Öztürk Serengil

Öztürk Serengil (d. 2 Mayıs 1930, Artvin - ö. 11 Ocak 1999, İstanbul) Türk sinema oyuncusu ve komedyen.

Öztürk Serengil
Ozturk serengil.jpg
Doğum 2 Mayıs 1930(1930-05-02)
Artvin, Türkiye
Ölüm 11 Ocak 1999 (68 yaşında)
İstanbul, Türkiye
Meslek Oyuncu,Komedyen
Etkin yıllar 1954-1997
Çocuk(lar) Seren Serengil, Cengizhan Serengil, Timur Serengil

YaşamıDüzenle

Öğretmen Turgut Beyin oğlu olarak Artvin’de doğdu. Lise ikinci sınıftan sonra öğrenimini bırakarak geleceğin ünlü bankeri Banker Kastelli Cevher Özden ve geleceğin ünlü ressamı Cemal Akyıldız ile birlikte 1949'da İstanbul'a geldi. 1953’te Oğlum Edvard adlı oyunla sanat hayatına başladı. 1958’de Oda Tiyatrosu, 1959’da İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda sahneye çıktı. 1950’li yılların başlarında Babıali’de ressamlık yaptı. 3. Kat Cinayeti filmiyle sinema oyunculuğuna başladı. İlk dönemlerde 142 filmde ‘kötü adam’ tiplemesi yapan ve daha sonra da argolu komedilerin değişmez oyuncusu haline geldi ve 300’e yakın filmde rol aldı. "Adanalı Tayfur" tiplemesi ile ün yaptı. 1966’da sinema oyunculuğunun yanı sıra sahneye de çıkarak şovmenlik yapmaya başladı.

Televizyonda "Gülünüz Güldürünüz" adlı yarışma programını hazırladı ve sundu. Bu yarışma sayesinde birçok kişi sahne ve sinema dünyasına adım attı. Çeşitli TV dizilerinde rol aldı. Politik güldürü tarzında çeşitli 45’lik plaklar yaptı. Güldürü plaklarından birisi de Timur Selçuk'un "İspanyol Meyhanesi" adlı şarkısının parodi versiyonu olan "İsmail'in Meyhanesi" idi. Ancak bu plak çıkınca araları bozuldu. Timur Selçuk, daha sonra mahkeme kararıyla bu plakları toplattı[1]. Bir de kendi yaşamının özeleştirisini yaptığı Yeşilçam'ı Benden Sorun adlı kitabı yayınlandı.

Dört kez evlendi.Şarkıcı Seren Serengil'in (d. 1971) babasıdır.

Beyin ödemi sebebiyle iki kez ameliyat oldu. Geçirdiği felç nedeniyle ömrünün son bir yılında yürüyemez, konuşma merkezi hasar gördüğü için de son günlerinde konuşma yeteneğini kaybetmişti. Solunum sisteminin durması sonucu 11 Ocak 1999 tarihinde İstanbul-Kozyatağı’ndaki evinde vefat etti. Öldüğünde 68 yaşındaydı. Çengelköy mezarlığına defnedilmiştir.

Serengil, hayatın çeşitli konularına özgün bakış açısı ve Türkçe’ye kazandırdığı ifade ve kelimelerle büyük tartışmalara yol açtı. Bazıları tarafından eleştirilen bu kelimeleri halk benimsemişti. Değişik, kendine has vurgulamalarıyla söylediği "yeşşe", "kelaj" gibi yeni deyişleri Türk argosuna soktu. Şen şakrak sesiyle "yeşşe" diyerek halkın gönlünde taht kurmuştu. Bunda, filmlerinde onu seslendiren eski patronu Mücap Ofluoğlu'nun da büyük katkısı vardır. Hattâ bu "yeşşe" kelimesi o kadar meşhur olmuştu ki İsmet İnönü bile bir olay karşısında kendini tutamayıp "yeşşe" deyivermişti. Bu durum onun her kesimden insana hitap eden bir sanatçı olduğunu gösteriyordu.

FilmografiDüzenle

PlaklarıDüzenle

Bir kısmı Öztürk Serengil'in kendisine ait olan "Serengil Plak" tarafından bastırılmış plakları şunlardır:

