Kimyasal silah

Bireyleri öldürmek veya zarar vermek için kimyasallar kullanan cihaz

Kimyasal silahlar, insan üzerinde fiziksel psikolojik tahrip etkisi yapmak üzere kimyevi maddelerin zehirleyici özelliklerinden yararlanılarak üretilmiş olan maddelerdir. Bu maddeler, cansız olmaları nedeniyle, çoğalmaları veya insandan insana veya diğer canlılara bulaşmaları söz konusu değildir. Ancak içerdikleri kimyevi maddeler nedeniyle insan üzerinde tahrip edici etkileri vardır.

ABD'ye ait kimyasal silah depolama tesisinde, hardal gazı barındıran 155 mm top mermisi paletleri

Tarihçe değiştir

 
Klor: rüzgara bırakılarak gazın dağılması

Kimyasal savaş maddelerinin savaş alanında kullanımı ilk defa I. Dünya Savaşı sırasındadır. Almanlar tarafından Klor gazının bulunduğu bidonların kapaklarının açılması ve rüzgâra bırakılarak gazın dağılması yöntemi ile kimyasal savaş başlamıştır. Hemen arkasından Fransızlar 1915'te fosgen gazını cephane içine koymuşlar ve bu şekilde Alman mevzilerine atmışlardır. Bu kullanım, sonrasında kimyasal silahların kullanımına temel oluşturmuştur.

 
Hardal gazı ile yanmış bir asker. 1917-1918.

Haziran 1917'de ise yine bir ilk olarak Almanlar, kusturucu bir gaz olan Difenilkloroarsin (DA) maddesini hardal gazı ile eş zamanlı olarak kullandı. Difenilkloroarsinin hardal gazı ile birlikte kullanılmasının sebebi olarak; bu gazın, gaz maskesinin çıkarmasına neden olması ve dolayısıyla Hardal gazının daha etkili olmasını sağlaması gösterilmektedir. I. Dünya Savaşı süresince bu gazlar, her iki tarafın da çok önemli kayıplar vermesine neden olmuştur.

1925 yılında imzalanan Cenevre Protoklü ile kimyasal gazların savaş sırasında kullanılması yasaklandı. Bu anlaşmada, içinde Amerika Birleşik Devletleri'nin de bulunduğu bazi ülkeler, kendisine karşı gaz kullanılması durumunda misilleme hakkını kullanmak üzere çekince koydular. Cenevre Protoklü'nü imzalamalarına rağmen, İtalya, Etiyopya'da ve Japonya, Mançurya ve Çin'de Amerika Vietnam da kimyasal savaş maddesi kullandı. II. Dünya Savaşı süresince her iki tarafın elinde büyük miktarda kimyasal silah bulunmasına rağmen iki taraf da kimyasal silah kullanılmamıştır. Çünkü iki tarafta misillemeden korkuyordu. Ancak Japonlar Çin de kimyasal silah kullanmıştır.

Sinir gazları, Almanlar tarafından 1930 yılında bulunmuş ve II. Dünya Savaşı esnasında geliştirilmiştir. 1936'da Alman kimyageri Gerhad Schrader, böcek ilacı üzerinde çalışırken Tabun (GA) gazını buldu. Gerhad Schrader iki yıl sonra daha da zehirli olan Sarin (GB) gazını keşfetti. Almanların elinde çok büyük miktarda Tabun doldurulmuş cephane bulunmasına rağmen bunları kullanmak yolunu seçmemişlerdir.

Galipler, II. Dünya Savaşı'nın ardından sinir gazları ile ilgilendiler. Britanyalılar özellikle bir miktar Sarin (GB) gazını ele geçirdi ve bunu inceleme olanağı buldu. Sovyetler ise Almanların Sarin (GB) üretim fabrikalarından birini ülkelerine taşıdı. ABD, Sarin (GB)'nin parçacıklı bomba ile kullanımını ve bunun cephaneye uyarlanmasını tasarladı. Topçu roketleri, mermiler ve püskürtme tankları üretildi.

