Almanya tarihi

Almanya tarihi, Cermenlerin ilk olarak Roma İmparatorluğu döneminde devlet kurmalarıyla başlar. Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu dönemiyle 1806 yılına kadar devam eder. Bu dönemde ulaştığı en geniş sınırlar günümüzdeki Almanya, Avusturya, Slovenya, İsviçre, Çek Cumhuriyeti, Polonya'nın batısı, Hollanda, doğu Fransa ve kuzey İtalya'yı kapsamaktaydı.

Bu dönemden sonra sırasıyla Alman Konfederasyonu (1815–1866), Alman İmparatorluğu (1871–1918), Weimar Cumhuriyeti (1919–1933) ve Nazi Almanyası (1933–1945) kuruldu. II. Dünya Savaşı'ndan sonra Almanya Batı Almanya ve Doğu Almanya olarak iki parçaya ayrıldı. 1990 yılında bu iki parça birleşerek günümüzdeki Almanya Federal Cumhuriyeti'ni oluşturdu.

Tarih ÖncesiDüzenle

 
250.000 yıllık Steinheim kafatası

11 milyon yıl önce Almanya'da bulunan insan öncesi ataların, iki ayak üzerinde yürüyen en eski atalar arasında olduğu öne sürülmektedir. 1907'de Homo heidelbergensis çene kemiğinin keşfi, en az 600.000 yıl önce Almanya'daki arkaik insan varlığını doğrular. [1] Dünyanın herhangi bir yerinde bulunan en eski av silahları seti, Aşağı Saksonya'daki Schöningen'deki bir kömür madeninden çıkarıldı. 1994 ile 1998 arasında, 182 ve 225 metre (597,11 ve 738,19 ft) arasında 380.000 yıllık sekiz tahta cirit m (5.97 ve 7.38) ft) uzunluğunda sonunda ortaya çıkarılmıştır.

1856'da, Kuzey Ren-Vestfalya'daki Düsseldorf yakınlarındaki Neander vadisindeki bir kireçtaşı mağarasından soyu tükenmiş bir insan türünün fosilleşmiş kemikleri kurtarıldı. Şu anda yaklaşık 40.000 yaşında olduğu bilinen fosillerin arkaik doğası, 1858'de Hermann Schaaffhausen tarafından yapılan ilk paleoantropolojik tür tanımlamasında tanındı ve özellikleri yayınlandı. Tür, 1864'te Homo neanderthalensis - Neandertal adamı olarak adlandırıldı.

Swabian Jura'daki çeşitli mağaralarda ortaya çıkarılan ve belgelenen paleolitik erken modern insan işgalinin kalıntıları arasında, tartışmasız en eski sanat eserleri arasında yer alan çeşitli mamut fildişi heykelleri ve şimdiye kadar bulunan en eski müzik aletleri olduğu doğrulanan kuş kemiği ve mamut fildişinden yapılmış birkaç flüt bulunmaktadır. 40.000 yıllık Löwenmensch heykelciği, tartışmasız en eski figüratif sanat eserini temsil ediyor ve 35.000 yıllık Hohle Fels Venüsü'nün şimdiye kadar keşfedilen en eski tartışmasız insan figüratif sanat nesnesi olduğu iddia ediliyor.

12.900 ila 11.700 yıl önce, kuzey-orta Almanya Ahrensburg kültürünün bir parçasıydı (Ahrensburg'un adı).

Erken kültürlerDüzenle

 
Heuneburg yakınlarındaki bir mezar alanından Kelt çömlek kapları

Avrupa'ya göç eden yerli avcı-toplayıcılardan farklı ilk çiftçi grupları, Neolitik dönemin başlangıcında 10.000 ila 8.000 yıl önce batı Anadolu'daki bir nüfustan geldi.

Orta Almanya, Danimarka ve kuzey Almanya'nın Ertebølle kültürü (M.Ö. 5300 - M.Ö. 3950) ile kısmen çağdaş olan Doğrusal Çömlek kültürünün (M.Ö. 5500 - M.Ö. 4500) başlıca alanlarından biriydi. Daha sonra, kuzeydoğu Almanya, Polonya ve Danimarka'nın büyük bölümleriyle birlikte, Huni kültürünün bir parçasıydı (M.Ö. 4300'den M.Ö. 2800'e kadar).

