Ana menüyü aç

Mişel Eflak (Arapça: ميشيل عفلق), Suriyeli düşünür, sosyolog, Arap milliyetçisi politikacı. Düşünceleri Baasçılık fikrinin ortaya çıkmasında ve bu fikir etrafında gelişen siyasal hareketin oluşmasında çok önemli rol oynamıştır. Bu siyasi düşünceye gönül verenlerin bazıları tarafından, Baasçılığın fikir babası olarak anılmaktadır.

Mişel Eflak
ميشيل عفلق
1963 yılına ait bir fotoğraf
Irak Baas Partisi Ulusal Yönetimi Genel Sekreteri
Görev süresi
Şubat 1968 - 23 Haziran 1989
Yardımcı Şibli el-Eysami
Yerine geldiği Yeni makam
Yerine gelen Saddam Hüseyin
Baas Partisi Ulusal Yönetimi Genel Sekreteri
Görev süresi
1954 - Nisan 1965
Yerine geldiği Yeni makam
Yerine gelen Munif er-Rezzaz
Baas Partisi Ulusal Yönetimi Üyesi
Görev süresi
6 Nisan 1947 - 23 Şubat 1966
Kişisel bilgiler
Doğum 9 Ocak 1910
Şam, Osmanlı Suriyesi
Ölüm 23 Haziran 1989 (79 yaşında)
Paris, Fransa
Partisi Arap Baas Hareketi (1940–1947)
Baas Partisi (1947–1966)
Irak Baas Partisi (1968–1989)
Dini Rum Ortodoks

Orta halli bir ailenin çocuğu olarak, Şam'da dünyaya geldi. Eğitimini Paris Üniversitesi'nde tamamladı. Burada, gelecekteki siyasi yoldaşı Selahaddin Bitar ile tanıştı. 1932'de Suriye'ye döndükten sonra komünistlerin safında siyasete atıldı. Suriye-Lübnan Komünist Partisi'nde aktif görev aldı. Ancak partisi Fransa'nın kolonyal politikalarını desteklemeye başlayınca, parti ile bağlarını kopardı. 1940 yılının sonunda Eflak ve Bitar, sonrasında "Arap Baas Hareketi adını alacak olan, "Arap İhya Hareketi"ni kurdular. Hareketin adı, Zeki el-Arsuzi'nin liderliğindeki grupla aynı adı (Arap Baas) taşımaktaydı. Siyasi alanda rüştünü ispatlayan Arap Baas Hareketi, 1947 yıında Arsuzi'nin Baas örgütüyle birleşerek Baas Partisi'ne dönüştü. Eflak, Partinin Merkez Yürütme Kurulu'na ve parti liderliğine seçildi.

1952 yılında Arap Baas Partisi, Ekrem Havrani'nin Arap Sosyalist Hareketi ile birleşerek "Arap Sosyalist Baas Partisi" haline geldi. Eflak, 1954'te partinin başkanlığa getirildi. 1950'li yılların ortasından sonlarına kadar olan yıllarda Eflak, Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdünnasır ile sıcak ilişkiler geliştirdi ki, bu yakınlaşma sonucunda Birleşik Arap Cumhuriyeti (BAC) kuruldu. Nasır, Eflak'a, kendi partisinin üyelerine bile danışmadan partisini feshetmesi konusunda baskı yaptı. BAC'ın dağılmasının hemen akabinde, Eflak yeniden Baas Partisi Milli Yönetimi Genel Sekreteri olarak seçildi. 8 Mart İhtilali sonrasında, Eflak'ın parti içindeki konumu, oldukça zayıflamıştı. 1965'te parti başkanlığından istifa etmek zorunda kaldı. Eflak, Baas Partisi içinde bir ayrışmaya yol açan 1966 Suriye Askeri Darbesi sırasında partiden tasfiye edildi ve Lübnan'a kaçmak zorunda kaldı. Sonrasında da Irak'a geçti. 1968 senesinde, Irak Baas Partisi Genel Sekreterliği'ne seçildi; ancak görevi süresince fiili hiçbir siyasi güce sahip olmadı. Görevini 23 Haziran 1989 tarihinde hayatını kaybedene dek sürdürdü.

Eflak'ın toplumsal, siyasi ve iktisadi görüşleri, topluca Baasçılık olarak tanımlanmaktadır. İleri toplumsal seviyeye ulaşmak için, tüm Arap dünyasının tek bir ulus olarak birleşmesi gerektiğini savunuyordu. Hem kapitalist sisteme hem de komünist sisteme eleştiriler yöneltiyordu. Karl Marx'ı, diyalektik materyalizmi tek doğru (komünist teorinin dayanağı) olarak tanımlamasını eleştirmekteydi. Baasçı düşüncede "özgürlük" ve Arap sosyalizmi kavramlarına özel vurgu yapılmaktaydı. Arap sosyalizmi, Batı tarafından tanımlandığı gibi, uluslararası sosyalist hareketin bir parçası değildi. Laikliğin güçlü bir savunucusu olan Eflak, din ve devlet işlerinin ayrılığını savunmaktaydı. Bununla birlikte ateizme de karşıydı. Hıristiyan olmasına rağmen, İslamın "Arap zekası"nın kanıtı olduğuna inanıyordu. Baas Partisi'nde 1966 yılında meydana gelen bölünmeden sonra, Suriye Baas Partisi Eflak'ı, Zeki el-Arsuzi'nin fikirlerini çalmakla suçladı ve onu hırsızlıkla itham etti. Irak Baas Partisi ise bu ithamları reddediyor, Arsuzi'nin Baasçı ideolojiye katkısının olmadığını söylüyordu.

