Uyuşmazlık Mahkemesi

Türkiye'deki yargı yolu uyuşmazlıklarını çözmekle görevli yüksek mahkeme

Uyuşmazlık Mahkemesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda düzenlenen yüksek mahkemelerden biridir.

Türkiye Cumhuriyeti
Uyuşmazlık Mahkemesi
Uyuşmazlık Mahkemesi logosu
Uyuşmazlık Mahkemesi logosu
Kuruluş 9 Temmuz 1945 (75 yıl önce) (1945-07-09)
Yargı Uyuşmazlık yargısı
Yer Ahlatlıbel Mahallesi, İncek Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz Bulvarı No: 4, 06805 Çankaya, Ankara
Oluşum türü Yüksek mahkeme
Dil Türkçe
Website uyusmazlik.gov.tr
Başkan
Mevcut Celal Mümtaz Akıncı[1]
Görev başı 10 Ocak 2021
Başkanvekili
Mevcut Muammer Topal[1]
Görev başı 17 Aralık 2020

Mahkeme, 9 Temmuz 1945 tarih ve 4788 sayılı mülga Uyuşmazlık Mahkemesi Kurulması Hakkındaki Kanun ile kurularak görevine başlamış, kuruluş ve işleyişi 12 Haziran 1979 tarihinde kabul edilen 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi̇nin Kuruluş Ve İşleyi̇şi̇ Hakkında Kanun ile yeniden düzenlenmiştir.

Mahkemenin temel görevi; adli ve idari yargı organları arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmektir. Kararlarına karşı başvuru yolu açık değildir. İlke kararları ve başkanın uygun gördüğü kararlar Resmî Gazete'de yayımlanır.

TarihçeDüzenle

Türk yargı teşkilatında birden fazla yargı kolu bulunmaktadır. Adli yargı, idari yargı, anayasa yargısı ve uyuşmazlık yargısı,[a] Türkiye'deki mevcut bulunan yargı türleridir. Her bir yargı kolunun kendi içinde ilk derece mahkemeleri ve bu mahkemelerin verdiği kararları incelemekle görevli istinaf (bölge) mahkemeleri ve/veya temyiz mahkemeleri bulunmaktadır. Bu yargı kollarının kendi aralarındaki ilişki yargı yolu olarak adlandırılmaktadır. Uygulamada buna görev ilişkisi de denmektedir.[3]

Birden fazla yargı kolunun olması nedeniyle, uygulamada bu yargı kolları arasında görev ve hüküm uyuşmazlıkları çıkması mümkün görülmektedir. Bu uyuşmazlıkların da, bu mahkemeler dışında ve bunların üstünde olan bağımsız bir yüksek mahkeme tarafından çözülmesi gerektiği düşünülmektedir.[4][5] Bu amaçla, adli, idari ve askeri yargı organları arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarının kesin olarak çözümlenebilmesi amacıyla, 9 Temmuz 1945 tarihinde kabul edilen 4788 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi Kurulması Hakkında Kanun ile Uyuşmazlık Mahkemesi kurulmuştur.[6] 1961 Anayasasında bağımsız yüksek mahkeme olarak tanımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi, günümüzde de yürürlükte bulunan 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun ile düzenlenmiş durumdadır.[7]

1945 tarihli ve 4788 sayılı Kanun ile, yargı yolu uyuşmazlığı yalnızca adli ve idari yargı organları arasında kabul ediyordu. Adli yargı organında davalı olarak bulunan idarenin mahkemenin görevine itirazı olursa ve bu itiraz reddedilirse, Danıştay Başkanunsözcüsünün[b] dosyayı Uyuşmazlık Mahkemesi'ne intikal ettirme hakkı vardı. 1961 Anayasası ile mahkemenin yapısında meydana gelen değişiklikler öncesinde, görev uyuşmazlığı yalnızca adli ve idari yargı organları arasında mevcuttu. Fakat burada görev uyuşmazlığı yalnızca adli yargıda görülen davalarda söz konusu olabiliyordu ve bu uyuşmazlığı oluşturma ve Uyuşmazlık Mahkemesi'ne intikal ettirme yetkisi, yalnızca Danıştay Başkanunsözcüsüne aitti. 1961 Anayasası ile birlikte, uyuşmazlıkların ayrıca askeri yargı için de geçerli olabileceği ve uyuşmazlığı çıkarma yetkisinin sadece Danıştay Başkanunsözcüsünde olmadığı belirtilmiştir.[8]

