1454-1483 Osmanlı-Macar Savaşı

1454-1483 Osmanlı-Macar Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu ile Macaristan Krallığı arasında 1454 yılından 1483 yılında imzalanan ateşkes antlaşmasına kadar fasılalarla ve çeşitli cephelerde süren savaş.

Osmanlı-Macar Savaşı (1454-1483)
Osmanlı-Macaristan Savaşları
Siegebelgrade.jpg
Belgrad Kuşatması (1456)
Tarih1454-1483
Bölge
Sonuç Osmanlı-Macar Antlaşması (1483), askerî denge, stratejik Osmanlı zaferi, Macaristan Krallığı Osmanlı Devleti'yle doğrudan komşu oldu, ancak kendi topraklarına yönelik Osmanlı saldırılarını engelledi
Coğrafi
Değişiklikler
Osmanlılar Sırbistan ve Bosna'yı ilhak etti, Eflak'ı kesin olarak tâbiyetine aldı, Boğdan'ı haraca bağladı
Taraflar
Flag of the Ottoman Empire (1453-1517).svg Osmanlı İmparatorluğu Macaristan Krallığı
Komutanlar ve liderler

Flag of the Ottoman Empire (1453-1517).svg II. Mehmed
Flag of the Ottoman Empire (1453-1517).svg Veli Mahmud Paşa
Flag of the Ottoman Empire (1453-1517).svg Hadım Süleyman Paşa

Flag of the Ottoman Empire (1453-1517).svg Mihaloğlu Ali Bey
Coat of Arms of Hungary.svg Matthias Corvinus
Coat of Arms of Hungary.svg Hunyadi Yanoş  
Coat of Arms of Hungary.svg Stephen V Báthory
Coat of Arms of Hungary.svg Pál Kinizsi
Flag of Wallachia.svg Vlad Tepeş  
Güçler
40-60.000 40-60.000

Balkanlardaki merkezî orduya sahip bu iki devletin askerî mücadelesi, beş yıllık (1449-1454) bir mütarekeden sonra, özellikle taraflarca tampon devletler olarak görülen Sırp Despotluğu, Eflak Prensliği, Bosna Krallığı ve Boğdan Prensliği üzerindeki hakimiyet iddiaları çerçevesinde gelişti. Bununla birlikte, taraflar eşzamanlı olarak farklı cephelerde daha büyük çaplı savaşlarla meşgul olduklarından birbirleriyle bir topyekûn savaş haline girmekten çekindiler (Osmanlılar özellikle 1463-1479 arasında Venedik, 1465-1474 arasında Karaman ve 1461-1473 arasında Akkoyunlular'la; Macarlar ise 1468-1478 arasında Bohemya ve 1477-1488 arasında Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'yla yoğun bir askerî mücadele içindeydiler).

Savaş sonunda taraflar birbirlerinden toprak alamazken, (Belgrad hariç) Sırp Despotluğu ile (Yayçe ve Srebrenitsa hariç) Bosna Krallığı toprakları Osmanlılarca ilhak edildi, Eflak Prensliği tamamen, Boğdan Prensliği ise büyük oranda Osmanlı tâbiyetine girdi. Buna mukabil, Macaristan Krallığı 1521 yılındaki Belgrad Kuşatması'na kadar 38 yıl Osmanlı saldırılarına set çektiler.

Savaş öncesi ve başlangıcıDüzenle

XIV. yüzyılın sonlarından itibaren Balkanlar'da iki kudretli askerî ve siyasî güç olarak ortayan çıkan Osmanlı Devleti ve Macar Krallığı özellikle 1396 yılındaki Niğbolu Muharebesi'nden 1448 yılındaki II. Kosova Muharebesi'ne kadar defalarca savaşa girmiş ve ana ordularıyla karşı karşıya gelmişlerdi.

Bu çerçevede özellikle Sırp Despotluğu, Eflak Prensliği ve Bosna Krallığı iki devlet arasında tampon ülkeler olarak kalmış, Osmanlı ve Macar devletleri bu devletler üzerindeki nüfuz çabalarını kıyasıya sürdürmüşlerdi. Osmanlıların II. Kosova Muharebesi'ndeki kesin galibiyetiyle Macarların Osmanlı topraklarına yönelik taarruzları kaydadeğer ölçüde durmuş, taraflar 1449 yılında geçici bir ateşkesle 1437'den beri kesintisiz devam eden savaş haline bir süreliğine son vermişlerdi (1437-44 Osmanlı-Macar Savaşı'nı sonlandıran Edirne-Segedin Antlaşması birkaç aylık geçici bir barış sağlayabilmişti).