Geç Neolitik dönemde Orta Avrupa'nın verimli ovalarına yayılmış olan Kablolu Eşya kültürünün yerleşimcileri (M.Ö. 2900 - M.Ö. 2350) Hint-Avrupa kökenlidir. Hint-Avrupalılar kitlesel göç yoluyla yaklaşık 4.500 yıl önce Avrupa'nın kalbine ulaşmışlardı.

Geç Tunç Çağı'na gelindiğinde, Urnfield kültürü (M.Ö. 1300'den M.Ö. 750'ye kadar) orta Avrupa'daki Çan Kabı, Unetice ve Tümülüs kültürlerinin yerini almıştı. Urnfield kültüründen gelişen Hallstatt kültürü, M.Ö. 12. yüzyıldan 8. yüzyıla ve erken Demir Çağı'nda (M.Ö. 8. yüzyıldan 6. yüzyıla) baskın Batı ve Orta Avrupa kültürüydü. Bu kültürel özellikleri benimseyen insanlar Keltler olarak kabul edilir. Keltlerin Urnfield kültürüyle nasıl ve ne şekilde ilişkili olduğu tartışmalıdır. Ancak orta Avrupa'da geç Tunç Çağı'nda Kelt kültür merkezleri gelişmiştir (M.Ö. 1200'den M.Ö. 700'e kadar). Bazıları, Tuna'daki Heuneburg gibi, Orta Avrupa'daki Demir Çağı'nın Akdeniz'e giden ticaret yollarını koruyan önemli kültür merkezleri haline geldi. M.Ö. 5. yüzyılda Yunan tarihçi Herodot, tarihçilerin Heuneburg'a atfettiği Tuna - Pirene'de bir Kelt kentinden bahsetti. M.Ö. 700 yıllarından başlayarak, güney İskandinavya ve kuzey Almanya'dan gelen Germen halkları güneye doğru genişledi ve yavaş yavaş Orta Avrupa'daki Kelt halklarının yerini aldı.

Cermen Kabileleri (MÖ 100–MS 300)Düzenle

Cermen kabilelerin MÖ 1800-MÖ 500 yılları arasında ya da MÖ 4/5 yüzyıl, 1. yüzyılda ortaya çıktığı sanılmaktadır. Cermen kabileleri 1. yüzyılda Güney İskandinavya ve Kuzey Almanya'dan güneye, batıya ve doğuya yayılarak en fazla Galyalılar olmak üzere Baltık, İran ve Slav kabileleri ile ilişki haline girdiler. Arkeolojik araştırmalarda Cermen kabilelerinin Roma İmparatorluğu'nun dışında olduğu kanıtlanmıştır.

Romalı General Publius Quinctilius Varus Cermanya'ya saldırılara başladı. Cermen kabileleri bu sırada Romalıların savaş taktiklerini öğrendiler. Bu esnada kimliklerini muhafaza etmeyi başardılar. MS 9 yılında Cheruscan (Cermen) lideri Arminius, Varus'u yendi. Böylece Almanya, Tuna ve Ren nehirleri arasında Roma İmparatorluğu sınırlarına kadar genişledi. MS 100'lerde Cermen kabileleri Tuna, Ren Nehirleri arasına yerleşip adapte oldular. 3. yüzyılda görünen en geniş cermen kabileleri şunlardır: Alamanlar, Franklar, Chattiler, Saksonlar, Frizyeliler, Sicambriler ve Thuringiililer.

Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu (962-1806)Düzenle

 
Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'nda prens seçimi

962 yılında bir Cermen sülalesi olan Ottolar (919–1024), Saksonya, Bavyera, Suabiya, Türingiya, Loren ve Franconia düklerini bir çatı altında topladı ve Alman İmparatorluğu'nu ilan ettiler. Bu krallığın adı Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu idi.

Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu, Salian sülalesinin (1024–1125) yönetimindeyken devlet İtalya ve Burgonya'yı topraklarına kattı fakat daha sonra buralardaki güçlerini kaybettiler.

Hohenstaufen Hanedanının yönetimi altında, Alman prensleri, güney ve doğudaki Slav topraklarındaki etkilerini arttırdılar. Kuzey Alman şehirlerinin Kuzey Avrupa şehirleri arasında zenginliklerini arttırdı.

