Tevrat

Tanah'ın ilk beş kitabı
(Tora sayfasından yönlendirildi)

Tevrat/Torah (İbraniceתּוֹרָה, romanize: Torāẖ, lit. 'öğretim'), bünyesinde beş adet dinî kitabı bulunduran bir mukaddes Yahudi koleksiyondur. Kitaplar sırasıyla şunlardır: Yaratılış Kitabı, Çıkış Kitabı, Levililer Kitabı, Sayılar Kitabı, Tesniye Kitabı. Bu beş kitapları vahyeden olduğuna inanılan Musa'ya ithafen bazen Musa'nın Beş Kitabı denir. Yahudiler arasında ise Yazılı Torah (İbraniceתּוֹרָה כָתובָה, romanize: Torāẖ katuvaẖ) denir.

Tevrat okuyan iki Yahudi (Tel Aviv, İsrail)

Tevrat ismi Tanak ile eşanlamlı olarak da kullanılabilir ve tüm 24 kitabı da içerebilir. Ciltli kitap biçimindeyse buna Ḥumaş denir ve genellikle haham yorumlarıyla (peruşim) beraber basılır. Burada Tevrat, geleneksel Yahudi öğretisinin, kültürünün ve uygulamasının toplamı anlamına gelebilir.

Kavramlar ve anlamlarıDüzenle

Tevrat adı, İbranice Torah sözcüğünün Arapça biçiminin Türkçeye uyarlanışıdır. İbranicede "öğretme, gösterme, yönlendirme, öğreti, yasa" anlamına gelir.

HristiyanlıktaDüzenle

Torah'ı oluşturan kitapların Yunancadan etkilenmiş olan dillerde kullanılan adları, Tevrat'ın 2. yüzyılda yapılmış Yunanca çevirisinden (Septuagint tercümesi) gelmiştir. Torah'a Pentatök (Yunanca: Πεντάτευχος [Pentáteuchos]; „Beşkitap“) denilir. Bu kavram penta (beş) ve teuchos (cilt, tomar) sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur.

Hristiyanlar da Torah'ı kutsal kabul edip genellikle ona Musa'nın Beş Kitabı derler.

İslamiyetteDüzenle

Kur'ân'da Tevrat kitabının Musa'ya verildiğini doğrudan doğruya söyleyen bir ayet bulunmadığı halde bu, şu iki ayet karşılaştırılınca anlaşılıyor.

„Biz Mûsâ'ya kitap verdik. Ondan sonra peşpeşe peygamberler gönderdik. Meryem'in oğlu Îsâ'ya da mûcizeler, açık deliller verdik ve onu Ruhu'l Kudüs ile destekledik. ...“ (Bakara Sûresi, 87. ayet)

„İçinde hidâyet ve nur olan Tevratı Biz indirdik. Kendilerini Hakka teslim eden nebîler, Yahudilerle ilgili meselelerde onunla hükmederlerdi. ...“ (Mâide Sûresi, 44. ayet)[1]

Musa Tevrat'tan başka bir kitap kaleme almadığı için bu kitap ona indirildi. Fahruddin Razi Bakara Sûresi'ndeki ayet (87) hakkında şunu açıklar:

„O, Bakara Sûresi'ndeki „Musa'ya o kitabı ve furkanı verdik“ âyetinde geçen „El-Kitab'ı ise, Tevrat olarak açıklamakta ve Musa'ya verilen „kitab“ın Tevrat olduğunda ihtilafın bulunmadığını belirtmektedir.
Netice olarak, Muhammed Hamdi Yazır'ın ifade ettiği gibi müfessirlerin hemen hemen tümü , Musa'ya „kitap“ verildiğini bildiren âyetlerdeki “El-Kitab“ı Tevrat olarak açıklamıştır. Onlardan hiçbiri , İncil'in İsa, Zebur'un Davud'la birlikte zikredilmesine rağmen Tevrat'ın Musa ile birlikte zikredilmemesinin sebebi üzerinde durmamıştır.“[2]

Geçmiştekinin aksine günümüz Müslümanlarının çoğunluğu Tevrat'ı kutsal kabul eder ancak özgün metninin zamanla tahrif edildiğine (değiştirildiği) inanırlar.

"Elleriyle kitap yazıp sonra onu az bir bedel karşılığında satmak için, "Bu Allah’ın katındandır" diyen(Yahudi alim)lere yazıklar olsun! Elleriyle yazdıkları yüzünden vay haline onların! Ve yapıp ettikleri yüzünden vay haline onların!" (Bakara Suresi, 79. ayet).

Torah'ın beş kitabıDüzenle

Büyük ihtimalle ilk önce Torah ya da “Musa’nın kanun kitabı” diye adlandırılan tek bir kitaptı, fakat kolay kullanılabilmesi için sonradan beş tomara bölündü (Yehoşua / Yeşu 23:6; 'Ezra / Ezra 6:18).

