dinozorların atlatamadığı bir dönemeç olarak görülebilir. Son olarak belirtmek gerekir ki, Kretase periyodunun sonuna doğru Dekkan yaylasındaki volkanik kapanların da püskürdüğü ve onların da bu yok oluşta bir paylarının olduğu düşünülebilir.[1]

SınıflandırılmaDüzenle

Dinozorlar hakkındaki ilk bilimsel açıklama çabaları Richard Owen'dan gelmiştir ki, bu canlılara genel dinozor adını veren de oydu. Richard Owen başlangıçta İguanodon, Megalosaurus ve Hylaeosaurus gibi adlandırdığı 3 cins üzerinden bir sınıflandırma sistemi kurmaya çalıştılar, hatta 1851 yılındaki ünlü sergi için Crystal Palace Parkı'nda Owen'ın isteğiyle heykeltıraş Waterhouse Hawkins ölçekli olarak heykeller yaptı, o dönem dinozorların dev kertenkeleler olduğu düşüncesi hakim olduğu içinseyanlarında sergilenmek üzere yaşayan sürüngen türlerinin heykelleri de yapılmıştı. Dönemin bilim dünyası, yeni fosillerin ışığında Mezozoyik sürüngen çeşitliliğinin günümüzden çok olduğu kanaatine varmıştı. Yeni sınıflandırma önerİleri peşi sıra geldi. Önce T.H. Huxley 1868'de yeni bir takım önerdi. ona göre Ornithoscelida adlı bir takım tasarlanmalıydı, zira bu canlıların kuşlara benzeyen çok yönü vardı. Bu takımı ikiye ayırdı ve ilkini dinosauria yapıp İguanodont, Megalosauria ve Scelidosaurus cinslerini bu alt takıma koydu ve kuş benzeri küçük etçil Compsognathus da diğer alt takıma alındı. Bir süre sonra tabii ki yeni fikirler üretildi; ancak en yetkini 1887'de ingiliz biyolog H.G. Seeley'nin hipoteziydi. Seeley, Fosili bulunan dinozorların kemik yapılarını incelediğinde ayırıcı iki tip kalça kemiği şekli görmüştür. Bunlardan bir kısmı kuş kalçasına benzer bir yapıdayken; diğerleri kertenkele kalçasına benzer yapıdadır. Ayrımı takım seviyesinde terimleştirmiştir: (Ornithischia) kuş kalçalılar ve (saurischia) kerenkele kalçalılar. Bu takımları da alt takımlara bölmüştür. Ornithischia dört alttakım içeriyordu: Ornithopoda (Iguanodon ve benzerleri), Stegosauria (plakalı türler), Ankylosauria (Hylaeosaurus ve diğer zırhlı türler), and Ceratopsia(kuzey amerika'da yeni keşfedilen boynuzlu türler). Seeley'in ikinci takımı saurischia ise tüm theropod(etçiller) cinslerini içerdiği gibi büyük otçulları (Cetiosaurus, Brontosaurus) da içeriyordu. Bu devrimsel sınıflama dinosauria grubu üzerinde birtakım şüpheler doğurdu zira iki takıma bölünen bu canlıların ortak şemsiyesi dinosauria grubu olabilir miydi, yoksa tamamen farkı canlılar mıydı. Bu belirsizlik bir asır daha sürse de artık dinosauria'nın ortak özellikler paylaşan bu canlıların doğal bir şemsiyesi olduğunu biliyoruz. Bundan bir sene sonra Belçika'nın Benissart kasabasında bir kömür madenin işletme yapılırken; kazara bir düzine eklemli ve tam İguanodon fosili bulundu. Bu muazzam bir keşifti ve Belçika Doğa Bilimleri Kraliyet Enstitüsü uzun bir süre bu çalışmaları sürdürdü ve 1883'te bu İguanodon sürüsü sergilendi. Bu hayvanların sürü halinde dolaştığı ve bazılarının bipedal(iki ayak üstünde) hareket ettiği anlaşılabildi. Dinozorların sınıflandırılması konusunda önemli bir nokta da dinozorların kökeni meselesidir. Dinozorların ataları için en temel açıklama erken Triyas döneminde yaşayan archosaurus cinsini işaret eder: Euparkeria. Geç Triyas'ın erken dönemine(237-201 milyon yıl önce) tarihlenen bazı archosaurus cinsleri de dinozorların atası olarak kabul edilmektedir: Lagosuchus, Lagerpeton. Hatta Herrerasaurus ve Eoraptor gibi bazı bilim insanlarının dinozor kabul ettiği, kimilerininse dinozor benzeri saydığı cinsler bulunmaktadır.[1]

Kertenkele kalçalı dinozorlar (Saurischia)
Herrerasauridae   Herrerasaurus Staurikosaurus
Theropoda
Coelophysoidea   Coelophysis Liliensternus Dilophosaurus
Neotheropoda
Ceratosauria   Ceratosaurus Majungasaurus Carnotaurus
Tetanurae
Megalosauroidea   Spinosaurus Suchomimus Torvosaurus
Avetheropoda   Allosaurus Tyrannosaurus Velociraptor
Sauropodomorpha
Prosauropoda   Anchisaurus Plateosaurus Massospondylus
Sauropoda
Bazal Sauropodalar   Mamenchisaurus Shunosaurus Omeiosaurus
Neosauropoda
Diplodocoidea   Diplodocus Apatosaurus Amargasaurus
Macronaria   Brachiosaurus Camarasaurus Ampelosaurus
Kuş kalçalı dinozorlar (Ornithischia)
Heterodontosauridae   Heterodontosaurus Abrictosaurus
Genasauria Thyreophora
Bazal Thyreophoralar   Scelidosaurus Scutellosaurus
Eurypoda
Stegosauria   Stegosaurus Kentrosaurus Huayangosaurus
Ankylosauria   Euoplocephalus Edmontonia Ankylosaurus
Cerapoda Marginocephalia
Pachycephalosauria   Prenocephale Pachycephalosaurus Stegoceras
Ceratopsia   Triceratops Protoceratops Torosaurus
Ornithopoda
Bazal Ornithopodlar   Hypsilophodon Agilisaurus Leaellynasaura
Iguanodontia   Iguanodon Edmontosaurus Parasaurolophus

Ayrıca bakınızDüzenle

KaynakçaDüzenle

  1. ^ a b c d Padian and Ostrom, Kevin and John. "Dinosaur". Encyclopædia Britannica. Encyclopædia Britannica, inc. 10 Haziran 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Ocak 2020. 
  2. ^ Ross & Haas & Allmon, R. & D. & W. "Drawing Tyrannosaurus – You're Probably Doing it Wrong". www.nationalgeographic.com. Nat Geo. 19 Mart 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Mart 2020.