Nizârî-Selçuklu savaşları

Nizârî-Selçuklu savaşları, Büyük Selçuklu İmparatorluğu, bağlı eyaletler, beylikler ve azınlık Nizari İsmaililere (Suikastçılar) karşı yerel Sünni nüfus arasında yeni bir düzen kurma misyonu başladığında çatışmalar başladı. İmparatorluk içindeki hanedan mücadelelerinden faydalanan ve etkili, geleneksel olmayan taktikler (özellikle önemli düşmanlara suikast ) uygulayan Nizariler, başlangıçta inançlarını yayma ve bir güç tabanı oluşturmada başarılıydı, ancak hareket kısa süre sonra zayıfladı. Selçuklular uzun süreli savaşlardan sonra Nizarileri yok etmeyi başaramadılar ve Nizari gücünün varlığını kabul ederek onlarla anlaşmaya çalıştılar.

Nizârî-Selçuklu savaşları
Tarih1090-1194
Bölge
Orta ve Batı Asya
Sonuç Belirsiz
Taraflar
  • Haşhaşiler
  • Komutanlar ve liderler
  • Melikşah
  • Nizamülmülk İdam edildi
  • Sencer
  • Berkyaruk
  • Muhammed Tapar
  • Yuruntaş
  • Selahaddin Eyyubi
  • Sultan Davud İdam edildi
  • II. Mahmud (Büyük Selçuklu sultanı)
  • Müsterşid İdam edildi
  • Aksungur el-Porsuki İdam edildi
  • Anuştegin Şirgir
  • Cenah- ed Devle İdam edildi
  • Şah Gazi Rüstem
  • Muineddin Kaşi İdam edildi
  • Tacülmülk Böri
  • Mevdud bin Altuntegin İdam edildi
  • Hasan Sabbah
  • Kiyâ Büzürgümmîd
  • Muhammed bin Kiyâ Büzürgümmîd
  • II. Hasan (Haşhaşi)
  • II. Muhammed (Haşhaşî lider)
  • III. Hasan (Haşhaşi)
  • Ebu Hakim el Müneccim İdam edildi
  • Ebu Tahir es Saiğ İdam edildi
  • Behram İdam edildi
  • Raşidüddin Sinan el-İsmaili
  • Dai Hüseyin Kaini
  • Dai Ebu Ali el Ardistani
  • Kiya Muzaffer
  • Adem Kasrani
  • Abdülmelik İbn Attaş İdam edildi
  • Kayıplar
    100+ Üst düzey devlet adamı, Din adamı, Subay öldürüldü 20.000+ İsmaillili sivil,milis ve fıdai öldürüldü

    Katılımcılar ve çatışmaların doğasıDüzenle

    Çatışmalar basit bir Nizari ve Selçuklu savaşından daha karmaşıktı. Nizari İsmaililerin ordusu bile yoktu; örneğin İsfahan'daki Nizariler Alamut'un otoritesini tanımadılar. İlk başta Fatimilere bağlı olan Hasan Sabbah ve ismaililier 1094 yılında Mustansırın ölümü ile onun yerine oğlu Müstalî vezir el Efdal'ın çabaları ile tahta geçti ancak Hasan Sabbah ve taraftarları Nizar bin Müstansırın imamlıgını savundular. Böylece İsmaili mezhebi Mustali ve Nizari olarak iki kola ayrıldı. vezir Efdal 1121 yılında haşhaşiler tarafından öldürüldü. Artık devlet desteğinden yoksun olan Nizar Ismaillileri hem inançlarını yaymak hem de bölgede güçlü bir devlet kurmak için mücadele etmek zorundaydılar çünkü bölge de sünni müslümanlar çoğunlukta idi. 1092 yılında başlayan Nizari Selçuklu savaşları sırasında binlerce Nizari pogromlarda ve yahut bölgeye yapılan seferlerde katledildi. Nizarilerin suikastleri düşmana korku yaydıysa da bu devleti yıkmak için yeterli değildi. Selçuklu hanedanı arasındaki çatışmalar Bazı Hükümdarların Nizarileri desteklemesine yol açtı (ör. Berkaryuk ve Rıdvan ibn Tutuş).[1]