1910–1939 arasıDüzenle

Orta halli Ortodoks Hristiyan bir ailede, 9 Ocak 1910 tarihinde Şam'da dünyaya geldi.[1] Babası Joseph hububat ticareti yapıyordu. İlk öğrenimini Fransa hakimiyetindeki Suriye'de Batı tipi eğitim veren bir okulda tamamladı.[2] 1929'da felsefe eğitimi almak üzere Fransa'ya, Paris Üniversitesi'ne gitti. Buradayken Henri Bergson'un fikirlerinden etkilendi. Sonraki yıllarda siyasi yoldaşı olacak Suriyeli milliyetçi Selahaddin Bitar ile tanıştı.[3] Marksizimle de Paris'te tanıştı ve Sorbonne Arap Öğrenci Birliği adı altında bir de dernek kurdu. 1932'de Suriye'ye döndükten sonra, ülkedeki komünistlerin yanında aktif siyasete atıldı. Fransız Komünist Partisi (FKP) tarafından desteklenen Léon Blum Hükumeti, kolonilerine karşı öteden beri yürütmekte olduğu politikaları sürdürmeye devam edince, komünistlerle olan ilişkisini kesti. Eflak ve arkadaşları, FKP'nin Fransız kolonileri'nde bağımsızlık yanlısı bir tutum takip ettiğini düşünüyorlardı. Ancak Suriye-Lübnan Komünist Partisi'nin (SLKP) FKP'nin koloniler konusundaki politikalarına destek veriyor olması, Eflak ve arkadaşları için bardağı taşıran damla oldu. Bu gelişmelerden sonra Eflak, komünist siyasi hareketi, SSCB'nin bir araç olarak kullandığını düşünmeye başladı.[4] Antun Sadi'nin Suriye Sosyal Milliyetçi Partisi'nin örgütlenmesinden ve bu partinin ideolojisinden etkilendi.[2]

Arap Baas Hareketi: 1940–1947Düzenle

 
1930'ların sonunda Eflak

Eflak ve Bitar Suriye'ye döndükten sonra, ülkenin en prestijli ortaokullarından birinde öğretmenliğe başladılar. Eflak tarih dersleri verirken, Bitar ise matematik ve fizik dersleri öğretiyordu. 1940'a gelindiğinde, Eflak ve Bitar'ın etrafında, genellikle cuma günleri birlikte toplantı yaptıkları bir öğrenci kitlesi birikmişti. Aynı yıl Eflak ve Bitar, Arap İhya Hareketi adında siyasi partiyi kurdular. İkilinin boş zamanları, artık parti için ajitasyon çalışmalarıyla geçiyordu. 1942'ye gelindiğinde Eflak, iyi bir hatip olduğunu kanıtlamış, geniş bir kitleyi etkilemeyi başarmıştı.[5] Orta Doğu'yu kasıp kavuran değişikliklerden onlar da nasibini aldı ve partilerinin adını Arap Baas Hareketi olarak değiştirdiler; Irak başbakanı Reşid Ali Geylani, ülkesindeki İngiliz hakimiyetine karşı meydan okumaktaydı. Parti adının Diriliş olarak değiştirilmesi (Arapçaبعث 'Baas' kelime anlamıyla diriliş/yeniden doğuş anlamına gelmektedir), ideolojik olarak Arapların "yeniden doğuşuna" vurgu yapılmak istenmesiydi. Bu isim değişikliği, Baas Partisi lideri Zeki el-Arsuzi'nin, Eflak ve Bitar'ı kendi partisinin adını çalmakla şuçlamasına yol açacaktı. Oysa bu ikilinin amacı, partilerini Arap milliyetçiliği temeline oturtarak yükseltmekti. Sonrasında da Arsuzi ve Eflak birbirlerinin siyasi düşmanı haline geleceklerdi.[6]

Eflak ve Bitar ikilisi, 24 Ekim 1942 tarihinde öğretmenlikten istifa ederek, zamanlarını tamamen siyasi çalışmalara vakfettiler.[5] 1941'de Suriye'de Irak'a Yardım Komitesi adı altında bir örgüt kuruldu. Örgütün amacı İngiliz işgaline karşı savaşan Reşid Ali Geylani hükumetine destek vermekti.[7] Diğer Arap Baas Hareketi'nin lideri Arsuzi bu komiteye şüpheyle bakıyordu. Iraklıların savaşı kaybedeceklerini düşünüyor ve bu yüzden yapılacak yardımların beyhude olacağını söylüyordu.[8]