İlan edilen fermanla imparatorluğun temel yapısını genişletti. Bu, hükümdar seçimini sistemleştirdi. Buna göre imparator, 7 prens tarafından seçilecekti. 15. yüzyılın başlarında imparatorlar yalnızca Avusturya'nın Habsburg Sülalesi'nden seçilmeye başlandı.

Papaz Martin Luther, Katolik Kilisesi'ne 95 adet soru yazdı. Bunlar Protestan Reformları'nın temelini oluşturdu. Lutheran Kilisesi'nin öğrenilmeye başlanmasıyla, birçok eyalet tarafından bu kilise yasaklandı. Bu, din savaşları olan 30 Yıl Savaşları'na neden oldu. Bu savaş Alman ülkesini harap etti. Bu savaş hali Vestfalya Antlaşması ile son buldu. 1740'ların ardından Prusya Krallığı ve Habsburg Sülalesi Almanya'da iki önemli güç oldu. 1806'da İmparatorluk Napolyon Savaşları sonunda yıkıldı.

Rönesans ve Reform (1814–1871)Düzenle

 
Frankfurt Meclisi, 1848

Napolyon Savaşları'nın ardından Avrupa'da düzeni yeniden sağlamak adına Viyana Kongresi yapıldı ve 1814'te Alman Konfederasyonu kuruldu. Fakat özgürlük, liberal sistemin arttırılması ve zahmetli işlerin yapılması konusunda anlaşmazlıklar çıktı. Bu konferansta Almanya'nın yönetimi Avusturya yöneticilerine bırakılmıştı. Vergilendirme sistemi eyalet ekonomilerini geliştirmişti. Bu sırada birçok Alman, Fransız İhtilali ve milliyetçilik akımının etkisiyle daha fazla kanun hakkı istediler, özellikle de genç aydınlar. İlk zamanlar bu hareketi temsil eden siyah, kırmızı ve altın sarısı renkler daha sonra Almanya Bayrağı'na renk vermiştir.

Alman aydın ve halk, özellikle Fransa'da yerleşen inkılaplar çerçevesinde Avrupa'da meydana gelen yenilikleri kendi yurtlarında uygulamaya başladılar. Hükümdar yenilikçilerin liberal taleplerine karşı koyamadı. Kral IV. Wilhelm seçildi fakat birçok gücü elinden alındı. Bunun üzerine kral tacı reddetti ve yenilikçilere anayasayı önerdi,geçici düzenlemelerin başında oldu ve hareketi geriletti. Bu esnada Prusya Kralı I. Wilhelm ile yaşanan çekişme savaşa dönüştü. I. William'ın başbakan olarak atadığı Otto von Bismarck 1864 Danimarka Savaşı'nı başarıyla sürdürdü. Prusya'nın Avusturya karşısındaki galibiyeti ile Kuzey Almanya Konfederasyonu kuruldu ve Avusturya bu konfederasyonun dışında bırakıldı.

Alman İmparatorluğu (1871–1918)Düzenle

 
Versailles'da Alman İmparatorluğu'nun kurulması, 1871. Bismarck ortadaki beyaz üniformalı

Bilinen modern Almanya 18 Ocak 1871'de Prusya'nın düzenlemeleriyle, Versay'da kuruldu. Yeni İmparatorluğu Hohenzollern Hanedanı yönetti, başkent Berlin yapıldı. Yeni İmparatorluk, Avusturya'yı toprakları dışında bıraktı. 1884'ten itibaren Almanya, Avrupa dışında sömürgeler kurmaya başladı.

 
Alman İmparatorluğu (1871–1918)

Birleşik Almanya, İmparator I. William zamanında dış politikasını Almanya'nın güvenli bir pozisyonda durması, güçlü ülkelerle dostluk kurulması, Fransa ile dış politikada uzak durulmaması ve Fransa ile savaştan kaçınılması üzerine kurmuştu. II. William zamanında sömürge konusunda diğer Avrupa ülkeleriyle çekişmeye girildi. Bu Almanya'nın ittifaklarını yenileyememesine neden oldu. Bu esnada Fransa ise Birleşik Krallık ve Rusya ile ittifak kurdu. Almanya ise sadece Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile ittifak kurabildi.

