Statükocu Yaklaşım

Statükocu Yaklaşım için çeşitli tanımlar yapılabilmekle beraber; ekseriyetle "kalıplaşmış", "sorgulanmayan", "bağnaz" düşünüş biçimi olduğu üzerinde uzlaşılır. Bu kavram, siyasi mecraya genel itibarıyla olumsuz bir terim olarak tezahür eder. Statükocu kelimesinin atfedildiği kişilere, bu sıfat yakıştırılarak; eleştiri amacı güdülür. Ancak, önemli olan bu kavram ile ilgili popüler yaklaşım ve yakıştırmalardan ziyade; onun toplum psikolojisine ve bireyin bilinçaltına ne gibi etkiler yaptığıdır. İlk olarak şunu belirtmek gerekir ki; statüko kavramının, net olarak olumlu veya olumsuz bir niteliği yoktur. Bu nitelik, değişkendir ve olaylara göre farklılıklar arz eder. Örnek olarak, Türkiye'de yaşayan insanlar arasında Türkiye'nin dininin değişemeyeceği yönünde bir statüko oluşmuştur ve bu konunun tartışılmasına bile kesinlikle izin verilmez. Bu örnekte oluşan statükoya kimse karşı çıkmaz ve bu örnek bize, statükocu yaklaşımın bütün toplum tarafından olumlu karşılanabileceğini gösterir. Bunun tersi bir örnek vermek gerekirse, bilimsel yeniliklere karşı direnenler de geçmişten günümüze kadar varolan sistemleri ve olguları savunur. Bu bağlamda bakıldığında, toplum hayatında çeşitli sapmalar ve kutuplaşmalar meydana gelir. Dolayısıyla, uzun soluklu ve bağnaz bir statükocu yaklaşım, uzun vadede salt bir gelenekselciliğe dönüşür.