Fransa, Birleşik Krallık ve Kanada, Sarin (GB)'nin test amaçlı üretimine başladılar. ABD Sarin (GB) için büyük ölçekli üretime girdi. Sovyetler ABD'ye göre daha küçük ölçekte aynı tip üretime girişti. Ruslar, Soman (GD) üretimine de başladılar. 1950'lerde, Britanyalı bilim adamları sinir gazının diğer bir kategorisini oluşturan V gazını buldular. ABD ve İngiltere değişik işlemlerle V maddesinin diğer formu olan VX'i üretti.

1960'larda ise toplum hareketlerini önlemeye yönelik, ancak öldürücü olmayan gazların geliştirilmesine devam edildi. CS ile tanımlanan göz yaşartıcı bu maddeler, mukozaya yüksek derecede zarar veren maddelerdir. CS maddesi ilk defa İngiltere tarafından üretilmiş ve kullanılmıştır. Aynı yıllarda öldürücü olmayan bir diğer madde olarak uyuşturucu maddeler ortaya çıktı. Bunların standart tipi BZ olarak tanımlanmıştır.

Yakın tarihte kimyasal silahların kullanımını, 1982-1987 yılları arasında İran-Irak Savaşı sırasında, Irak'ın güney bölgesinde İran kuvvetlerine karşı görülmüştür. Irak ayrıca kimyasal silahlarını Halepçe'de sivil Kürt halkına karşı da kullanmıştır. Japonya'da Aum Shinrikyo adlı mezhebin Tokyo metrosuna karşı giriştiği saldırı ise, kimyasal silahların terörist amaçla kullanımına yakın tarihimizden bir örnektir.

Kimyasal silahlar değiştir

Boğucu gazlar değiştir

Maskesiz personelin solunum sistemine girerek kandaki oksijen miktarını azaltan ve bu nedenle asfiksi sonucu ölüme yol açan bir gazdır.

  • Fosgen: Normal olarak kısa etki süreli bir kimyasal maddedir I. Dünya Savaşında geniş bir şekilde kullanılmış ve kimyasal madde ölümlerinin %80´inin bu gaz nedeniyle olduğu belirlenmiştir. Üzerinde en fazla araştırma yapılan gazlardan biridir.
     
    • Simgesi: CG Kimyasal ismi: Karbonil diklorür
    • Kokusu: Yeni biçilen taze ot veya yeşil mısır
    • Rengi: Renksiz gazdır.
    • Etkilenme hızı: 1-3 saat arasında etkisini gösterir.
  • Difosgen: Diğer bir boğucu gazdır. Fosgene göre baskın tarzında bir sürpriz yapmaz; çünkü difosgen önce gözlerde hafif yaş gelmesiyle kendini belli eder. Etkileri genel olarak fosgen gibidir.
    • Simgesi:DP
    • Kimyasal ismi: Triklorometil kloroformat
    • Kokusu: Yeni biçilen taze ot veya yeşil mısır
    • Rengi: Renksiz sıvı
    • Etkilenme hızı: 1-3 saat arasında etkisini gösterir.

Sinir gazları değiştir

 
Sinir gazı Sarinin kimyasal yapısı. 1938'de Almanya'da bulunmuştur.

Vücudumuzdaki sinir sistemlerinin dengesini bozarak felç meydana getirip saf dışı eden çok zehirli bileşiklerdir. Çok küçücük bir damlası bile insanı öldürebilir. Son yıllarda kendi başına sinir olmayıp, birleşince tehlike yaratan çift sinir maddeleri de üretilmiştir.

