Ahlak

İyi ya da kötü olarak kabul edilen davranışları belirleyen yazısız kurallar bütünü

Ahlak ya da sağtöre, kelimenin en dar anlamıyla, neyin doğru veya yanlış sayıldığı (sayılması gerektiği) anlamına gelir. Terim genellikle kültürel, dinî, dünyevi ve felsefi topluluklar tarafından, insanların (öznel olarak) çeşitli davranışlarının yanlış veya doğru oluşunu belirleyen bir yargı ve ilkeler sistemi kavramı ve/veya inancı için kullanılır. Ahlak, kelimesinin etimolojik kökeninin Arapça “hulk” ; ” sözcüğüne dayandığı bilinir.[1]

Kavram ve tanımlar

değiştir

Arapça “hulk”, “huy” anlamına gelmektedir. Arapça “ahlak-ı hamide” ve “ahlak-ı hasene” iyi ahlak; “ahlak-ı zemime” ve “ahlak-ı seyyie” ise kötü ahlak anlamlarına gelmektedir.[1]

Ahlakın Tanımı

değiştir

Ahlak tek bir tanıma haiz olmasa da üzerine yapılan tanımlar şu iki başlıkta toparlanabilirler:

a)Tanımlayıcı ahlak: Evrensel bir anlayışa değil toplum yahut topluluklarca oluşturulup davranışlara yön veren kurallar bütününe yapılan vurgudur -ki bu durumda ahlakın evrensel olduğu görüşü yadsınır-.

b)Normatif ahlak: Tanımlayıcı ahlakın aksine topluluksal ögelerden -gelenek vs- bağımsız biçimde tüm rasyonel kişilerce onaylanacak olan kurallardır.[2]

Ahlak bu tanımlardan hareketle "doğru davranış kuralları" olarak tanımlanabilir. Bu kuralların kuramsal özüyse etik dalıyla incelenir. Etik kavramı ahlakla eşanlamlı kullanılsa da bu doğru değildir. Etik, davranışların alacağı "doğruluk" ve "yanlışlık" değerlerinin kuramıyken ahlak, etiğin uygulamasıdır.[3] Bunun yanı sıra ahlak olgusu daha kişiselken etik olgusu toplumsaldır.[4]

Şöyle özetlenebilir:

Etiğin Kapsamı
Tıp etiğinden söz edilebilir; ama tıbbi ahlaktan pek söz edilemez, ancak bir doktorun ahlakından söz edebiliriz. Tıp etiği, mesleğin gözetmeye çalıştığı ya da çalışması gerektiği, acının dindirilmesi gibi genel ilkelerle ilgilidir; bir doktorun ahlakı ise onun kendi kişisel davranışıyla ilgilidir ve hastalarından çok komşularının ve arkadaşlarının ilgi alanına girer

Felsefeyi Yaşamak. Billington, Ray. s.47

Ahlakı sistematik biçimde inceleyen dal, felsefenin bir dalı olan etiktir. Etik, çeşitli soru ve sorunları sorar ve bunları inceler; birisinin belirli (spesifik) bir durumda nasıl davranması ("uygulamalı etik"), birisinin Ahlaki bir durum veya görüşü nasıl kanıtlayacağı ("normatif etik") ve birisinin etik veya Ahlakın kökten yapısını nasıl anlayacağı ("meta-etik") gibi.

Örneğin, bugün ABD'de kürtajın Ahlaki açıdan izin verilebilir, bunun uygun bir eylem olup olmadığı uygulamalı etikte tartışılan güncel sorulardandır. Normatif etikteki yaygın bir soru da, kişinin birisini korumak amacıyla yalan söylemesinin Ahlaki olarak savunulup savunulamayacağıdır. Meta-etik ise, "iyi"nin varlığını nasıl doğruladığımızı yoksa her şeyin göreceli olduğunu ve Ahlakın sadece birisinin tercihlerinin ifadesi olup olmadığı sorularını sorar ve inceler.

Ahlak kuralları

değiştir

İyiye ve doğruya yönelmiş eylemi talep eden kurallardır. Bazı davranışlara üstün değerler yüklenerek yapılması teşvik edilir. Ahlak kuralları bireylerin davranışlarını düzenlemeyi amaçlayan, bunu yaparken de iyi ya da kötü, doğru ya da yanlış davranışın ne olduğu sorusuna cevaplar veren kuralların tümüdür. Kaynağı kişinin kendisidir. Yani dışarıdan bir zorlama olmadan kendiliğinden uygulanır. Fakat Ahlakın nasıl edinildiği ayrı bir tartışma konusudur.

A) Subjektif (Öznel) Ahlak: Ahlakın doğuştan edinildiği, kişinin yaratılışından kaynaklandığı öne sürülür. Bu nedenle kişinin kendisine yaptığı telkinlerle oluşur. Vicdan önemli ve belirleyici bir kavram olarak görülür.[5]

  • Vicdan: İnsanın iyiyi veya kötüyü ayırt etmesini sağlayan, doğruyu veya yanlışı bulduran içsel güç ve yetenektir. Mecazen içsel bir mahkemedir. Özellikle hakimlerin (yargıçların) vicdani kanaatleriyle ve bağımsız olarak yani baskı altında kalmadan, kimseden tavsiye ve telkin almadan karar vermeleri gerekir. Arapçada sözcüğün kökeninde “bulmak” manası vardır. (“Bulunç” sözcüğü Anadolu’da bazı yörelerde “Vicdan” anlamında kullanılır.)

B) Objektif (Nesnel) Ahlak: Ahlakın sonradan edinildiği, aile, okul, çevre, din gibi kurumlar aracılığıyla toplum tarafından bireye aktarıldığı kabul edilir. Felsefedeki “Tabula Rasa” (Boş Levha) anlayışı savunulur. Bu anlayışa göre insan zihni boş bir levha (tablo) gibidir. Doğumda insan zihni boştur ve sonradan toplumsal etkileşimle doldurulur. Bu nedenle Objektif Ahlak bireyin diğer insanlara nasıl davranacağını belirler.[6]

Kaynakça

değiştir
  1. ^ a b AKTAN, Coşkun Can., Temiz Toplum ve Temiz Siyaset, İstanbul: T Yayınları, 1994.
  2. ^ Joshua Gert, Bernard Gert. "The Definition of Morality". Stanford Encyclopedia of Philosophy Archive. 23 Nisan 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Haziran 2024. 
  3. ^ Billington, Ray. Felsefeyi Yaşamak. Ayrıntı Yayınları. s. 46. 
  4. ^ Grannan, Cydney. "What's the Difference Between Morality and Ethics?". Britannica. 16 Mayıs 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Haziran 2024. 
  5. ^ Hukuka Giriş, Prof. Dr. Turgut Akıntürk, Anadolu Üniversitesi Yayınları, 2002, (Sayfa: 7, Subjektif Ahlak Kuralları)
  6. ^ Hukuka Giriş, Prof. Dr. Turgut Akıntürk, Anadolu Üniversitesi Yayınları, 2002, (Sayfa: 7, Objektif Ahlak Kuralları)

Dış bağlantılar

değiştir

Ayrıca bakınız

değiştir