Metalik bir element olan Krom'un atom numarası 24, atom ağırlığı 51,996'dır. İsmi Yunanca renk anlamına gelen "krıma"dan gelmektedir.

TarihiDüzenle

Johann Gottlob Lehmann, 1762 yılında Rusya'da, Ural Dağları'nda kromun izine rastladı ve 1797'de Louis Nicolas Vauquelin bu cehveri çözümlemeyi başarınca elemente renk konusundaki kuvvetinden dolayı bu adı verdi.[1]

Osmanlı'da KromDüzenle

Anadolu'da krom ilk kez 1848'de Harmancık yakınlarındaki Kozluca Köyü civarında Lawrence Smith tarafından keşfedildi. 1850'de Yüzbaşı Mehmet Efendi, Dağardı Kazası'nda ikinci bir krom madeni keşfetti. İlerleyen yıllarda ek krom madenleri keşfedilmeye devam edildi. 19. yüzyılın ortalarında Osmanlı dünyada krom üreten tek devletti.[1]

ÖzellikleriDüzenle

 
Periyodik tabloda Krom'un yeri
 
Krom kristali (%99.999 saflık).

Krom çok sert olması ve erime noktasının 1857 °C olması nedeniyle,[kaynak belirtilmeli] metallere sertlik sağlanması ve zırhlı araç yapımı için kullanılır. En önemli kullanım alanı Nikel ile beraber paslanmaz çeliklerdedir.[1] Oluşturdugu kromoksit tabakası çelik yüzeyini film tabakası gibi kaplar ve kimyasal korozyona karşı dayanıklılık sağlar.

Krom doğada +3 yüklüdür, indirgenme reaksiyonuyla +6 değerlik alır. Toz formdaki krom, deri tabaklamada uzun yıllardır kullanılmaktadır. Deriye uzun süre dayanma özelliği kazandırır. Ayrıca 118 elementten 24. sıradadır. Latincesi Chromium'dur ve simgesi Cr'dir.

Krom kandaki şekerin hücrelere aktarılmasına yardımcı olur. Krom yer fıstığı, yumurta sarısı, peynir, üzüm suyu, maya, istiridyede bulunur. Kemiklere de faydası vardır.

Krom sanayi ortamında iş parçalarının hareket ettiği yataklar içerisinde aşınmasını da engellemektedir. Bir piston ve piston yatağının krom kaplama işlemi yapıldıktan sonra çalışması ile ömrü ortalama 4 - 8 ay arası artmaktadır. (Tabii ki parçadan parçaya değişir) Yani kısaca krom korozyonu da engellemekte ve kayganlığı sağlamaktadır.

Bilim adamları tarafından yapılan araştırmalar sonucunda Cr+6 iyonu ve bileşiklerinin kanser yaptığı yönündeki bilgilere ulaşıldı ve IARC (International Agency for Research on Cancer) tarafından Grup 1 (İnsanlar için Kanserojen) olarak sınıflandırıldı.

Ayrıca bakınızDüzenle

  1. ^ a b c Arif Bilgin, Burhan Çağlar ((Edl.)). Klasikten Moderne Osmanlı Ekonomisi. Kronik Kitap. ss. 238-248.