4788 sayılı Kanun dönemiDüzenle

Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 1945'te çıkarılan 4788 sayılı Kanunun birinci maddesi ile görevi şu şekilde tanımlanmıştı:

« Genel mahkemeler, İdare ve askerlik yargı yerleri arasında hukuk işlerinden doğan vazife ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeğe yetkili olmak üzere bir Uyuşmazlık Mahkemesi kurulmuştur.[9] »

Kanun, mahkemenin bir başkan ve altı üyeden oluşacağını hüküm altına almıştı. Başkanlar, Yargıtay ve Danıştay'ın birinci sınıf başkanlarından olacaktı ve bu başkanlar, birer sene dönüşümlü olarak görev yapacaklardı. Üyelerin üçü, Yargıtay hukuk dairelerinin başkan ve üyelerinden, kalan üçü ise Danıştay dava dairelerinin başkan ve üyeleri arasından seçilecekti. Uyuşmazlık, askeri işlere dair ise Yargıtay ve Danıştay'dan seçilen en az kıdemli birer üyenin yerine Askerî Yargıtay'dan iki üye alınacaktı. Her üye, görevli olduğu kurumun genel kurulunca seçilecekti. Kurullar da, üye eksikliğini ikame etmek için ikişer yedek üye de seçecekti. Üyelerin görev süresi üç yıl idi.[9]

Uyuşmazlık Mahkemesinin bir dava dosyasını inceleyebilmesi için, dosyanın Danıştay Başkanunsözcüsünce mahkemeye intikal ettirilmesi gerekiyordu. Bu da yalnızca idarenin mahkemede görev itirazında bulunması ve mahkemenin bu görev itirazını reddererek kendisinin görevli olduğuna karar vermesi halinde gerçekleşebiliyordu. Uyuşmazlık Mahkemesine intikal eden dava, Uyuşmazlık Mahkemesi dosya hakkında bir karar verinceye kadar geri bırakılıyordu. Mahkeme üç ay içerisinde karar vermezse, yargılama kaldığı yerden devam ediyordu, fakat karar verilene kadar Uyuşmazlık Mahkemesi karar verirse, yargılamayı yürüten mahkeme bu karara uymakla yükümlüydü.[9]

Konusu ve tarafları aynı olan bir dava dosyasında iki farklı yargı organı da görevsizlik kararı verirse, buradaki uyuşmazlığı giderme yetkisi de Uyuşmazlık Mahkemesine aitti. Taraflardan herhangi biri, uyuşmazlığın çözülmesini Uyuşmazlık Mahkemesinden isteyebiliyordu.[9]

Mahkemenin bir diğer görevi ise hüküm uyuşmazlığı[c] oluşması halinde, bu uyuşmazlığı çözmek idi. Bu konuda verilen kararların kesin olacağı ve Resmî Gazetede yayımlanacağı da hüküm altına alınmıştı.[9]

Uyuşmazlık Mahkemesinin, önüne gelen dosyaları ilk olarak usulden inceleyeceği kanunda belirtilmişti. Buna göre, mahkeme başvuruları öncelikle şekil ve süre açısından inceliyordu. Şekil açısından eksik olan dosyalarda eksikliğin giderilmesi için dosya ilgili mercie iade edilirken, süresi geçmiş başvurular ise reddediliyordu. İncelemelerde mahkemenin tüm üyeleri bir arada bulunuyor ve dosya üzerinden salt çoğunlukla karar veriliyordu. Verilen kararlar kesindi ve uygulanması için dosya ilgili mahkemeye iade ediliyordu.[9]

