Türk sineması

Türkiye'de sinemaya genel bakış
(Yeşilçam sayfasından yönlendirildi)

Türk sineması, Türkiye sineması[not 1] veya eski adıyla Yeşilçam, Türkiye'deki film endüstrisine dair faaliyetleri ve sinema kültürünü kapsamaktadır.

Türk sineması
Salon sayısı2.366 (2022)[1]
 • Kişi başına100 binde 2,7 (2022)
Ana dağıtıcılarUIP Türkiye
CGV Mars Dağıtım
CJ ENM Türkiye
Warner Bros.
TME Films
Üretilen filmler (2023)[2]
Toplam141 film
Animasyon9 animasyon[3]
Seyirci sayısı (2023)[4]
Toplam31.5 milyon kişi
Yerli film13.5 milyon kişi (%42,9)
Gişe hasılatı (2023)[4]
Toplam₺2.83 milyar

Geçmişi 19. yüzyılın sonlarına kadar uzanan Türk sineması, 1964 yılından itibaren çeşitli uluslararası film festivallerinde birçok ödül kazanmış[not 2] ve kendi çapında dünya sinemasına kendini göstermiştir. Türk kültürünün önemli bir parçası olan bu sinema, yıllar içinde kendini geliştirerek Türkiye'deki insanlara ve Balkanlar, Orta ve Doğu Avrupa başta olmak üzere yurt dışındaki Türk gurbetçilere eğlenceler sunmuş; son zamanlarda özellikle Arap dünyasında ve daha az ölçüde de olsa geri kalan yerlerde zenginleşmeye başlamıştır.

Türk sinemasının başlangıç tarihi Osmanlı İmparatorluğu dönemine uzanmaktadır. 1896-1897 yıllarında başkent İstanbul'da çeşitli yerlerde gösterilen yabancı filmlerle başlayan bu kültür, 1914 yılında Fuat Uzkınay tarafından çekilen Ayastefanos'taki Rus Abidesinin Yıkılışı filmiyle beraber yerli boyuta ulaşmıştır. Bir yıl sonra, 1915'te, Enver Paşa tarafından İstanbul'da kurdurulan Merkez Ordu Sinema Dairesi, Türk sinemasının kurumsal kimliğe kavuşmasını sağlayan kuruluş olmuştur. I. Dünya Savaşı ve akabindeki Türk Kurtuluş Savaşı sırasında da sinema çalışmaları yürütülmeye devam edilmiş ve 1922 yılında Türkiye'nin ilk özel film şirketi olan Kemal Film kurulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu 1923 yılından 1950'ye kadar daha çok tiyatronun etkisinde kalan Türk sineması, 1931'den sonra sesli filmler çekmeye başlamıştır. Kabaca 1950-1980 yılları arası süren Yeşilçam dönemi; film üretimi bakımından Türk sinemasının en parlak dönemi olmuş, 1970'lere kadar yılda 250 ila 350 film çekilmiş, ayrıca 1953'ten itibaren renkli filmler yapılmaya başlanmış ve renkli filmlerin sayısı 1970'li yıllarda artışa geçmiştir. 1980 askerî darbesiyle biten Yeşilçam döneminden sonraki 20 yılda bazı önemli filmler çekilse de, özellikle 1990'ların başında film üretiminde çöküşe geçilmiştir. 2000'li yılların başı ve ortasında çekilen bazı filmlerin sinemalarda 2, 3 ve 4 milyon gibi rekor sayılarda izlenmesi ve aynı onyılın ikinci yarısında izlenme sayıları gibi yapım sayılarının da hızla artması, Türk sinemasını kendi içerisinde tekrar saygın bir konuma yerleştirmiştir.

