Ulusal Yeniden Yapılanma Süreci

Ulusal Yeniden Yapılanma Süreci (İspanyolca: Proceso de Reorganización Nacional) 1976-1983 dönemi arasında Arjantin devletini yöneten askerî diktatörlük dönemini anlatır. Rejimin temeli 24 Mart 1976 tarihinde Devlet Başkanı Isabel Martínez de Perón'a karşı düzenlenen başarılı darbeyle atılır. İktidarı alan cunta, Kirli Savaş adı verilen ve sivil halka karşı çok çeşitli suçların işlendiği bir süreç başlatmıştır. Rejim 1982 yılında İngiltere'ye karşı başlattığı Falkland Savaşı'nda yenilince toplumsal muhalefet yükselişe geçmiş ve cuntacılar 1983 yılında iktidarı bırakmak durumunda kalmıştır. Takip eden demokrasi döneminde hayatta kalmış olan önde gelen darbecilerin çoğu mahkeme önüne çıkmış ve hapis cezaları almıştır.

Darbecilerin lideri konumundaki General Videla Devlet Başkanı olarak yemin ederken, 29 Mart 1976

Arka planDüzenle

Dış siyasi durumDüzenle

Arjantin tarihini incelerken bölgedeki ABD emperyalizminin etkisi ve Soğuk Savaş döneminin etkisi de irdelenmelidir. Latin Amerika'nın neredeyse tamamında iç siyaset ABD tarafından belirlenmeye çalışılmış, farklı unsurlar eliyle çeşitli örgütlenmeler oluşturulmuş, iç siyasete müdahale edilmiş, CIA destekli darbeler gerçekleştirilmiştir. Latin Amerika'da geleneksel sola ve komünist örgütlenmelere karşı yürürlüğe konan çok uluslu program Condor Planı sayesinde karşı-devrimci örgütlenme ve faaliyetler ABD tarafından koordine edilmiştir. Bu kapsamda kurulan School of Americas bünyesinde geleceğin darbe liderleri yetiştirilmiş her türlü kirli savaş taktiği (işkence, adam kaçırma, yargısız infaz vb.) eğitimi verilmiştir.[1] Darbeciler iktidarı farklı ABD Başkanları tarafından geleneksel olarak devam ettirilen geleneksel bir devlet politikası olmuş, özellikle Gerald Ford başkanlığı ve Henry Kissinger'ın dışişleri bakanlığı sırasında zirve yapmıştır.[2]

İç siyasetDüzenle

Arjantin'de ordu siyasette genel olarak önemli bir ağırlığa sahip olmuş, dönem dönem ordu komutanları doğrudan iktidarda bulunmuştur. Üç kez Devlet Başkanlığı yapmış olan popüler liderlerden Juan Peron da eski bir albaydır. 1943 yılında ilk askerî darbeyi gerçekleştiren ekipte yer almıştır. Peron iktidarında kapitalizm ve komünizmin dışında üçüncü bir yol iddiasıyla icraatlarda bulunmuştur. 1946 yılında ve sonrasında 1951 yılında devlet başkanı seçilen Peron 1955 yılında çıkan halk ayaklanmasıyla devrilmiştir. İzleyen dönemde kurulan zayıf hükûmetler ve yedi yıllık bir askerî idarenin ardından 18 yıllık Franco İspanyası sürgününden dönem Peron 1973 yılında yeniden devlet başkanı seçilmiştir. Ancak 1974 Temmuzundaki ani ölümü üzerine iktidara geçen başkan yardımcısı eşi Isabel Peron güçlü bir yönetim sergileyemez. Ülkede sağ ve sol örgütlerin terör eylemlerini yükselttiği dönemde gerçekleşen askerî darbeyle devrilir. 24 Mart 1976 günü iktidara geçen cuntanın başında General Jorge Rafael Videla bulunmaktadır.

