Ekonomik düşünce okulları

(İktisadi düşünce okulları sayfasından yönlendirildi)

İktisadi düşünce okulları, bir "düşünce okulu" olarak tanımlanabilecek kadar önemli iktisat teorilerini kapsamaktadır. Buradaki sınıflandırmada iktisadi düşünce okullarının ve temsilcilerinin bir sınıflandırması yapılmasıyla birlikte günümüzdeki çoğu ekonomistin bir düşünce okulundan bağımsız olarak teoriler öne sürdüğü bilinmektedir. İktisadi düşünce kabaca üç evreye ayrılabilir: Modern dönem öncesi (Greco-Roman, Hindistan, Pers, Hilâfet ve Çin dönemi), Erken modern (merkantalizm, fizyokrasi) ve Modern dönem (18 yüzyılda Adam Smith ile başlayan Klasik ekonomi) Ekonomi sistematik olarak modern dönemde gelişmiştir.

Ulusların Zenginliği ekonomi alanındaki ilk modern kitap olarak kabul edilir

Günümüzdeki ekonomistlerin çoğu ortodoks ekonomi de denilen ana akım iktisat yaklaşımını izlemektedirler. Ana akım iktisat yaklaşımı kendi içinde tuzlu su ekonomi(temsilcileri; Berkeley, Harvard, MIT, Pennsylvania, Princeton ve Yale) ve Laissez faire düşüncesini temsil eden tatlı su ekonomisi(temsilcileri; Chicago okulu, Carnegie Mellon University,Rochester Üniversitesi ve Minnesota Üniversitesi) olarak bir ayrıma tabi tutulmaktadır. Bu düşünce okullarının ikisi de neoklasik sentez ile ilişkilidir.

Günümüzde kurumsal iktisatın etkisinin azalması ve geçerliliğinin yitirilmesi nedeniyle, Heterodoks yaklaşımların hakimiyeti söz konusudur. Son Heteredoks yaklaşımlar Feminist ekonomi, Yeşil ekonomi, Post otistik ekonomi ve Termoekonomi olarak bilinmektedir. Heteredoks yaklaşımlar daha çok ana akıma iktisata karşı eleştiri merkezli hareket etmektedir. Örneğin:

  • Feminist ekonomi kadın işgücünün yeterince önemsenmediğini ve göz ardı edildiğini savunuyor
  • Yeşil ekonomi ekosistemlerin korunması adına doğanın tüm süreç ve fonksiyonlarını sermaye birikim sürecinin bir parçası haline getirmeyi savunuyor.
  • İktisat eğitiminin yalnızca Neoklasik ve Neoliberal öğretilerle desteklendiği ve İktisat biliminin ürettiği çıktıların ve vardığı sonuçların günümüz ekonomik sıkıntılarına çözüm üretemediği yönünde eleştirileri bulunmaktadır.

Antik İktisadi DüşünceDüzenle

 
Modern dönem öncesinin önemli iktisatçılarından İbn-i Haldun'un Tunus'taki heykeli

İslami İktisatDüzenle

SkolastisizmDüzenle

MerkantilizmDüzenle

 
Erken modern dönemin önemli iktisatçılarından François Quesnay

Geç Orta Çağ ve erken Rönesans döneminde Avrupa'da iktisadi politika, iktisadi faaliyetleri soylular ve kilisenin elde ettiği gelirleri arttırmak amacıyla vergilendirilmesi gerek bir mal olarak ele almıştır. İktisadi mübadeleler, geçiş ücreti veya panayır kurma düzenlemeleri yanında lonca kısıtlamaları ve riba (aşırı faizcilik) üzerindeki dini kısıtlamalar gibi feodal düzenlemelerle denetim altına alınmıştır. İktisadi politika belirli bir alandaki ticareti teşvik etmek amacıyla tasarlanmıştır. Sosyal sınıfların önemli olması nedeniyle, din veya ahlâka dayanarak farklı sınıflar için izin verilen stilleri, maddeleri ve satınalma sıklıklarını içeren kıyafet ve barınma düzenlenlemeleri uygulanmıştır. Niccolò Machiavelli, Prens adlı kitabında iktisadi politikayı tavsiye biçiminde ilk kez kuramsallaştıran yazarlardan olmuştur. Bunu, prensler ve cumhuriyetler harcamalarını sınırlandırmalı ve zengin veya nüfusu fazla olanın diğerlerini soyması engellenemeli diyerek yapmıştır. Bu sayede bir devlet vatandaşları üzerine ağır külfetler yüklememesi nedeniyle cömert olarak nitelendirilir.