Günümüzde Türk sineması, ulusal ve uluslararası birçok yapım şirketinin yer aldığı, yılda ortalama 100-150 filmin üretildiği bir sinema pazarı hâline gelmiştir. Türkiye, 2016 verilerine göre Avrupa ülkeleri arasında yerli yapım film üretiminde sekizinci sırada yer almaktadır. Yine aynı verilere göre seyirci sayısı bakımından yedinci, hasılat bakımından sekizinci sırada yer almaktadır. Ayrıca Türk sineması, Avrupa genelinde en çok sinema salonu ve perdesi barındıran yedinci ülke konumundadır.[7]

Tarihçe

değiştir

Türkiye'de sinemanın geçmişi Osmanlı İmparatorluğu dönemlerine kadar uzanmaktadır.[8] Başlangıç tarihi tam olarak bilinmese de, Anadolu'ya sinemanın gelişinin II. Abdülhamid devrinde (1876-1909) gerçekleştiği varsayılmaktadır.[9] İlk film gösterimi, Rumen sinemacı Sigmund Weinberg tarafından, 1896 yılında başkent İstanbul'daki Yıldız Sarayı'nda gerçekleştirilmiştir.[9] Bunu, 1897'de Weinberg'in Beyoğlu ve Şehzadebaşı semtlerindeki halka açık gösterileri izlemiştir. İlk toplu gösterilen film ise, Lumière Kardeşler yapımı olan Bir Trenin La Ciotat Garı'na Gelişi (L'Arrivée d'un train en gare de La Ciotat) filmi olmuştur.[9] Bu tarihten 14 Kasım 1914'e kadar da özellikle Lumière Kardeşler'in yaptığı filmler başta olmak üzere yabancı yapım filmler gösterilmiştir.[10]

1914 yılına gelindiğinde İstanbul'da bugünkü Yeşilköy yakınlarında bulunan Ayastefanos Rus Abidesi'nin yıkılması kararlaştırılmış ve bunu da bir filme çekme fikri ortaya çıkmıştır. Bu fikir ile birlikte Avusturya'dan bir film ekibi davet edilmiş daha sonra ise bu filmi bir Türk'ün çekmesi şartı ortaya atılmıştır. Bu iş için de o sıralarda Osmanlı ordusunda görevli olan Fuat Uzkınay uygun görülmüş ve Avusturyalı film ekibi tarafından Fuat Uzkınay'a filmi nasıl çekmesi gerektiği öğretilmiştir. Kısa bir eğitimin ardından, 14 Kasım 1914 günü Fuat Uzkınay tarafından çekilen Ayastefanos'taki Rus Abidesinin Yıkılışı filmi, bir Türk'ün çektiği ilk film olmuştur.[10] Bu gelişme sonrası Enver Paşa'nın direktifleri doğrultusunda Almanya'daki "Ordu Sinema Kolu"ndan esinlenilerek 1915 yılında Merkez Ordu Sinema Dairesi kurulmuş ve bu kurum, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye sinema tarihinin ilk resmî sinema kurumu olmuştur.[9][10]

1922 yılına gelindiğinde ise Türkiye'nin ilk özel film şirketi olan Kemal Film, Kemal Seden tarafından İstanbul'da kurulmuştur.[11]

Türk sinemasının dönemleri

değiştir
 
Türkiye'de gösterilen ilk sinema filmi, Lumière Kardeşler yapımı Bir Trenin La Ciotat Garı'na Varışı'nın film afişi
 
Millî Sinema (1910) ve Hilal (solda), Millet Tiyatrosu (sağda)
 
İlk Türk filmi Ayastefanos'taki Rus Abidesinin Yıkılışı, ilk Türk Sinemacısı Fuat Uzkınay tarafından, 14 Kasım 1914'te, Yeşilköy, İstanbul'da çekilmiştir.
 
İlk Türk Sinemacısı Fuat Uzkınay ve Ayastefanos Abidesi, 14 Kasım 1914, Yeşilköy, İstanbul.

1896-1913

değiştir

Osmanlının sinemayla tanışması ilk kez 1895 yılında gerçekleşmiştir. Lumière Kardeşler'in L'Arrivée d'un train en gare de La Ciotat (Bir Trenin La Ciotat Garı'na Varışı) filminin, 29 Aralık 1895'te, Paris'teki ilk gösteriminden yaklaşık bir yıl sonra, Fransız bir ressam olan M. Henri Delavallée[12] tarafından, İstanbul Galatasaray'da bulunan Sponeck Birahanesinde gösterilmesiyle, Türk toplumu sinemayla tanışmıştır.[13]

