Ana menüyü aç

Priştineli klasik dönem Türk şairi. Döneminde Osmanlı Devleti’nin önemli Balkan şehirlerinden biri olan Priştine’de 15. yüzyılda doğmuştur.

Mesihî, şuara tezkirelerinin tümünde Priştineli olarak kayıtlıdır. Çocukluk ve gençlik yıllarını Balkanlar’da geçirmiştir. Kendisi Arapça ve Farsçayı şiir yazabilecek derecede iyi bilen bir şairdir. Prizrenli olduğunu ileri sürülen Şem’î ve Zatî gibi, döneminin ünlü şairleriyle de ilişki içinde bulunduğu belirtilmiştir.

Rumeli Beylerbeyi iken kendisini himayesi altına alan Hadım Ali Paşa’nın Şahkulu İsyanı’nda şehit edilmesinden sonra, aslında Ahmet Paşa, Necati ve Zati ile birlikte klâsik Türk şiirinin kurucularından sayılan Mesihî’nin dünyası değişir. Bu olay sonrasında Mesihî yoksulluk içinde yaşamaya başlar. İçine düştüğü vahim durumun etkisi altında Hadım Ali Paşa’ya, en değerli şiirlerinden biri olduğu ileri sürülen bir mersiye yazar.

Kendisine Bosna’da verilen küçük bir tımarla ömrünü tamamlayan Priştineli Mesihî, 1512 yılında, orada ölmüştür. Ahmed Paşa’nın, hakkında, "Rum’da şiirin kâşanesini kurduğunu” dediği ileri sürülen Mesihî’nin üç eserinden biri olan, İran edebiyatında "şehr-âşub" adıyla da bilinen, mesnevi biçiminde yazılan, şehrin güzel delikanlılarını anlatan Şehrengiz, edebî tür olarak Osmanlı'ya bu şair tarafından taşınmıştır ve nazirelerle yayılan tür kısa zamanda popüler hale gelmiştir. İran şehrengizlerinden farklılık gösteren bu eser Edirne için yazılmıştır. Şehrengiz sade dille yazılmış ve Türkçe kelimeler sıkça kullanılmıştır.

Mesihî divanının en karakteristik örneği kabul edilen “Bahariyye” kasidesi, 1774 yılında Sir William Jones tarafından yayımlanan “Asya Şiiri Antolojisi”ne alınan tek Türk şiiridir.