Almanya, sömürgecilik politikası gereği, Afrika'nın diğer Avrupa ülkeleri tarafından paylaşımına katılmak istedi. Berlin Konferansı ile Avrupa'nın önemli güçleri Afrika'yı paylaştılar. Almanya'nın payına Alman Doğu Afrikası, Alman Kuzey-Batı Afrikası, Togo ve Kamerun düştü. Afrika'yı paylaşma mücadelesi I. Dünya Savaşı'nı tetikledi.

Avusturya Arşidükü Ferdinand'ın 28 Haziran 1914'te suikaste uğraması ile I. Dünya Savaşı patlak verdi. Savaşta Almanya'nın içinde olduğu İttifak Devletleri savaşı kaybetti. Kasım 1918'de, Alman Devrimi patlak verdi; II. Wilhelm ve tüm prensler tahttaki tüm haklarında vazgeçtiler. Almanya'nın savaş hali Haziran 1919'da imzalanan Versailles Antlaşması ile sona erdi. Bu ittifak devletlerinin de mağlubiyeti anlamına geliyordu. Bu antlaşmanın Almanya'yı aşağıladığı düşünülüyordu. Bu, daha sonra Almanya'da nasyonal sosyalizmin yayılmasını hızlandırdı.

Weimar Cumhuriyeti (1918–1933)Düzenle

 
1925 yılında Almanya Haritası

Alman Devrimi'nin başarısının ardından cumhuriyet ilan edildi. 11 Ağustos 1919'da Friedrich Ebert devlet başkanı olarak hükûmeti kurdu. Daha önce Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht 1918 yılında Almanya Komünist Partisi'ni kurmuşlardı. Alman İşçi Partisi ise Ocak 1919'da kuruldu. Parti daha sonra adını Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi'ne dönüştürecekti.

Tarih yazımı için kullanılan “Weimar Cumhuriyeti” isminin kaynağı, I. Dünya Savaşı’ndan yenilgiyle ayrılınması sonucu, lağvedilen Alman monarşisi yerine, millî meclisin yeni anayasayı oluşturmak için 1919 yılında toplandığı Weimar kentidir. Devlet o dönemde kendini “Deutsches Reich” yani Alman İmparatorluğu olarak adlandırıyordu.

Almanya’da liberal bir demokrasiyi yerleştirmek için yapılan bu ilk girişim, yoğun sivil antlaşmazlıkların olduğu bir döneme rast geldi ve Adolf Hitler’in Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi'nin iktidara gelmesiyle sona erdi. Aslında teknik olarak 1919 Anayasası II. Dünya Savaşı'nın sonuna kadar yürürlükten kaldırılmadı. Ancak 1933 yılı itibarı ile nasyonal sosyalist hükümetin politik düzenlemeleri, tipik “demokratik” sistemin mekanizmalarını tahrip etti, o yüzden 1933 Weimar döneminin sonu olarak kabul edilir.

Nazi Almanyası (1933–1945)Düzenle

1945 yılının Temmuz ayında Berlin
 
Hitler ABD'ye savaş ilanı ediyor. (Reichstag, 1941)

27 Şubat 1933'te Reichstag ateşe verildi. Bazı temel demokratik haklar hızlı bir şekilde insanların elinden alındı. Meclis, Hitler hükümetine yasama ile ilgili tam yetki verdi. Bununla ilgili tasarıyı sadece Almanya Sosyal Demokrat Partisi reddetti; komünistlerin geçerli bir tepki vermeleri mümkün değildi çünkü milletvekillerinin çoğu ya öldürülmüş ya da hapse atılmıştı. Yapılan bu seri değişiklikler tek parti iktidarının doğmasına yol açtı. Bütün endüstri alanları temel ihtiyaçlar dışında savaş ana ve yan sanayisine hizmet verecek şekilde düzenlendi. 1936'da Alman askerleri daha önce silahsızlandırılmış Ren-Ruhr Bölgesi'ne girdi. İngiltere başbakanı Neville Chamberlain, bu harekete karşı pasif kaldı. Hitler, bundan sonra Büyük Almanya'yı kurmak için hazırlıklara başladı. İki cephede birden savaşmanın zor olacağını anladığı için Sovyetler Birliği ile Molotov-Ribbentrop Antlaşması'nı imzaladı. Fakat bu antlaşma daha sonra Almanya tarafında bozulacaktı.

