Türkiye demografisi

Türkiye'de yaşayan çoğunluk ve azınlıklar

Bu maddede Türkiye sınırları içinde yaşayan nüfusa ve bu nüfusun çeşitli özelliklerine ait veriler bulunur.

Türkiye Cumhuriyeti demografisi
Türkiye'nin 2020 yılındaki nüfus piramidi
Nüfusartış 85,372,377
(31 Aralık 2023)[1]
Artış oranıartış %0.11 (2023)
Doğum oranıazalış 11.2 doğum/1.000
nüfus (2023)
Ölüm oranı 5.9 ölüm/1.000
nüfus (2022)[2]
Beklenen yaşam süresiartış 78.6 yıl (2020)[3]
 • erkekartış 75.9 yıl (2020)
 • kadınartış 81.3 yıl (2020)
Doğurganlık oranıazalış 1.51 çocuk/kadın (2023)[4]
Bebek ölüm oranı 8,6 ölüm/1.000 bebek (2020)
Yaş dağılımı
0–14 yaşazalış 21.4% (2023)
15–64 yaşartış 68.3% (2023)
65 ve üstü 10.2% (2023)
Cinsiyet oranı
Toplam0.99 erkek/kadın (2021)[5]
Doğumda1.30 erkek/kadın (2006 tah.)
15 altı1.25 erkek/kadın
65 ve üstü1.05 erkek/kadın
Milliyet
Baskın etnik grupTürkler
Azınlık gruplarıTürkiye'deki azınlıklar
Dil
ResmîTürkçe
KonuşulanTürkiye'de konuşulan diller
Türkiye'de nüfus sayımı
Yıl Nüfus     
1927 13.648.270 —    
1935 16.158.018 %+18.4
1940 17.820.950 %+10.3
1945 18.790.174 %+5.4
1950 20.947.188 %+11.5
1955 24.064.763 %+14.9
1960 27.754.820 %+15.3
1965 31.391.421 %+13.1
1970 35.605.176 %+13.4
1975 40.347.719 %+13.3
1980 44.736.957 %+10.9
1985 50.664.458 %+13.2
1990 56.473.035 %+11.5
2000 67.803.927 %+20.1
2007 70.586.256 %+4.1
2008 71.517.100 %+1.3
2009 72.561.312 %+1.5
2010 73.722.988 %+1.6
2011 74.724.269 %+1.4
2012 75.627.384 %+1.2
2013 76.667.864 %+1.4
2014 77.695.904 %+1.3
2015 78.741.053 %+1.3
2016 79.814.871 %+1.4
2017 80.810.525 %+1.2
2018 82.003.882 %+1.5
2019 83.154.997 %+1.4
2020 83.614.362 %+0.6
2021 84.680.273 %+1.3
2022 85.279.553 %+0.7
2023 85.372.377 %+0.1

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) 2023 sonuçlarına göre 31 Aralık 2023 tarihi itibarıyla Türkiye'nin nüfusu 85.372.377'dir.[6] Bu sayının yüzde 50,1'i (42.734.071) erkeklerden, yüzde 49,9'u (42.638.306) kadınlardan oluşur.[6] 0-14 yaş grubu nüfus, toplam nüfusun yüzde 21,4'ünü (2023) oluşturur. Ancak bu oran 1965'ten beri sürekli azalmakta ve Türkiye toplumu giderek yaşlanmaktadır. 0-14 yaş grubu 1965'te nüfusun yüzde 41,9'unu oluştururken 2023'te yüzde 21,4'üne karşılık gelmektedir.

Türkiye demografisinde görülen en önemli değişim ise kentleşme oranıdır. 1927 yılında nüfusun yüzde 75,8'i kırsal (10 binden az nüfuslu), yüzde 24,2'si kentsel alanlarda yaşarken, bugün bu oran tam tersine dönmüştür. 2011 yılı itibarıyla Türkiye nüfusunun yüzde 23,2'si (17.338.563) kırsal alanda (belde ve köyler) yaşarken, yüzde 76,8'i (57.385.706) kentsel (il ve ilçe merkezleri) alanlarda yaşamaktadır.

Nüfus piramidi

değiştir

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi'ne göre 2019 yılı itibarıyla Türkiye nüfusunun yaş gruplarına göre dağılımı:

İllere göre toplam doğurganlık hızı (2022)[7]
  3 - 4
  2 - 3
  1.5 - 2
  1 - 1.5
(2019)[8]
90+ 187.703



85-89 497.410



80-84 817.730



75-79 1.308.299



70-742.016.913



65-692.722.672



60-64 3.554.769



55-594.389.997



50-54 4.675.373



45-495.533.559



40-44 5.967.384



35-39 6.584.843



30-346.363.017



25-29 6.367.311



20-24 6.624.078



15-19 6.331.594



10-14 6.406.170



5 - 96.461.039



0 - 4 6.345.136

ErkekKadın

Nüfus artış hızı

değiştir

Türkiye nüfusu 1927-2015 arasında 5,77 kat artmıştır. II. Dünya Savaşı (1939-45) sırasında nüfus artış hızları hem doğumların azalması, hem de ölümlerin artması yüzünden düştü. 1945'ten sonra nüfus artışı hızlanarak 1955-60 arasında en yüksek düzeye çıktı; 1965'ten sonra Türkiye'nin nüfus artış hızında düzenli bir düşme olduğu söylenebilir.