1961 Anayasası sonrasıDüzenle

1961 Anayasası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi anayasal statüye sahip olmuştur.[4] Önceki 1924 Anayasasında mahkemeye ilişkin bir madde hükmü mevcut değildi. 1961 Anayasasının 142. maddesi ile, Uyuşmazlık Mahkemesi hakkında şu hüküm ihdas edilmiştir:

« Uyuşmazlık Mahkemesi, adli, idarî ve askerî yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkilidir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluşu ve işleyişi kanunla düzenlenir. Bu Mahkemenin Başkanlığını, Anayasa Mahkemesince kendi asıl veya yedek üyeleri arasından görevlendirilen bir üye yapar.[11] »

Yeni anayasa ile mahkemenin yapısında birtakım değişiklikler yapılmıştır. Görev ve hüküm uyuşmazlığı hususlarında askeri yargı mercileri Uyuşmazlık Mahkemesinin görev alanı içerisine alınmıştır. Mahkemenin başkanlığını, Anayasa Mahkemesinden görevlendirilecek bir üyenin yapacağı belirlenmiştir. Buna karşılık 4788 sayılı Kanunda Anayasanın ardından bir değişiklik yapılmamıştır. Bu nedenle de öğretide kanunun durumu tartışılmış, kanunun Anayasa değişikliğini müteakip günün ihtiyaçlarına cevap veremediği ve bu nedenle değiştirilmesi gerektiği fikri ileri sürülmüştür.[12][13]

2247 sayılı Kanun dönemi ve günümüzdeki yapısıDüzenle

12 Haziran 1979'da 2247 sayılı Kanun kabul edildi ve 22 Haziran 1979 tarihli ve 16674 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanunun birinci maddesiyle, mahkemenin Anayasa ile görevlendirilen, adli, idari ve askeri[d] yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksek mahkeme olarak tanımlanmıştır.[15] Mahkeme, bu yargı organları arasındaki görev uyuşmazlıklarını çözümlemekle görevliydi. Anayasa Mahkemesinin diğer mahkemelerle arasındaki görev uyuşmazlıklarında ise Anayasa Mahkemesinin kararları esas alınacaktı.[16]

Kanuna göre, Uyuşmazlık Mahkemesi hukuk ve ceza bölümlerine ayrılıyordu. Bu bölümler, bir başkan ile altı asıl üyeden oluşuyordu. Bu iki bölüm bir araya gelerek genel kurulu oluşturuyordu. Mahkeme başkanı, Anayasa Mahkemesinin kendi asıl ve yedek üyeleri arasından seçiliyordu.[17] Bölümler ve genel kurul, başkanın başkanlığında toplanıyordu. Hukuk bölümüne Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ile Danıştay Genel Kurulunca kendi daire başkan ve üyeleri arasından, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Genel Kurulunca da askeri hakim sınıfından olan daire başkan ve üyeleri arasından ikişer asıl ve ikişer yedek üye seçiliyordu. Ceza bölümüne ise Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile Askerî Yargıtay Genel Kurulunca kendi daire başkan ve üyeleri arasından üçer asıl ve üçer yedek üye seçiliyordu.[16]

1982 Anayasasında Uyuşmazlık Mahkemesinin 2247 sayılı Kanunda yapılan tanımına yer verilmiştir. Mahkemenin verdiği kararların kesin olduğu ve diğer mahkemeleri bağlar nitelikte olduğu da[e] yine hüküm altına alınmıştı.[19]

