Ana menüyü aç

Eriha (Jericho ya da Ceriko) Filistin Ulusal Yönetimi'nin Batı Şeria bölümünde Ürdün Nehri yanında yer alan bir yerleşim yeridir. Eriha valiliği'nin merkezidir ve Fetih partisi tarafından yönetilir.[2] 2007 yılı itibarıyla 18,346 nüfusa sahiptir.[3] 1517-1918 yılları arasında Osmanlı hakimiyeti altında olan şehir, 1949'dan 1967'ye kadar Ürdün tarafından işgal edildi ve 1967'den itibaren İsrail işgali altında tutuldu; 1994 yılında idari kontrol Filistin Yönetimi'ne verildi.[4][5] Dünyanın en eski yerleşim bölgelerinden biri olduğuna inanılmaktadır[6][7][8] ve dünyanın bilinen en eski koruyucu duvarına sahip şehridir.[9] Şehrin, dünyanın en eski taş kulesine sahip olduğu da düşünüldü, ancak Tel Karamel, Suriye'deki kazılarda daha eski taş kuleler keşfedildi.[10][11]

Eriha
أريحا
Eriha'dan bir sokak.
Takma ad:
Güzel Kokulu
İdare
 • Belediye Başkanı Hassan Saleh[1]
Nüfus
 (2006)
 • Toplam 20.300

Arkeologlar Eriha'da 20'den fazla ardışık yerleşimin kalıntılarını ortaya çıkarmışlardır. Bunlardan ilki 11,000 yıl öncesine (MÖ 9000),[12][13] neredeyse Dünya tarihinin Holosen döneminin başlangıcına dayanmaktadır.[14][15]

Şehir ve çevresindeki verimli kaynaklar binlerce yıldır insanları şehre çekmektedir.[16] Eriha, Tanah'ta "Palmiye Ağaçları'nın Şehri" olarak tanımlanmaktadır.[17]

EtimolojiDüzenle

Eriha'nın İbranice'deki ismi olan Yeriẖo kelimesinin genellikle Kenanca reaẖ ("kokulu") kelimesinden türetildiği düşünülmektedir. Ancak diğer teoriler Eriha'nın Kenanca "ay" anlamına gelen Yareaẖ kelimesinden ya da "Ay Tanrısı" olduğuna ve şehrin ona eski bir ibadet merkezi olarak adandığına inanılan Yarikh kelimesinden geldiğini savunmaktadır.[18]

Jericho'nun Arapça adı, ʼArīḥā, "kokulu" anlamına gelir.[19][20][21]

Tarih ve arkeolojiDüzenle

Kazıların tarihiDüzenle

Yerleşim yerinin ilk kazıları 1868 yılında Charles Warren tarafından yapılmıştır. Ernst Sellin ve Carl Watzinger 1907 ve 1909 yılları arasında, John Garstang ise 1930-1936 yılları arasında Tel es-Sultan ve Tulul Ebu el-'Alayik'te kazılar yapmışlardır. Daha modern teknikler kullanılarak yapılan araştırmalar, 1952 ve 1958 yılları arasında Kathleen Kenyon tarafından yapılmıştır. Lorenzo Nigro ve Nicolò Marchetti 1997–2000 yıllarında kazılar gerçekleştirmiştir. 2009'dan beri yürütülen İtalya-Filistin ortak arkeolojik kazı ve restorasyon çalışması, 2015 yılından itibaren Lorenzo Nigro, Hamdan Taha ve Jehad Yasine yönetiminde Roma "La Sapienza" Üniversitesi ve Filistinli MOTA-DACH tarafından yeniden başlatılmıştır.[22] İtalya-Filistin Ortak Kazı Çalışmaları 20 senede (1997-2017) 13 kez gerçekleştirilmiştir. Bu süreçte; Orta Tunç Çağı'na bakan A1 Kulesi ile Erken Tunç III döneminden kalma güneydeki Aşağı Kasaba ve Bahar Tepesi'nin doğu tarafındaki G Sarayı gibi bazı önemli keşifler yapılmıştır.