Nüfus politikaları

değiştir

Nüfus, sınırları belli bir bölgede yaşamakta olan insan sayısına denir. Nüfusu etkileyen faktörleri iki gruba ayırmak mümkündür. Doğal faktörler olarak tanımlanan grupta; yer şekilleri, iklim ve toprak gibi özelliklerden bahsedilirken beşeri faktörlerde ise tarım, yeraltı kaynakları, turizm, ulaşım gibi başlıkları incelemek mümkündür.

Nüfus politikası, ülke yönetiminde bir söz sahibi olan siyasal iktidarın, yönettiği ülkenin nüfusunun niteliği ve niceliği ile nüfus artış-azalışına ilişkin yürürlülüğe koyduğu her türlü uygulamalardır.

Türkiye Cumhuriyeti, tarih boyunca sosyoekonomik koşullarının sürekli değişiklik göstermesinden dolayı birbirinden farklı nüfus politikaları benimsemiştir. Türkiye'de uygulanan nüfus politikalarını nüfus artışının özendirildiği dönem, açık bir politikanın bulunmadığı dönem ve aile planlaması dönemi olarak ayrılmaktadır.

• 1923-1946 yıllarında nüfus artışının özendirildiği dönemde, Türkiye Cumhuriyetinin 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı'ndan çıkması sonucu erkek nüfusu azalmıştır. Bu durum da doğum oranlarının düşmesine sebebiyet vermiştir. Ülkenin, cumhuriyetinin ilk yıllarında yaşanan savaşlar nedeniyle kalkınması ve savunabilmesi için nüfus artış hızının arttırılması gerekirdi ve bu dönemde fazla nüfus sahibi olmak, güçlü olmayla eş değerdi. Bu sebeple 1923-1946 döneminde Türkiye'de nüfus artış hızını arttırmaya yönelik politikalar benimsenmiştir. Bu dönemde yürürlülüğe konulan uygulamalar aşağıda verilen maddeler şeklindedir.

  1. 1930 yılında çıkarılan yasa ile beraber altı veya daha fazla çocuk sahibi olan annelere para veya madalya ödülü tahsil edilmiştir.
  2. Ülkede gebeliği önleyen yöntemler ve gebeliği önleyen ilaçların kullanımı yasaklanmıştır.
  3. Çok çocuklu ailelere hazineye ait topraklardan dağıtılması kararlaştırılmıştır.
  4. 1929'da çıkarılan yasayla çok çocuklu ailelerim yol vergisinden muaf tutulması kararlaştırılmıştır.

• 1946-1960 döneminde 2. Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle ve hizmet sektöründeki iyileşmeyle beraber ölüm oranlarının düştüğü, açık bir politikanın bulunmadığı dönemdir. Tıp alanındaki gelişmelere bağlı olarak, ölüm oranları azalarak doğum oranları artmıştır. Bu sebeple ülkede nüfus artış hızı hızla artmıştır ve ülkenin kalkınma hızı yavaşlamış, ekonomik gelişmeler yavaşlamıştır. Bu sebeple ülkede bu dönem içerisinde nüfus artış hızını azaltmaya yönelik politikalar benimsenmiştir. Ülkenin nüfus artış hızını azaltmaya yönelik edindiği uygulamalar aşağıda verilen maddeler şeklindedir.

  1. Ülkede evlenme yaşı erkeklerde 18, kadınlarda ise 17'ye yükseltilmiştir.
  2. 1983'te çıkarılan yasa ile beraber 10 haftaya kadar kürtaj yapılmasına izin verilmiştir.
  3. Yürürlülüğe konulan bu uygulamalarla nüfusun niteliği iyileştirilmiş ve nüfus artış hızı düşürülmüştür.

• 1960-2014 yıllarında aile planlaması döneminde,Türkiye nüfusunun artış oranının sınırlı tutulması istenmiştir. Ülkede nüfusun artış hızının düşürülmesi gerektiğine ve bunun da aile planlaması altında yapılabileceğine inanılmıştır. Bu sebeple nüfus artış hızını düşürücü politikaları uygulamayı doğru bulmuşlardır. 2014 ve sonrası dönemde, Türkiye İstatistik Kurumunun araştırmalarına göre Türkiye toplam nüfusunun 2023'te 84 milyon, 2050'de 93,5 milyon ve 2075'te 89,2 milyon kişi olması öngörülmektedir. Gerekli önlemlerin alınmaması durumunda 2038 yılında da aktif-üretici nüfusunun ve toplam nüfusun azalmaya başlayacağı tahmin edilmektedir. Bu sebeple nüfus politikalarıyla doğum oranlarının arttırılması ve yaşlanan nüfusa yönelik etkin politikaların geliştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.[9][10][11][12]