1941 yılında Eflak, "Arap İhya Hareketi" adıyla yayınlar yapmaya başladı. 1945 yılında da Fransız Manda Yönetimi'ne siyasi bir parti kurma izni almak için başvurdular, fakat 1947 yılında Arsuzi'nin Baas hareketi ile birleşene kadar siyasi parti haline gelemediler. Ancak birleşme sonrası Baas Partisi kurulabilecekti.[9] 1940'lı yıllar boyunca Eflak ve Bitar'ın Baas Hareketi, Arsuzi'nin destekçilerinin bir kısmını kendi tarafına çekmişti. 40'lı yıllarda Eflak destekçi kazanırken, Arsuzi kendini tecrit ederek, kamuoyundan gizlenmeye başlamıştı. Çevresindekilerden şüphe duymaya başlayan Arsuzi, bazıları tarafından paranoyak bir ruh haline büründüğü belirtilmekteydi.[10] Kurulduktan sonra, parti içindeki en büyük tartışma konusu partinin ne derecede sosyalist çizgiye yaklaşacağıydı; Arsuzi'nin Baas'ından gelen Vahip el Ganim ve Celal el-Seyid, Eflak'ı daha radikal sosyalist bir çizgiye çekmeye çalıyorlardı.[11]

Birleşik Arap Cumhuriyeti: 1947–1963Düzenle

Arap Baas Partisi'nin ilk kongresi 1947'de Şam'da yapıldı.[12] Kongrede Eflak'a, liderlik pozisyonu sayılacak Amid (duayen olarak da tercüme edilebilir) unvanı verildi. Hem partinin liderliğine[13] hem de dört üyelik parti icra komitesine seçilerek, yönetimde etkin bir hale geldi. Bitar ise Baas Partisi Milli Yönetimi Genel Sekreteri olarak seçilmişti. Zeki el-Arsuzi'ye parti içinde hiçbir pozisyon verilmemişti.[11] Amid makamındaki Eflak, partinin ideolojik işlerinden sorumlu akıl hocası pozisyonunda iken, Bitar da partinin günlük rutin işlerini kontrol ediyordu.[14] Birleşme, bazı sorunları da beraberinde getirmişti. Arsuzi'nin partisinden gelen üyeler daha sol bir çizgideydiler ve Eflak yönetimine karşı eleştirel bir tutum içindeydiler.[15]

1940'lı yılların sonunda Eflak ve Bitar Baas fikrini yaymak için seminerler veriyorlardı. Bu amaçla 1948'de El-Baas adıyla bir gazete yayınlamaya başladılar. Eflak, 1948 Arap-İsrail Savaşı sıarasında partisinin gücünü test etme imkanı da bulmuştu. Suriye'nin erken mağlubiyeti üzerine, Şükrü el-Kuvvetli hükumetini protesto amacıyla gösteriler düzenledi ve gösterilere bizzat liderlik etti. Kuvvetli'nin bir toprak ağası olduğunu, çürümüş kapitalist bir politikacı olduğunu söyleyerek ağır suçlamalarda bulunuyor, Suriye'nin mağlubiyetinden de hükumeti sorumlu tutuyordu. Sahibi olduğu El-Baas gazetesinde yazdığı makalelerde, Şükrü el-Kuvvetli'yi ve onun başbakanı Cemil Merdam Bey eleştirerek istifaya davet ediyordu.[14] Bu olanlardan sonra Eflak, Başbakan Merdam Bey'in emriyle tutuklandı.[16]

Bir süre sonra Şükrü el-Kuvvetli yönetimi Hüsnü Zaim önderliğindeki bir askeri darbeyle yıkıldı. Zaim, Suriye'nin henüz liberal demokrasiye hazır olmadığını söyleyerek, tüm siyasi partileri yasakladı. Yeni yönetim Eflak'ı serbest bırakmadığı gibi tekrar tutuklayarak ünlü Mizzeh Hapishanesi'ne gönderdi. Zaim'in iktidarı çok sürmedi. 1949'da yapılan seçimlerde yerine Haşim el-Attasi seçildi. Atassi bir milli birlik hükumeti kurdu ve eğitim bakanlığına Eflak'ı getirdi. Bu görev onun ilk ve tek hükumet göreviydi. 1949'un Ağustos ayından Aralık ayına kadar bu makamda kaldı. Attasi'nin de başkanlığı uzun sürmedi. O da 1951 yılında Edib Çiçekli tarafından gerçekleştirilen bir askeri darbeyle devrildi.[17]

Eflak, Edib Çiçekli ile aynı milli duyguları taşıdıklarını, aynı hedeflere yöneldiklerini düşünerek, ilk başlarda ondan desteğini esirgmedi. Ancak Çiçekli yönetimi ele geçirir geçirmez, aralarında Baas'ın da bulunduğu tüm siyasi partilerin faaliyetini yasaklayınca, yanıldığını anladı.[17] Hükumet baskısının artması üzerine Baas Partisi yöneticileri Lübnan'a kaçtılar. Eflak ve Bitar 1952'de, Baas Partisi'ni, Lübnan'da Ekrem Havrani önderliğindeki Arap Sosyalist Hareketi (ASH) ile birleştirmeye karar verdiler.[18] Yeni oluşum, Çiçekli'nin yönetimine karşı savaşın merkezi oldu. Diğer muhalif gruplarla da iş birliğine gidildi. Nihayet Şubat 1954'te Çiçekli'nin iktidarı devrildi.[17]

