Velayet Ayeti

Velayet Ayeti (Arapça: آية الولاية); Maide Suresinin 55. ayeti. Ayet, müslümanlara Allah, Muhammed, namaz kılan ve rüku ederken zekat veren kişilerin velayetine işaret eder.[1] Tefsirlere göre bu ayet, Ali'yi övüp ve onun imametini ispatlıyor.[2]

AyetDüzenle

إِنّما وَلیکُمُ اللّهُ و رَسولُهُ والّذینَ ءَامَنوا الَّذینَ یقِیمُونَ الصَّلوةَ و یؤتُونَ الزَّکوة و هُم راکِعونَ
Sizin dostunuz, sahibiniz, ancak Allah'tır ve Peygamberidir ve inananlar, namaz kılanlar ve rüku ederken zekat verenlerdir. (Maide Suresi: 55) [3]

Nüzul SebebiDüzenle

Genel olarak Şii ve Sünni kaynakların zikredildiğine göre, bu ayet Ali hakkında nazil olmuştur. Rivayetlere göre, Allah Resulünün mescidinde Ali namazda, rükû halindeyken bir dilenci ondan yardım istemiş, o da küçük parmağında olan yüzüğünü ona vermiştir. Bu anda velayet ayeti nazil oldu.[4][5][6] Ebuzer-i Gıfari de aynı şekilde ayetin nüzül sebebini zikretmiş de devamında şunu ekliyor: Şu anda İslam peygamberi olan Muhammed namaz okumaktaydı. Namazı bitince şu kelimelerle dua etti: "Rabbim! Kardeşim Musa senden kalbine genişlik vermeyi, İşini kolaylaştırmayı, dilinin bağını çözmeyi istedi, insanlar sözünü iyice anlasınlar diye. Ayrıca ailesinden biri olan kardeşi Harun'u ona vezir et, dedi. Ya rabbim, ben Muhammed, senin peygamberiyim, kalbime genişlik ver, İşimi kolaylaştır. Ailemden Ali'yi bana vezir et, arka olsun bana, onunla kuvvetleneyim". Muhammed'in duası henüz tam olarak bitmeyince, Cebrâil bu ayeti peygambere ulaştırdı.

Bu hadisi nakleden sahabelerden bazıları şunlardır: Ali [7], Abdullah bin Abbas[8], Ebu Rafi’ Medeni[9], Ammar b. Yasir[10], Ebuzer-i Gıfari[11], Enes b. Malik[12] ve Mikdad b. Esved[13], Müselleme b. Kuheyl[14], Utbe b. Ebi Hekim[15], Sudde[16] ve Mücahid[15] bu hadisi nakletmişlerdir. Bir şii kaynağına göre, bu ayetin vahyi, Kadir vakıasını takip etti. Orada Muhammed "Ben her kimse için Mevlayim (veli ile eşanlamlı), Ali onun Mevlasıdır" dedi. [17]

TefsirDüzenle

İnnemâ (Arapça: اِنَّما) kelimesi Arap dilinde tekel göstermek için gelip, fakat, yalnız, sadece anlamları taşıyor. Veli (Arapça: ولی) kelimesi ise maddi ve manevi lideri, sahib, yardımcı anlamları taşıyor. Ancak hicri birinci yüzyılının dil kitaplarında, sadece lider anlamında kullanıyordu, dost anlamı sonralarda kullanıldı.[18]

Ayrıca bakınızDüzenle

KaynakçaDüzenle

  1. ^ "Mâide Suresi 55. Ayet". kuranmeali.com. Erişim tarihi: 4 Aralık 2020. 
  2. ^ "Şûrâ Suresi 23. Ayet". kuranmeali.com. 8 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Eylül 2020. 
  3. ^ "Kuran 5:55". Tanzil.net. 11 Haziran 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Aralık 2020. 
  4. ^ Kadı Nurullah Şuşteri, İhkaku’l Hak, c.2, s.399
  5. ^ Hakim Hasakani, Şevaidu’t Tenzil, c. 1, s. 209 – 239
  6. ^ Fazıl b. Hasan Tabersi, Mecmeu’l Beyan, c. 3, s. 324 ve 325
  7. ^ Şevaidu’t Tenzil, c. 1, s. 226; ed-Durru’l Mensur, c. 3, s. 106; el-Müracaat, s. 230
  8. ^ Şevaidu’t Tenzil, c. 1, s. 232
  9. ^ Ağa Bozork Tehrani, ez-Zerie, c. 15, s. 18 -19
  10. ^ ed-Durru’l Mensur, c. 3, s. 106
  11. ^ Feraidu’s Simteyn, c. 1, s. 194
  12. ^ Şevaidu’t Tenzil, c. 1, s. 225
  13. ^ Şevaidu’t Tenzil, c. 1, s. 228
  14. ^ ed-Durru’l Mensur , c. 3, s. 105
  15. ^ a b Camiu’l Beyan, c. 6, s. 390
  16. ^ Camiu’l Beyan, c. 6, s. 389
  17. ^ Shah-Kazemi (2010), s. 124.
  18. ^ Eltebiyan fi tefsir-i Kuran, c. 3, s. 560