Zirve Yayınevi katliamı

Zirve Yayınevi katliamı, 18 Nisan 2007'de, Malatya'daki Zirve kitabevi'ne yapılan baskında biri Alman ikisi Türk üç Hristiyanın boğazları kesilerek öldürülmesi olayı.[1]

OlayDüzenle

Malatya'da 18 Nisan 2007'de Hristiyan içerikli kitap dağıtımı yapan Zirve Yayınevi'nde çalışan Alman uyruklu Tilmann Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel boğazları kesilerek öldürüldü. Zanlılardan Salih Gürler, Cuma Özdemir, Hamit Çeker ve Abuzer Yıldırım olay yerinde yakalandı. Üçüncü katın penceresinden kaçmak isterken düşerek yaralanan Emre Günaydın, tedavisinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.[2]

TepkilerDüzenle

  Türkiye: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Malatya'daki saldırıyı "vahşet" olarak değerlendirdi.

Taksim meydanında yapılan gösteriyle olay protesto edildi.

Papalık Anadolu Temsilciliği Piskopos Luigi Padovese "Katolikler açısından Malatya, bana bağlı bir bölge. Saldırıya hedef olan yayınevi Katolik değil. Muhtemelen Protestan veya Ortodoks bir yayınevi olmalı. Türkiye'de, zorlu ve tehlikeli bir ortamdayız. Ama Kilise, çalışmalarını sürdürüyor."

  Almanya: Almanya dışişleri bakanı Frank-Walter Steinmeier:"Olayın nedenleri tümüyle ortaya çıkarılmalı" dedi.

DavaDüzenle

Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi, görülmekte olan dava kapsamında üç kişinin boğazlarının kesilerek öldürülmesi ile ilgili olarak Hurşit Tolon'un da aralarında bulunduğu dört kişi hakkında 18 Ocak 2013 Cuma günü tutuklama kararı verdi.[3]

28 Eylül 2016 tarihinde, Emre Günaydın, Cuma Özdemir, Hamit Çeker, Salih Gürler ve Abuzer Yıldırım hakkında 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.[4]

ErgenekonDüzenle

Zirve Yayınevi katliamı Mart 2011'de Ergenekon soruşturması kapsamına alındı. 17 Mart 2011'de dönemin Malatya Jandarma Alay Komutanı olan emekli Albay Mehmet Ülger'in de aralarında bulunduğu 20 kişi gözaltına alındı.[5]

Davada müdahil avukatlardan Erdal Doğan da Zirve katliamıyla Ergenekon soruşturması arasında fiili bağlantılar olduğunu, yayınevi davasının Kafes Eylem Planı davasıyla birleşmesini talep etmişti.[6]

SonuçDüzenle

9 yıl 5 ay 10 gün yargılamaların sonunda 28 Eylül 2016 günü verilen kararda; 2. ek iddianameyi hazırlayan Savcıların meslekten ihraç edildiğini, yargılamayı yapan hakimlerin meslekten ihraç edildiğini, Fetö kapsamında tutuklandıklarını, gizli tanık İlker Çınar'ın (eski misyoner papaz) suç uydurduğu, yalancı şahitlik yaptığı, mahkemeye sunduğu belgelerin sahte olduğunun ortaya çıktığını dile getirdi. Mahkeme heyeti, davaya sonradan dahil edilen 8 asker 2 sivil hakkında tüm suçlamalardan Beraat kararı verdi. [7]

KaynakçaDüzenle