 
Eflak (ön sıra sağdan 1.) Irak'ta 14 Temmuz 1958 İhtilali üyeleri ile birlikte

Çiçekli'nin devrilmesinden sonra, Irak'ta ilk demokratik seçimler 1954'te yapıldı. Eflak, Bitar ve Havrani yönetimndeki Baas Partisi mecliste 22 sandalye kazandı.[note 1] Partinin oylarını arttırmasındaki en önemli etken Havrani'nin varlığıydı. Eskiden ASH'nin güçlü olduğu yerlerden ciddi destek sğlanmıştı.[19] Havrani ve destekçileri parti içinde çok güçlüydüler ve çoğunluğu teşkil ediyorlardı. Bu da Eflak'ın parti içindeki gücünü azaltıyordu. Eflak'ın muhalefetine rağmen Suriye Komünist Partisi ile açıkça iş birliğinr girişmesi, bunun en önemli kanıtlarından biriydi.[20] Eflak, partinin ikinci kongresinde, Baas Partisi Milli Yönetimi Genel Sekreteri olarak seçildi ki, bu parti liderliği anlamına geliyordu.[3]

Birleşik Arap Cumhuriyeti kurulduktan sonra Nasır, Eflak'ı partisini feshetmeye zorladı. Zorlamalara direnmeyen Eflak, partinin yetkili organlarına danışmadan partiyi kapatma kararı aldı.[21] BAC Baas için tam bir felaket olmuştu. Parti işlevsiz kalmış, Nasır'ın gölgesi altında yitip gitmişlerdi. 1958 yılına kadar Arap milliyetçiliği konusunda başat halde olan Baas, üç yıllık Nasırcılık furyasından sonra büyük bir karmaşa içine düştü.[22] BAC yönetiminde çok az Baasçıya görev ve yetki verilmişti. Havrani'ye başkan yardımcılığı görevi verilmiş, Bitar ise Kültür ve İrşad Bakanı olmuştu.[23] Kimi partililer, özellikle gençler, bu durumdan Eflak'ı sorumlu tutuyorlardı. Zira 1958'de partisine danışmadan, Baas'ın faaliyetine son veren oydu. Hafız Esad ve Salah Cedid gibileri ise, Baas hareketini yok olmaktan kurtarmak üzere, bir askeri komite teşkil etmişlerdi.[24] Partinin 1959 yılındaki üçüncü ulusal kongresinde, Eflak'ın partiyi tasfiye etme kararı destek buldu. Ancak 1960 yılında, partinin üçüncü kongresinde, ki bu kongreye henüz varlığı bilinmeyen askeri komitenin üyelerinden Cedid de katılmıştı, karar tersine çevrildi ve Baas Partisi'nin canlandırılmasına ve yeniden açılmasına karar verildi. Kongrede ayrıca BAC'ın daha demokratik bir hale getirilerek, Nasır'la olan ilişkilerin geliştirilmesi için bir karar da alındı. Ancak Havrani yönetimindeki parti içi muhalif bir grup, Suriye'nin BAC'tan ayrılması için çağırıda bulundu.[25] 1961'de BAC dağıldığı zaman, bu durumu alkışlayanlar arasında Bitar'da bulunuyordu.[23]

 
Eflak ve Havrani birlikte.1957

Baas Partisi 1961 yılında yapılan parlamento seçimlerinde 2 sandalye kaybederek, 20 temsilcisini meclise gönderdi.[26] Dört yıllık aranın ardından, Eflak 1962'de Humus'ta beşinci parti kongresini düzenledi. Havrani kongreye çağrılmadı. Eflak'ın direktiflerine uymayı reddeden aktif parti hücreleri ve BAC döneminde Nasırcılığa yanaşanlar da kongreye davet edilmemişti. Eflak yeniden liderliğe seçildi ve Baas'ın Suriye kolunun yeniden kurulması talimatını verdi. Bu kongrede Askeri Komite ilk kez Muhammed Ümran aracılığıyla Eflak'la temasa geçti. Askeri Komite darbe için izin istedi ve Eflak da tertibe dahil oldu.[27] Baas Partisi'nin Irak Kolu tarafından icra edilen başarılı darbenin ardından, Askeri Komite acilen toplanarak, Nazım el-Kudsi iktidarına karşı bir darbe hazırlığına başladı. 8 Mart 1963 tarihinde gerçekleştirilen başarılı bir askeri darbeyle Suriye'de Baasçı bir rejim tesis edildi.[28] Darbeciler ilk olarak, tamamen Baasçı ve Nasırcılardan müteşekkil Devrim Komutanlığı Milli Konseyi'ni oluşturdular. Başlangıçta bu konseyin çoğunluğunu asker üyeler teşkil ediyordu.[29]

Mücadele dönemi: 1963–1968Düzenle

 
Eflak ve Salah Cedid ikilisi. Yönetimi ele geçirdkten kısa bir süre sonra.