    Nizari ayaklanmasıDüzenle

    Hassan Sabbah, 1090'da Taberistanlı Zeydi Alevi'den Alamut Kalesi'ni ele geçirdiğinde savaş başladı. Oradan İran'a daîler gönderdi ve askeri kaleler olarak hizmet edecek daha fazla kale ve yakın yerleşim yerlerine propaganda için üsler kurdu.[1] Nizari hareketi ilk başta gizliydi ve Selçuklu Devleti yöneticileri Nizarileri kendilerine tehtid olarak görmüyorlardı. Ancak bir hadise Nizarilere yönelik tahkikatın başlamasına sebep oldu. Alamut kalesinin ele geçirilmesinden önce Başlarında Tahir adında bir Marangoz bulunan 18 kişilik İsmaili grup Rey şehrine yakın Save de faaliyet gösteriyordu. Bölgenin Emniyet müdürü (Şahne) tarafından gözaltına alındılar ancak sorgulandıktan sonra serbest bırakıldılar. Bu grup Saveli bir müezzini cemaatlerine davet etti. Ancak müezzin davetlerine icabet etmedi, Müezzinin kendilerini ihbar etmesinden korkan Nizariler Müezzini öldürdüler. Olayın duyulmasının ardından Nizamülmülk ele başının idam edilmesini emretti. Tahir yakalanıp idam edildi ve cesedi sokaklarda sürüklendi. Bu olaydan sonra Selçuklu yöneticileri Nizarilere karşı güç kullanarak mücadele etmeye başladılar.[2]

    Sultan Melikşah ve NizamülMülkDüzenle

     
    Selçuklu İmparatorluğu'nun veziri ve fiili hükümdarı Nizam el-Mülk, 1092'de Nizarlar tarafından öldürüldü. Hassan-i Sabbah'ın Alamut saltanatı sırasında gerçekleştirilen elli suikastın en cesur ve ilkiydi.

    Selçuklu Sultanı Melikşahh, 1092'de Alamut ve Quhistan'da Nizarilere karşı mücadeleye başladı, ancak ölümünden sonra mücadele durdu. Sonraki Selçuklu sultanları arasındaki iç savaş Nizarilerin Fars, Arrajan, Kirman ve Irak'a daha da genişlemesine sebep oldu 1096-7'de Da'i Ahmad ibn Abd al-Malik ibn Attaş, özellikle Selçuklu başkenti İsfahan'ın dışındaki Şahdiz kalesini ele geçirmeyi başardı. Bu noktada Nizariler, Selçuklu İmparatorluğu'nun üst düzey askeri ve siyasi figürlerine suikastine düzenlemeye başladılar. İsfahan'ın birçok ilçesi Nizari kontrolü altına girdi.[1] Nizariler, Selçuklu İmparatorluğu ve müttefiklerine göre zayıf ve izole bir gruptu, ancak imparatorluğu yıkmak için suikast yöntemini kullandılar.[3]

    1100'de Sultan Berkaryuk ,Sultan I. Muhammed'i iç savaşta yendi. Bu noktada Nizariler güçlü bir pozisyondaydı, hatta Sultan Berkyaruk'un ordusuna ve sarayına bile sızmışlardı. Bir suikast hedefi haline gelmekten korkan Selçuklu subayları, evlerinden ayrılırken giysilerinin altına zırh giymek zorunda kaldılar.[4]

