1463-1479 Osmanlı-Venedik Savaşı

1463 - 1479 arasında yaşanmış bir savaş

1463-1479 Osmanlı-Venedik Savaşı, Osmanlı Devleti ile Venedik Cumhuriyeti arasında 1463 ve 1479 yılları arasında Mora, Ege Denizi, Arnavutluk, Karadağ, Dalmaçya ve Veneto cephelerinde ve fasılalı olarak 16 yıl süren ve Osmanlıların kesin zaferiyle biten askerî mücadeledir.

1463-1479 Osmanlı-Venedik Savaşı
Osmanlı-Venedik Savaşları
Paolo Veronese - Siege of Scutari - WGA24944.jpg
İşkodra Kuşatması
Tarih1463-1479
Bölge
Sonuç Kesin Osmanlı zaferi
Coğrafi
Değişiklikler
Eğriboz, Argos, Akçahisar, İşkodra ve Manya Burnu Osmanlı topraklarına katıldı
Taraflar

Venedik Cumhuriyeti Venedik Cumhuriyeti
Müttefikler:

Flag of the Ottoman Empire (1453-1517).svg Osmanlı İmparatorluğu
Komutanlar ve liderler
Venedik Cumhuriyeti Alvise Loredan
Venedik Cumhuriyeti Giacomo Loredan
Venedik Cumhuriyeti Bertoldo d'Este  
Venedik Cumhuriyeti Orsato Giustinian  
Venedik Cumhuriyeti Sigismondo Malatesta
Venedik Cumhuriyeti Vettore Cappello
Venedik Cumhuriyeti Antonio da Canal
Venedik Cumhuriyeti Pietro Mocenigo
Venedik Cumhuriyeti Paolo Erizzo  
Venedik Cumhuriyeti Girolamo Novello  
Coa Kastrioti Family.svg İskender Bey
Flag of the Chernoyevitch Dynasty.png Ivan Crnojević

Flag of the Ottoman Empire (1453-1517).svg II. Mehmed
Flag of the Ottoman Empire (1453-1517).svg Veli Mahmud Paşa
Flag of the Ottoman Empire (1453-1517).svg Hadım Süleyman Paşa

Flag of the Ottoman Empire (1453-1517).svg Koca Davud Paşa
Flag of the Ottoman Empire (1453-1517).svg Turahanoğlu Ömer Bey

Savaş, iki devletin tarihlerindeki en uzun savaşlarından birini teşkil etti. Ayrıca, önceki iki savaşın aksine (1416 ve 1423-30) çok daha geniş bir coğrafyada (Mora, Ege Denizi, Arnavutluk, Karadağ, Dalmaçya ve Friuli) cereyan etti.

İki tarafı da bir hayli yıpratan savaşın seyri, Osmanlıların 1470 yılında Eğriboz'u fethi ve 1477-1479 yıllarındaki seri zaferleri ile giderek Osmanlıların lehine döndü ve 26 Ocak 1479'da imzalanan İstanbul Antlaşması'yla Venedik; savaş sırasında kaybettiği Eğriboz, Akçahisar, İşkodra ve (Mora'da) Argos ile Manya Burnu'nu Osmanlılara terk ettiği gibi, savaş sırasında işgal ettiği Limni, Taşoz ve Semadirek'i Osmanlılara iade etti ve savaş tazminatı olarak 100.000 düka altını ödemeyi kabul etti.

Savaş öncesiDüzenle

 
Venedik Doçesi Cristoforo Moro

1459 yılında Sırbistan'ın ve 1460 yılında Mora'nın Osmanlılarca ilhakı Venedik'in Mora ve Adriyatik kıyısındaki topraklarını Osmanlı tehdidine açık hale getirdi.[1]

Keza Sırbistan'ın ilhakından sonra 1462 yılında Eflak'ın da kesin olarak Osmanlı tâbiyetine alınması, Macaristan Krallığı'nın Osmanlı Devleti'yle arasındaki iki tampon devletin ortadan kalkması nedeniyle, Macarları da Osmanlı tehdidi karşısındaki teyakkuz seviyesini artırdı.

II. Mehmed'in 1463 yılında (Macar nüfuzundaki) Bosna'yı da fethi gerek Venedik gerek Macaristan tarafındaki tehdit algısını daha da kuvvetlendirdi ve iki ülkeyi birbirine yakınlaştırdı.