BM tahminleri

değiştir

BM Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi'nden rakamlar:[13]

Yıllar Canlı doğumlar Ölümler Doğal nüfus artışı Kaba doğum hızı (1000 Kişide) Kaba ölüm hızı (1000 Kişide) Nüfus artış hızı (1000 Kişide) Toplam doğurganlık hızı![14] style="width:80pt;"|Bebek ölüm hızı (1000 Kişide)
1950-1955 1 108 000 431 000 677 000 48,4 18,8 29,6 6,30 167,4
1955-1960 1 237 000 485 000 752 000 46,9 18,4 28,5 6,15 163,9
1960-1965 1 328 000 529 000 799 000 44,3 17,6 26,7 6,05 160,5
1965-1970 1 355 000 562 000 792 000 40,3 16,7 23,6 5,70 156,9
1970-1975 1 451 000 564 000 887 000 38,7 15,0 23,7 5,30 141,3
1975-1980 1 523 000 545 000 977 000 36,4 13,0 23,4 4,72 119,4
1980-1985 1 579 000 505 000 1 074 000 33,8 10,8 23,0 4,15 96,7
1985-1990 1 433 000 457 000 976 000 27,7 8,8 18,9 3,28 78,0
1990-1995 1 419 000 432 000 987 000 25,1 7,7 17,4 2,90 63,0
1995-2000 1 382 000 399 000 983 000 22,6 6,5 16,1 2,57 45,5
2000-2005 1 296 000 373 000 923 000 19,7 5,7 14,0 2,23 31,4
2005-2010 1 316 000 384 000 932 000 18,7 5,5 13,2 2,15 24,0
2010-2015 1 295 000 381 000 914 000 17,1 5,0 12,1 2,11 13,0

TÜİK Verileri

değiştir
Nüfus Canlı doğumlar Ölümler Doğal nüfus artışı Kaba doğum hızı (1000 Kişide) Kaba ölüm hızı (1000 Kişide) Nüfus artış hızı (1000 Kişide) Toplam doğurganlık hızı[14]
2001 1.323.341 175.137 1.148.204 20,3 2,37
2002 1.229.555 175.434 1.054.121 18,6 2,17
2003 1.198.927 184.330 1.014.597 17,9 2,09
2004 1.222.484 187.086 1.035.398 18,0 2,11
2005 1.244.041 197.520 1.046.521 18,1 2,12
2006 1.255.432 210.146 1.045.286 18,1 2,12
2007 70.586.256 1.289.992 212.731 1.077.261 18,3 2,16
2008 71.517.100 1.295.511 215.562 1.079.949 18,2 2,15
2009 72.561.312 1.266.751 368.390 898.361 17,6 5,1 12,5 2,10
2010 73.722.988 1.261.169 365.190 894.687 17,2 5,0 12,2 2,08
2011 74.724.269 1.248.550 375.923 871.158 16,8 5,1 11,7 2,05
2012 75.627.384 1.292.380 376.000 914.387 17,2 5,0 12,2 2,11
2013 76.667.864 1.294.088 372.686 918.531 17,0 4,9 12,1 2,10
2014 77.695.904 1.345.286 391.009 954.277 17,4 5,1 12,3 2,18
2015 78.741.053 1.333.329 405.202 928.127 17,0 5,2 11,8 2,15
2016 79.814.871 1.311.895 422.726 889.169 16,5 5,3 11,2 2,11
2017 80.810.525 1.291.055 425.781 865.274 16,1 5,3 10,8 2,07
2018 82.003.882 1.248.847 426.106 822.741 15,3 5,2 10,1 1,99
2019 83.154.997 1.183.652 435.941 747.711 14,3 5,3 9,0 1,88
2020 83.614.362 1.115.821 507.938 607.883 13,4 6,1 7,3 1,76
2021 84.680.273 1.079.842 565.594 514.248 12,8 6,7 6,1 1,70
2022 85.279.553 1.035.795 504.839 530.956 12,2 5.9 6,3 1,62
2023 85.372.377 958.408 525.814 432.594 11,2 6,2 5,0 1,51

Yaşlanma

değiştir
Yaş Bağımlılık Oranı
Yıl 0-14 15-64 65+ Toplam Bağımlılık Oranı
1935 41,3 54,7 4,0 100,00 0,82
1955 39,5 57,1 3,4 100,00 0,75
1965 41,9 54,1 4,0 100,00 0,84
1975 40,6 54,8 4,6 100,00 0,82
1985 37,6 58,2 4,2 100,00 0,71
1990 34,6 61,1 4,3 100,00 0,63
2000 29,8 64.4 5,7 100,00 0,55
2010 25,6 67,1 7,2 100,00 0,48
2020 22,8 67,7 9,5 100,00 0,47
2023 21,4 68,3 10,2 100,00 0,46
 
Yaşa göre nüfus dağılımı.[15]

1965'ten beri, 0-14 yaş grubunun, toplam nüfus içindeki payının azalıyor olmasına karşın, 2020 yılı itibarıyla Türkiye'nin çocuk nüfusu (0-17 yaş grubu) oranı (%27,2) Avrupa Birliği üyesi ülkelerle karşılaştırıldığında (AB ortalaması %18,2) en yüksek olandır.[16] 2020 yılı itibarıyla 0-14 yaş grubu toplam nüfus içindeki payı, % 22,8'dir. Nüfusun yaklaşık dörtte birini, henüz eğitim çağında olması gereken, bu yüzden çalışma çağına gelmemiş[17] kişiler oluşturur.