Taş Devri: Tel es-Sultan ve kökeniDüzenle

En eski yerleşim yeri günümüzdeki Tel es-Sultan (ya da Sultan Tepesi) şehrinden birkaç kilometre uzaklıkta bulunuyordu. Hem Arapça hem de İbranice'de, Orta Doğu ve Anadolu'daki antik yerleşim yerlerinde olduğu gibi; tel, zaman içinde ardışık tabakalar üzerine inşa edilmiş "höyük" anlamına gelmektedir. Eriha, Çanak Çömleksiz Neolitik A (en:Pre-Pottery Neolithic A, PPNA) ve Çanak Çömleksiz Neolitik B (en:Pre-Pottery Neolithic B, PPNB) dönemlerini yansıtan bir tip yerleşim yeridir.

Natuf avcı-toplayıcıları, c. MÖ 10.000Düzenle

Sahadaki epipaleolitik yapı, jeolojik tarihte Holosen döneminin başlangıcı olan, MÖ 9000'den daha erken başlayan Natuf kültürü yapılarının inşasıyla; tarımın icadından daha erken bir tarihe denk gelmektedir.[8]

Eriha yerleşim yerinin MÖ 10.000 yıllarına dayandığına dair kanıt bulunmaktadır. Genç Dryas'ın soğuk ve kurak dönemlerinde, herhangi bir yere kalıcı olarak yerleşmek imkânsızdı. Ancak, Ayn es-Sultan'ın Natuf avcı-toplayıcı grupları için popüler bir kamp alanı olduğu zamanlarda, bu gruplar arkalarında hilal şeklinde mikrolit aletler bıraktılar.[23] MÖ 9600 civarında, Genç Dryas stadialinin kuraklık ve soğukluğu sona ermişti; bu da, Natuf gruplarının kalış sürelerinin uzamasına ve sonunda da yıl boyu süren yerleşim ve kalıcı yerleşim yerine yol açtı. Ocaklar ise evlerin hem içinde hem de dışında yer alıyordu.

Çanak Çömleksiz Neolitik, c. MÖ 9500Düzenle

 
Eriha Tel es-Sultan'da gün ışığına çıkarılan yerleşim yeri kalıntıları
Çanak Çömleksiz Neolitik A (PPNA)Düzenle

Eriha sahasındaki ilk kalıcı yerleşim, MÖ 9.500 ila 9.000 yılları arasında Ein es-Sultan'ın yakınında şekillenmiştir.[24][25] Dünya ısındıkça, arkeologların "Çanak Çömleksiz Neolitik A" (en:Pre-Pottery Neolithic A, kısaltılmış hali PPNA) olarak adlandırdıkları tarım ve yerleşik ikamete dayalı yeni bir kültür ortaya çıktı. Kültürleri çömlekçilikten yoksun, ancak şu özelliklere sahipti:

  • küçük dairesel evler
  • ölülerin binanın altına gömülmesi
  • vahşi hayvanların avlanması
  • yabani veya evcil tahılların yetiştirilmesi

Eriha'da dairesel konutlar; çamur harcıyla birlikte sıvanmış, güneşte kurumaya bırakılmış kil ve saman tuğlalardan yapılmıştı. Her evin yaklaşık 5 metre çapında olduğu ölçülmüş ve üstleriyse çamurlu fırçalarla kapatılmıştı. Ocaklar ise hem evlerin içinde hem de dışında yer alıyordu.[26]

MÖ 9400 yılına gelindiğinde kasabada 70'ten fazla orta büyüklükte yerleşim yeri bulunuyordu.[kaynak belirtilmeli]

