Prusyacılık ve sosyalizm

Prusyacılık ve sosyalizm (Almanca: Preußentum und Sozialismus ([ˈpʁɔʏsn̩tuːm ʔʊnt zotsi̯aˈlɪsmʊs]), Oswald Spengler tarafından 1919'da yayınlanan ve Prusya karakterinin sağcı sosyalizm ile bağlantısını ele alan bir kitaptır.[1]

Spengler, Almanya'da sosyalizmin yükselişinin 1918'den 1919'a kadar olan Marksist isyanlarla değil, Almanya'nın 1. Dünya Savaşı'nda 1914'te Alman ulusunu sosyalist nitelikte ulusal mücadelede birleştirdiği iddia etmiştir. Bu nitelikler arasında yaratıcılık, disiplin, daha iyiye yönelik kaygı, üretkenlik ve özveridir.[2] Spengler, bu sosyalist Prusya niteliklerinin Almanya genelinde mevcut olduğunu ve Marksist ve enternasyonalist sosyalizme direnen Alman milliyetçiliğinin bu sosyalizm biçimiyle birleşmesinin Almanya'nın çıkarına olacağını iddia etmiştir.[3]

Spengler'in Prusya sosyalizmi, Alman siyasi sağında, özellikle de kendilerini geleneksel muhafazakarlıktan uzak tutan devrimci sağda popülerdi. Prusya sosyalizmi fikirleri Nazizmi ve Muhafazakar Devrimci hareketi etkiledi.[4]

KavramlarDüzenle

Spengler, Johann Plenge ve Werner Sombart tarafından I. Dünya Savaşı sırasında İngiliz liberalizmini ve İngiliz parlamentarizmini kınayan ve Marksizmden bağımsız, bireyi korporatif örgütlenme yoluyla devlete bağlayacak bir ulusal sosyalizmi savunan İngiliz karşıtı fikirleri kullandı.[3]

Prusya karakteri ve sosyalizmDüzenle

Spengler, Almanya genelinde yaratıcılık, disiplin, daha iyiye yönelik kaygı, üretkenlik ve özveriyi içeren sosyalist Prusya özelliklerinin var olduğunu iddia etti.[1] Spengler, sosyalizmi sınıf çatışması perspektifinin dışında tanımladı ve "Sosyalizmin anlamı, hayatın zengin ve fakir arasındaki karşıtlık tarafından değil, başarı ve yeteneğin bahşettiği rütbe tarafından kontrol edilmesidir. Bu bizim özgürlüğümüzdür, bireyin ekonomik despotizminden özgürlüğümüzdür."[2]

Spengler, Almanların kendilerini yabancı hükümet biçimlerinden kurtarmak için Prusya sosyalizmini kabul etme ihtiyacına değindi:[4] Prusyacılık ve sosyalizm, tüm yaşamımıza nüfuz eden, onu sakatlayan ve ruhunu çalan dünya görüşüne karşı birlikte duruyor. İşçi sınıfı kendini Marksizmin yanılsamalarından kurtarmalıdır. Marx öldü. Bir varoluş biçimi olarak sosyalizm yeni başlıyor, ancak Alman proletaryasının sosyalizmi sona eriyor. İşçi için yalnızca Prusya sosyalizmi vardır ya da hiçbir şey yoktur. Muhafazakarlar için yalnızca bilinçli sosyalizm veya yıkım vardır. Ancak İngiliz-Fransız demokrasisinin biçimlerinden kurtulmaya ihtiyacımız var.[4]

Spengler, İngiltere'nin kapitalist doğası ile Prusya sosyalizmi arasındaki farkı kanıtlamak için daha da ileri gitti: İngiliz toplumu, zengin ve fakir arasındaki ayrım üzerine, Prusya toplumu ise emir ve itaat arasındaki ayrım üzerine kurulmuştur. İngiltere'de demokrasi, herkesin zengin olma olasılığı, Prusya'da ise mevcut her rütbeye ulaşma olasılığı anlamına gelir.