Türkiye'de 1965 sonrasında bu oranın azalması, doğurganlıktaki düşüşü yansıtır. Kuruluşundan bu yana Türkiye Cumhuriyeti'nde üç nüfus politikası uygulanmıştır:[18]

  1. 1965'e kadar uygulanan, doğumları teşvik edici (pro-natalist) politika.
  2. 1965 sonrasında, Nüfus Planlama Yasası'nda da yer verilen, doğumları sınırlayıcı (anti-natalist) politika.
  3. 2015 sonrası doğum yanlısı politika; 2008'de başbakanın “en az üç çocuk” söylemiyle başlamış, 2015'te söylemden eyleme geçilmiş, “Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması Programı Eylem Planı” açıklanmıştır.[19]

Çalışma çağındaki (15-64 yaş arası) birey başına düşen çocuk (-15) ve yaşlı birey (+65) sayısını gösteren toplam yaş bağımlılık oranı; 1935'te 100 kişi için 83 kişiyken, 1990'da çalışma çağındaki her 100 kişi için 64 kişiydi. Bu oran 2020 yılı için 47'ye, 2023 yılı içinde 46'ya gerilemiştir.

Türkiye'de yaşlı nüfusun (65+ yaş) toplam nüfus içindeki payı; 20. yüzyılın son on yılına kadar yüzde 5'in altında kalarak ciddî bir değişiklik göstermemiştir. Doğurganlıktaki düşüşle birlikte yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı giderek artmaktadır. Hızlı iç göç nedeniyle özellikle kırsal kesimin yaşlılık oranları, daha hızlı artmaktadır. 2020 yılında % 9,5, 2023 yılında da 10,2 olan 65 yaş ve üzeri nüfusun oranının 2050 yılında % 17,6'ya ulaşacağı tahmin edilmektedir.[20]

1927-2021 Yılları arasında Kırsal ve Kentsel Nüfusun Sayısal ve Yüzde Dağılımı
Yıl Kır Kent Kır (%) Kent (%)
1927 10.342.391 3.305.879 75,8 24,2
1935 12.355.376 3.802.642 76,5 23,5
1940 13.474.701 4.346.249 75,6 24,4
1945 14.103.072 4.687.102 75,1 24,9
1950 15.702.851 5.244.337 75 25
1955 17.137.420 6.927.343 71,2 28,8
1960 18.895.089 8.859.731 68,1 31,9
1965 20.585.604 10.805.817 65,6 34,4
1970 21.914.075 13.691.101 61,5 38,5
1975 23.478.651 16.869.068 58,2 41,8
1980 25.091.950 19.645.007 56,1 43,7
1985 23.798.701 26.865.757 47 53
1990 23.146.684 33.326.351 41 59
2000 23.797.743 44.006.184 35,1 64,9
2007 20.838.397 49.747.859 29,5 70,5
2008 17.905.377 53.611.723 25 75
2009 17.754.093 54.807.219 24,5 75,5
2010 17.500.632 56.222.356 23,7 76,3
2011 17.338.563 57.385.706 23,2 76,8
2012 17.178.953 58.448.431 22,7 77,2
2013 6.633.451 70.034.413 8,7 91,3
2014 6.409.722 71.286.182 8,2 91,8
2015 6.217.919 72.523.134 7,9 92,1
2016 6.143.123 73.671.748 7,7 92,3
2017 6.049.393 74.761.132 7,5 92,5
2018 5.115.275 76.808.607 6,2 93,8
2019 6.003.717 77.151.280 7,2 92,8
2020 5.878.321 77.736.041 7 93
2021 5.771.642 78.908.631 6,8 93,2
Not: İl ve ilçe merkezleri kentsel nüfus, köy ve beldeler ise kırsal nüfus olarak yer alır.

2013 yılından itibarenki veriler gerçeği yansıtmamaktadır.

Zaman içinde doğurganlık ve ölümlülükte azalmalar görülmüşse de, göç hareketi hızını fazla kaybetmemiştir. Türkiye'de iç göç kırdan kıra, kentten kıra, kentten kente ve kırdan kente doğru bir seyir izlemektedir[21] ve genelde doğudan batıya doğru gerçekleşmektedir.

