Homo erectus

dik İnsan

Homo erectus (Latince dik insan), soyu tükenmiş bir Homo türüdür.

Vikipedi:TaksokutuVikipedi:Taksokutu
Homo erectus
Korunma durumu: Soyu tükenmiş (EX)
Fosil dağılımı: Pliyosen ve Ploistesen dönemi
Homme de Tautavel.jpg
Bilimsel sınıflandırma
Âlem: Animalia (Hayvanlar)
Şube: Chordata (Kordalılar)
Sınıf: Mammalia (Memeliler)
Takım: Primates (Primatlar)
Alt takım: Haplorrhini
İnfra takım: Simiiformes
Parvorder: Catarrhini -Eskidünya maymunları
Üst familya: Hominoidea -İnsansılar
Familya: Hominidae -Büyük insansılar
Alt familya: Homininae
Oymak: Hominini
Alt oymak: Hominina
Cins: Homo - İnsan
Tür: Homo erectus- Dik duran insan
Binominal adı
H. erectus
Dubois, 1894
Alt türleri

İlk kez 1894 yılında Eugénes Dubois tarafından "Pithecanthropus erectus" olarak adlandırılmıştır. Dubois tarafından 1891 Ağustos'unda başlanan kazılarda, Ekim 1891'de kafatası kemiği, daha sonra da uyluk ve bacak kemikleri bulunmuştur. Bulunan kemikler bu türün dik durduğunu göstermiş bu yüzden "dik insan" da denmiştir. Dubois, bunun insanlar ve maymunlar arasındaki "kayıp parça" olduğunu iddia etse de 1923 yılına kadar fosilleri bilim insanlarıyla paylaşmamıştır. Dubois'in bu davranışı, bu türün ve fosillerin bir aldatmaca olduğu iddialarını da beraberinde getirmiş, ancak 1944 yılında Amerikalı biyolog Ernst Mayr, yaptığı çalışmalar sonucunda bu fosilleri "Homo erectus" olarak teyid etmiştir.[1][2].

H.erectus'un yaklaşık 1.9 milyon yıl önce ortaya çıktığı ve yaklaşık 200.000 yıl önce veya daha önce yok olduğu düşünülüyor. Aynı zamanda H.erectus'un dolaylı veya direkt olarak Homo Sapiens'in atası olduğu genel olarak kabul gören bir görüştür. Homo erectus Afrika, Asya ve Avrupa'ya kadar çok geniş bir alana yayılmış bunun sonucunda birçok farklı türe evrimleşmiştir.

Homo erectus'un Fiziksel ÖzellikleriDüzenle


Bulunan Homo erectus fosilleri yaklaşık 1000 cm küp hacme sahip olsa da birçok değişiklik gösterebiliyor. Java adasında bulunan fosiller ile Zhoukoudian'da bulunan fosiller arasında 160 cm küpe kadar fark görülüyor. Gongwangling'de bulunan fosiller ise 780 cm küp hacme sahip. Asya'da bulunan bu kafatası hacimleri arasındaki farka neden olan şeyin bu popülasyonların zamanla evrimleşerek birbirinden farklı özelliklere sahip oldukları düşünülüyor. Aynı şekilde Afrika'da bulun fosillerin kafataslarının hacmi de 850–1067 cm küp arasında değişkenlik gösteriyor. H.erectus kafatası hacmi Homo Sapiens'ten daha az olsa da Homo habilis ve Australopithecus türlerinden daha büyüktür. H.erectus ve Australopithecus türleri arasındaki kafatası hacmi farkı H.erectus ve H.sapiens türleri arasındaki farktan daha fazladır. H.erectus kafatası dışında daha yapılı yüze sahiptiler aynı zamanda yüzün alt kısımları daha öndeydi. H.sapiens ve H.habilis türlerinin aksine geç Australopithecus ve H.erectus türleri daha kalın kafatası kemikleri ve gelişmiş kaş sırtlarına sahiptiler. H.erectus'un diğer farklı özellikleri: basık alın, daha alçak ve güçlü çene kasları, çok daha kalın dişleri vardır. H.sapiens'e kıyasla çoğu kemikleri daha sağlamdı, H.habilis ve sapiens'e kıyasla daha kalın boyun kaslarına sahiptiler. Diğer erken Homo türleri ve Australopithecus türlerine kıyasla daha uzun ve çıkıntılı burun köprüleri vardı. Bu özelliğin H.erectus bireylerinin nefes verirken daha az nem kaybetmelerini sağladığı ve bu sayede çok daha kolay göç ettikleri düşünülüyor.[3] Boyları da genellikle 1.4-1.8 metre arasında değişip kiloları da 40–70 kg arasında değişiklik göstermektedir.

