Haşim el-Etâsî

Haşim el-Etâsî[1] (Arapçaهاشم الأتاسي; 11 Ocak 1875 - 5 Aralık 1960), 1936'dan 1939'a, 1949'dan 1951'e ve 1954'ten 1955'e kadar Suriye devlet başkanı olarak görev yapmış Suriye milliyetçisi siyasetçi ve devlet adamı.

Haşim el-Etâsî
هاشم الأتاسي
4. Suriye Devlet Başkanı
Görev süresi
21 Aralık 1936 - 7 Temmuz 1939
Yerine geldiği Muhammed Ali el-Abid
Yerine gelen Behiç el-Hatib
Görev süresi
15 Ağustos 1949 - 2 Aralık 1951
Yerine geldiği Sami el-Hinnavi (Askerî yönetim)
Yerine gelen Edib Çiçekli (Askerî yönetim)
Görev süresi
28 Şubat 1954 - 6 Eylül 1955
Yerine geldiği Me'mun el-Kuzbari (Vekaletin)
Yerine gelen Şükrü el-Kuvvetli
2. & 25. Suriye Başbakanı
Görev süresi
3 Mayıs 1920 - 28 Temmuz 1920
Hükümdar I. Faysal
Yerine geldiği Ali Rikabi
Yerine gelen Alaeddin ed-Dürubi
Görev süresi
17 Ağustos 1949 - 24 Aralık 1949
Yerine geldiği Muhsin el-Berazi
Yerine gelen Nazım el-Kudsi
Kurucu Meclis Başkanı
Görev süresi
11 Ağustos 1928 - 6 Eylül 1928
Yerine geldiği Bedi Müeyyed el-Azm
Yerine gelen Faris el-Huri
Suriye Ulusal Kongresi Başkanı
Görev süresi
11 Aralık 1919 - 17 Temmuz 1920
Yerine geldiği makam oluşturuldu
Yerine gelen Bedi Müeyyed el-Azm
Kişisel bilgiler
Doğum 11 Ocak 1875(1875-01-11)
Humus, Suriye Vilayeti, Osmanlı İmparatorluğu
Ölüm 5 Aralık 1960 (85 yaşında)
Humus, Birleşik Arap Cumhuriyeti
Partisi Ulusal Blok
(1928-1947)
Halk Partisi
(1948-1960)

Arka plan ve erken kariyerDüzenle

1875'te[2] Humus'ta büyük, toprak sahibi ve politik olarak aktif bir aile olan el-Etâsî (Etâsîzade) ailesinde doğdu. İstanbul'da Mekteb-i Mülkiye'de idari şubede okudu ve 1895'te mezun oldu. Siyasi kariyerine 1888'de Beyrut'un Osmanlı vilayetinde başladı ve 1918'e kadar o dönemde Tel Aviv banliyösünü de içeren Humus, Hama, Baalbek, Anadolu ve Yafa vilayetlerinde kaymakam ve mutasarrıf olarak yaptığı idari görevleri izledi.

1919'da Osmanlı'nın Birinci Dünya Savaşı'ndaki yenilgisinden sonra, modern bir parlamentoya eşdeğer olan Suriye Ulusal Kongresinin başkanlığına seçildi.[3] 8 Mart 1920'de bu organ, Kral I. Faysal'ın yönetiminde anayasal bir monarşi olarak Suriye'nin bağımsızlığını ilan etti. Bu kısa ömürlü dönemde başbakan oldu, çünkü Fransız işgali kısa süre sonra Sykes-Picot Anlaşması ve Milletler Cemiyeti Mandası (Ayrıca bakınız: San Remo konferansı) şartları altında takip edildi. Görev süresi boyunca Etâsî, I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu'na karşı Suriye milliyetçi hareketinin liderlerinden biri olan emektar bağımsızlık aktivisti ve devlet adamı Abdurrahman Şahbandar'ı dışişleri bakanı olarak atadı. Fransız mandasının uygulanmasını engellemek için boş bir girişimde bulunarak, Suriye ile Avrupa arasında ittifaklar formüle etmesi için Şahbandar'ı görevlendirdi. Fransa, Suriye'nin bağımsızlığını geri almak için hızla harekete geçti. Fransız Yüksek Komiseri Henri Gouraud, Faysal'a bir ültimatom vererek Halep'in Fransız Ordusuna teslim edilmesini, Suriye Ordusunun dağıtılmasını, Fransız frangının Suriye'ye uyarlanmasını ve Attassi Hükümetinin feshedilmesini talep etti. Şahbandar'ın Gouraud ile uzlaşma çabaları sonuçsuz kaldı ve Etâsî'nin kabinesi, 24 Temmuz 1920'de Fransızların Suriye Ordusunu Maysalun Muharebesi'nde mağlup edip Suriye üzerindeki mandasını dayattığı zaman feshedildi. 