BaskılarDüzenle

Silahlı Kuvvetler 24 Mart 1976 tarihinde yasal hükûmeti devirmiştir. Cunta iktidarı alır almaz olası direnç merkezlerini ortadan kaldırmak için harekete geçer. Bu kapsamda anayasa askıya alınır, Meclis ve Yüksek Mahkeme kapatılır, tüm siyasi partiler ve sendikalar yasadışı ilan edilir, basın ve özgürlükler alanında sıkı tedbirler alınır. Özellikle yeni rejim karşıtı "bölücü" olarak adlandırılan her türlü eleştirel ve muhalif faaliyet için çok ağır cezalar öngörülür. Bu kapsamda cuntanın ilk icraatlarından birisi önde gelen 200 sendika lideri işçinin hukuksuz bir şekilde tutuklanması olmuştur.[3]

Askerî cunta rejiminin devrilmesinin ardından kurulan komisyon verilerine göre rejim iktidarında 8.961 Arjantinli "kaybedilmiştir" ancak insan hakları ihlallerinin bu dönemde çok yaygın yaşanmasından dolayı bu rakamın daha çok olma olasılığı kuvvetlidir.[4] Birçok ihlal kayıt altına alınmamış, bazı örneklerde ailenin tümü yargısız infaz edilmiş ve cesetler yok edilmiştir. Cezaevlerinde bulunan hamile kadınların bebeklerini doğurana kadar beklendiği, sonrasında annenin infaz edildiği, bebeğin ise rejimle bağlantılı aileler tarafından yasadışı şekilde evlat edinildiği bilinmektedir. Ayrıca infaz edilecek mahkumların uyutulduktan sonra Rio de la Plata'ya veya Atlantik Okyanusuna uçakla atıldığı örnekler de sık yaşanmıştır.[5]

Deniz kuvvetleri 1977 ve 1978 yılları boyunca her Çarşamba bu uçuşları gerçekleştirdi ve bu uçuşlarda 1.500 ila 2.000 kişi öldürüldü (...) Bizzat ben 30 kişinin ölümünden sorumluyum. Ancak yaptıklarımdan pişman olduğumu söylersem ikiyüzlülük etmiş olurum. Pişman değilim çünkü almış olduğum emri yerine getirdiğime ve bir savaşta bulunduğumuza inanmıştım. Vicdanımı rahatlatmak için itirafta bulunmuyorum. Konuşuyorum çünkü Deniz Kuvvetlerinin bizi terk ettiğini, çakalların merhametine bıraktığını düşünüyorum, sadık olan ve emirleri harfiyen yerine getiren bizlerdik. İlk başta bu kişileri okyanusa atmaktan rahatsız değildim çünkü onları savaş esiri olarak değerlendiriyordum. İnsanları okyanusa attıktan sonra uçağın kapısını kapattığımızda ortalık sessizdi ve etrafımızda sadece giysileri vardı. O ilk görevin akşamında eve gidip iki kadeh viski içip uyudum (...) Pek çok akşam Buenos Aires meydanlarında şarap içerek uyumaya ve unutmaya çalıştım. Hayatımı mahvettim. Etrafımda dikkatimi dağıtması için sürekli açık bir televizyon veya radyo bulunduruyorum. Bazen fikirlerimle baş başa kalmaktan korkuyorum.

—Emekli Deniz Subayı Adolfo Francisco Scilingo[5]

Arjantin Gizli Servisi SIDE (Secretaría de Inteligencia del Estado) yine darbeyle Şili'de iktidara gelmiş olan Pinochet rejiminin gizli servisi DINA ile işbirliği yapmıştır. Ayrıca Condor Planı çerçevesinde genel olarak Latin Amerika'daki solculara ve devrimci örgütlere karşı harekâta girişmişlerdir. Kıta dahilinde 60 binin üzerinde insanın bu kapsamda katledildiği tahmin edilmektedir. Honduras'daki Lepaterique Askeri Üssünde Arjantin Gizli Servisi SIDE uzmanları Nikaragua'daki Sandinist hükûmete karşı savaşan Kontralara eğitim vermiştir.

Rejim basın özgürlüğünü ve konuşma özgürlüğünü kısıtlamış, özellikle medyaya ağır sansür uygulanmıştır. Rejim ülke topraklarında oynanan 1978 FIFA Dünya Kupasını kendi imajını düzeltmek için kullanmış, milliyetçi vurgularla muhalifler baskı altına alınmaya çalışılmıştır.

Yolsuzluk, ekonomik kriz ve rejim tarafından yapılan katliamlara karşı yükselen tepkinin üzerine yaşanan Falkland Savaşı yenilgisi rejimin sonunu getirmiştir. O dönemki Devlet Başkanı Reynaldo Bignone genel seçim ilan etmek zorunda kalmış, 30 Ekim 1983 tarihinde yapılan seçimlerin ardından 10 Aralık günü Raul Alfonsin'in göreve gelmesiyle demokrasiye geri dönülmüştür.

