Tacülmülk Böri

Tacülmülk Böri, (Arapça (ﺗﺎﺝ ﺍﻟﻤﻠﻮﻙ ﺑﻮﺭﻱ), (? - o. 6 Haziran 1132)) Türk asıllı asker. Büyük Selçuklu Devleti altında, 1097-1128 arasında, Selçuklu devletinin ve ona tabi Böriler'in ikinci hükümdarı olarak Şam Atabeyiliği yapan yönetici. Şam Meliki Dukak öldükten sonra Suriye Selçuklu Devleti Şam Melikliğine taht naibi ve sonra Şam Atabeyi olan babası Tuğtekin yerine Şam atabeyliği naipliği yapmıştır. Kalıtsal Şam Atabeyleri olan Böriler hanedanı kurucusu olan babası Tuğtekin'den sonra ikinci Böriler Şam atabeyi.

Tacülmülk Böri
Böriler Şam Atabeyi
Hüküm süresi 1128-1132
Önce gelen Zahireddin Tuğtekin
Sonra gelen Şemsülmülk İsmail
Hanedan Böri Hanedanı
Babası Zahireddin Tuğtekin
Ölüm 6 Haziran 1132
Şam
Dini İslam

HayatıDüzenle

Atabey olmadanDüzenle

Tacülmülk Böri Türk asıllı olup Suriye Selçuklu Devleti Şam meliki Dukak'ın meliklik döneminde babası Zahiriddin Tuğtekin ile birlikte bu devletin ordusunda gulam olarak askerlik yapmakta idi.

Birinci Haçlı seferi'nde Haçlılar ordusu kâtî olarak Antakya'yı ellerine geçirdikten bir müddet sonra 13 Ocak 1099'da güneye Kudüs'e gitmek üzere Antakya'dan ayrıldı. Bu sırada Cabale küçük şehrinin yöneticisi olan Trablusşam Kadısı Fahrülmülk Bin Ammara şehrin idaresini Şam Meliki Dukak'a sattı. Bu küçük şehrin valisi olarak Tuğtekin'in oğlu Tacülmülk Böri atandı. Fahrülmülk Bin Ammara'in bu tutumuna karşı şehirliler başkaldırmışlardı ve Tacülmülk Böri bu isyanı hemen bastırdı. Fakat Tacülmülk Böri yönetime başlayınca şehir halkı yönetiminin gayet sıkı ve zalimce olduğu için ondan gayet hoşnutsuz oldular ve onu Dukak'a şikayet ettiler. Şam Meliki de Tacülmülk Böri'ye hemen görevinden uzaklaştırdı.[1]

1104'te Şam Meliki Dukak öldü ve yerine Meliklik tahtına daha yetişkin olmayan olan II. Tutuş getirildi. Fakat II. Tutuş daha yetişkin olmadığı için Tac El-Mülk Böri'nin babası olan Tuğtekin "Şam Atabeyi" unvanını alarak Dımaşk'ta meliklik taht naibi oldu. Babası Tuğtekin çok geçmeden II. Tutuş'u Şam Melikliği tahtından indirdi ve yerine Dukak'ın ikinci oğlu ve II. Tutuş'un küçük kardeşi olan Muhiddin Bektaş'i Şam Meliki yaptı. Yine kısa bir müddet sonra Tuğtekin Muhiddin Bektaş'ı da Şam Meliklik tahtından uzaklaştırdı. Bundan sonra Şam Melikliği ortadan kalktı ve bu devlet yerine Büyük Selçuklu Devletine tabi Şam Atabeyliği kuruldu. Kurulan Şam Atabeyliği kalıtsal olarak Böriler adını alan Tuğtekin ve onun ahfadının eline geçti. İlk Böriler hükümdarı Tuğtekin oldu. Babası Tuğtekein böylece Şam Atabeyliği işleri ile uğraşırken oğlu olan Tac El-Mülk Böri Şam'da onun yardımcısı olarak görev yaptı.[1]

