Ana menüyü aç

sanırım bazı bölümler inglizce wikipedia dan direk olarak cevirilmiş bu yüzden bazı cümleler düşük veya anlaşılamayacak derecede karmaşık olmuş.

  • Bu maddenin adı, terimin kullanımı ve terime dair eleştiriler göz önünde bulundururlursa, oryantalizm olarak kalmalıdır. Oryantalizmi "doğubilim" yaptığımız anda ilgili hususların yarısı cidden anlamsızlaşır. Ayrıca ilgili yazınlarda oryantalizm tercih edilmelidir. Doğubilim olarak adlandırmamızın toplum bilimleri ve ilgili yazınlar açısından yanlış olduğunu düşünüyorum. Oryantalizmin anlamı doğubilime denk gelebilir fakat kavramın çok daha derin olduğu ve farklı kökleri, açılarının olduğu tartışılırken doğubilim dersek tüm o kökleri ve açıları anlamsız kılmış oluruz. Cidden bu şekilde hatalı oluyor... Oryantalizm bir bilim dalından ötedir. Teşekkürler, iyi çalışmalar... - Noumenon mesajkatkılar 13:26, 4 Nisan 2007 (UTC)
TDK sizinle ayni goruste degildir. Ayrica ben de sizinle ayni goruste degilim. Oryant yani orient sonucta dogu degil mi. Dogu yerine orient yazinca siz daha fazlasini anliyor olabilirsiniz. Ancak oryantalizmin turkce karsiligi resmı olarak Dogubilim veya Dogu bilimidir. Dil dernegine gore de bitisik yazilir. Kolay gelsin. - Erhan 13:33, 4 Nisan 2007 (UTC)
Ben daha fazlasını anlamıyorum. Çeviri terimin bir anlamını karşılamakta doğrudur, diğer yönünde ise sorunludur. Maddede bundan biraz bahsediliyor. Terimin salt yüzeyinin çevrilmesi toplum bilimleri açısından sorunlu. Kastım bu. Edward Said'in ilgili eseri bunun en aşikâr örneği kanımca. Bu olay bir kişisel tercih dayatması olmadığı gibi Türkçe aleyhtarlığı da değildir ki bu şekilde yanıtlayasınız. Sadece toplum bilimleri açısından, bu terimin bugün bilimsel yazınlardaki kullanımı açısında bu isimle anılmasının sorunlu olabileceği, yanlış olabileceğini anlatmak istiyorum. Doğuya orient deme isteğinden değil, bilimsel anlamda olabildiğince doğru olabilme isteğinden geliyor. Hüsn-ü zanı elden bırakmayalım derim. Ayrıca Türk Dil Kurumu'na göre doğubilim de değil doğu bilimi. Teşekkürler, iyi çalışmalar... - Noumenon mesajkatkılar 13:45, 4 Nisan 2007 (UTC)
Dil dernegine gore Dogubilim. Terimin dogrulugu konusunda kuskunuz varsa o zaman sorumlu kurumlara bildirmenizde fayda var. Ancak su anda oryantalizmin turkce karsiligi Dogubilimdir. Kolay gelsin. - Erhan 13:49, 4 Nisan 2007 (UTC)


Türkçe ansiklopedi yaplıyorsa Doğubilim yok hala türkilizce deniliyorsa sorun yok demektir. Kavramın içeriği neden boşalsın, yani siz mahkemeye gidip isim değiştirince geçmiş yaşamınızın anlam yitimi mi olmakta. Bu gerekçe yaklaşımınız kanımca doğru olamamakta. Şunu derseniz anlayış gösteririm oryantalizm kelime olarak bana doyurucu geliyor ve benim algıda seçiclik eşiğimde alan anlam kapsamı daha geniş ama Doğubilim daha sığ... Bu şekilde düşündüğünüzü görüyorum buradan. Kavram yada diğerleri eğer TDK yada Dil Derneği bir karşiılık vermişse mutlaka ama mutlaka Türkçe matematiğine uygun olanı kullanalım. Kendimizi batılıların koyduğu abuk sabuk kavramlara neden hapsedelim doğru olan tekrar ediyorum TÜRKÇE olanıdır. Karamanlı Mehmet beyin önerisi hala çağımızda da geçerlidir anımsatırım. --Etrüskileti 14:19, 4 Nisan 2007 (UTC)

İçindekiler

oryantalizm bir bilim degildirDüzenle

terimin dogubilimi olamayacagi konusunda Noumenon'un uyarisi haklidir. TDK veye dil krumunun uydurmalarini türkce diye kullanmak zorunda degiliz -eger dikkate deger seyler degillerse, ki felsefe ve kuramsal alanda degiller kesinlikle.buna heves varsa bir yönlendirmeyle yapilabilir bu.oryantalizm asla dogubilimi degildir.nedeni ise basit:cünkü, Oryantalizm bir bilim degildir. En cok, farkli anlam katmanlarina sahip bir tür disiplin olarak vurgulanabilir, ki TDK#nin dedigi gibi bu bilim kavrami ile karsilanamaz.

orient'in dogu oldugunu söyleyebiliriz ancak dogubiliminin oryantalizm oldugunu söyleyemeyiz.Edward Said'den sonra bunu söylemek hic mümkün degil. nedeni ise oryantalizmin kendi icerisinde sadece dogu bilimi olmamasidir. onu dogubilimi terimleriyle karsilamak kavramin iceriksizlestirilmesi, kapsaminin yokedilmesi olacaktir.oryantalizm bir bilim degildir, daha fazlasiyla bir söylem yapisi, bir ideoloji, bir episteme tarzi ve bir kurgu'dur. Said'i yoksaymak istemezseniz, onun deyisiyle yalin halde oryantalizm bati'nin dogu'yu kurma bicimidir. Dogubilimi cevirisinin bu anlamlari icerdigini söylemek hic makul görünmüyor.

isterseniz birebir ceviri olarak düsünün:dogu dogudur diyelim hadi, peki bilim su yukarda siraladigim oryantalizm anlamlarini iceriyor mu? artik bati'da bile bizzat oryantalistlerin disinda oryantalizmi dogubilimi olarak anlayan kimse yok.burada da öz-türkcecilik adina oryantalizm yapmak durumdada degiliz.neden olalim?bu uyduruk türkcedir, yapan TDK bile olsa.