Eşzamanlı olarak, Osmanlılar ile Venedik arasında 1430'dan beri süren barış hali Mora'daki bazı gelişmelerle 1462'den beri tehlikeye girmeye başlamıştı. Zira, Atina'daki Türk garnizonunun komutanının Arnavut hizmetkârının 100.000 gümüş akçeyle kaçarak Mora'nın güneyindeki Venedik kalesi Koron'a sığınması ve Osmanlıların (1430 tarihli Osmanlı-Venedik antlaşması uyarınca) iade talebinin Venediklilerce reddedilmesi sonucunda Turahanoğlu Ömer Bey aynı yılın Kasım'ında İnebahtı'ya saldırmış, İshakoğlu İsa Bey ise 3 Nisan 1463'te Ege kıyısındaki Venedik kalesi Argos'u zaptetmişti. Bu gelişmeler üzerine Venedik Senatosu (Papalığın da baskısıyla) 28 Temmuz 1463'te Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti.[2]. Keza Papa IV. Sixtus'un teşvikiyle Venedik ve Macaristan arasında 12 Eylül 1463'te Osmanlılara karşı bir ittifak anlaşması imzalandı. 19 Ekim 1463'te bu ittifaka Papalık ve Burgundiya Düklüğü'nün de katılmasıyla bu bağlaşıklık bir Haçlı ittifakına dönüştü. Bu ittifakın paylaşım planına göre, Osmanlıların mağlup edilmesi halinde, Venedik Mora, Böotya, Attika ile Epir sahil bölgesini, Arnavut lideri İskender Bey Makedonya’yı alacak, eski Doğu Roma İmparatorluğu'nun (Bizans) diğer bölgeleri Rum büyüklerine verilecek, Bulgaristan, Sırbistan, Bosna ve Eflak ise Macaristan’ın olacaktı. [3].

Aynı dönemde Arnavut direnişinin önderi İskender Bey 27 Nisan 1463’te II. Mehmed'le yapmış olduğu anlaşmayı, Venediklilerin Osmanlılara savaş açmasından hemen sonra bozarak 20 Ağustos 1463'te Venediklilerle anlaştı. Bu anlaşma sonucunda Arnavut direnişinin merkezi Akçahisar'a Venedik'ten takviye birlikleri yerleşti.

Savaşın başlangıcı ve Mora ile Ege'de çarpışmalar (1463-1465)Düzenle

Mora'da Venedik saldırısı (1463)Düzenle

 
Venedik Cumhuriyeti'nin XV. yüzyılda toprakları ve ticaret kolonileri
Koyu kırmızı: Kuruluş
Kırmızı: 15. yüzyıl başında topraklar
Pembe: Geçici olarak ele geçirilen yerler
Sarı: Ana ticaret yolları ve hakim olunan karasular
Eflatun: Koloniler

1463 sonbaharında Papalık destekli Venedik-Macar ittifakı Osmanlı topraklarına karşı saldırıya geçti. Macar Kralı Matthias Corvinus Bosna'da kuşattığı Yayça'yı 16 Aralık 1463'te işgal ederken, Venedikliler de Mora'da Albice Lorentan ve General Bertoldo Este komutasındaki 20.000 kişilik bir orduyla taarruza geçerek (İshakoğlu İsa Bey'in 3 Nisan 1463'te ele geçirdiği) Argos'u Eylül'de geri aldılar ve Korint Kıstağı'na doğru ilerleyerek Germehisar'ı (Heksamilyon) süratle yeniden inşa ettiler. Mora’da birçok kale ve şehir (Sparta, Epidamos, Arkadya ve Atina) isyan ederek Venedikliler’le birleşti (Bölgede tam Osmanlı hakimiyeti henüz 3 senelikti).[4]

Buna karşılık Osmanlı Sultanı II. Mehmed süratle karşı önlemler aldı. Öncelikle, Osmanlı Devleti'nin Batı'yla ticaretinin kesilmemesi için, bu alandaki ana aktör olan Venedikliler yerine Floransa Dükalığı'nı teşvik etti.[5] Ardından, 1463-1464 kışında Çanakkale Boğazı dışında dolaşan Venedik filosunun tehdidine karşı Boğazın girişindeki Kale-i Sultaniye ve Kilitbahir kalelerini (1452'de inşa edilmişti) Yakup Bey'e tahkim etirrerek uzun menzilli toplarla donattırdı [6]. Donanmayı takviye için ise Kadırga Limanı Tersanesi'ni yaptırdı[7].

Osmanlıların karşı taarruzu (1464)Düzenle

 
Argos kalesi

II. Mehmed yopladığı savaş meclisinde Bosna, Arnavutluk ve Mora'daki tehditleri değerlendirerek önceliğin Mora'ya verilmesine karar verdi. Zira, Germehisar'ın inşasıyla Mora'daki tüm Osmanlı garnizonlarının takviye hatları kesilmiş, birlikler adeta yarımadada mahsur kalmıştı[8]. Sefer için Sadrazam Veli Mahmud Paşa görevlendirildi. Ardından II. Mehmed de kendi birlikleriyle harekete geçti.

