Rodos'un Hospitalier Şövalyelerince fethi

Hospitaller'ın Rodos'u fethi 1306–1310'da gerçekleşti. Büyük Usta Foulques de Villaret liderliğindeki Hospitalier Şövalyeleri, 1306 yazında adaya indi ve Bizans'ın elinde kalan Rodos şehri dışında adanın çoğunu hızla fethetti. İmparator Andronikos II Palaiologos, şehrin ilk Hospitalier saldırılarını püskürtmesine ve 15 Ağustos 1310'da ele geçirilene kadar dayanmasını sağlayan takviyeler gönderdi. Hospitalierler, üslerini 1522'de Osmanlı İmparatorluğu tarafından fethedilinceye kadar adaya taşıdı.

BulgularıDüzenle

Rodos'un Hospitalier Şövalyeleri tarafından fethi birçok sayıda farklı ve güvenilir kaynakta anlatılmaktadır. En güvenilir kaynaklar arasında çağdaş Bizans tarihçisi George Pachymeres'in 1307 yılına kadar uzanan History isimli çalışması, ve Papa 5. Clement'in (1305-1314) çeşitli biyografik çalışmaları vardır. Bu çalışmalar farklı detaylardan bahsetmekte fakat birbirleriyle çatışmamaktadır ve genel olarak güvenilir kaynaklardır. Bu çalışmalar papalık fermanlarıyla ve Vatikan ve Aragon Krallığı arşivleri ve Gerard de Monreal'in 14. yüzyıl Fransız günceleriyle (ya da Chronicle of the Templar of Tyre), Francesco Amadi ve Florio Bustron'un 16. yüzyıl İtalyan günceleri tarafından da tasvip edilmiştir. Bunlar en çok Kıbrıs'ın ve adadaki Hospitalierler'in adanın Lusinyalı kralları ile olan problemli ilişkileriyle ilgilidir. Ayrıca tarihi açıdan çok güvenilir değildir, birçok popüler gelenekten ve anekdottan veya efsaneleşmiş bilgiler içerir.

Arka planDüzenle

1070 yılında Kudüs'te kurulan Hospitaler Şövalyeleri, sadece Levant bölgesindeki Haçlı eyaletlerinde değil, aynı zamanda Batı Avrupa'nın da büyük bölümlerini kontrol eden en önemli askeri düzenlerden biridir. 1291'de Akre'nin Düşüşünü takiben, Şövalyeler merkezlerini Kıbrıs'taki Limasol'e taşıdılar. Kıbrıs'taki durumları istikrarsızdı; sınırlı gelirleri onları Batı Avrupa'dan gelen bağışlarla geçinmek zorunda bırakmıştı ve bu yüzden Kıbrıs Kralı 2. Henry ile aralarında çekişmelere yol açtı. Bu arada Akre'nin ve Kutsal Topraklar'ın kaybedilmesi monastik düzenler hakkında geniş sorgulamalara yol açtı, bu düzenlerin malvarlıklarına el konulması da teklif edildi. Gerard de Mondreal'e göre, Foulques de Villaret 1305'te Hospitalier Şövalyeleri'nin Büyük Usta'lığına seçilir seçilmez, Rodos'un fethini planladı. Bu fetih ona Düzen Kıbrıs'ta kaldığı sürece sahip olamayacağı özgürlüğü ve aynı zamanda Türkler'e karşı yapılacak savaşlarda yeni bir üs kazandırmış olacaktı.