Fenomenoloji'nin aslinda görüngünbilim olarak cevrilmesi mümkün degildir; cünkü fenomenoloji asla ve asla olaybilimi demek degildir, bizde bu yanlis var maalesef, uygun olmayan bir terimle yerlesik bir terimi ya da kavrami öztürkcecilik adina iğdiş etmek anlamina geliyor bu Baklasim.bu o kadar korkunc bir yanlis degildir gene de, yani oryantalizmin dogubilimi diye cevrilmesindeki korkunclukla kiyaslarsak.neden korkunc oldugunu ise yukarida belirttigim anlam katmanlarinin yok edilmesiyle anlatabilirim.bir söylem yapisini, bir epistemeyi, bir kurguyu bilim kelimesiyle karsilayamazsiniz.oryantalizm türkceye cevrilmistir ayrica, yine oryantalizm olarak kalmistir, yani oryantalizmin türkcedeki kullanimi oryantalizmdir.bunun yerine kullanilabilecek en iyi kavram Şarkiyatcılık'tir.ama bunun da gerek oldugu kanisinda degilim.kuramsal anlamda en uygunu, dogrusu ve türkceye de yerlesmis olani oryantalizmdir; diger kavramlar ona yönlendirilerek oryantalizm basliginin kalmasi gerektir.nacizane düsünce ve önerilerim bunlardir.konu önemli iyi düsünülmesinde yarar vardir.iyi calismalar.--alibazmesaj  14:21, 5 Nisan 2007 (UTC)

Bilim olmadığına kesinlikle katılıyorum. Bilim olan sürümü "orientology"dir. Ki sanırım onu da orientoloji diye uygun görürler..halbuki karşılığı (dil derneğine göre) doğubilimdir. Akım vb olanın ise tam karşılığı bildiğim kadarıyla DOĞUCULUKtur. Buna benzer bir sorunu sembolizm/simgecilik ve daha sonra gelenek/tradisyon üzerine yaşamıştık..nedense yabancı kökenli olunca sözcükler anlamları kusursuz karşılarken, türkçe karışılıkları sığ ve yetersiz olmakla suçlanıyor. Bir sonraki adım sanırım Doğuyu Orient yapmak...ne diyeyim, hayırlı olsun.
TDK yanılabilir, darbeden sonra yaptıklarının hesabı coşmuş durumda. Önerdiği karşılıklar bazı çevrelerce yanlış da bulunabilir. Örneğin, Ocak ayındaki yabancı adların türkçe yerine özgün hâlleri ile yazılması tartışmasındaki gibi. Ancak oradaki sonucu hatırlatayım sizlere, kısaca TDK latince yazılacak diyorsa tartışılması "saçma" bulunup, kurala uyulur denilmişti. Hatta bu kuralın yanlış olduğu düşünülüyorsa onlara müracaat edilmesi ve hatta "kampanya" başlatılması önerilmişti. Ancak kural kuraldır deyip ellerimiz bağlıdır dendi. Şimdi ise, aynı kurumun resmi ve (ne yazık ki) kullanımda olan karşılığı için, "ama onlar da hata yapıyor" görüşü çıktı. Keşke bu doğruluk duyarlılığımız başarılı Türkçe karşılıkların kullanılmadığı durumlarda da geçerli olsa. Ne yazık ki şimdiye kadar sadece aksine tanık oldum bu ortamda. - Erhan 14:44, 5 Nisan 2007 (UTC)


Türkçe ile sorunu olan varsa başka dillerde de Wikipedialar vardır. Dediğim anlamı o karşılayıp karşılmaması değil hele öz üvey konusu hiç değildir. Konu TÜRKÇE yazın TÜRKÇE kullanın burası Türkçe ansiklopedi konusudur. Mahkeme kararıyla adını değiştirince anlam kaybına ve kişilik yitimine uğrayan oldu mu hiç? Kolay gelsin; Karamanlı Mehmet beyin önerisi çağımızda da geçerlidir, anımsatırım. --Etrüskileti 14:52, 5 Nisan 2007 (UTC)

Mantik zorlamalarina gerek yok. Kendisi tek basina bilim olarak tarif edilemeyecek bir seyi dogubilimi diye cevirmeye ve türkce diye bunu makul göstermeye calismak makul degil.oryantalizmin türkcede kendi adiyla bir sorunu yok, bu nedenle bir mahkeme acilmis da degil, oryantalizm denildiginde ne denmek istendigi anlasiliyor,ama baskalari illede ona dogubilimi dediginde anlasilmiyor, aksine baska bir sey anlasiliyor, yukarida bunun sebeplerini aciklamaya calistim.bu nedenle türkce diye bir seyin yerine yanlis bi seyi dayatmayin.kolay gele.--alibazmesaj  23:34, 5 Nisan 2007 (UTC)


Sayın Alibaz mantık zorlaması yok TÜRKÇE dayatması var! TÜRKÇE! Adına ister bilim ister Fransız lumpenliği deyin yada her ne derseniz deyin ama TÜRKÇE'de madde adı olarak Fransızca olanı kullanmayınız. -Siz kullanıyorsunuz da demiyorum, (onca severek okudğum maddenizi bilen olarak) aslında buraya yorum yapmanız için bir kullanıcının size yazdığı mesaja SD'de denk geldiğim için buna bakma gereği duymuş bir kullanıcıyım.- Erhan'ın önerisi de olası aday madde ismi olabilir. Karamanlı Mehmet beyin önerisi çağımızda da geçerlidir, anımsatırım--Etrüskileti 23:51, 5 Nisan 2007 (UTC)

Yukarıda verdiğim nedenler ile başlam adını "doğuculuk" olarak değiştirdim. Göstergeler "Orientology"nin türkçesinin "doğubilim", ve akım olan "Orientalism"in türkçesinin de doğuculuk olduğudur. Doğuculuk-oryantalizm doğuculuk. Oksidentalizm de gayet doğal olarak batıcılık. Fakat gelin görelim tdk'ye göre oryantalizm karşılığı "doğu bilimi"dir. "Orientology" ise sözlükte yoktur. Kişisel görüşüm bu durumda en uygun davranışın başlam adının doğuculuk olması yönünde. TDK tarafından tanınmamış ancak isabetli karşılık...ve en önemlisi türkçe ve kullanımda olan karşılık. Ama geçmişteki gibi TDK resmi kurumdur ve onlara dokunulmaz diyorsanız buyurun buradan yakın: "doğu bilimi". Hem TDK'yi boşveririm, hem de türkçeye zil takarım diyorsanız: "oryantalizm", "oksidantalizm", "şarkiyatçılık", "sembolizm", "tradisyon", "spekülasyon", ve Turkiye Respublikası. - Erhan 06:35, 6 Nisan 2007 (UTC)

Bir kullanicinin uyarisiyla bu meseleye bakmam icab etti.Bu tartismalari sürekli yineliyoruz zira ve sonuc alamiyoruz. Muhtemelen bu da öyle olacaktir. Baslikla ilgili söyleyebileceklerimi söyledim; Oryantalizmin yerine bir sey koyma geregi yoktur, türkce literatürde öyle yerlesmis ve anlamini bulmustur. Bunun ötesinde daha önemli olansa burada türkce dayatmasi diye bir seyin olmamasi geregidir. Yani türkce konusunda neden ayricalikli bir konuma sahip olasiniz ki? Belirli bir seyi tartismak, aciklamalari dinlemek, eger makul bir nokta varsa oradan bir sonuca varmak önemli. Hepimiz türkce kullandigimiza göre. benim son olarak diyecegim sey oryantalizmin oryantalizm olarak kalmasidir.önerilerin hicbirisi icerige uygun görünmüyor.kaldiki burada neyin dogru ceviri oldugunu tartisarak da bir sonuca varamayiz, türkce literatürde neyin ne sekilde yer aldigini baz almak ve o baslikta bir madde acmak durumundayiz, yaniliyor muyum ey erenler?--alibazmesaj  09:33, 6 Nisan 2007 (UTC)