Fransız MandasıDüzenle

 
el-Etâsî (soldan oturan ikinci kişi) 1930'ların başında Bedevi kıyafeti giyerek Suudi Arabistan'ı ziyaret ederken. Solunda Kudüs Başmüftüsü Muhammed Emin el-Hüseynî ve Lübnanlı Arap milliyetçisi filozof Emir Şekib Arslan var.

Krallığın Fransızlar tarafından dağıtılmasından sonra Etâsî, Ekim 1927'de bir grup ileri gelenle bir araya geldi ve sonraki yirmi yıl boyunca Suriye'deki Suriye milliyetçisi hareketine liderlik edecek olan Ulusal Bloğu kurdu. Blok, şiddetli direnişten ziyade diplomatik yollarla Suriye için tam bağımsızlık arayan siyasi bir koalisyon hareketiydi. Kurucuları toprak sahibi, avukat, memur ve Şam, Halep, Humus, Hama ve Lazkiye'den Osmanlı eğitimi almış profesyonellerdi. 1928 yılında İbrahim Hananu ve Haşim el-Etâsî liderliğinde bir koalisyon çerçevesinde, bazı milliyetçi grupların Ulusal Cephe (el-Kutle el-Wataniye) adıyla Suriye'nin ilk siyasi partisini kurmasına izin verildi.[4] Sonrasında Etâsî, önce Ulusal Bloğun daimi başkanı, 1928'de de Kurucu Meclis başkanı seçildi ve Suriye'nin ilk cumhuriyet anayasasını hazırlamakla görevlendirildi. Meclis, 1920 bildirisine bağlılığı nedeniyle Mayıs 1930'da Fransız yüksek komiseri tarafından feshedildi ve Etâsî, Fransızlar tarafından Arvad Adası'nda birkaç ay hapsedildi. Serbest bırakıldıktan sonra devlet başkanlığı için yeniden aday oldu, ancak seçimlerin ilk turunu kaybetti, ikinci turdan ayrıldı ve 1932 yazında devlet başkanı olan bağımsız Muhammed Ali el-Abid'e onay verdi. 1928 ve 1932'de mecliste Humus milletvekili oldu.

Cumhuriyetin ilk devlet başkanıDüzenle

Etâsî başlangıçta Abid hükümetini destekledi, ancak Abid iki Fransız yardakçısı olan Hakkı el-Azm'ı başbakan ve Suphi Bereketi, parlamento başkanı olarak atadığında yeni devlet başkanına desteğini kesti. 1934'te Abid, Fransa ile mandadan kademeli olarak bağımsızlık vadeden ancak Suriye Dağları'nı Fransız kontrolü altında tutan bir anlaşma müzakere etti. Etâsî, Suriye topraklarının tamamını kapsamadığı sürece hiçbir bağımsızlığın geçerli olmadığını savunarak anlaşmayı şiddetle eleştirdi. Abid'in önerdiği anlaşmayı protesto etmek için 60 günlük bir grev çağrısında bulundu. Blok, Etâsî'nin çağrısına sokak çapında muazzam bir destek seferber etti. Çoğu dükkân ve işletme kapandı, isyanlar her gün şiddetlenerek ekonomiyi felce uğrattı ve Abid'i uluslararası toplum önünde utandırdı.