  • 1964 - "Abidik Gubidik Twist / Göz Göz Değdi Bana" (1964), Yorumcu: Öztürk Serengil, Beste: Şerif Yüzbaşıoğlu, Sözler: Fecri Ebcioğlu ("Beni Osman Öldürdü" filminde kullanıldı), "Serengil Plak 1001". Plağın B-Yüzündeki aranjmanı Ajda Pekkan seslendiriyor
  • 1964 - "Bedia... / Bekarlıktan Kurtulduk", Yorumcular: B-yüzündeki parça: Öztürk Serengil & Vahi Öz (düet), A-yüzündeki Bedia'yı Vahi Öz seslendiriyor."Serengil Plak 1002"
  • 1964 - "Avare / Dalgamıza Bakalım", Yorumcular: B-Yüzü: Öztürk Serengil & Sadri Alışık (düet), A-yüzündeki "Avare"yi Sadri Alışık seslendiriyor. "Serengil Plak 1003"
  • 1965 - "Şepke / Lafını Balla Kestim" , A-yüzü: Yorumcu: Öztürk Serengil, Aranjman: Metin Bükey, sözler: Aram Gülyüz, B - yüzü: Yorumcular: Öztürk Serengil & Ayfer Başıbüyük (düet), Aranjman: Metin Bükey, sözler: Beliğ Selönü, "Serengil Plak 1008"
  • 1965 - "Aguş... / Aşka...Şepke...", A-yüzü: Yorumcular: Öztürk Serengil & Fatma Girik (düet), Aranjman: Metin Bükey, sözler: Sadun Aksüt, B-yüzü: Fatma Girik, arj. Metin Bükey, "Serengil Plak 1010"
  • 1966 - "Anneme / Gel Üzme Beni", A- yüzü: Yorumcu: Hülya Koçyiğit, B- yüzü: Yorumcular: Öztürk Serengil & Hülya Koçyiğit (düet), "Serengil Plak 1011"
  • 1967 - "Tak Tak Tiki Tiki Tak / Cezmi Band 007 Buçuk" , Odeon Plak 708
  • 1968 - "Pıs Pıs Pıs / Arkadaşımın Dalgasısın", Odeon Plak 912, İlhan Feyman Orkestrasıyla.
  • 1968 - "Doktor Barnard / Paralı Günlerimde"Söz Müzik: Turgut Dalar, Söz Ö. Serengil, Kanat Gür Orkestrasıyla, Odeon Plak 938.
  • 1968 - "Dünya Dönüyor / Mühür Gözlüm", Odeon Plak 978.
  • 1969 - "İsmail'in Meyhanesi / Mangıraj, Stopaj" , Yorumcu: Öztürk Serengil. A-yüzündeki parça Timur Selçuk'un "İspanyol Meyhanesi" adlı şarkısının parodi versiyonuydu, Selçuk'un açtığı dava sonunda bu plak piyasadan toplatıldı.
  • 1969 - "Ben Bir Kızılderiliyim, Aslında Nevşehirliyim / Kim Artist Olmak İsterse" , Disko Plak 253.
  • 1969 - "Cafer Bez Getir / Bize de mi Lo Lo Lo", Söz Müzik: Adnan Türközü, Diskotür
  • 1970 - "Unuttun Bizi Süleyman / Eyvah", Sayan Plak 2 5001
  • 1970 - "Artık İçmeyeceğim / Makber", Sayan Plak 2 5002
  • 1970 - "Yalnızlığımı Hissettiğim Zaman / Güller Açtı Yolunda", Söz Müzik: Bora Ayanoğlu, Sayan Plak 2 5004.
  • 1971 - "Ver Kardeşim / İşte Vergi İşte Maliye", Sayan Plak 2 5009. B-yüzündeki "İşte Vergi İşte Maliye", Barış Manço'nun "İşte Hendek İşte Deve" şarkısının parodi versiyonudur.
  • 1974 - "Yaşımız Geldi Kırka / Külhan Bey", Coşkun Plak 1344
  • 1974 - "Kim Kime, Dum Duma / Haydi Ver", Söz Müzik: Adnan Türközü, Coşkun Plak 1345.
  • 1974 - "Kaynanama Oh Olsun / Hela Holding", Diskotür 5139.
  • 1974 - "Palavra / Palyaço", Elenor Plak 1020.
  • 1976 - "Milliyetçi Zühtü / Sizin İçin Oyun Havaları", Adalet Partisi için yaptığı propaganda plağı

[2][3]

Filmlerinde seslendirdiği şarkılarDüzenle

  • "Adanalı Şarkısı" - ("Badem Şekeri" (1963) filminden), Efgan Efekan, Fikret Hakan, Fatma Girik, Ahmet Tarık Tekçe vb. hep birlikte seslendiriyorlar.
  • "Sen Sevme Beni" (Parla Şenol'la oynadıkları "Avare Yavru Filinta Kovboy" (1964) filminden)
  • "Yaşamışım Bilmeden Ben" - ("Bilen Kazanıyor" (1965) filminden) Gönül Yazar'la düet
  • "İkimizde Raslaştık" - ("Karım Beni Aldatırsa" (1967) filminden) Vahi Öz'le düet
  • "Atlı Karınca" - (Selda Alkor'la oynadıkları "Yaşamak Ne Güzel Şey" (1969) filminden)
  • "Casatchock" -
  • "Hep Seni Andım" -

