Kullanıcı:Enisakyuz/Ermeni soykırımı iddiaları deneme

Ermeni soykırımı, Osmanlı Devleti'nin, 1. Dünya savaşı sırasında Ermeni halkını ortadan kaldırma amacıyla tehcir uyguladığına dair bir iddiadır. İddia, vatanından uzakta yaşamakta olan, özellikle Amerika'da yaşayan Ermenilerin öncü olduğu Ermeni Diasporası tarafından ortaya atılmıştır. Osmanlı devletinden sonra Anadolu'da kurulmuş olan Türkiye, bu iddianın sözde bir iddia olduğunu savunmuş, ortaya karşı-tez sunmuştur. Türkiye'nin bu iddiada kendisini taraf olarak görmesindeki etkenlerden biri, soykırımın olduğu iddia edilen 1915 tarihinde iktidarda olan İttihad ve Terakki Fırkası'nın üyelerinden birinin, Türkiye devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk olmasıdır. Diaspora'nın ortaya attığı tezleri birçok ülke soykırım olarak kabul etmiştir. Bunlara örnek olarak Rusya, Kanada, Amerika Birleşik Devletleri'nin bazı eyaletleri, Avustralya verilebilir. Hatta Fransa ve İsviçre'de soykırımı reddetmek suçtur. Birleşmiş Milletler ve kalan ülkeler ise bu durumu soykırım olarak tanımamış, fakat soykırım olmadığına dair de bir karar çıkarmamıştır.

Konu, güncelliğini koruyan bir konudur. Ermeni halkı, geçmişte büyük bir acı yaşadıklarını, bu acı kadar büyük olan durumun ise Türkiye'nin bu durumu kabul dahi etmemesi olduğunu dile getirmektedir. Hâla birçok ülkede Ermeniler, yaşanan olayın soykırım olarak kabulü için uğraş vermekte, birçok ülkede de soykırımı anmaktadır. Türkiye ise, durumun kasıtlı olduğunun iddia dahi edilmesinin atalarına hakaret olarak algılanması gerektiğini söylemektedir. Türkiye makamlarına göre bu iddiaların ortaya atılmasındaki maksat, Türkiye'nin uluslararası saygınlığını yitirmesinin sağlanması ve bazı tavizler vermek zorunda bırakılmasıdır. Hatta Türk tarafına göre, iddianın amacı Türkiye'den toprak talep etmektir. Türkiye'deki bazı aydınların savunduğu noktalardan biri de, Avrupa'nın geçmişinin soykırımla dolu olmasına rağmen, bir günah keçisi olarak Türkiye'yi kurban etmeye çalıştığıdır. Tartışma Dünya genelinde devam ederken, İsviçre'ye giden Türkiye İşçi Partisi başkanı Doğu Perinçek, soykırımı tanımadığı gerekçesiyle gözaltına alınmış, Türkiye'de yazar Orhan Pamuk, Elif Şafak ve Hrant Dink gibi isimler soykırım yanlısı yazıları nedeniyle Türk'lüğe hakaretten yargılanmış, hatta Hrant Dink 6 ay ceza almıştır. Bu cezadan kısa süre sonra Hrant Dink, bir suikasta kurban gitmiştir. [1]

Ermeni Diaspora'sının iddiası:Düzenle

Sultan Abdulhamit Dönemi OlaylarıDüzenle

Ermeni Diaspora'sı, Osmanlı hükümetinin, 1915 Ermeni tehciri kararını verirken, Ermeni halkının sistemli bir şekilde yokedilmesini amaçladığını iddia etmektedir. İddiaya göre tehcir; halihazırda yapılmış olan katliamların son aşamasıdır.