FizyokratlarDüzenle

İktisadi Düşünceler Tarihine Avusturya Bakışı isimli kitabında Murray Rothbard, modern iktisat tarihinin Adam Smith yerine fizyokratlarla başlaması gerektiğini öne sürmektedir.

Klasik İktisatDüzenle

 
Modern dönemin kurucusu sayılan iktisatçı Adam Smith

Klasik iktisat, aynı zamanda klasik politik iktisat olarak da anılmaktadır, anaakım iktisatın 18. ve 19. yüzyıldaki özgün biçimidir. Klasik iktisat piyasaların dengeye gelmesi eğilimi ve değer kuramları üzerine yoğunlaşmaktadır. Neo-klasik iktisat temelde değer kuramında faydacı olması ve modelleri ile denklemlerinde temel olarak marjinalist kuramı kullanması ile klasik iktisattan ayrılmaktadır. Marksist iktisat da klasik kuramdan hareketle oluşturulmuştur. Anders Chydenius (1729–1803), İskandinav tarihinin önde gelen klasik liberallerindendir. Finlandıyalı bir rahip ve parlamento üyesi olan Anders Chydenius, 1765 yılında Ulusal Kazanç (The National Gain) isminde bir kitap yayınlamıştır. Bu kitabında ticaret ile sanayi serbestisi hakkında fikirler öne sürerek ve ekonomi ile toplum arasındaki ilişkiyi araştırarak, Adam Smith'in benzer fakat daha kapsamlı kitabı Ulusların Zenginliği'nden on bir yıl önce liberalizmin prensiplerini belirlemiştir. Anders Chydenius'a göre demokrasi, eşitlik ve insan haklarına saygı ilerlemeye ve tüm toplumun mutluluğuna giden tek yoldur.

Amerikan İktisat OkuluDüzenle

Fransız Liberal OkulDüzenle

Alman Tarih OkuluDüzenle

İngiliz Tarih OkuluDüzenle

Fransız Tarih OkuluDüzenle

Ütopyacı İktisatDüzenle

Marksist İktisatDüzenle

 
Marksist iktisatın kurucusu Karl Marx

Marksist İktisat, Karl Marx ve Friedrich Engels'in çalışmaları sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu iktisat okulu değerin emek teorisi üzerine yoğunlaşmaktadır ki Marx bunu emeğin sermaye tarafından sömürülmesi olarak ele almıştır. Dolayısıyla, Marksist iktisatta değerin emek teorisi, kapitalist bir toplumda sadece fiyat teorisi değil emeğin sömürüsünün ölçülmesinde bir yöntemdir.[1][2]

Devlet SosyalizmiDüzenle

Ricardocu SosyalizmDüzenle

Hristiyan SosyalizmiDüzenle

Anarşist İktisatDüzenle

Anarşist iktisat baskıcı sosyal kurumlar tarafından yönetilmeyen üretim ve mübadele biçimlerini anahatlarıyla belirlemeye çalışan bir kuramlar bütünüdür. Anarko-kapitalistler rekabetçi serbest piyasanın dinamiklerinin zorunlu devlet kontrolü olmadan özgürce işlediği bir toplum arzularlar. Birçok diğer anarşist iktisatçı ise kapitalist mülkiyet ve kapitalist üretim biçimleri kaldırılmadan ekonomilerin gerçek anlamda serbest olamayacağını ileri sürmektedir.