Spengler, Prusyalı I. Friedrich Wilhelm'in, Prusya askeri ve bürokratik disiplin geleneğini kurduğu için "ilk bilinçli sosyalist" olduğunu iddia etti. Spengler, Otto von Bismarck'ın Prusya sosyalizmini, muhafazakar politikalarını tamamlayan sosyal politika uygulaması yoluyla takip ettiğini iddia etti.

Marksizmin kınanması ve "gerçek sosyalizm"in tanımıDüzenle

Spengler, Marksizmi, Almanların sosyalist doğasını anlamamakla birlikte, sosyalizmi İngiliz perspektifinden geliştirdiği için kınadı. Ona göre ülkesinde İngiliz sosyalizmini destekleyen yozlaşmış güçlerin İngiliz ajanına benzetmiştir.[5]

Spengler, Marksizmi, fakirlerin zenginleri kıskandığı İngiliz geleneğini takip etmekle suçladı. Marksizmin fakir proletaryanın boş bir hayat yaşayabilmesi için, kapitalist olan "mülksüzleştiriciyi mülksüzleştirmek" için eğitmeye çalıştığını iddia etti. Özetle Spengler, "Marksizm, işçi sınıfının kapitalizmidir" ve gerçek sosyalizm olmadığı sonucuna vardı.[6]

Marksizmin aksine Spengler, Alman biçimindeki "gerçek sosyalizm"in "mülksüzleştirme veya soygun yoluyla devletleştirme anlamına gelmediğini" iddia etti. Ona göre Eski Prusya fikri, tüm ulusal üretici gücün resmi yapısını yasama denetimi altına almak, aynı zamanda mülkiyet ve miras hakkını dikkatli bir şekilde korumak ve sergilenen kişisel girişim, yetenek, enerji ve zeka türüne alan bırakmaktı. Sosyalleşme, işçinin bir ekonomi görevlisine ve işverenin sorumlu bir denetim görevlisine yavaş yavaş (tamamlanması yüzyıllar süren) dönüşümü anlamına gelir.

Spengler'e göre gerçek sosyalizm, "her mesleğin bir bütün olarak halk için önemine göre örgütlenen yerel kurumsal organlar; devletin yüksek konseyine kadar aşamalarda daha yüksek temsil ve herhangi bir zamanda geri alınabilir yetkiler" üzerine kuruludur. Ayrıca bu sistemde organize partiler, profesyonel politikacılar ve periyodik seçimler yoktur.

Tarihçi Ishay Landa, "Prusya sosyalizmi"nin doğasını kesinlikle kapitalist olarak tanımladı. Landa'ya göre Spenger, işçi grevlerine, sendikalara, artan oranlı vergilendirmeye veya zenginlere herhangi bir vergi uygulamasına, iş gününün herhangi bir şekilde kısaltılmasına ve ayrıca hastalık, yaşlılık, kazalar veya işsizlik için her türlü devlet sigortasına şiddetle karşı çıktı. Spengler, herhangi bir sosyal demokrat hükümleri reddederken aynı zamanda özel mülkiyeti, rekabeti, emperyalizmi, sermaye birikimini ve "birkaç elde ve yönetici sınıflar arasında toplanan serveti" destekledi. Landa, Spengler'in "Prusya Sosyalizmi"ni "asgari düzeyde çok çalışmak, ancak (ve bu hayati bir husustur) bundan mutlu olmak" olarak tanımlar.

Kasım Devrimi TravmasıDüzenle

Spengler, Hohenzollern monarşisinin sona erdiği 9 Kasım 1918'deki siyasi çalkantıyı, Almanya'nın trajik tarihinde daha geniş bağlamda ele alıyor. 1918'de monarşinin dağılması sonucunda “İngiliz parlamenterlerin en ufak bir devlet adamlığına sahip olmayan” unsurlar iktidara geldi: “Aptallığın devrimini, alçaklığın devrimi izledi. (...) Alman tarihinin en anlamsız eylemiydi."[7]