II. Mehmed 1451 yılında (ikinci kez) Osmanlı tahtına çıktığında, İstanbul'un Fethi hedefine odaklanmış, bu çerçevede Osmanlı topraklarına batıdan gelebilecek tehditlere karşı muhtelif önlemler almıştı. Bu önlemlerden birincisi askerî alanda olup, yeni bir Karaman Seferi amacıyla Anadolu'ya geçerken, bir Macar saldırısı ihtimaline karşı Rumeli Beylerbeyi Karaca Paşa’yı Sofya'ya gönderdi. Bu önlemlerden diğeri ise diplomatik alanda olup, 1449 yılından beri süren ateşkes halinin sürdürülmesine yönelikti. Bu çerçevede, Sadrazam Çandarlı Halil Paşa'ın gözetimindeki müzakereler sonucunda Osmanlı Devleti ve Macar Krallığı arasında 20 Kasım 1451 tarihinde üç yıllık bir ateşkes anlaşması imzalanmıştı.

II. Mehmed'in İstanbul'u fethettikten sonra dikkatini yönelttiği ilk bölge Sırbistan oldu. Zira, Sırp Despotu Brankoviç Alacahisar (Kruşevaç) ve çevresini zaptetmiş, ancak İstanbul'un fethedildiği haberini alınca nu bölgeyi Osmanlılara iade etmişti. II. Mehmed ise 1454 yazında Morava vadisine yaptığı seferde Omol (Omolridon) ve Sivricehisar’ı (Ostrovica) fethetti. Türk ordusu çekilince Sırplar (Kosova bölgesinde), Sırp Despotluğu'nu himaye iddiasındaki Macarlar ise (Vidin-Niş bölgesinde) karşı taarruza geçtiler ve bu şekilde beş yıllık kırılgan ateşkes hali bozulmuş oldu.

Sırbistan, Eflak ve Bosna üzerinde mücadele (1454-1464)Düzenle

Sırbistan üzerinde mücadele (1454-1459)Düzenle

 
1455-1459 arasında Sırp Despotluğu

Macar Krallığı ve Sırp Despotluğu'nun 1454'teki bu eşgüdümlü taarruzunun ardından II. Mehmed Osmanlı birliklerini 1455 yazında Sırbistan'ın güneyine yöneltti. Bu birlikler (Sırp Patrikliğinin merkezi) [İpek]], (gümüş madenlerine sahip) Trepça, Nobırda ve Lab vadisini ele geçirdikten sonra, Despot Brankoviç (Osmanlı kaynaklarında Vılkoğlu Brankoviç olarak geçmektedir) ateşkese razı oldu ve Vılk-ili olarak adlandırılan bölgeyi elinde tutması karşılığında Osmanlı tâbiyeti pekiştirildi.[1]

II. Mehmed, Sırp Despotluğu'nu bu şekilde Macar Krallığı'ndan ayırmayı başardıktan sonra, müteakip sefer mevsiminde Macarların elindeki Sırp kalesi Belgrad'ı hedef aldı. Anılan kale II. Mehmed'in babası II. Murad tarafından da 1440 yılında kuşatılmış, ancak zaptedilememişti. Ancak, 1456 yılındaki Belgrad Kuşatması (4-22 Temmuz) Macar ordusunun kuşatmayı yarma harekatı karşısında Osmanlı ordusu açısından esaslı bir yenilgiye dönüştü[2] (Bu, Osmanlı ana ordusunun kuruluşundan beri Ankara Muharebesi'nin (1402) ardından ikinci yenilgisi oldu). Macar ordusu muzaffer çıkmakla birlikte, gerek çatışmalar sonucunda gerek çıkan salgın nedeniyle ağır kayıplara uğradı ve komutan Hunyadi Yanoş 11 Ağustos'ta hastalıktan öldü. Bununla birlikte, Osmanlılar 1521'e kadar Belgrad'a yönelmediler.

 
Hünernâme'de Belgrad Kuşatması (1456)

