Belh Kuşatması (1370)

Belh savaşı Timur'un iktidara gelmesinin anahtarı olan savaştı ve onu Mâverâünnehirdeki batı Çağatay'ın hükümdarı haline getirdi.

Timur, Belh Kuşatmasını komuta ediyor.

Arka planDüzenle

İktidara yükselmeDüzenle

On iki yıl önce Timur, Çağatay Hanlığı'nın batı kesimindeki birçok kabileden biri olan Barlas kabilesinin bir üyesiydi. 1330 yılından sonra, Hanlık batıda Mâverâünnehir (Batı Çağatay) ve doğuda Doğu Çağatay Hanlığı olarak ikiye bölünmüştü. 1347 ve 1358 yılları arasında Mâverâünnehir Emir Kazaghan tarafından yönetildi ancak 1358'de Doğu Çağatay Hanlığı Hanı Tuğluk Timur'un emriyle öldürüldü. Bu olaydan sonra Doğu Çağatay Hanlığı işgal edildi. Barlas kabilesinin hükümdarı Hacı Bey kaçmaya karar verdi, ancak Timur hizmet vermeyi teklif etti ve sonuç olarak kabilenin başı oldu. Timur bu dönemde Emir Hüseyin ile ittifak kurdu ve onun kız kardeşi ile evlendi.

Yeraltına inmesiDüzenle

Timur'un Doğu Çağatay vasalı olarak geçen dönemi, Tuğluk Timur'un oğlu İlyas Hoca'yı Mâverâünnehir valisi olarak atadığında sona erdi. Bunun üzerine Timur ve Hüseyin isyan ederek yeraltına indiler. Sonraki birkaç yıl içinde Timur bir haydut ve paralı asker olarak yaşayıp hayatta kaldı ve muhtemelen bu dönemde ünlü topallığına neden olan olayı yaşadı. Sonunda 1363'te (Taşköprü savaşından sonra) Timur ve Hüseyin kısa bir süreliğine Çağataylıları Mâverâünnehir'den atma fırsatı yakaladı. 1365 yılında İlyas Hoca, Taşkent savaşında Timur ve Hüseyin'i yendikten sonra ordunun başına döndü. Hüseyin'in Timur'u bu savaş sırasında desteklememesi ittifakları arasında açılmaya neden olsa da şu an için bu iki adam birlikteliğini sürdürdü. İlyas Hoca zaferinden yararlanamadı. Semerkant'ı kuşatmak için ilerledi, ancak püskürtüldü ve 1369'da ailesinin devrildiği Doğu Çağatay'a geri çekilmek zorunda kaldı.

Semerkant'ın KontrolüDüzenle

Bu başarısız kuşatma sonrasında Timur ve Hüseyin Semerkant'ın kontrolünü ele geçirmeyi başardılar. Bu iki adamın çoğu zaman Doğu Çağatay tehdidine karşı birleştiği, ancak zamanın geri kalanında kendi aralarında dövüştüğü bir 'soğuk savaş' dönemi yaşandı. Timur, destek oluşturmada Hüseyin'den daha başarılı görünüyordu ve ordusunun çekirdeğini oluşturan göçebeler ile yerleşik şehir sakinleri arasındaki dengeyi başarıyla sürdürüyordu. Hüseyin ise, Çağatay Hanlığı'nın güneybatı ucundaki Belh kentini ve kalesini yeniden inşa ederek göçebelerin çoğunu uzaklaştırdı. Bu şehir eski bir tarihe sahipti ve 1220'de Cengiz Han tarafından yıkılmadan önce İslam dünyasının mücevherlerinden biri olmuştu. 1333'te hala ıssızdı. Hüseyin'in şehri yeniden inşa etme kararı, liderlerinin tahkimata değil de askeri birliklerin gücüne güvenmesini isteyen ve bunu gelenek haline getiren göçebe destekçilerin tepkisini topladı.(benzer anlaşmazlıklar Çağatay Hanlığı'ndaki orijinal bölünmeyi de hızlandırmıştı).

SavaşDüzenle

1370 yılında (bazı kaynaklar 1369 der) Timur, Hüseyin'in yeniden kurduğu Belh'e saldırmaya karar verdi. Ceyhun nehrindeki Tirmiz şehrini geçtikten sonra ordusu Belh şehrini kuşattı. Hüseyin'in ordusu Timur'un adamlarına saldırmak için şehir dışına çıktı, belki de kuşatma altında olmaktan huzursuz oluyorlardı. Aynı şey savaşın ikinci gününde de meydana geldi, ancak bu kez Timur'un adamları şehre girmeyi başardılar. Hüseyin kendini kalenin içine kapattı ve şehri yağmaya bıraktı.

Artık kazanamayacağını anlayan Hüseyin, eğer Timur canını bağışlarsa Mâverâünnehir'den ayrılmayı ve Mekke'ye hacca gitmek istediğini söyledi. Timur bu şartları kabul etti, ancak Hüseyin ona güvenemedi. Timur'un adamlarından saklanmaya çalıştığı başarısız girişiminin ardından Hüseyin nihayet yakalandı ve Timur'a teslim edildi. Timur sözünü tuttu. Hüseyin ise, kendisiyle kan davası olan Keyhüsrev adındaki bir şef tarafından öldürüldü.

SonrasıDüzenle

Hüseyin'in yenilgisi, Timur'u Mâverâünnehirdeki ve batı Çağataydaki ana güç haline getirdi, ancak Cengiz Han'ın koyduğu yasalar onun kendi başına Han olmasını engelledi. Bunun yerine Ögeday'ın soyundan gelen ve 'kukla' bir Han olan Soyurgatmish'in Hanlığı devam etti. Timur, Cengiz Han soyundan gelen Hüseyin'in dul eşi Saray Mülk Hanım ile evlenerek meşruiyetini artırdı. Saray Mülk, Timur'un en önemli kraliçesi oldu ve Timur'un kendisine Temur Gurgan veya 'Büyük Han'ın damadı' demesine izin verdi. Adının bu formu, hayatının geri kalanında, sikkelerinde, cuma namazlarında ve törenlerde kullanıldı.

Belh yağmalandı, kale ve saray yıkıldı. Buna rağmen Timur, batı Çağatay kabile liderlerinin onun yönetimini kabul ettikleri bir törenin yeri için Belh'i seçti. Timur, 1380'lerde meşhur fetih serisine başlamadan önce, buradaki on yılın çoğunu Çağataylar üzerindeki otoritesini sağlamakla geçirdi.

KaynakçaDüzenle

  • Timurlu Hanedan 2 Temmuz 2013 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  • René Grousset, L'empire des Steppes, versio francesa 1938, 4ª 1965, 1970'ler arasında. 0-8135-1304-9
  • Hodong Kim, "Moğol Yörüklerinin Erken Tarihi: Çağatay Hanlığı'nın Mirası." Moğol İmparatorluğu ve Mirası. Ed. Amitai-Preiss ve David Morgan için. Leiden: Brill, 1998. 90-04-11048-8 ISBN   90-04-11048-8
  • Beatrice Forbes Manz, Tamerlan'ın Yükselişi ve Kuralı. Cambridge Üniversitesi Yayınları: Cambridge, 1989. 0-521-63384-2 ISBN   0-521-63384-2
  • Mirza Muhammed Haidar. Tarikh-i-Rashidi (Orta Asya Moghüllerinin Tarihi) . Edward Denison Ross'a göre ticaret, N. Elias'a göre editat. Londres, 1895.