Lao Zi (老子, Çince, okunuşu Laotsı) kimi pinyin kullanılmayan eski kaynaklarda adı Lao Tzu, Lao Tse, Laotze diye geçer. Lao Çince 'yaşlı', Zi ise 'üstad', 'bilge' anlamına gelir. Tao Düşüncesi'nin kurucusu kabul edilen önemli bir Çin düşünürüdür. Dao De Çing[1] kitabının yazarıdır.

Laozi, öküzünün üstünde Çin'i terk ederken

Laozi, Çin tarihi belgelerine göre milattan önce 6. yüzyılda Çuu[2] Devletinin Kuu ilinde[3] (Kǔ Xiàn), yani günümüzdeki Henan eyaletinin Lùyì[4] kasabasında doğmuştur. Bir başka görüş ise, Çin'in Yüz Düşünce Okulu ve Savaşan Beylikler Dönemi olan MÖ 4. yüzyılda yaşamış olabileceğini söyler. Ancak, önemli takipçilerinden Çuang Zi'nin ( 莊子) MÖ 4. yüzyılda yaşadığı düşünülürse bu görüşün temelleri zayıflamaktadır.

Bir rivayete göre Çou Hanedanlığı'nın imparatorluk kütüphanesinde arşivciydi; 80 yaşına geldiğinde Çin'i terk etti. Hangu sınır kapısından geçerken muhafız Yin Şi, Laozi'den gitmeden önce öğretilerini kaleme almasını istedi ve o da Dao De Çing kitabında görüşlerini derledi. Bazılarına göre ise Laozi Çin'in efsanevi Sarı İmparatoru Huang-Di idi. Kadim olan öğretilerde ve düşünürlerde sıkça görüldüğü gibi Dao De Çing kitabının kendinden önce zaten var olan görüşlerin, bilgilerin Laozi tarafından bir araya getirilerek derlenip düzenlenmiş olduğu da iddia edilmektedir. Çok daha eskiye dayanan Yi Çing kitabından esinlendiği ya da yine bölgenin göçer halde yaşayan Şamanik toplumları gibi Doğu Asya halklarının evren ve yaşam hakkındaki gözlem, bilgi ve görüşlerinin derlenmiş hali olduğunu ileri süren güçlü görüşler de vardır.

Laozi'nin aktardığı bu metni, ister kendi görüşleri ister derleme olsun, yazılı klasik eser olarak dünya halklarına sunması, halkların kendi tarihi bilgi birikimlerinin günümüzdeki fizik biliminin kuantum mekaniği kuramları ile ne kadar örtüştüğünü görebilme olanağını doğurmaktadır. Yalın doğanın derin gözlemlerine dair bu bilgiler onu hem kendi döneminde hem de günümüzde çok önemli bir üstad yapmıştır. İnsanın sonradan yarattığı akıl ve düşsel evreni ile kendiliğinden doğal ekışındaki evrenin farklılığını sağlam ilkelerle ortaya koymuş ve asıl olanın doğal akış, yol olduğunu sürekli vurgulamıştır. Asıl yolu (Dao'yu) kavramak için de akıl ve düşsel kurguladığımız evren ile ilgili bilgilerimizden kurtulmamız gerektiğini, bu bilgilerin asıl doğal evreni kavramak için hem zayıf kalacağını hem de engel oluşturacağını savunmuştur. Newton Mekaniği fizikte yüzyıllarca en son nokta sanılırken, Einstein'ın Görecelik Kanunu ile sarsılmıştır. Einstein ise Kuantum Mekaniğindeki Belirsizlik İlkesini saçma bulmuştu. Daocular fiziğin en küçük parçacığı bulmaya verdiği aşırı önemin onun en önemli engeli olduğunu savunur. Onlara göre bulunmuş ya da bulunabilecek olan en küçük parçacık evreni anlatamaz. Evrenin kaynağı var olana değil var olmayana dayanır. Bu hali Lao Zi Dao olarak anmaktadır ve eklemektedir: aslında onun ne adı var ne de kendi. Lao Zi'nin varlık olmama hali yani "yok" veya "hiç" haline yaptığı vurgu ile "kendiliğindenlik döngüsü"ne verdiği önem her türlü otoriteyi de dışlar. Akışa müdahale etmek olarak görür. İnsanın kendi zihninde yarattığı evrenleri de akışa müdahale olarak görür. Dao De Çing kitabında anlatılan ilkeler ve görüşler Çin Tıbbı'nın felsefi temelini oluşturur.

Laozi dünya kültürler tarihi boyunca yeryüzüne gelmiş düşünürler arasında en etkili ve ilham verici karakter olarak görülür. Dao düşüncesi sıklıkla felsefede diyalektik mantıkla karıştırılır. Kendi çağdaşı olan antik grek felsefesinde diyalektik düşüncenin öncüsü görülen Elealı Zenon'un paradoks mantığı veya Platon, Aristo gibi felsefecilerde bir şeyin karşıtıyla akıl yürütmek yöntemi; veya yakın dönemdeki düşünürlerden Kant, Hegel ve Marx düşüncesinde çelişkilerin doğurganlığı türü kuramlar basit veya karmaşık halleriyle diyalektik mantık içinde ele alınır. Ancak Dao'da yer alan ve yin ve yang olarak geçen karşıtlıklar ilkesi; yin ve yang'ın mutlak olmayışlarıyla, yani, bir şeyin tümden yin veya tümden yang olamaması, her kutbun içinde karşıtını barındırması, ayrıca bir kutup göreceli yin iken yang'a veya tersine dönüşebilir olması gibi nedenlerle diyalektik mantık ile aynı değildir. Yin ve Yang kuramında mantık olup olmadığı tartışmalıdır. Varsa bile ancak Kuantum Fiziği'ndeki Belirsizlik İlkesinde olduğu gibi "bir şeyin hem bu hem şu, hem orada hem burada, hem geçmişte hem gelecekte olabileceği" şeklinde bir mantık yin ve yang kuramının ilkelerine daha çok yakındır. Zaten çağdaş bilim anlayışı ile çatıştığı yer akıl ve mantık konusunda çok sıradışı bir konumda olmasıdır. Ancak Kuantum Fiziğiyle öğrenilen yeni bilgi ve gözlemler Lao Zi'nin görüşlerinin bir kısmını ispatlar gibi durmaktadır. "Hiçlik" veya "Yokluk" ya da Lao Zi'nin deyimiyle "Dao" temel ilkesinin henüz Kuantum Fiziğinde de bir karşılığı yoktur. Günümüzde Daocular zaten olmaması gerekir çünkü Dao "varlık" değildir, demekteler.

Klasik Kadim Çin'de Lao Zi'nin görüşlerinden etkilenen farklı okullar da ortaya çıkmıştır. Devletlerin yönetiminin nasıl olması gerektiği üzerine görüşler ortaya atmış olan Fajia (Çince: 法家; pinyin: Fǎjiā) okulu veya bireysel özgürlükleri ön plana çıkaran ve anarşizmle benzerlik kurulan anti-otoriteryenler okulu Lao Zi'nin görüşlerinden etkilenmiş düşünce okulları arasında en önemlileridir.

NotlarDüzenle

  1. ^ Çince: 道德經, Pinyin: Dao De Jing
  2. ^
  3. ^ 苦縣
  4. ^ 鹿邑

BağlantılarDüzenle