Musa'nın beş kitabı
İbranice ad Transliterasyon Tercümesi Latince ad Türkçe ad
בְּרֵאשִׁית  Bereşit „Başlangıçta“ Genesis Yaratılış ya da Tekvin
שְׁמוֹת Şemot „İsimler“ Eksodos Mısır'dan Çıkış
וַיִּקְרָא  Vayikra „Ve çağırdı“ Levitikus Levioğulları ya da Levililer
בְּמִדְבַּר  Bemidbar  „Çölde“ Numeri Çölde Sayım
דְּבָרִים  Devarim „Sözler“ Deuteronomium Yasa'nın Tekrarı ya da Tesniye

İsimleriDüzenle

 
Torah tomarları

1. Bereşit: Bu kitap birçok dilde Genesis ismini kitabın Yunanca Septuagint (İbranice Kutsal Yazıların Yunanca tercümesi, M.Ö. 2. yüzyıl) çevirisinden alır. O çeviride kitabın adı “Başlangıç; Doğuş” anlamına gelir. İbranice elyazmalarında kitabın adı, ilk sözcüğü olan Bereşit’tir (Yunanca en arkhei). Bu sözcük “başlangıçta” demektir. Türkçede Tekvin ya da Yaratılış olarak da bilinen Başlangıç kitabı Pentatök’ün ilk kitabıdır.

2. Şemot: Kitap, İbranicede ismini ilk sözlerinden alır ve Veelleh şemot (“İsimleri şunlardır”) ya da sadece Şemot (“İsimler”) olarak adlandırılır. Kitabın diğer dillerdeki ismi genellikle Yunanca Septuagint çevirisindeki Eksodos (“Çıkış” ya da “Ayrılış”) adından gelir. Çıkış, Başlangıç kaydının devamıdır. İbranicede kitabın “Ve” sözcüğüyle başlaması, ardından da Yakup’un oğullarının Bereshit (Başlangıç) 46:8-27’de sıralanan isimlerini kısaca tekrarlaması bunun kanıtıdır.

3. Vayikra: İbranice metinde kitabın adı, giriş ifadesi olan Vayikra’dır (sözcük anlamıyla, “Ve çağırdı”) (Vayikra / Levioğulları 1:1). Kitap sonradan Yahudiler arasında Kâhinler Kanunu ve Sunular Kanunu olarak da adlandırılmıştır. Torah'ın üçüncü kitabının en yaygın ismi, Yunanca Septuagint ve Latince Vulgata tercümelerinde olduğu gibi, “Levililer” ya da “Levioğulları”dır. Vayikra (Levioğulları) kitabı ilk sözcüğü olan “ve” bağlacıyla önceki kitapların devamı olduğunu gösterir.

4. Bemidbar: Yahudiler kitaba uygun bir isim olarak “Çölde” anlamına gelen Bemidbar adını vermişlerdir. İbranice midbar sözcüğü şehir ve kasabaların bulunmadığı açık arazi için kullanılır. “Sayılar” ifadesi, kitabın Yunanca Septuagint çevirisindeki ismi olan Arithmoi’nin ve Latince Vulgata çevirisindeki ismi olan Numeri’nin karşılığıdır. Bu isim halkın önce Sina Dağı’nda (1-4. bölümler) sonra da Moab Düzlüklerinde (26. bölüm) sayılmasından gelir. Kitabın ilk ayeti onu kendinden önceki kayda bağlayan “Ve” sözcüğüyle başlar.

5. Devarim: Birçok dilde kitabın adı, Devarim (Tekrar) 17:18’de geçen ve ‘kanunun kopyası’ anlamına gelen İbranice mişna hattora ifadesine dayanır. Yunanca Septuagint tercümesinde kitabın adı Deuteronomion’dur. Bu isim „ikinci” anlamındaki deuteros ve „kanun” anlamındaki nomos sözcüklerinin birleşimidir; dolayısıyla „İkinci Kanun“ „Kanunun Tekrarı” anlamına gelir. Bununla birlikte kitap adının aksine, ikinci bir kanun veya Kanunun sadece bir tekrarı değil, Kanunun açıklamasıdır.

Torah'ın yazılmasıDüzenle

Torah'ın tanıklığıDüzenle

1. Bereşit: Bereşit (Başlangıç) kitabını kimin yazdığı konusunda Yahudi bilginler arasında hiçbir kuşku yoktu. Kutsal Yazılarda Musa’nın ardılı Yeşu’nun zamanından itibaren ilk beş kitaba sık sık “Musa’nın kanun kitabı” gibi ifadelerle değinilir (Şemot / Çıkış 17:14; 34:27; Jehoşua / Yeşu 8:31). İbranice Kutsal Kitabın krolojosine göre İsrail muhtemelen M.Ö. 1513'te Mısır'dan çıktı. Bunun için Musa bu kitabı M.Ö. 1513’te Sina Çölü’nde yazıp tamamladı.

Musa Tanrı'dan haberler aldığını belirtir (Şemot / Çıkış 17:14). Tanrı'nın peygamberlere ilham ettiğine inanan insanlar, Bereşit kitabının Tanrı'nın yönlendirmesiyle kaleme alındığını kabul ederler. Musa yaratılış hakkındaki bilgileri yalnız bu şekilde alabildi.