Germehisar'ın inşası ve tahkim edilmesinden sonra Venedik ordusu Korint'e yönelerek kaleyi kuşattı. Kaleyi savunan Mora Sancakbeyi Elvanoğlu Sinan Bey takviye almadan uzun süre direnemeyeceğini değerlendirerek huruç harekatına girişti. 20 Ekim 1463'te kale önünde meydana gelen muharebede General Bertoldo d'Este'nin ölümü dahil ağır kayıplara uğrayan Venedik kuvvetleri ricat ederek önce Germehisar gerisinde konuşlandıysa da, Veli Mahmud Paşa komutasındaki ana Osmanlı ordusunun ilkbahar aylarında surlara yaklaşması üzerine küçük bir birlik bırakarak buradan da çekildiler. Osmanlı ordusu denizden de yardım alıp Venedik kuvvetini kolayca yenerek surları zaptetti ve yıktı. Ana Venedik ordusu ise Mora'daki kalelere sığındı. İleri harekâtını sürdüren Veli Mahmud Paşa Argos'u geri aldığı gibi, Osmanlılara karşı isyan etmiş Rumları yenilgiye uğratarak tüm Osmanlı kalelerinde asayişi yeniden sağladı. Ardından ise komutayı daha küçük bir birlikle Turahanoğlu Ömer Bey'e bırakarak ana orduyla birlikte Mora yarımadasından ayrıldı. O sırada da birlikleriyle Lamia (İzdin/Zitun) civarına gelmiş olan II. Mehmed, Veli Mahmud Paşa'nın Mora seferinin başarıyla sonuçlanmış olduğunu öğrenerek (Macarların işgaline girmiş Yayça'yı geri almak amacıyla) Bosna'ya yöneldi. Mora Yarımadasında kalmış Turahanoğlu Ömer Bey ise Koron civarı dahil Venediklilerin kaleleri dışındaki topraklarını istila etti.

Ege'de Venedik saldırısı (1464)Düzenle

1464 ilkbaharında Venediklilerin Mora yarımadasındaki askerî harekatı püskürtülmüş ve durum yeniden Osmanlılar lehine dönmüşken, Venedik cepheyi genişleterek mücadeleyi Ege Denizi'ne taşıdı. Orsato Giustinian komutasındaki bir Venedik donanması Osmanlıların 1462'de fethettiği ve kalesi 400 kişilik bir garnizonla korunan Midilli'yi kuşattı. Kale altı hafta kuşatmaya dayandıktan sonra, Veli Mahmud Paşa komutasındakı Osmanlı donanması Gelibolu'dan çıkarak Bozcaada civarında Venedik gözcü filosunu yenilgiye uğrattı ve 18 Mayıs'ta Venedik donanmasını çekilmeye zorladı[9] Mahmud Paşa'nın geri dönerek Bosna üzerine ikinci seferine çıkmış bulunan II. Mehmed'e katılması üzerine Venedik donanması Midilli'yi bir kez daha kuşatsa da tekrar püskürtüldü ve yaralanan Amiral Orsato Giustinian da çekildiği Koron'da 11 Temmuz'da öldü.

Mora'da Venedik saldırısı (1464)Düzenle

Venedik Senatosu'nun 1463'teki Korint Kuşatması sırasındaki muharebede ölen komutan d'Este'nin yerine atadığı Rimini Sigismondo Malatesta elindeki kuvvetlerle 1464 yazında Mora'daki Osmanlı kalelerine karşı harekete geçti ve Ağustos'tan Ekim'e kadar Mistra'yı kuşattıysa da, kaleyi alamadığı gibi, Turahanoğlu Ömer Bey'in yardım kuvvetinin gelişiyle kuşatmayı kaldırmak zorunda kaldı. Daha sonra Yarımada'daki çarpışmalar kalelerine sığınmış Venedik birlikleri ve Mora kırsalına hâkim Ömer Bey'in kuvvetleri arasında düşük yoğunluklu çatışmalar şeklinde seyretti. Çatışmalar nedeniyle hasadın olumsuz etkilenmesi ve kışın yaklaşmasıyla Venedikliler tamamen kalelerine, Osmanlı birlikleri ise Atina'ya çekildiler. Gerek Venedikli komutanın askerî başarısızlıklarının ardından İtalya'ya dönmek istemesi (komutasında seferin başlangıcındaki 7.000 askerden 2.500'ü kalmıştı[10]), gerek Atina'daki Osmanlı birliklerinin Mora'daki berkitilmiş Venedik kalelerine taarruz için yeterli olmaması nedeniyle, 1465 yılı bölgede genel anlamda nispeten sakin geçti. Esasen, aynı yılın başlarında Osmanlılar ile Venedikliler arasında ateşkes ve barış görüşmeleri başlamıştı.

Barış müzakereleri (1465)Düzenle

1465 yılına gelindiğinde gerek Osmanlılar gerek Venedikliler ile müttefikleri Macarlar ateşkes ve barış müzakerelerine meylettiler. Osmanlılar açısından; II. Mehmed'in gut hastalığının ağırlaşması, ordunun 1452'den beri 13 yıldır kesintisiz seferberlik/savaş halinde olması (Bosna'daki savaşlar sefer mevsiminin 1463 ve 1464 yıllarında kışa kadar sarkmasına neden olmuştu) nedeniyle huzursuzluğu ve Arnavutluk ile Karaman sınırlarındaki gerilim hali, gerek Venedik'le gerek müttefiki Macar Krallığı'yla ateşkes ya da barış yapma gereksinimini doğurdu. Esasen, Papa II. Pius'un 15 Ağustos 1464'te Ancona'da ölmesi de Haçlı ittifakını da fiilen dağıtmıştı.[11] Macar Kralı Matthias Corvinus yeni Papa II. Paulus'tan maddi yardım alsa da, Osmanlıların üzerine düzenlenecek bir seferin gerektirdiği maddî yardımları diğer Hristiyan devletlerinden temin edemeyeceğini anladı ve Osmanlı karşıtı siyasetine geçici olarak ara verdi[12]. Venedik ise 1463-1464 yıllarında Mora ve Ege'de ardı ardına aldığı yenilgilerden sonra Osmanlılarla barış müzakerelerine başlamıştı. Bununla birlikte, müzakerelerde Venedik'in Mora ve Midilli'yi, müttefiki Macar Krallığı için ise Bosna’nın kuzey kısmını talep etmesine mukabil, II. Mehmed'in de Bosna’nın Macarlarca tamamen boşaltılması talebini öne sürmesi müzakerelerin sonuçsuz kalmasına neden oldu[13]