Despot Brankoviç'ten ölümünden (24 Aralık 1456) kısa süre sonra oğlu Lazar'ın da hayatını kaybetmesi (20 Şubat 1458) üzerine Sırbistan veraseti meselesi ortaya çıktı. Macar Krallığı ölen Despot Lazar'ın kızını Bosna Kralı Tomas'la evlendirip onu Macar himayesi altına alma planını uygulamaya koydular. Osmanlılar ise Gregory'yi destekliyordu. II. Mehmed 1458 ilkbaharında Veli Mahmud Paşa komutasındaki bir orduyu Prens Gregory'yle birlikte Sırbistan'a gönderdi. Bu ordu Güvercinlik dahil birçok kaleyi fethederken, Macar Kralı Matthias Corvinus da ordusuyla Semendire civarına geldi. İhtiyaten Niş'e çekilen Mahmud Paşa ile Mora Seferi'nden dönen II. Mehmed Üsküp'te buluştu. Sonbahara doğru Sultan'ın Edirne'ye dönmesinin ardından taarruza geçen Matthias Corvinus Tahtalu Muharebesi'nde Osmanlı birliklerine yenilerek Tuna kuzeyine çekildi[3]. Bu suretle, Macar Krallığı'nın Sırbistan'ın Osmanlılarca tamamen ilhakını engelleyebilecek direnci kalmadı. II. Mehmed 1459 ilkbaharında bizzat komuta ettiği orduyla Sırbistan'ın başkenti Semendire'ye yürüdü ve burayı ele geçirdi. Bu suretle Sırbistan 1878 yılına kadar bağımsızlığını kaybetti.

Eflak üzerinde mücadele (1459-1462)Düzenle

Sırbistan'ın ardından Osmanlı-Macar mücadelesi Bosna ve Eflak üzerinde yoğunlaştı. 1458 yılında Bosna Kralı Tomas Osmanlılarla bağlılığını sunarken, müteakip yıl ise Macar Krallığı'na tâbi oldu[4]. Keza Vlad Tepeş (Kazıklı Voyvoda) yönetimindeki Eflak Prensliği de aynı yıl Osmanlı tâbiyetini reddederek Macar Krallığı'nın korumasına girdi. 1461 yılında Osmanlı topraklarına saldıran Vlad Tepeş'e karşı müteakip sene bizzat harekete geçen II. Mehmed ordusuyla Eflak kuvvetlerini dağıtarak ülkeye tamamen hakim oldu ve III. Radu'yu (Güzel/Yakışıklı Radu) 12.000 altın vergiyle voyvoda olarak atayarak Eflak Prensliği'ni kalıcı olarak Osmanlı tâbiyetine soktu[5]. Kaçan Vlad Tepeş ise Macar topraklarına sığındı.

Bosna üzerinde mücadele ve Osmanlı karşıtı ittifak (1458-1464)Düzenle

Ardından ise sıra Bosna Krallığı'na geldi. II. Mehmed 1463 yılında Kral Styepan Tomaşeviç'ten vergi ve bazı kalelerin Osmanlılara teslimini talep etti. Ardından talepleri reddeden Kralın üzerine yürüdü. Yıldırım hareketı şeklinde gelişen taarruza karşı direnemeyen Bosna Krallığı'nın toprakları Osmanlılarca ilhak edildi ve yakalanan Kral Tomaşeviç idam edildi.

Osmanlıların 1459-1463 arasında Macar Krallığı'nın 60 yıla yakın bir süre tampon devletler olarak gördüğü Sırbistan, Eflak ve Bosna'yı süratle ele geçirmeleri Macar Kralı Matthias Corvinus'u harekete geçirdi. Kral Matthias, yıllardır mücadele içinde oluğu Kutsal Roma Cermen İmparatoru III. Friedrich'le 3 Nisan 1462'de varmış olduğu antlaşmayı [6] 19 Temmuz 1463 tarihinde onayladı ve tüm askerî kabiliyetlerini Osmanlı Devleti'ne karşı seferber etme olanağına kavuştu.

Aynı yıl Mora'da Argos’un yerli bir Rum papazının yardımıyla Osmanlılar tarafından alınması (3 Nisan 1463) Venedik'i Osmanlı Devleti'ne karşı savaş kararı almaya götürdü (28 Temmuz 1463). Papa II. Pius'un teşvikiyle Macar Krallığı ile Venedik arasında 12 Eylül 1463'te bir ittifak antlaşması imzalandı. 19 Ekim 1463'te bu ittifaka Papalık ve Burgundiya Düklüğü'nün de katılmasıyla bu bağlaşıklık bir Haçlı ittifakına dönüştü. Bu ittifakın paylaşım planına göre, Osmanlıların mağlup edilmesi halinde, Venedik Mora, Böotya, Attika ile Epir sahil bölgesini, Arnavut lideri İskender Bey Makedonya’yı alacak, eski Doğu Roma İmparatorluğu'nun (Bizans) diğer bölgeleri Rum büyüklerine verilecek, Bulgaristan, Sırbistan, Bosna ve Eflak ise Macaristan’ın olacaktı. [7]

Bu çerçevede; Venedik Mora'ya asker çıkartırken, Macar Krallığı da Bosna'ya taarruz etti. Kral Matthias Corvinus bizzat ordusunun başında 23 Eylül 1463'te Osmanlıların küçük bir garnizon bıraktıkları Yayçe'yi kuşattı ve üç aylık kuşatmadan sonra 25 Aralık 1463'te kaleyi zaptetti. Macarlar, Yayçe çevresinde ele geçirdikleri 60 ufak yerleşim birimini de içine alacak şekilde Yayçe Banlığını kurdular ve bir sınır bölgesi olarak teşkilatlandırdılar[8].