Öbür ayrıntılar ise sözlü gelenekle bir nesilden sonraki nesle nakledilmiş olabilir. Bereşit kitabına göre Nuh Tufanından önce yaşamış olan insanlar uzun yaşadıkları için ilk insan Adem'den Musa'ya kadar ancak beş nesil geçmişti: Metuşelah, Sam, İshak, Levi ve Amram.[3]

Başka bir ihtimale göre Musa tarihsel bilgisini, var olan yazı ve belgelerden aldı. 18. yüzyılda Hollandalı bilgin Campegius Vitringa da (1659-1722) bu görüşü savundu; çünkü Başlangıç'ta 10 defa „... soyunu anlatan kayıt budur: ...“ ya da „... ilgili kayıt şudur: ...“ (Bereşit / Başlangıç 2:4; 5:1; 6:9; 10:1; 11:10, 27; 25:12, 19; 36:1, 9; 37:2) gibi ibareler bulunur. Burada „kayıt“ olarak çevrilen İbranice sözcük (tōle·dhṓth) „tarih“ ya da „kaynak“ olarak da tercüme edilebilir.[4]

Bu sebepten dolayı Vitringa ve daha sonra başkaları da tōle·dhṓth kavramını Musa'dan önceki tarihsel belgeler olarak anladı. Onlar, bu raporların isimleri geçen kişiler tarafından (Adem, Nuh, Nuh'un oğulları, Sam, Terah, İsmail, İshak, Esav ve Yakup) kaleme alındığını ya da bu ataların bu belgelerin sahipleri olduğunu varsaydı.

Diğer bir görüşe göre bu kayıtlar, daha kapsamlı bir tarih raporunun kısımlarını birbirlerinden ayıran başlıklardır.

Bereşit (Başlangıç) kitabının son kısmındaki bilgileri Musa'nın dedesinin babası ve Yusuf’un üvey kardeşi olan Levi yaşadı. Dolayısıyla Yusuf’la ilgili ayrıntılar aile içinde iyi biliniyor olmalıydı. Üstelik Levi, Musa’nın babası Amram’ın döneminde belki hâlâ hayattaydı. (Şemot / Çıkış 6:16, 18, 20; Bemidbar / Sayılar 26:59).

Anlaşılan insanlar tarihin ilk dönemlerinden itibaren, belki de M.Ö. 2370’te meydana gelen Nuh Tufanından önce, yazı yazabiliyordu. Arkeologlar bulunan bazı kil tabletleri M.Ö. 2370 öncesine tarihlendiriyor. Bununla birlikte dikkate değer bir gerçek, Torah'ın, insanların Tufandan çok önce şehir inşa etmeye, müzik aletleri ve metal aletler yapmaya başladığını açıkça göstermesidir (Bereşit / Başlangıç 4:17, 21, 22). Tüm bunları yapabilen insan için bir yazı sistemi geliştirmek herhalde zor değildi.

2. Şemot: Şemot (Çıkış) kitabında Musa’nın Tanrı’nın emriyle kayıt tuttuğu üç kez belirtilir (17:14; 24:4; 34:27). Kitap, İsrailoğullarının Mısır’dan çıkışlarından bir yıl sonra, M.Ö. 1512’de Sina Çölü’nde yazılmıştır. Kitap Yusuf’un öldüğü M.Ö. 1657 yılından, Tanrı’ya tapınmak için Kutsal Çadırın kurulduğu M.Ö. 1512’ye dek geçen 145 yıllık dönemi kapsar.

3. Vayikra: Vayikra'dan (Levioğulları) önceki kayıt olan Şemot (Çıkış) kitabı “ikinci yılın birinci ayında, ayın birinci günü” Kutsal Çadırın kurulmasıyla sona erer (Şemot / Çıkış 40:17). Levioğulları’ndan bir sonraki kayıt olan Sayılar kitabı da Tanrı’nın Musa’ya “İsrailoğullarının Mısır diyarından çıkışlarının ikinci yılında, ikinci ayın birinci gününde” söylediği sözlerle başlar (Bemidbar / Sayılar 1:1). Dolayısıyla Levioğulları kitabı aradaki bir aylık dönemi kapsıyor olmalıdır. Çoğunlukla kanun ve düzenlemelerin yer aldığı bu kitapta zaten en fazla bir ay içinde yaşanacak kadar az olay anlatılır (Vayikra / Levioğulları 8:1–10:7; 24:10-23).

Musa’nın, yaşanan olayları ve Tanrı'dan aldığı talimatları hemen kaleme aldığı sonucuna varmak makul olur. Ayrıca kitapta verilen pek çok talimat, çöl yolculuğu boyunca İsrailoğullarına rehberlik etme amacı güder (26:46). Tüm bunlar Musa’nın Levioğulları kitabını M.Ö. 1512’de yazdığına işaret eder.

4. Bemidbar: Kitaptaki ‘Musa kaydetti’ ifadesi ve kapanış kısmındaki sözleri de yazarın kimliğini açıkça gösterir (Bemidbar / Sayılar 33:2; 36:13). İsrailoğullarının Mısır’dan çıkmalarının üzerinden henüz bir yıl geçmiştir. Kayıt, Mısır’dan çıkıştan sonraki ikinci yılın ikinci ayında yaşanan olaylarla başlar ve M.Ö. 1512’den 1473’e dek geçen 38 yıl 9 aylık süreyi kapsar (Bemidbar / Sayılar 1:1; Devarim / Tekrar 1:3).