    Sultan I. Muhammed'in MücadelesiDüzenle

    Sultan I. Muhammed Tapar, 1105'te iktidarı kazandıktan ve imparatorluğun iç çatışmalarına son verdikten hemen sonra Nizari İsmaililere karşı bir sefer başlattı.[5] Sultan Muhammed 1107'de Şahdiz'i ele geçirdi;[1] Oradaki Nizariler son adama kadar savaştılar ama yenildiler liderleri Da'i Ahmad ibn Abd al-Malik ibn Attaş ve babası Da'i Abd al-Malik ibn Attaş ile birlikte yakalandı ve idam edildi. İsfahan bölgesindeki Nizari etkisi böylece ortadan kaldırıldı. Sultan Muhammed bir fetihname (zafer ilanı) yayınladı. Sultan Muhammed ayrıca Fars ve Arrajan'daki Nizari kalelerine karşı sefer başlattı. Irak'taki Tikrit'e karşı Selçuklu saldırısı başarısız oldu, ancak Nizari garnizonu kaleyi yerel bir Şii Arap komutana teslim etmek zorunda kaldı.[4]

    1106/1107'de Selçuklu Sultanı, daha sonra veziri Ahmed bin Nizam el-Mülk'ü Rudbar ve Alamut bölgelerine askeri bir güç gönderdi. Vezirin babası Nizam el-Mülk ve erkek kardeşi Fakhr el-Mülk Nizariler tarafından öldürülmüştü. Sefer sırasında Nizariler büyük sıkıntılarla karşılaşıp ağır kayıplar verdilerse yine de Selçuklu Ordusu Alamut Kalesi'ni ele geçirme veya yok etme hedefini başaramadı.[4] Alamut doğrudan askeri saldırıya karşı zaptedilemez olduğu için, Sultan önce garnizonları yeterince zayıflatmaya çalıştı. Bölgedeki Selçuklu kuvvetlerini sürekli olarak takviye etti ve Nizari mahsullerini sistematik olarak yok ederek, sekiz yıl üst üste uzun bir yıpratma savaşı yürüttü; sonuç olarak Rudbar bölgesindeki Nizariler kıtlıktan muzdaripti. Daha sonra, 1117-18'de, Emir Anuştegin Şirgir'e komutayı almasını ve kaleleri kuşatmasını emretti. Şirgir 4 Haziran da Lemeser'i 13 Temmuz da Alamut'u kuşattı. Cüveyni'ye göre kaleler düşmenin eşiğindeydi, Sultan Mart-Nisan 1118 aylarında İsfahan'da öldü ve ardından Selçuklu kuvvetleri geri çekildi. Görünüşe göre, gizli İsmaili olan vezir, Ebu el-Kasım Kıvam el-Din Nasir ibn Ali el-Derguzini, Şirgir güçlerini geri çekmesi için yeni Selçuklu Sultanı Mes'ud'u ikna etti.[4]

    Nizariler, Sultan Muhammed'in 1118'deki ölümünden sonra Selçuklular arasında yaşanan bir başka iç çatışmada tekrar güçlenmeyi başardılar.[4]

    Selçuklu güçlerini püskürten Nizariler, 1108-1109'da, Ubeyd Allah ibn Ali el-Hatibi (İsfahanlı kadı ve oradaki İsmaili karşıtı hareketin lideri) gibi Selçuklu üst düzey şahsiyetlerinin 1108-1109, Mevdud suikastlarini gerçekleştirdi ibn Altuntaş (Musul'un atabegi), Sa'id ibn Muhammed ibn Abd al-Rahman (Nişabur'un kadısı) ve diğer bürokratlar ve emirler suikaste kurban gitti. Alamut'a karşı seferi yöneten Ahmed ibn Nizam el-Mülk, Bağdat'ta bir suikast girişiminden sağ kurtuldu.[1][4]

    Selçuklu döneminin geri kalanı için durum bir çıkmaza girdi ve Nizariler ile Sünni hükümdarlar arasında kısmi bir karşılıklı kabullenme ortaya çıktı. Sultan Muhammed'den sonraki Selçuklu seferleri çoğunlukla zayıf ve etkisizdi, Nizariler ise Şahdiz'in tekrar ele geçirilmesi gibi başarıları tekrarlayacak güçten yoksundu. Selçuklu sultanları, şu anda çoğunlukla uzak kalelerde bulunan Nizarileri çıkarlarına bir tehdit olarak görmediler. Selçuklular, Nizarileri suikast için bile kullandılar veya en azından kendi suikastlerini örtbas etmek kötü şöhretlerini kullandılar; Aksunqur el-Ahmadili ve 1135'teki Abbasi Halifesi el-Mustarşid suikasti gibi, suikastler de Muhtemelen Sultan Mes'ud tarafından organize edildi.[1][4] Hasan Sabbah'ın hükümdarlığından sonra suikastlerin sayısı azaldı.