Venedik bir taraftan barış müzakerelerini yürütürken diğer taraftan da Osmanlılara karşı ilave müttefik arayışındaydı. Bu çerçevede Osmanlıların doğusunda giderek güçlenen Akkoyunluların padişahı Uzun Hasan 1464 sonlarında Venedik'e bir elçilik heyeti göndermiş, Venedik tarafı da Papalık'la birlikte Venedik'in Osmanlılarla savaşı sürdürme kararında olduğunu Akkoyunlu elçilik heyetine teyid etmişti[14].

Savaşın yeniden başlaması ve çarpışmaların Ege ile Arnavutluk'a yayılması (1466-1467)Düzenle

Ege'de Venediklilerin saldırısı (1466)Düzenle

Barış müzakerelerinin sonuçsuz kalmasının ardından, Venedik yeniden silaha sarıldı. 1466 Nisan'ında savaş yanlılarının başını çeken Vettore Cappello Loredan'dan Donanma Komutanlığı görevini devraldı. Sapienza'da demirli 25 kadırgalık donanmayla Ege Denizi'ne açılarak Osmanlıların 1456'da ele geçirdikleri Gökçeada, Taşoz ve Semadirek'i işgal etti. Ardından güneye dönüp 12 Temmuz'da Pire limanına çıkarma yaparak Osmanlıların bölgedeki en büyük askerî mevcudiyetinin bulunduğu Atina'ya yürüdü. Ancak, Akropolis'i savunan Türk birliği tarafından püskürtüldü ve Patras'a yöneldi.

Mora'da Venediklilerin saldırısı (1466)Düzenle

Venedikliler 1466 başlarında Mora'ya yönelik planladıkları harekat için sevkettikleri ordunun komutanlığına da General Jacopo Barbarigo'yu getirmişlerdi. Bu ordu Patras'ı kuşattıysa da, (Cappello'nun ordusundan önce) kalenin yardımına gelen Turahanoğlu Ömer Bey komutasındaki Türk birliği karşısında Ağustos başındaki muharebede hezimete uğradı[15] ve esir edilen General Barbarigo da idam edildi.

General Cappello ordusuyla Patras civarına geldiğinde karşısında Turahanoğlu Ömer Bey komutasındaki Türk birliğini buldu. (9 ilâ 15 Ağustos arasında meydana gelen) Balyabadra Muharebesi'nde, Venedikliler daha büyük bir yenilgiye uğradı ve sağ kalanlar zorlukla Venedik donanmasının da bulunduğu Eğriboz'a sığındı. General Cappello ise 13 Mart 1467'de kalp krizinden öldü.

Savaşın Arnavutluk'a sıçraması (1466-1467)Düzenle

Osmanlılara karşı 1463'te kurulan Arnavut-Venedik ittifakı Arnavutluk'a yönelik Osmanlı akınlarını durdurduğu gibi, 14-15 Eylül 1464'teki Ohri Muharebesi'nde Şeremet Bey komutasındaki bir Osmanlı birliğini mağlup etmeyi başarmıştı. 1466 yılında bugünkü Karadağ'da kurulu Zeta Prensliği de Venedik himayesine girmişti[16]

II. Mehmed nihayet 1466 yılında Arnavutluk cephesiyle bizzat ilgilenebilecek fırsatı buldu ve 30.000 kişilik ordusuyla ülkenin merkezini itaat altına aldıktan sonra Haziran ortasında (Arnavut, Venedik ve Napoli birliklerinin savunduğu) Akçahisar'ı kuşattı. Ancak kalenin kolaylıkla alınamayacağına kanaat getirerek Balaban Paşa komutasında küçük bir birlikle kaleyi abluka altında tutmayı sürdürerek ülkenin merkezine döndü ve Elbasan Kalesi'ni inşa ettirdi.

İskender Bey ise 1466 Ekim'inde İtalya'ya giderek Venedik, Papalık ile Napoli'den yardım istediyse de, beklediğini göremedi ve ülkesine döndü. 15.000 kişilik Arnavut-Venedik ordusuyla (Balaban Paşa'nın da öldüğü) muharebede Osmanlı birliklerini yenerek 23 Nisan 1467'de Akçahisar'a girdi ve ardından Elbasan'ı kuşattıysa da, başarılı olamadı.