Mahkemenin bölümleri ve genel kurul, üye tam sayısı ile toplanacak ve oy çokluğu ile karar verecekti. İnceleme dosya üzerinden yapılacaktı. Öncelikle başvuru şekil ve süre açısından incelenecek, eksik olan başvurular reddedilecekti. Mahkemenin bölümleri arasındaki çelişkiler genel kurulca verilecek ilke kararlar ile giderilecekti. Bu ilke kararlar ile mahkeme başkanının uygun göreceği kararlar Resmî Gazetede yayımlanacaktı.[20]

15 Temmuz darbe girişiminin ardından mevzuatta birtakım değişiklikler yapıldı. Bu değişiklikler ile Uyuşmazlık Mahkemesinin yapısında da birtakım değişiklikler yaşandı. Askeri yargı ilga edildi[14] ve buna bağlı kadrolar kaldırıldı. Mahkemenin de bir başkan ve altı asıl, altı yedek üyeden kurulacağı hükme bağlandı. Başkan yine Anayasa Mahkemesinin üyelerinden seçilecekti. Üyeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ile Danıştay Genel Kurulunca kendi daire başkan ve üyeleri arasından seçilecekti. Başkan ve üyelerin görev süresi dört yıl olarak belirlendi. Görev süresi bitenlerin tekrar seçilebileceği hüküm altına alındı.[15]

GörevleriDüzenle

Uyuşmazlık Mahkemesinin görev alanına giren uyuşmazlıklar, görev uyuşmazlığı ve hüküm uyuşmazlığı olarak ikiye ayrılmaktadır. Görev uyuşmazlığı da kendi içerisinde olumlu görev uyuşmazlığı ve olumsuz görev uyuşmazlığı olarak ikiye ayrılmaktadır.[19]

Görev uyuşmazlıklarıDüzenle

Olumlu görev uyuşmazlığıDüzenle

Başka bir yargı kolunun görev alanına girdiği gerekçesiyle yapılan görev itirazının mahkeme tarafından reddedilmesi halinde olumlu görev uyuşmazlığı oluşur.[21] Olumlu görev uyuşmazlığında bir yargı organı, davanın kendi görev alanına girdiğine karar verirken diğer yargı organı ise davanın kendi görev alanına girdiğini iddia eder. Bu durumda, görev alanı korunmak istenen yargı organı içerisinde yer alan başsavcı görev hususunun incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinden ister.[19] Uyuşmazlığı çıkarma yetkisi başsavcılara verilmişse de, başsavcılar bu konuda kendiliğinden harekete geçemezler. Görevsizlik iddiasında bulunan kişi ya da makamın başsavcılardan talepte bulunması gerekir.[22] Başsavcı, uyuşmazlık çıkarılmasına gerek olmadığı kanaatinde ise istemi reddeder. Aksi kanaatte ise de uyuşmazlık çıkarma talebini Uyuşmazlık Mahkemesine bildirmesi gerekir, böylece olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmış olur.[23]

Olumlu görev uyuşmazlığının söz konusu olması için; bir davanın açılmış olması, davada görevsizlik itirazının yapılmış olması ve mahkemenin esas hakkında bir karar vermeden görevsizlik itirazını reddetmesi gerekir. Bu şartlar sağlanmamış ise olumlu görev uyuşmazlığından bahsedilemeyecektir.[22] Uyuşmazlık Mahkemesi, başvuru şartları tamam olan bir başvuruyu haklı görürse, görevlilik kararı veren mahkemenin bu kararını kaldırarak görevli yargı yerini belirler ve yargılama orada devam eder; haksız görürse de başvuru talebini reddeder. Mahkemenin kararları kesindir.[23]

Uyuşmazlık Mahkemesine intikal uyuşmazlıkta, davayı görmekte olan mahkeme, Uyuşmazlık Mahkemesinin kararı için yargılamayı altı ay süreyle bekletir.[15] Bu süre içerisinde bir karar gelirse, karara göre işlem yapılır. Gelmezse, yargılama kaldığı yerden devam eder. Mahkeme esas hakkında karar vermeden Uyuşmazlık Mahkemesinden karar gelirse, bu karara göre işlem yapılır. Uyuşmazlık Mahkemesinin, mahkeme esastan karar verdikten sonra verdiği kararın ise mahkeme kararına bir etkisi yoktur.[24][25]