Bence doğuculuk başlam adı olabilecek derecede kullanımdadır. Bayağı bir düşüncelerimi ve yeteneklerimi zorlamama rağmen her hangi bir yerde doğuculuk ile oryantalizmin ne gibi farkları olduğu bilgisine de ulaşamadım; ulaşabileceğimi de sanmıyorum. Çünkü gayet basitçe, biri türkçesi diğeri de latincesinin okunuşu. Simgecilik-sembolizm, batıcılık-oksidentalizm, ve tradisyon-gelenek çiftlerinde olduğu gibi. - Erhan 09:40, 6 Nisan 2007 (UTC)
  • türkçenin sadeleştirilmesi mantığının temelinde herkes tarafından anlaşılması isteği yatar, taa tanzimat'tan beri. kurumlar bu yönde çalışma yaparlar, önerirler, kullanıma açarlar, kelimeler kendi maceralarını yaşamaya başlar, tutunur ya da yokolurlar. yani kelimelerin de (evet sözcüklerin değil, çünkü kelam ile söz, kelime ile sözcük ayrı anlamlara gelir benim için ve ikisini de kullanırım) kendine ait bir hayatı, bir tarihi vardır. ben, bu konuda en çok şu lafı severim: bırakın türkçe tekir bir kedi gibi kendini temizleyip arıtsın. bu konudaki hassasiyeti anlarım, hoşuma gider, savunurum. ancak herkesin yabancı dil bilmek zorunda olmaması dolayısıyla sadeleştirmek ve türkçeleştirmekten yana olsam da, ben de dilimi sözlüğe bakarak anlamak istemem doğrusu. konu bu değil ama, bu tartışmaların oraya doğru gittiğini düşünerek söylemek zorundayım ki, her "başlam" dendiğinde kafamda çeviri yapmak zorunda kalıyorsam madde demeye ve türkçe konuşan halkımın hemen hemen tamamıyla anlaşmamı sağlayan bu kelimeleri kullanmaya devam edicem. --kibelemesaj 10:24, 6 Nisan 2007 (UTC)
Oryantalizm Türkçe'de yer etmiş bir kelime ve nerdeyse bugüne kadar okuduğum bütün makalelerde veya kitaplarda hep bu kelime kullanılıyor. Bugüne kadar doğuculuk kelimesini hiç duymadım ve bana göre de "oryantalizm"in verdiği anlamı vermiyor. "Oryantalizm"in yerine kullanılan Türkçe kelime şarkiyatçılık ancak o da bana göre tam o anlamı vermiyor. TDK'nın önerisi olan "doğu bilimi" kelimesi de oryantalizmin anlamını daraltıyor sadece bilim tarafına vurgu yapıyor. Bu sebeplerden dolayı maddenin adının Oryantalizm olmasından yanayım; maddenin içinde diğer karşılıkları belirtilebilir. --Ruzgarmesaj 10:30, 6 Nisan 2007 (UTC)
Doğuculuk ile oryantalizmi farklı anlamlarda kullanan veya farkını açıklayan kaynak gösterebilir misiniz ? - Erhan 11:25, 6 Nisan 2007 (UTC)
Kaynağa gerek yok; bana göre doğucu demek Doğu'yu seven, ona özenen demektir batıcı demek ise Batı'yı seven ona özenen anlamına geler. Bu anlamlarda maddenin içeriği ile tamamen alakasız. --Ruzgarmesaj 14:28, 6 Nisan 2007 (UTC)
Doğuculuğun geçtiği sayfalara baktım [1] ve hâlâ oryantalizmden farklı anlamda kullanıldığı yer göremedim. Ve öyle bir örneğin var olduğu da sanmıyorum. Görünen o ki iki sözcük aynı anlamı taşıyor. Doğubilim anlamı karşılamıyor dediniz, karşılayanı getirildi. Şimdi de, "türkçe olması" mı sorun oldu ? Cidden, eğer karşılamıyorsa her halde kullanacak değiliz. Ayrıca tanımını kendi verdiğin "doğuculuk=doğuyu sevmek, özenmek" oryantalizm ile bırak alakasız olmayı, bence neredeyse örtüşüyor. - Erhan 14:33, 6 Nisan 2007 (UTC)

Birey olarak ne algıladığınız Wikipedia Türkçe'nin sorunu değildir. Algı eşikleriniz ise burasının hiç konusu değildir. TÜRKÇE yazın, TÜRKÇE kullanın, burası TÜRKÇE ansiklopedi. Israrla ne demek istediğimi anlamamakta direnen arkadaşlara demek istediğim farkındaysanız kelime şu yada bu olsun dayatmam yok ama adı her neyse TÜRKÇE olsun dayatmam var. İster TDK ister Dil Derneği adına terlik dese ben kabul ediyorum. Çünkü TÜRKÇE! Benim bakışım kişisel değil kurumsal TÜRKÇE bakışı. Lütfen öznel özdeğinizden ve algı eşiğinizden sıyrılıp bakın konuyu epistemik zeminde tartışmaya çekmeyelim. Konu TÜRKÇE, burası TÜRKÇE ansiklopedi. --Etrüskileti 14:43, 6 Nisan 2007 (UTC)

Bende maddenin adının Oryantalizm olmasını doğru buluyorum. Sonuçta bu literatüre geçmiş bir kelime. Doğuculuk, Oryantalizm'den farklı şeyler çağrıştırıyor. Tıpkı Batıcılık ile Oksidentalizm'in farklı şeyler çağrıştırması gibi.--Martianmister 15:19, 6 Nisan 2007 (UTC)
Ama ne yazık kı kullanıcı adınız burada ne TDK yerine geçiyor nede Dil Derneği. Konuya kişisel değil kurumsal bakın lütfen. Türkilizce alışkanlıklarınızdan ansiklopedi üzerinde kurtulun ama özel yaşamınızda nasıl kullanıyorsanız ona devam edersiniz.--Etrüskileti 15:32, 6 Nisan 2007 (UTC)

Neden bana hakaret ettiğinizi anlamıyorum. Burada kendi fikirlerimizi söyleyemeyeceksek tartışma sayfalarının ne anlamı var? Ayrıca orientalism için doğuculuk hatalı bir çeviri. Oriental Doğusal anlamına geliyor. Bence Şarkiyatçılık ve Doğusalcılık kelimeleri bile madde ismi açısından doğuculuktan daha uygun.--Martianmister 15:50, 6 Nisan 2007 (UTC)