Basçılarla Nasırcılar arasındaki ilişki, en iyi tanımlamayla "rahatsızlık" boyutlarındaydı. Baas Partisi'nin hem Irak'ta hem de Suriye'de iktidara gelmesi, Nasır'ı iyice zora sokup sıkıştırmıştı. Irak ve Suriye arasındaki birlik, Nasır'ın panarabizm konusundaki gücünü zayıflatmaktaydı.[30] Buna karşı Nasır'da partiye ve Eflak'a karşı sert eleştirilerde bulunarak, karalama kampanyası başlattı; Nasır, Eflak'ın yetersiz bir teorisyen olduğunu söylüyor, Hristiyanlığına vurgu yapıyor (Kıbrıs asıllı bir Hristiyan olduğunu öne sürerek), onu kukla bir "Roma İmparatoru" olmakla itham ediyordu.[31] Baas parti toplantılarında, bu ithamlara hiddetle cevap yetiştiren Eflak, tam bir Nasır karşıtı haline gelmişti. Böylelikle, Nasır'la hala iyi ilişkiler kurulabileceğine inan Bitar ile de ters düşmüş oluyorlardı.[32]

Nasır ile ayrılık, Baas'ın ilk yöneticilerinin de gücünü zayıflatmıştı. Zira Askeri Komite'ye, partide daha fazla yetki ve nüfuz alanı sağlamak zorunda kalmışlardı. İktidarı ele geçirdikten sonra Askeri Komite, partinin ideolojik rotasını çizmeye başladı. Ancak daha öncesinde olduğu gibi bu konuda Eflak'a danışma gereği duymadılar. Bunun için partinin Marksist kanadından Hamud el-Şufi'ye başvurdular.[33] Askeri Komite, Baas Suriye Bölgesel Kongresi'nde Eflak'a ve geleneksel liderlik yapısına karşı çıktığı gibi, ılımlı sosyal ve ekonomik politikaları da reddetmekteydi. Komite, Eflak'ın yaşlı ve yetersiz olduğuna inanarak, liderliği onun elinden almak için gereken neyse yapacaktı.

Altıncı ulusal kongrede, 1963 yılında, Eflak Genel Sekreterlik görevini zorlukla korumayı başardı. Irak ve Suriye'de, Hamud el-Şufi ve Ali Salih el-Sadi'nin başı çektiği Marksist gruplar çoğunluğu ellerinde tutuyorlardı. Eflak'ın karşılaştığı sorunlarından bir başkası da, destekçilerinin bir kısmı parti yönetimine girememesiydi. Örneğin Bitar Baas Partisi Milli Yönetimi'ne giremedi. Artık sivillerin hakim bir olduğu yönetimden bahsetmek pek mümkün değildi. Askerler yönetimdeki ağırlıklarını gittikçe arttırıyorlardı. Suriye'den Emin el-Hafız, Irak'tan Ahmed Hasan el-Bekir ve Salih Mehdi Emmaş Milli Yönetim'e seçildi. Askeri Komite Baas Partisi'nin kontrolünü sivillerden devralırken, bu konuda kendilerine yöneltilen eleştirilere de hassasiyetle yaklaşıyorlardı. Yayınladıkları ideolojik kitapçıkta, eğer sosyalist yeniden yapılanma başarılmak isteniyorsa sivil-asker iş birliğinin gerekliliğine vurgu yapıyorlardı.[34] Dış dünyada, Eflak'ın gücü ve etkisi abartılmaya devam ediyordu. Tunus'ta yayınlanan bir makalede Eflak'tan, "Bir ay içinde Irak ve Suriye'de iki ayrı darbe gerçekleştiren filozof" olarak bahsediliyordu.[35]

Baas Hareketi, dünyanın geri kalanının inandığı kadar sorunsuz değildi; Irak fraksiyonu üye kaybetmeye başlamıştı. Irak Ordusu ile partinin silahlı kanadı "Irak Milli Muhafızları" birbirlerinden hiç hazzetmiyorlardı. Nihayet 11 Kasım tarihinde, Ali Salih el-Sadi tasfiye edildi ve Madrid'e sürgüne gönderildi.[36] Bunun üzerine Eflak, ani bir ziyaretle Irak'a geçti. Partinin Irak dalını kapattığını, yeni bölgesel yönetim yeniden seçilinceye kadar, Milli Yönetim'in Irak'ta iktidarı ele alacağını duyurdu. Ancak bu karar, Irak Ordusu'nun ve Irak Baasçılarının büyük bir kısmı tarafından pek de hoş karşılanmadı. Bir Hristiyan'ın Müslüman Araplar üzerinde hakimiyet kurması en hafif tanımıyla "vurdumduymazlıktı".