Olumsuz görev uyuşmazlığıDüzenle

Adli ve idari yargı organlarının, tarafları ve konusu aynı olan bir uyuşmazlıkta karşılıklı olarak birbirlerini görevli görerek görevsizlik kararı vermeleri ve kararların kesinleşmesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığı söz konusu olur.[19] Görevsizlik kararı veren mahkemelerin, karşılıklı olarak birbirlerini görevli bulmaları gereklidir, aksi takdirde olumsuz görev uyuşmazlığı çıkmış olmaz.[26]

Olumsuz görev uyuşmazlığında Uyuşmazlık Mahkemesine başvuru hakkı davanın taraflarına aittir. Ceza davalarında, taraflar dışında ilgili makamlarında başvuru hakkı vardır. Başvuru, son görevsizlik kararını veren mahkemeye verilecek bir dilekçe ile gerçekleştirilir.[27] İstinaf ve temyiz mercileri de bu başvuruyu yapabilmektedir.[28]

Uyuşmazlık Mahkemesi görevli mahkemeyi belirler ve kararını mahkemelere bildirir. Görevli bulunan mahkeme, yargılamayı ayrıca bir karara gerek olmaksızın görmeye başlar. Uyuşmazlık Mahkemesi, görevsizlik kararı veren mahkemeler dışında bir mahkemeyi görevli bulmuşsa, davacının Uyuşmazlık Mahkemesi kararıyla birlikte bu mahkemede yeni bir dava açması gerekir.[28] Yargılama sırasında, görevsizlik kararından önce ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz gibi tedbir kararları verilmişse, bu kararların akıbetinin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulması halinde akıbetinin ne olacağı hususu 2247 sayılı Kanunda belirlenmiştir.[15] Buna göre, tedbir kararları Uyuşmazlık Mahkemesi karar verinceye kadar geçerli olacaktır. Uyuşmazlık Mahkemesi, tedbir kararını veren yargı yerinin görevsizliğine karar verirse, tedbir kararının akıbetini görevlendirilen yargı mercii belirler. Bu mahkeme, tedbir kararını kaldırabilir, kaldırmazsa bu karar altmış gün süreyle geçerliliğini korur. Uyuşmazlık Mahkemesi, kararını verinceye kadar bu tedbirlerle ilgili de karar verme hakkına sahiptir. Bu hususlar, ceza davalarındaki koruma, güvenlik altına alma, el koyma gibi tedbirler açısından da geçerlidir.[29][28]

Hüküm uyuşmazlıklarıDüzenle

Konusu, sebebi ve taraflarından en az birinin aynı olduğu bir davanın, farklı yargı organlarında açılması ve bu yargı organlarının davanın esası hakkında çelişkili kararlar vermesi ve bu kararların kesinleşmesi mümkündür.[10] Bu çelişki yüzünden hükme bağlı hakkın yerine getirilmesi imkansız olan durumlarda hüküm uyuşmazlığı söz konusu olur.[19] Ceza davalarında hüküm uyuşmazlığının söz konusu olması için sanığın, failin ve maddî olayların aynı olması gerekir.[15] Bu şartların sağlanması halinde, taraflar ya da ilgili makam doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur. Mahkeme, çelişen kararları inceleyerek dosya üzerinden esas hakkındaki kararını verir.[f] Mahkemenin kararı kesindir, buna karşı herhangi bir kanun yolu mevcut değildir.[31]