Bu alan, içinde bir taş kulesi olan 3,6 metre yüksekliğinde ve 1,8 metre genişliğinde geniş bir taş duvarla çevrili 40,000 metrekarelik bir yerleşim yeridir. Aynı zamanda höyüğün batı tarafının ortasına yerleştirilmiş,[27] 8,5 metre yüksekliğinde ve 22 taş basamaklı bir iç merdiven içermektedir.[19][28] Bu kule ve hatta Suriye Tel Karamel'de ki kazılarda ortaya çıkarılan daha eski kuleler[10][11] şimdiye kadar keşfedilen en eski kulelerdir. Kulenin tören amacıyla kullanıldığı, duvarın ise su taşkınına karşı savunma amaçlı kullanıldığı düşünülmektedir.[29] Duvar ve kule, MÖ 8000 civarında Çanak Çömleksiz Neolitik A (PPNA) döneminde inşa edilmiştir.[30][31] Kule için 1981 ve 1983'te yayımlanan karbon tarihleri, kulenin MÖ 8300 civarında inşa edildiğini ve MÖ 7800 yılına kadar kullanımda kaldığını göstermektedir.[27] Duvar ve kulenin, yüz insanla yüzden fazla günde inşa edildiği düşünülmekte;[29] bu da iyi bir sosyal organizasyona işaret etmektedir. Kasabada yuvarlak kerpiç evler olmakla birlikte, sokak planlamasının olmadığı bilinmektedir.[32] PPNA dönemi boyunca Eriha'da yaşayanların kimliği ve sayısı halen tartışmalı olup, tahminler 2,000–3,000'e kadar çıkmakta ve 200-300'e kadar düşmektedir.[13][29] Bu nüfusun emmer buğdayı, arpa ve baklagilleri evcilleştirdiği ve vahşi hayvanları avladığı bilinmektedir.

Çanak Çömleksiz Neolitik B (PPNB, yaklaşık 1,4 binyıllık bir dönem)Düzenle

MÖ 7220 ve 5850 yılları arasındaki Çanak Çömleksiz Neolitik B döneminin (karbon-14 tarihleri az ve eski olsa da) kültürel özellikleri şunlardır:

  • Daha fazla evcilleştirilmiş bitki çeşitleri
  • Muhtemelen koyunların evcilleştirilmesi
  • Alçı kullanılarak yeniden yapılandırılan yüz özellikleri ve dışı kaplanan gözler gibi insan kafatasının korunması dahil bazı dini uygulamalar

Kurulumundan birkaç yüzyıl sonra ilk yerleşim yeri terkedilmiştir. PPNA yerleşim evresinden sonra birkaç yüzyıllık bir yerleşim boşluğu oluşmuş, daha sonra PPNB yerleşim yeri kalıntıların aşınmış yüzeyi üzerinde kurulmuştur. MÖ 6800 yılında kurulan bu ikinci yerleşim, belki de bölge yerlilerini kendi egemen kültürlerine çeken istilacı insanların çalışmalarını temsil etmektedir. Bu dönemden kalma eserler arasında, insanların yüz hatlarını yeniden oluşturacak şekilde boyanmış on tane alçılanmış insan kafatası bulunmaktadır.[19] Cenazeler gömüldüğünde insanların bu kafataslarını evlerinde tuttukları düşünülmektedir.[8][33]

Mimari tasarım, taş temeller üzerinde kerpiçten yapılmış doğrusal binaları içermektedir. Kerpiçlerin yapışmasını kolaylaştırmak için derin parmak izleriyle somun şekli verilmiştir. Bütünüyle bir bina kazılmamıştır. Genellikle, odalar merkezi bir avlu etrafında kümelenmiştir. Odalar kireçten yapılmış kırmızı veya pembemsi terrazzo zeminlere sahiptir. Kamış veya sazlardan yapılmış olan bazı hasırların baskıları korunmuştur. Avlular ise toprak bir zemine sahiptir.

Kathleen Kenyon bu yapıyı bir türbe olarak yorumlamıştır. Türbenin duvarında bir oyuk bulunmaktadır. Yakınlarda bulunan bir volkanik taştan yapılmış bir yontma sütunun bu oyuğa yerleştirilmiş olduğu düşünülmektedir.