    Sultan SencerDüzenle

    Sencer ilk başlarda Nizarilerle iş birliği yapmıştı Yaklaşık 5000 Nizari Sencer'in ordusunda görevliydi. Ancak bir süre sonra Ulemanın da tepkisiyle Sencer ordu ve sarayda ki Nizarileri temizledi ve Nizari kaleleri üzerine sefer hazırlıklarına başladı başladı bunu duyan Hasan Sabbah Sencerin kampındaki bir cariye'yi kendi tarafına çekip Sultan gece uyurken baş ucuna bir hançer bıraktırdı Sencer sabah uyandığında bıçağı görünce dehşete düşmüş ve bu olayı gizli tutmak istemiştir ama hemen akabinde gelen Hasan Sabbah'ın elçisi Sencer'e Hasan Sabbahın "Ben istemezmiydim o bıçak Sultan'ın yumuşacık kalbine saplansın" mesajını getirmiştir bunun üzerine Sencer seferden vazgeçip Nizarilerle iyi ilişki kurmuştur.[4]

    Nizari-Selçuklu ilişkilerinin doğası bu dönemde değişmeye başladı - nihai Nizari amaçlarından vazgeçilmedi, ancak Selçuklu topraklarında yayılmaları ve toprak kazanımları durduruldu; bunun üzerine sahip oldukları bölgeleri sağlamlaştırmaya başladılar. Yerel ittifaklara ve rekabetlere katılan küçük (yarı) bağımsız Nizari devletleri kuruldu.[4]

    Sultan Sencer vs. Kiya Buzurg-UmmidDüzenle

    1126'da, Kiya Buzurg-Ümmid'in Alamut eyaletinin komutasını almasından iki yıl sonra, Sultan Sencer, Nizarilerin kalelerine ve evlerine sefer düzenledi Görünüşe göre sefer sonuçsuz kaldı ve sınırlı bir başarı elde etti. (Yakın tarz köyündeki Selçuklu zaferi Bayhaq ) ve Turaythith başarılı bir baskında kaydedildi. Nizari'nin kalbindeki savaş daha da kötüydü - Şirgir'in yeğeninin Rudbar / Alamut'a karşı yürüttüğü bir sefer püskürtüldü. Yerel destekle başlatılan bir başka sefer de mağlup edildi ve bir komutan yakalandı. Aynı zamanda Kuhistan seferi de başarısız oldu

    Sencer'ın vezir Mu'in al-Din el-Kaşi sefer için önemli bir rol oynamıştır. Nizariler intikam almakta hızlı davrandılar, vezir, Mart 1127'de hizmetine giren ve güvenini kazanan iki fida'î tarafından öldürüldü. İbnü'l-Esir'e göre Sultan Sencer, Alamut'a karşı 10.000 Nizarinin öldürüldüğü cezalandırıcı bir sefer başlattı, ancak bu muhtemelen bir efsanedir.[4]

    Nizariler eskisinden daha güçlüydü. Yeni kalesi Maymun- Diz'i inşa ederek Rudbar'ın kalbini güçlendirdiler ve Talaqan bölgesini ele geçirdiler . 1129'da Nizariler (muhtemelen Kuhistan ) Sistan'a baskın düzenledi. Selçuklu Sultanı II.Mahmud, Alamut'tan bir elçi davet etti. Elçi yanındaki refik ile birlikte Sultan'ı ziyaret ettikten sonra dönüş yolunda İsfahan'da halk tarafından linç edildi. Sultan özür diledi, ancak Buzurgummid'in katilleri cezalandırma talebini reddetti. Buna karşılık, Nizariler Kazvin'e saldırıp 400 kişiyi öldürüp çok sayıda ganimet elde ettiler. Nizariler bir Türk Emir'de öldürdüler. Sultan Mahmud da Alamut'a saldırdı ama başarısız oldu.[4]