1927 yılında nüfusun yüzde 75,8'i kırsal, yüzde 24,2'si kentsel alanlarda yaşarken, bu oranlar 83 yıl içinde tam tersine dönmüştür. 2011 yılı itibarıyla Türkiye nüfusunun yüzde 23,2'si (17.338.563) kırsal alanda (belde ve köyler) yaşarken, yüzde 76,8'i (57.385.706) kentsel (il ve ilçe merkezleri) alanlarda yaşamaktadır. 2012'den sonraki istatistiklerde 2012 yılında kabul edilen 6360 sayılı kanun ile büyükşehir belediyeli illerin yönetsel alanlarının bütünüyle kentsel alan olarak işlem görmesi yüzünden ülke genelinde kır/kent nüfusu oranlarının gerçekten uzaklaştığı görülmektedir. 2015 yılında Türkiye nüfusunun % 92,1’inin kentlerde, %7,9’unun kırsal kesimde yaşadığı ileri sürülmektedir ki bu oranlar gerçeği yansıtmamaktadır.[22]

Kentsel nüfustaki artış özellikle 1950'lerden itibaren kırsal-tarımsal çözülme, kırsal kesimde topraktan kopma ve işsizlik gibi nedenlerle hızlanmıştır. 1927-50 arasında yalnızca 0,8 puan artan kentsel nüfus oranı 1950-2010 arasında 51 puan yükselmiştir. 1927-35 arasında kırsal ve kentsel alanlarda yıllık ortalama nüfus artış hızları birbirine yakın olmuştur. 1935-40 arasında kentsel alanlarda artış, 1940-45 arasında ise II. Dünya Savaşı'nın etkisiyle hem kırsal, hem kentsel alanlarda düşme görülmüştür. 1950'den sonra yıllık ortalama kentsel nüfus artışının çok hızlanması kırdan kente göçün artmasıyla açıklanabilir.

1927-2010 arasında kentsel nüfusun büyük artış göstermiş olmasına karşın, kentsel nüfusun büyük bölümü kırsal kökenlidir. Çünkü 1927'de 3,3 milyon olan kentsel nüfus, 1927-2010 arasında Türkiye nüfusu gibi 5,5 katına çıksaydı, 2010'da yalnızca 18 milyona ulaşabilirdi. Oysa 2010 yılında kentsel nüfus 56,2 milyondu, dolayısıyla da ancak yüzde 32'sinin kent kökenli olduğu söylenebilir. Kentsel nüfusun doğurganlığının daha az olduğu düşünülürse, bu oran gerçekte daha da düşük olmalıdır.

1980'li yıllara kadar çoğunlukla ekonomik sebeplerle gerçekleşen göçler o tarihlerden itibaren "terör odaklı" hale gelmeye başlamıştır. Doğu ve Güneydoğu'dan 1980'lerde sonlarında kabaran göç dalgasının temelinde toplumsal-siyasal sarsıntıların ekonomik güçlüklere eklenmesi yatabilir. Buna bağlı olarak göç hareketleri metropollerde önceleri çoğunlukla konut ve altyapı gibi fiziksel sorunlara yol açarken, göçlerin son yıllarda yoğunlaşması etnik bir karakterde algılanmasına veya adlandırılmasına neden oldu.[23]

2016-2017 yıllarına ait istatistiklere göre toplam 80.810.525 olan Türkiye nüfusu içinde 2.256.083 kişinin bölgeler arasında yer değiştirdiği belirlenmiştir. İstanbul (2016, 2017 ve 2018 yıllarında üst üste net göç verdi[24]) dışında Marmara ve Ege net göç alan bölgeler olurken, İstanbul, Akdeniz, Orta Anadolu, Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz, Kuzeydoğu Anadolu, Ortadoğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde verilen göçlerin alınan göçlerden daha fazla olduğu söylenebilir.[21]

Diğer nüfus verileri

değiştir
  • Ortanca yaş, 1940'tan 1960'lı yıllara kadar 20 civarı olmuştur. 1970'lerden itibaren yükselmeye başlamış, 2023'te 34'e ulaşmıştır.

Türkiye'nin 1935'ten 2023 yılları arasında Ortanca yaş tablosu:[25][26]

Türkiye 1935 1940 1945 1950 1955 1960 1965 1970 1975 1980 1985 1990 2000 2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 2016 2017 2018 2019 2020 2021 2022 2023
Ortalama 21,2 19,6 20,0 20,1 20,4 20,3 19,3 19,0 19,5 19,9 20,9 22,2 24,8 28,3 28,5 28,8 29,2 29,7 30,1 30,4 30,7 31 31,4 31,7 32 32,4 32,7 33,1 33,5 34
Erkek 19,1 17,7 18,8 19,2 19,6 19,5 18,7 18,6 19,2 19,5 20,6 21,9 24,4 27,7 27,9 28,2 28,7 29,1 29,5 29,8 30,1 30,4 30,8 31,1 31,4 31,7 32,1 32,4 32,8 33,2
Kadın 23,4 22,4 21,7 21,3 21,3 21,1 20,0 19,4 19,8 20,3 21,2 22,6 25,3 28,8 29,0 29,3 29,8 30,3 30,6 31,0 31,3 31,6 32 32,4 32,7 33,1 33,4 33,8 34,2 34,7
 
