Sakız Adası

Sakız Adası (YunancaΧίος, romanizeHios), Yunanistan'ın Ege Denizi'nde yer alan bir adasıdır. Ülkenin Kuzey Ege bölgesine bağlı olan ada, Türkiye'den Sakız Boğazı ile ayrılır. Sakız ağaçları ve bu ağaçlardan elde edilen damla sakızı ile ünlüdür. Turistik yerleri arasında Orta Çağ köyleri ve 11. yüzyıldan kalma Nea Moni Manastırı bulunmaktadır.

Sakız Adası
Χίος
Chios NASA satellite image.jpg
Coğrafya
Nomos Chiou.png
Koordinatlar 38°24′K 26°01′D / 38.400°K 26.017°D / 38.400; 26.017
Denizi Ege Denizi
İklim Akdeniz iklimi
Yüz ölçümü 904 km2
Siyasi
Adadaki ülke(ler)
Demografi
Nüfus 53.817
Nüfus yoğunluğu 59,532 kişi/km2

Bu adayı ve yakınındaki birkaç küçük adayı içeren bölgesel birimin ve adanın en büyük yerleşimi ve idari bölgenin merkezi olan şehrin ismi de Sakız'dır. Şehir için Hora adı da kullanılır. 1822'den önce ada nüfusu 43.000 ila 110.000 arasında tahmin ediliyordu.

TarihçeDüzenle

Ceneviz dönemiDüzenle

1346'da Sakız Adası ve hemen yakınındaki Foça limanı, Cenevizlilere ait bir maona tarafından yönetilmekteydi. Maona, kısa sürede Sakız'da yerleşimci olan Giustiniani ailesine satılmış, onlar da adayı Osmanlı'nın fethine dek yönetmişti.[1]

Osmanlı dönemiDüzenle

Sakız Adası, Osmanlı egemenliğine girdiği 1566 yılından, Yunanistan'ın eline geçtiği 1913 yılına dek yaklaşık 347 yıl Osmanlı Devleti egemenliğinde kalmıştır.[2]

Fatih Sultan Mehmed dönemimden başlayarak Osmanılara vergi vermeleri nedeniyle Cenovalıların yönetimde bağımsızlığını korumuştur. Kanuni Sultan Süleyman'ın vefatından çok kısa bir süre önce, 15 Nisan 1566'da Kaptan-ı derya Piyale Paşa tarafından fethedilmiştir.[2]