1103'de Birinci Haçlı Seferi komutanlarından olan Toulouse Kontu Raymond de Saint-Gilles Trabluşsam'a saldırdı. Raymond Saint Gilles bu şehir ve bölgede bir Frank Haçlı devleti kurmaya karar vermişti. Saldırma ordusunda Raymond'un Avrupa'dan birlikte getirdiği askerleri yanında 1101'de yeniden Haçlı seferi için Filistin'e gelen Provanslı Franklar, Cenovalılar ve Pisalılar da bulunmakta idi. Raymond Saint Gilles'in başlattığı Haçlılar Trablusşam kalesi kuşatması zaman zaman kaldırılarak ve tekrar tekrar yeniden kuşatmaya alınarak ta 1109'a kadar sürdü. Tacülmülk Böri babası Tuğtekin'in bu kuşatmayı kaldırmak için yaptığı birkaç saldırıya katıldı. Babası Tuğtekin'in 1106'da yaptığı Haçlı kuşatmacılar karşı yaptığı saldırıda kuşatma kırıldı ama Şam ordusu geri çekilince Haçlılar şehri tekrar kuşatmaya aldılar. Kuşatma sırasında Raymond Saint Gilles öldü. Yerine varisi Alfonso-Jordan Toulouselu kuşatmaya devam etti ama o da şehri alamadan oldu. Haçlılara ancak 1010'da şehri ellerine geçirdiler. Bu şehirde Haçlılar devleti olarak Trablus Kontluğu'ni kurdular ve Raymond Saint Gilles'in gayrimeşru oğlu olan Bernard Toulouselu ilk Haçlılar Trablus Kontu oldu. ref name="grousset"/>

Nisan 1110'de babası Şam Atabeyi Tuğtekin Baalbek şehrine saldırıda bulunup şehri kuşatıp sonunda kaleyi eline geçirdi. Oğlu ve varisi olan Tacülmülk Böri'yi Baalbek valisi olarak atandı.[1]

1119'de Kudüs Kralı II. Baudouin Adraat'a saldırıya geçmişti. Bu saldırıyı durdurmak için Şam Atabeyliği ordusu Tacülmülk Böri komutasında harekâta geçti. Bu ordu Haçlılar ordusunu bir tepe üzerinde durdurmayı başardı. Haçlılar ordusu tepede siperler kazarak savunmaya geçtiler. Tacülmülk Böri komutasındaki Şam Atabeylik ordusu bu tepeye hücuma geçti ama Haçlıların siperlerden gayet şiddetle direniş göstermesi nedeni ile başarısız kalıp geri geçildi.[1]

Kudüs Kralı II. Baudouin 1124'ten itibaren gayet mütecaviz olarak Suriye batısında harekâta geçmişti. 1126 başında Şam Atabeyi Tuğtekin ve oğlu komutasındaki Şam Atabeyliği ordusu, Kudüs Kralı II. Baudouin'in saldırılarını durdurmak için sefere çıktılar. 25 Ocak 1126'da babası Tuğtekin komutasında Tacülmülk Böri'nin da katılmış olduğu Şam Atabeyliği ordusu Kudüs Kralı ile yaptığı "Șakhab Muharebesi"'nde mağlup düştü. Tuğtekin büyük zayiat verip ancak ordusunun kalan küçük bir kısmı ile Şam'a geri çekilmek zorunda kaldı. Verilen zayiat dolayısıyla Şam savunulamayacak bir hale gelmişti. Fakat Kudüs Kralı'nın Haçlılar ordusu da bu muharebede büyük zayiat vermişti ve Şam'a saldırma imkânı bulunmamakta idi. Şam böylelikle Haçlılar istilasından kurtuldu.[1]

Atabeylik dönemiDüzenle

Babası Şam Atabeyi Tuğtekin Şubat 1128'de Şam'ta öldü. Babası hasta olarak yatakta iken oğlu Tacülmülk Böri'yi Şam Atabeylik varisi olarak ilan etmişti. Bu nedenle Tacülmülk Böri hiçbir rakip hükümdar adayı olmadan Şam Atabeyi olarak tahta geçti. Büyük Selçuklu Devleti'nin tabi olan Şam Atabeyliğini kalıtsal olarak Böriler tarafından yöneten ikinci tabi hükümdar oldu.[2]

