Koyungeçidi Muharebesi

Koyungeçidi Muharebesi, 9 Eylül 1578'de Osmanlı Devleti ile Safevî Devleti arasında yapılan ve Osmanlıların zaferiyle biten meydan savaşı.

Koyungeçidi Muharebesi
1578-1590 Osmanlı-İran Savaşı
Secaatname 0023 (cropped).jpg
Koyungeçidi Muharebesi
Tarih9 Eylül 1578
Bölge
Sebep Safevîlerin Şirvan'a doğru ilerleyen Osmanlı ordusunu durdurmak istemesi
Sonuç Kesin Osmanlı zaferi
Taraflar
Osmanlı İmparatorluğu Osmanlı Devleti Safevî Devleti
Komutanlar ve liderler

Osmanlı İmparatorluğu Lala Mustafa Paşa

Osmanlı İmparatorluğu Özdemiroğlu Osman Paşa
Türkmen Emir Han
Güçler
20.000 Safevi

Muharebe öncesiDüzenle

Osmanlı İmparatorluğu ile Safevî Devleti arasında 1555 yılında imzalanan Amasya Antlaşması 1578 yılında bozuldu ve Osmanlılar İran üzerine taarruza geçti. Lala Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Tokmak Han komutasındaki Safevî ordusunu 9 Ağustos'ta Çıldır Muharebesi'nde büyük bir yenilgiye uğrattı. Bunun sonucunda, bölgedeki Safevî direncinin büyük oranda kırılması üzerine, Osmanlı ordusu herhangi bir direnişle karşılaşmadan Gürcistan içlerinde ileri harekâtını sürdürdü ve 24 Ağustos'ta Safevîlere bağlı Gürcü Kartli Krallığı'nın başkenti Tiflis'e girdi.

Bir haftalık dinlenme ve yeni fethedilen bu bölgenin idarî düzenlemelerinin yapılmasının ardından Osmanlı ordusu Eylül başında bir sonraki hedefi olan Şirvan'a doğru harekete geçti. Bu süreçte (Kartli Krallığı gibi Amasya Antlaşması uyarınca Safevî hakimiyetine bırakılmış olan) daha doğudaki Gürcü krallığı olan Kaheti de Osmanlılara tâbiyetini bildirmiş ve Kaheti Kralı II. Aleksandre birlikleriyle Osmanlı ordusuna katılmıştı. Bu sayede herhangi bir direnişle karşılaşmadan Kaheti topraklarına giren Osmanlı ordusu Alazani nehrine (Kanık nehri) yaklaştı. Lala Mustafa Paşa bir Türk birliğini II. Aleksandre birlikleriyle birlikte Şeki’nin fethine gönderdi.

Osmanlı ordusunun ana kısmı ise Alazani nehrinin sularının kabarık olması nedeniyle öte yakaya geçemedi ve yönünü güneye çevirerek İori nehrine (Kabur nehri) doğru ilerledi.

MuharebeDüzenle

Osmanlı ordusu Alazani ve İori nehirleri arasındaki bölgedeyken Safevilerin Tebriz hâkimi Türkmen Emir Han, yaklaşık 20.000 kişilik bir orduyu Gence'de topladı ve Osmanlı ordusunun üzerine yürüdü. Kür Nehri kıyılarına gelen İran ordusu Alazani ve İori nehirlerinin birleştiği noktaya yakın bir yerden karşıya geçti ve öncü birlikler hayvanları otlatmak üzere ana birliklerden uzakta bulunan Osmanlı askerlerine saldırdı. Ana İran ordusu ise Kür nehri üzerinde birliklerin geçişi için sığlık teşkil edebilecek mahiyetteki Koyungeçidi mevkiini tuttu ve Osmanlı ordusunun üzerine taarruz amaçlı harekete geçti.

Safevî öncü birliklerinin saldırısının duyulması üzerine Lala Mustafa Paşa Osmanlı ordusuna savaş düzeni aldırdı. Diyarbakır Beylerbeyi Derviş Paşa, Özdemiroğlu Osman Paşa, Erzurum Beylerbeyi Behram Paşa, Halep Beylerbeyi Mehmed Paşa ve Karaman Beylerbeyi Mehmed Paşa komutasındaki eyalet askerleri İran ordusunu İori nehrinin ötesine püskürttü ve sonra karşıya geçti. Lala Mustafa Paşa ve Kapıkulu askerleri ise çatışmaya girmeden geride konuşlandı.

İori ve Kür nehirleri arasında kalan bölgede iki ordu çarpışmaya başladı. Osmanlı ordusunun hücumu karşısında tutunamayan Safevî kuvvetleri Kür nehrine doğru geri çekildi. Bu sırada Kür üzerindeki geçidi tutan ve ordusunun ihtiyatındaki kuvvetlerin başında bulunan Türkmen Emir Han ise birkaç alayla birlikte direnmeye çalıştı. Bir-iki saat direnen Emir Han kuvvetleri de yenildi ve Kür Nehri'nin güneyine doğru çekilmeye başladı. Ancak, başta Emir Han'ın oğlu ve Mugan hâkimi Murad Han komutasındaki çarpışmakta olan İran birlikleri düzensiz bir şekilde çekilirken nehrin sığ geçidini bulamadı ve kabarık nehrin üzerinden bozgun halinde geçmeye çalıştıysa da boğularak can verdi.

Öğle saatlerinde başlayıp akşam saatlerinde sonuçlanan muharebede Osmanlıların oldukça hafif kayıplarına karşı ağır kayıplar veren Safevî ordusu düzensiz bir şekilde bölgeyi tahliye etti.

Muharebe sonrasıDüzenle

İranlıların kesin yenilgisiyle Osmanlıların önünde Şirvan'a kadar direnebilecek bir birlik kalmadı. Zaferden sonra Osmanlı ordusu ileri harekatını sürdürürken, önden gönderilen birliklerin Şeki'yi fethettikleri haberi geldi. İori nehrini aşan Osmanlı ordusu 15 Eylül'de Ereş'e girdi. Burada bir kale inşa edilirken muhafızlığına da Saruhan Sancakbeyi Kaytas Bey tayin edildi.

Osmanlı ordusunun ana kısmı Ereş'te konaklarken, doğuya doğru ilerleyen bir Osmanlı kolordusu da önce Şamahı'yı, ardından ise Derbent'i ele geçirdi ve Dağıstan'a girerek Hazar Denizi'ne ulaştı. 16 Ekim'de ise Dağıstan'daki Kumuk Şamhalı Osmanlılara tâbi olduğunu bildirdi.

Lala Mustafa Paşa ise Özdemiroğlu Osman Paşa'nın emrine birlikler vererek 12 Ekim'den itibaren kışlamak üzere Osmanlı ordusuyla birlikte Erzurum'a doğru çekilmeye başladı.

Çok kısa bir süre içinde Çıldır ve Koyungeçidi'nde ağır mağlubiyetler alarak Gürcistan, Şirvan ve Dağıstan'ı kaybeden Safevîler ise süratle karşı taarruz hazırlıklarına başladılar. Nitekim, Osmanlı ordusunun kışlamak üzere çekilmesinden bir ay sonra Şamahı'yı hedef alan Safevî karşı saldırısı başladı.

Dış bağlantılarDüzenle