Yıllara göre Türkiye nüfusunun yaş yapısı
  • Bebek ölüm hızı; 1950'li yıllarda binde 200 civarındayken, 1970'lerde binde 130, 1985'te binde 80'e gerilemiştir. 2008'de binde 17, 2013'te 10,8, 2014'te 11,1 olarak gerçekleşmiştir.[27] Türkiye bebek ölüm hızını zaman içinde büyük bir hızla düşürmüştür. Bazı yıllarda BÖH şöyledir; 1971'de 134, 1977'de 102, 1988'de 77,7, 1998'de 42,7, 2004'te 24,6 2007'de 21,7.[28]
  • Kaba doğum hızı, (doğum oranı): 1940'ta ‰45 olan kaba doğum hızı 1955'te ‰48 ile en yüksek rakama ulaşmıştır.[29] 2013 yılında ‰17,0 olan oran 2014'te ‰17,3 olmuştur. 2014 yılında kaba doğum hızının en yüksek olduğu iller; Şanlıurfa (‰34,2), Şırnak(‰30,8), Ağrı (‰30,0), Muş'tur (‰28,6). Kaba doğum hızının en düşük olduğu iller; Edirne(‰10,1), Kastamonu(‰10,6), Karabük (‰10,7), Çanakkale (‰10,8), Kırklareli'dir (‰10,8).
  • Toplam doğurganlık hızı: Bir kadının doğurganlık dönemince (15-49) ortalama çocuk sayısını ifade eder. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra nüfus artış politikası uygulanmış ve doğumlar teşvik edilmiştir. 1935'li yıllarda kadın başına 7 çocuğa ulaşan doğum hızı, 1950'liyıllara kadar korunmuştur. 1960'ta 6, 1970'lerde 5, 1980'lerin sonunda 3'e düşmüştür.[29] Toplam doğurganlık hızı yıllara göre şu şekilde gerçekleşmiştir: 2009:2,7, 2010:2,03, 2011:2,02, 2012:2,08, 2013:2,10, 2014:2,17. 2014 yılı için toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu iller ve anne başına düşen çocuk sayısı şöyledir: Şanlıurfa 4,52, Şırnak 4,23, Ağrı 3,98, Siirt 3,86. Doğurganlığın en düşük olduğu iller ve anne başına çocuk sayısı şu şekilde gerçekleşmiştir: Edirne 1,47, Karabük 1,55, Kırklareli 1,56, Eskişehir ve Çanakkale'de 1,57 çocuk.[30]
  • Beklenen yaşam süresi: Türkiye'de doğuşta beklenen hayat süresi (2014); kadınlarda 80,7, erkeklerde 75,3 ortalama 78 yıldır. Ortalama hayatın en uzun beklendiği iller; 80,5 ile Tunceli ve Muğla'dır. Mardin (80,3) ve Giresun (80,1) bu illeri takip eder. Hayat süresinin en az olduğu iller; Kilis (75), Ağrı ve Van (75,6) ile Ardahan (76,6)'dır.[31]
  • Kaba ölüm hızı: 2013 yılında binde 4,9 iken, 2014 yılında binde 5,1'e yükselmiştir. Kaba ölüm hızı, yıl ortası nüfusunda bin kişi başına düşen ölüm sayısını ifade eder. Türkiye'de kaba ölüm hızının en yüksek olduğu iller ve oranları şöyledir; binde 9,9 Kastamonu, binde 9,4 Sinop, binde 8,5 Çankırı, binde 8,3 Çanakkale. Kaba ölüm hızının düşük olduğu iller: Hakkâri ve Şırnak'ta binde 2,8, Batmanda binde 3,0, Şanlıurfa ve Van'da 3,2'dir.[32]

Bazı yıllarda kaba ölüm hızı şu şekilde gerçekleşmiştir: 1965-1970 ‰13,5, 1970-1975 ‰11,6, 1975-1980 ‰10,0, 1980-1985 ‰9,0, 1985-1990 ‰7,8, 2000 ‰7,3, 2005 ‰5,9, 2010 ‰5,0, 2014 ‰5,5. Yaşlı nüfusun artmasına bağlı olarak kaba ölüm hızının 2020'de ‰5,86, 2023'te ‰6,09'a ulaşacağı tahmin edilmektedir.[33]