Size hakaret falan yok sadece TDK yada Dil Derneği olmadığınız anımsatılmış. Konuya kişisel değil kurumsal bakınız. Bireysel algınızı değil kurumsal bilginiz varsa aynen Erhan'ın yaptığı gibi kaynak ile burada gösteriniz. Yine de yazım tarzım bireye ingirgenmemekle birlikte tarafınızın algıda seçicilik eşiğince hakaret olarak algılanmış olması nedeniyle de buradan özür dilerim. Algılarımızın yeri burası değil diyorum tüm yazdıklarımda. Çünkü wikipedia bizim kişisel alanımız değil. Her ne düşünüyorsanız onu yapın ama TÜRKÇE konuşunda duyarlı olun. Kendi algınızı dilin kurumlarının yerine koymayın. Eğer bunu bende yapsaydım bu maddenin adı yukarı da tartışılanlardan hiç birisi olmazdı. İsim önerisi bile yapmadım TDK yada Dil Derneği ne demişse aynen kabul dedim. Hal buyken konuyu kişiselleştirme üstelik üzerine hakaret edilmiş gibi algılamanız hiç hoş olmamaktadır. Tekraren ben yinede özür dilerim. iyi çalışmalar ve çağrışımınıza uygun bol maddeler.--Etrüskileti 15:58, 6 Nisan 2007 (UTC)

  • Sonuçta en azından oryantalizmin doğubilim olmadığı ve bunun kavramı katlettiği, Said'in kemiklerini sızlattığı konusunda herkes aynı fikirde. Doğuculuk?

Doğuculuk sözcüğü oryantalizmin tüm anlamlarını karşılamadığı gibi farklı bağlamlarda kullanılabilen ve zaman zaman oryantalizmle çelişecek şeyleri tanımlamakta kullanılabilecek bir sözcüktür. Kısacası oryantalizmin anlamını karşılamadığı gibi, bu sözcüğü kullarak oryantalizmde var olmayan anlamları oryantalizme atfetmiş oluruz. Doğucu olan çoğu şey oryantalist değildir. Bağlamsal farklılıkların, birbiriyle bir anlama sahip olmadıklarının yanı sıra, doğuculuk bu alanın uzmanlarınca kullanılan bir terim midir? Aslında evet, fakat oryantalizm almında değil. Doğuculuğu kullanarak kavram karmaşası yaratmanın yanı sıra, oryantalizmin içini (doğubilimdeki kadar vahim bir seviyede olmasa da) boşaltmaya devam etmiş oluruz.

Oryantalizm, "oryantalizm" olduğu için bu maddenin ismi "oryantalizm" olmalıdır. Sözcük kendisinde o kadar güzel bir açık-seçiklik barındırıyor ki, hakkındaki eleştirilere, görüşlere, yazınlara öyle güzel bir ayna ki uzmanlar da bu sözcüğü bu biçimde kullanıyorlar. İlgili konulardaki yazınlarda tercih edilen sözcük bu. Uzmanları batıcı olmakla suçlayabilirsiniz ama bu onların uzman olduğu gerçeğini değiştirmez ve burada ansiklopedi yazıldığı için bizim önemsediğimiz doğruluktan ödün vermeden en yaygın kullanıma sahip olan sözcüğü bulmaktır. Oryantalizm hem ilgili yazınlarda en yaygın kullanılan sözcüktür hem de en doğru olan sözcüktür.

Bu maddenin adı doğuculuk veya doğubilim olursa, içeriği de anlamsızlaşır, zira kavramı en baştan çok yanlış tanımlamış oluruz. Tekrarlıyorum, doğucu olan çoğu şey oryantalist değildir, uzmanların elinden çıkan yazında oryantalizm tercih edilir, kökü de en doğru hâli de oryantalizmdir. Maddî bir hatadan söz ediyoruz, kavram tüm anlamını, tarihini, eleştirilerini kaybediyor. Doğuculuk dersek bu kayboluşlara bir de yepyeni, oryantalizme ait olmayan yeni anlamlar eklemiş oluyoruz. Örnek vermek gerekirse, kendimi doğucu olarak tanımlayabilirim ama oryantalist olarak tanımlayamam. Kavram kargaşası yaratmayan, hem de VP:D sorunu çıkarmayan, kavramın kökü olan, en doğru ve en yaygın kullanılan ismi yani "oryantalizm"i kullanmamız gerektiği konusunda ısrar ediyorum. Kesinlikle iyi niyetliyim (hepiniz gibi) ve en doğru şekilde bilgi sunalım diyorum, sırf kökenleri yabancı dillere dayanıyor diye kullandığımız ve dilimize çok şey katan sözcüklerimizi atıp bu maddeye zarar vermeyelim. Teşekkürler, iyi çalışmalar... - Noumenon mesajkatkılar 16:11, 6 Nisan 2007 (UTC)

Doğuculuk ile oryantalizm arasında anlam farkı olduğunun altını çiziyorsunuz. Ancak ne olduğunu açıklayan veya farklı anlamda kullanan her hangi bir kaynak hâlâ gösteren yok. Google'da elimden geldiğince aradım. Ve hep aynı anlamda kullanıldıklarını gördüm. Eğer ki aynı anlamdalarsa, ve doğuculuk (görünen o) kullanılıyorsa, o zaman oryantalizm dememin nedenini göremiyorum. Eğer ki farklı anlamlar söz konusu ise, o zaman tabii ki kullanılmaz. Bu arada henüz Ocak ayında kurallarını neredeyse kutsal sayıp, tartışmasını bile saçma bulduğunuz TDK'ye bu biçimde sırt çevirmenize de şaşmadım değil. Dün dündür hesabı..her neyse. Güzel örnek oldu bu. Gazetelerde [2] doç dr. tarafından [3], kitaplarda [4] vb [5] "orientalism" yerine doğuculuk kullanılırken, sadece "siz öyle diyorsunuz" diye he diyecek değilim. Farkı gösteren kaynak görelim. - Erhan 17:15, 6 Nisan 2007 (UTC)

Türkilizce alışkanlıklarınızdan ansiklopedi üzerinde kurtulun ama özel yaşamınızda nasıl kullanıyorsanız ona devam edersiniz. Bu bana bayağı bir hakaret gibi geliyor. Birini Türkilizce ile itham etmek benim için, o kişi böyle birşeyi kabul etmiyorsa hakarettir. Maddenin neden doğuculuk olmayacağı hakkındaki bütün fikirlerimi paylaştığımı sanıyorum. Noumenon'un söylediklerine de katılıyorum.--Martianmister 17:07, 6 Nisan 2007 (UTC)