DağılımcılıkDüzenle

Dağılımcılık geç 19. yüzyılda ve erken 20. yüzyılda Papa Leo XIII'ün Rerum Novarum genelgesindeki ve Papa Pius's XI'in Quadragesimo Anno genelgesindeki öğretileri yansıtmak amacıyla Katolik düşünürler tarafından formüle edilmiştir. Dağılımcılık kapitalizm ve sosyalizm arasında üçüncü bir yol arayışıdır ve arzusu özel mülkiyet varlığını korurken toplumu Hristiyan adalet kuralları çerçevesinde şekillendirmektir.

Kurumsal İktisatDüzenle

Yeni Kurumsal İktisatDüzenle

Neoklasik İktisatDüzenle

Neoklasik iktisat günümüzde kullanılan baskın iktisat biçimidir ve iktisatçılar arasında en çok taraftarı olunan akımdır. Eleştirenler tarafından genellikle Ortodoks İktisat olarak adlandırılır. Bu yaklaşımın daha spesifik bir açıklaması Lionel Robbins'in An Essay on the Nature and Significance of Economic Science (1932) (İktisadi Bilimin Doğası ve Ehemmiyeti Üzerine Bir Deneme) adlı makalesinde:"insan davranışlarını alternatif kullanımları olan kıt kaynaklar arasındaki ilişkiler şeklinde çalışan bilim" olarak verilmektedir. Kıtlık, kullanılabilir kaynakların tüm ihtiyaç ve istekleri karşılayamaması anlamına gelmektedir. Eğer kıtlık ve kullanılabilir kaynakların alternatif kullanımları olmazsa herhangi bir iktisadi sorun da olmaz.

Lozan OkuluDüzenle

Avusturya OkuluDüzenle

Avusturya iktisat okulu, değerin emek teorisi, istatistiksel veriden hareketle teorik çıkarımlar, yumuşak para ('loose money'), matematiğin ve iktisadi modellemenin önemi ve özel mülkiyetin korunması ve cebri sözleşmeler (force of contract) dışında devletin piyasaya müdahelesi gibi önemli (bazıları da ikincil) konularda klasik ve neo-klasik teorileri reddeder. Okul, insanların seçim ve eylemlerini subjektif yorumlama ve marjinal fayda (neo-klasik iktisada bu kavramı vermişlerdir) vasıtasıyla açıklamaktadır. Nedensel akıl yürütmenin tümdengelimci zincirini takip ederek iktisadi eylem teorilerini araştırırlar. Ekonomik büyümenin itici gücü olarak girişimciyi görürler.

Avusturya okulununu temel bir atak noktası da Zirve-Dip döngüsünün normal bir iktisadi düzen olduğudur ki bu tarz döngülerin merkezi plancılar tarafından yapılan parasal manipülasyonların belirtisi olarak ortaya çıktıklarını öne sürerler.

Okul, genelde tartışmalı olsa da, tarihsel olarak etkili olmuştur. En tanınmış Avusturyalı iktisatçı belki de, "para teorisi ve iktisadi dalgalanmalar konusunda yaptığı öncü çalışmalar ve iktisadi, sosyal ve kurumsal fenomenlerin karşılıklı bağımsızlıklarının etkili analizi" nedeniyle Nobel İktisat Ödülünü almış olan, Friedrich von Hayek'tir.

Stockholm OkuluDüzenle

Keynesyen İktisatDüzenle

 
Modern makro ekonominin kurucusu John Maynard Keynes

Chicago OkuluDüzenle

Carnegie OkuluDüzenle

Neo-RicardoculukDüzenle

Modern OkullarDüzenle

Günümüzdeki Heterodoks OkullarDüzenle

Diğer 20. Yüzyıl OkullarıDüzenle

Anaakım İktisatta GörüşlerDüzenle

İktisat alanı dışında GörüşlerDüzenle

Ayrıca bakınızDüzenle

NotlarDüzenle

KaynakçaDüzenle

  1. ^ Roemer, J.E. (1987). "Marxian Value Analysis". The New Palgrave: A Dictionary of Economics. Londra and New York: Macmillan and Stockton. ss. v. 3, 383. ISBN 0333372352. 
  2. ^ Mandel, Ernest (1987). "Marx, Karl Heinrich". The New Palgrave: A Dictionary of Economics. Londra and New York: Macmillan and Stockton. ss. v. 3, 372, 376. ISBN 0333372352.