Anı kitabıDüzenle

Yeşilçam'ı Benden Sorun
 
Öztürk Serengil'in Milliyet yayınları'ndan çıkan kitabı "Yeşilçam'ı Benden Sorun"
Yazarı Öztürk Serengil
Kapak tasarımı Gamze Baltaş
Ülke Türkiye  
Dili Türkçe
Seri ismi Milliyet Yayınları: 52
Konu(lar) Anı, sinema
Türü Anı
Yayınevi Milliyet Yayınları
Anadilinde
basım tarihi
Kasım 1985 1. Baskı
Yayın ortamı 3. hamur kâğıt, karton kapaklı ciltsiz
siyah beyaz fotoğrafların yer aldığı son 16 sayfa 1. hamur kağıda basılı
Sayfa sayısı 262 (246+16 fotoğraf sayfası)
Boyut ve ağırlık 13.5x19.5 cm

Yeşilçam'ı Benden Sorun, şovmen, aktör ve komedyen Öztürk Serengil'in ilk kez 1985 yılında yayımladığı anı kitabıdır.

Birinci baskısı Milliyet Yayınları tarafından Kasım 1985 tarihinde yapılan kitabında Serengil 1940'lardaki okul yıllarından başlayarak sinema hevesinin nasıl geliştiğini ve 1950'den başlayarak Yeşilçam Sokağı'nda kahve köşelerinde figüran olabilmek için sefalet içerisinde sıra beklediği günlerden şöhretin basamaklarını hızla tırmandığı günlere nasıl geldiğini ayrıntılı bir şekilde anlatır. Haliyle sinema ve tiyatro dünyasında kendisini etkilemiş olan ve birlikte yola çıktıkları, ortak iş yaptıkları birçok ünlüden, ayrıca evliliklerinden ve çocuklarından da bahseder. Bunu yaparken de oldukça açık ve dobra bir dil kullanır. Kendisi hakkında kamuoyunda yanlış bilinen birçok şeyi düzeltmeye çalışırken (örneğin sanıldığının aksine hiç alkol almazmış), zaman zaman çuvaldızı kendine de batıran Serengil bir bakıma özeleştiri de yapmaktadır.

Serengil bu kitabında televizyonda çalıştığı döneme hemen hemen hiç değinmez. Oysa televizyon için hazırladığı ve sunduğu "Gülünüz Güldürünüz" adlı yarışma programı onun Türkiye'de kitleler tarafından tanındığı ikinci zirve dönemi olmuştu. Belki de yaşantısının bu bölümünü ikinci bir kitaba saklıyordu.

Kitabın son 16 sayfası Öztürk Serengil'in anılarında adı geçen sinema ve tiyatro dünyasından kişilerle birlikte çekilmiş siyah beyaz fotoğraflara ayrılmıştır.

Kitabın içeriğiDüzenle

Artvin doğumlu olan Öztürk Serengil dobra bir tarzda kaleme aldığı kitabını okul anılarıyla başlatır. Hem babası hem de annesinin öğretmen olarak görev yaptıkları Antakya'da daha 8 yaşındayken şehrin sinemasında izleyip aşık olduğu Shirley Temple'a mektup yazmasını, mektubu sinemanın makinisti aracılığıyla yollayayım derken şehrin diline düşmesini, 1947'de tayin edildikleri Giresun'u çok sevdiğini ve orada da derslerine ilgisiz haylaz ve hayalperest bir çocuk olduğunu ve sinema aşkının asıl o yıllarda başladığını, sonra yatılı olarak gönderildiği Haydarpaşa Lisesi'nde de haşarılığını devam ettirmesi okuldan atılmasını kitabın ilk bölümlerinde anlatır.

Daha sonra 1950 yılında kendisine kızgın olan ailesiyle bağlarını koparararak Beyoğlu semtinde Yeşilçam Sokağı'nda bir figüran kahvesinde yatıp kalkmaya başladığını, aynı kahvede kendisi gibi iş bekleyen Suphi Kaner'le canciğer dost olduklarını, ayrıca bu küçük sokakta ileride güçlü bir karakter oyuncusu olarak ün yapacak olan külhanbeyi Taka Hayati (Hayati Hamzaoğlu)'yi de tanıdığını yazar. Can dostu Suphi Kaner'le birlikte Yeşilçam Sokağı'nda kahve köşelerinde yarı aç yarı tok iş bekledikleri günleri, ilk figüranlık teklifinin Cahide Sonku'nun şirketinden gelmesini ama işi alamamasını, sonra Suphi Kaner'in onu ilk filmi Köprüaltı Çocukları nı yeni tamamlamış olan Bumin Çitanak (Fikret Hakan)'la tanıştırması ve üçünün iyi dost olmalarını, sonra Fikret Hakan'ın teklifiyle onun evinde kalmaya başlamalarını, sonra bu yakın arkadaşlarının inişli çıkışlı gönül ilişkilerini ve evliliklerini detaylarıyla anlatır.