Görevdeki üyelerDüzenle

# Adı Başlama Tarihi Görevi Seçildiği Yer
1 Celal Mümtaz Akıncı 10 Ocak 2021 Başkan Anayasa Mahkemesi
2 Muammer Topal 17 Aralık 2020 Başkanvekili Anayasa Mahkemesi
3 Şükrü Bozer 25 Ekim 2017 Asıl üye Yargıtay
4 Mehmet Aksu 25 Ekim 2017 Asıl üye Yargıtay
5 Aydemir Tunç 6 Haziran 2018 Asıl üye Danıştay
6 Birol Soner 19 Eylül 2018 Asıl üye Yargıtay
7 Nurdane Topuz 21 Eylül 2018 Asıl üye Danıştay
8 Ahmet Arslan 20 Eylül 2019 Asıl üye Danıştay
9 Suat Arslan 16 Ekim 2018 Yedek üye Yargıtay
10 Tayyibe Kaycıoğlu 21 Eylül 2018 Yedek üye Danıştay
11 Hava Aydınlı 20 Eylül 2019 Yedek üye Yargıtay
12 Bilal Çalışkan 20 Eylül 2019 Yedek üye Danıştay
13 Recep Kılıç 20 Eylül 2019 Yedek üye Danıştay
14 Hikmet Kanık 5 Ekim 2020 Yedek üye Yargıtay

BaşkanlarıDüzenle

# Başkan Görev Başlangıcı Görev Bitişi
1 Osman Yeten 15 Eylül 1962 26 Mayıs 1964
2 İbrahim Hilmi Senil 26 Mayıs 1964 19 Kasım 1965
3 Şemsettin Akçaoğlu 19 Kasım 1965 5 Aralık 1967
4 Recai Seçkin 5 Aralık 1967 16 Haziran 1970
5 Ali Fazıl Uluocak 16 Haziran 1970 3 Haziran 1973
6 Ahmet Hamdi Boyacıoğlu 3 Haziran 1973 9 Ağustos 1982
7 Servet Tüzün 16 Eylül 1982 6 Eylül 1987
8 Selahattin Metin 6 Eylül 1987 15 Nisan 1988
9 Muammer Turan 18 Nisan 1988 10 Haziran 1990
10 Yılmaz Aliefendioğlu 22 Haziran 1990 6 Eylül 1991
11 Mustafa Şahin 6 Eylül 1991 1 Temmuz 1993
12 Selçuk Tüzün 15 Temmuz 1993 14 Şubat 1998
14 Mustafa Bumin 17 Mart 1998 15 Temmuz 1999
15 Ali Hüner 15 Temmuz 1999 6 Temmuz 2003
16 Yalçın Acargün 9 Temmuz 2003 3 Ocak 2004
17 Tülay Tuğcu 6 Ocak 2004 25 Temmuz 2005
18 Ahmet Akyalçın 12 Eylül 2005 16 Mart 2012
19 Serdar Özgüldür 22 Mart 2012 21 Mart 2016
20 Nuri Necipoğlu 21 Mart 2016 1 Temmuz 2018
21 Hicabi Dursun 2 Temmuz 2018 16 Temmuz 2020
22 Burhan Üstün 23 Temmuz 2020 10 Ocak 2021
23 Celal Mümtaz Akıncı 10 Ocak 2021 Görevde

KonumuDüzenle

Mahkemenin 1962-1989 yılları arasındaki toplantıları, Anayasa Mahkemesine ait toplantı salonunda yapılmaktaydı. Anayasa Mahkemesinin 1989 yılında yeni binasına taşınmasının ardından, binanın beşinci katı Uyuşmazlık Mahkemesine tahsis edildi. 2009 yılında ise mahkeme Ahlatlıbel'deki yeni binasına taşınmış olup bu tarihten beri burada görev yapmaktadır.[6]