  • Tabun: Renksizken kahverengine kadar renklenebilen bir sıvı olup, renksiz bir buhar verir.
    • Simgesi:GA
    • Kimyasal ismi:Etil-N,N-dimetilfosforoamidosiyanidat
    • Kokusu: Saf hâlde kokusuz olup, buharlaştıği anda hafif meyve kokusu salar
    • Rengi: Buharları renksiz
    • Etkilenme Hızı: Çok hızlıdır.
    • Fizyolojik etkileri: Burun akması, göğsün sıkışması, görüşün zayıflaması, nefes almada güçlük, aşırı terleme, kasların kasılması (kaslar çok fazla kasıldığı için bel ve omurga kemikleri kırılır), kusma, gözbebeklerin küçülmesi ve görüşte bulanıklık, sendeleme, şaşkınlık, uyuşukluk, çırpınma, koma, nefesin kesilmesi ve ölümün meydana gelmesidir. Genellikle öldürücü doz alındığında, ölüm 1-10 dakika içinde meydana gelir.
  • Sarin: Renksiz bir sıvı olup buharı da renksizdir. Son derece etkili ve öldürücü bir gazdır. Renksiz ve kokusuz olup, teşhisi ve sezilmesi zordur.
    • Simgesi: GB
    • Kimyasal ismi: Izopropilmetilfosdonofloridat
    • Kokusu: Sarımsağa benzer
    • Rengi: Yoktur
    • Etkilenme Hızı:Çok hızlıdır
    • Fizyolojik etkileri: Tabun ile aynıdır.
  • Soman: Özelikleri diğer sinir gazları gibi olup, meyve kokulu; yabancı maddeler ile karıştırıldığında ise, kâfur kokuludur.
    • Simgesi: GD
  • V Maddeleri: VX standart V maddesisir. Bu sıvılar kalıcı sinir maddeleridir. Renksiz ve kokusuz olup, çabuk buharlaşmazlar ve donmazlar. Bu nedenle etkileri günlerce sürebilir. Bitkiler tarafından da emilebilirler. Çıplak tenden emildiğinde, diğer sinir gazları ile aynı etkileri gösterirler. Bu maddeler kirletilmiş bölgeler, mayınlanmış bölgeler gibi yerlerde etkilidirler. Sarinden çok daha fazla zehirlidir.

Kan zehirleyici gazlar değiştir

Kan Zehirleyici maddeler, öncelikle vücuda solunum sisteminden geçerler. Oksijenin kandaki Hemoglobin maddesi ile birleşmesini önleyerek, ölüme neden olurlar. Genelde meyve çekirdeği kokusunda ve pis kokuludurlar. Bu yüzden kendilerini hemen belli ederler. Maske süzgeci bu gazlarda çok çabuk bozulur ve elden çıkar. Çok uçucu bir gaz olduğu halde, maruz kalan insanı 15 dakikada öldürebilir. Çeşitleri ve simgeleri:

Yakıcı gazlar değiştir

Bu gazlara kabarcık gazları da denilmekte olup; cildi, solunum organlarını ve gözleri etkilerler. Genelde sıvı olarak kullanılırlar. Dokunulduğunda veya buharları ile bu sıvılar; cildi, gözleri ve solunum organlarını yakar ve derin yaralar açarlar. Çeşitleri şunlardır:

Bunlar temelde pis kokulu olup; sarımsak, balık ve küf kokuları çıkarırlar.

Kusturucu gazlar değiştir

Kusturucu maddeler kargaşalığı kontrol altına almak ile kullanılırlar. Savaş gazı olarak düşünülmezlerse de, eğitimsiz kıtalara maskeyi çıkarttırmak amacıyla diğer gazlarla aynı anda veya hemen öncesinde kullanılabilirler. Aşağıda belirtilen üç kusturucu madde, normal olarak katı hâlde bulunurlar. Isıtıldıklarında buharlaşır ve sonra yoğunlaşıp zehirli aerosollar oluştururlar. Arazi koşullarında kusturucu maddeler, etkisinde kalanlara büyük rahatsızlık verirler. Bu maddeler kapalı yerlerde bırakıldıklarında, çok ağır hastalığa veya ölüme neden olurlar.

  • Difenilklorarsin
    • Simgesi: Da
    • Kimyasal ismi: Difenilklorarsin
    • Kokusu: Yoktur
    • Rengi: Yoktur
    • Etkilenme Hızı: 2-3 dakikada etkisini gösterir.
    • Fizyolojik Etkileri: Gözün tahrişi, burunda sıvı boşalması, hapşırma, öksürme, şiddetli baş ağrısı, mide bulantısı ve kusma meydana gelir. Bütün bu etkiler 30 dakika kadar sürer ve geçer. Ortam çok yoğunsa, etkilerin devamı birkaç saat sürebilir.
  • Adamzit
    • Simgesi: Dm
    • Kimyasal İsmi: Difenilklaminokloroarsin veya Fenilsazinklorür
    • Kokusu: Yoktur
    • Rengi: Yoktur
    • Etkilenme Hızı: Difenilklorarsinden biraz daha yavaştır
    • Fizyolojik Etkileri: Difenilklorarsin ile aynıdır etkiler 3 saat kadar sürebilir.
  • Difenilsiyanoarsin
    • Simgesi: DC
    • Kimyasal İsmi: Difenilklaminokloroarsin veya Fenilsazinklorür
    • Kokusu: Yoktur
    • Rengi: Yoktur
    • Etkilenme Hızı: Difenilklorarsinden biraz daha yavaştır
    • Fizyolojik Etkileri: Difenilklorarsin ile aynıdır etkiler birkaç saat kadar sürebilir