II. Mehmed 1467 yılında yeniden Arnavutluk'a yöneldi. Osmanlı akıncıları Venedik toprakları Dıraç ve Dalmaçya'yı istila ederken, ana ordu da Akçahisar'ı yeniden kuşattı, ancak taarruzun olanaksız olduğunu görerek kısa sürede çekildi.

İkinci barış girişimi ve savaşın durması (1467-1468)Düzenle

1467 yılı geldiğinde savaş başlayalı 4 yıl olmuş, Osmanlılar Venediklileri Mora'da yenilgiye uğratırken, kuzey Ege adalarının Venediklilerin eline geçmesine engel olamamış; ayrıca Arnavut direnişini de bastıramamıştı. Buna mukabil Venedik de, Mora'daki askerî yenilgilerine ilaveten Osmanlı Devleti'yle ticaretinin durması nedeniyle ciddi mali sıkıntılar da çekmeye başlamıştı. Müttefiki Macar Krallığı'da 1465'ten beri Osmanlılarla çatışmasızlık halindeydi. Osmanlılar ise Batı'yla ticaret konusunda zorluk çekmiyordu, zira Ragusa, Floransa, Ancona ve Cenevizliler İstanbul'daki mevcudiyeti bir hayli zayıflamış Venediklilerin[17] yerini almıştı. Venedik 1467'de "tarafların şimdiye kadar ele geçirdikleri yerleri ellerinde tutmaları" koşuluyla barış önerdi. O tarihe kadarki askerî zaferlerine rağmen sadece Argos'u ele geçirmiş, buna karşılık Kuzey Ege adalarını kaybetmiş II. Mehmed bu teklifi kabul etmediği gibi, "Gökçeada ve Limni'nin iadesi ile yıllık haracı" içeren karşı teklifte bulundu. Venedik de bu karşı teklifi reddetti.

17 Ocak 1468'de ise Venediklilerin en önemli müttefiklerinden İskender Bey öldü. 1468 ilkbaharında II. Mehmed Karamanoğulları üzerine sefere çıktıysa da Venedik Osmanlılara saldırmaktan imtina etti. Buna mukabil, Osmanlı akıncıları Dalmaçya'yı tekrar istila ederken, bir Türk filosu da Andıra adasını yağmaladı.

Savaşın yeniden şiddetlenmesi (1469-1472)Düzenle

Venediklilerin Ege'de saldırısı (1469)Düzenle

Barış girişimlerinden sonuç alınamaması üzerine Venedik bir kez daha saldırıya geçti. Niccolo da Canale komutasındaki Venedik donanması 1469 ilkbaharında Enez ve Foça'yı yaktı ve ardından Mora'ya geçerek Vostiça kalesini ele geçirdi. Venediklilerin bu harekatı üzerine II. Mehmed bir süredir aklında olan doğrudan Venedik üzerine sefere çıkma kararını 1470'de hayata geçirdi.

Osmanlıların Eğriboz'u fethi (1470)Düzenle

 
Eğriboz'un en önemli kalesi Negroponte

Kaptanıderya Veli Mahmud Paşa komutasındaki Osmanlı donanması 3 Haziran 1470'te Çanakkale Boğazı'ndan Ege Denizi'ne çıktı. 5 Haziran'da Gökçeada'yı geri alan donannma 8-12 Haziran'da kuşattığı Limni'yi ele geçirmeyi ise başaramadı. 13 Haziran'da ise İskiri adasının kuzeyindeki St. George köyünü yakılsa da kalenin berkitilmiş olduğu görüldüğünden burada zaman kaybedilmedi. 14 Haziran'da ise tüm donanma Eğriboz Adası'na ulaştı. II. Mehmed ise ordusuyla karadan gelerek 18 Haziran'da adanın en önemli kalesi Negroponte'yi kuşattı ve 12 Temmuz'da fethetti. Venedik komutanı Paolo Erizzo idam edildi. Böylelikle Venedik'in Ege'deki en büyük üssü Osmanlıların eline geçti. Niccolo de Canale komutasındaki Venedik donanmasının ada civarına gelmesine rağmen çatışmadan kaçınarak bölgeden çekilmesi de Osmanlı-Venedik savaşlarında bir başka önemli dönüm noktası oldu.

Eğriboz'un fethinden sonra Mora'da harekete geçen Turahanoğlu Ömer Bey de Vostiça'yı geri almayı başardığı gibi, Kalamata'yı da ele geçirdi.

