"İtalya'nın birleşmesi" sayfasının sürümleri arasındaki fark

değişiklik özeti yok
(→‎Arka plan: düzeltme AWB ile)
• [[Roma'nın Ele Geçirilmesi]]<br />
• [[Roma]], İtalya Krallığı'nın başkenti oldu
}}'''İtalya'nın birleşmesi''' ([[İtalyanca]]: ''Risorgimento''; Dirilişdiriliş yaveya da Yenidenyeniden doğuş), 19. yüzyılda [[İtalya Yarımadası|İtalya yarımadasında]] bulunan birçok devleti toplayıp, tek bir devlet olan [[İtalya Krallığı]]'na dönüştürmeye çalışan politik ve sosyal harekettir. Bu dönemin başlangıcı ve sonu için kesin tarihler üzerinde bir uzlaşma olmamasına rağmen, birçok bilim adamına göre süreç 1815'de [[Viyana Kongresi]]'yle ve Napolyon'nunun hükümdarlığının son bulmasıyla başladı ve 1871'de Roma'nın İtalya Krallığı'nın başkenti olmasıyla son buldu. Bazı ''<nowiki>terre irredente'</nowiki>''ler sürecin İtalya Krallığı'nın [[I. Dünya Savaşı]] sonrası [[Saint-Germain Antlaşması]]'nın imzalanmasıyla sona erdiğine inanır. Bazı milliyetçilere göre birleşmenin sonlanması 3 Kasım 1918'de Villa Giusti Ateşkesi olduğunu söyler.
 
== Arka plan ==
İtalyan ulusal kimlik duygusu Gian Rinaldo Carli'nin 1764'te yazılan ''Della Patria degli Italiani ''adlı eserinde yansıtılmıştır. Aynı zamanda eserin en çok anlatılan bölümünde bir yabancı Milano'da bir kafeye girer ve orada oturanlara yabancı veya Milanolu olmadığını söyler. Karşısındakiler de 'Peki sen nesin?' diye sorduklarında 'Ben bir İtalyanım.' der. Milliyetçilik, 19. yüzyılın başlarında İtalya'da -Avrupa'nın çoğunda olduğu gibi- [[Napolyon Bonapart|Napolyon]]'un egemenliği altına düştüğünde artmıştır.
 
Napolyon'un saltanatı çökmeye başladığında, Napolyon'un yerleştirdiği diğer, tahtlarını korumak için milliyetçi duyguları besleyerek olabilecek devrimlerin altyapısını hazırladı. Bu hükümdarların arasında İtalya'nın valileri  Eugène de Beauharnais, ve [[Napoli hükümdarları listesi|Napoli kralı]], [[Joachim Murat]]' da vardı. De Beauharnais, İtalya Krallığı'na girmek için Avusturya'nın onayını almaya çalıştı. 30 Mart 1815'te Joachim Murat, Avusturyalı isyancılara karşı İtalyanların silahlanmalarını söyleyen Rimini Bildirgesi'ni yayınladı. Bu dönemin bir diğer önemli figürü, Napolyon İtalya Cumhuriyeti (1802-1805) başkan yardımcısı ve ölümünden kısa bir süre sonra İtalyan Risorgimento'ya yol açacak İtalyan birleşmesi için idealleri tutarlı destekçisi olarak hizmet veren, Francesco Melzi d'Eril'di. Napolyon Fransası'nın yıkılışından sonra [[Viyana Kongresi]], [[Avrupa]] haritasını yeniden çizmek için toplandı. İtalya'da, kongre Napolyon öncesi bağımsız uydu devletleri, direkt olarak yönetilen veya büyük Avrupa devletlerince (özellikle Avusturya'nın) üzerinde büyük etkisi bulunan ülkeleri yeniden düzenledi.
 
[[Dosya:Italian-unification.gif|thumb|250px|sol|İtalya'nın birleşmesi.]]
Aynı zamanda, İtalyan birleşmesi, doğrudan bugünkü İtalya'da ağırlıklı olarak İtalyanca konuşulan kuzeydoğu bölümünü kontrol ve bununla birlikte birleşmesine karşı en güçlü kuvvet olan [[Avusturya İmparatorluğu]] ve [[Habsburglar]]'a karşı yürütülecek bir mücadele olarak algılanmaktadır. Avusturya İmparatorluğu şiddetle İtalyan yarımadasında artan milliyetçi duyguları, Habsburgların diğer etki alanlarında olduğu gibi bastırdı. Avusturyalı diplomat [[Klemens von Metternich]] -Viyana Kongresi'nde etkili bir diplomattı- İtalya kelimesinin "coğrafi bir ifade"den başka bir şey olmadığını söylemiştir.
 
Sanat ve edebiyatta milliyetçi akımdan nasibini almıştı; Vittorio Alfieri ve Niccolo Tommaseo İtalyan milliyetçiliğinin edebiyat alanındaki önemli temsilcileri olarak görülürler ama en ünlü milliyetçi eser Alessandro Maznoni'nin ''I promessi sposi (Nişanlı)''adlı eseridir. Eser Avusturya egemenliğini alegorik olarak, inceden örtülü bir şekilde eleştirir. Roman 1827'de basıldı ve ilerleyen yıllarda revize edilerek basılmaya devam edildi. Eserin 1840'taki sıradan halinde dili Tuscan ağzıyla yazılmıştır. Bunun sebebi bilinçli olarak dilin öğrenilmesini ve herkes tarafından konuşulmasını sağlamaktı.
Birleşmeye destek verenler aynı zamanda [[Kutsal Makam]]'la karşı karşıya gelmiş oldular. Dönemin papası [[IX. Pius]], gücünü kullanmaya çekindi; çünkü gücünün kullanılması İtalyan Katoliklerin atılması demekti.
 
Yarımadada bir devlet kurulmasına destek verenler bile nasıl bir devletin kurulacağına dair bir düşünce birliği sağlayamamışlardı. Vincenzo Gioberti -Piedmontlu papaz- Papa'nın liderliği altında bir İtalyan konfederasyonu kurulmasını önerdi. Kitabında, Papalık ile ''Risogrimento'' arasında bağlantılar kurdu. Carlo Catteneo, İtalya'nın birleşmesinin bir konfederasyon şeklinde olmasını desteklerken aynı zamanda Cesare Balbo Piedmont'tan ayrılan devletler tarafından bir konfederasyon kurulmasını önerdi.
 
==Ayrıca bakınız==
40.473

değişiklik