II. Mehmed; 1464 ilkbaharında Veli Mahmud Paşa'yı Venediklilere karşı Mora'ya gönderirken, kendisi de önce Mora'ya doğru harekete geçti, ancak Lamia'ya vardığında zaferin kazanılmış olduğunu görüp, ordusuyla Macarlara karşı Bosna'ya doğru yürüdü. Osmanlı ordusu Macar işgalindeki Yayçe'yi 10 Temmuz-24 Ağustos arasında kuşattıysa da geri alamadı. II. Mehmed'in Eylül ayından Sofya'ya çekilmesi üzerine Macar Kralı Matthias Corvinus ikinci kez Bosna'ya doğru harekete geçti ve Osmanlıların elindeki İzvornik'i kuşattı. Ancak, II. Mehmed'in bölgeye gönderdiği Veli Mahmud Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Macar ordusunu İzvornik Muharebesi'nde mağlup ederek Kral Matthias'ı püskürtmeyi başardı.[9]

Çatışmasızlık dönemi (1465-1473)Düzenle

 
Macar Kralı Matthias Corvinus

1465 yılına gelindiğinde gerek Osmanlılar gerek Macarlar ateşkes ve barış müzakerelerine meylettiler. Osmanlılar açısından; II. Mehmed'in gut hastalığının ağırlaşması, ordunun 1452'den beri 13 yıldır kesintisiz seferberlik/savaş halinde olması (Bosna'daki savaşlar sefer mevisiminin 1463 ve 1464 yıllarında kışa kadar sarkmasına neden olmuştu) nedeniyle huzursuzluğu ve Arnavutluk ile Karaman sınırlarındaki gerilim hali, gerek Macar Krallığı'yla gerek müttefiki Venedik'le ateşkes ya da barış yapma gereksinimini doğurdu. Esasen, Papa II. Pius'un 15 Ağustos 1464'te Ancona'da ölmesi de Haçlı ittifakını da fiilen dağıtmıştı.[10] Macar Kralı Matthias Corvinus yeni Papa II. Paulus'tan maddi yardım alsa da, Osmanlıların üzerine düzenlenecek bir seferin gerektirdiği maddî yardımları diğer Hıristiyan devletlerinden temin edemeyeceğini anladı ve Osmanlı karşıtı siyasetine geçici olarak ara verdi[11]. Venedik ise 1463-1464 yıllarında Mora'da ardı ardına aldığı yenilgilerden sonra Osmanlılarla barış müzakerelerine başlamıştı. Bununla birlikte, müzakerelerde Venedik'in Mora ve Midilli'yi, müttefiki Macar Krallığı için ise Bosna’nın kuzey kısmını talep etmesine mukabil, II. Mehmed'in de Bosna’nın Macarlarca tamamen boşaltılması talebini öne sürmesi müzakerelerin sonuçsuz kalmasına neden oldu[12]

Osmanlılar 1465-1467 döneminde dikkatlerini Arnavutluk'taki İskender Bey önderliğindeki direnişin bastırılmasına yoğunlaştırdılar, ardından ise 1468'de Karaman Beyliği üzerine yürüdüler. Macar Krallığı ise aynı yıl Bohemya Krallığı'yla (1478'e kadar sürecek) bir savaşa girişti. II. Mehmed 1470'te yeniden batıya yönelerek Venedik'in Ege Denizi'ndeki en önemli üssü ve toprağını teşkil eden Eğriboz'u fethetti. Bununla birlikte, doğuda Akkoyunlu tehlikesi baş gösterince batıda Macar-Venedik ittifakıyla yeniden ateşkes arayışına girdi. Eşzamanlı olarak Macarlar’a karşı savunma durumu alarak, Bosna topraklarını korumak ve Belgrad'ı tehdit altında bulundurmak amacıyla 1471 yılında Tuna üzerinde Böğürdelen Kalesi'ni (Šabac) inşa ettirdi. Akkoyunluları Otlukbeli Muharebesi'nde kesin bir yenilgiye uğrattıktan sonra huzuruna gelen Macar elçisini kabul etti. Macar elçinin Böğürdelen Kalesi ya da Güvercinlik Kalesi'nin (Golubac) terkini veya yıkılması talebine mukabil, II. Mehmed de Yayçe'nin iadesini istedi. Müzakereler bir kez daha sonuçsuz kaldı.