Medeniyetin şafağıDüzenle

Devrim, Batı kültürünün sonunun arka planına karşı rotasını çiziyor. Spengler'in bakış açısı, Batı'nın çöküşü sırasında gelişen kültürün tarihsel-felsefi ve morfolojik yorumuna tekabül eder. Spengler'in “sosyalizmi”, yorgun Batı Avrupa-Kuzey Amerika kültür bölgesinin sığındığı son durak olarak görüyor. Yeni başlayan Faust imparatorluğundaki son iktidar mücadelesi, gelecekteki devlet ve ekonomik anayasanın kapitalist mi yoksa sosyalist mi olması gerektiği konusundaki temel soruyu içerir. Spengler için bu soru, "dünyanın kaderi"nden daha azını belirlemez ve bu sorun "dünya Almanya'da çözülmesi" gerekir.[8]

Liberalizm, anarşizm, sosyalizmDüzenle

Spengler'e göre, politik ve ekonomik tarzların birkaç "düşünce okulu" Batı Avrupa topraklarında birbiriyle rekabet halindedir:

  • İngiliz liberalizmi: “Güç bireye aittir. Birinin diğerine karşı özgür mücadelesi; En güçlünün zaferi: Liberalizm, eşitsizlik."[9]
  • Fransız anarşizmi: “Güç kimseye ait değildir. Bağlılık yok, yani düzen yok: herkesin eşitliği, pratikte tekrar eden ideal anarşizm (1799, 1851, 1871, 1918) ve bu sistem ancak generallerin veya başkanların despotizmiyle yaşayabilir."[10]
  • Alman (Prusya) sosyalizmi: “İktidar bütüne aittir. Kişi ona hizmet eder. Kral her şeye egemendir. Kral emreder ve toplum itaat eder."[11]

Prusya sosyalizmi özünde "İngiliz liberalizmi ve Fransız demokrasisi söz konusu olduğunda liberal olmayan ve anti-demokratiktir". Aynı zamanda anti-devrimcidir.[11]

İngiliz kapitalizmiDüzenle

İngiltere'nin ada konumu, güçlü devleti gereksiz kıldı. İngiliz tarihi, alt sınıfların mutlu bir şekilde aristokrat biçimlere (Whigs ve Tories) dönüştüğünü gördü. Spengler bu nedenle liberalizmin ve kapitalizmin İngiliz ulusu için gerekli olduğunu düşünüyor.

Demokrasi ve evrensel oy hakkı, kapitalizmin İngiliz yöntemleri denenmiş ve sınanmıştır. Bu, hiyerarşilerin olmadığı anlamına gelmez. Spengler, İngiltere'deki hükümet tarzı hakkında; "Parti liderlerinin son kararları, milletvekillerinin çoğu için bile gizlidir."[12] Spengler'e göre kapalı kapılar ardında yönetmenin ve aynı zamanda sistemin kendini demokratik olarak meşrulaştırmanın 'iyi İngiliz yolu' olduğunu savunmuştur.

Almanya'da sosyalizmDüzenle

Spengler'e göre liberal İngiliz (ve Fransız anarşist) sistemi, ilgili halkların manevi ve tarihsel önkoşullarına bağlıdır. Bu nedenle sistemin oluşumuna sebebiyet veren şartları ihmal edilerek başkaları tarafından başarılı bir şekilde taklit edilemez.

Spengler, parlamenterizmin Almanya'ya yabancı olduğuna inanıyor. Ona göre Almanların İngiliz liberalizmiyle flört etmesi uygun değil. Sadece toplumu şeklinden çıkarır ve Almanya'nın İngiltere'nin kontrolüne geçmesine sebebiyet vereceğini savunur. Bu nedenle Spengler, iç İngiltere'ye karşı bir mücadele çağrısında bulunur. Bunun yanında Spengler'e göre dönemin Almanyası Sosyalizme geçişi çoktan başladı: “Alman sosyalist devrimi 1914'te gerçekleşti. Meşru ve askeri şekillerde gerçekleşti."

Marksizm karşıtı eğilimDüzenle

Spengler Marx'ı, yazdığı Komünist Manifesto'da zihinsel ve ekonomik sorunları birbirine karıştırdığını ve İngiltere'deki durumu bir Alman-Hegelcinin gözünden değerlendirdiğini, yani yanlış anladığı için eleştirir. Dahası, Spengler'e göre Marx, deyim yerindeyse güçlü teolojik düşünce geleneğinin bir parçasıydı. Marksizm'in kendisi özünde dini bir harekettir, siyasi bir hareket değildir.