Sayın Noumenon, sizde TDK yada Dil Derneği değilsiniz. Said'in kemikleri sızlıyorsa önerinizi TDK ve Dil Derneğine iletebilirsiniz. Onlar zamanında sizin gibi düşünenlerin yerine TÜRKÇE olanını koymuşlar. TÜRKİLİZCE bu ansiklopedinin dili değildir, evet. TDK ve Dil Deerneği yerine ısrarla kelime önermek TÜRKİLİZCELİK yapmaktır. Konuda ve madde adında sorunlarınızı TDK ve Dil Derneği ile çözün lütfen. Neden ısrarla kendi düşüncelerinizi kurumsal kimliklerini kabul ettiğimiz TDK ve Dil Derneği yerine ikame etmeye çalışıyorsunuz. Neden duygusal davranılıyor; Said'in kemikleri sızlayabilir ama TÜRKÇE'nin kemikleri yeter ki sızlamasın. Lütfen artık ısrarcı olmayınız. Konuyu TDK ve Dil Derneği ile çözünüz. Yukarı da da yazdım bu kurumlar bu madde için terlik demişse kabulümdür wikipedia türkçe için. Olay bundan ibaret. iyi çalışmalar. Bu sayfaya artık bir şey yazmayı düşünmüyorum artık konu amacını aştı ama son söz şu yine TDK yada Dil Derneği değilsiniz ama onlarla çalışabilirsiniz. Teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.--Etrüskileti 17:12, 6 Nisan 2007 (UTC)
  • bilerek ya da bilmeyerek bir yanlış yapılıyor ve insanlar 'dün böyleydi bugün böyle' diye itham ediliyor. tdk, benim gördüğüm kadarıyla yazım konularında tartışmaları sonlandırmak amacıyla kaynak kabul edilir vikipedi'de, kutsal kitap sayanına pek rastlamadım, herkes olan bitenin farkında az çok. burada ısrarla "tdk böyle diyor" diyerek bir söz oyunu yapılıyor, çünkü tdk, "oryantalizm" kelimesini de kullanıyor, yok saymıyor.
ikincisi kişisel algılara ve tercihlere ilişkin. verdiğiniz örnekler, kişiseldir ve herkes kendi kitabında, yazısında istediği kelimeyi kullanmakta özgürdür. burada ortak bir iş yapıyorsak herkes kendi kişisel tercihleriyle diğerlerininkinin arasını bulmak zorunda, şöyle ya da böyle.
sonuç olarak, vikipedi'de hiç yapmadığım birşeyi yaparak bu sık sık karşımıza çıkmaya başlayan, 'sıkıysa değiştirin' şeklindeki 'kabadayılaşan' üslubu protesto ediyorum ve maddenin adını değiştiriyorum. --kibelemesaj 17:51, 6 Nisan 2007 (UTC)

CevapDüzenle

Oryantalizm ve doğuculuk arasındaki farkı sormuşsunuz. Hemen cevaplayayım. Doğuculuk,türkçenin kuralları gereği doğu medeniyetini üstün tutma, doğuyu yüceltme anlamına gelir. Kaynak olarak şu[6] paragrafın 115. sayfasına, bu[7] siteye ve diğer yerlere bakabilirsiniz. Eğer oryantalizme kaynak isterseniz [8] adresinde yeterince kaynak var. Google'a bakarsanız birçok gazete, bilimadamı ve kitap'ta bu kelime geçmektedir. Ayrıca dil bilimciler doğuculuğu tercih edebilirler (ki TDK oryantalizmi reddetmiyormuş) ama genel literatürde oryantalizm geçerlidir. İki kelimenin kullanım farkını görmek isterseniz şu sayılar gerekli cevabı verecektir:

  • Oryantalizm - 59.200
  • Doğuculuk - 313
  • Oryantalist - 53.100(Bunun içinde Dansöz anlamında da kullanımı var)
  • Doğucu - 1.690(Bunun içerisinde kelimenin oryantalist anlamında kullanımına hiç rastlamadım)

Son olarak, hala bana hakaret ettiğinizi düşünüyorum. Saygılarımla.--Martianmister 18:37, 6 Nisan 2007 (UTC)

Verdiğiniz ilk kaynağın 115. sayfasında "oryantalizm"'e rastlayamadım. Tek gördüğüm İslamcı-Doğucu ve Laik-Batıcı anlam bindirmeleri. Aynı durum ağelinde de geçerli. Bu mantıkla hareket edersek, bilgisayar belleğine bugün "memori" dememiz gerekirdi. Çünkü tıpatıp aynı durum. Sonuçta bildiğimiz bellek (tıp), bilgisayar belleği kavramından farklıdır. Sanki yabancılarda da belleğe (tıp) bellek denmiyor mu? Deniyor. Ama bizde bellek denirse olmaz. Neden? Çünkü karşılamıyor. Farklılar. Dolayısıyla, memori demeliyiz ki farkı anlaşılsın. Anlatabildim mi? Aynı durum sembolizm-simgecilik için de geçerli hatta daha niceleri için de.
Derdiniz doğruluktu, bilim değildir dediniz. Ki buna katılıyorum, ben de Türkçesini buldum ve adını değiştirdim. Dolayısıyla kimseye kabadayılık söz konusu değil. Şimdi de konuyu yine, "ama yabancı sözcüğün okunuşu olunca daha isabetli" olmaya getirdiniz. Hatta o kadarı da yetmemiş, dil kurumu ve derneğinin çalışmalarına yapay denmiş! Yabancı sözcüğün basbayağı okunuşuna "bu türkçe canım" deme cesareti ve gafleti gösterilirken, resmi kurum ve derneklerin çalışmalarına hakaret etmeyi hangi mantıkla yapıyorsunuz anlamış değilim. Sanki yabancı sözcükler evrenin başından beri var..sizi şaşırtabilir ama onlar da aslında yapay!..vay anasına sayın seyirciler.
Sonuç olarak, doğuculuğun oryantalizm kavramını karşıladığına kuşkum yok. Kullanımda olduğuna da kuşkum yok (google dövüşü sözcük seçimi için sağlık bir yöntem değildir...çeşmede onlarca kez değinildi bu konuya.) Ve buna rağmen oryantalizmde anlamsız bir ısrar ve evet dayatma var. Aklıma gelen tek mantıklı açıklaması, komşunun tavuğunun kaz görünmesi. Batıya özenme bu olsa gerek. Cevap hakkı bile tanımadan ad değişikliğinin yapılmasını da kınıyorum ("protesto ediyorum"). - Erhan 19:37, 6 Nisan 2007 (UTC)

Okuduğunuzu anlamıyorsunuz sanırım. Orada 'Oryantalizm ve doğuculuk arasındaki farkı sormuşsunuz. Hemen cevaplayayım. Doğuculuk,türkçenin kuralları gereği doğu medeniyetini üstün tutma, doğuyu yüceltme anlamına gelir. Kaynak olarak şu[9] paragrafın 115. sayfasına, bu[10] siteye ve diğer yerlere bakabilirsiniz.' dedim. Gösterdiğim o yerlerin oryantalizmle ilgisi yoktu, doğucu kavramının ne anlamda kullanıldığına birkaç örnekti. Oryantalist ve Doğucu bu yüzden birbirinden çok farklı kavramlar. Gördüğüme göre siz de bana hakaret ediyorsunuz. Daha sakin konuşabilmemiz ümidiyle saygılarımı sunarım.--Martianmister 20:01, 6 Nisan 2007 (UTC)