Ölüler, zeminlerin altına veya terk edilmiş binaların moloz dolgularına gömülmüştür. Birçok toplu mezar bulunmaktadır. Bütün iskeletler tamamen gömülmemiştir, bu da  gömülmeden önce bir bekletme süresi olabileceğine işaret etmektedir. Bir saklama alanı 7 kafatası içermektedir. Çeneler çıkarılmış, yüzler alçıyla kaplanmış ve gözlerin yerine taş böcekleri kullanılmıştır. Toplam on kafatası bulunmuştur. Kalıplanmış kafatasları Tel Ramad ve Beysamun'da da bulunmuştur.

Diğer buluntular arasında ok başları (saplı veya yanları çentikli), ince dişli orak bıçakları, keskiler, raspalar, birkaç trançet balta, obsidyen, bilinmeyen bir kaynaktan gelen yeşil obsidyen gibi taşlar yer almaktadır. Ayrıca değirmen taşları, çakıltaşları ve yeşiltaştan yapılmış birkaç öğütülmüş taş baltası bulunmuştur. Keşfedilen diğer parçalar arasında yumuşak kireçtaşından yapılmış çanak ve kaseler, taştan yapılmış mil halkaları ve muhtemel tezgah tartıları, spatula ve matkaplar, stilize edilmiş insan biçiminde alçı şekilleri, neredeyse doğal ölçülerinde insan biçiminde ve teryomorfik heykelciklerin yanı sıra kabuk ve malahit boncuklar yer almaktadır.

Tunç ÇağıDüzenle

Bir dizi yerleşim MÖ 4500 yılından itibaren devam etmiştir.

Erken Tunç ÇağıDüzenle

Erken Bronz IIIA'da (c. MÖ 2700 – 2500/2450; SultanIIIC1), yerleşim en geniş alanına MÖ 2600'lerde ulaşmıştır.[19]

Erken Bronz IIIB (c. MÖ 2500/2450–2350; SultanIIIC2) döneminde Bahar Tepesi üzerinde G Sarayı ve şehir duvarları bulunmaktadır.

Orta Tunç ÇağıDüzenle

Orta Tunç Çağı'nda sürekli olarak yaşanılan bir yer olan Eriha; Geç Tunç Çağı'nda yıkılmış, bundan sonra artık bir kent merkezi olarak hizmet etmemiştir. Kent, dikdörtgen kulelerle güçlendirilmiş, geniş savunma duvarları ile çevrilmiş ve dikey şaft mezarları ve yer altı mezar odalarına sahip geniş bir mezarlığa sahipti; bunlardan bazılarındaki ayrıntılı cenaze sunakları, bölgede yaşayan kralların mezarları olabilir.[34]

Orta Tunç Çağı boyunca Eriha; MÖ 1700'den 1550'ye kadar olan dönemde Tunç Çağı'ndaki en büyük genişliğine ulaşmıştı ve Kenan bölgesinin önde gelen küçük bir şehriydi. O dönemde bölgede büyük şehirleşme görülmüştür ve bu şehirleşme, Mitanni devletinin kuzeye doğru genişlemesiyle bağlantısı olan ve savaş arabası kullanan bir aristokratlar sınıfı olan Maryannu'nun yükselişi ile bağlantılıdır. Kathleen Kenyon, o dönemle ilgili şunları söylemiştir: "Orta Bronz Çağı, tüm Kenan tarihinin belki de en refah dönemiydi. ... O dönemdeki oldukça gelişmiş bir döneme ait savunma yapısı, karmaşık sistemin bir parçası olan büyük bir taş tahkimat duvarıydı."[35] Tunç Çağı Eriha'sı 16. yüzyılda Orta Tunç Çağı'nın sonunda yıkılmıştır, Şehir-IV yıkım tabakasından kalan karbon ölçümü MÖ 1617-1530 tarihlerini işaret etmektedir. Özellikle c. MÖ 1573 yılını işaret eden bu karbon tarihi, Kenyon tarafından ortaya atılan katmanbilimsel c. 1550 tarihini doğruluyor.