NotlarDüzenle

  1. ^ Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında değişiklik yapan 6771 sayılı Kanun ile kaldırılana kadar,[2] askeri yargıda da askeri davalar görülmekteydi.
  2. ^ Başkanunsözcüsü, yürürlükteki mevcut Danıştay Kanununda Başsavcı olarak yer almaktadır; krş. eski kanun, yeni kanun
  3. ^ Hüküm uyuşmazlığı, Türk hukukunda kesinleşmiş yargı kararlarının tekrar incelenebilmesini sağlayan bir başvuru yoludur. Uyuşmazlık Mahkemesi, bu halde olayı inceleyerek çelişkili kararlardan birini ya da her ikisini de kaldırır, her ikisini de kaldırırsa olayın esası hakkında da karar verir.[10]
  4. ^ 2/7/2018 tarihli 703 sayılı KHK’nin 183 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan "adli, idari ve askeri" ibaresi "adli ve idari" şeklinde değiştirilmiş ve askeri yargı ilga edilmiştir.[14]
  5. ^ Fakat Anayasa Mahkemesiyle diğer mahkemeler arasında görev uyuşmazlığı yaşanırsa Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınacaktı.[18]
  6. ^ Ceza davalarında esas hakkında karar verilmez, davayı hangi mahkemenin görüp karara bağlaması gerektiğine karar verilir.[30]

KaynakçaDüzenle

Dipnotlar
  1. ^ a b "Uyuşmazlık Mahkemesi̇ Başkanlığına Ve Başkanveki̇lli̇ği̇ne Seçme Kararı" (PDF). Resmî Gazete. 18 Aralık 2020. 17 Aralık 2020 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Ocak 2021. 
  2. ^ "6771 sayılı Kanun metni". tbmm.gov.tr. 21 Ocak 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Ocak 2021. 
  3. ^ Tercan 2015, s. 785.
  4. ^ a b Anıl 1992, s. 45.
  5. ^ Uzun 2016, s. 17.
  6. ^ a b "Uyuşmazlık Mahkemesi". Anayasa Mahkemesi. 27 Haziran 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Ocak 2021. 
  7. ^ "Uyuşmazlık Mahkemesi tarihçesi". Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığı. 16 Kasım 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Ocak 2021. 
  8. ^ Yayla 1968, s. 203.
  9. ^ a b c d e f "4788 sayılı Kanun metni" (PDF). Resmî Gazete. 14 Temmuz 1945. 3 Nisan 2018 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Ocak 2021. 
  10. ^ a b Tercan 2015, s. 789.
  11. ^ "1961 Anayasası". anayasa.gen.tr. 8 Haziran 2004 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Ocak 2021. 
  12. ^ Özkol 1971, s. 77.
  13. ^ Yayla 1968, s. 205.
  14. ^ a b "703 sayılı KHK" (PDF). Resmî Gazete. 9 Temmuz 2018. 12 Temmuz 2018 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Ocak 2021. 
  15. ^ a b c d e "2247 sayılı Kanun" (PDF). Resmî Gazete. 12 Haziran 1979. 21 Eylül 2016 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Ocak 2021. 
  16. ^ a b Gözler 2013a, s. 127.
  17. ^ Gözler 2014, s. 401.
  18. ^ "1982 Anayasası" (PDF). mevzuat.gov.tr. 25 Temmuz 2011 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Ocak 2021. 
  19. ^ a b c d e Gözler 2013b, s. 828.
  20. ^ Çağlayan 2015, ss. 158-159.
  21. ^ Çağlayan & Çınarlı 2020, s. 77.
  22. ^ a b Çağlayan & Çınarlı 2020, s. 78.
  23. ^ a b Çağlayan 2015, s. 164.
  24. ^ Çağlayan 2015, s. 165.
  25. ^ Çağlayan & Çınarcı 2020, s. 79.
  26. ^ Çağlayan & Çınarlı 2020, s. 79.
  27. ^ Çağlayan 2015, s. 170.
  28. ^ a b c Çağlayan & Çınarlı 2020, s. 80.
  29. ^ Çağlayan 2015, s. 172.
  30. ^ Tercan 2015, s. 792.
  31. ^ Çağlayan & Çınarlı 2020, s. 81.
Kaynaklar

Dış bağlantılarDüzenle