Sayılar 7:1-88 ve 9:1-15’te anlatılanlar bu döneme ait değilse de, ek bilgi olarak kayda dahil edilmiştir. Musa’nın, kitabın ilk kısımlarını olaylar yaşandığı sırada kaydettiğine kuşku yoktur. Kitabın sonraki kısımlarını ise çölde geçen kırk yılın sonunda, yani M.Ö. 1473’ün başında tamamlamış olmalıdır.

'5. Devarim: Kitabın başındaki “Musa’nın sözleri; bunları tüm İsrail’e . . . . söyledi” ifadesi ve daha sonraki “Musa bu kanunu yazdı” ya da “Musa . . . . bu ilahiyi yazdı” gibi ifadeler de yazarın Musa olduğunu açıkça gösterir (1:1; 31:9, 22).

Kitabın başında şu sözler yer alır: “Kırkıncı yılda, on birinci ayda, ayın birinci günü Musa İsrailoğullarına ... tüm emirleri anlattı” (1:3). Bu kitabın tamamlanmasının ardından, “birinci ayın onunda” Ürdün Irmağı’nı geçmelerinden üç gün önceki olaylarla Yeşu kendi kaydına başlar (Yehoşua / Yeşu 4:19; 1:11). Dolayısıyla Tekrar kitabının yazılmaya başlandığı tarihle Yeşu’nun anlatmaya başladığı olaylar arasında iki ay bir haftalık bir dönem vardır. Fakat bu dokuz haftalık dönemin 30 günü Musa için tutulan yasla geçer (Devarim / Tekrar 34:8). Bu durumda Musa yaklaşık olarak 40. yılın 12. ayının başında, yani M.Ö. 1473’ün başlarında ölmüş olmalıdır. Öyleyse Devarim (Tekrar) kitabındaki hemen hemen tüm olayların 40. yılın 11. ayında gerçekleşmiş olması ve kitabın o ayın sonunda tamamlanmış olması gerekir.

Dinbilimcilerin görüşüDüzenle

Tevrat'ın yazılmasıyla ilgili uzun süre en çok kabul gören teori belgesel hipotezdi. Ayrıca, Tevrat'ın yazılması ve Tevrat anlatılarının Sümer efsaneleriyle benzer imgeler ve hikâyeler içermesi konusunda Muazzez İlmiye Çığ'ın görüşleri şöyledir: "İsrail bilginleri Babil kitaplıklarından aktarmışlar. MÖ 5. yüzyılda da Babil kralı Nebukadnezar Filistin'i alınca oradaki Yahudilerin en bilginlerini alıp Babil'e götürüyor. Onlar orada boş durmuyorlar, Sümer bilginlerinin aktardıkları bilgilerden yararlanıyorlar. Bilginler Babil'den döndükten sonra Tevrat yazılmaya başlanıyor."[5]

Belgesel hipotezin eleştirisi

Bu "belgesel hipotez" Julius Wellhausen'den kuruldu. 19. yüzyılın ikinci yarısında Alman Kutsal Kitap eleştirmeni Julius Wellhausen, Kutsal Yazıların Yeşu’yu da içeren ilk altı kitabının —anlatılan olayların olmasından bin yıl kadar sonra— M.Ö. beşinci yüzyılda yazıldığı kuramını yaygınlaştırdı. Bununla birlikte, bu kitapların çok önce yazılmış malzemeler de içerdiğini söyledi.[6]

Bu kuram, Encyclopœdia Britannica’nın 1911 yılındaki 11. baskısında yayımlandı. Şunlar denildi: “Tekvin, sürgünden sonraya ait kâhin kökenli (P) ile dili, üslubu ve dinsel görüşü P’den farklı, kâhin kökenli olmayan daha eski kaynaklardan meydana getirilen sürgün sonrası bir yapıttır.”

Wellhausen ve taraftarları, İbranice Kutsal Yazıların ilk kısmında yazılan tüm tarihi, “gerçek tarih değil, geçmişin popüler gelenekleri” olarak değerlendirdiler.[7] Eski kayıtlar, İsrail’in daha sonraki tarihinin sadece bir yansıması olarak kabul edildi. Örneğin, Yakub ile Esav arasında aslında bir düşmanlığın olmadığı, fakat bunun daha sonraları ortaya çıkan İsrail ve Edom ulusları arasındaki düşmanlığın yansıması olduğu belirtildi.

Bununla uyumlu olarak, o eleştirmenler, Musa’nın, ahit sandığını yapmak üzere hiçbir zaman bir emir almadığı ve çölde İsrail’in tapınma merkezi sayılan toplanma çadırının hiçbir zaman var olmadığı kanısındaydılar. Onlar aynı zamanda, M.Ö. altıncı yüzyılın başlarında gerçekleştiğine inandıkları, Yeruşalim’in Babilliler tarafından harap edilişinden ancak birkaç yıl önce, Harunî kâhinliğin tam anlamıyla tesis edildiği inancındaydılar.[8] Bu eleştirmenler, Kutsal Kitabın ilk yazılan kitaplarının içerdiği metnin çeşitli belgelere ayrılabileceği iddiasında bulunurlar.

