Salih Bozok

Türk asker ve siyasetçi

Salih Bozok (1881, Selanik - 25 Nisan 1941, İstanbul), Türk asker ve siyasetçi. Mustafa Kemal Atatürk'ün çocukluk arkadaşıydı ve daha sonra yâverliğini yaptı. Atatürk'e en yakın kişi olarak bilinir.[kaynak belirtilmeli]

Salih Bozok
Türkiye Büyük Millet Meclisi
2., 3., 4., 5. ve 6. dönem milletvekili
Görev süresi
11 Ağustos 1923 - 25 Nisan 1941
Seçim bölgesi 1923 – Yozgat
1927 – Yozgat
1931 – Bilecik
1935 – Bilecik
1939 – Bilecik
Kişisel bilgiler
Doğum 1881
Selanik, Osmanlı İmparatorluğu
Ölüm 25 Nisan 1941 (60 yaşında)
İstanbul, Türkiye
Defin yeri Cebeci Askerî Şehitliği, Ankara
Partisi Cumhuriyet Halk Partisi
Evlilik(ler) Düriye Bozok
Pakize Bozok
Çocuk(lar) Cemil Bozok (1907-1994)
Sabiha Bozok-Yenen (1909-1993)
Muzaffer Bozok (1920-2006)
Bitirdiği okul Harp Okulu
Mesleği Asker
Ödülleri Kırmızı-Yeşil şeritli İstiklâl Madalyası
Askerî hizmeti
Bağlılığı  Osmanlı (1905-1919)
 Türkiye (1919-1926)
Hizmet yılları 1905-1926
Rütbesi Yarbay
Çatışma/savaşları Balkan Savaşları
I. Dünya Savaşı
Türk Kurtuluş Savaşı
Türk Orduları Başkomutanı Mareşal Gazi Mustafa Kemal Paşa ile İzmit'te, 1923. (Soldan sağa: Yaver Şükrü Ali, Başyaver Salih, Mustafa Kemal Paşa, TBMM Muhafız Taburu Komutanı İsmail Hakkı ve Yaver Muzaffer

HayatıDüzenle

Salih Bey 1881 yılında Selanik’te Yakup Paşa Mahallesi’nde dünyaya geldi. Annesi Çelebi Hanım ve babası Cafer Efendi'nin tek evladıdır. Çelebi Hanım bütün sevgisini Salih Bey’in üstünde toplamış ve bir dediğini ikiletmemiştir. Salih’in babası Cafer Efendi ise sert karakterliydi ve Çelebi Hanım ikisi arasında köprü olmuştur.[1]

Salih Bey iki evlilik yapmıştır. Biri Nuri Conker Bey’in kızkardeşi Dürriye Hanım, diğeri ise Salih Bey’in Atatürk’ün hastalığı esnasında Savarona Yatı’ndan o meşhur 7 Haziran 1938 tarihli mektubu gönderdiği Pakize Hanım’dır. Salih Bey’in çocukları Cemil S. Bozok, Sabiha Bozok-Yenen, Muzaffer Bozok’tur. Büyük oğlu Cemil S. Bozok’tan olma, Salih Bozok (Dr. Salih Bozok) adlı torunu vardır. Dürriye Hanım’ın babası Hoca Osman Efendi, zamanın yeni fikirleriyle yetişmiş oğlu Nuri (Conker) Bey ve damadı Salih Bey’e, "Farmasonlar" derdi. Onun dindarlığı tutuculuk derecesindeydi.[2]

Mustafa Kemal Atatürk ve Nuri Conker Bey, Salih Bey’in Selanik’ten mahalle ve okul arkadaşlarıdır. Bu üç arkadaşın arasında çocukluktan başlayan dostluk ve kardeşlik, ölüm onları ayırıncaya dek sürmüştür. Fikirleri 21. yüzyıla ulaşabilen tek lider olan Atatürk, bu iki arkadaşına karşı içtenliğini hiçbir zaman yitirmemiş, onlarla çocukluk günlerinde olduğu gibi şakalaşmıştır. Ayrıca sırlarını onlarla paylaşmaktan geri durmamıştır. Atatürk, canını ve değerli annesi Zübeyde Hanımı emanet ettiği Salih Bey’e mektuplarında şöyle hitaplarda bulunmuştur. “Ey Hazreti Salih, Kardeşim Salih, Kuzum Salihçiğim, Güzel Gözlü, Burma Bıyıklı Salihim.” Atatürk dostlarına karşı iltifatta bulunmaktan hiç kaçınmazdı. Atatürk’ün sevdiği, güvendiği bir kişi olan Salih Bey’in, çevresinde de aynı duygularla tanındığını ona takılan şu adlar göstermektedir: "Salih Selanik", "Sadık Salih", "Şen Salih", "Tatlı Salih", "Erkek Salih", "Muharip Salih", "Ahbap Salih" ve "Bozok Salih".