Geç Tunç ÇağıDüzenle

Sahada Geç Tunç Çağı'nda (MÖ 1400'lerde) küçük bir yerleşim olduğuna dair kanıtlar vardır, ancak önceki kazılardan kaynaklanan erozyon ve yıkım bu katmanın önemli kısımlarını silmiştir.[36][37]

Demir ÇağıDüzenle

Tel es-Sultan; MÖ 15. yüzyılın sonundan, kentin yeniden inşasının gerçekleştiği tarih olan MÖ 10. ve 9. yüzyıllara kadar boş kaldı.[37][38][39] Bu yeni şehirden, doğu yamacındaki dört odalı bir evden başka kalıntı kalmamıştır.[40] 7. yüzyılda Eriha geniş bir kasaba haline gelmişti, ancak bu yerleşim 6. yüzyılın sonlarında Babil'in Yehuda'yı fethetmesiyle yıkılmıştır.[38]

Fars ve Helenistik DönemlerDüzenle

Yehuda kentinin 6. yüzyıl sonlarında Babilliler tarafından yıkılmasının ardından,[38] Fars döneminde Babil sürgününden sonra Restorasyon'un bir parçası olarak yeniden inşa edilen yapılardan geriye çok az kalıntı kalmıştır.[40] Kalıntıların yer aldığı höyük, bu dönemin ardından çok geçmeden bir yerleşim yeri olarak terk edilmiştir.[40] Persler'den Helenistik dönemlere kadar, bölge genelinde yerleşim yeri kalıntısı olarak doğrulanan çok az şey vardır.[38]

Eriha; Pers egemenliği altındaki Yehud Medinata'nın ("Yehuda Eyaleti") idari merkezi olmasının ardından, bölgenin fethedilmesinden sonra MÖ 336-323 yılları arasında Büyük İskender'in özel mülkü olarak hizmet etmeye başlamıştır.[kaynak belirtilmeli] MÖ 2. yüzyılın ortalarında Eriha, Suriyeli General Bakkides'in, Makabiler'in isyanına karşı Eriha etrafındaki alanın savunmasını güçlendirmek için bir dizi kale inşa ettiği Seleukos İmparatorluğu'nun Helenistik yönetimi altındadır.[41] Kelt Vadisi'nin girişinde inşa edilen bu kalelerden biri, daha sonra Büyük Hirodes tarafından tekrar elden geçirilmiş ve Hirodes, kaleyi annesinin adı olan Kypros olarak isimlendirmiştir.[42]

Haşmonayim ve Herodian dönemleriDüzenle

Tel es-Sultan bölgesinin terk edilmesinden sonra; Geç Helenistik ya da Haşmonayim ve Erken Roma ya da Herodian dönemlerinin yeni Eriha'sı, bölgedeki kaynakların yoğun kullanımı sayesinde Tulul Ebu el-'Alayik'teki kraliyet arazisinin yakınında bir bahçe kenti olarak kurulmuş ve genişlemiştir.[40] Yeni yerleşim yeri, Kelt Vadisi’nin iki yakasında da bulunan bir grup alçak höyükten oluşmaktadır.[38] Haşmonayimliler, Makkabi İsyanı'nın başarısının ardından Herod'u Haşmonayim tahtına getiren bölgedeki Roma etkisine kadar Yahudiye'yi yöneten Leviler'deki rahip bir grubun (kohanim) soyundan gelen bir hanedandı.[43]

Herodian ve Haşmonayim dönemine ait bir mezarlığın kaya lahitleri, Eriha'daki Nuseyb el-Aveyşireh ve Cebel Kuruntul arasındaki uçurumların en altında yer almaktadır ve M.Ö. 100 ve 68 yılları arasında kullanılmıştır.[42]

Herodian dönemiDüzenle

 
Hirodes'in sarayından kalıntılar

Hirodes, Marcus Antonius'un Eriha'daki kraliyet mülkünü kendisine hediye olarak vermesinden sonra, bu mülkü Kleopatra'dan kiralamak zorunda kalmıştı. MÖ 30 yılında Marcus Antonius ve Kleopatra'nın ortak intiharlarından sonra Octavianus, Roma İmparatorluğu’nun kontrolünü devralmış ve yeni Herodian mülkünün bir parçası olarak, Eriha Hirodes'un mutlak bir hakimiyeti altına girmişti. Hirodes yönetimi altında, misafirlerin eğlenmesini sağlamak için bir hipodrom amfisi (Tel es-Samrat) ve kayalıkların altındaki bölgenin sulanması ve Tulul Ebu el-Alayik bölgesindeki kışlık saraylara ulaşılması amacıyla yeni suaşıtları inşa edilmiştir.[42] 2008'de İsrail Keşif Derneği, Herod'un üçüncü Eriha sarayının resimli bir cildini yayınlamıştır.[44]