  • Okuryazar oranı:1935 yılında erkeklerde %29, kadınlarda %10 seviyesinde olan okuryazarlık, 1980'de sırasıyla %80 ve %55'e yükselmiştir. Zamanımızda ise erkeklerde %97, kadınlarda %87'ye ulaşmıştır. 2008 verilerine göre ilköğretimde okullaşma oranı erkeklerde %97, kızlarda %96'ya ulaşarak cinsiyet dengesizliği ortadan kalkmıştır.[29]
  • Hanehalkı büyüklüğü: Aralarında akrabalık bağı bulunsun veya bulunmasın aynı evde yaşayan, aralarında yaşam birliği olan bir veya birden fazla insandan oluşan topluluğa hanehalkı denir. Türkiye'de haneler genellikle ailelerden oluştuğu için aile sayısı ile hanehalkı sayısı birbirine yakın çıkmaktadır.[34] 2014 yılı için hanehalkı büyüklüğü en büyük olan iller ve değerleri şu şekildedir: Şırnak 7,3, Hakkâri 6,6, Batman ve Şanlıurfa 6,1, Siirt 6,0. Hanehalkı büyüklüğünün en küçük olduğu iller: Çanakkale 2,7, Eskişehir ve Balıkesir 2,8, Edirne ve Burdur 2,9.[35]
Türkiye 1955 1960 1965 1970 1975 1980 1985 1990 2000 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 2016 2017 2018 2019 2020 2021 2022 2023
Hanehalkı büyüklüğü[36][37] 5,68 5,68 5,67 5,69 5,78 5,32 5,22 4,97 4,50 4 4 3,84 3,76 3,69 3,63 3,57 3,52 3,48 3,45 3,41 3,35 3,3 3,23 3,17 3,14

İl nüfusları

değiştir
 
İller Bazlı Yoğunluk ve 2021-2022 Değişimi

 
İstanbul
 
Ankara
 
İzmir

Sıra İl Nüfus

 
Bursa
 
Antalya
 
Konya

1 İstanbul 15.840.900
2 Ankara 5.747.325
3 İzmir 4.425.789
4 Bursa 3.147.818
5 Antalya 2.619.832
6 Adana 2.263.373
7 Konya 2.177.017
8 Şanlıurfa 2.143.020
9 Gaziantep 2.130.432
10 Kocaeli 2.033.420
11 Mersin 1.891.145
12 Diyarbakır 1.791.373
13 Hatay 1.670.712
14 Manisa 1.456.626
15 Kayseri 1.434.357
TÜİK (2021)[38]


Etnik yapı

değiştir

1965 yılındaki durum

değiştir

Günümüzdeki durum

değiştir
Türkiye Nüfusu - 2007 KONDA[39] Türkiye Nüfusu - 2008 MGK Raporu[40] Türkiye Nüfusu - 2019[41]
Türkler 55.484.000 55.000.000 63.000.000
Kürtler 11.445.000[a] 7.600.000 15.500.000[b]
Araplar 550.000 870.000 1.000.000[c]
Zazalar 3.000.000 1.500.000(?)
Lazlar 220.000 80.000 105.000
Çerkesler[d] 210.000 2.500.000[e] 1.100.000
Gürcüler 70.000 1.000.000 19.000
Boşnaklar 70.000 37.000
Çingeneler 30.000 700.000 60.000
Pomaklar 600.000[f] 394.000
Toplam 70.586.256 71.517.100 83.154.997

Ayrıca bakınız

değiştir
  1. ^ Kürt ve Zazalar toplamı
  2. ^ 6,376,000'ü Türkçe anadilli
  3. ^ yerli ve oturma izni/vatandaşlık almış Araplar toplamı.
  4. ^ Kabardey + Abhazlar
  5. ^ Çoğunlukla Türkleşmiş – MGK
  6. ^ Tamamen Türkleşmiş – MGK