Yeniden çatışma dönemi (1474-1481)Düzenle

 
Macar Kara Ordu'nun sefer ve muharebeleri

1473 sonbaharındaki müzakerelerin sonuçsuz kalması üzerine, Semendire Beyi Mihaloğlu Ali Bey (II. Mehmed'in emriyle) 1474 kışında Macaristan'a büyük bir akın düzenleyerek Varadin'e dek ilerledi ve 16.000 esirle geri döndü[13]. Aynı dönemde Macar Krallığı kuzeyde Bohemya Krallığı ve Lehistan Krallığı'yla Silezya'daki çatışmalarla meşguldü. Buna karşılık, Papa IV. Sixtus 1475 yılında Macar Kralı Matthias Corvinus'a gönderdiği mektuplarla Kralı Osmanlılarla savaşa teşvik ediyordu. Bu yazışmaların ardından, Macar Kralı da kuzeyindeki çarpışmaları sonlandırarak Osmanlılarla mücadeleye ağırlık verdi [14].

1474 yılında Osmanlılar, III. Ştefan döneminde daha bağımsız hareket etmeye başlayan Boğdan Prensliği'nin Osmanlı tâbiyetindeki Eflak Prensliği'ne müdahalesine karşı harekete geçip Eflâk'ı ve Boğdan'ın güneyini istila ettiler. Kral Matthias, Prens Ştefan'ın talebine cevaben, Balázs Magyar komutasında 1.500 kişilik Macar birliğini Boğdan'a takviye olarak gönderdi. Bu birliklerin de katılımıyla Boğdan ordusu, 10 Ocak 1475 tarihinde Racova Muharebesi'nde Hadım Süleyman Paşa komutasındaki Rumeli ordusunu yenilgiye uğrattı. II. Mehmed, 1475 yılında Cenevizlilerin Karadeniz'deki mevcudiyetlerini sonlandırarak Kırım Hanlığı'nın Osmanlı devleti'ne tâbi kılan seferle meşgul olduğundan ve müteakip yıl da Boğdan Prensliği üzerine sefere hazırlandığından, Macar Kralına ateşkes teklif ettiyse de )1475 Kaım sonu) Kral Matthias bu teklifi reddetti ve 1475 kışında bizzat Osmanlılara karşı harekete geçti.[15] Bu süreçte, Boğdan Prensi Ştefan da Osmanlıların Racova yenilgisini telafi etmek için ana ordularıyla taarruz edeceğini tahmin ettiğinden 12 Temmuz 1475'te Macar Kralından himaye talep etmiş, bu çerçevede Macar ordusu Eflak üzerine yürürse kendisinin de Boğdan ordusuyla destek vereceği taahhüdünde bulunmuştu. Macar Kralı Matthias 15 Ağustos 1475'te Boğdan'ın himaye talebini kabul etti.[16] Öte yandan, Kral Matthias emrindeki Kara Ordu'nun maliyetini karşılamak için Budin'de Diet toplamış, gerekli finansmanı Osmanlılar üzerine açılacak bir sefer koşuluyla temin edebilmişti. Bu çerçevede, büyük çaplı bir Osmanlı karşı saldırısını tetiklememek adına daha küçük bir hedef seçerek Sava nehrinin güneyinde Belgrad'ı tehdit altında bulunduran Böğürdelen Kalesi'nin ele geçirilmesini hedefledi. 1475 sonunda kış koşullarında harekete geçen yaklaşık 40.000 kişilik ağır süvari ve piyade ağırlıklı Macar ordusu (330 parçalık ince donanma da eşlik ediyordu) yaklaşık 1.200 kişilik bir garnizona sahip Böğürdelen'i 1476 Ocak ayının ilk günlerinde kuşattı. Bununla birlikte, 1 ay süren bombardımandan sonuç alamayan Macar Kralı ordusunu yeterince hasar almamış kaleye taarruza kaldırınca, ağır kayıplara uğradı. Buna mukabil, uzayan kuşatma karşısında direnme olanağı kalmayan kalenin garnizonu vire ile 15 Şubat 1476'da teslim oldu. Kral Matthias kaleyi yerlebir etmek yerine tahkim ederek Macaristan'ın güneyini Osmanlılara karşı koruyan kale zincirinin güçlü bir halkası haline getirdi ve oluşturduğu banlığın merkezi yaptı.[17] Ayrıca, Osmanlı topraklarında Semendire'yi tehdit altında bulunduracak üç hisar (Hram [Ram] ve Koyluca [Kulič]) inşa etti. Ardından ise, 14 yıldır hapis olan Vlad Tepeş (Kazıklı Voyvoda) ve Voyvodina hâkimi Sırp prensi Vılk Grgureviç'i Bosna üzerine gönderdi. Bu ikilinin komutasındaki Macar-Sırp birlikleri 1476 Şubat-Mart aylarında Srebrenitsa, İzvornik ve Kuslat'ı yıkıma uğrattı.

