Ana menüyü aç
Stefanos Yerasimos

Stefanos Yerasimos (1942, İstanbul - 20 Temmuz 2005, Paris), Rum asıllı Türk ve Fransız tarihçi.

İstanbul'da 1942 yılında doğan Yerasimos, 1966 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nin Yüksek Mimarlık Bölümü'nden mezun oldu. “Paris Institut d'Urbanisme de l'Universite”den şehircilik diploması alan Yerasimos, 1973 yılında Sorbonne Üniversitesi'nde ”Azgelişmişlik Sürecinde Türkiye” konulu doktora tezi verdi. Yerasimos, 1986 yılında ise “Osmanlı İmparatorluğu'nda Gezginler” konulu ikinci bir doktora tezi yazdı. Paris Üniversitesi'nin Şehircilik Bölümü'ne 1972 yılında öğretim görevlisi olarak giren Yerasimos, 1989 yılında aynı üniversiteden profesör unvanı aldı. Fransa'da Yves Lacoste'un davetiyle jeopolitik ve coğrafya üzerine yayın yapan Herodote dergisinin yayın kuruluna katıldı.[1] Türkiye'de 1994-1999 yılları arasında İstanbul'daki Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü'nün yöneticiliğini yaptığı gibi Tarih Vakfı'nın kuruluş ve gelişim aşamasına da katkıda bulunmuştur.

Coğrafyacı Yves Lacoste'a göre, Yerasimos kişiliğinde, jeopolitik alanında karşılıklı ya da çok taraflı anlaşmazlıkların neden olduğu güncel trajik sorunları açıklarken ciddi ve ihtiyatlı bir tutuma sahipti ve bunun nedeni Yerasimos'un kendi deyimiyle imparatorluklar başkenti İstanbul'un Rum ailelerinden birinden gelmiş olmakla kazandığı dünya görüşü ve kimlikti.[2]

Stefanos Yerasimos, yakalandığı kanser hastalığına 20 Temmuz 2005'te Paris'te yenik düştü.[3] Ayrılışının ardından Türkiye'de halen çeşitli yayın ve etkinliklerle anılmaktadır.[4][5][6]

Tarih vakfıDüzenle

Orhan Siller Tarih Vakfı'nın kuruluş ve gelişme aşamasında Yerasimos'un katkılarına dair anılarını Toplumsal Tarih'in Aralık 2015'teki yayında bir yazı ile paylaşmıştır.[7]

"(Tarih vakfı) Yönetim Kurulu toplantılarına genellikle elinde bir gazete ile gelir, bize toplantı ayrıntılarına aldırmıyormuş izlenimi vererek - bu nedenle benim zaman zaman serzenişte bulunmama neden olarak- ara ara gazetesine göz atar, yine de arada yaptığı müdahelelerle toplantıyı en dikkatle izleyen, somut çözümler öneren kişilerden biri olduğunu ortaya koyardı. En zor zamanlarda en güler yüzlü ve iyimser, çevresine moral veren, buna karşı en sevinçli dönemlerimizde alabildiğine eleştirel ve ayrıntıcı idi. İlk bakışta asosyal ve asık suratlı bir kişi izlenmini verir, ancak ilkeliliği, tevazu içindeki davranışları, istikrarlılığı ve özverisi ile bu izlenimi hemen silerdi.

(...)

(Tarih vakfının) Bu ilk döneminde, gerek Habitat Zirvesi ya da Cumhuriyet’in 75. Yılı kapsamındaki büyük ölçekli çalışmalarda olsun, gerekse daha küçük çaplı, ders kitaplarında insan hakları, STK sempozyumları, arşivciliğin geliştirilmesi, yerel ve sözlü tarihçilik, kültürel mirasın korunması alanlarındaki girişimlerde olsun, Vakıf yönetiminde, üç unsuru, örgütçülüğü, kararlılığı ve diplomatik ustalığı birleştiren bir yönetim kapasitesine gereksinim duyuluyordu. Bir yandan hümanist, evrenselci tarihçilik anlayışının en üst akademik kaliteyi koruyarak somut ürünlere dönüştürülmesine ihtiyaç vardı. Öte yandan, tarih eğitiminin iyileştirilmesi, GAP bölgesinde kültürel mirasın korunması, taş plakların yeniden hatırlanması, daha sonra bir moda haline gelecek “İstanbul’da Müziğin Renkleri”nin Aya İrini’de bir konserle sunulması… gibi onlarca alanda, geniş kitlelerin tarih kavrayışına katkıda bulunulması gerekiyordu. Üstelik, bütün bunların, 1990’ların dost olmaktan uzak bir politik ve kültürel atmosferinde ve Tarih Vakfı’nın - hayli geniş bir mesleki ve politik yelpazeye sahip, bu dönemde bile sayıları 400-500’ü bulan- mütevellilerinin ana kitlesinden kopmadan, ancak onların ortalamasının önyargı, endişe ve korkularına teslim olmadan yapılması gerekiyordu.

Keskin, belli bir tarihçilik anlayışını izole edecek tutumlardan kaçınılması, cesaret ve kararlılıkla bilim özgürlüğünün ve demokrasinin sınırlarının zorlanması, düzenle bütünleşmeden bazı kurumlarıyla işbirliği yapılması zorunlu idi. Stefan 5 yıl boyunca bu soğukkanlı, yorucu çabanın mimarlarından biri oldu. Böyle bir rolü oynarken, usta bir bilim insanı olmanın ötesinde, soğukkanlı, kararlı bir örgütçü ve iletişimci sıfatıyla gündeme gelen birçok soruna çözümler bulunmasına yardımcı bir kişi oldu. O, bireysel entelektüel çalışmaların ağırlık taşıdığı meslek dallarında -bu arada tarihçiler arasında- hayli yaygın olan kendini beğenmişlikten tümüyle uzak, ama kendine ve arkadaşlarına güvenerek, saman alevleri peşinde olmayan bir süreklilik aranışı ve dayanışmayla, ortak bir çabayı tevazu ile omuzlayarak, görevini yürüttü."

YayınlarDüzenle

Stefanos Yerasimos'un çok sayıda Fransızca ve Türkçe araştırma ve makaleleri bulunmaktadır.

Türkçe

  • “Azgelişmişlik Sürecinde Türkiye”
  • “Türk-Sovyet İlişkileri, 1917-1923”
  • “Türk Metinlerinde Kostantiniye ve Ayasofya Efsaneleri”
  • “Milliyetler ve Sınırlar”
  • “İstanbul: İmparatorluklar Başkenti”,
  • “Süleymaniye”
  • “Sultan Sofraları”

KaynakçaDüzenle

  1. ^ http://www.herodote.org/spip.php?article160
  2. ^ http://www.herodote.org/spip.php?article162
  3. ^ Osmanlı tarihçisi Stefanos Yerasimos öldü, Hürriyet, 20 Temmuz 2005.
  4. ^ Stephane Yerasimos'u anma konferansı 2011, Mark Mazower'in katılımıyla - Sabancı Müzesi - Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü, Sabancı Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi
  5. ^ Bir Allame-i Cihan Stefanos Yerasimos (1942-2005), Kitap Yayınları, İstanbul, 2011
  6. ^ Yerasimos Okulu: İstanbul'dan Evrensele Paneli, Galata Rum Okulu, İstanbul, 15 Kasım 2015
  7. ^ [1]