Venedik-Akkoyunlu ittifakı ve Haçlı donanmasının saldırısı (1472)Düzenle

1471 yılı barış arayışlarıyla geçerken 1471-1472 yıllarında Venedik bir taraftan Papalık desteğini alarak ve 1 Ocak 1471'de imzalanan Venedik-Napoli Antlaşmasıyla yarısı Venedik gemilerinden oluşan 102 parçalık bir Haçlı donanması oluştururken, diğer taraftan Osmanlı Devleti'nin doğusunda giderek büyüyen bir tehdit haline gelen Akkoyunlular'la ittifaka girdi. 1472 Şubat'ında Antonello komutasındaki Venedik filosu Osmanlıların Gelibolu'daki tersanelerine zarar vermeye çalıştıysa da, komutanı Antonello'nun öldürülmesinin ardından başarılı olamayarak çekildi[18]. 1472 yazında ise Uzun Hasan’ın yeğeni Mirza Yusuf Şah komutasındaki Akkoyunlu birliği Konya üzerine yürürken, Haçlı donanması da Anadolu'nun Akdeniz sahillerine saldırdı. Akkoyunlular 18 Ağustos'taki Kıreli Muharebesi'nde Osmanlılara yenilirken, Haçlı donanması Korikos, Silifke ve Syedra'yı ele geçirdi, ardından ise Antalya'ya saldırdıysa da ele geçiremedi. Bu başarısızlıktan sonra Napoli gemileri de Haçlı donanmasından ayrıldı. Carafa ve Pietro Mocenigo komutasındaki Papalık-Venedik donanması Ege'ye yöneldi ve 13 Eylül'de İzmir'i yerlebir etti. Ardından Venedik donanması Anabolu ve Modon'a, Papalık donanması ise 1473 Ocak'ında Roma'ya döndü.

Savaşın hızının yavaşlaması (1473-76)Düzenle

II. Mehmed ise Akkoyunlu tehdidini sona erdirmek için 1473'te doğuya yürüdü ve Uzun Hasan komutasındaki Akkoyunlu ordusunu Otlukbeli Muharebesi'nde kesin bir yenilgiye uğrattı. Bu muharebe sonrasında Venedik ile Akkoyunlular arasındaki haberleşme devam ettiyse de, iki gücün ittifakı fiilen sürdürme imkanı kalmadı ve 1478 yılında ise Uzun Hasan'ın ölümüyle ittifak tamamen sona erdi.

1473-1476 dönemindeki yegâne büyük çaplı askerî harekat 1474 yılında oldu. Akkoyunlu tehdidini bertaraf eden Osmanlılar dikkatlerini yeniden Venedik üzerine yönelttiler. Rumeli Beylerbeyi Hadım Süleyman Paşa, Arnavutluk'ta en kuvvetli Venedik kalesi olan İşkodra’yı 15 Temmuz-28 Ağustos 1474 tarihlerinde şiddetle kuşattıysa da alamadı.

1475-1476 yıllarında Osmanlı Devleti ve Venedik arasındaki savaş hali yeniden kısa süreliğine duraksamaya girdi. Zira, Venedik artık taarruz inisiyatifini kaybetmişti. Osmanlı Devleti ise 1475'te Cenevizlilerin Karadeniz'deki son kolonileri olan Kefe, Azak ve Tana'yı fethettikten sonra, Kırım Hanlığı'nı da himayesine almıştı. 1476 yılında ise II. Mehmed bizzat Boğdan Prensliği üzerine sefere çıkarak III. ŞtefanAkdere Muharebesi'nde yenilgiye uğratmış, 1476-1477 kışında ise Macar Kralı Matthias Corvinus'un Sırbistan'da inşa ettiği üç kaleyi ele geçirmişti.

Savaşın son evresi ve Osmanlı zaferleri (1477-1479)Düzenle

II. Mehmed 1477 yılından itibaren müttefikleri bir hayli azalmış olan Venedik üzerine yoğunlaşmaya hazırdı. Nitekim, Venedik'in 1463'ten beri en önemli müttefeki olan Macaristan Krallığı 1477'den itibaren yeniden kuzeyde Avusturya Arşidüklüğü ile savaşına dönmüştü. Osmanlıların ana hedefi Arnavutluk'taki Venedik varlığını sonlandırmak oldu ve bu çerçevede en güçlü iki kalesi Akçahisar ve İşkodra'nın ele geçirilmesini hedefledi. Bu çerçevede, Osmanlı ordusu 1477'de ilk olarak üç kez kuşatılıp (1450, 1466 ve 1467) alınamayan Akçahisar'a yönelirken, Venedik güçlerinin bu bölgeye yoğunlaşmalarını engellemek amacıyla da yardımcı kuvvetleriyle 3 farklı yerden de saldırıya geçti. Nitekim, 1477 yazında bir Osmanlı birliği İnebahtı'na saldırırken, bir Osmanlı filosu ise Ege'de Nakşa adasını istila etti. Üçüncü cephe ise Akıncıların ilerlediği Friuli ve Po vadisiydi ve özellikle bu akınlar Venedik üzerinde sarsıcı etki bıraktı.

Osmanlı akıncılarının Friuli akınları (1477-1478)Düzenle

Esasen Osmanlı akıncıları 1472 yılında ilk kez Friuli'ye girmişlerdi. 21-24 Eylül'deki bu akında Venedikli komutan Deifobo dell'Anguillara İsonzo (Aksu) nehrini aşan 6.000 Türk süvarisi karşısında Cervignano'ya çekilmiş, Türk birliği bölgeyi yıkıma uğrattıktan sonra Udine ve Cividale'ye kadar ilerleyip 600 esirle Bosna'ya dönmüştü.[19] Venedik Senatosu, bilfiil anakarasına yönelik bu saldırının ardından süratle savunma hattı kurmaya çalışmış ve 1474 yılında Gorizia köprüsünden Aquileia bataklıklarına kadar toprak bir set inşa edip gerisinde daha büyük askerî birlikler konuşlandırmıştı.