 
Macar komutanı Pal Kiniszi

II. Mehmed ise 1475 yılında gut hastalığının ağır bir evresini geçirirken ordusunun başında sefere çıkmamış, bunun yerine son Kırım'daki son Ceneviz kolonilerini ele geçirmek üzere Gedik Ahmed Paşa komutasındaki Türk donanmasını Karadeniz'e sevketmişti. 1476'da sağlığı düzelen Sultan, beklendiği üzere Boğdan Prensliği üzerine yürüdü ve 26 Temmuz'da Prens Ştefan komutasındaki Boğdan ordusunu Akdere Muharebesi'nde yenilgiye uğrattı. Buradan süratle Sırbistan cihetine yönelen II. Mehmed 1477 Ocak ayında Macar Kralı Matthias'ın Osmanlı topraklarında inşa ettirdiği üç hisarı geri aldı ve tahkim ettirdi. Aynı yıl Osmanlı akıncıları Slavonya'yı istila ederek bölgenin başkenti Körös'ü (Bjelovar-Križevci) yaktılar.

II. Mehmed'in Boğdan ordusunu Akdere Muharebesi'nde yenmesi bölgede Osmanlı egemenliğinin kesin olarak yerleşmesi için yeterli olmadı. Macar Kralı Matthias Bosna'yı yıkıma uğratan Vlad Tepeş ve Vılk Grgureviç'i Stephen V Báthory komutasında Erdel Saksonlar'dan oluşan bir orduyla (1462'den beri Osmanlı hâkimiyetindeki) Eflak'a yönlendirdi. Boğdan Prensi Ştefan'ın da toparladığı birliklerle taarruza geçen karma ordu 16 Kasım 1476'da Bükreş'e girerek Osmanlı'ya bağlı Eflak Prensi Basarab Laiotă kaçmaya zorladı. 26 Kasım'da Vlad Tepeş tahta çıktığını ilan etti.

Bununla birlikte, Osmanlılar bu oldubittiyi de karşılıksız bırakmadı. Devrik Eflak Prensi Basarab Laiotă'nın eşlik ettiği Mihaloğlu Ali Bey komutasındaki Türk birliği, Vlad Tepeş'in birliklerini Snagov'da imha etti ve öldürülen Tepeş'in kellesi İstanbul'a gönderildi. Basarab Laiotă da yeniden Eflak tahtına oturtuldu (1477 başı).

Bu şekilde Osmanlılar, Macarların 1475-1476 yıllarında Boğdan, Sırbistan ve Eflak'a yönelik teşebbüslerini boşa çıkarmayı başarmışlardı. Macar Kralı Matthias Corvinus 1477'de dikkatini yeniden savaş açtığı Avusturya Arşidüklüğü üzerine yöneltirken, Osmanlılar da 1477-1479 döneminde (1463'ten beri) savaş halinde oldukları Venedik'ni kesin olarak mağlup etmeye ve Arnavut direnişini sonlandırmaya yoğunlaştılar. 1478'de Akçahisar, 1479'da da İşkodra'nın fethiyle bu hedeflerine 1479'da ulaştılar. 25 Ocak 1479'da imzalanan Osmanlı-Venedik Antlaşması'nın ardından Osmanlılar dikkatlerini yeniden Macaristan'a yöneltme olanağı buldular. Erdel'i istila eden Mihaloğlu Ali Bey komutasındaki Eflak destekli Osmanlı akıncı birliği, 13 Ekim 1479'da Pál Kinizsi komutasındaki Kara Ordu ve Stephen V Báthory komutasındaki Erdel ordusu tarafından büyük bir yenilgiye uğratıldı.[18]. 1480 yılında ise bizzat Kral Matthias Corvinus komutasındaki Macar ordusu Osmanlıların Bosna topraklarına girerek Saraybosna'yı tahrip etti.