Rodos çekici bir hedefti, verimli bir adaydı, stratejik açıdan Küçük Asya'nın güneybatı kıyısında yer alıyordu ve Konstantinopol ya da İskenderiye ve Levant ticaret yollarının dibindeydi. Ada Bizans'ın elindeydi fakat imparatorluğun gitgide zayıflaması, elindeki adaları koruyamamasına yol açtı. Cenovalı Benedetto Zaccaria'nın 1304'te Sakız adasını ele geçirmesi bu durumun bir kanıtıdır. İmparator 2. Andronikos Palailogos (h. 1282-1328) de Cenovalı ve Venediklilerin On İki Ada bölgesindeki etkinliklerine izin vermiştir. Rodos sık sık Cenovalı amirallere Bizans imparatorları tarafından tımar olarak verilirdi. Böylece Cenovalı Vignolo de' Vignoli bugünkü İstanköy ve İleryoz adalarında, Rodos'taki Lardos arsasında hak sahipliği iddia etmiştir. 1299 yılında Papa Sicilya'lı 3. Frederick'e adayı ele geçirmesini teklif etmiş ve üvey kardeşi, bir Hospitalier şövalyesi olan Sancho, 1305 yılında Bizans adalarını ele geçirme amacıyla başarısız bir sefere çıkmıştır. Aynı yıl bilgin Raymond Lull, Rodos'un Hristiyanların Müslümanlarla olan ticaretini engelleyebilecek bir deniz üssü olabileceğine kanaat getirmiş ve adanın ele geçirilmesini Charles Valois'in Doğuda yapacağı yeni bir Haçlı Seferi'nin bir parçası olmasını önermiştir. Aynı zamanda Venedikliler de bu bölgede Karpathos gibi bir takım adaları ele geçirmiş, bölgedeki Cenova etkisini tehlikeye atmıştır.

Kıbrıs günceleri Foulques de Villaret'in Cenovalı biriyle kontrat yaptığını yazar. Bu Cenovalı'nın ismi Gerard de Monreal'e ve Vignolo de' Vignoli'ye göre Boniface di Grimaldi'dir. Muhtemelen sonuncusu doğrudur çünkü 27 Mayıs 1036 tarihli, Villaret ile Düzen'in ve Vignolo'nun temsilcileri arasında bir belgeye rastlanmıştır. Cenovalı, İstanköy ve İleryöz adalarındaki haklarını Hospitalierler'e devretmiş fakat Lardos'a ve Rodos'ta kendi seçeceği bir araziye sahip olmuştur. Rodos'un yakınlarında ele geçirebilecekleri diğer adalarda Vignolo ''vicarius seu justiciarius'' diyerek geniş haklara sahip olmuş, yine de Şövalyeler ve hizmetçileri direkt olarak Büyük Usta'nın yetkisi altına girmiştir. Vignolo ve Şövalyeler Rodos harici diğer adalara vergi memurları atamış, bu vergilerin üçte ikisi Düzen'e, kalan üçte biri Vignolo'ya gitmiştir. Papa 5. Clement, Hospitalierler'in Rodos için planlarını muhtemelen gizli tuttu, çünkü bu planların Papa ve Villaret arasındaki mektuplaşmalarda bahsi geçmemektedir.

Adanın fethiDüzenle

 
2016 yılında Feraklos Kalesi

23 Haziran günü, Villaret ve Vignolo Limasol'den 35 Şövalye, 6 Levant atlısı ve 500 milis taşıyan 2 kadırga ve 4 başka gemiyle yelken açtı. Bunlara bazı Cenova gemileri de katıldı. Sefer önce Meis Adası'na yerleşti. Böylece Vignolo Rodos adasında keşfe çıkabildi. Adadaki halkın Düzen'deki Yunan bir hizmetçi tarafından uyarılması yüzünden Vignolo zar zor kaçabildi ve Villaret'le buluşma yerine dönebildi. Bu arada, 50 askere sahip 2 şövalye İstanköy kalesini ele geçirdi fakat yardıma gelen Bizans kuvvetleri tarafından dışarı atıldı. Böylece müttefikler Rodos'a yelken açtı. Amadi ve Bustron'un günceler sıragelen olaylar hakkında en detaylı bilgileri verir: Rodos şehrine karadan ve denizden yapılan ilk saldırı başarısız olur, fakat 20 Eylül günü, Hospitalierler adanın doğu kıyısındaki (muhtemelen terk edilmiş) Feraklos Kalesi'ni ele geçirir. Beş gün sonra şehre başarısız olan bir saldırı daha başlatırlar, şehir bu saldırıya Kasım ayına kadar direnmiştir. 11 Kasım günü yerli bir Yunan'ın ihaneti sayesinde Filerimos'taki (antik Ialysos) hisarı ele geçirdiler: hisardaki 300 Türklük garnizonun tamamı katledildi.