Salih Bey, Mustafa Kemal Atatürk'in yaşça akranıydı. Harp Okulunu aynı yıl bitirdiler. Kendisi jandarma sınıfına seçildi, Mustafa Kemal ise Harp Akademisine devam ederek kurmay oldu. Millî Mücadele'yi düzenlemek üzere Anadolu'ya geçmeden önce ve Suriye Cephesi'nde bulunduğu sırada Mustafa Kemal Paşa, Salih Bey'i "başyâver" görevine tâyin ederek yanına çağırdı. Sürekli beraberlik böyle başladı. Mustafa Kemal Paşa, meclis başkanı iken "Meclis Başkanlığı Yâverliği", Mustafa Kemal Atatürk Cumhurbaşkanı seçildikten sonra da "Cumhurbaşkanlığı Yâveri" olarak görev yaptı.

Salih Bey Ankara’da bulunduğu sırada, tarihsel adı Bozok olan Yozgat ilimizde, Milli Mücadele başlarında ortaya çıkan isyanın (bu isyan Çapanoğlu İsyanı olarak da bilinmektedir), Ankara Hükümeti tarafından bölgeye gönderilen Çerkez Ethem Bey komutasındaki Kuva-yi Seyyare birlikleri tarafından bastırılması eylemine, Çolak İbrahim Bey ile katılmıştır. Bu eylemde muvaffak olunmuştur.

Yarbay rütbesinde emekliye ayrıldıktan ve TBMM 2. Dönem'de (o dönemdeki adı Bozok olan Yozgat'tan) milletvekili seçildikten sonra da Mustafa Kemal'in yakınında kaldı. 4. Dönem'e kadar Yozgat ve daha sonraki dönemlerde Bilecik milletvekili seçildi.

10 Kasım, Salih Bey’in “Gidiyorum, işim bitti artık.” dediği gündü. Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümü üzerine, "Başkomutan yaversiz gidemez!" diyerek uzun süredir planladığı gibi kalbine kurşun sıkarak intihar teşebbüsünde bulundu. Söz konusu bu intiharın da son sahne olarak kullanıldığı, Zülfü Livâneli tarafından senaryosu yazılarak yönetilen Vedâ filminde ise; Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile Salih Bozok'un yakın ilişkisi, dostlukları ve birlikte verdikleri mücadele dolu yıllar beyaz perdeye aktarılmıştır. Kurşunun kalbini sıyırması nedeniyle hayatta kaldı. Atatürk olmadan geçen kısa yaşamında milletvekilliğine devam etti. 25 Nisan 1941’de, Suadiye’deki köşkündeyken hasta ve yorgun kalbi, Atatürk’ün vefatından 2.5 sene sonra durdu. Cenazesi İstanbul’dan Ankara’ya nakledilmiş olup, vasiyeti üzerine Cebeci Askeri Şehitliği’nde Nuri Conker’in yanına gömülmüştür.

Ölümünün üzerine bir gün sonra acı haber gazetelerdeydi. Cumhuriyet Gazetesi (26 Nisan 1941) "Elim bir zıya Bilecik mebusu Salih Bozok dün vefat etti." Ulus Gazetesi (26 Nisan 1941) "Acı bir kayıp Bilecik mebusu Salih Bozok vefat etti." Vakit Gazetesi (26 Nisan 1941) "Salih Bozok dün sabah vefat etti cenazesi bugün 2,25 treniyle Ankara’ya götürülecek." Vatan Gazetesi (26 Nisan 1941) "Bilecik mebusu Salih Bozok dün sabah rahmeti rahmana kavuştu cenazesi bugün Ankara’ya naklolunacak ve metfeni mahsusuna defnedilecek." Yeni Sabah Gazetesi (26 Nisan 1941) "Salih Bozok vefat etti." Ayrıca aynı gazetede Aka Gündüz’ün “Salih Bozok Atatürk’e Kavuştu” başlıklı yazısı bulunmaktadır.