Tartışılan mevzu maddenin isminin Oryantalizm mi olsun yoksa Doğubilim mi ise bir çift sözde ben sarf edeceğim, affınıza sığınarak. Kimse kırılmasın ve de darılmasın. Batı kültürü olaya Oryantalizm olarak bakmakta haklı çünkü adamlar biz doğululara o pencereden bakmaya alışkınlar. Ancak ben ve benim gibi doğu medeniyetine ait olanlarda doğal olarak olaya Doğubilim olarak bakacak. İnsanlar bulundukları kültürün penceresinden olaylara bakarlar ve yorumlarlar. Her iki tarafta kızmasın ve alınmasın. İki grupta kendince haklı. Ancak unutmayalım ki ülkemiz hala, doğu kültür ve medeniyetini temsil etmekte batılılar için. Dolayısıyla ülkemizde, akademik ve aydın çevrelerin kullanım şekli olan Doğuculuk ve Doğubilim'i kabul ediyorum. Saygılarımla...--Alperx 19:04, 6 Nisan 2007 (UTC)

Sizde benim kusuruma bakmayın ama yanlış bir bilgiye sahipsiniz. Oryantalizmin anlamı doğuda da batıda da aynıdır ve ülkemizdeki aydın çevrelerde doğubilim yada doğuculuk dendiğini hiç duymadım. Literatürde oryantalizme bizde de oryantalist denir.--Martianmister 19:35, 6 Nisan 2007 (UTC)

Okuduğunuz yada eğitim aldığınız dala göre değişir. Eğer mühendislikte okuyorsanız elbette duymayabilirsiniz ama sosyal bir dalda eğitim alıyorsanız oldukça sık duymuş olmanız gerekir.Aksi takdirde hocalarınızın kalitesinden şüphe duyarım. Malumunuzdur daha düne kadar da toplumbilim'e sosyoloji diyorduk. Bu da onun gibi birşey büyütmeye gerek yok, düşüncesindeyim. Manzaraya iki ayrı pencereden bakıyoruz olay bu. Kolay gelsin...--Alperx 20:44, 6 Nisan 2007 (UTC)

Belki Doğuculuk Oryantalizm'in bir kısmını adlandırmak için geçerli olabilir. Ama Edward Said'in oryantalizm yorumunu adlandırmaya yardımcı olamaz. Onun oryantalizm yorumu tamamen negatif anlamlıdır. Çıkıp da bu yorumu esgeçerek kavramı doğuculuk ve doğubilim gibi adlarla türkçeye çevirirsek kavramı ucubeleştirmiş oluruz. Bu yüzden oryantalizm tabirini TDK tarafından da kabul edilmiş ve türkçeye geçmiş bir tabirin kullanılmasını daha doğru buluyorum. Doğuculuk bu maddenin adı olamaz çünkü TDK sitesinde böyle bir isim yok. Yani doğuculuk sizin açınızdan türkçe değil. TDK'nın sitesi bu maddenin adı konusunda üç seçenek sunuyor: Oryantalizm, Şarkiyat ve Doğu bilimi. Doğu bilimi sözünüü, yukarda belirtildiği gibi, oryantalizm bir bilim olmadığı için önceden eliyoruz. Geriye şarkiyat ve oryantalizm kalıyor. Şarkiyat literatürde fazla geçmeyen ve halk arasında duyulmamış, bilinmeyen bir isim. Sonuçta elimizde en uygun aday olarak Oryantalizm kalıyor. Bu yüzden madde adının oryantalizm olarak bırakılmasını öneriyorum.Saygılarımla.--Martianmister 21:58, 6 Nisan 2007 (UTC)

Doğuculuk sözcüğün yapısı ve Dil Derneği sözlüklerinde de yer alması nedeniyle "bizim" açımızdan oryantalizmden kat ve kat türkçe. Ayrıca kullanımda olan biz sözcük. Ve bir de oryantalizm anlamında kullanılan bir sözcük. Ama sadece yabancı kökenli olmaması, sözde türkçe bir ortamda türkçeyi dışlamak varsayılan davranış olduğundan kullanımı kabul görmemekte. Dili"miz" adına üzücü bir durum.
"Vikitürkçe" sözcüğünün "Tikitürkçe" sözcüğünden olan harf uzaklığı sadece üçmüş. - Erhan 07:29, 7 Nisan 2007 (UTC)
  • erhan;

- size son derece geniş bakış açılı bir durum sunulurken, bu ısrarınızı dayatmacılık olarak görüyorum.
- türkçe sözlüklere giren her sözcük türkçedir.
- başlık, tartışılmadan değiştirilmişti, yaptığım, o konumuna geri çevirmektir. kişisel tercihimle değil, buradaki tartışmalara bakarak..
- vikipedi'yi derhal ve tümüyle öztürkçeleştirme yönündeki isteğinizde biraz daha sessiz ve sabırlı olursanız daha etkili olacaksınız. burası ortak bir çalışma alanı, kimi durumlarda istediğiniz olmayabilir, hırçınlaşmaya gerek yok. herkes biraz ortaya doğru geliyor burada, tarafsızlık ilkesi gereği. o kadar zor bir şey değil.
- tikipedi, batıya özenme gibi benzetmelerle kişileri ve ortamı gereksiz zan altında bırakıyorsunuz. emin olun uğraşmanız gerekenler, dille, türkçeyle ilişkisi gayet iyi olan bu topluluk değil.. sesli harflerin bile gereksiz görüldüğü, türkçe karakterlerin hiç kullanılmadığı daha zorlu cepheler var memlekette.
- son sözüm sadece size değil, topluluğa: nerede bir hararet varsa konuyla ilgisi olmasa bile koşarak gidip üfleyenlere dikkat etmenizi istiyorum. dün tdk ne derse desin umurumda bile değil, ben ya da'ları ayırmam, burada da yada yazıyorum diyenle, burada tdk öyle diyor işte, öyle olacak siz kim oluyorsunuz diyenin aynı imza olduğuna dikkatinizi çekiyorum. ve de vikipedi'nin sembollerinden olan babil 'trajedisini' hatırlıyorum. aynı dilin içinde bile birarada duramıyor olmamız ve kişisel isteklerimizde bunca direnmemiz üzüntü verici. --kibelemesaj 09:25, 7 Nisan 2007 (UTC)