Karşılıklı barış arayışları ve ateşkes (1480-1483)Düzenle

 
1485 civarında Avrupa siyasî haritası (Eflak, Boğdan, Kırım, Ragusa ve Karadağ Osmanlılara bağlı devletlerdir)

Osmanlı Devleti ve Macaristan Krallığı arasında 1454 yılından beri süren savaş hali iki ülke arasındaki dört tampon devletten ikisinin (Bosna Krallığı ve Sırbistan Prensliği) Osmanlılarca ilhakı, birinin (Eflak Prensliği) Osmanlı tâbiyetine girmesi ve birinin (Boğdan Prensliği) ise Osmanlılarca etkisiz hale getirilmesiyle sonuçlanmış, taraflar uzun bir doğrudan sınır hattında karşı karşıya kalmışlardı. Buna karşılık; Balkanların bu iki kudretli devleti 1456'dan itibaren birbirleriyle ana ordularıyla karşı karşıya gelmekten kaçınmışlar, genellikle hasımlarının bölgede olmadıkları dönemlerde askerî harekatlarını yürütmüşlerdi.

1478 yılında esasen gerek Osmanlı Sultanı II. Mehmed gerek Macar Kralı Matthias Corvinus güç dengesinin farkına varmış, barış müzakerelerine başlamışlardı. Ekmek Otlak Muharebesi'nden sonra, 1480 yılında II. Mehmed Bosna Sancakbeyi Davut Paşa aracılığıyla Macar Kralına mektup göndererek Macaristan'la barışın yanı sıra, Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu topraklarına saldırmak için Macar topraklarından serbest geçiş hakkı talep etti. Macar Kralı ikinci talebi reddetse de, barış müzakereleri sürdü[19]

Mektuplaşmalar sürerken, II. Mehmed 3 Mayıs 1481 tarihinde öldü ve tahta çıkan II. Bayezid ile kardeşi Cem Sultan arasında, Cem'in 29 Temmuz 1482'de Rodos'a sığınmasına kadar şiddetli bir iç savaş başladı. Bu iç savaştan galip çıkan II. Bayezid 1483 yılında Sırbistan-Bosna yönündeki ilk seferine çıkıp Hersek Düklüğü'nün topraklarını Osmanlı Devleti'ne ilhak ederken, ahşap ve topraktan sedde sahip Hram ve Koyluca hisarlarını 2 ay süren bir inşaatla taştan kalelere dönüştürdüğü gibi, Hram kalesi Balkanlar'da inşa edilen ilk topçu takviyeli kale oldu[20]

1482-1483 yıllarından Macar tarafında II. Bayezid nezdinden barış arayan Macar elçileri Erdel hakimi Stephen V Bathory ve Sırp despotu Vılk Grgureviç (Bosna'nın kuzeyindeki Macar kalelerinin komutanı) oldu. 1483 sonbaharında ateşkes anlaşması nihayet imzalandı ve taraflar arasında 1454'ten beri süren savaş hali sona erdi (Ahidnâme'nin Osmanlıca nüshasında yazan "Matyaş kıral ile bizim aramızdaki musalaha ve dostluk" ifadesi[21])

Savaş sonrasıDüzenle

  • Osmanlı Devleti ile Macaristan Krallığı arasında 1483 yılında başlayan ateşkes/barış hali 1492-1495 arası müstesna, 1521'e dek yaklaşık 40 yıl devam etti. 1488 yılında yenilenen ateşkes Macar Kralı Matthias Corvinus'un 1490'da ölümüyle fiilen sona erse de, 1495 yılında yeniden akdedilen ateşkes/barış haline dair anlaşmalar 1498, 1503, 1509, 1510, 1514, 1516 ve 1519 yıllarında uzatıldı [22]
  • Osmanlılar, Tuna'nın güneyindeki egemenliklerini kesin olarak kurmalarına rağmen, Tuna'nın kuzeyindeki asıl Macar topraklarını 1521'e dek hedef almadılar. Bununla birlikte, Osmanlıların gerek batıda Venedik'le (1499-1503), kuzeyde Lehistan (1497-1500) ve Boğdan (1474-79 ve 1484-86) ve doğuda Safevîler (1511-16) ve güneyde Kölemenler'le (1485-91 ve 1516-17) savaşları devam etti.
  • Macarlar da eşzamanlı olarak 1488'e dek Avusturya ile savaşlarına (1477-88) yoğunlaştı. Ardından ise, Kral Matthias Corvinus'un 1490'da ölümüyle gerileme dönemine girdi. Önce prensler ve bağlıların yetkilerini merkezî otorite aleyhine genişletmeleri, ardından çok yüksek maliyeti nedeniyle Kara Ordu'nun feshi ve çıkan köylü isyanları 1490-1520 arasında Macar Krallığını giderek zayıflattı.