İddiada, Ermeni halkıyla Türk halkının ilk ihtilafa düşme nedeni olarak, şeriat kanunları gereğince Ermeni halkının silahlanmasının engellenmesi, bunun yanında silahlı Türk ve Kürt milletlerinin güçlenmesi gösterilir.[1]

1877-1878 Osmanlı-Rus savaşından sonra yapılan 1877 Berlin Antlaşması'nın 61. hükmü, Ermenilere bir nevi otonomi vermişti. Antlaşmanın tarafı II. Abdülhamid ise, Ermenilere hak vermesi için yapılan baskıları haksız görmekte, ve bu tavizlerin Ermenileri bağımsızlığa sevkedeceğini, bu tavizleri vermektense ölmeyi tercih edeceğini söylemekteydi. Bu görüşlerine pararlel olarak, Osmanlı meclisini tatil etti, 1891'de Kürt aşiretlerinden Hamidiye alaylarını kurdu ve 1899'da bu süvari birliklerinin sayısı 63'e çıkmıştı. İddia, bu alayları 1894-1896 arasında Ermenilere zulüm uygulama aracı olarak görmektedir.

Aynı zamanda Abdülhamit, Ermenilerin çok yaşadığı Van, Muş gibi şehirlerde Ermeni nüfusunu başka şehirlerle değiştirerek, Ermenilerin sayı üstünlüğünü ortadan kaldırarak Berlin antlaşmasında gerek duyulan reformları geçersiz kıldı. Bu hareketlerin sonucunda 1894-1896 arasında 200bin ila 300bin Ermeni öldürüldü. Bu olaylardan ikisi de İstanbul'da oldu.

Bu olayların ardından araştırma yapan Dr. Johannes Lepsius, 2.500 kasaba ve köyün enkaza dönüştüğünü, 645 kilise ve manastırın tahrip edildiğini ve 328 kilisenin camiye dönüştüğünü yazmıştır. Bunun yanında yüzlerce aile zorla müslümanlaştırılmıştır.

1909 Adana OlaylarıDüzenle

İddianın, Jön Türklerle bağlantı kurduğu olaylar, 1909'da Adana'da gerçekleşmiştir.

Jön Türklerin 23 Temmuz 1908 sabahı selanik hükümet konağını ele geçirmesinin ardından yayınlanan İkinci Meşrutiyet, Ermenilerin Türklerle birarada yaşama umutlarını alevlendirdi. Jön Türklerin laik görüşleri bu konuda etkili oluyordu. Fakat, meşrutiyetin ilanının üstüne çıkan ve hemen bastırılan dini ayaklanmanın cereyan etmesinin hemen ardından Adana'da Ermeni katliamı başladı. Katliamın nedenleri arasında; Zeytin Dağı'nda bulunan Ermeni dağcılarının saldığı korku, 1984-86 olaylarından kurtulmuş bölgedeki Ermenilerin zenginlik durumu, bazı Ermeni cemaat liderlerinin saldırgan milliyetçiliği sayılabilirdi. Fakat en önemli faktör; İttihad ve Terakki Fırkası'nın kışkırtıcı rolüydü. Gelecekteki Ermeni soykırımının yaratıcılarından Dr. Mehmet Nazım, Selanik şubesinde katliamı yönetmişti.

Olaylarda yaklaşık 25.000 Ermeni hayatını kaybetmişti. Katliamlardan sonra iki resmi araştırma yapıldı. Konuyu araştırması için bir Türk mebusuyla (Yusuf Kemal) beraber görevlendirilen Ermeni kökenli İttihad ve Terakki Fırkası üyesi Hagop Babikyan, olaylardan İttihad ve Terakkinin sorumlu olduğunu belirtti. Diğer araştırma da Sadrazam Hilmi Paşa tarafından açıklandı. Araştıma sonucunda; 'ani bir saldırıyla Ermenileri katle ve talana ikna edilen rezil mücrimler'den söz ediliyordu. Ve tüm bu araştırmalara rağmen, örgüt liderleri çok ufak cezalar aldı. Olaylardan kurtulanlar ise, tazminat biryana, eski haklarını dahi geri alamadılar.

Türkiye'nin karşı iddiası:Düzenle

Diğer görüşlerDüzenle

KaynaklarDüzenle

  1. ^ Dadrian, Vakahn N. (1993). Soykırım Ansiklopedisinde Ermeniler.  Bilinmeyen parametre |yazarurl= görmezden gelindi (yardım)

Ayrıca bakınızDüzenle

Dış bağlantılarDüzenle