Tıpkı Marksizm gibi, Marx'ı çağrıştıran Rus Bolşevizmi de gerçek bir sosyalizm değildir. Spengler, Moskova'daki Bolşevik rejimi, Batı'daki Marksist düşüncesinin ithaliyle değil, Cengiz Han'a kadar uzanan Asya bozkır geleneğiyle kurulduğunu savunmuştur. Bolşevik rejimini, bu gelenekten gelen ilkel bir despotizm biçimi olarak görüyor. Spengler'e göre, Kremlin'deki yöneticiler “Komünist Parti olarak adlandırılan, şefleri ve her şeye gücü yeten bir Han'ı ve bundan yüz kat daha fazla sayıda savunmasız kitlesi olan bir yönetici kalabalığın çocuklarıdır. İsimler ve programlar dışında Marksizm'e air çok az şey var”. Bunun yanında Batı ideolojileri tarafından dönüştürülen kültüre de yabancıdır. Ruslar; erkekçe mükemmelleştirilmiş, yabancı ve buyurgan bir kültürün dayatılan biçimleri tarafından 'Avrupa'dan işkence gördü, rahatsız edildi, yaralandı ve zehirlendi. İşte bu nedenle, Batı Avrupa'nın çok dikkat ettiği 1917 Ekim Devrimi'nden bu yana Rus olayları, gerçek sosyalizm sorunu için hiç dikkate alınmamalıdır.

Spengler'in Almanya'ya ÇağrısıDüzenle

Spengler, hem Alman işgücüne hem de Alman halkının üst katmanlarına hitap ediyor. İşçiler kendilerini Marksizm ideolojisinden kurtarmalıdır, çünkü “işçi için yalnızca Prusya sosyalizmi vardır ya da hiçbir şey yoktur.” Ancak muhafazakar sınıflar da modası geçmiş düşünceyle meşgul olmaktan vazgeçmek zorundadırlar. Prensip olarak demokrasiyi kabul etmek zorunludur ancak bu demokrasi Batı İngiliz koşullarından çok uzak bir demokrasi. Spengler, Prusya-sosyalist fikri ile iktidar fikri arasındaki içsel bağlantıyı vurgular. Prusya aristokrasisi sosyalizmi gerçekleştirirse, Almanya için yeni dünya siyasi zirvelerine giden yolun haritası çizilmiş olur.

KaynakçaDüzenle

  1. ^ a b Blamires, Cyprian; Jackson, Paul. World fascism: a historical encyclopedia, Volume 1. Santa Barbara, California, USA: ABC-CLIO, Inc, 2006. p. 628.
  2. ^ a b Eric D. Weitz. Weimar Germany: promise and tragedy. Princeton, New Jersey, USA: Princeton University Press, 2007. pp. 336-337.
  3. ^ a b Eric D. Weitz. Weimar Germany: promise and tragedy. Princeton, New Jersey, USA: Princeton University Press, 2007. p. 337.
  4. ^ a b c Heinrich August Winkler, Alexander Sager. Germany: The Long Road West. English edition. Oxford, England, UK: Oxford University Press, 2006. p. 414.
  5. ^ Spengler's Prussian Socialism 28 Haziran 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., pp. 7-8
  6. ^ H. Stuart Hughes. Oswald Spengler. New Brunswick, New Jersey, USA: Transaction Publishers, 1992. p. 109.
  7. ^ O. Spengler: Preußentum und Sozialismus. München 1921, S. 9.
  8. ^ O. Spengler: Preußentum und Sozialismus. München 1921, S. 103.
  9. ^ O. Spengler: Preußentum und Sozialismus. München 1921, S. 14.
  10. ^ O. Spengler: Preußentum und Sozialismus. München 1921, S. 14 f.
  11. ^ a b O. Spengler: Preußentum und Sozialismus. München 1921, S. 15.
  12. ^ O. Spengler: Preußentum und Sozialismus. München 1921, S. 17.