Atina'da bulunan restore edilmiş Attalos Stoası.

Stoacılık ya da Stoa Okulu, kurucusu Kıbrıslı Zenon olan, Megara okulunun bir kolu olan felsefe okulu.

Helenistik felsefenin en önemli akımlarındandır. Zenon, okulunu Atina'da bir resim galerisinde (Stoa Poikile) kurmuştur.

Stoacılar için insanın temel amacı mutluluktur. Mutluluğa ulaşmak içinse doğaya uygun yaşamak gerekir. Dolayısıyla doğaya uygun yaşamayı felsefi olarak benimsemişler ve dünya vatandaşlığını savunmuşlardır. "Mutluluk, dış koşullara bağlı olmamalıdır," önermesini dile getirmişlerdir. Öğretilerine göre, sosyal varlık olarak insanlar için mutluluğa giden yol şunlarda bulunur: hayatta sana verileni kabul etmek, zevk arzumuz veya acı korkumuz tarafından kontrol edilmemize izin vermemek, etrafımızdaki dünyayı anlamak için aklımızı kullanmak ve tabiatın planındaki kendimize düşen görevi yapmak, ve beraber çalışıp başkalarına karşı dürüst ve adil olmak.

Diogenes Laertios şöyle demiştir: “Stoalılar mantık eğitiminin zorunlu olduğunu ileri sürerler. Çünkü mantık diğer tek tek erdemleri içine alan bir erdemdir. Mantık bilmeyen bir insan yanlış çıkarımlardan kaçınamaz. Mantık, bilge bir insana doğruyu yanlıştan ayırt etme özelliği kazandırır.”[1]

İçindekiler

Stoacıların erdemleriDüzenle

  • Bilgelik
  • Adalet
  • Yiğitlik
  • Ölçülülük
  • Dürüstlük

İnsanın üstünlüğüDüzenle

Stoacılar tüm evrenin kutsal bir otorite tarafından yönetildiğini düşünür. Ve bu otorite bir külli iradeye sahiptir ve bu iradesini de insanlara yüklemiştir. Bu yüzden tüm canlılar normal iken, bir akla sahip olan insan, tanrısal bir yaratıktır. Hayvanlar içgüdüleri ile hayatta kalmaya çalışırken insan aklı sayesinde kendini gerçekleştirmeye ve geliştirmeye çalışır. Yine insan aklı sayesinde doğru ile yanlışı ayırt eder.

Evreni yöneten bu kutsal iradenin tüm insanlara aynı aklı verdiği düşünülür. Bu yüzden de tüm insanlar eşittir. Stoacılar, bu yüzden köleliğe karşı çıkar. Bu bakımdan köleliği doğal ve kaçınılmaz gören Aristotelesçilik düşüncesi ise ters düşer.[2]

Erken dönem StoacılıkDüzenle

 
Tarihsel filozofların büstleriyle Attalos Stoası. (Fotoğraf: Massimo Pigliucci).

İlk dönem Stoacılar arasında okulun kurucusu Kıbrıslı Zenon, Khrysippos, Kleanthes, Tarsuslu Zeno, Tarsuslu Antipater sayılabilir.

Kıbrıslı Zenon'un kiniklerin etkisinde kaldığı ve ilk yapıtlarında özellikle bu etkinin belirgin olduğu görülür. Stoacılık da bu yönde bir gelişim gösterecektir. Ancak daha sonra bu düşüncelerinde farklılaşma olur, özellikle kiniklerin ahlak öğretilerinde değişiklikler meydana getirir. Ona göre gerçek ahlak her tür uygarlık değerinin reddedilmesiyle değil de yüksek ve tam bir doğallığa ulaşarak gerçekleştirilebilir.

Kinizmden etkilenmiştir ama birebir örtüşmeleri söz konusu değildir. Her iki eğilimin ortak noktası insanın bağımsızlığı ya da özgürlüğünün kesin bir ilke olarak benimsenmiş olmasıdır. Hem kuramsal olarak temellendirilmesi hem de insan ile uyumlu kılınması doğaya uygun yaşamak fikriyle biçimlendirilmiştir. Bu yönde Stoacılar panteist bir dünya görüşü oluşturmuşlardır.

Orta dönem StoacılıkDüzenle

Zenon'dan bir yüzyıl sonra, bir tür uzlaşma felsefesi olarak şekillenen, erken Stoacılığın katı ahlaki tutumunu yumuşatan ve Platon ve Aristoteles ile öğretisini geliştiren bir eğilim göstermiştir. Panaetius ile Paseidonios bu akımın öncü isimleridir. Panaitios Stoacılığa rasyonalist yönde, öğrencisi Paseidonios ise empirist bir yönde değişikliklerle etki etmiştir.

Geç dönem (İmparatorluk Dönemi) StoacılıkDüzenle

Geç dönem düşünürler arasında Cicero, Genç Seneca, Marcus Aurelius, Epiktetos, Gaius Musonius Rufus sayılır.

Ayrıca bakınızDüzenle

Dış bağlantıDüzenle

KaynakçaDüzenle

  1. ^ Çiğdem Dürüşken (1991) “Stoa Mantığı” Felsefe arşivi (28) s. 287-308
  2. ^ Ömer Çaha, Siyasi Düşüncelere Giriş (say. 36)