Sayın Kibele, doğrusu wikipedia gibi özgür ansikopedi de kırgınlıkların olabileceği aklıma gelmezdi. Ben burasını gerçekten özgür bir ortam sanıyordum. Yorumunuzun son parağrafından anlıyorum ki kişiler görüşlerinden dolayı kınanabiliniyormuş. Şüphesiz ki topluluğumuzun aldığı tüm kararlar doğru kararlar değil. İçlerinde hatalı olanları da mevcut. Buna rağmen gereksiz tartışmalar yapılmasıda son derece üzücü. Konunun kapanıp yeni kapılar aranacağına hala üzerinde durulması ve kişilerin görüşlerinden dolayı tahrik edinilmesini doğru ve etik de bulmuyorum. Saygılarımla...--Alperx 09:41, 7 Nisan 2007 (UTC)
Eğer bu dayatmacılık ise, anlam farkı yokken, söz konusu sözcük kullanılıyorken, ve üstelik sadece bir yabancı sözcüğün yapay türkçe okunuşu değil de, gerçekten türkçe olduğu hâlde kullanılmamasına ne derler? Yabancı kökenli sözcüklerin, sadece yabancı kökenli oldukları için öncelik kazanıp anadilin marjinalleşmesini haklı gösterecek bahane olamaz. Ve bence asıl üzücü olan da kişilerin anadillerine yabancılaşmalarıdır, ki bu da toplumsal anlamda yozlaşmanın ileri evrelerine ulaşıldığının kanıtıdır. Öyle ki türkçe yazmayı önermek (doğuculuğun nesi "öztürkçe", isterseniz doğuya da oryent diyelim), dayatmacılık olarak bile nitelendirildi.
Kaldı ki diğer ortamlarda ne yazıldığının ben de farkındayım. Ancak "nasıl olsa kötünün iyisini yapıyoruz" demeyi kabul etmem, edemem. Bu sözlerinizden açıkça anlıyorum ki dilde nitelik ölçütlerimiz çok farklı. Hangisinin dilimizin yararına olduğunu da elbet zaman gösterecektir. - Erhan 11:14, 7 Nisan 2007 (UTC)

Sayın Erhan, Oryantalizm ne kadar türkçeyse, Doğu bilimi de o kadar türkçedir. Çünkü bahsedilen kelime TDK tarafından kabul edilmiştir. Saygılarımla.--Martianmister 14:13, 7 Nisan 2007 (UTC)

Alıntı yapıyorsanız doğru yapın:Düzenle

Kibele, kullanıcı adınızla müsemma olmayın burada herkes gibi bir kullanıcı olduğunuzu unutmayınız. Konuları sürekli manuple etmekten ve kişiselleştirmekten vazgeçin artık: Çeşme'de gereksiz yere yürütülen ve bir anlamda orman yangınına dönmüş konuyu sakinleştirmek için yazdığımı mesaj aynen aşağıdadır. Kendinizi entellektüel görebilirsiniz hatta olabilirsiniz de ama kişilerin özel yaşamında hangi kelimeyi nasıl yazdığını söylemiş olmasını wikipedia bağlamında örnek olarak ele alamazsınız. Kaldı ki referans aldığım 2 tane kurum ve 4 adet yazım klavuzu vardır benim TDK, Dil Derneği, Ana Yazım Klavuzu, Dil Klavuzu (N. Özön). Ki benim özel hayatımda 25 yıla yakındır yazan bir insan olarak özel hayatım ve konulara yaklaşımım ne sizin nede buranın konusudur. Yukarıda tarafımdan yazılanları tekrar tekrar okumanızı öneriyorum. Lütfen konuda tekrar yazacaksanız kişilere söz hakkı doğuracak içerikten kaçının ve becerebiliyorsanız konuya yukarılarda ısrarla baktığım ve yazdığım gibi kurumsal TÜRKÇE açısından bakmayı deneyiniz. Ayrıca yazınızda italik olarak bana yüklemeye çalıştığınız uydurma alıntı da kötü ve art niyetli bir kullanıcı olduğunuzun da kanıtıdır. Aşağıya aynı metni olduğu gibi alıyorum konunun tümü halen çeşmede i ve î ile a ve â başlığı altında durmaktadır. Wikipedia Türkçe'ye düzenli katkı verenleri her daim korumaya ve kollamaya özen gösteren duyarlı yaklaşımım nedeniyle bu yaptığınızı da kendi adıma sorun etmiyorum ama artık daha dikkatli olmanızı size salık vermek zorundayım. İyi çalışmalar:--Etrüskileti 14:48, 7 Nisan 2007 (UTC)

Resmi kurum adları dışında bu şapkaları kullanmayın lütfen. TDK'nın ne dediği de o kadar önemli değil. Yıllardır onlar ya da diye yazar ama bende ısrarla yada diye yazarım. TDK, kural koyucu değildir, halkın ve yazanların tercihinin düzenleycisidir bu unutulmasın. TDK'yı göklere çıkarırsanız ne oluyor ben bilmeden Türkiye'ye komünizm mi geldi diyeceğim. Kuralınız şu olsun resmi kurum adlarında varsa şapka kullanın örneğin MİT adında vardır, bunların dışında kullanmayınız. Kullananları da kötü Türkçe kullanıcısı olarak sayfamda teşhir edeceğim bende :))) Lütfen konuyu kapatalım arkadaşlar artık.--Etrüsk 13:34, 29 Mart 2007 (UTC)

Vikipedi'nin misyonuDüzenle

Vikipedi'nin misyonu bellidir. Türkçe okuyan insanlara bilgi götürmek. Bu bilgiyi mümkün olduğunca anlaşılır götürmek. Vikipedi'nin Türkçe'yi kurtarma misyonu yoktur. Dil derneğinin, x derneğinin y derneğinin ne önerdiği Vikipedi'yi ilgilendirmez. Türkçe okuyan insanlar, ders kitaplarında A görüyorsa, günlük hayatta genelde A görüyorsa, yani bir kavramın adı genelde A olarak kullanılıyorsa, fakat Türkçe'si B olsun diye önerilmişse, Vikipedi A'yı kullanır. Ne zaman B yaygınlaşır, kabul görür, Vikipedi B ye geçer. B nin yaygınlaşması işine Vikipedi alet edilemez. Mesele yabancı kelimelerin sempatizanlığı değil. Vikipedi var olan durum yansıtır. Düzeltilecek bir şey varsa Vikipedi değil, o kitaplar, medya ve insanlardır. Vikipedi'de, durum düzelince o durum yansıtır. Vikipedi'nin kolaylıkla değiştirilebilir olması, her zaman başka amaçlara hizmet etmesini kolay kılmıştır. Türkçe'yi bu kadar düşünüyorsanız, Gidin ders kitaplarında değiştirmekle uğraşın. Medya da değiştirmekle uğraşın ilk önce. Vikipedi'ye başka misyon yüklemekle uğraşmayın lütfen. --Dbl2010 15:33, 8 Nisan 2007 (UTC)