Bu başarı Şövalyelere şehrin kuşatmasına devam etmeleri konusunda daha da cesaret verdi, fakat yerliler şehri başarıyla savundu ve imparator 2. Andronikos'tan takviye istediler. 30 Nisan 1307 tarihli, Aragon kraliyet arşivlerinde tutulan bir mektupta konuyla alakalı bazı ayrıntılar verilmiştir: İmparator şehre yardıma 8 kadırga yolladı ve Hospitalierler 80 Yunan'a karşı kendilerinden bir düzine adam ve 40 at kaybettikten sonra kuşatmayı kaldırmak zorunda kaldı. Bu sıralarda, Mart ya da Nisan 1307'de Pachymeres'e göre, Hospitalierler İmparator'a elçiler gönderip Rodos şehrini kendilerine teslim etmelerini istedi, adayı Türkler'e karşı olan savaşlarında merkezleri olarak kullanacaklardı. Şövalyeler aynı zamanda İmparator'un hükümdarlığını tanıyacak ve istendiği zaman en iyi 300 adamlarını İmparator'a yollayacaktı fakat 2. Andronikos bu anlaşmayı reddetti ve gelebilecek saldırılara karşı Rodos'a daha fazla takviye yolladı. 1307 baharında, Papa 5. Clement, Villaret'i Poitiers'teki Papalık konağına davet etmiştir fakat bu buluşma halen süren Rodos seferi yüzünden Ağustos'a ertelenmiştir. Villaret'in yazın adadan ayrılabilmesinin sebebi, adanın çoğu bölgesinin o vakitler şehir hariç tamamen Şövalyeler'in elinde olmasıdır. 5 Eylük 1307'de Papa Hospitalierler'in Rodos adasındaki varlıklarını tanıyan bir yasa yayımladı. Buna rağmen, Aragon arşivlerindeki Ekim 1307 tarihli bir belge, Lindos adasının Hospitalierler'in elinde olduğunu belirtirken, Rodos şehrinin ''Konstantinopol imparatorunun gönderdiği 20 gemi'' ile korunduğunu yazar ve Aragon Kralı 2. James'in Mart 1309'da yazdığı mektup da, Hospitalierler'in tüm adayı halen kontrol etmediğini onaylar.

Villaret Cenovalılar'la olan yakın ilişkilerine devam etmiştir. Cenovalılar yalnızca uzman denizci ve gemi yapımcıları olmalarına rağmen aynı zamanda Ege bölgesine aşinadırlar ve aynı Hospitalierler gibi, Venedikliler'e düşmandırlar; böylece 1308-1309 yıllarında Villaret, Cenova tersaneleriyle 20 gemi ve bir navis magna'dan oluşan bir kontrat imzalamıştır. Villaret iki yıl daha Batı'da kalmış, fakat Eylül 1309'da Doğu'ya dönüp fethin tamamlanışını yönetmek için izin istemeye başlamıştır. Cenova'dan Napoli'ye gitmek için Kasım'da ayrılmış ve Ocak 1310 yılında Brindisi'ye inmiştir. Oradayken, Hospitalierler Fakirlerin Haçlı Seferi'nin devasa ve düzensiz topluluğundan kimseyi gemilerine bindrmemiştir. Villaret'in filosunun 200-300 Şövalye ve 3 bin milis taşıyan Cenova gemilerinin de bulunduğu 26 kadırgadan oluşuyordu ama kötü hava şartları yolculuğu bahara erteledi. Bu seferin aslında gerçek olmayan amacı Kıbrıs'a ve Kilikya Ermeni Krallığı'na yardım etmekti, fakat Villaret yine büyük ihtimalle Papa'nın haberi olmadan, Rodos'un fethini gerçekleştirmeye gitti.