1910-1930

değiştir

Türkiye'de halka açık ilk sinema 19 Mart 1910’da, İstanbul Şehzadebaşı’nda "Millî Sinema" adı altında faaliyete geçmiştir.[kaynak belirtilmeli] O zaman İstanbul Sultanisi’nde gösterimler düzenleyen ekip maddi imkân bularak ikinci Türk sineması Ali Efendi Sinemaları’nı açmıştır. Türkiye’de sinemanın kurumlaşması ise I. Dünya Savaşı döneminde gerçekleşmiştir. Alman ordularının, filmleri bir propaganda unsuru olarak ve askerlerin eğitimi için kullandığını gören, dönemin Osmanlı İmparatorluğu Başkumandan Vekili ve Harbiye Nazırı görevlerini sürdüren Enver Paşa, sinema olgusunun önemi fark etmiş ve 1915’te Merkez Ordu Sinema Dairesi (MOSD)’ni kurarak, Türk sinemasının kurumlaşmasının temellerini atmıştır. MOSD’nin kurulması ve takip eden dönemde yapılan hikâyeli filmler sinema tarihi için o yılların en önemli gelişmelerindendir.[14] Aynı dönemde Fuat Uzkınay'ın çektiği "Ayastefanos'taki Rus Abidesinin Yıkılışı" adlı belgesel Türk sinemasının ilk eseri olarak 14 Kasım 1914 tarihinde gösterime girmiştir. 150 metrelik bir belgesel olarak çekilen filmin günümüze hiçbir kopyası ulaşmamıştır.[15]

1916 yılında Müdafaa-i Milliye Cemiyeti de aldığı bir kararla sinema çalışmalarına başlamış, Almanya’dan getirttiği aletlerle film çekimlerine başlayan cemiyet, savaştan görüntülerin de yer aldığı haber filmi niteliğinde filmler hazırlamıştır.[14]

İlk konulu Türk filminin ise, her ikisi de 1917'de Müdafaa-i Milliye Cemiyeti tarafından çekilen,[14] Pençe veya Casus adlı filmler olduğu konusunda tartışmalar bulunmaktadır. Aslında Türk sinemasında ilk konulu film denemesi Leblebici Horhor Ağa olmasına rağmen film oyunculardan birisinin ölmesi üzerine tamamlanamamıştır. İkinci film ise Himmet Ağa'nın İzdivacı olmasına rağmen, filmin oyuncuları Çanakkale Savaşı'na katıldıklarından dolayı çekimler ancak 1918 yılında tamamlanmıştır.[16]

1919 yapımı ve yönetmenliğini Ahmet Fehim'in yaptığı Mürebbiye isimli film sansüre uğrayan ilk Türk filmidir. Türk sinemasında ilk komedi filmi serisine ise 1917 yılında başlanmıştır. Yönetmenliğini Hüseyin Şadi Karagözoğlu'nun yaptığı Bican Efendi Vekilharç isimli 1917 yapımı Türk komedi filmi büyük ilgi görünce, 1921 yılında Bican Efendi Mektep Hocası ve aynı yıl içerisinde Bican Efendinin Rüyası isimli Türk komedi filmleri çekilerek gösterime girmiştir.[16] Yönetmenliğini Ahmet Fehim'in yaptığı 1919 yapımı Binnaz filmi, afişi basılarak yurt dışına satılan ilk Türk filmidir. Dram türündeki filmin uzunluğu 45 dakikadır.

1931-1960

değiştir

Bu dönemde Türk Sinemaları'nın ilk sesli ve Türk, Mısır ve Yunan ortak yapımı olan İstanbul Sokakları'nda filmi çekilmiştir. Ayrıca ilk kısa metraj filmler ve dönem filmleri bu dönemde çekilmiştir. 1931-1950 yılları arasındaki en önemli gelişme Türk Sineması Cemiyeti tarafından düzenlenen yarışma olmuştur. Yarışmada Şakir Sırmalı'nın filmi Unutulan Sır "en güzel film" seçilmiştir. 1949 yılında çekilen Çığlık, ilk Türk korku filmi, 1953 yapımı Halıcı Kız filmi ise çekilen ilk renkli Türk filmi olmuştur.[16]

1961-1970

değiştir

Sinema tarihindeki 2. yarışma bu dönemde İstanbul Yerli Film Yarışması adı altında yapılmıştır. Ayrıca kapalı sinemaların hayata geçirilme fikri bu yıllarda iyice ağırlık kazanmıştır ve renkli film uygulamasına hız verilerek Türk sinema tarihindeki en büyük aşamalardan biri kaydedilmiştir. Üretilen film sayısının 789'a ulaştığı bu yıllarda, yaşanan tüm bu gelişmelerin ışığında, 1963 yapımı Susuz Yaz uluslararası alanda yapılan sinema festivallerinde ödül alan ilk Türk filmi olmuştur.[16]

