Tren

raylar üzerinde giden ulaşım ve taşıma aracı

Tren, raylar üzerinde bir ya da birkaç lokomotif tarafından çekilen veya itilen vagonlardan oluşan ulaşım aracı. Tren kelimesi Türkçe ve diğer dillere Latince trahereden (çekmek) türeyen eski Fransızca trahinerden gelmiştir.

Birleşik Krallık'ta kullanılan modern bir tren
ABD'de "Vahşi Batı" denilen bölgede çift lokomotif tarafından çekilen tren vagonlar bir demiryolu köprüsü geçerken (1860'lı yıllarda çekilmiştir).
Sol üstten saat yönünde: Yolcu trenini çeken elektrikli lokomotif (Rusya), İsviçre 'de bir raylı sistem, Almanya'da bir monorail, ABD'de restore edilmiş bir buharlı tren, Hindistan'dan bir metro treni, Yeni Zelanda'da yük treni çeken bir dizel lokomotifi

Trenlerin kökleri vagon yolu'na kadar gitmektedir. Bu, demiryolu rayları kullanıyordu ve gücü atlı tramvay ya da kablo demiryolu ile çekiliyordu. Tren, dünyada ilk kez 1800'lü yılların başında, İngiltere'de kullanılmaya başlanmıştır.[1] Tren, Richard Trevithick adında bir mühendis ile İngiltere'nin Pennydarran bölgesinde bir maden sahibinin iddialaşmaları yüzünden doğmuştur. Mühendis Trevithick, 10 ton ağırlığındaki demir yükü, kendi yaptığı buharlı lokomotif ile Pennydarran'dan Cardiff'e kadar raylı bir yol aracılığıyla hiç zorlanmadan taşıyabileceğini iddia ediyordu. Böylece 6 Şubat 1804 tarihinde Tram-Waggon adlı bir lokomotif 10 tonluk demir yükü ve ayrıca 70 yolculu bir arabayla Cardiff'ten hareket etti. 16 km uzunluğundaki Pennydarran-Cardiff yolu, beklemeler ve tamirler de hesaba katılırsa, tam 5 saatte aşılabildi. Elde ettiği bu başarılı sonuca karşın Trevithick'in şansı yaver gitmemiş bu yeni makineyi daha fazla geliştirememiş ve böylece makinenin o günlerdeki yaygın ulaşım aracı hayvanlardan daha üstün ve etkin olduğunu ispatlayamamıştır. İşte bu nedenledir ki, trenin bulunuşu, başka bir İngiliz'e, George Stephenson'a mal edilir. George Stephenson, daha sonraki yıllarda, peron, lokomotif ve vagon tasarımları çizmiş ve bunları gerçekleştirmiştir. Böylece o günün buharlı lokomotifi... gelişimin bir simgesi halini almıştır. Stephenson, 27 Eylül 1825 tarihinde yalnızca yolcu ve yük taşıyarak Dünya'nın ilk demiryolu taşımacılığını gerçekleştiren treni, Ingiltere'deDarlingthon ile Stockton arasında kullanmıştır. Yine Stephenson, bu tarihten beş yıl sonra saatte 24 km hızla gidebilen ve Rocket adını taşıyan yeni bir lokomotif modeliyle büyük ticari önemi olan Liverpool-Manchester hattındaki yarışmayı kazanmıştır. Fakat Yuval Noah Harari Hayvanlardan Tanrılara - Sapiens kitabında (sayfa 348) ilk ticari trenin Liverpool ile Manchester arasında 1830 da faaliyete geçtiğini yazar.

Hızlı transit ve tramvaylar ilk olarak 1800'lerin sonlarında çok sayıda insanı şehirlerde ve çevresinde taşımak için inşa edildi. 50 km uzunluğundaki Liverpool-Manchester hattından sonra, İngiltere'de on yıl içinde yapımı bitmiş veya tamamlanmış durumda olan demiryollarının uzunluğunun toplamı 2.000 km'ye ulaşmıştır. 1831'de Amerika Birleşik Devletleri'nde, 1832'de Fransa'da, 1835'te Belçika ve Almanya'da, 1837'de Rusya'da ve 1848'de İspanya'da demiryolu kullanılmaya başlanmıştır.