    Sultan MesudDüzenle

     
    Hem Selçuklu Sultanı Mesud'un hem de Nizarilerin ortak düşmanı olan Abbasi Halifesi El-Mustarshid, 1135'te Selçukluların yardımına koştuğu iddia edilen bir grup Nizariler tarafından öldürüldü. Nizariler, Selçuklular arasındaki ilişkileri ilk yıllarının dışında sürdürdüler.

    1131'de Sultan II.Mahmud öldü. Sonraki hanedan mücadelelerinde, emirlerin bir kısmı bir şekilde Abbasi Halifesi Al-Mustarshid'i Sultan Mes'ud ile olan çatışmalara dahil etti. 1139'da (1135? ) Sultan Mesud, halifeyi, veziri ve çeşitli ileri gelenlerle birlikte Hamedan yakınlarında ele geçirdi, ona saygılı davrandı ve onu Marağa'ya getirdi; ancak halife ve arkadaşları kraliyet çadırındayken, büyük bir Nizari grubu çadıra girdi, El-Mustarshid ve arkadaşlarını katlettiler halife defalarca bıçaklandı. Sultan Mesud'un ve hatta Sultan Sencer'in (imparatorluğun sözde hükümdarı) suikastin arkasında olduğunu (veya en azından kasıtlı olarak ihmal ettiğini) öne süren söylentiler ortaya çıktı. Suikast haberi üzerine Alamut'ta yedi gün boyunca kutlamalar yapıldı.[4][6][7] Halifenin gelişinden kısa bir süre sonra Marağa valisi de öldürüldü. Alamut'ta Kiya Buzurg-Ummid döneminde, bir Tebriz valisi, bir İsfahan valisi ve bir Qazvin müftüsü de dahil olmak üzere diğer birkaç Selçuklu eliti de öldürüldü - suikast sayısı Hassan Sabbah'ın saltanatından oldukça kısadır.

    El-Mustarshid'in oğlu ve halefi al-Rashid de Selçuklu hanedanı çatışmalarına karıştı ve Selçuklu hakimler ve hukukçulardan oluşan bir meclis tarafından tahttan indirildikten sonra 5-6 Haziran 1138'de İsfahan'a vardığında Nizariler tarafından öldürüldü. Onun ölümü de Alamut'ta yeni İmam Muhammed bin Buzurg-Ummid'in ilk zaferi olarak kutlandı. Ancak bu İsfahan'da Nizarilerin büyük bir katliama uğramasına sebep oldu. Irak Selçuklu Sultanı Davud, 1143'te Tebriz'de dört Suriyeli suikastçı tarafından öldürüldü. İddiaya göre, Sultan'ın onu tahttan indirmesinden korkan Musul hükümdarı Zengi tarafından gönderildiler. Sultan Mesud'un Alamut'a yönelik saldırısı aynı yıl püskürtüldü.[4][8]

    Muhammed'in hükümdarlığı sırasında on iki başka suikast daha kaydedildi: Sultan Sencer'in bir emiri ve yandaşlarından biri olan Yamin el-Devle Harzemşah (Harazm hanedanının bir prensi; 1139/1140), Gürcü bir prens(?) Ve Tabaristan'daki yerel yöneticiler, bir vezir ve Nizarilerin katledilmesine izin veren Kuhistan (1138/1139), Tiflis (1138/1139) ve Hamadan (1139/1140). Kadısı öldürüldü[4]