Ayrıca bakınızDüzenle

KaynakçaDüzenle

  1. ^ ""The Late Medieval Balkans: A Critical Survey from the Late Twelfth Century", John V. A. Fine, University of Michigan Press (1987), s. 568-569". 29 Aralık 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Aralık 2021. 
  2. ^ ""The Siege of Belgrade by Muhammad II, July 1-23, 1456", R. Nisbet Bain, The English Historical Review Vol. 7, No. 26 (Apr., 1892), pp. 235-252, Oxford University Press". 29 Aralık 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Aralık 2021. 
  3. ^ ""A History of the Crusades", Kenneth Meyer Settons c.6, University of Wisconsin Press (1969), s. 324-325". 29 Aralık 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Aralık 2021. 
  4. ^ ""An Historical Geography of the Ottoman Empire", Donald Edgar Pitcher, Brill (1972), s. 90". 29 Aralık 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Aralık 2021. 
  5. ^ "Osmanlı Tarihi-1", İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu - Türk Tarih Kurumu Yayınları (1988)
  6. ^ "Slovak History: Chronology & Lexicon", Bartl, Július; Čičaj, Viliam; Kohútova, Mária; Letz, Róbert; Segeš, Vladimír; Škvarna, Dušan, Bolchazy-Carducci Publishers (2002), Slovenské Pedegogické Nakladatel'stvo. ISBN 0-86516-444-4
  7. ^ "The Papacy and the Levant (1204–1571), Volume II: The Fifteenth Century", Kenneth M. Setton, DIANE Publishing (1978), ISBN 0-87169-127-2
  8. ^ "Jajcza (bánság, vár és város) története 1450–1527 [Yayçe (Banlık, kale ve şehir) tarihi 1450–1527] (Macarca)", Budapeşte (1915), yeni baskı: ISBN 978-2-253-05575-4. s. 101-107
  9. ^ ""The Sultan of Vezirs: The Life and Times of the Ottoman Grand Vezir Mahmud Pasha Angeloviů (1453-1474)", Theoharis Stavrides, Brill (2021), s. 157-159". 30 Aralık 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Aralık 2021. 
  10. ^ "History of the Ottoman Empire and Modern Turkey: Empire of the Gazis - The Rise and Decline of the Ottoman Empire, 1280–1808", Stanford Jay Shaw, Ezel Kural, Cambridge University Press (1976), ISBN 978-0-521-29163-7
  11. ^ "Croatia Through History", Branka Magaš, SAQI (2007), ISBN 978-0-86356-775-9
  12. ^ "İslam Ansiklopedisi, "II. Mehmed" maddesi, Tük Diyanet Vakfı, Ankara (2003), c. 28, s. 399". 30 Temmuz 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Aralık 2021. 
  13. ^ "The Realm of St Stephen: A History of Medieval Hungary, 895–1526", Pál Engel, I.B. Tauris Publishers (2001), ISBN 1-86064-061-3
  14. ^ "Anti-Turkish Correspondence between Matthias Corvinus and Pope Sixtus IV: A Contribution to the History of Propaganda in the International Relations in the Late Middle Ages", Piotr Tafilowski, Rocznik Orientalistyczny (2013), T. LXVI, z. 2, s. 18-20
  15. ^ "Matthias Rex", András Kubinyi, Balassi Kiadó(2008), ISBN 978-963-506-767-1
  16. ^ "From Nicopolis to Mohács: A History of Ottoman-Hungarian Warfare, 1389-1526, Tamás Pálosfalvi, Brill (2018), s. 242
  17. ^ "From Nicopolis to Mohács: A History of Ottoman-Hungarian Warfare, 1389-1526, Tamás Pálosfalvi, Brill (2018), s. 253
  18. ^ Battle of Breadfield (1479), 'Conflict and Conquest in the Islamic World: A Historical Encyclopedia, Vol. 1, ed. Alexander Mikaberidze, (ABC-CLIO, 2011), 215.
  19. ^ ""The Process of Bordering at the Late Fifteenth-Century Hungarian-Ottoman Frontier", Davor Salihoviç, Cambridge University (2019), History in Flux, s. 1014-105". 18 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Ocak 2022. 
  20. ^ ""XV. Yüzyılın ikinci yarısında Balkanlarda Osmanlı serhad organizasyonunun oluşumu: Kaleler ağı, askeri personel, finansman ve mali külfet", Göksel Baş, Güney-Doğu Avrupa Araştırmaları Dergisi Yıl: 2018-1 Sayı: 33, s. 158". 9 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Ocak 2022. 
  21. ^ ""Ottoman Law of War and Peace: The Ottoman Empire and Its Tribute-Payers", Viorel Panaite, Brill, Boston (2019), s. 178". 18 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Ocak 2022. 
  22. ^ ""The Last Muslim Conquest: The Ottoman Empire and Its Wars in Europe", Gábor Ágoston, Princeton University Press (2021), s. 144". 18 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Ocak 2022. 

Dış bağlantılarDüzenle