Ana menüyü aç

Çamlıca Camii

İstanbul'un Çamlıca semtinde bir camii

Çamlıca Camii, Türkiye'nin İstanbul şehrinde yer alan bir camidir. Çamlıca, Üsküdar'da yapımına 29 Mart 2013'te başlanan cami, cumhuriyet tarihinin en büyük camisidir. 63 bin kişi kapasiteli [4] ve 6 minareli [5] cami[6] 57 bin 500 metrekarelik alana sahiptir.[2] Cami külliyesinde aynı zamanda müze, sanat galerisi, kütüphane, bin kişilik konferans salonu, 8 sanat atölyesi ve 3 bin 500 araçlık otoparkı bulunmaktadır.[4]

Çamlıca Camii
Temel bilgiler
Yer Çamlıca, İstanbul, Türkiye
Coğrafi koordinatlar 41°02′03.17″K 29°04′12.55″D / 41.0342139°K 29.0701528°D / 41.0342139; 29.0701528Koordinatlar: 41°02′03.17″K 29°04′12.55″D / 41.0342139°K 29.0701528°D / 41.0342139; 29.0701528
İnanç İslam
Açılış yılı 2019
Durum Tamamlandı
Mimari
Mimari tür Cami
Mimari biçim Neoklasik[1]
İnşaat başlangıç tarihi 6 Ağustos 2013
Tamamlanma tarihi 3 Mayıs 2019 [2]
Maliyet 66,5 milyon ABD Doları[3]
Özellikler
Kapasite 63 bin kişi [4]
Kubbe yüksekliği (iç) 72 metre [4]
Kubbe çapı (iç) 34 metre [4]
Minare sayısı 6

Caminin ana kubbesinin çapı İstanbul'u simgeleyecek şekilde 34 metre, yüksekliği ise İstanbul'da yaşayan 72 milleti simgeleyecek şekilde 72 metre olarak yapılmıştır.[4] Kubbenin iç yüzeyine 16 Türk devletine ithafen, Allah'ın isimlerinden 16'sı yazılmıştır.[4] Caminin altı minaresinden ikisi 90'ar metre iken, diğer dört minare Malazgirt Meydan Muharebesi'ni simgeleyecek şekilde 107,1 metre yüksekliğinde inşa edilmiştir.[4]

Arka planDüzenle

2010 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çamlıca Tepesi'nde yeni bir TV-radyo anteni uluslararası fikir projesi için Uluslararası Mimarlar Birliği'ne (UIA)’ya başvurdu. UIA, Mimarlar Odası'nın görüşünü aldı. Mimarlar Odası, Çamlıca Tepesinin tarihî ve sembolik bir alan, doğal ve kültürel miras ve SİT alanı olduğunu, kamusal alan olarak uygun düzenlemelerin yapılmasını ancak alanın yapılaşmaya açılmamasını savundu. Ek olarak TV ve radyo antenlerinin de bölgenin dokusuna, Boğaz’ın siluetine zarar verdiği ve taşınması gerektiği yönünde görüş bildirdi. UİA bu görüş nedeniyle yarışmaya onay vermedi.

Mayıs 2012’de “Bütün İstanbul’dan görülebilecek” bir cami yapılacağı haberleri basında yer aldı. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, "Mütedeyyin çevreler dahil olmak üzere insansız bir mekana cami yapmanın çok da ihtiyaca ve bizim inancımıza uygun olmadığı konusunda eleştiriler oldu. Sanıyorum bu eleştiriler ışığında yol alınacak. Şu anda somut bir proje yok" dedi.[7] Ardından, Mimar Hacı Mehmet Güner'in Kahramanmaraş'ta yaptığı caminin dönemin Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından beğenilmesi üzerine Güner, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı müşaviri olarak İstanbul'a atandı ve ekibiyle birlikte projeyi çizmeye başladığı basına verdiği demeçlerden öğrenildi.

4 Haziran 2012'de, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nı devreden çıkartarak “1/5000 Ölçekli Nazım ve 1/1000 Ölçekli Büyük Çamlıca Özel Proje Alanı” adı altında alanı yapılaşmaya açtı.