Irak'ta durum iyiye gitmiyordu. Bir Nasırcı olan Irak cumhurbaşkanı Abdüsselam Arif, 18 Kasım'da Baas Partisi'ne karşı başarılı bir darbe düzenledi. Nasır'ın Pan Arap rüyası sona ermiş, Baas Hareketi'ne, Nasır ve Nasırcılar eliyle son verilmişti. Haber duyulduktan sonra Eflak ve yanındaki bazı Baasçılar Irak'tan Suriye'ye kaçtı.[37]

Hizipleşme: 1964–1965Düzenle

Muhammed Ümran üyesi olduğu Askeri Komite'den ayrıldıktan sonra, Eflak'a, lideri olduğu sivil Baas yönetiminin elinden alınacağına dair, Askeri Komite'nin gizli bir plan yürüttüğünü haber verdi. Kısa bir süre sonra da Ümran, Eflak'ı desteklediği için, İspanya'ya büyükelçi olarak atanarak ülkeden uzaklaştırıldı.[38] Eflak kendisine ve yönetimine yönelen bu tehditlere karşı, Genel Sekreterlik yetkilerini kullanarak ve Baas Partisi'nin Suriye kolunu tasfiye ederek cevap verdi. Parti üyelerinin çoğunluğu buna karşı çıktı ve Eflak'ı kararını geri çekmeye zorladılar. Eflak ile Askeri Komite arasında iyice gün yüzüne çıkan iktidar mücadelesini, Eflak adım adım yitiriyordu.[38] Komite en başından beri Eflak karşıtlarıyla iş birliği içindeydi.[39] Eflak ise, askerlere karşı parti içi disiplin kurallarını işleme koyarak mücadeleye girişti. Askerler ise kendilerine "Bölgeciler" adını veren grupla, ki bu grup Eflak'ın bölge örgütlerinin kapatılması kararına uymayı reddedenlerden müteşekkildi, ittifak kurarak güçlerini arttırmaya çalıştılar.[39]

Partinin Suriye kolu, 1965'te geçekleştirdiği bölgesel kongrede, merkezde bulunan yetkileri kendi organlarına aktarma kararı aldı. Bu kararla birlikte, Bölgesel Yönetim Genel Sekreteri, re'sen Suriye'nin de yöneticisi sayılmaya başlandı. Başbakanı, kabineyi, genel kurmay başkanı'nı ve yüksek rütbeli subay atamaları, bu kişinin elinde toplanmıştı. Eflak olayların gelişiminden hiç de hoşnut değildi ve Mayıs ayında topladığı sekinci parti kongresiyle hem dostlarına hem de düşmanlarına karşı güç gösterisinde bulunmaya çalıştı. Ancak işler pek de Eflak'ın umduğu gibi sonuçlanmadı. Lübnanlı Cibran Mecdelini ve Suudi Ali Gannam gibi, Baas Partisi Milli Yönetimi'nin bazı sivil üyeleri, Askeri Komite'ye aşırı baskı yapılırsa, aynı Irak'ta da olduğu gibi, ordunun hem parti hem de ülke yönetimini zorla ele geçerebileceği yönünde uyarılarda bulunuyorlardı.

Eflak tavsiyelere uyarak sessiz kalarak sesini fazla yükseltmedi. Fakat sessiz kalınca da Genel Sekreterlik makamını, Ürdün asıllı bir Suriyeli'ye, Munif er-Rezzaz'a kaptırdı. Fakat, Emin el-Hafız beklenmedik şekilde taraf değiştirip Eflak'ın safına geçince, güçler dengesi tekrar değişmiş oldu. Ancak diğer subayların aksine, el-Hafız'ın gerek parti, gerekse de parti dışında çok büyük bir etkisi ve gücü bulunmamaktaydı.[40] El-Hafız'ın katılmasıyla Eflak tarafında bir canlanma meydana geldi. Bitar ve Ümran yeni bir hükumet teşkili için yurt dışından geri çağrıldılar.[41]

Düşüş: 1966–1968Düzenle

 
Ahmed Hasan el-Bekir (solda) ve Eflak. 1968

Eflak'ın halefi olarak Genel Sekreterlik makamına gelen Munif er-Rezzaz, Eflak yanlısı politikacılar arasından seçilmişti. Hafız'ın taraf değiştirmesinden sonra Milli Yönetim'in Baas Partisi'nin tek yasal (de jure) yönetim organı olduğunu ilan etti. El Hafız başkanlık görevini üstlenirken, Bitar başbakan, Ümran savunma bakanlığı, Mansur el-Atraş ise Devrim Komutanlığı Milli Konseyi Başkanlığı makamına getirilmişti. Askeri Komite'nin güçlü üyesi Salah Cedid, bu siyasi hamleye, bazı Umran taraftarlarını tutuklayarak yanıt verdi. Buna karşı Ümran da Cedid yanlısı memurları tasfiye ederek bu hamleye yanıt verdi. Tasfiyelerin en önemlisi, askeri istihbaratın başındaki Ahmed Suveydani'nin yerinden edilerek başka bir göreve getirilmesiydi.[42] 23 Şubat tarihinde Hafız Esad ve Cedid tarafından gerçekleştirilen başarılı bir askeri darbeyle Baas iktidarı ve hükumet devrildi.[43] Parti yöneticilerinin bir kısmı kaçtı. Eflak ve destekçileri gözaltına alınarak, devlet konukevine konuldu.[44] Yeni yönetim Ağustos ayında büyük bir tasfiye hareketine girişti. Eflak güvenilir arkadaşları Nesim el-Sefercelani ve Malik Başur'un yardımıyla Beyrut'a kaçmayı başardı.[45] Daha sonra da Brezilya'ya gitti.[46]

