Ömer Naci

Türk asker

Ömer Naci (d. 1878, Bursa - ö. 1916, Kerkük), İttihat ve Terakki ve Teşkilât-ı Mahsusa üyesi Türk asker.

Ömer Naci Bey
Meclis-i Mebûsan
4. Dönem Mebusu
Görev süresi
18 Nisan 1912 - 5 Ağustos 1912
Seçim bölgesi 1912Kırklareli
Kişisel bilgiler
Doğum 1878
Bursa, Osmanlı İmparatorluğu
Ölüm 1916
Kerkük, Osmanlı İmparatorluğu
Partisi Osmanlı Hürriyet Cemiyeti (1906-1907)
İttihat ve Terakki Cemiyeti (1907-1916)
Bitirdiği okul Bursa Askeri İdadisi (terk) (1895)
Manastır Askeri İdadisi (1887)
Mekteb-i Harbiye (1902)

Yaşamı

değiştir

Ömer Naci Bey, Kafkasyalı bir Türk göçmen aileye mensuptur. 1878'de Bursa’da dünyaya gelmiştir. Kundakta iken babasını ve ailesini kaybetmiştir. Defterdar Cemal Bey ve eşi tarafından evlât edinilmiş ve büyütülmüştür.[1] Cemal Bey'in Bağdat Defterdarlığı sırasında Ömer Naci Bey, özel hocalardan Arapça, Farsça ve Fransızca dersleri almıştır.[1] Çocukluğundan itibaren özel bir eğitim yaşamı sürdürmüştür ve Cemal Bey, kendisinin sivil bir hayat yaşamasını istemesine rağmen, askerliği seçmiştir. Bursa'daki Işıklar Askeri Lisesi'nde okurken hocaları da, arkadaşlarının hemen hepsi de kendisinin geleceğin başarılı bir askeri değil de güçlü bir şair ve ateşli bir hatip olarak görüyorlardı. Çok okuyordu, okuduklarının çoğu Namık Kemal'in, Tevfik Fikret'in şiirleri ve Jön Türkler‘in gizli yayınlarıydı. Bu yüzden de sık sık başı derde giriyordu. Bunun sonucu olarak Bursa'daki öğrenim yıllarında izin zamanlarını okulun cezaevinde geçiriyordu.[2] Ömer Naci, Bursa Askeri İdadisi’nde aldığı cezaların sıklığından ötürü, okuldan kovuldu ve daha sonrasında Manastır Askeri İdadisi’ne nakledildi. 1896 yılında, bu okuldaki sınıf arkadaşı olan Selanikli Mustafa Kemal ile yakın arkadaşlık kurdu. Okulda iken, Selanikli Mustafa Kemal ile Ömer Naci, birkaç sayı dergi çıkarır ve fikirlerini Harp Okulu öğrencilerine yansıtmaya çalışmışlardır. 10 Şubat 1902 yılında askeri okuldan mezun olup, mülazım (teğmen) çıktıktan sonra, 1902'de Pireşova'da bulunan askerî kıtaya tayin edilmiştir. 1903 yılında, bu kıtadaki kumandanı olan Edirneli Binbaşı Mehmed Ali Bey’in kızı Emine Hanım ile evlenmiştir. 1905'te Jandarma Teşkilatını düzenlemek için gelen İtalyan Generali Georgi Paşa'nın tercümanı ve yaveri olarak atanmıştır.[1] Daha sonra, Selanik’e yerleşmiş ve burada “Çocuk Bahçesi“ adlı haftalık mecmuada yazılar neşretmeye ve Sultan II. Abdülhamid’e karşı siyasi faaliyetlerde bulunmaya başlamıştır. 1895 yılında, Rüştiyeyi bitirerek Manastır Askerî İdadisine geçen Mustafa Kemal ile Osmanlı Hürriyet Cemiyeti içerisinde yer almış, İstibdad idaresinin yıkılması doğrultusunda yasa dışı faaliyetlerde bulunmuştur. Yakalanacağını anlayınca Avrupa'ya kaçmıştır.[1] 1908'de Jön Türk Devrimi'nden sonra İstanbul'a geldi, İttihat ve Terakki Fırkasına girdi; burada yönetim kurulu üyeliğine kadar yükseldi; Bâb-ı Âli Baskını öncesi halkı galeyana getiren hatiplerden birisi olan Ömer Naci, halkı Kâmil Paşa Hükûmeti aleyhine kışkırtmış ve darbe sırasında halkın da İttihat ve Terakki'nin yanında olmasını sağlamıştır.[3] Baskın sırasında yakın arkadaşı olan Mustafa Necip öldürülmüştür. Trablusgarp Savaşı sırasında gönüllü olarak görev almış, 1912 Nisan-Ağustos Meclis-i Mebûsan'ına Kırklareli mebusu seçilmiştir.[1] Subay olarak Kafkas Cephesi'nde, İran'da bulundu. Buralarda Teşkilatı Mahsusa görevlisi olarak baskınlar düzenledi, çete savaşları verdi.[2] Kerkük'te 1916 yılında tifüse yenik düşerek ölmüştür.[1][4]