    Muhammed'in hükümdarlığı döneminde azalan suikast sayısı, Nizarilerin çoğunlukla kaleler inşa etmekle ve komşu topraklarla yerel çatışmaları ele almakla, özellikle de Nizarilerin merkezi Kazvin arasındaki baskınlar ve karşı baskınlarla meşgul olması gerçeğiyle ortaya çıkıyor. Bu dönemde Nizariler İki önemli bölgesel düşmanları Taberistan valisi ve Rey valisi Abbas öldürüldü. Abbas, Sultan Mes'ud tarafından öldürüldü; Nizari kaynakları cinayeti Nizarilerle arası iyi olan Sultan Sencer'in kışkırttığını iddia ediyor. Başka yerlerde de Sultan Sencar'la çatışmalar olduğu bildiriliyor

    II.Hasan ve oğlu II.Muhammed döneminde Alamut bazı baskınlar ve bir Abbasi vezirine suikast dışında çoğunlukla olaysız geçti çünkü II.Hasanın ilan ettiği Kıyamet bayramı nedeniyle Nizariler zevk ve sefahat alemindeydiler.[4]

    KronolojiDüzenle

    Miladi Takvime göre Hicri Takvime göre Olaylar
    Miladi 1053 445 Hicri Hasan Sabbah Kum'da doğdu
    Miladi 1075 467 İsfahan'a Seyahat etti.
    Miladi 1077 469 Mısır'a seyahat etti
    Miladi 1078 471 Kahire'ye vardı.
    Miladi 1080 Hicri 473 İsfahan'a dönüş
    Miladi 1090 Hicri 483 Alamut Kalesi'nin ele geçirilmesi
    1091 Hicri 484 Kuhistan kalesinin ele geçirilmesi
    1092 485 Alamut tahkimatlarının iyileştirilmesi
    1095 488 Nizari' mezhebinin oluşumu
    1099 492 Girduh Kalesi'ni ele geçirilmesi
    1100 493 Muhammed Tapar ve Sultan Sencer arasında savaş
    1101 494 Berkyaruk ve Sencer'in Hasan Sabah'a karşı ittifakı
    1102 495 Lambasar Kalesi'nin ele geçirilmesi
    1103 496 İsmaili daileri Şam'a gönderildi
    1107 500 İsmaililere karşı Sünni alimler tarafından fetva çıkarılması
    1110-117 503 ila 511 Muhammed Taparın İsmaililerle savaşı
    1117 511 Rudbar Kuşatması
    Miladi 1124 518 Alamut'ta Sabah'ın ölümü

    KaynakçaDüzenle

    1. ^ a b c d e f Great Seljuk Empire (İngilizce). Edinburgh University Press. 2015. s. 75. ISBN 978-0-7486-9807-3. 2 Ağustos 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Ekim 2020. 
    2. ^ Bernar Lewis, Haşişiler s.39-40. Sebil yayınevi. 
    3. ^ Peace and Conflict Studies (İngilizce). SAGE. 2008. s. 53. ISBN 978-1-4129-6120-2. 
    4. ^ a b c d e f g h i j k l m n o The Assassins: A Radical Sect in Islam (İngilizce). Orion. 2011. ss. 54—. ISBN 978-0-297-86333-5. 
    5. ^ Lewis, Bernard (2003). The Assassins: A Radical Sect in Islam. New York: Perseus Books Group, pgs. 53-57
    6. ^ Cook (1 Ocak 2012). "Were the Ismāʿīlī Assassins the First Suicide Attackers? An Examination of Their Recorded Assassinations". The Lineaments of Islam (İngilizce): 97-117. doi:10.1163/9789004231948_007. 9 Temmuz 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Ekim 2020. 
    7. ^ Turko-Mongol Rulers, Cities and City Life (İngilizce). BRILL. 2013. s. 153. ISBN 978-90-04-25700-9. 
    8. ^ The Templars and the Assassins: The Militia of Heaven (İngilizce). Simon and Schuster. 2001. s. 102. ISBN 978-1-59477-873-5. 6 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Ekim 2020.