Ana menüyü aç

Versay Antlaşması'nın 231. Maddesi

Versay Antlaşması'nın 231. Maddesi, Savaş Suçluluğu Maddesi olarak da geçen bu madde, Alman İmparatorluğu'nun Birinci Dünya Savaşı'nı kaybetmesiyle imzaladığı Versay Antlaşması ile İtilaf Devletleri'ne vermiş olduğu zararları ödemesini içeren bir tazminat maddesidir. 231. Madde en tartışmalı maddelerden bir tanesiydi. Madde; "İtilaf Devletleri, İlgili Hükümetler ve Almanya teyit ederki, Almanya ve müttefikleri'nin, İtilaf Devletleri'ne vermiş oldukları tüm kayıplar ve hasarların Almanya ve müttefikleri, tarafından karşılanacaktır." Madde her ne kadar diğer İttifak Devletleri'ni de kapsıyor olsa da anlaşmanın başka bir maddesinde "Almanya, savaşın tüm zararlarından sorumludur... " ibaresi vardı. Böylece bütün yük Almanların üstüne yıkılmak istenmiştir.

İtilaf Devletlerinin maddeye karşı tutumuDüzenle

Tazminatların çözümü konusunda Amerikalılar, İngilizler ve Fransızlar farklı düşünüyorlardı. Savaşın en yoğun yaşandığı yer olan Batı Cephesi, Fransa topraklarında gerçekleşmiş ve savaşın yaşandığı bölgeler ağır hasar almıştı. Özelikle kırsal bölgede yapılan savaş köylüler için yıkım olmuştu. Öte yandan Fransa'nın en sanayileşmiş bölgesi olan Kuzey Doğu Fransa, Birinci Dünya Savaşı sırasında Alman işgali altındaydı ve Almanlar geri çekilirken yüzlerce maden ve fabrika demiryolu, köprü ve köylerle birlikte yok edildi. Fransa Başbakanı Georges Clemenceau, yapılacak herhangi bir barışın, Almanya'ya tazminat ödetilmesi gerektiğini düşünüyordu. Fransa sadece verilen hasarlardan dolayı tazminat cezası istemiyordu. Bu ceza ile birlikte Almanya'nın bir daha Fransa'yı tehdit edemeyecek ve Alman sanayisi Fransız'nın sanayisi ile rekabet edemeyecekti. Tazminatlar, sadece Fransa'nın yapılanması için değil aynı zamanda savaş boyunca işgal altında kalan Belçika gibi diğer ülkelerinde yapılanmasını sağlayacaktı. Öte yandan İngiltere Başbakanı David Lloyd George, Almanya ile makûl bir anlaşma istiyordu. Böylece Almanya ile ticaret yapabilecekti. Amerika ise tazminatın olmamasını istiyordu. Çünkü Wilson, yayınlamış olduğu prensiplerde tazminata  karşıydı.

Alman halkının tepkisiDüzenle

Alman halkı bu maddeyi ulusal bir aşağılanma olarak gördü. Alman tarihçileri ise antlaşmayı bozmak için makaleler yazmaya başlamışlardı.

Versay Anlaşmasındaki 231. maddesine karşı oluşan muhalefet, savaş sonrası Alman İmparatorluğu'nun yerine kurulan Weimar Cumhuriyeti'e psikolojik ve siyasi bir yük oluşturdu. Uluslararası alanda destek isteyen Alman politikacılar, Alman İmparatorluğu'nun savaşın tek nedeni olmadığını kanıtlamak istemiş böylece tazminatlar için gösterilen neden ortadan kalkmış olacak ve borç yükü hafifleyecekti. Bu amaçla, Alman hükümeti Savaş Nedenleri Araştırması Merkezi'ni finanse etti.

İtilaf Devletleri liderleri Almanların tepkisine şaşırdı. Çünkü liderler, maddeyi Almanya'dan tazminat toplamak için basit bir yasa olarak görüyorlardı. Anlaşmayı hazırlayan iki yazardan bir tanesi olan Amerikalı diplomat John Foster Dulles, daha sonradan, Alman halkına ağır gelen maddeden dolayı pişman olmuştu.

Maddenin Nazizmin yükselişindeki etkisiDüzenle

Amerikalı Senatör Henrik Shipstead, maddenin gözden geçirilmesinde başarısız olunması Hitler'in iktidara gelmesinde büyük bir faktör olduğunu savundu. Tony Rea ve John Wright gibi bazı tarihçiler, savaş suçu hükmünün çok sert olması ve bu suçtan dolayı istenen tazminat talepleri Hitler'in Almanya'da iktidara gelmesine neden olduğunu savunmaktadır. Bu görüşlere rağmen, başka bir tarihsel görüş, maddenin ve antlaşmanın Nazizmin yükselişine pek bir etkisi olmadığıdır. Bu görüşe göre o dönemde Avrupa'da zaten yükselişte olan Faşizm akımı vardı ve bu yükseliş Almanya'da daha çok Büyük Buhranın etkisi ile yaşanmıştı. Versay Antlaşmasının Hitler'in yükselişinin nedeni olduğu düşüncesi daha çok Nazi Partisi'nin propagandasının etkili olduğu savunurlar. Bunlardan bir tanesi Fritz Klein, Hitler'in zaferi Versay'ın kaçınılmaz bir sonucu olmadığını savunuyor.

KaynakçaDüzenle