Yenilgi sonrası Fransız hükümeti, Ulusal Blok liderlerini Suriye halkının tek temsilcisi olarak tanımayı kabul etti ve Haşim el-Etâsî'yi Paris'te diplomatik görüşmelere davet etti. 22 Mart 1936'da Fransa'ya giden kıdemli bir Blok delegasyonuna başkanlık etti ve 6 aydan fazla bir süre içinde bir Fransa-Suriye Bağımsızlık Antlaşması formüle etmeyi başardı. Etâsî'nin anlaşması, daha önce özerk bölgelerin Büyük Suriye'ye tam olarak dahil edilmesiyle 25 yıl içinde özgürlüğü garanti etti.

Buna karşılık Suriye, savaş zamanlarında Fransa'yı destekleme, hava sahasını kullanmasına izin verme ve Fransa'ya Suriye topraklarında askeri üsler kurma hakkı verme sözü verdi. Diğer siyasi, kültürel ve ekonomik bağlar yapıldı ve Etâsî 27 Eylül 1936'da zaferle Suriye'ye döndü. Ulusal bir kahraman olarak selamlandı ve modern Suriye devletinin ilk devlet başkanı olarak Kasım 1936'da oy çokluğuyla devlet başkanı seçildi.

İkinci Dünya SavaşıDüzenle

 
31 Aralık 1936'da mecliste yaptığı konuşmada Haşim el-Etâsî'nin devlet başkanlığı açılışı.

Bununla birlikte, 1938'in sonunda, Fransız hükümetinin kısmen Orta Doğu'daki kolonilerinden vazgeçmesi halinde, Avrupa'da gelişmekte olan Nazi Almanyası ile bir savaşta kuşatma altında kalacağı korkuları nedeniyle, anlaşmayı onaylama niyetinde olmadığı açıkça ortaya çıktı. Fransızların Suriye'nin tam bağımsızlığını ve Fransız birliklerinin geri çekilmesini ertelemeye devam etmesi ve gecikmeyle ilgili halkın hoşnutsuzluğunun sokaklara taşması üzerine 7 Temmuz 1939'da Etâsî istifa etti. Abdurrahman Şahbandar bu sırada Suriye'ye döndü ve Fransız onayını sağlayamadığı için Etâsî ve Ulusal Blok'a karşı kışkırttı.

Etâsî'nin istifası, Fransa'nın Suriye'nin İskenderun vilayetini (bugünkü Hatay ilinde bulunan İskenderun) Türkiye'ye devretme kararından da etkilenerek Suriye milliyetçilerini kızdırdı.[5] Eski devlet başkanı, memleketi Humus'ta emekli oldu ve siyasi faaliyetlere katılmayı reddederek bir yıl boyunca inzivaya çekildi. İstifasını takiben, birkaç yıl süren istikrarsızlık ve Fransız askeri yönetimi izledi. 1940'ların genelinde, II. Dünya Savaşı ve sonrasındaki siyaset ve entrikalar hakimdi. Suriye, İngilizler ve General Charles de Gaulle'ün 1946'ya kadar ayrılmayan Özgür Fransa Kuvvetleri tarafından işgal edildi.

Suriyelileri yatıştırma girişiminde bulunan de Gaulle, bağımsızlık sözü verdi ve Fransa'ya destek sağlamak için Suriye'yi ziyaret etti. Humus'ta Haşim el-Etâsî'yi ziyaret etti ve eski lidere Fransa'nın Suriye ile ilişkilerinde yeni bir sayfa açmak istediğine dair güvence vererek onu devlet başkanlığına devam etmeye davet etti. Ancak Etâsî, son deneyiminin Fransa'nın bağımsızlık vaatlerine güvenilemeyeceğini gösterdiğini iddia ederek reddetti. 1943'te Etâsî, kendisini yeniden aday göstermek yerine, Etâsî'nin himayesinde öne çıkan köklü bir Şam lideri olan Şükrü el-Kuvvetli'nin devlet başkanı olarak seçilmesini onayladı.

Etâsî, nihai bağımsızlık mücadelesinde aktif bir rol oynamadı, ancak 1943'ten 1949'a kadar süren Kuvvetli hükümetini destekledi. 1947'de Suriye uzun süreli bir kabine kriziyle karşı karşıyayken, Başkan Kuvvetli eski akıl hocasını bir ulusal birlik hükümeti kurmaya çağırdı. Ancak gergin bir siyasi ortam ve siyasi çevrelerde artan Kuvvetli karşıtlığı nedeniyle Etâsî, yönetimi kurtarmak için müdahale edemedi. Ayrıca, Başkan Kuvvetli ile devlet başkanlığı yetkileri konusunda tartıştı ve başbakan olursa bu yetkilerin kısıtlanmasını şart koştu, ancak Kuvvetli reddetti.