Bu kuramın gerçek bir kanıtı kesinlikle yoktur. Bir yorumcu şunları yazdı: “Eleştiri olsa olsa kuramsal ve deneysel niteliktedir, her zaman değiştirilebilir ya da yanlışlığı ortaya çıkıp başka bir fikre yer vermesi gerekebilir. O, bu tür çalışmaların her zaman karşı karşıya kaldığı türden tüm kuşku ve varsayımları üzerine çeken entelektüel bir çalışmadır.“[9] Özellikle Kutsal Kitap eleştirmenliği, aşırı “kuramsal ve deneysel niteliktedir.”

Gleason L. Archer, Jr., Kutsal Kitap eleştirmenliğinin kullandığı muhakeme tarzındaki başka bir eksikliği gösteriyor. Sorun, “Wellhausen ekolünün, (hiç kanıtlama kaygısı duymadan) İsrailin dininin, diğerleri gibi yalnızca insan kökenli ve evrimin bir ürünü olduğunu ileri süren bir varsayımla başlamış olmasıdır” diyor.[10] Başka sözlerle, Wellhausen ve taraftarları eleştirilerine, Kutsal Kitabın yalnızca insan sözü olduğu varsayımıyla başlayıp bundan sonuç çıkarmışlardır.

1909 yılında The Jewish Encyclopedia, Wellhausen kuramının başka iki zayıf yönünü belirtti: “Wellhausen’in kendi zamanında yaşayan Kutsal Kitap eleştirmenlerinin hemen hemen tümünü etkileyen fikirleri iki varsayıma dayanır: Birincisi, bir dinin gelişimi sırasında dinsel törenlere daha çok ayrıntı katılır; ikincisi, daha eski kaynaklar, dinsel törenlerin ilk gelişme evreleriyle mutlaka ilgilidir. İlk varsayım ilkel kültürlerde görülen delillerle çelişir, daha sonraki ise, Hindistan’daki gibi dinsel tören kurallarının sunduğu delillerden destek bulamaz.”

Kuramların doğru ya da yanlış olduğunu görebilmek üzere sınamanın bir yolunu gösteren The Jewish Encyclopedia devamen şunları belirtti: “Wellhausen’in fikirleri hemen hemen bütünüyle metin analizlerine dayanır ve kurumsal arkeolojinin görüş açısından incelenerek tamamlanması gerekecektir.” Acaba yıllar geçtikçe arkeoloji Wellhausen’in kuramlarını doğrular gibi miydi? The New Encyclopœdia Britannica şu yanıtı veriyor: “Arkeolojik eleştirmenlik, [Kutsal Kitap tarihinde] en eski dönemlerin bile belirgin tarihsel ayrıntılarının güvenilirliğini doğrulama ve Pentatök kayıtlarının [Kutsal Yazıların ilk kitaplarındaki tarihsel tutanaklar] sadece çok sonraki dönemin bir yansıması olduğu kuramını yıkma eğilimindedir.”

Kutsal Kitabı eleştiren kuramlar bugün entelektüeller arasında popülerdir, çünkü onlara duymak istediklerini söyler. Bir 19. yüzyıl bilgini şunları demişti: “Wellhausen’in bu kitabı hemen hemen bütün diğer kitaplardan daha çok hoşuma gitti, çünkü bana öyle görünüyor ki, Eski Ahit tarihiyle ilgili en önemli sorun, bütün dinlerin tarihine uygulamak zorunda olduğum, insanın evrimi ilkesine uygun şekilde nihayet çözülüyor.“[11]

Buna rağmen bugün Wellhausen'in kuramı 19. yüzyılda olduğu gibi artık kabul edilmez . Birkaç yıl önce yayımlanmış olan bir kitapta şunu okuyabiliriz: „Wellhausen'in zamanından beri görüşler daha tutucu bir yöne hareket ederler. ... Wellhausen'in ilk binyilliğin yüceltilen serabı olarak nitelediği ataların tarihsel geçerliği kesindir. Şimdiki araştırma ataların hakiki kişiler olup Kutsal Kitabın gösterdiğı gibi M.Ö. ikinci binyılda yaşadıklarına dair ikna edici kanıtlar getirdi.“[12]

Wellhausen'in kullandığı „bilimsel“ yöntemler bilimsel olmayan güdüleri vasıtasıyla geri alınır. O bilimsel ve tarafsız çalışmadı, çünkü araştırmalarına Kutsal Yazıların çok kitapçıklarının dindar bir aldatma olduğunun önyargısıyla başladı. Amerikan arkeolog Albright şunu belertti: „Wellhausen ... iki bin yıl sonra . . . Musa'nın zamanındaki İbraniler ile putperest olan Araplar arasındaki benzerlik çok abarttı.“ Bundan başka Albright, Wellhausen'in kuramıyla ilgili kesinlikle bir kanıt olmadığını dile getirdi.[13]