Bütün bu önlemlere rağmen 1477 yılındaki akın Venedik için ciddi bir yıkıma dönüştü. Herşeyden önce, kuzeyindeki askerî mücadelesiyle meşgul olan Macaristan Bosna'dan çıkarak Venedik şehri ve Po vadisine doğru ilerleyen Osmanlı akıncılarını durdurabilecek durumda değildi. Engelsiz bir şekilde İsonzo nehrine ulaşıp, savunma hattını kolaylıkla geçen Turahanoğlu Ömer Bey komutasındaki Türk akıncıları 31 Ekim'de Lucinico'daki muharebede Girolamo Novello da Verona komutasındaki Venedik birliğini hezimete uğrattı[20] ve tüm Friuli'yi (100'e yakın köy) istila etti. Bir diğer kol ise İsonzo'dan sonra Tagliamento Nehri'ni de aşarak Treviso'ya kadar ilerledi ve yaklaşık 10.000 esirle Bosna'ya döndü[21].

Osmanlıların Akçahisar'ı fethi (1478)Düzenle

II. Mehmed komutasındaki yaklaşık Osmanlı ordusu 1477 ilkbaharında yaklaşık 5.000 kişiden oluşan Venedik garnizonu ve Arnavut direnişçiler tarafından savunulan Akçahisar'ı kuşattı. Kaleyi ablukaya alan Evrenosoğlu Ahmed Bey denizden gelen bir Venedik yardımcı kuvvetini sahilde karşılayarak bozguna uğrattı. Bununla birlikte, kuşatmanın uzayacağı anlaşılınca II. Mehmed, Rumeli Beylerbeyi Koca Davud Paşa'nın komutasında 18.000 asker bırakarak çekildi. Osmanlıların kararlı ablukasına dayanamayan kale, II. Mehmed'in müteakip yıl ordusuyla yeniden kalenin önüne gelmesiyle 16 Haziran 1478'de ele geçirildi.

Osmanlıların İşkodra'yı kuşatması (1479)Düzenle

1478 ilkbaharında Venediklilere karşı tekrar sefere çıkan II. Mehmed Akçahisar'ın tesliminden sonra İşkodra'yı kuşattı. İyi berkitilmiş bu sarp kale de şiddetli topçu ateşi ile art arda hücumlara dayandı. Osmanlılar, kalenin etrafındaki Zabljak (Gölbaşı), Drivast ve Leş'i zaptetip, Boyana Nehrinin ağzında iki kale yaptırarak İşkodra'yı tam abluka altına aldı (kale Osmanlı-Venedik Antlaşması'nın 25 Nisan 1479 tarihinde Venedik Senatosu tarafından onaylanmasıyla Antlaşma hükümleri uyarınca Osmanlılara teslim edildi.

Savaşın sonu ve barış (1479)Düzenle

Osmanlıların Arnavutluk, Karadağ ve Friuli'deki son başarılarıyla Venedik'te 16 yıldır süren tüketici savaşı sonlandırma eğilimi iyice ağır bastı. Askerî başarısızlıkların yanı sıra, mali olarak da ciddi anlamda sarsılmış bulunan Venedik, Papalık ve Napoli Krallığı'nın İtalyan Birliğinden ayrılmaları, Macar Kralı Matthias Corvinus'un Napoli Kralı I. Ferdinand ile ittifak akdetmeleri ve Osmanlılarla barış müzakerelerine girişmeleri, aynı ikilinin İtalya'nın kuzeyinde gözlerinin olması, Venedik kenti ve çevresini kavuran salgın nedeniyle 1478'den itibaren Osmanlı Devleti'yle barış müzakerelerine başlamıştı.[22] İstanbul'daki Venedik elçisi Malipeiro, II. Mehmed'in barış için koştuğu şartları Venedik'e iletti. Osmanlıların taleplerinin reddedilmesi üzerine savaş devam ettiyse de Akçahisar'ın kaybı ve İşkodra'dan umudun kesilmesi Venediklileri daha zorlu koşullarda barış müzakerelerine mecbur bıraktı. Tam yetkiyle İstanbul'a gönderilen Devlet Sekreteri (Müsteşar) Giovanni Dario 26 Ocak 1479'da İstanbul Antlaşması'nı imzalamayı başardı. Sözkonusu antlaşma şu koşulları içeriyordu.[23][24]:

  • Venedik; savaş sırasında kaybettiği Eğriboz, Akçahisar, İşkodra ve (Mora'da) Manya Burnu'nu Osmanlılara terk etti.
  • Venedik; savaş sırasında işgal ettiği Limni, Taşoz ve Semadirek'i Osmanlılara iade etti.
  • Venedik; savaş tazminatı olarak 100.000 düka altını ödemeyi kabul etti.
  • Osmanlıların liman ve gümrüklerini Venedik'ten gelen mallara açmalarına karşılık, Venedik de yıllık 10.000 düka altını ödemeyi taahhüt etti.[25]
  • Venedik; şap iltizamından eski borcu olan 100.000 dukayı iki yılda vermeyi kabul etti.
  • Osmanlılar; Venedik'in İstanbul'da elçi (Balyos) bulundurma hakkını teyid ettiler.