Eflak'ın devrilmesiyle parti fiilen dağılmış oldu. Irak Baas Partisi ve Suriye Baas Partisi adıyla iki ayrı parti kuruldu. Suriye'deki partiye Cedid liderlik ediyordu ve Zeki el-Arsuzi'yi Baasçı ideolojinin banisi olarak kendilerine rehber edindiler. Ahmed Hasan el-Bekir ve Saddam Hüseyin önderliğindeki Irak Baasçıları ise, Baasçı düşüncenin babasının Eflak olduğunda ısrar ediyorlardı.[47] Partinin 1966 yılında yapılan 9. kongresinde Eflak yanlısı kanat tasfiye edildi ve bölünme kesinleşti. Irak Baasçıları, buna karşı Gerçek 9. Kongre adıyla Şubat 1968'de Beyrut'ta başka bir kongre topladılar,[48] ve Eflak'ı Genel Sekreter olarak seçtiler.[42] Bu kongre aynı zamanda Eflak'la Bitar'ın da yollarının ayrılacağı dönüm noktası oldu. Kongrenin hemen öncesinde Bitar, Baas Partisi'nden istifa ettiğini ve Baasçı düşünceyi tümüyle terk ettiğini açıkladı.[49]

Irak Baas Partisi: 1968–1989Düzenle

 
Eflak ve Saddam Hüseyin, 1988.

Eflak tekrar Genel sekreter seçildikten sonra, Şubat 1968'de Bağdat'a taşındı ve 1970 yılında Kara Eylül olayları gerçekleşene kadar burada kaldı. Baas yönetimini, olaylar sırasında Filistin Kurtuluş Örgütü'nü (FKÖ) yalnız bırakmakla suçladı.[42] Bu süreçte Eflak, FKÖ ve Yaser Arafat lehine yoğun lobi faaliyetinde bulundu. Irak'ın müdahil olmasını istiyordu ancak el-Bekir müdahil olmaya yanaşmıyordu. Bu duruma kızan Eflak Irak'ı terk ederek Lübnan'a gitti.[42] Hafız Esad yönetimi, 1971 yılında gıyabında Eflak'ı ölüme mahkûm ettirdi.[7]

Dört yıl süren oto-sürgünden sonra Eflak 1974'te, Lübnan İç Savaşı patlak vermeden bir yıl önce Irak'a döndü.[50] Artık Irak iç siyasetine uzak duruyordu. Kitaplarından bir kısmını bu dönemde yazdı. En önemlisi "Arap Devriminin Çarpıtılmasına Karşı Mücadele" adlı, 1975 tarihli eserdir. Eflak Saddam Hüseyin ile dostluk kurduktan sonra, yitirdiği siyasi ve ideolojik etkinin bir kısmını geri kazandı. İran-Irak Savaşı esnasında İran, Saddam Hüseyin'i bir Hristiyan kafirin etkisi altında kalarak davranmakla suçladı.[42] Irak'ta Genel Sekreterlik makamında bulunduğu sürece, kendisine Baas Hareketi'nin banisi olarak gereken tüm saygı gösterilmekteydi, fakat politikaların belirlenmesinde hiçbir etki ve yetkisi yoktu.[50]

Eflak 23 Haziran 1989'da kalp ameliyatı için gittiği Paris'te hayatını kaybetti.[51]

İdeolojiDüzenle

Mişel Eflâk ve Selâhaddin Bîtâr tarafından temelleri atılan Baas Partisi ideoloji açısından Arap sosyalizmini benimsemişti. Partinin sloganı Birlik, özgürlük ve sosyalizm şeklinde ifade edilmekteydi. Baas Partisi ebedî misyonu bir tek Arap milleti oluşturmaktı. Buradaki birlik Arap milletinin birliğini, özgürlük emperyalizm ve siyonizmden özgür olmayı ve sosyalizm, karma ekonomi tarafından desteklenen devlet öncülüğündeki ekonomik kalkınmaya yönelik genel bir amacı ifade eder. Baasçılık tek bir Arap milleti olduğu, bunun önce Osmanlılar, daha sonra Avrupa ve Amerikan emperyalizmi ve siyonizm tarafından sunî şekilde bölündüğü tezine dayanan “panarap” milliyetçiliğinin bir çeşididir

İhtida ettiği yönünde iddialarDüzenle

 
Eflak'ın cenazesi Saddam Hüseyin ve İzzet İbrahim el-Duri'nin omuzlarında.