H. F. Hahn Essays on Jewish Life and Thought eserinde Wellhausen hakkında şunu yazdı: „Onun eseri 'bilimsel' olmadığını söylemek yerindedir. ... Wellhausen bir tarihçinin en önemli vazifenin yorum olduğu kanaatıyla yazdı. Onun İsail'in dini hakkındaki tarihsel eserleri bilimsel bir tetkikten cok tarihin felsefeli bir incelemesi idi.“[14]

Kanon ya da kutsal kitapların listesiDüzenle

 
Nash papirüsü, M.Ö. 1. yüzyıl

Kutsal kitapların listesi bazı dillerde kanon olarak adlandırılır. Yunanca kanon sözcüğünün İbranice karşılığı kaneh’tir. Geçmişte bu sözcük ölçme çubuğu olan bir kamış için kullanılırdı. Dolayısıyla “kanonik” (Kutsal Metinler dizisine ait) kitaplar, doğru inançların, öğretilerin ve davranışların saptanmasında güvenilir bir ölçü olarak kullanılacak değerde olan gerçek kitaplardır.

M.S. birinci yüzyıl Yahudi tarihçisi Flavios Josephus, Pros Apiona (Apion’a Karşı) adlı eserinde İbranilerce kutsal kabul edilen tüm kitaplara değinir. O şöyle yazar: “Birbiriyle çelişen binlerce kitabı kendi kitabımız olarak kabul etmiyoruz. Resmen kabul ettiğimiz kitaplar yalnızca yirmi iki tanedir ve tüm devirlerin kaydını içerir. Bunlardan beşi Musa’nın kitabıdır; bu kitaplarda Tanrı’nın kanunları ve insanın doğuşundan bu kanunları bildiren kişinin ölümüne dek yaşanan tarihsel olaylar yer alır. . . . . [15] Böylece Josephus, İbranice Kutsal Metinler dizisinin M.S. birinci yüzyıldan çok önce belirlenmiş olduğunu gösterir.

Geleneksel Yahudi inanışına göre İbranice Kutsal Metinler dizisinin derlenmesi ve listelenmesi işini Ezra başlatmış ve Nechemya tamamlamıştır. Ezra bir Kutsal Kitap yazarı olmasının yanı sıra, kâhin, bilgin ve Kutsal Yazıları kopyalama işinde görevli biri olarak, bu iş için kesinlikle yeterli durumdaydı (Ezra 7:1-11). Dolayısıyla İbranice Kutsal Metinler dizisinin M.Ö. beşinci yüzyılın sonunda tamamlandığı yönündeki genel inanıştan kuşku duymak için bir neden yoktur.

Papirüs El YazmalarıDüzenle

 
Kodeks Sinaiticus

İbranice Kutsal Yazıları ilk kaleme alanlar ve çoğaltanlar bunları, o dönemde yaygın olarak kullanılan ve kolayca bozulabilen papirüs ve parşömen gibi malzemeler üzerine yazdılar. Papirüs, aynı adı taşıyan bir su bitkisinden, parşömen ise hayvan derilerinden yapılır. Yazıcılar yaklaşık M.S. 4. yüzyıldan itibaren elyazmalarında papirüs yerine genellikle dana, kuzu ya da keçi derisinden yapılan ve daha dayanıklı bir malzeme olan vellum (bir parşömen türü) kullanmaya başladılar.

Orijinal metinlerin hiçbiri şimdiye kadar bulunamamıştır. Çünkü papirüs ve deri gibi dayanıksız malzemeler nemli iklimlerde hızla çürür. The Anchor Bible Dictionary şöyle diyor: “Bölgedeki iklim şartları yüzünden, bu döneme [MÖ birinci binyıl] ait papirüs bir belge ancak çöldeki bir mağarada ya da sığınakta muhafaza edilmişse bu kadar uzun süre dayanır.” Buna rağmen Kutsal Yazıların kısımlarının eski dönemlere ait binlerce kopyası bulunmuştur.

Papirüs El YazmalarıDüzenle

Torah'ın bazı kısımları eski papirüs el yazmalarında bulunurlar.

Papirüs El Yazmaları
Simge İsim Tarih Dil Bulundukları Yer İçerik
Nash Papirüsü M.Ö. 2./1. yüzyıl İbranice Cambridge (İngiltere) 10 Emirden 24 satır ve Devarim 5 ve 6'dan birkaç ayet
957 Rylands Greek 458 M.Ö. 2. yüzyıl Yunanca Manchester (İngiltere) Devarim 23-28'dan fragmanlar
Fouad Papirüsü 266 M.Ö. 1. yüzyıl Yunanca Kahire (Mısır) Bereşit ve Devarim’ndan kısımlar
4Q LXX Levb Lût Gölü Levioğulları Tomarı M.Ö. 1. yüzyıl Yunanca Yeruşalim (İsrail) Vayikra'dan fragmanlar
963 Chester Beatty VI M.S. 2. yüzyıl Yunanca Dublin (İrlanda) ve Ann Arbor, Mich. (ABD) Bemidbar ve Devarim'den kısımlar

Vellum ve deri el yazmalarıDüzenle

Torah'ın bazı kısımları eski Vellum ve Deri Elyazmalarında bulunurlar.