Evliya Çelebi, Sakız adasının fethedilme sebebini şöyle anlatmıştır: “Ceneviz kâfirleri Osmanlı ile görünürde dost idi. Ama gizlice gelen geçen tüccar, hacı ve yolcu gemilerini alıp insanları zincire bağlı esir ettikleri Cem haşmetli padişahın kulağına gidince Sakız Adası’nın fethini Piyale Paşa’ya emreder. O da 300 parça kadırga ile her sene deniz üstünde avlanmak için gezdiği gibi gezerek, düşmanlara tavşan uykusu vererek bir gün alışkanlığı üzere Sakız Adası’nın 18 mil doğusu karşısında, daha önce özellikleri yazılan Hoşâbâd, yani Çeşme Kalesi limanında 300 parça yelkenle demir atıp yattı. Beri Sakız’dan kâfirler donanma-yı hümâyûnun alışkanlıkları üzere gelip yattıklarını görünce Sakız’dan tüm kâfir ileri gelenleri ve balyoz prenslerinin seçkinleri firkate firkate hediyelerini alıp tüm kâfirin söz sahipleri töreleri üzere Piyale Paşa’ya gelip baştardada buluştular. Tüm hediyelerini arz edip bağlılıklarını sunup yere kapanıp baş eğerek serdarın ayaklarını öpüp nice konuşmalardan sonra hemen Piyale Paşa, “Bak-a, kefereler! Niçin barışta görünüp perde arkasından bu kadar kalleşlik edip hacılarımızın ve tüccarımız gemilerini alıp bu kadar insanı esir edip yol kesicilik edersiz? İmdi padişahımızın muradı sizden bu kaleyi cebren ve kahren pazu kuvvetiyle ele geçirmek murat edinmişlerdir. İmdi size canınız gerek ise bu an bu kaleyi bize teslim edesiz. Yohsa bu saat cümlenizi kılıçtan geçiririm” dediğinde onlar da, “Her bir parçamızı kulağımız kadar etsen bu adanın bir taşma bin baş verip bu kaleyi vermeziz. No no” diye inat edip saçlarını yoldular. Derhâl tüm kâfirleri baştardada bağlayıp orsa flandra dikip bir haber topu atıp salpa demir deyip Osmanlı davullarına darbeler vurulup çeng-i harbîler çalınıp avanti Sakız deyip limandan uzak yerde demir atıldı. Derhâl derya gibi askeri silâhlarıyla birlikte diğer mühimmatları taşra dökmeye başladılar. Kalede olan kâfirlere ağalarından bir elçi gönderip, “Hepinizi kılıç yemi ederim. Ve bizde esir olan önderlerinizi de bu an katlederim. Elbette kaleyi padişahıma teslim edip yine bu adada sakin olasız” diye haber varınca içinde olan kötü renkli Frenk’in cenge iktidarları olmayıp bildiler ki bu gelişten kurtuluş yoktur ve akıllı, iş görmüş önderleri Kaptan Paşa’da mahpustur. Sonunda kalede olan kâfirler aman isteyip bir yere toplanıp danıştılar ki, “Sulh ile kaleyi verelim ve çoluk çocuğumuzu malımızı manalımızı kurtaralım. Yine bu adada kalalım ve kale içindeki kiliselerimiz kadar taşra varoşta kilise yapalım, bağ, bahçe ve haneler yapalım. Adam başına her sene birer altın haraç verelim ve ruhbanlarımızı Muhammed şeriatı üzere haraçtan muaf edelim” diye 120 madde üzere danışmalarını bir yere koyup Piyale Paşa'ya rica mektupları ile arzların arz eylediler. Ricaları kabul olunup şartlar imzalanıp hamd olsun savaş edilmeden İslâm askerinin heybeti korkusundan kale fethedildi. Bütün yere gelesi kâfirler götürebilecekleri kadar eşyaları yüklenip kaleden küçük büyük 73 bin kâfir değerli metaları ile kaleden çıkıp taşra varoşta yeni bir sığınak kurdular. Diğer eşyalarını devlet tarafından kale içinde zapt edip İslâm ordusu ile kale içi dolup ganimet mallarına boğuldu. Kalenin burçlarında fetih ezanları okundu. Hamd olsun cenksiz cidalsiz kale fethedilip diğer İslâm beldelerine eklendiğinin tarihidir kim yazıldı:

Ehl-i küfrün Sakız’ın çekdi Piyale Paşa. Sene 973 [3]

1681'de bir Fransız filonun saldırısına uğrayan kent büyük hasar gördü. Osmanlı-Kutsal İttifak Savaşları'nın bir parçası olan Mora Savaşı'nda (1684-1699) Venediklilerin eline geçti (1694). Sonrasında Mezomorta Hüseyin Paşa, Koyun Adaları Muharbesi'nde Venediklileri yenilgiye uğratınca ada, yeniden Osmanlı topraklarına katıldı (1695).[2]

Ada, Yunan İsyanı sırasında da zarar gördü. 1822'de adaya çıkan Sisamlı milisler, kaleye sığınan Türkleri kuşattılar. Kaptan-ı derya Nasuhzade Ali Paşa komutasındaki donanmanın müdahalesi sonucu katliam yaşandı ve Sisamlı milisler adadan çıkarıldı. Balkan Savaşları sırasında Yunan deniz kuvvetleri tarafından işgal edildi ve 1913'te Londra Konferansı ve Antlaşması ile Yunanistan'a bırakıldı.[2]

UlaşımDüzenle

Yunanistan'ın diğer yerlerinden adaya ulaşım deniz ve havayoluyla sağlanmaktadır. Adanın karşısında yer alan Çeşme'ye feribot seferleri mevcuttur.

Ayrıca bakınızDüzenle

KaynakçaDüzenle

  1. ^ Vito Antonio Vitale, Maona 4 Haziran 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Enciclopedia Italiana, vol. 22, Roma, Istituto dell'Enciclopedia Italiana, 1934. (İtalyanca)
  2. ^ a b c d Özkan, Abdullah. "Sakız Adası." Osmanlı'nın İzinde, İmparatorluğun Üç Kıtadaki İzleri. İstanbul: Boyut Yayıncılık, s. 244,245.
  3. ^ Evliyâ Çelebi (2011). Günümüz Türkçesiyle Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, (Haz. S. A. Kahraman), 9. Kitap, 1. Cilt, s 125, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul.

Dış bağlantılarDüzenle