Mart 1949'da Kuvvetli hükümeti, Ağustos 1949'da devrilmeden önce dört ay boyunca bir askeri kabineye başkanlık eden Genelkurmay Başkanı Hüsnü Zaim tarafından Mart 1949'da bir darbeyle devrildi. Bu gelişmelerin ardından önde gelen politikacılar, yaşlanan Etâsî'yi ulusal seçimleri ve sivil yönetimin restorasyonunu denetleyecek bir geçici hükümet kurmaya çağırdılar. Etâsî bu çağrıya uydu ve tarım bakanı olarak atadığı Mişel Eflak'ın solcu Baas Partisi de dahil olmak üzere tüm partilerin temsilcilerinin yer aldığı bir kabine kurdu. Hüsni Zaim tarafından hapsedilen Münir el-Eclani'yi serbest bıraktı ve Anayasa Meclisine oy verdi. Etâsî'nin himayesinde yeni bir seçim yasası kabul edildi ve kadınlar ilk kez 15 ve 16 Kasım 1949 seçimlerinde oy kullandı.[5] Etâsî, Ağustos - Aralık 1949 arasında başbakan olarak görev yaptı ve aynı dönemde meclis çoğunluğu onu ikinci bir dönem için devlet başkanı olarak aday gösterdi.

İkinci devlet başkanlığı dönemiDüzenle

 
Haşim el-Etâsî'nin ikinci açılış konuşması, Aralık 1949'da General Hüsnü Zaim'in diktatörlüğünün yerini almak üzere parlamentoda oybirliğiyle seçildi.

Etâsî'nin görevdeki ikinci dönemi, ilkinden bile daha çalkantılı geçti. Halep soylularının çıkarlarını ve Irak'la birleşme isteklerini desteklediği için Şamlı politikacılarla çatıştı. Halep destekli Halk Partisini destekledi ve lideri Nazım el-Kudsi'yi başbakan olarak atadı. Parti şiddetle Irak yanlısıydı ve Bağdat ile bir birlik arıyordu. Etâsî yönetiminin en unutulmaz eylemlerinden biri, Lübnan mallarının Suriye'ye akınını önlemek için Suriye'nin Lübnan sınırını kapatmaktı. 1949'dan 1951'e kadar Irak hükümetiyle birlik meselesi üzerinde ciddi görüşmeler yaptı.

Etâsî, birlik üzerine teknik tartışmalar için Şam'da Veliaht Prens Abdülilah ve Irak Kralı II. Faysal da dahil olmak üzere üst düzey Iraklı liderleri kabul etti. Bu, Bağdat'taki Haşimi ailesinin Şam üzerinde hiçbir yetkisinin olmaması gerektiğini iddia eden Suriye'nin yükselen askeri diktatörü Edib Çiçekli'yi kızdırdı. Çiçekli rota değişikliği talep etti, ancak Etâsî kararlıydı ve askeri baskıya boyun eğmeyi reddetti. Buna karşılık Çiçekli, Halk Partisi sempatizanı Etâsî'nin Genelkurmay Başkanı Sami el-Hinnavi'yi ve Suriye Ordusundaki birkaç Irak yanlısı subayı tutuklattı. Ardından, Suriye'deki Irak yanlısı etkinin kontrol altında kalmasını sağlamak için sağ kollarından Albay Fevzi Selu'nun savunma bakanı olarak atanmasını talep etti.

Orduyla kafa kafaya çarpışmaktan korkan Etâsî, talepleri isteksizce kabul etti. Ancak Aralık 1951'de Başkan Etâsî, Halk Partisinin bir başka üyesi olan Maaruf el-Davalibi'den bir hükûmet kurmasını istedi. Davalibi görevi kabul etti ancak Savunma Bakanlığını Fevzi Selu'ya vermeyi reddetti. Sonuç olarak, Çiçekli başka bir darbe başlattı ve başbakanı ve Halk Partisinin tüm üyelerini tutukladı. Tüm bakanlar ve Haşimi yanlısı devlet adamları kaçırıldı ve parlamento feshedildi. Başkan Etâsî, protesto olarak 24 Aralık 1951'de istifasını Çiçekli'ye sunmayı reddederek, dağıtılmış olan parlamentoya sundu.