1971-1980

değiştir

Bu dönemde sayısal verilere bakıldığında, siyah-beyaz filmler renkli filmlerin gerisinde kalmıştır. Ayrıca bu yıllarda çizgi filmler ile ilgili çalışmalar yapılmış ve yarışmalar düzenlenmiş, yabancı film festivallerinde başarılar ve uluslararası alanda ödüller elde edilmiştir.

  • Prades Film Şenliği'nde alınan özel ödül.
  • Nantes Film Şenliği'nde jüri özel ödülü.
  • Lahey Film Şenliği'nde alınan ödül.
  • Uluslararası Milano Film Fuarı'nda Ömer Kavur'un yaptığı Yusuf ve Kenan'ın aldığı büyük ödül.

1981-1990

değiştir

Bu dönemde siyah-beyaz filmler tarihe karışmıştır. Yabancı romanlar ve yapıtlar Türkçeye çevrilerek filme dönüştürülmüştür. Ayrıca Toronto Sinema Vakfı ve Ottawa Elçiliği'nin desteğiyle Türkiye'de ilk toplu film gösterisi düzenlenmiş ve böylece Türk sineması küreselleşme konusunda ilk adımını atmıştır.

Türk sinemasında kadın

değiştir

Türk sinemasındaki ilk Türk kadın oyuncular, 1923 yapımı Ateşten Gömlek filminde Ayşe ve Kezban rollerini canlandıran Bedia Muvahhit ile Neyyire Neyir’dir.[17] 1949'da oynadığı Fedekâr Ana filminin yönetmeni hastalanınca filimin yönetmenliğini üstlenerek çekimleri tamamlayan Cahide Sonku, film yönetmeni ilk Türk kadındır.

1960'lara kadar Türk sinemasında kadınlar tek boyutlu olarak ya “fedakâr anne”, “namuslu eş”, “dokunulmamış sevgili" şeklinde idealize edilmiş "iki kadın" şeklinde ya da "seks bombası", "erkekleşmiş kadın" gibi kalıplar içinde "kötü kadınlar" şeklinde perdeye yansıtıldı.[18] 1980’lerden sonra Türk sinemasında iyi ve kötü kadın karakterlerin keskin ayrımı silikleşmiş; "iyi kadın" ve "kötü kadın" algılayılı, her iki kalıbın belli özelliklerini taşıyan tek bir kadın karakter üzerinden yansıtılmaya başlanmıştır.[18]

Kadın hareketinin hız kazandığı 1980’li yıllarda Türk sinemasında kadının sorununu ele alan, geleneksel toplumsal cinsiyet rollerine karşı çıkan, kadının daha özgür olmasını savunan filmler de üretilmiştir.[19] 1980’li yıllardan sonra ikinci dalga feminist hareketin etkisi ile Türk sinemasında kadın karakterler bağımsızlaştı.[19] Kır yaşamını konu alan filmlerde; kadınların bir eşyaymış gibi alınıp satılması, erkeğin kadına yapmış olduğu baskı ve zorbalık, kır yaşamında sahipsiz kalan kadının yaşama hakkının elinden alınması gibi konular işlendi.[18]

Film festivalleri

değiştir

Ayrıca bakınız

değiştir
  1. ^ Sinema çevreleri arasında bu sinemaya "Türk sineması" mı yoksa "Türkiye sineması" mı denilmesi gerektiği ve hangisinin daha uygun olduğu yönünde tartışmalar mevcuttur.[5][6]
  2. ^ Türk sinemacı Muhsin Ertuğrul (1892–1979), Leblebici Horhor Ağa filmiyle 1934'te ikinci kez düzenlenen Uluslararası Venedik Film Festivali'ne davet alıp festivalde o dönem "Onur Diploması" adı verilen ödüle layık görüldü. Ancak Türk sinemasına ilk uluslararası büyük ödülü getirerek büyük yankı uyandıran Susuz Yaz filmi, 1964'te Altın Ayı Ödülü'nü kazandı.