Vellum ve Deri El Yazmaları
Simge İsim Tarih Dil Bulundukları Yer İçerik
Al Halep Kodeksi M.S. 930 İbranice Önceleri Halep’te (Suriye), şimdi İsrail’de İbranice Kutsal Yazıların büyük kısmı (Ben Aşer metni)
British Museum Kodeksi Or4445 M.S. 10. yüzyıl İbranice Londra (İngiltere) Torah'ın büyük kısmı
B 19A Leningrad Kodeksi M.S. 1008 İbranice St. Petersburg (Rusya) Tanah

İbranice Kutsal Yazıları tercüme olarak (Septuagint çevirisi) bazı meşhur olan kodekste bulunur:

Vellum ve Deri El Yazmaları
Simge İsim Tarih Dil Bulundukları Yer İçerik
1 א Kodeks Sinaiticus 4. yüzyıl Yunanca Londra (İngiltere) İbranice Kutsal Yazıların bir kısmı, tüm Yunanca Kutsal Yazılar ve bazı Apokrif yazılar
2 A Kodeks Alexandrinus 5. yüzyıl Yunanca Londra (İngiltere) İbranice ve Yunanca Kutsal Yazıların tümü (bazı ufak kısımlar kayıp ya da hasarlı) ve bazı Apokrif yazılar
3 B Kodeks Vatikanus 1209 4. yüzyıl Yunanca Vatikan Kütüphanesi başlangıçta tüm Kutsal Kitap (şimdi eksik: Başlanğıç 1:1 – 46:28; Mezmur 106-137; İbraniler 9:14'ten sonra; 2. Timoteos; Titus; Filimon; Vahiy)
4 C Kodeks Ephraemi Syri reskriptus 5. yüzyıl Yunanca Paris (Fransa) İbranice Kutsal Yazılardan kısımlar (64 yaprak) ve Yunanca Kutsal Yazılar (145 yaprak)

Eski tercümeleriDüzenle

Samiriye PentatöküDüzenle

 
Samiriye Pentatökü

Samiriye Pentatökü eski tarihli bir tercümedir ve Tanah'ın ilk beş kitabını (Torah) içerir. Bu çeviri bir transliterasyondur. Samiriye yazısı eski İbranice yazısından türediğinden dolayı Musa'nın beş kitabının İbranice metni Samiriyelilerin kullandıkları harflere çevrildi.

M.Ö. 740'ta on kabilelik İsrail krallığı Asur imparatorluğu tarafından yıkıldı (2. Krallar [Melachim] 15:29). Üst tabakalı İsrailliler Asur'a sürgün edildikten sonra başka halklardan insanlar Samiriye yöresine getirildiler (2. Krallar [Melachim] 17:24). Samiriye bölgesinde kalmış olan İsarailoğullarının tapınması oraya yerleştirilen insanların kendi put tanrılarına sundukları tapınmayla birleştirildi. Samiriyeliler yalnız Musa'nın beş kitabını kutsal olarak saydıkları için Samiriye Pentatökü adlandırılan çevirisi yapıldı.

Bilginler yazılış tarihi konusunda hemfikir değildir. Bazıları M.Ö. ikinci yüzyılı öne sürer, başkaları ise tercümenin M.Ö. dördüncü yüzyılda yapıldığını düşünür. Samiriye Pentatökü ile İbranice metin arasında yaklaşık 6.000 fark bulunur, fakat bunlar ekseriyetle anlamını değiştirmeyen önemsiz ayrıntılardır. Bu tercümenin bugün mevcut olan en eski elyazmaları M.S. 12./13. yüzyıldandır.

Aramca TargumlarDüzenle

Aramca kavram Targum “çeviri” ya da “yorumlama” anlamına gelir. Babil'e sürgün edilen Yahudiler Pers İmparatorluğu altında yaşadıkları zaman Aramca aralarında yaygın bir dil oldu. Bu sebepten dolayı Tanah ancak Aramca tercümeleriyle birlikte okunduğunda anlaşılabiliyordu.

Targum adlandırılan bu tercümelerin M.S. beşinci yüzyıldan sonra yapıldıkları düşünülüyor. Aramca Targumlar orijinal metne bağlı kalan tercümeler değil, anlamı farklı şekilde ifade eden serbest çevirilerdir.

Yunanca SeptuagintDüzenle

Yunanca Septuagint (“Yetmiş”) çevirisi M.Ö. 280 yıllarında İbraniceden yapılan ilk ve en önemli çeviridir. Yahudi geleneğe göre Tanah İskenderiye’de (Mısır) 72 Yahudi bilgin tarafından Yunancaya çevrildi. Sonra bu çevirinin 70 kişi tarafından yapıldığı söylenmeye başladı. Böylece bu tercüme Septuagint adını aldı. O zamanki Yunan kültürünün etkisi altında yaşayan Yahudiler böyle bir çeviriye gereksinim duyuyordu.