Kaynakça

değiştir
  1. ^ "Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları. 2023". Türkiye İstatistik Kurumu. 6 Şubat 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Şubat 2024. 
  2. ^ "Arşivlenmiş kopya". 6 Kasım 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Kasım 2019. 
  3. ^ "TÜİK Kurumsal". data.tuik.gov.tr. 15 Eylül 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Eylül 2022. 
  4. ^ "TÜİK Kurumsal". data.tuik.gov.tr. 15 Mayıs 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Mayıs 2024. 
  5. ^ "TurkStat". 1 Ağustos 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Mayıs 2023. 
  6. ^ a b "Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları, 2023". TÜİK. TÜİK. 19 Mayıs 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Şubat 2024. 
  7. ^ "TurkStat". TurkStat. 2013. 2 Nisan 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Mart 2015. 
  8. ^ Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; rapory.tuik.gov.tr isimli refler için metin sağlanmadı (Bkz: Kaynak gösterme)
  9. ^ "Türkiye Nüfus Politikaları". 12 Mayıs 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  10. ^ "Türkiye Nüfus Politikası" (PDF). 10 Mayıs 2023 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 
  11. ^ "Türkiye Nüfus Artış Grafiği". 24 Kasım 2005 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  12. ^ "Türkiye Nüfusu" (PDF). 29 Aralık 2021 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 
  13. ^ "World Population Prospects: The 2010 Revision". Esa.un.org. 14 Nisan 2014. 18 Temmuz 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Haziran 2014. 
  14. ^ a b [Kadın başına çocuk sayısı]
  15. ^ "Türkiye Demografisi yaşa göre nüfus dağılımı". www.endeksa.com. 23 Şubat 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Ekim 2022. 
  16. ^ "İstatistiklerle Çocuk, 2020". data.tuik.gov.tr. Tüik. 20 Nisan 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Temmuz 2023. 
  17. ^ Çalıştırma Yaşı (4857 S. Ka'nûn 18 Mayıs 2015 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., 71. Madde): Onbeş yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılması yasaktır. Ancak, on dört yaşını doldurmuş ve ilköğretimi tamamlamış olan çocuklar, bedensel, zihinsel ve ahlaki gelişmelerine ve eğitime devam edenlerin okullarına devamına engel olmayacak hafif işlerde çalıştırılabilirler.
  18. ^ Ulusal Hastalık Yükü ve Maliyet-Etkilik Projesi (2004)[ölü/kırık bağlantı],
  19. ^ ATTAR, M. Aykut (2015). "DOĞURGANLIK KARARLARI, AKILCI SEÇİM VE TÜRKİYE'DE NÜFUS POLİTİKASI" (PDF). hacettepe.edu.tr. 13 Haziran 2018 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Mart 2019. 
  20. ^ Türkiye'de Yaşlıların Durumu Yaşlanma Ulusal Eylem Planı, Sosyal Sektörler ve Koordinasyon Genel Müdürlüğü, 2007. ISBN 978-975-19-4115-5.
  21. ^ a b Şantaş, Gülcan (Ekim-Aralık 2019). "Türkiye'de İç Göçün Dağılımı". Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi, 45. s. 901. 
  22. ^ Özçağlar, Ali (13-14 Ekim 2016). "Büyükşehir Belediyeli İllerde Kır ve Kent Nüfusunun Tespiti Mümkün mü?" (PDF). TÜCAUM Uluslararası Coğrafya Sempozyumu. s. 271. 24 Ekim 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 26 Aralık 2020. 
  23. ^ Türkiye'de İç Göç Olgusu ve Kentleşme, Serdar Sağlam, 2006. ISSN 1305-5992.
  24. ^ "En çok göç veren il İstanbul". t24.com.tr. t24.com.tr. 30 Mart 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Aralık 2020. 
  25. ^ "Arşivlenmiş kopya". biruni.tuik.gov.tr. 17 Ağustos 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Nisan 2024. 
  26. ^ "Yıllara ve Cinsiyete Göre Ortanca Yaş, Genel Nüfus Sayımları - ADNKS". Nüfus İstatistikleri. tuik.gov.tr. 4 Ocak 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Ocak 2015. 
  27. ^ "Ölüm İstatistikleri, 2014". tuik.gov.tr. 29 Nisan 2015. 6 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Kasım 2015. 
  28. ^ "Türkiye'de 5 yaş Altı Ölüm Hızında Azalma" (PDF). 22 Kasım 2015 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Kasım 2015. 
  29. ^ a b c KOÇ, Prof. Dr. İsmet ve arkd. "Eğitim Düzeyindeki Değişimler" (PDF). Türkiyenin Demografik Dönüşümü. hacettepe.edu.tr. 5 Mart 2016 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Kasım 2015. 
  30. ^ "Doğum İstatistikleri, 2014". tuik.gov.tr. 17 Nisan 2015. 18 Nisan 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Kasım 2015. 
  31. ^ "Hayat Tabloları, 2013-2014". tuik.gov.tr. 7 Ekim 2015. 9 Aralık 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Kasım 2015. 
  32. ^ "Ölüm İstatistikleri, 2014". tuik.gov.tr. 6 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Kasım 2015. 
  33. ^ "Türkiye'de demografik göstergeler" (PDF). anadolu.edu.tr. 22 Kasım 2015 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Kasım 2015. 
  34. ^ ÖZÇAĞLAR, Doç. Dr. Ali; KASARCI, = Rüya. "TÜRKİYE'DE HANEHALKI SAYILARININ COĞRAFİ DAĞILIŞI YE KIR KESİMİ HANEHALKI SAYISININ EKONOMİK FAALİYETE GÖRE AYRIMI" (PDF). ankara.edu.tr. 26 Kasım 2015 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Kasım 2015. 
  35. ^ "İstatistiklerle Aile, 2014". tuik.gov.tr. 5 Mayıs 2015. 26 Kasım 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Kasım 2015. 
  36. ^ "Toplam hanehalkı nüfusu, hanehalkı sayısı ve ortalama hanehalkı büyüklüğü, 1955-2000". tuik.gov.tr. Erişim tarihi: 26 Kasım 2015. 
  37. ^ "TUIK". tuik.gov.tr. Erişim tarihi: 22 Nisan 2024. 
  38. ^ "Türkiye İstatistik Kurumu Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) Sonuçları". tuik.gov.tr/. 30 Ocak 2013. 12 Ekim 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Ocak 2013. 
  39. ^ "Arşivlenmiş kopya". 3 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Eylül 2013. 
  40. ^ "2008 MGK etnik raporu - Zirve katliamı sonrası". Habertürk. 14 Haziran 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Şubat 2023. 
  41. ^ "Turkey - Peoples". Joshua Project. 19 Ocak 2004 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Eylül 2013.