Kaynakça

değiştir
  1. ^ "TÜİK Sinema ve Gösteri Sanatları İstatistikleri, 2022". data.tuik.gov.tr. 7 Aralık 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Aralık 2023. 
  2. ^ "2023 Yılı Box Office – 2023 Filmleri". Box Office Türkiye. 7 Aralık 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Aralık 2023. 
  3. ^ "2023 Türkiye Yapımı Animasyon Türü Filmler". sinefil.com. 7 Aralık 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Aralık 2023. 
  4. ^ a b "Box Office Türkiye – Yıllık Seyirci ve Hasılat İstatistikleri". Box Office Türkiye. 20 Kasım 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Ağustos 2017. 
  5. ^ Bozdemir, Banu (22 Ocak 2015). "Türk sineması mı, Türkiye sineması mı?". Cine Dergi. 27 Aralık 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Şubat 2024. 
  6. ^ Kara, Mesut (29 Haziran 2014). "Ulus sineması mı, ülke sineması mı?". Evrensel. 31 Aralık 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Şubat 2024. 
  7. ^ "Sinema Hizmetleri Sektör Raporu" (PDF). rekabet.gov.tr. Ankara: T.C. Rekabet Kurumu. 16 Şubat 2016. ss. 5, 6, 7. 6 Ağustos 2017 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Ağustos 2017. 
  8. ^ Küçüksarp, Merve (3 Şubat 2018). "Osmanlı'da Sinema". bianet.org. Erişim tarihi: 29 Kasım 2023. 
  9. ^ a b c d Giovanni Scognamillo (2010). Türk Sinema Tarihi (3. bas.). İstanbul: Kabalcı Yayınevi. ss. 15, 16, 17, 18, 19, 20, 500. ISBN 975-7942-85-5. 
  10. ^ a b c Odabaş, Battal (2006). "Türk Sinemasının Kuruluşunda Ordunun Rolü, Belge(sel) Film ve Kurtuluş Savaşı Filmleri". İletişim Fakültesi Dergisi, 24. 6 Ağustos 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Ağustos 2017. 
  11. ^ Maraşlı, Gülşah Nezaket. Şen, Abdurrahman (Ed.). Türk Sinemasında Yerli Arayışlar (2010 bas.). Ankara, Türkiye: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı. ss. 105, 106, 503. ISBN 978-975-17-3516-4. 
  12. ^ Türk Sinemasında Kullanılan İlk Sinema Makineleri ve İlk Projeksiyonistler (1896-1908). Ferhat Zengin. Abant Sosyal Bilimler Dergisi. s. 4. 10 Kasım 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Kasım 2022. 
  13. ^ Ali Özuyar. Sessiz Dönem Türk Sinema Tarihi (1895-1922). Yapı Kredi Yayınları. s. 32 - 33. 
  14. ^ a b c "Arşivlenmiş kopya". 3 Haziran 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Şubat 2014. 
  15. ^ "İlk Türk filmi 97 yıl önce vizyona girdi". sondevir. 12 Kasım 2011. 28 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Aralık 2012. 
  16. ^ a b c d "Türk Sinemasının İlkleri". odatv. 6 Kasım 2010. 9 Nisan 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Ağustos 2013. 
  17. ^ Durgun, Şenol (4 Haziran 2024). "TARİHSEL SEYRİ YÖNÜYLE "TÜRK MODELİ" TARTIŞMALARI". Asya Araştırmaları Uluslararası Sosyal Bilimler Dergisi. doi:10.58640/asyar.1476290. ISSN 2667-6419. 
  18. ^ a b c "Türk sinemasında suskun kadın imgesi". dilek imançer. 2004. 13 Haziran 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Haziran 2024. 
  19. ^ a b "Türk sinemasında toplumsal cinsiyet rollerinin temsili: Şendul şaban". Hasan AKPULAT. 13 Haziran 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Haziran 2024. 
  20. ^ "Arşivlenmiş kopya". 3 Mart 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Mart 2014. 
  21. ^ "Arşivlenmiş kopya". 21 Nisan 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Mart 2014. 
  22. ^ "Arşivlenmiş kopya". 1 Mart 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Mart 2014. 
  23. ^ "Arşivlenmiş kopya". 3 Mart 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Mart 2014. 

Dış bağlantılar

değiştir