Düğün yemeği

Anadolu' da geleneksel olarak verilen ve kökenleri Şamanizm'e uzanan bir gelenektir. Ege yöresinde ve Anadolu'nun diğer birçok yöresinde bahçelere, sokaklara konulan tahta masalar ve tahta sandalyelerle gelen misafirlere ikram edilen, yöresel yemeklerden oluşur. Misafirler yemeğe okuntu adı verilen çeşitli objelerle ya da davetiyelerle davet edilir. Yemekler yörede bu konu bilgi ve deneyimi olan kadınlarca büyük kazanlarda ve günler öncesinden başlayan hazırlıklarla, imece ile pişirilir. Düğün aşçıları denilen bu kadınlar imece usulüyle çalışırlar ve genelde yemek pişirmek için gerekli olan mutfak aletleri, kazanlar, siniler, yer sofraları, sofra bezleri, testiler, sürahiler, çatal-bıçaklar gibi gereçleri de temin ederler. Keşkek yapımı söz konusuysa erkekler keşkek dövme işlemini yerine getirir, ya da keşkek için gerekli olan etleri sağlayacakları hayvanları keserler. Etler geleneksel olarak taze kesilen hayvanlardan elde edildiği halde günümüzde bu gelenek yerini farklı yöntemlerle et elde etmeye bırakmıştır. Yemeklerin çeşitliliği ve lezzeti ile misafirlerin iyi ağırlanması önemlidir. Ev sahibi genellikle düğün yemeklerinin lezzetli olması için özen gösterir ve bunu bir saygınlık olarak görür.

Anadolu'nun özellikle Doğu, Orta ve benzeri muhafazakâr- köktenci yörelerinde, kadınlar ve erkekler ayrıştırılsa da, Orta Asya kültüründe ve Şamanist kültürden gelen düğün yemeği toplantılarında birlikte yenildiğinde mutlu bir tören olduğundan, yemek hep birlikte yenilir. Düğün yemeğinin verildiği ev sahibinin kullandığı mekan kısıtlı ise komşular da düğün sahibine evlerini açar. Bu evlere giden misafirlere de siniler ya da tepsiler ile yemek götürülür. Aynı şekilde eğer ailece gelinmediyse, örneğin birbirini tanıyan-tanımayan erkek misafirler bir arada, kadın misafirler bir sofrada bir araya gelerek yemek yediklerinden, sanki kadın erkek ayrıştırılıyormuş gibi bir izlenim oluşabilmektedir.

Geleneksel olarak düğün yemekleri öğle yemeği olarak planlanır fakat bazı yörelerde akşam yemeği olarak da verilir. Bazen hem öğle hem de akşam yemeği olarak verilen yemeklerde, akşam erkeklere içki ikram edilir. Yörelere göre değişen yiyecek çeşitleri düşünülürse,örneğin balığın da düğün yemeği olarak verilebildiği yöreler vardır. Yemeğini tamamlayan misafirler hediyesini bırakarak gider. Yemek sonrasında bu kez düğün aşçılarının gün boyunca sürdürdükleri yemek pişirme, sinileri doldurma işlerine kap kacağın temizliği işi de katılır. Bu iş de genellikle yemek yemeye gelen gelin-damadın akrabaları tarafından yapılır ve birlikte bulaşıklar yıkanır, ocaklar, kazanlar temizlenir.

Yemeklerin sunuş biçimleri de farklılıklar gösterebilir. Önceleri geleneksel olarak siniler içinde büyük bakır kaplara konan yemekler hep birlikte paylaşım içinde yenilirken, bugün farklı uygulamalara gidilebilmektedir. İkramı ailenin genç bireyleri masanın başında bekleyerek yapar, isteği olan misafirlere gerekli olanları temin ederler. Şehriye çorbası, düğün çorbası gibi çorbalarla başlayan yemek kapama, yuvarlama, yaprak sarması, karışık kızartma, keşkek gibi yemeklerin değişik kombinasyonlarının ikramı ile devam eder, yemek sonunda ise evde hazırlanmış baklava, un helvası, irmik helvası gibi tatlılar verilir.