III. Aristobulus'un dramatik şekilde katledilmesi; Romalı Yahudi tarihçi Josephus'un açıkladığı şekliyle, Eriha yakınlarındaki kışlık saraylardaki bir yüzme havuzunda, Hirodes'in Haşmonayim kayınvalidesi tarafından düzenlenen bir ziyafet sırasında gerçekleşmiştir. Sarayların inşasından sonra şehir sadece tarım merkezi ve kavşak noktası olarak değil, aynı zamanda Kudüs aristokrasisi için bir kış merkezi olarak da işlev görmüştü.[45]

Yahudiye'de, Hirodes'in yerine tahta oğlu Herod Archelaus geçmişti. Herod Archelaus; hurma fidanlığında çalışan işçilere ev sahipliği yapması için, kuzeye çok da uzak olmayan, Archelaïs (günümüzdeki ismi Hirbet el-Beyiudat) isminde bir köy inşa etmiştir.[kaynak belirtilmeli]

Birinci yüzyıl Eriha'sı, Strabon'un Coğrafya'sında şu şekilde tarif edilmiştir:

Eriha, ona bir amfi gibi eğilen bir tür dağlık ülke ile çevrili bir ovadır. İşte, çoğunlukla palmiye ağaçlarından oluşsa da, ayrıca her çeşit ekili ve verimli ağacı da içeren Phoenicon. 100 stadyum uzunluğundadır ve her yer akarsularla sulanır. İşte ayrıca Saray ve Balsam Parkı.[42]

Yeni Ahit'te ErihaDüzenle

 
Eriha'da Mesih bir Körü İyileştiriyor, El Greco

Hristiyan İncilleri'nde, Nasıralı İsa'nın Eriha'dan geçerken kör dilencileri iyileştirdiği (Matta 20:29) ve dürüst olmayan uygulamalarından ötürü tövbe etmesi için Zakkay adlı yerel bir vergi tahsildarına ilham verdiği belirtilmektedir (Luka 19:1–10). Kudüs ve Eriha arasındaki yol, Merhametli Samiriyeli Kıssası'nın geçtiği yerdir.[46]

John Wesley, kendisinin yazdığı Yeni Ahit Notları'nda, Luka İncili'nin bu bölümü hakkında "tapınağın hizmetine katılan yaklaşık on iki bin rahip ve Levit'in tamamının o bölgede yaşadığını" iddia etmiştir.[47]

Smith'in, İncil İsimleri Sözlüğü'nde, İsa'nın ve çevresindekilerin Eriha'ya gelişi ile ilgili şunlar söylenmektedir: "Rabbimiz ziyaret ettiğinde Eriha bir kez daha 'avuç içleri şehri'ydi. Burada görme engellileri sağlığına kavuşturdu (Matta 20:30; Markos 10:46; Luka 18:35). Burada Rahab'ın torunu, vergi tahsildarı Zakkay'ın misafirperverliğini küçümsemedi. Sözün kısası, Kudüs ile Eriha arasında, merhametli Samiriyeli hikayesi böyle gerçekleşmişti."[48]

Roma vilayetiDüzenle

MS 70 yılındaki Büyük Yahudiye İsyanı'nda Kudüs’ün Vespasianus'un ordularına yenik düşmesinden sonra, Eriha hızla zayıflamış ve MS 100 yılı itibarıyla sadece küçük bir Roma garnizon kasabası haline gelmişti.[49] 130 yılında buraya bir kale inşa edilmiş ve bu kale 133 yılında gerçekleşen Bar Kohba İsyanı'nın bastırılmasında rol oynamıştır.