Atatürk ile arkadaşlığı

değiştir

Manastır Askeri İdadisinde (lise) Mustafa Kemal'i en çok etkileyen arkadaşlarından biri Ömer Naci'dir. Ömer Naci, Mustafa Kemal'e edebiyat ve şiir merakı aşılayacaktır.

İlerleyen yıllarda İttihat ve Terakki'nin hatibi olacak olan ve genç yaşta hayatını kaybeden Ömer Naci, Bursa İdadisi'nden kovularak, Manastır İdadisi'ne yollanmıştı.

Mustafa Kemal hatıralarında şunları anlatıyor:

Bu ikazı yapan kitabet öğretmeni Mehmet Asım Efendi'dir. Aynı olayı Mustafa Kemal Paşa, daha sonra arkadaşı Ali Fuat Paşa'ya şöyle anlatır:

"Eğer Kitabet Öğretmenimiz imdadıma yetişmeseydi, ben de şair olup çıkacaktım. Çünkü hevesim vardı. Asım Efendi beni bir gün çağırdı ve 'Bak oğlum Mustafa, dedi, şiiri falan bırak. Bu iş senin iyi bir asker olmana mani olur. Diğer hocalarınla da konuştum. Onlar da benim gibi düşünüyorlar. Sen Naci'ye bakma, o hayalperest bir çocuk. İleride belki iyi bir şair ve hatip olabilir, fakat askerlik mesleğinde katiyen yükselemez.' Hocamın ne kadar haklı olduğunu hadiseler ispat etti. Çok arzu ettiği halde Naci kurmay subay olamadı."

Bu ikaz ve yönlendirmenin Mustafa Kemal'in hayatını ve kaderini doğrudan etkilediğine şüphe yoktur. Fakat Ömer Naci'nin de Mustafa Kemal'in fikri altyapısının oluşmasında diğer faktörlerle birlikte önemli bir rol oynadığı da kesindir.[5]

Kaynakça

değiştir
  1. ^ a b c d e f Türkiye Büyük Millet Meclîsi Vakfı Yayınları No : 15 Türk Parlamento Tarihi Meşrutiyete Geçiş Süreci I. ve II. Meşrutiyet II. Cilt Ayan Ve Mebûsân Meclisleri Üyelerinin Özgeçmişleri Prof. Dr. İhsan Güneş Türk Parlamento Tarihi Araştırma Grubu sayfa 354
  2. ^ a b "Çalışma Arkadaşları: Ömer Naci". Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti. 12 Mayıs 2020. 11 Aralık 2000 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Mayıs 2020. 
  3. ^ Kuyaş, Ahmet (Ocak 2013). "Bâb-ı Âli Baskını: 100. Yıl". NTV Tarih, 48. ss. 26-35. ISSN 1308-7878. 
  4. ^ Tevetoğlu, Fethi (1987). Ömer Naci. Türk Büyükleri Dizisi:45 (2. bas.). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. s. 9. ISBN 975-17-0008-6. 
  5. ^ "Mustafa Kemal ve Ömer Naci". 12 Mayıs 2020. 26 Şubat 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Mayıs 2020.