Septuagint'in çok sayıda papirüs fragmanı var. En eski fragmanlardan biri M.Ö. birinci yüzyıla ait olan Fouad 266 Papirüsüdür. Bu papirüs Başlangıç (Bereşit) ve Kanunun Tekrarı (Devarim) kitaplarından bölümler içerir. Bu papirüs fragmanı Tanrı'nın isminin Yunanca metin içinde klasik İbrani alfabesine ait karakterlerle yazıldığını gösterir.

Tanah'ın tümünü içeren diğer papirüsler M.S. dördüncü ile dokuzuncu yüzyıl arasında hazırlanmıştır. Bunlar birbirinden ayrı büyük harflerle yazıldığından onsiyaller olarak adlandırılır. Diğer el yazmaları minüsküller olarak bilinir; çünkü daha küçük ve el yazısı tarzında yazılmıştır. Minüskül harflerle bitişik yazılmış el yazmaları dokuzuncu yüzyıldan matbaanın icadına dek kullanılıyordu.

Yunanca Septuagint metninin önemli onsiyal el yazmaları Sina Yazması, 1209 numaralı Vatikan Yazması ve İskenderiye Yazması'dır.

İçerikDüzenle

(Parantez içindeki sayılar bölümlerin numaralarıdır)

• Bereşit: Yaratılış (1); Adem ve Havva (2, 3); Kain ve Habil (4); Tufandan önceki nesiller (5); Nuh (6-9): Tufan (7, 8); Halklar listesi (10); Babil kulesi ve tufandan sonraki nesiller (11); İbrahim (12-24): İbrahim oğlunu kurban edecektı (22); İshak (25-27); Yakup (28-36); Yusuf (37-50).

• Şemot: İsrail halkının Mısır'daki köleliği (1); Musa (2-40): Musa'nın doğumu (2), Musa peygamber olarak seçilir (3, 4), on bela (5-11), Mısır'dan çıkış (12), Kızıl Deniz'den geçiş (13-15), İsrail çölde (16-19), 10 emir (20), Musa çölde başka kanunlar ve tapınak için yönergeler aldı (21-40).

• Vayikra: Tanrı'nın İsraillilere verdiği kanun ve kurallar (1-27): Kurbanlar (1-7), kâhinlik (8-10), temizlik (11-15), kefaret günü (16), kan (17-20), kâhinlik ve bayramlar (21-25), başka kanunlar (26, 27).

• Bemidbar: Sina Dağı'ndaki olaylar (1-10); Çöldeki olaylar (10-21); Moab düzlüklerindeki olaylar (22-36).

• Devarim: Musa'nın ilk konuşması (1-4); Musa'nın ikinci konuşması (5-26): Tanrı’ya tapınma konusundaki kanunlar (12-16), adli meselelerle, yönetim ve savaşla ilgili kanunlar (16-20), halkın özel ve toplumsal yaşamını düzenleyen kanunlar (21-26); Musa'nın üçüncü konuşması (27, 28); Musa'nın dördüncü konuşması (29, 30); Yeşu'nun görevlendirilmesi ve Musa'nın ilahisi (31-32); Musa'nın son hayırduası (32-34).

KaynakçaDüzenle

  1. ^ Kur'ân-ı Hakim'in açıklamalı Meali, Prof. Dr. Suat Yıldırım, 2005, Işık Yayınları
  2. ^ Fahruddin Razi, Tefsir-i Kebir, Akçağ Yay. 3/202,2. Bakara 87. Ayetin tefsiri
  3. ^ Insight on the Scriptures, Cilt 1, sayfa 919-920; Cilt 2, sayfa 1212.
  4. ^ https://www.bibelwissenschaft.de/.../torapentateuch/genesis-1mose
  5. ^ "Sümerler Türkler" (PDF). 5 Mayıs 2012 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Temmuz 2012. 
  6. ^ 1 John Urquhart, The Inspiration & Accuracy of the Holy Scriptures, 1895, s. 254, 255; The International Critical Commentary—A Critical and Exegetical Commentary on Genesis, 2. Baskı., 1976, s. xlii.
  7. ^ Encyclopædia Britannica, 1911, Cilt. xi, s. 580, 581.
  8. ^ The Inspiration & Accuracy of the Holy Scriptures, s. 262, 263; S. R. Driver, An Introduction to the Literature of the Old Testament, 1898, s. 154.
  9. ^ Encyclopædia Judaica, 1971, Cilt. 13, s. 264.
  10. ^ Gleason L. Archer Jr., A Survey of Old Testament Introduction, 1974, s. 107.
  11. ^ The Inspiration & Accuracy of the Holy Scriptures, s. 258, 259.
  12. ^ Ebla, a Revelation in Archaeology, Chaim Bermant und Michael Weitzman
  13. ^ The American Scholar, Bd. 7, Nr. 2, S. 183
  14. ^ H. F. Hahn, Essays on Jewish Life and Thought (1959)
  15. ^ Flavios Josephus Pros Apiona (Apion’a Karşı) Kitap I, 38-41 [8]

Ayrıca bakınızDüzenle

Dış bağlantılarDüzenle