Ana menüyü aç

Çanakkale Deniz Muharebesi (1655)

(İkinci) Çanakkale Deniz Muharebesi, Kaptan-ı Derya Zurnazen Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı Donanması'nın 21 Haziran 1655'te Venedik Cumhuriyeti Donanması ile Çanakkale Boğazı önlerinde yaptığı deniz muharebesi, 1645-1669 Osmanlı-Venedik Savaşı'nın bir evresi.

Çanakkale Deniz Muharebesi (1655)
Girit'in Fethi
Tarih21 Haziran 1655
BölgeÇanakkale Boğazı ve açıkları
SonuçVenedik zaferi
Taraflar
Fictitious Ottoman flag 4.svg Osmanlı İmparatorluğu Venedik Cumhuriyeti Venedik Cumhuriyeti
Komutanlar ve liderler
Fictitious Ottoman flag 4.svg Zurnazen Mustafa Paşa Venedik Cumhuriyeti Lazaro Mocenigo
Güçler
36 kalyon
8 mavna
60 kadırga
26 kalyon
4 kalite
6 kadırga
Kayıplar
11 kalyon
1 mavna
1 kadırga
200+ ölü
200+ yaralı
358 esir
1 kalyon
126 ölü
180 yaralı

Muharebenin öncesiDüzenle

 
Venediklilerin idaresindeki Girit'in haritası

Osmanlıların Girit'i fethetmek amacıyla 1645 yılında başlattıkları harekat başlangıçta başarılı bir şekilde ilerlemiş ve 1648 yılına kadar adanın Kandiye hariç önemli merkezleri ele geçirilmişti. 1648 yılında ise Sultan İbrahim'in tahttan indirilmesi öncesi ve sonrasında İmparatorluk başkentinin tam bir kargaşanın içine düşmesi sonucunda Venedikliler toparlanma olanağı bulmuş ve Osmanlı Donanması'nın Girit'teki birliklere takviye göndermesini engellemek amacıyla Çanakkale Boğazı'nın Ege Denizi'ne açılan ağzını ablukaya alma stratejisini benimsemişlerdi.

1654 yılında Çanakkale Boğazı önlerinde Osmanlı ve Venedik donanmaları arasında meydana gelen muharebede Osmanlı Donanması galip gelerek söz konusu ablukayı kırmayı başarmıştı.

1655 yılında Venedikli Amiral Morosini sefer hazırlıklarına daha hazırlıklı bir şekilde başlamıştı. Baharın ilk aylarında Osmanlı Devleti'nin Girit harekatına yönelik ikmal hatları üzerinde yer alan İğne Adası'na yönelen Venedik Donanması bu adadaki kaleyi ele geçirerek yerle bir etti, ayrıca limandaki gemileri de yaktı. Morosini daha sonra Lazaro Mocenigo komutasındaki bir filoyu Çanakkale Boğazı açıklarına gönderirken, kendisi de komutasındaki savaş gemileriyle Volos'a yöneldi. 23 Mart'ta kalenin kuzeyine çıkartma yapan Venedik donanması kaleyi ele geçirdi ve tahrip etti. Kalede Osmanlıların Girit'teki birliklerine göndermeyi planladıkları iaşe ile 27 ağır top imha edildi.

Morosini Nisan başında Çanakkale Boğazı'na yöneldi ve burada Malta Şövalyelerine ait 6 kadırga da Venedik donanmasına katıldı. Osmanlı donanmasını Çanakkale Boğazı'nda göremeyen 26 parçalık Venedik donanması tekrar Ege adalarına yöneldi. Morosini 10 gemisini Mocenigo'ya takviye olarak bırakmıştı.

Osmanlı Devleti'nde ise bu dönemde yönetim değişiklikleri oluyordu. 28 Ekim 1654 tarihinde sadrazamlığa getirilen İbşir Mustafa Paşa muhaliflerine yönelik sert yönetimiyle çok kısa sürede çeşitli kesimlerin öfkesinin hedefi oldu ve 8 Mayıs 1655 tarihinde yeniçeriler ve sipahiler birleşerek İstanbul'da ayaklandılar. Önce sadrazamlıktan alınan Mustafa Paşa 11 Mayıs'ta idam edildi[1]. Yerine bir yıl önce Venedik donanmasını Çanakkale'de mağlup eden Kaptan-ı Derya Kara Murad Paşa sadrazam oldu. Ondan boşalan Kaptan-ı Deryalığa ise Dellal Mustafa Paşa getirildi. Ancak onun da kısa bir süre sonra görevinden çekilmesi üzerine Zurnazen Mustafa Paşa Kaptan-ı Derya oldu.

MuharebeDüzenle

Yeni Kaptan-ı Derya 104 parçalık donanmasıyla Marmara Denizi'ne açıldı ve 19 Haziran'da Çanakkale Boğazı'na geldi. Boğaz dışında da yardımcı Türk gemileri vardı, ancak bu yıl İngilizlerin Tunus'a saldırısı nedeniyle Garp Ocakları'ndan takviye gemi gelememişti.

Venedik donanması 26 kalyon, 4 kalite ve 6 kadırgadan oluşuyordu. 21 Haziran'da Çanakkale Boğazı'ndan çıkmak için harekete geçen Osmanlı Donanmasına karşı Venedik gemileri demir atarak Osmanlıların hücumunu bekledi. Esasen Zurnazen Mustafa Paşa, Venedik donanmasının Alviso Foscari komutasındaki sağ kanadının daha zayıf olduğunu düşünmüş ve buraya yüklenmeyi öngörmüştü. Ancak donanma ilerlerken karşısında Venedik donanmasının sol kanadındaki ateş gücü yüksek gemilerini daha önde buldu[2]. Osmanlı hücumu daha başlangıçtan itibaren düzensiz bir hal aldı ve yelkenliler dağıldılar. Karşılıklı ateşte Osmanlıların bir kadırgası battı, bir mavnası da yandı.