KaynakçaDüzenle

  1. ^ Jericho'nun seçimle gelen belediye başkanı Jericho-city.org. 5 Mayıs 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Mart 2008.
  2. ^ Kershner, Isabel. "Abbas hosts meeting with Olmert in West Bank city of Jericho". New York Times (İngilizce). Amerika Birleşik Devletleri. 20 Kasım 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Kasım 2016. 
  3. ^ 2007 PCBS Census 10 Kasım 2010 tarihinde kaynağından arşivlendi. Filistin Merkezi İstatistik Bürosu (PCBS).
  4. ^ "The lost Jewish presence in Jericho".
  5. ^ Palestinian farmers ordered to leave lands Al Jazeera. 29 Ağustos 2012
  6. ^ Gates, Charles (2003). "Near Eastern, Egyptian, and Aegean Cities", Ancient Cities : The Archaeology of Urban Life in the Ancient Near East and Egypt, Greece and Rome (İngilizce) (Birinci bas.). Routledge. s. 18. ISBN 0-415-01895-1. Jericho, in the Jordan River Valley in the West Bank, inhabited from ca. 9000 BC to the present day, offers important evidence for the earliest permanent settlements in the Near East. 
  7. ^ Murphy-O'Connor, 1998, p. 288.
  8. ^ a b c Freedman et al., 2000, p. 689–671.
  9. ^ Michal Strutin, Discovering Natural Israel (2001), p. 4.
  10. ^ a b Anna Ślązak (21 Haziran 2007). "Yet another sensational discovery by Polish archaelogists in Syria". Science in Poland Service, Polonya Basın Ajansı. Erişim tarihi: 23 Şubat 2016.
  11. ^ a b R. F. Mazurowski (2007). "Pre- and Protohistory in the Near East: Tell Qaramel (Syria)". Newsletter 2006. Polish Centre of Mediterranean Archaeology, Varşova Üniversitesi. Erişim tarihi: 23 Şubat 2016.
  12. ^ Akhilesh Pillalamarri (18 Nisan 2015). "Exploring the Indus Valley's Secrets". The diplomat. Erişim tarihi: 18 Nisan 2015.
  13. ^ a b "Jericho - Facts & History".
  14. ^ "What is the oldest city in the world?".
  15. ^ "The world's 20 oldest cities".
  16. ^ Bromiley, 1995, p. 715
  17. ^ Deuteronomy 34:3
  18. ^ Schreiber, 2003, p. 141.
  19. ^ a b c d Ring et al., 1994, p. 367–370.
  20. ^ Bromiley, 1995, p. 1136.
  21. ^ "The Creation Account in Genesis 1:1-3" (PDF). Bibliotheca Sacra 132: 327–42. 1975.
  22. ^ "Tell es-Sultan/Jericho". lasapienzatojericho.it. Erişim Tarihi: 6 Kasım 2018.
  23. ^ Mithen, Steven (2006). After the ice : a global human history, 20,000-5000 BC (Birinci Harvard University Press pbk. ed. bas.). Cambridge, Massachusetts: Harvard University Press. s. 57. ISBN 0-674-01999-7. 
  24. ^ "Prehistoric Cultures". Museum of Ancient and Modern Art. 2010. 3 Ağustos 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Eylül 2013. 
  25. ^ "Ancient Jericho: Tell es-Sultan" (İngilizce). UNESCO World Heritage Centre. 2012. 16 Kasım 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Eylül 2013. 
  26. ^ Mithen, Steven (2006). After the ice : a global human history, 20,000-5000 BC (Birinci Harvard University Press pbk. ed. bas.). Cambridge, Massachusetts: Harvard University Press. s. 54. ISBN 0-674-01999-7. 
  27. ^ a b Ran Barkai and Roy Liran. "Midsummer Sunset at Neolithic Jericho". In Time and Mind: The Journal of Archaeology, Consciousness and Culture, Volume 1—Issue 3, November 2008, p. 279. DOI 10.2752/175169708X329345