Kamuoyundaki işin verilme yöntemine ilişkin eleştiriler üzerine 23 Temmuz 2012'de yarışma açıldı.[8]

17 aralık yolsuzluk tapelerine yansıyan, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ve Emlak Konut GYO Başkanı Murat Kurum arasında "111 500 geldi işte en düşük teklif 111 500’e şey yapıyoruz onu." şeklinde geçen konuşmalardan maliyetin 111 milyon 500 bin tl olduğu iddia edilmekte ve bu paranın kaynağı ise Erdoğan Bayraktar tarafından "Ha tamam biz şimdi oraya bakacağız bulacağız para canım olmazsa bir yemek veririz millete toplayacağız parayı canım." şeklinde açıklanmaktadır.[9]

İnşaatı ve açılışıDüzenle

1 Temmuz 2016'da bitirileceği duyurulan camii, bu tarihe yetiştirilemedi ancak ibadete açıldı.[10] 7 Mart 2019 tarihinde Regaip Kandili'ne denk gelen günde ilk namaz kılınmış,[11] resmi açılış ise 3 Mayıs 2019'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gerçekleştirilmiştir.[2]

EleştirilerDüzenle

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlar Odası, Çamlıca Tepesi'ne dini tesis ve turizm tesisi yapılarak bölgenin yerleşime açılmasına ve bu nedenle bir yarışma açılmasına karşı çıktı. Yapılan açıklamada, "Özgün ve kendisi İstanbul'un simgelerinden olan tepenin asla ve hiçbir koşulda yapılaşmaya açılmaması, bir kamu değeri, bir doğal sit alanı olarak korunması ve yaşatılması düşüncesi göz ardı edilerek bu eşsiz değerin korunması fikri yok edilmiştir." dendi.[12]

Mimar Hacı Mehmet Güner’in, ‘Ecdadın yaptığından da geniş kubbe kullanacağız. En az 6 minaresi olacak ve minareleri dünyadaki en yüksek cami olacak’ açıklamalarına tepki gösteren mimarlar çeşitli eleştiriler yaptılar. Uğur Tanyeli "Süleymaniye’yi Süleymaniye yapan şey metrekaresi ve minarenin büyük oluşu, tepenin üzerinde konumlanışı değil. Osmanlı camileriyle yarış kazanılmaz. Sadece taklit bir Osmanlı camisi daha olur." dedi. Sinan Genim, "Bugün yapılacak caminin günümüzün mesajlarını taşıması gerektiğini düşünüyorum. Geçmişin kopyasını vermenin taraftarı değilim." diye görüş bildirdi. Kocatepe ve Şakirin camilerinin mimarı Hüsrev Tayla ise, "Selimiye’yi yapan Sinan’ın haddi mi yoktu? Ya da Kanuni’nin parası mı yoktu? Kocatepe’yi yaptım ama Selimiye’nin yarısı kadar bile değil. Haddini bilmek lazım." diyerek camiinin boyutları konusundaki eleştirilerini getirdi.[13]

Doğan Hasol, "Boyutsal büyüklüğüyle dikkat çekebilecek bir yapı olmuş. Yer seçiminde geleneksel yaklaşım, caminin kentsel yerleşmenin ortasında olmasıdır. Ama burada seçilen yer, kentsel yerleşimin dışında." diye camiinin yeriyle ilgili görüş bildirirken Doğan Tekeli, "Tarihi Yarımada’nın tepelerindeki ‘Osmanlı Selâtin Camileri’, o tepelerin eteklerindeki küçük yapılı kent dokusu üzerinde nasıl görkemli duruyorlarsa, Çamlıca Camii’nde de benzer bir görüntü oluştu. Bu haliyle uzaktan bakıldığında, kentle bütünleştiği de söylenebilir. Bununla beraber yürürlükteki imar planı kararlarına göre, yeşil olarak korunması gereken bir alana, üzerinde toplumsal uzlaşı sağlanamadan, alelacele inşa edilmiştir." dedi.[14]

GaleriDüzenle

Ayrıca bakınızDüzenle

KaynakçaDüzenle