Karışıklık bastırıcı gazlar değiştir

Göz yaşartıcı gazlar: Bu maddeler gözyaşı akmasına ve cildin tahrişine neden olurlar. Eğitimler ve kargaşa kontrolü dışında ender kullanılırlar.

  • Kloroasetofenon: Hoş kokulu bir sıvı olup, elma çiçeği gibi kokar, anında tesir eder, gözlerden yaş getirir, üst solunum yollarını tahriş eder ve cildi de güneş yanığı gibi etkiler. Mide bulantısı da yapabilir. Kısa etkilidir.
    • Simgesi: CN
  • CNC: Kimyasal ismi yoktur, kloroasetofenon'un kloroform içindeki çözeltisidir.
    • Simgesi: CNC
    • Kokusu: Kloroform benzeri
    • Etkilenme hızı: Kloroasetofenon aynı
  • CNS: Kimyasal ismi yoktur. Kloroasetofenon, kloropikrin ve kloroform karışımıdır.
    • Simgesi: CNS
    • Kokusu: Sinek kâğıdı gibi kokar.
    • Etkilenme hızı: Çok hızlı
    • Fizyolojik etkileri: Kloroasetofenon ve boğucu gazların etkilerine benzer.Özellikle akciğerlerde, haftalarca sürebilir.
  • CNB: Kimyasal ismi yoktur Kloroasetofenon ve benzin ve Karbontetraklorür'deki çözeltisidir. Etkileri kısa olup, anidir. Kloroasetofenona benzer.
    • Simgesi: CNB
    • Kokusu: benzin gibi kokar.
  • BBC: Kurşun hariç, madenlere karşı aşındırıcı etkilidir. Demir ile tepkimesinde patlayabilir. CNB'den daha az tesirlidir
    • Simgesi: BBC
    • Kimyasal ismi: Bromobenzil siyanür
    • Kokusu: biberimsi
    • Etkilenme Hızı: Ani etkil
  • CS: Biber Gazı
    • Simgesi: CS
    • Kimyasal İsmi: o-Klorobenzalmalononitril
    • Kokusu: biber gibi
    • Etkilenme : Çok hızlı
    • Fizyolojik etkileri: Burun akması,hapşırma, öksürme ve gözlerden yaş getirir fakat etkileri 5-10 dakika sürer. Bu nedenle eğitim amaçlı kullanılır.

Uyuşturucu gazlar değiştir

BZ: Kuinuklidinil benzilat: Bu madde uyuşturucu bir kimyasal madde olup, etkilediği insanları, oluşturduğu fizyolojik ve zihinsel etkilerle önemli bir süre etkisiz hale sokar. Bu etkilerden iyileşme, etkileme süresi sonunda tam anlamda olur. Bu maddelerden bir kısmı felç, körlük ve sağırlık gibi geçici fiziksel etki gösterirler. Bir kısmı ise yine geçici olarak akıl hastalıklarına neden olur. Bu uyuşturucular, sürekli kayıp oluşturmazlar, sadece geçici etki gösterirler. Bu açıdan kargaşalığı kontrol altına alma maddeleri olarak kullanılırlar. Çevre halkına ve birliklere zarar vermediklerinden, herhangi bir durumda kontrol altına alabilecek asgari gereksinmelerde kullanılırlar.

  • Simgesi: BZ
    • Rengi ve Kokusu: Atılışta hafif bir duman gösterirse de, renksiz ve kokusuzdur
    • Fizyolojik Etkileri:
      • Alışılmış normal faaliyetler sürdürülemez
      • Kuru ciltte kızarıklar
      • Kalp çarpıntısı
      • Baş ağrısı ve dönmesi
      • Şaşırma ve korkma hissi duyma
      • Uyuşma
      • Vücut sıcaklığının yükselmesi

Ayrıca bakınız değiştir