Baskılara karşı direnişDüzenle

 
Plaza de Mayo Annelerinin simgesi olan beyaz başörtüsünü temsil eden duvar resmi
 
Monteros silahlı örgütünün simgesi

Askerî cunta rejiminin baskı uygulamaları ve gerçekleştirdiği yargısız infazlar belirli bir süreden sonra Arjantin toplumunda tepki çekmeye başlamış ve sıkıyönetime rağmen protesto gösterileri gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Bunlardan en etkili, yaygın ve sürekli olanı Plaza de Mayo Anneleri eylemleri olmuştur. Kaybolan çocuklarının akıbetini öğrenmek için eylemlere başlayan annelerin örgütlediği toplam ilk başlarda yoğun tutuklamam, işkence ve yine yargısız infazlarla karşılaşsa da yılmayarak devam etmiştir. Her Perşembe günü Başkanlık Saray önünde toplanan ve sessizce bekleyen anneler, başlarına taktıkları beyaz başörtü simgesiyle hatırlanır olmuştur.[6]

Eylemlerin yanısıra rejim karşıtı muhalefet medya alanında da faaliyet göstermeyi başarmıştır. Tüm basın-yayın organları cuntanın denetimde olmasına rağmen hem korsan yayın yapan yayınlar, hem de inatla muhalefet yayını yapan Nueva Presencia gibi gazeteler ve Humor gibi mizah dergileri rejime boyun eğmeden faaliyet göstermiştir.

Montoneros olarak da bilinen Movimiento Peronista Montonero adlı solcu Peronist gerilla örgütü de cunta rejimine karşı silahlı direniş örgütlemeye çalışsa da başarısız olacak ve Kirli Savaş döneminde tamamen tasfiye edilecektir. Özellikle ülkenin dağlık kuzey bölgesindeki Tucumán merkezli silahlı faaliyet gösteren Ejército Revolucionario del Pueblo ERP örgütü de cunta döneminde Arjantin İstihbaraı SIDE ve CIA işbirliği sayesinde geriletilir ve tamamen yok edilmese de önemsiz bir güç haline indirgenir.

Ekonomik yapıDüzenle

Cunta yönetimi ekonominin başına Jose Alfredo Martinez de Hoz'u getirmiştir. Kendisi zengin bir hayvan tüccarı aileden gelen Hoz, 1976-1981 arasında ekonominin idaresini ele almış ve belirleyici olmuştur.[7] Cuntanın ekonomik açılımı işçi sınıfının haklarının ve ücretlerinin baskı altına alınması, grev ve sendikal örgütlenmenin yasaklanması, küçük üreticilerin ve küçük firmaların aleyhine olacak şekilde başta uluslararası tekellerle işbirliği yapan kurumlar olmak üzere büyük şirketlerin kollanması olarak tanımlanabilir. Bu kapsamda Arjantin ihracatı ve ithalatı önündeki tüm vergiler, kotalar ve iç piyasayı koruyan engeller kaldırılmış, liberal bir ekonomik siyaset izlenmiştir. Bu dönemde küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin üçte ikisi iflas etmiştir. Cuntayı siyasi olarak destekleyen ABD ve Batılı ülkeler ekonomik alanda da cuntaya kucak açmış, önceki yönetimlerin taleplerini olumsuz yanıtlayan IMF, iktidarının daha ilk günlerinde askeri rejime 127 milyon dolar kredi açmıştır.[7] Dikta yönetimi 7.5 milyar dolarla devraldığı ekonomiyi teslim ettiğinde borç miktarı 43.6 milyar dolara çıkmış durumdaydı.

Dış siyasetDüzenle

ABD desteğiDüzenle

ABD Hükûmeti Arjantin'deki rejimi desteklemiş ve işbirliği yapmıştır. ABD Başkanlarının değişmesine rağmen (Ford-Carter-Reagan) işbirliğinin devam etmesi bu konuda bir devlet politikası olduğunu anlatmaktadır. Özellikle Kirli Savaş'ın başlaması sırasında ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger'ın yapılacak uygulamalara onay verdiği bilinmektedir.