Askeri yönetime muhalefetDüzenle

Çiçekli yıllarında (1951-1954) Etâsî, Çiçekli hükümetinin anayasaya aykırı olduğunu iddia ederek muhalefete öncülük etti. Hoşnutsuz subayların, Haşimi yanlısı politikacıların ve tüm yasadışı siyasi parti üyelerinin desteğini topladı ve ulusal bir ayaklanma çağrısında bulundu. Şubat 1954'te Çiçekli, oğlu Adnan el-Etâsî'yi tutuklayarak ve kıdemli devlet adamını ev hapsine alarak karşılık verdi. Etâsî'nin Suriye'deki kıdemli devlet adamı olarak konumu o kadar büyüktü ki Çiçekli onu doğrudan hapse atmanın onur kırıcılığına maruz bırakmaya cesaret edemedi.

Subaylar isyan etti, siyasi liderler hükümete karşı harekete geçti ve Arap Dağı'nda silahlı bir ayaklanma patlak verdi. 24 Şubat 1954'te Edib Çiçekli hükümeti nihayet devrildi. 28 Şubat 1954'te Etâsî, Humus'taki evinden Şam'a döndü ve devlet başkanlığı görevine yeniden başladı. Sabri el-Asali'yi başbakan olarak atadı ve tüm Çiçekli öncesi büyükelçileri, bakanları ve parlamenterleri göreve getirdi. Dört yıllık Çiçekli diktatörlüğünün tüm izlerini silmeye çalıştı.

Son yıllarDüzenle

80 yaşındaki devlet başkanı, görev süresinin geri kalanında askeri yetkililerin etkisini engellemeye çalıştı ve Suriye'de gelişen sosyalist ideoloji, Sovyetler Birliği'ne sempati ve Mısır'ın sosyalist lideri Cemal Abdünnasır'ın körü körüne bağlılık ile karakterize edilen sol akıma karşı acımasızca mücadele etti. Nasır'ın politikaları Etâsî'nin kendi ailesindeki Cemal el-Etâsî ve Nureddin el-Etâsî gibi üyeleri tarafından bile destekleniyordu. Etâsî, Başkan Nasır'a meydan okudu ve Suriye'yi sosyalist yörüngesinden uzak tutmak için boşuna çalıştı.

Çoğu Arap liderin aksine Etâsî, Nasır'ın Arap dünyasına liderlik etmek için çok genç, deneyimsiz ve ideolojik olduğuna inanıyordu. Suriye devlet başkanı Nasırcı unsurları çökertti ve kendi Nasır yanlısı başbakanı Sabri el-Asali ile Suriye'yi Mısır uydusuna dönüştürmek istemekle suçlayarak çatıştı. 1955'te Etâsî, bölgede komünizmi kontrol altına almayı amaçlayan bir Anglo-Amerikan anlaşması olan Bağdat Paktı'nı kabul etmeyi düşündü, ancak Suriye Ordusundaki Nasırcı unsurlar bunu yapmasını engelledi. Etâsî, pan-Arap liderliği konusunda Nasır ile rekabet eden Haşimi Irak'ı desteklemek için çalıştı ve Irak Başbakanı Nuri es-Said ile ittifak kurdu. Etâsî daha sonra Asali kabinesini feshetti ve önce Said el-Gazi'yi, ardından da ılımlı bir devlet adamı olan Faris el-Huri'yi başbakan olarak atadı. Etâsî, Arap meseleleri üzerindeki Mısır hegemonyasına Suriye itirazlarını sunmak için Huri'yi Mısır'a gönderdi.

Başkan Haşim el-Etâsî Eylül 1955'te yaşlı ve sakat olarak siyasi hayattan emekli oldu. 1956'da oğlu Adnan'ın, Kuvvetli'nin Cemal Abdülnasır yanlısı Şükrü el Kuvvetli hükümetini devirmeye çalışan Irak bağlantılı bir komploya karıştığı iddia edildi. Adnan, vatana ihanet suçlamasıyla mahkemeye çıkarılarak idama mahkum edildi. Ancak babasına olan saygısından ötürü, cezası diğer önde gelen politikacılar arasında siyasi bir hapishanede hapse çevrildi. Adnan, 1957'den 1960'a kadar hapiste kaldı.