Hem V. Clement'in biyografilerine hem de Kıbrıslı Christopher'ın raporlarına göre, Rodos şehri nihayet 15 Ağustos 1310'da ele geçirildi. İkinci sıradaki raporlar, Hospitallers'ın operasyon için 35 kadırga topladığını bildirdi. [1] Ancak, üç Kıbrıs güncesine göre, şehir zorla değil, şans eseri ele geçirildi: İmparator tarafından, kuşatılmış olan garnizona gönderilen ve erzak taşıyan bir Cenova gemisi Gazimağusa açıklarında rotasının dışına çıktı. Geminin kaptanı, Genç Peter (Pierre le Jaune, Piero il Giovene) isimli Kıbrıslı bir şövalye tarafından alıkondu ve Büyük Usta'ya, Rodos'a getirildi. Kaptan, idamından kurtulmak için, garnizonu hayatları ve mallarının korunması karşılığında teslim olmaya ikna etti.

Tarih çatışmasıDüzenle

Fetih kronolojisinin uzun süredir iki aşamada olduğu kabul edildi; adanın 1306'da ilk karaya çıkarılması ve fethi ve 1310'da Rodos şehrinin sonunda ele geçirilmesi. [1] Ancak Fransız bilim adamı Joseph Delaville Le Roulx, Cartulaire général de l'Ordre des Hospitaliers de Saint-Jean de Jérusalem (1100-1310) adlı yayınında, Pachymeres'in hesabına ve (Nisan 1308'de yerleştirdiği) ve Kıbrıs kroniklerine dayanarak, Rodos şehrinin ele geçirilme tarihinin 15 Ağustos 1308 olduğu sonucuna varmıştır ve bu tarih, Haçlı Seferleri ve Hospitaller Şövalyeleri ile ilgilenen bilim adamlarının çoğunluğu tarafından kullanılan bir tarihtir. [1] Tarihçiler tarafından verilen çeşitli tarihlerin kafa karışıklığı, Rodos'un başkentinin ne zaman teslim olduğuna dair birkaç öneriye yol açtı: 15 Ağustos tarihi, büyük bir dini bayram olarak kutlansa da, bunun gerçekleştiği yıl değişti, 1306'dan 1310'a kadar her yıl modern bilim adamları tarafından önerilmiştir. [1]

SonrasıDüzenle

Fetih tamamlandıktan sonra Hospitallers, manastır ve hastanelerini Kıbrıs'tan Rodos'a taşıdı. Latin yerleşimcileri çekmek için çaba gösterildi, hem yerel nüfusu yaklaşık 10.000'e geriledi, hem de askerlik hizmeti için erkekler sağlandı. [2] Tarikat, bölgedeki askeri operasyonları başlatırken hiç vakit kaybetmedi: Papalık Mısır Memlükleri ile ticarete yasak getirdi, Cenevizliler fetihlere yardım etmesine rağmen, Ceneviz gemilerini bile ele geçirmekte tereddüt etmediler. Bunu Cenevizliler'in Menteşe Beyliği ile kısa bir ittifakı izledi, ancak Hospitalierler, 1312'de ittifaka karşı önemli bir zafer elde ettiler. Hospitalierler Kerpe ve Venedik kontrolündeki diğer adaları ele geçirirken, Venedik ile aralarındaki gerginlik de arttı. Sonunda, Hospitalierler, iki İtalyan deniz gücüyle bir anlaşmaya vardı ve ele geçirilen adalar 1316'da Venedik'e iade edildi. [2] [3] Schwarzburg'un büyük komutanı Albert, Hospitaller donanmasını Türklere karşı 1318'de ve 1319'daki Sakız Adası Muharebesinde zafere taşıdı. Bu muharebeden sonra İleryos Adası'nı tekrar ele geçirdi fakat adadaki Yunan halkın çıkardığı isyanla Bizans yönetimi tekrar geri geldi. Sonraki yıl, 80 gemilik Türk donanmasını yendi ve Rodos'un işgalini önledi. Başarılarıyla adanın sonraki yüz yıl boyunca Hospitalier yönetiminde kalmasını garantiledi.

KaynakçaDüzenle