Sözünü ettiğiniz x derneğinin yazım kılavuzu ösym dahil birçok devlet kurumu tarafından resmi kılavuz olarak kullanılıyorsa, bu ülkenin ve TDK'nin darbe öncesi en önemli dilbilimcilerini bünyesinde barındırıyorsa, yayımladığı yüzlerce sözlükle yıllardan beri bu ortamda (sözde) kullanılan dile yön veren ve ciddiye alınan yegâne birim ise (TDK o saygınlığı yıllar önce yitirdi), söylediklerini biraz ciddiye almalı, ne dersiniz?
"Misyon" belli...Ancak burada yapılmaya çalışılan "türkçeyi kurtarmak" değil, türkçe yazmaktır. Cidden şu anda bu ortamın dilinin "ortalama ve yaygın" Türkiye türkçesini yansıttığını mı düşünüyorsunuz? Sadece arayüz ve özenle yazılmış olması beklenen kural sayfaları bile, durumun bundan ne kadar uzak olduğunu göstermek için yeterli (portallar, mesajlar...). Yansıttığı tek şey var, o da bir tutam insanın yabancı dilde eğitim geçmişini, ve büyük olasılıkla Türkiye'nin uzunca süre uzağında kalıp anadillerine olan yabancılaşmalarını. O kadar ki artık onlara tanıdık gelen yabancı sözcüklerin okunuşunu türkçe sanıp, türkçe sözcüklere "yapay" diye dil uzatılabiliyor. Bunun yanı sıra yapılan dilbilgisi yanılgıları da cabası. Tamlama ile sıfat farkı bile artık gözden kaçıyor. Bu mu yaygın kullanım? "Oha falan olalım", "scriptlerimiz için templateler hazırlayıp portala install edelim".
"Medya" suçludur, ve eğitim kurumları da tabii ki suçludurlar. Ama vikipedi suç ortağı olmak zorunda değildir. Olması zorunlu diyorsanız, en azından ben olmak istemiyorum. Olmasını engellemeye çalışmanın yadırganması ve azara yol açması ise, hâkim olan dil görüşününün çarpıklığını ve engellemeye çalıştığı sözde dayatmacılığı kendisinin yürüttüğünü en çıplak hâli ile göstermektedir. "Ama biz yaygın kullanımı yansıtıyoruz" bahanesi ile kendinizi kandırmayınız. Çoğunluk, bazılarınca "fazla gelen" sesleri kısarak yansıtılmaz. Yansıtılan ancak bir avuç insanın "kendilerine göre yaygın sandıkları". Dilbilgisel doğruluk ise kapı dışı edilmiştir. Bununla birlikte gelen yanlış kullanımlar da viki aracılığı ile yaygınlıklarını korumaktadırlar. Viki buna mı alet olmayı seçiyor?
Yok hayır, "bu aslında dilin olağan evrimi", "ortada yozlaşma falan yok ki dil kullanımına ve yazılarımıza dikkat edelim" deniliyorsa, o zaman bunu söyleyen ya düş dünyasında, ya da Türkiye'den uzakta yaşıyor demektir. "Ama vikide biz bunu umursamayız, kullanıcılar istediği dili kullanır, ortamın dili böyle oluşur" denilecekse, o zaman neden bu dayatma?
Kendimizi fazla ciddiye alıyoruz. Sonuçta, uzman olmayan kişilerce uzmanlık gerektiren konular yazmaya çalışılırsa, her halde okurun ciddiye almasını bekleyemeyiz. Gelen zaten genel bir fikir edinmek için geliyor. Bari onu düzgün bir dille sunalım. - Erhan 21:02, 8 Nisan 2007 (UTC)

Öncelikle tartışmanın bu kadar uzamış ve kullanıcıların birbirini istemeden de olsa kırmış olması beni derinden üzdü. Değdi mi şimdi bu kırgınlıklaranın yanıtına hepinizin hayır diyeceğinden eminim o ayrı. Belki de Vikipedi gibi bir ortamda böyle durumların yaşanması kaçınılmaz. Tabii onun yerine bilmem kaç madde açılır, kaç madde düzenlenirdi hesaplamalarına hiç girişmeyeceğim. Tartışmada okuduklarımın özetini isterseniz bana sanki TDK iki tarafı da birbirine düşürmüş gibi geldi. Eğer TDK kullanılan bu terim için önceden önlemini almış ve uygun bir sözcük yaratabilmiş olsaydı (belki de doğu( )bilimi olarak yarattı) yani sözcüğü gümrükten geçirmeseydi bu tartışmalar da olmazdı. Buna en iyi örneğin 'bilgisayar' sözcüğü olduğunu düşünüyorum. Ona gümrükte bir karşılık bulmasalardı 'kompüter'i kullanıyor olurduk ve bilgisayar sözcüğünü de pek önemseyen çıkmazdı. Uygun bir sözcük dediğim yabancı karşılığı yerine kullanılabilecek ve bence en önemlisi insanların kullanırken utanmayacağı, tereddüte düşmeyeceği, sözcüğün anlamını düşünürken kafasında tercüme etmesine gerek kalmayacak bir anlam içermesi. Sık sık kullandığımız birçok yabancı kökenli söz öbeği var; örneğin merhaba, selam ve teşekkür etmek. Kendi adım olan Bahar da Türkçe kökenli değil. Demek istediğim bir dili yüzde yüz yabancı kökenli sözcüklerden arındıramayız. Her dilde yüzlerce sözcük yabancı kökenli bulunmakta hatta bayağı sözcüğün kökeni bile bilinmiyor. Bu hâlde medeniyetlerin birbirini etkilediği söylenebilir. Vikipedi'nin TDK'ya yüzde 100 uyan bir yer olmadığı düşüncesindeyim. Yoksa CD maddesi 'teker', Elektronik posta elmek (elektronik mektup, bu da Türkçe kökenli sözcüklerden oluşmuyor), Faks belgegeçer başlığı adı altında olurdu. Oryantalizm veya doğuculuk isimlendirmesi konusunda hemen hemen hiçbir fikrim yok. Teşekkürler, --Bahar (yine ben!) 15:15, 9 Nisan 2007 (UTC)

uzun Ömer Baharoğlu alıntısıDüzenle

Ömer Baharoğlu isimli kişiyi (kendisi fevkalade birikimli biri olabilir) Sosyoloji yüksek lisansım sırasında kavramı akademi gündemine eleştirel şekilde getiren Said'in kitabını okuduğumuz bağlamda Türkçe kaynaklar ve makaleler arasında göremedim. İyi bir wikipedia'cı değilim ama bu madde (yani Oryantalizm maddesi) bu yazar için (coatrack) http://en.wikipedia.org/wiki/Wikipedia:COATRACK yani adını anmak için bir bahane şeklinde kullanılıyor. Kendisi veya irtibatlı kişilerce yapılmışsa etik değil. Bir eserin konuyla ilgili akademik veya mesru kaynak kabul edilmesi icin kendisine atıfta bulunulan ve akademik cevrelerce degerlendirilmiş (meslektaş denetiminden geçmiş) olması gerekir. Yani bir şekilde kitap yayınlatmış olmak hatta o konuda kendisine atıfta bulunulmamış bir doktora tezi yazmak dahi bu şekilde kaynak göstermek için yeterli değildir. İkincisi ortaya konulan fikrin orjinal kaynaklarına atıfta bulunumak esastır Oryantalizm'in emperyalizmle ilişkisine dair daha temel ve birincil kaynaklardan çok sayıda atıf yapılabilir. Bu yapılmadığı sürece bu konudaki temel kaynak olan Said'in Oryantalizm'i ile sınırlı tutmak yeterli olacaktır. Esasen Viki'deki Oryantalizm maddesinin konuyu güncel yurtdışı kaynaklardan da takip eden sosyal bilimcilerce yazılması/elden geçirilmesi gerekiyor (benim bilgi düzeyimi aşıyor).

"Oryantalizm" sayfasına geri dön.