Ana menüyü aç
Siyanür, CN

Siyanür, bir karbon ve ona üçlü bağ ile bağlanmış bir azot içeren C≡N grubuna sahip kimyasal bileşiklere verilen addır. Bu grup aynı zamanda siyano grubu olarak da bilinir.[1] Organik ve inorganik çeşitleri bulunan siyanürler özellikle endüstride kullanılmaları için üretilmektedir. İnorganik siyanüre örnek olarak çok zehirli potasyum siyanür, organik siyanüre örnek olarak da zehirli olmayan asetonitril verilebilir. Her siyanür yüksek oranda zehirli değildir.

Organik siyanür bileşikleri nitril grubu olarak isimlendirilir ve toksisiteleri düşüktür.[2] Sitalopram, fadrozol ve ledrozol gibi ilaçlar bu gruba örnek olarak gösterilebilir. Öte yandan siyanürü doğal olarak üreten birçok bitki, bakteri, mantar ve böcek de vardır. Kiraz, badem, kayısı, şeftali ve erik çekirdekleri, fasulye, patates, turp, lahana, şalgam, brokoli ve mısır gibi bitkiler siyanürlü bileşikleri, otçul hayvanlara karşı bir savunma mekanizması olarak doğal bir şekilde üretmektedir.[3] Ancak bazı organik siyanür bileşikleri hidrojen siyanür saldıkları için yüksek oranda zehirlidir.

Endüstride ise genellikle taşıma ve saklama güvenliği sebebiyle toksik sodyum siyanür ve trityum siyanür tuzları demir çelik endüstrisi ve maden sanayi gibi çok çeşitli sanayi kollarında kullanılmakla beraber gaz formu hiydrosiyanik asit (HCN') akrilik fiber, plastik üretimi ve sentetik kauçuk uygulamalarında sıklık ile kullanılmaktadır. Hidrosiyanik asit 28 santigrat derecede kaynama noktasına ulaşır ve acı badem kokusuna sahiptir. Siyanürün en tehlikeli ve zehrili formlarından biridir.[4]

Kullanım alanlarıDüzenle

Günümüzde çeşitli siyanür çeşitleri farklı endüstri kollarında kullanılmaktadır. Bunlardan en önemlisi kimyasal üretim endüstrisidir. Bunu naylon, poliamit, akrilik ve plastik üretim sanayileri takip eder. Madencilikte de altın ve gümüş liç proseslerinde kullanılmaktadır.

Madencilikte kullanımDüzenle

Madencilikte siyanür kullanımı 1880'li yıllara dayanmaktadır. Özellikle altın ve gümüş üretiminde kullanılan siyanürün, kapalı devre sistemler ile kullanımı gerçekleşmektedir. Üretim sonucu oluşan atıklardaki siyanürü uzaklaştırmak INCO prosesi gibi çeşitli prosesler ile mümkündür. Madene uygun planlama, yönetmelikler ve günümüz teknolojisi ile siyanürün taşıdığı riskler ortadan kaldırılmaktadır.

Siyanür liçiDüzenle

Altın ve gümüş gibi kıymetli metallerin üretiminde siyanür liçi prosesi uygulanır. Bunun en temel sebebi, siyanür liçinin yüksek verimliliği ve hızıdır. Kıymetli metaller, alkali koşullarda seyreltik siyanür çözeltisinde çözündürülür. Siyanür türleri içinde, bu amaçla kullanımı en uygun olan NaCN tuzudur. Liç prosesi sırasında, altın siyanürle bileşik yaparak sıvı faza geçer. Bu olay sırasında gerçekleşen temel reaksiyonlar:[5]

4 Au + 8 NaCN + O2 + 2 H2O → 4 NaAu(CN)2 + 4NaOH
2 Ag + 2 CN- + O2 + 2H2O → 2 Ag(CN)2 + H2O2 + 2 OH-

Ortamın pH'nın asitleşmesi durumunda, NaCN bozunarak HCN'ye dönüşür. Bu durumda siyanür sıvı formdan, gaz formuna dönüşür ve bu halde çevre ve yaşayan canlılar için tehlike oluşturur. Bu sebeple güvenlik sağlanması için, NaCN'nin bulunduğu ortama kireç ilave ederek pH'ı 10-11 civarında tutulur.