Salih Bozok genel kabul gördüğü üzere çok ketum ve sır sahibidir. Cesur, neşeli, temiz kalpli, sabırlı, merhametli, vefakar, güvenilir ve sadık bir dost olan Salih Bey, anılarını ortaya koyduğu zamanda bile bu ketumca davranışını sürdürmüştür. Arkadaşları arasından sevilen, sayılan bir insandı. İyilik yapmak onun idealiydi. Canı pek kıymetliydi fakat Atatürk ile nefes alır, Atatürksüz nefessiz kalırdı. Açık sözlü, sevdiğini yürekten seven, Arnavut (dede tarafından Arnavut kökenliydi) inadı tuttuğu zaman yaman bir efeydi.[3]

Salih Bey’e göre, Türk inkılabının doğuşu şu şekildedir: “… Şüphe yok ki Türk inkılabının bayrağını taşıyan Atatürk, o inkılabın ruhunu, prensiplerini de varlığında, işlerinde, geçmişinde ve genel hayatında taşıyor… İnkılabımız bir rastlantıdan veya görevin gerekliliğinden değil, yıllardan beri düşünülerek varılan karardan doğmuştur.”[4]

Mustafa Kemal Atatürk ile olan dostluğuDüzenle

Atatürk'le dostlukları eskiye dayanmaktadır. O da Atatürk gibi, Selanik doğumlu. Yaşları da yakın. Selanik'ten mahalle komşulukları, hatta Atatürk’le üçüncü kuşaktan akrabalığı vardır. Atatürk’ün dedeleri olan Hacı İslam Ağa ile Hacı Salih Ağa, onun da dedeleridir. Atatürk’e aslen Konyalı (Karaman eyaleti) diyenler olduğu gibi dedelerinin Aydın yöresinden göç etmiş olduğunu söyleyenler de vardır.[5]

İlk subaylık yıllarında beraberler. 1908'de hürriyetin ilanından sonra yolları yine Selanik'te kesişiyor. Atatürk'ün onu daha o yıllardan "ömür boyu yoldaş" olarak seçtiğini gösteren ilginç bir sahne vardır:

Selanik'te meşhur Olimpos Gazinosu'nda oturdukları bir akşam, Mustafa Kemal sofradaki dostlarına ileride nasıl iktidara geleceğini anlatır. Sonra da orada bulunanlara gelecekteki görevlerini açıklar. Masadakiler; Fuat Bulca, Nuri Conker, Fethi Okyar ve Salih Bozok hayretle izler onu. Herkese görev bölümü yapıldıktan sonra, sıra Bozok'a gelince, Salih der seninle hiç ayrılmayacağız. "Seni kendime yâver yapacağım." Masadakiler sorar:

"Peki sen ne olacaksın?"

Yanıt kısadır:

"Ben, size bu görevleri verecek adam olacağım."

EserleriDüzenle

  • (Cemil S. Bozok), Hep Atatürk'ün Yanında, Çağdaş Yayınları, İstanbul 1985.
  • (Can Dündar), Yaveri Atatürk'ü Anlatıyor, Doğan Kitapçılık, İstanbul 2001.

Popüler kültürdeki yeriDüzenle

Veda adlı filmde Serhat Kılıç, Kurtuluş dizisinde Turgay Tanülkü ve Ya İstiklal Ya Ölüm dizisinde Ushan Çakır tarafından canlandırılmıştır.

KaynakçaDüzenle

  1. ^ Can Dündar, Yaveri Atatürk’ü Anlatıyor, Can Sanat Yayınları, İstanbul, Ocak 2015, s. 28.
  2. ^ Salih Bozok-Cemil S. Bozok, Hep Atatürk’ün Yanında (Baba-Oğul Bozoklardan Anılar), Atatürk Vakfı Yayınları, İstanbul, Haziran 2019, s. 15.
  3. ^ S. Eriş Ülger, Zaferin Gölgesinde Latife Hanım, Paraf Yayınları, İstanbul, Nisan 2013, s. 121.
  4. ^ Salih Bozok, Atatürk’ün Yaveri Salih Bozok Anlatıyor, Alaca Yayınları, 3. Baskı, İstanbul, Eylül 2020,, s. 9.
  5. ^ İlber Ortaylı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Kronik Kitap, İstanbul, Ocak 2018, s. 25-26.