KaynakçaDüzenle

  1. ^ "Arşivlenmiş kopya". 24 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Ocak 2022. 
  2. ^ "The Papacy and the Levant (1204–1571), Volume II: The Fifteenth Century", Kenneth M. Setton, DIANE Publishing (1978), ISBN 0-87169-127-2, s. 243
  3. ^ "History of the Ottoman Empire and Modern Turkey: Empire of the Gazis - The Rise and Decline of the Ottoman Empire, 1280–1808", Stanford Jay Shaw, Ezel Kural, Cambridge University Press (1976), ISBN 978-0-521-29163-7
  4. ^ "İslam Ansiklopdisi, Türk Diyanet Vakfı, Ankara (2003), c. 28, s. 399". 30 Temmuz 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Ocak 2022. 
  5. ^ "Osmanlı Tarihinde Efsaneler ve Gerçekler", Halil İnalcık, İstanbul (2018), s.125-137
  6. ^ "İslam Ansiklopdisi, Türk Diyanet Vakfı, Ankara (2002), c. 26, s. 22". 10 Ağustos 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Ocak 2022. 
  7. ^ "Osmanlı Devleti'nin Merkez ve Bahriye Teşkilatı", İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Ankara (1948), s. 396
  8. ^ "Analysis of the Turkish Expeditions with a Focus on Otranto and Venice in Turkish Historiography and their Interpretation according to the Ideal of the Empire of Turks as Rome III during the Reign of Mehmet the Conqueror", Cem Ciğer, s. 158-159
  9. ^ "The Papacy and the Levant (1204–1571), Volume II: The Fifteenth Century", Kenneth M. Setton, DIANE Publishing (1978), ISBN 0-87169-127-2, s. 251
  10. ^ ""The leading men of the Morea"". 26 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Ocak 2022. 
  11. ^ "History of the Ottoman Empire and Modern Turkey: Empire of the Gazis - The Rise and Decline of the Ottoman Empire, 1280–1808", Stanford Jay Shaw, Ezel Kural, Cambridge University Press (1976), ISBN 978-0-521-29163-7
  12. ^ "Croatia Through History", Branka Magaš, SAQI (2007), ISBN 978-0-86356-775-9
  13. ^ "İslam Ansiklopedisi, "II. Mehmed" maddesi, Tük Diyanet Vakfı, Ankara (2003), c. 28, s. 399". 30 Temmuz 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Ocak 2022. 
  14. ^ "The Papacy and the Levant (1204–1571), Volume II: The Fifteenth Century", Kenneth M. Setton, DIANE Publishing (1978), ISBN 0-87169-127-2, s. 272
  15. ^ "Venice: The Story of the Nations", Alethea Wiel, Litres (2021), s. 286
  16. ^ "Istorija srpskog naroda: knj. Od najstarijih vremena do Maričke bitke (1371). Srpska književna zadruga", Dragoslav Srejović; Slavko Gavrilović; Sima M. Ćirković (1982), s. 405
  17. ^ ""From Venice to Byzantium and Back: Relations between Venetians and Greeks, 1200-1600", Rebecca E. Malik, Wesleyan University (2009), s.85". 1 Şubat 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Şubat 2022. 
  18. ^ "Analysis of the Turkish Expeditions with a Focus on Otranto and Venice in Turkish Historiography and their Interpretation according to the Ideal of the Empire of Turks as Rome III during the Reign of Mehmet the Conqueror", Cem Ciğer, s. 183
  19. ^ ""Venice, Gorizia and the Turks", Giuseppe Trebbi, s. 4". 31 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ocak 2022. 
  20. ^ "Girolamo Novello, askerî kariyeri (İtalyanca sayfa)". 31 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ocak 2022. 
  21. ^ ""Venice, Gorizia and the Turks", Giuseppe Trebbi, s. 6". 31 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ocak 2022. 
  22. ^ ""The History of Modern Europe: From the Fall of Constantinople, in 1453, to the War in the Crimea, in 1857", Thomas Henry Dyer, J. Murray (1861), c.1 s. 97". 31 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ocak 2022. 
  23. ^ ""The History of Modern Europe: From the Fall of Constantinople, in 1453, to the War in the Crimea, in 1857", Thomas Henry Dyer, J. Murray (1861), c.1 s. 98". 31 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ocak 2022. 
  24. ^ "Conflict and Conquest in the Islamic World: Alexander Mikaberidze", 2011, s.917
  25. ^ "Reading the Middle Ages: Sources from Europe, Byzantium, and the Islamic World", B.H. Rosenwein, University of Toronto Press 3rd ed. Toronto(2018), s. 457

Ayrıca bakınızDüzenle