Babası daha yaşamakta ve Atabey olarak görev yapmakta iken Alamut'ta bulunan Hasan bin Sabbah liderliğindeki Haşhaşiler Suriye üzerinde etkilerini "Behram" adında yeni bir lider altında yeniden organize etmişler ve Şam Atabeyliği içinde gayet büyük siyasi güç kazanmışlardı. Şam Atabeyliği Veziri Tahir Mazdagani, onların mezhebine bağlı olmamakla beraber, Haşhaşilere açıkça destek sağlamakta idi. Haşhaşiler Şam Atabeyliği devlet yönetimini ellerine geçirmişlerdi ve hatta şehirde kendileri komutasında bir özel askeri birlik bulundurmakta idiler. Şam halkı atabey Tuğtekin öldüğü zaman Haşhaşilerin Şam şehrini ellerine alacaklarından korkmakta idi. Gerçekten Haşhaşiler ve onlara yakın vezir Haçlılar Kudüs Krallığı ile müzakereler yapıp Şam'ı ele geçirip Kudüs Krallığı'na vermek için planlar yapmışlardı.

1228'de Böriler Şam Atabeyi olarak tahta geçen Tacülmülk Böri'nin ele aldığı ilk önemli politik tedbir Haşhaşilerin Şam şehri içindeki iktidar gücünü azaltmak hedefiyle oldu. Vezir Mazdagani devlet ilerigelenleri ile yapılan bir önemli toplantıdan sonra yeni atabey Tacülmülk Bori'nin bir işareti ile ilerigelenlerden biri tarafından kafası kılıçla uçurularak öldürüldü. Sonra da Şam halkı desteği ile tüm Haşhaşiler, dostları, yandaşları ve onlara yakınlık gösteren herkes halk tarafından yakalanıp öldürüldüler. Haşhaşilerin liderlerinin cesetleri Şam kalesi duvarlarından asıldılar.[2]

Çok geçmeden bunun Haşhaşilere kızgın olan şehir halkının bir güç gösterisi olmadığı ve Şam Atabeyliği'nin hatta bir Müslüman şehri olan Şam şehrinin Haçlılara teslimi ile tekrar Hristiyanlaştırılması hakkında komplo planı bulunduğu ortaya çıktı. Bu halk hareketinin Suriye ve Şam'taki Müslümanları büyük bir felaketten kurtaran bir uğraş olduğu anlaşıldı. Haşhaşiler ve atabeylik veziri Mazdagani Kudüs Kralı II. Baudouin ile gizli görüşmeler yaptıkları ve bu görüşmeler sonunda Vezir Mazdagani'nin yazılı olarak Haçlılar Kudüs Krallığı'na Şam şehrini teslim etmeyi ve buna karşılık Vezir Mazdagani ve Haşhaşilere Haçlıların Sur şehrini geri vermesi üzerinde anlaşma yapıldığını açıklayan bir mektubu bulunduğu sonradan ortaya çıktı. Bu anlaşma ile yeni Şam Atabeyi Tacülmülk Böri'nin Haşhaşilerin bir suikastı ile öldürmesi de kabul edilmekte idi. Hatta bu anlaşmaya göre bu komplonun belirtilmiş bir Cuma günü yapılması bile kabul edilmişti. Fakat Tacülmülk Böri'in Veziri Madagani'nin öldürülmesi ile bu vatan ihaneti ve hükümdar suikastı komplosu önceden ortaya çıkartıp önlenmiş idi.[2]

Kudüs Kralı bu komplonun ifşa edildiğinden haberdar değildi. Şam'daki Haşhaşilerin öldürülmesinden kurtulan Haşhaşiler Haçlılara Kudüs Kralı II. Baudouin'e sığındılar. İdaresini ellerine geçirmiş oldukları ve Kudüs ile Şam yoluna hakim olan ve Baniyas kalesini de Haçlılar Kudüs Kralına teslim ettiler.[2]