1920'lerden başlayarak ve İkinci Dünya Savaşı'nın ardından, dizel lokomotif ve elektrikli lokomotifler, itici güç aracı olarak buharın yerini aldı. Daha fazla hareketlilik sunan otomobillerin, kamyonların ve geniş otoyol ağlarının geliştirilmesinin ardından trenlerin önemi ve pazar payı azaldı ve birçok demiryolu hattı terk edildi. Otobüslerin yaygınlaşması bu dönemde de birçok hızlı toplu taşıma ve tramvay sisteminin kapanmasına neden oldu. İlk olarak 1960'larda inşa edilen yüksek hızlı demiryolu, kısa ve orta mesafelerde arabalar ve uçaklarla rekabet ettiğini kanıtlamıştır. Banliyö treni ve bölgesel tren, 21. yüzyılda hafif raylı sistem gibi, sıkışık otoyollara bir alternatif ve kalkınmayı teşvik etmenin bir yolu olarak önem kazanmıştır. Monoraylar tek bir ray üzerinde çalışır, füniküler ve raflı demiryolu ise dik yokuşları geçmek için benzersiz bir şekilde tasarlanmıştır. Yüksek hızlı manyetik raylı tren (maglev) ve yüksek standartlı demiryolu gibi deneysel trenler 2020'lerde geliştirilmektedir ve en hızlı geleneksel trenlerden bile daha yüksek hızlar sunan bir kılavuz rayın üzerinde süzülmek için manyetik levitasyon kullanır. Doğal gaz ve hidrojen gibi alternatif yakıtların kullanıldığı trenlerin geliştirilmesi, 21. yüzyılın bir başka gelişmesidir.

TarihDüzenle

Erken tarihDüzenle

 
Stockton and Darlington treni 1825: 6 vagon kömür, yönetim vagonu, vagonlardaki insanlar

Trenler, en eskisi Babil tarafından MÖ 2200 dolaylarında inşa edilen taş vagonlarda çalışan tekerlekli vagonların bir evrimidir. 1500'lerden başlayarak, madenlerden malzeme çekmek için vagon yolları kullanılmaya başlandı; 1790'lardan itibaren daha güçlü demir raylar tanıtıldı [2] 1700'lerin ikinci yarısındaki erken gelişmelerin ardından, 1804'te İngiliz mucit Richard Trevithick tarafından inşa edilen bir buharlı lokomotif, tarihteki ilk buharlı trene güç verdi.[3] Yakıtın kolayca bulunabildiği kömür madenlerinin dışında, 1825'te Stockton ve Darlington Demiryolu'nun açılışına kadar buharlı lokomotifler denenmedi. İngiliz mühendis George Stephenson, bu 40 kilometrede (25 mil) Locomotion No. 1 adlı bir buharlı lokomotif işletti. Bu, 400'den fazla yolcuyu saatte 13 kilometreye (8 mph) kadar çeken uzun hattı. Bu lokomotifin başarısı ve 1829'da Stephenson's Rocket, buharlı lokomotiflerdeki değerlerin çoğunu ikna etti ve on yıl içinde Birleşik Krallık'ta "Railway Mania" (Demiryolu Çılgınlığı) olarak bilinen borsa balonu başladı. [4]

Buharlı lokomotiflerin başarısına ilişkin haberler, 1829'da ilk buharlı demiryolunun açıldığı Amerika Birleşik Devletleri 'ne hızla ulaştı. Amerikan demiryolu öncüleri kısa süre sonra, ülkenin demiryollarında tipik olan daha keskin virajları ve daha kaba rayları idare etmek için tasarlanmış kendi lokomotiflerini üretmeye başladılar.[5]

Avrupa'nın diğer ulusları da İngiliz demiryolu gelişmelerini not aldı ve kıtadaki çoğu ülke, 1829'un sonlarında Fransa'da bir buharlı trenin ilk seferini takiben 1830'larda ve 1840'larda ilk demiryollarını inşa etti ve açtı. 1850'lerde, çoğu Amerikan lokomotif tasarımlarından etkilenen veya satın alınan trenlerle, trenler Avrupa'da genişlemeye devam [6]

Trenler ilk olarak Güney Amerika, Afrika ve Asya 'da, 1840'lardan başlayarak sömürgelerinin kontrolünü sağlamlaştırmak ve ihracat için kargo taşımak için demiryolları inşa eden sömürgeci emperyal güçler tarafından inşa edilerek hizmete açıldı. [7] Hiçbir zaman sömürgeleştirilmeyen Japonya'da demiryolları ilk kez 1870'lerin başında geldi. 1900'e gelindiğinde, ıssız Antarktika dışında her kıtada demiryolları faaliyet gösteriyordu.[8]

Trenlerin kullanım alanlarıDüzenle

 
Tokyo metrosu
  • Yolcu taşımacılığı
  • Yük taşımacılığı
  • Kar temizleme veya yol açma

Demiryolları ve tren türleriDüzenle

İlgili görsellerDüzenle

Ayrıca bakınızDüzenle

KaynakçaDüzenle

  1. ^ "Demir Yollarının Tarihi - Sadi Borak" (PDF). 3 Nisan 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). 
  2. ^ Herring 2000, s. 8.
  3. ^ Herring 2000, s. 9.
  4. ^ Herring 2000, ss. 9-11.
  5. ^ Herring 2000, s. 12-13.
  6. ^ Herring 2000, s. 14-15.
  7. ^ Herring 2000, s. 16-17.
  8. ^ Herring 2000, s. 17.