Osmanlı donanmasının düzensiz halinden cesaret alan Venedikliler karşı taarruza geçtiler. Altı saat süren çarpışmada Venediklilerin sadece David Golia adlı yanarken 126 kişi ölmüş, 180 kişi de yaralnmıştı. Buna karşılık Osmanlıların 9 gemisi daha yanmış, ikisi de enkaz halinde karaya oturmuş; ayrıca can kayıplarına ve yaralılara ilaveten 358 esir verilmişti.

Muharebenin sonrasıDüzenle

Çarpışmadan bir hayli yıpranmış bir şekilde çıkan Osmanlı donanmasının geri kalan bölümü yaralarını sarmak için Bozcaada-Midilli rotası üzerinden Foça limanına sığındı. Mocenigo komutasındaki Venedik donanması ise Osmanlılara tekrar saldırmayı düşünse de Foça'nın berkitilmiş olduğunu görünce vazgeçti. Mocenigo rotasını güneye kırarak Delos civarındaki Morosini'ye katıldı. Zurnazen Mustafa Paşa ise muaharebeden kaçan kalyon kaptanlarını cezalandırarak Sakız Adasına gitti. Orada yapılan istişare sonucunda mavna ve kalyonların donanmadan ayrılması kararlaştırıldı.

 
Menekşe'nin 1680 yılına ait bir gravürü

Hırpalanmış Osmanlı donanmasının hareketsizliğinden istifade etmek isteyen Morosini ise, Osmanlıların Mora'nın güneydoğu ucundaki müstahkem mevkilerinden Menekşe Kalesi'nin almak istedi. 3 Temmuz'da Venedik donanması kaleyi denizden kuşattı. 6 Temmuz'da da karaya asker çıkartıldı. Ancak, aynı gün kaleden açılan ateşle bir Malta gemisinin infilak etmesi Malta Şövalyelerinin moralini bozdu ve Malta kadırgaları Venedik donanmasından ayrıldı ve ülkelerine doğru yelken açtı.

Malta şövalyelerinin çekilmesi kuşatmaya katılan kara birliklerini kayda değer ölçüde zayıflattı ve kalenin karadan bir baskın hücumuyla ele geçirilmesi planlarını suya düşürdü. Bunun üzerine denizden kuşatma daha sıkılaştırıldı.

Zurnazen Mustafa Paşa ise komutasındaki 42 kadırgayla Ardından Venedik kuşatması altında bulunan Menekşe Kalesi'nin yardımına giderken yolda hücuma uğrayıp götürdüğü erzağı da kaybetti. Ancak Menekşe'nin mutlaka kuşatmadan kurtarılması için kendisine gönderilen hatt-ı hümâyundaki tehditkâr ifadelerin tesiriyle, Mora yarımadasının kuzeydoğusundaki Anabolu’dan Menekşe'ye 12 kadırgayla asker ve top takviyesi getirdi.

Keza Zurnazen Mustafa Paşa komutasındaki 42 kadırgalık Osmanlı donanması da Menekşe Kalesi yakınlarında belirdi. İki donanma çatışmadan kaçınırken, Menekşe Kalesi de karadan takviye almaya devam ediyordu. Kuşatmanın başarılı olamayacağını anlayan Morosini 16 Ağustos'ta kuşatmayı kaldırdı.

Sonrasında Atina Körfezi'nde Megara'yı yağmalayan Venedik donanması Eylül sonlarına doğru 1648'den beri kuşatma altındaki Kandiye'yi takviye ederken, 12 kadırgalık Türk filosu da Hanya'ya ilave askeri birlik götürdü. Donanmanın geri kalan kısmıysa İstanbul'a geri döndü.

SonuçlarDüzenle

Muharebe sonucunda Osmanlı donanması her ne kadar ablukayı kırarak Ege Denizi'ne açılabilmişse de, Girit'teki durumu değiştirebilecek ölçekte bir harekat yapamayacak ölçüde kayıplara uğradı.

Çanakkale Boğazı'ndaki bu başarı Venediklileri daha da cesaretlendirerek bir yıl sonra bölgeye daha büyük bir donanma göndermeye teşvik etti.

Osmanlı donanmasının komuta kademesindeki istikrarsızlık sürdü. Zurnazen Mustafa Paşa'nın sadrazam olup, bu görevde sadece dört saat kaldıktan sonra azledilip sürülmesi üzerine, sırasıyla Merzifonlu Kara Mustafa Paşa ve Halıcı Damadı Mustafa Paşa'nın ardından Sarı Kenan Paşa Kaptan-ı Derya oldular.

Bir yıl sonra ise aynı bölgedeki deniz muharebesinde Sarı Kenan Paşa komutasındaki Osmanlı Donanması 1571 yılındaki İnebahtı Deniz Muharebesi'nden beri en ağır yenilgiyi aldı.

Ayrıca bakınızDüzenle

Dış kaynaklarDüzenle

  • Anderson,R.C. (2005 orj.1952), Naval wars in the Levant 1559-1853, Liverpool:Liverpool University Press ve Martino ISBN 1-57898-538-2. (İngilizce)

KaynakçaDüzenle