Siyanür zehirlenmesiDüzenle

 
Boş Zyklon B şişeleri. Siyanür bazlı Zyklon B, II. Dünya Savaşı'nda yaklaşık 1 milyon kişiyi gaz odalarında öldürmek için kullanılmıştır.[6]

Yüksek miktarda siyanür, insanları da kapsayan pek çok hayvan için tehlike arz etmesine rağmen eser miktarda insan vücudunda ve çeşitli yiyeceklerin içinde bulunur. Vücutta depolanmaz, kanserojen değildir. Günümüzde en çok sigara dumanı ve yangınların dumanının solunması ile maruz kalınmaktadır.[7] Siyanür kanda bulunan methemoglobin'e irreversible (geri dönüşümsüz) bir şekilde bağlanarak etkinlik gösterir. Bu özelliği kanın dokulara oksijen perfüzyonunu sağlayamaması sonucu hipoksiye ve sonuçta hipoksik şok ve ölüme neden olur.[8] Oksijen mevcuttur fakat kanda taşınamaz. Vücut adeta oksijen havuzunda boğulur.

TedaviDüzenle

Tedavide amaç zehirli maddenin zehirsiz başka bir metabolite çevrilmesidir. Günümüzde siyanür zehirlenmesi tedavisi için hidroksikobalamin kullanılır. Bu madde siyanüre bağlanarak, siyanürün böbrekler yolu ile zararsızca vücuttan atılabilen siyanokobalimine dönüştürülmesinde rol oynar.[9] Eski metotlara karşı en büyük avantajı methemoglobin oluşumunu engellemesidir.

Daha eski bir tedavi yöntemi ise hastaya sodyum nitrit verilmesidir. Bu madde methemoglobin'e siyanür ile yarışmalı olarak bağlanır ve siyanür bu sayede methemoglobine bağlanamaz. Daha sonra verilen sodyum tiyosülfat ise siyanür ile reaksiyona girerek tiyosiyanat oluşturur. Bu madde vücut için toksik değildir ve böbreklerden atılır.[10]

KaynakçaDüzenle

  1. ^ IUPAC Gold Book cyanides
  2. ^ "Cyanide". Chemeurope.com. Erişim tarihi: 11 July 2019. 
  3. ^ "ToxFAQs for Cyanide". Agency for Toxic Substances and Disease Registry. July 2006. Erişim tarihi: 2008-06-28. 
  4. ^ Anon (June 27, 2013). "Facts about cyanide:Where cyanide is found and how it is used". CDC Emergency preparedness and response. Centers for Disease Control and Prevention. Erişim tarihi: 10 December 2016. 
  5. ^ Rubo, Andreas; Kellens, Raf; Reddy, Jay; Steier, Norbert; Hasenpusch, Wolfgang (2006). "Alkali metal cyanides". Ullmann's Encyclopedia of Industrial Chemistry. doi:10.1002/14356007.i01_i01. ISBN 978-3527306732. 
  6. ^ Hayes, Peter (2004). From Cooperation to Complicity: Degussa in the Third Reich. Cambridge; New York; Melbourne: Cambridge University Press. ISBN 0-521-78227-9.
  7. ^ http://www.atsdr.cdc.gov/toxfaqs/tf.asp?id=71&tid=19
  8. ^ Biller, José (2007). Interface of neurology and internal medicine (illustrated bas.). Lippincott Williams & Wilkins. s. 939. ISBN 978-0-7817-7906-7. , Chapter 163, page 939
  9. ^ eMedicine'de Cyanide Toxicity~treatment
  10. ^ Chaudhary, M.; Gupta, R. "Cyanide Detoxifying Enzyme: Rhodanese" Current Biotechnology, 2012, vol. 1, pp. 327-335. DOI:10.2174/2211550111201040327

GenelDüzenle