 
II. Dünya Savaşı sonrası Berlin, Potsdam Meydanı 1945

Artan karışıklık ortamında Almanya 1 Eylül 1939'da Polonya'ya girdi. Bunu izleyen iki günde İngiltere ve Fransa tarafından savaş deklorasyonları yayınlandı ki bu II. Dünya Savaşı'nın başlaması anlamına geliyordu. Almanya Avrupa'yı dolaylı veya dolaysız yoldan işgal etti.

22 Haziran 1941'de Hitler, Ruslarla yapılan antlaşmayı fesh etti, Doğu cephesini açtı ve Rusya'ya saldırdı. Hemen ardından Japonlar, Amerika Birleşik Devletleri'nin Pearl Harbor üssüne saldırdı. Alman askerleri hızlı bir şekilde Rus topraklarına girdi. Fakat Stalingrad Savaşı savaşın seyrini değiştirdi. Alman askerleri geri çekilmeye başladı ve Almanya savaşı kaybetti. 8 Mayıs 1945'te Almanya teslimiyetini ilan etti. Hemen ardından Kızıl Ordu, Berlin'e girdi.

Holokost 11 milyon insanı ölümüne neden oldu. Bunların 6 milyonu Yahudi, 3 milyonu Polonyalı idi. Geriye kalan 2 milyon insan ise II. Dünya Savaşı sırasında öldürülen siviller oldu. Savaş sonunda ise toplam 35 milyon insan öldü.

Bölünme ve Birleşme (1945-1990)Düzenle

 
1946'da işgal alanları. Saarland 1947–1956 yılları arasında Fransa'nın yönetimi altında kaldı.

Savaş, on milyona yakın sivil ve asker Alman'ın ölümü ile sonuçlandı. Almanya ve Berlin savaşı kazanan dört büyük devlet tarafından dört işgal bölgesine ayrıldı. Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa işgal bölgelerini birleştirerek 23 Mayıs 1949'da Federal Almanya Cumhuriyeti'ni kurdular. 7 Ekim 1949'da ise Sovyetler Birliği, kendi işgal bölgesinde Doğu Almanya'ni kurdu. Bu ülkelerden birincisi genellikle Batı Almanya, diğeri ise Doğu Almanya olarak bilinir.

Batı Almanya'da liberal parlamenter cumhuriyet kuruldu. Fransa, Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere ile işbirliğine gidilerek pazar ekonomisine ağırlık verildi. 1950'lerden itibaren ekonomisi hızla gelişti. 1955 yılında NATO'ya katıldı. 1958 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun kurucuları arasında yer aldı. Doğu Almanya ise Sovyetler Birliği ile ilişkilerini geliştirdi. Ekonomi Sovyet sistemine dayanıyordu. Çok geçmeden Doğu Almanya da ekonomik bakımdan güçlendi. Fakat birçok vatandaş Batı Almanya'nın politik serbestliğine ve güçlü ekonomisine hayrandı. 1961'de inşa edilen Berlin Duvarı ile Doğu Almanya'dan Batı Almanya'ya kaçışlar durduruldu. Berlin Duvarı, Soğuk Savaş'ın simgesi haline geldi. Her nasılsa Batı ve Doğu Almanya arasındaki gerilim, Batı Almanya Başbakanı Willy Brandt'ın doğudaki Almanların batıya göç etmesi ile ilgili yasayı çıkarması ile, 1970'lerde azalmaya başladı.

Özellikle 1989'un yazında, Doğu Almanya'dan Batı Almanya'ya göç arttı. Bu yeniden birleşmeyi hızlandırdı. Sonuçta iki ülke birleşti. Başkent Berlin oldu. Birleşmeden beri Almanya, NATO ve Avrupa Birliği içinde oldukça önemli rol üstlenmeye başladı.

KaynakçaDüzenle

  • Fulbrook, Mary (2011). "Almanya’nın Kısa Tarihi". Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi. ISBN 9786054238484
  1. ^ Wagner 2010.