İsimsiz Batılı kaynaklar, Eflak'ın ölmeden önce İslam dinine döndüğünü iddia etmekte, bunun da Saddam Hüseyin tarafından dillendirildiğini söylemişlerdi. Bu iddia daha sonra aile üyeleri tarafından yalanlandı.[52] - Eflak'ın oğlu İyad, babasının 1980 yılında ihtida etmeyi düşündüğünü söyledi.[53] İhtida konusu tartışmalı olsa da, Ahmed ismini kullanmaya başlamıştı.[54] Alman oryentalistler Martin Robbe ve Gerhard Höpp, din değiştirme işleminin 1988 yılından önce gerçekleştiğini yazmaktadırlar.[55] Ne olursa olsun, Eflak'ın cenazesi İslami usullere göre defnedildi.[50] Berkley Center'a göre, Saddam Hüseyin bu konuyu Baasçılıkla Hristiyanlığı birbirinden ayrı göstermek için bir araç olarak kullanmaktaydı.[56] Eflak'ın Saddam Hüseyin tarafından yaptırılan anıt mezarı, 2003 Irak İşgali sırasında Amerikalı askerler için kışla olarak kullanıldı.[57][58] Ailesi, işgal esnasında mezarın oldukça hasar gördüğünü söyledi.[59]

Notlar ve kaynaklarDüzenle

NotlarDüzenle

  1. ^ Exactly how many seats the Arab Socialist Ba'ath Party won, varies from a low 16 seats to a high 22.

KaynakçaDüzenle

  1. ^ Helms 1984, ss. 64–65.
  2. ^ a b Salem 1994, s. 61.
  3. ^ a b Benewick & Green 1988, s. 4.
  4. ^ Ali 2003, s. 110.
  5. ^ a b Seale 1990, s. 29.
  6. ^ Seale 1990, s. 30.
  7. ^ a b Tucker 2010, s. 30.
  8. ^ Curtis & 1971, s. 139.
  9. ^ Rabil 2006, s. 17.
  10. ^ Curtis 1971, ss. 138–139.
  11. ^ a b Seale 1990, s. 34.
  12. ^ Rabinovich 1972, s. 228.
  13. ^ Jabel 1966.
  14. ^ a b Moubayed 2006, s. 131.
  15. ^ Abdulghani 1984, s. 27.
  16. ^ Moubayed 2006, ss. 131–132.
  17. ^ a b c Moubayed 2006, s. 132.
  18. ^ George 2003, ss. 66–67.
  19. ^ Commins 2004, s. 66.
  20. ^ Abdulghani 1984, s. 28.
  21. ^ Seale 1990, s. 98.
  22. ^ Seale 1990, s. 65.
  23. ^ a b Reich 1990, s. 109.
  24. ^ Seale 1990, ss. 61–62.
  25. ^ Seale 1990, s. 66.
  26. ^ Nohlen, Florian & Hartmann 2001, s. 221.
  27. ^ Seale 1990, s. 75.
  28. ^ Seale 1990, ss. 76–78.
  29. ^ Seale 1990, s. 78.
  30. ^ Seale 1990, s. 81.
  31. ^ Seale 1990, ss. 81–82.
  32. ^ Seale 1990, s. 82.
  33. ^ Seale 1990, s. 86.
  34. ^ Seale 1990, s. 88.
  35. ^ Seale 1990, s. 90.
  36. ^ Seale 1990, ss. 90–91.
  37. ^ Seale 1990, s. 91.
  38. ^ a b Seale 1990, s. 96.
  39. ^ a b Seale 1990, s. 97.
  40. ^ Seale 1990, s. 99.
  41. ^ Seale 1990, ss. 100–101.
  42. ^ a b c d e Moubayed 2006, s. 347.
  43. ^ Moubayed 2006, s. 134.
  44. ^ Seale 1990, s. 102.
  45. ^ Seale 1990, ss. 111.
  46. ^ Commins 2004, s. 26.
  47. ^ Bengio 1998, s. 218.
  48. ^ Kostiner 1998, s. 36.
  49. ^ Reich 1990, s. 110.
  50. ^ a b c Shair 2006, s. 39.
  51. ^ Tucker 2010, s. 23 d=U05OvsOPeKMC&pg=PA30 30.
  52. ^ Harris 1997, s. 39.
  53. ^ alarabiya.net
  54. ^ Böwering, Gerhard; Crone, Patricia; Mirza, Mahan, (Edl.) (2013). The Princeton Encyclopedia of Islamic Political Thought (illustrated bas.). Princeton University Press. s. 22. ISBN 9780691134840. 
  55. ^ Martin Robbe, Gerhard Höpp: Welt des Islam – Geschichte und Alltag einer Religion, page 149. Urania-Verlag, Leipzig/Jena/Berlin 1988
  56. ^ "Michel Aflaq". Georgetown University. 29 July 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Aralık 2011. 
  57. ^ Robertson, Campbell; Farrell, Stephen (31 Aralık 2008). "Green Zone, Heart of U.S. Occupation, Reverts to Iraqi Control". The New York Times. The New York Times Company. 20 Ekim 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Aralık 2011. 
  58. ^ House Diggity (23 Mayıs 2006). "Foosball and Baathism". House in Iraq. 13 Ağustos 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Mart 2012. 
  59. ^ Fisk, Robert (11 Eylül 2009). "Saddam revisited as Iraq accuses Syria of sheltering Baathist bombers". The Independent. UK: Independent Print Limited. 28 Ocak 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Aralık 2011. 

BibliyografyaDüzenle

Dış bağlantılarDüzenle