Askeri mahkemeyi yöneten subayların, ikinci ve üçüncü dönemlerinde (1949-1951 ve 1954-1955) askeri otoriteyi dizginlemeye çalıştığı için özellikle oğluna sert davrandıklarına inanılıyordu.[kaynak belirtilmeli] Ancak eski Devlet Başkanı, Suriye'nin militarizasyonuna karşı bir kızgınlık işareti olarak oğlunu hapishanede ziyaret etmeyi reddetti.[kaynak belirtilmeli] Fakat oğlu, babasının devlet başkanlığı sonrası Bayındırlık ve Adalet Bakanı gibi görevler üstlenecekti.[6]

ÖlümüDüzenle

 
Etâsî'nin Şam'daki cenaze alayı, 6 Aralık 1960

Mısır'la Suriye'nin kurduğu birlik yıllarında 6 Aralık 1960'ta doğduğu şehir olan Humus'ta öldü. Cumhurbaşkanı Nasır'ın ve Birleşik Arap Cumhuriyeti (BAC) hükümetinin üst düzey üyelerinin katıldığı, şehir tarihindeki en büyük devlet cenazesi ile defnedildi.

Ailesinin iki uzak üyesi (Lu'ay el-Etâsî ve Nureddin el-Etâsî), güçlü bir Sovyet yanlısı yönelim de dahil olmak üzere çok farklı bir siyasi duruşa uysalar da 1960'larda devlet başkanı olarak hizmet etmeye devam ettiler.

Suriye'nin cumhuriyet tarihinin arka planını oluşturan kafa karışıklığı ve şiddetin ortasında Haşim, kendisini anayasal yönetim yöntemlerine adamış sağlam ilkeleri olan bir adam olarak öne çıkmıştı. Suriye siyasetindeki tüm aktörler tarafından saygı duyulan ve 1963'te iktidara geldiklerinde Baasçılar tarafından eleştiri almayan Baas öncesi dönemin birkaç politikacısından biridir. Etâsî'nin biyografisi, 2005 yılında torunu tarafından Suriye'de yayınlandı. Etâsî, arkasında günlük veya hatıra bırakmadı.

KaynakçaDüzenle

  1. ^ Ayın Tarihi. 1950. s. 165. 3 Mayıs 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Mayıs 2022. 
  2. ^ Jessup, John E. (1998). An Encyclopedic Dictionary of Conflict and Conflict Resolution, 1945-1996. Westport, CT: Greenwood Press. s. 42. 10 Ekim 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Şubat 2022. Şablon:DlŞablon:ISBN?
  3. ^ Greater Syria: The History of an Ambition. Oxford University Press US. 1992. s. 26. ISBN 978-0-19-506022-5. 
  4. ^ "Suriye'de iktidar mücadelesi" (PDF). 19 Ağustos 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 7 Nisan 2017. 
  5. ^ a b McGowan, Afaf Sabeh (1988), "History", Collelo, Thomas (Ed.), Syria : a country study, Washington, D.C: Federal Research Division, Library of Congress, ss. 18–20, 29 June 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi, erişim tarihi: 22 February 2012 
  6. ^ "Milliyet - 16 Ocak 1962". 8 Nisan 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Nisan 2017. 
  • Sami Moubayed "Çelik ve İpek: Suriye'yi Şekillendiren Erkekler ve Kadınlar 1900-2000" (Cune Press, Seattle, 2005).
  • Ansiklopedi Britannica
Önce gelen:
Muhammed Ali el-Abid
Suriye Devlet Başkanı
1936-1939
Sonra gelen:
Behiç el-Hatib
Önce gelen:
Sami el-Hinnavi (askerî yönetim)
Suriye Devlet Başkanı
1949-1951
Sonra gelen:
Edib Çiçekli (askerî yönetim)
Önce gelen:
Me'mun el-Kuzbari (vekaleten)
Suriye Devlet Başkanı
1954-1955
Sonra gelen:
Şükrü el-Kuvvetli