Bundan birkaç hafta sonra Kudüs Kralı II. Baodouin büyük bir Haçlılar ordusu ile Şam kalesi önüne geldi. Bu Haçlılar ordusunda Haçlılara devletleri olan Kudüs Krallığı (ve 10 yıl önce kurulan Tapınak Şövalyeleri), Antakya Kontluğu, Edessa Kontluğu, Trablus Kontluğu ve batı Avrupa'dan yeni gelmiş olan askerler bulunmakta idi ve yaklaşık 10.000 ağır süvari şövalye ve bir o kadar da piyade gücü bulunmakta idi. Bu saldırı Şam Atabeyi Tacülmülk Bori tarafından önce haber alınmıştı ama Şam'ta yeniden bir ordu toplamak zor oluştu. Tacülmülk Böri göçmen Türkmen aşiretlerinden ve bölgede bulunan Arap Bedevilerinden, onlara eğer Haçlılar yenilirlerse büyük ganimetler sağlayacağını vadederek, asker toplamıştı.[2]

Kuşatma sırasında Eylül ayı başında hava gayet yağmurlu geçmeye başladı ve yağan ağır yağmurlar yüzünden kale etrafındaki araziler çamur batak haline döndü. Kasım ayında Şam Atabeylik ordusunun bir gözlem birliği, birkaç bin Haçlılar askerinin "Gavta Düzlüğü"'nde insan ve hayvan için iaşe ve erzak toplama için bir harekât yapmakta olduğunu gözledi. Tacülmülk Böri kuşatılan ordusunun büyük bir kısmını bu Haçlılar birliği üzerine sürdü. Böylece onlara bir baskın yaptı ve onların topladığı iaşe ve erzakların hepsini kaleye götürdü. Bu ordu geri döndükten sonra Haçlı ordusunun kuşatma ordugahına saldırıda bulunmaya karar verildi. Ama kuşatmacı Haçlılar ordusu kuşatmaya devam etmeyi sonunda imkânsız bulmuştu. Şam Atabeylik ordusu onların karargahına hücuma geçmeye hazırlanırken görülmeye başlayan alevler ve duman püsküren büyük bir ateş Haçlılar ordusunun kuşatmayı bırakıp geri çekilmeden ordugahlarını boşaltıp ve taşınması zor olan alet ve eşyalarını yakmakta olduklarını göstermekteydi. Kudüs Krallığı ve diğer Haçlıların Şam kuşatması 5 Aralık 1129'a kadar sürmüştü. Sonunda Haçlılar Kudüs Krallığı ordusu Kudüs'e çekildi.[1][2]

Mayıs 1131'de Şam Atabeyi Tacülmülk Böri iki Haşhaşiler fedaisi tarafından bir diğer suikasta maruz kaldı ve gayet ağır yaralar aldı. Şam'da bulunan en iyi doktorlar tarafından tedavi edildi; yaraları iyileşmeye başladı ve bir nekahat döneminde istirahat yapması gerekmekte idi. Fakat Tacülmülk Böri istirahat yapmayı gayet zor bulmakta idi ve bir at gezintisi yapmaya karar verdi. Bu at gezintisi sırasında yaraları yeniden açıldı ve tedavi edilmesi imkânsız olup Haziran 1132'de hayata gözünü yumdu.[1]

KaynakçaDüzenle

  1. ^ a b c d e f g Grousset, Rene (1934 Yen.bas. 2006) Histoire des croisades et du royaume franc de Jérusalem - I. 1095-1130 L'anarchie musulmane, Paris:Perrin. ((Fransızca)
  2. ^ a b c d e f Maalouf, Amin (Tr. çev. Mehmet Ali Kılıçbay) (son.bas. 2006) Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları ISBN : 9789750811210

Dış kaynaklarDüzenle

  • Alptekin, Coşkun (1985) Dimaşk Atabeyliği (Toğ-Teginliler), İstanbul:Marmara Üniversitesi Yayın. s.87-99
Resmî unvanlar
Önce gelen:
Zahireddin Tuğtekin
Böriler Şam Atabeyi
1128-1132
Sonra gelen:
Şemsülmülk İsmail