Aynı evi paylaşan üç arkadaştan ikinci olarak Suphi Kaner'in şansı açılır ( "1951'de Yeşilçam'a akın eden binlerce meraklı gençten üç kişi, evet yalnızca üç kişiye talih gülecekti ilerdeki yıllarda: Suphi Kaner, Bumin Çitanak (Fikret Hakan) ve ben..." diye yazar), ama her iki arkadaşının birden çok paraya kavuşmaları aralarındaki sıcak dostluğu zedeler ve Serengil askere gider. Asker dönüşü Mücap Ofluoğlu'nun tiyatrosunda karın tokluğuna figüran olarak çalışmaya başlar, aynı zamanda tiyatronun işçisi, dekorcu ve gişecisidir de. Buradayken 1958'de evlenir. Sonra Lale Oraloğlu'nun yardımıyla Turgut Demirağ'ın yapacağı bir Türk-Amerikan ortak yapımında rol alır ve birden şansı açılır. Film teklifleri ardı ardına gelmeye başlar. Osman F. Seden'in sahibi olduğu Türkiye'nin MGM'i dediği Kemal Film'in kadrosundadır artık. Bu arada tiyatroyu da bırakmaz, Şehir Tiyatroları'na geçer, burada Türk tiyatrosunun bütün devleriyle aynı sahneyi paylaşır, onlardan çok şey öğrenir. "Bundan büyük akademi, bundan büyük konservatuvar var mıydı? " diye yazar. İleride filmlerinde onu seslendirecek sanatçı ise tiyatrodaki eski patronu Mücap Ofluoğlu olacaktır.

Sinemadan çok kazanıyorken Tiyatro aşkı yüzünden Tiyatroda kalmayı sürdüren Serengil'in Ulvi Uraz'la takışıp ona tokat attıktan sonra Şehir Tiyatrosu'ndan kovulması ve karşılığında 12 yıl boyunca Uraz'a sinemada iş verdirtmeyerek intikamını alması, kendisiyle özdeşleşen Twist dansını Türkiye'de tanıtması, 1962'den itibaren bir marka haline gelmesi, hatta Vakko'da «Serengil Tipi Şapka» lar satılmaya başlaması, sinemanın ünlü kötü adamı Ahmet Tarık Tekçe'nin dostu ve menajeri olması, sonra aralarında rekabet ve küslük, Tekçe'den 'kötü adam' tahtını devralması, Tekçe yaralandığında Genelkurmay Başkanı Cevdet Sunay'ı ikna edip helikopter temin etmesi. Kendi film ve plak şirketini kurması «Abidik Gubidik» adlı kendi gece kulübünü işletmesi, Feridun Karakaya'nın önerisiyle kötü adam rollerinden komediye (Adanalı Tayfur filmleri) geçiş yapması, Türk gençliğinin dilini bozduğu gerekçesiyle (şepke, yeşşe vb.) aleyhinde yürütülen kampanya, Ajda Pekkan'a önce filmde şans tanıması sonra Pekkan'ın ilk 45'liğini «Serengil Plâk» tan çıkarması, alkole düşkünlüğünden dolayı iş bulamayan Münir Özkul'un elinden tutması, patavatsızlığı, yaşadığı sefahat hayatı, kumarı, savurganlığı ve çapkınlıkları, hesabını bilememesi, hırsına yenik düşmesi ve düşüşün başlaması, sinemadan kazandıklarını ticarette ve kumarda batırması, iyilik yaptığı, iş ve para verdiği insanların vefasızlık göstermesi, nihayet vergi borçları yüzünden tüm malına mülküne haciz gelmesi ve iflası (ve şöhretten bıktığı için bütün bunlara sevinmesi!). Bir süre Avrupa'da yaşadıktan sonra ülkeye dönerek işe sıfırdan gazinolarda şovmen olarak başlaması, ekonomik olarak tekrar düze çıkması, ikinci evliliği ve kızının dünyaya gelmesi, ve bir kez daha ekonomik sıkıntıya düşmesi kitabın daha sonraki bölümlerinde yazdığı anılarından bir kısmıdır.

KaynakçaDüzenle

  1. ^ Serengil, Öztürk (1985). Yeşilçam'ı Benden Sorun. Milliyet Yayınları. ss. sayfa 254. 
  2. ^ "Öztürk Serengil Diskografisi". diskotek.arkaplan.com.tr. 13 Ekim 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Temmuz 2011. 
  3. ^ "Diskografiler / Öztürk Serengil". www.recordturk.com. 18 Nisan 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Temmuz 2011. 

Dış bağlantılarDüzenle