Gerald Ford yönetimi cuntaya 50 milyon dolar değerinde askeri yardım yapmış, 1977-78 döneminde 120 milyon dolar değerinde askerî yedek parça tedariki gerçekleştirilmiş ve 217 subayın eğitimi için 700 bin dolar bütçe hibe edilmiştir.

Jimmy Carter, ülkedeki insan hakları ihlallerini gündem etse de ikili ilişkileri kesmemiş, sadece kapsamını daraltmaya çalışmıştır. Ancak bu dönemde de ilişkiler kesintisiz sürmüştür.

Ronald Reagan iktidara geldiğinde cunta gözle görülür şekilde kollanmaya başlanmıştır. Bu dönemde özellikle CIA doğrudan Arjantin istihbaratıyla çalışmış, özellikle Nikaragua'daki devrimci hükûmete karşı muhalif Kontraların silahlandırılması ve eğitilmesinde Arjantinli eğitmenlerin görev alması sağlanmıştır. Benzer programlar Honduras, Guatemala ve El Salvador'daki sol örgütlere karşı da gerçekleştirilmiştir.

Latin AmerikaDüzenle

ABD tarafından askeri ve mali yardım alan cunta rejimi bunun karşılığında ABD emperyalizminin çıkarları doğrultusunda bu çıkarlarla çelişen veya bu yönde hareket etmesi muhtemel Latin Amerika'daki rejimlerin içişlerine müdahale eden hareketlere destek sağlamıştır. Bu kapsamda kıta çapında aşağıdaki ülkelere müdahalede bulunulmuştur:

Demokrasiye geçişDüzenle

 
Darbenin 30. yıldönümünde düzenlenen protesto yürüyüşünden bir kare

Rejimin işlediği suçların hem yurt içinde hem de yurt dışında topladığı tepkilere, genel grev ve gösterilere Falkland Savaşı'nda alınan yenilgi eklenince cuntacılar iktidarlarını devam ettiremeyeceklerini anlamış ve genel seçimlerin yapılacağını ilan etmek durumunda kalmışlardır. Seçimle iktidara gelen Raúl Alfonsín darbecilerin yargılanmasının önünü açacak şekilde yasal düzenlemeleri gerçekleştirmiştir. Bu kapsamda kurulan Ernesto Sabato başkanlığında CONADEP adlı komisyon eliyle Arjantinlilerden kayıplarını bildirmeleri istenmiş ve kayıpların akıbetiyle ilgili araştırma yapılmaya başlanmıştır.

Sonraki dönemDüzenle

Cuntacıların başa geçtiği 24 Mart 1976 tarihinden hareketle 24 Mart günü 2006 yılında yürürlüğe giren 26085 sayı ve 15 Mart 2006 tarihli yasa gereğince Día Nacional de la Memoria por la Verdad y la Justicia ulusal anma günü olarak ilan edilmiştir. Cuntacılar mahkemelerde yargılanmış, suçlu bulunmuş ve tutuklanmışlardır. Ancak Devlet Başkanı Carlos Menem iktidarı sırasında çıkartılan afla çoğu salıverilmiştir.

Latin Amerika'daki askerî darbe yönetimlerinin kronolojisi

KaynakçaDüzenle

  1. ^ Escuela de las Américas: Entrenamiento militar, violencia política e impunidad en las Américas, s.107
  2. ^ 4 Aralık 2003 tarihli haber (İspanyolca) 5 Ocak 2021 tarihinde erişilmiştir
  3. ^ 24 Mart 2000 tarihli Miguel Bonasso makalesi (İspanyolca) 5 Ocak 2021 tarihinde erişilmiştir
  4. ^ İlgili belgenin Capitulo II: Victimas başlığından (İspanyolca) 7 Ocak 2021 tarihinde erişilmiştir
  5. ^ a b 13 Mayıs 1995 tarihli Calvin Sims imzalı The New York Times haberi (İngilizce) 7 Ocak 2021 tarihinde erişilmiştir
  6. ^ 12 Mart 2012 tarihli ve Francisco Goldman imzalı The New Yorker makalesi (İngilizce) 14 Ocak 2021 tarihinde erişilmiştir
  7. ^ a b Raul Garcia Heras, The Return of International Finance and the Martinez de Hoz Plan in Argentina 1976-1975, Aralık 2018 Makalenin linki (İngilizce) 8 Ocak 2021 tarihinde erişilmiştir