Asya FosilleriDüzenle

20.yüzyılın başlarında Asya'da birkaç konumda H.erectus ile ilgili fosiller Java adasında birkaç farklı konumda bulunmaya başlandı bunlar: Kedung brubus, Mojokerto, Sangiran, Ngandong, Sambungmacon ve Ngawi'dir. 1920'lerde ise Çin'de özellikle Zhoukoudian başta olmak üzere fosiller bulunmaya başlandı. Bu fosillerin en popüleri Pekin Adamı'dır. Zhoukoudian dışında Gongwangling, Chenjiavo, Nanjing yakınındaki Hulu mağarası, Hexian'da birçok fosil bulunmuştur.[3]

Afrika FosilleriDüzenle

Afrika'da 1933 yılında Fas'ta başlayarak birçok H.erectus fosili bulundu. 1955 yılında Cezayir, 1971 yılında yine Fas'ta, 1960 yılında Tanzanya'da ve 1970 yılında Kenya'da olmak üzere birçok fosil bulundu. Bunların en popüleri Turkana gölü yakınında bulunan Turkana Çocuğu'dur.[3]

Avrupa FosilleriDüzenle

Asya ve Afrika'nın aksine Avrupa'da bulunan fosillerin H.erectusa ait olup olmadıkları çok tartışılmıştır. 1993 yılında Boxgrove İngiltere'de, İspanya Atapuerca'da, 1907 yılında Almanya Heidelber'de bulunan birçok fosilin başlarda H.erectus'a ait oldukları düşünülse de daha sonra Homo heidelbergensis olarak tanımlandırılmıştır.

Homo erectusun Avrupa'daki varlığı ile ilgili en ikna edici kanıt ise 1994 yılında İtalya Ceprano'da bulunan kafatası fosilidir. Bunların haricinde 1991 yılında Gürcistan'da bulunan çene fosili de önemli bir bulgudur.[3]

Homo erectus ve Homo sapiens arasındaki bağDüzenle

Homo erectus'un Homo sapiens'e evrimleşip evrimleşmediği veya nasıl evrimleştiği bilim dünyasında çok tartışılan ve kesinliğe ulaşamamış bir konudur. Birtakım bilim insanları Homo erectusun direkt Homo sapiense evrimleştiğini düşünürken birçok bilim insanı da Homo erectusun Homo heidelbergensis veya Homo rhodesiensise evrimleştiği ve onların da H.sapiense evrimleştiğini düşünüyor. Aynı zamanda Homo ergaster olarak da adlandırılan Afrika'daki erken H.erectus türlerinin de H.sapiense evrimleşmiş olabileceği düşünülmektedir.[3]

Homo erectus ve YemekDüzenle

Homo Türleri ile ilgili en temel görüşlerden biri, doğu afrikada ormanların azalması sonucu erken Homo türlerinin ve öncesindeki Australopithecus türlerinin savanlarda yaşaması sonucu duruşlarının dikleşmesi, et ağırlıklı beslenme ve avcılığın gelişmesidir. Avcılığın gelişmesi sonucu sosyal ilişkiler gelişmiş, beyin daha komplex bir hal almıştır. Daha sonra H.erectus ateşi kullanmayı keşfetmiş ve H.erectus ve sonrasındaki Homo heidelbergensis gibi türler de ateşi avlanmak için kullanmışlardır. H.erectus bireylerinin de diğer Homo türleri gibi bolca et ile beslendikleri ve avcılık için alet kullandıkları da bilinmektedir ancak diyetlerinin çoğunu bitki ve meyveler oluşturuyordu.[4]

KaynakçaDüzenle

  1. ^ "Arşivlenmiş kopya". 6 Şubat 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Mayıs 2020. 
  2. ^ Natural history of Homo erectus,Susan C. Anton,Departhment of Anthrropology, New York Unıversity, New York, New York 1003
  3. ^ a b c d e "Arşivlenmiş kopya". 20 Mayıs 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Mayıs 2020. 
  4. ^ https://www.annualreviews.org/doi/abs/10.1146/annurev.anthro.35.081705.123153