  28. ^ Mithen, Steven (2006). After the ice : a global human history, 20,000-5000 BC (Birinci Harvard University Press pbk. ed. bas.). Cambridge, Massachusetts: Harvard University Press. s. 59. ISBN 0-674-01999-7. 
  29. ^ a b c Akkermans, Peter M. M.; Schwartz, Glenn M. (2004). The archaeology of Syria : from complex hunter-gatherers to early urban societies (c. 16,000-300 BC). Cambridge University Press. s. 57. ISBN 978-0521796668. 
  30. ^ O'Sullivan, Arieh (14 Şubat 2011). "World's first skyscraper sought to intimidate masses". Jerusalem Post. Erişim tarihi: 6 Kasım 2018. 
  31. ^ Kathleen M. Kenyon; Thomas A. Holland (1981). Excavations at Jericho: The architecture and stratigraphy of the Tell: plates, p. 6. British School of Archaeology. ISBN 978-0-9500542-3-0. Erişim tarihi: 12 Temmuz 2011. 
  32. ^ "Old Testament Jericho". Web.archive.org. 20 Şubat 2008. 20 Şubat 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Mart 2011. 
  33. ^ Janson and Janson, 2003.
  34. ^ Kuijt 2012 (İngilizce). s. 167. 
  35. ^ Kenyon, Kathleen Mary (1957). Digging Up Jericho (İngilizce). Londra, İngiltere: Ernest Benn Limited. ss. 213-218. ISBN 978-0510033118. Erişim tarihi: 26 Şubat 2018. 
  36. ^ Davis, Miriam C. (2016). Dame Kathleen Kenyon: Digging Up the Holy Land (İngilizce). Routledge. ss. 121, 126, 129. ISBN 9781315430676. 
  37. ^ a b Jr, Robert L. Hubbard (30 Ağustos 2009). Joshua (İngilizce). Zondervan Academic. s. 203. ISBN 9780310590620. The current scholarly consensus follows the conclusion of Kenyon: Except for a small, short-lived settlement (ca. 1400 B.C.), Jericho was completely uninhabited c. 1550 – 1100 B.C. 
  38. ^ a b c d e Jacobs 2000 (İngilizce). s. 691. 
  39. ^ Dever, William G. (1990) [1989]. "2. The Israelite Settlement in Canaan. New Archeological Models". Recent Archeological Discoveries and Biblical Research. ABD: University of Washington Press. s. 47. ISBN 0-295-97261-0. Erişim tarihi: 7 Ocak 2013. (Of course, for some, that only made the Biblical story more miraculous than ever—Joshua destroyed a city that wasn't even there!) 
  40. ^ a b c d Avraham Negev ve Shimon Gibson (2001). Jericho. Archaeological Encyclopedia of the Holy Land. New York ve Londra: Continuum. s. 259. ISBN 0-8264-1316-1. 
  41. ^ 1 Maccabees 9:50
  42. ^ a b c d Murphy-O'Connor, 1998, pp. 289–291.
  43. ^ Magnusson, Magnus (1977). Archaeology of the Bible. New York: Simon and Schuster. s. 219. ISBN 9780671240103. 
  44. ^ Silvia Rozenberg; Ehud Netzer (2008). Hasmonean and Herodian palaces at Jericho: final reports of the 1973–1987 excavations. 4, "The decoration of Herod's third palace at Jericho". Kudüs: İsrail Keşif Toplumu: Arkeoloji Enstitüsü, Kudüs İbrani Üniversitesi. ISBN 9789652210715. WorldCat website
  45. ^ "Jericho - (Ariha)". Kudüs: Studium Biblicum Franciscum. 7 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  46. ^ "The Parable of the Good Samaritan Luke 10:25". Biblegateway.com. 11 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Mart 2011. 
  47. ^ Wesley, J. "Notes on The Gospel According to St Luke". 24 Şubat 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  48. ^ "Smith's Bible Names Dictionary: Jericho". 6 Temmuz 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Şubat 2017. 
  49. ^ Losch, 2005, p. 117–118


Dış bağlantılarDüzenle