"Seçim" sayfasının sürümleri arasındaki fark

Türkiye'de yapılan genel seçimlere iç bağlantı sağladım.
k (93.182.107.85 tarafından yapılan değişiklikler geri alınarak, Gufosowa tarafından değiştirilmiş önceki sürüm geri getirildi.)
Etiket: Geri döndürme
(Türkiye'de yapılan genel seçimlere iç bağlantı sağladım.)
 
 
== Nispi temsil sistemi ==
Seçmenlerin düşüncelerine daha uygun temsil edilmelerini sağlar. Değişik fikir ve siyasi görüşler parlamentoya girer. Azınlıkların veya bazı düşünce taraftarlarının, meclislerde temsili ancak bu sistemle mümkün olur. Bu sistemle ülkedeki parti sayıları çoğalır. Ancak çoğunluk sağlamak zor olduğundan; kuvvetli ve tek partiye dayanan hükümetler kurulması da güçleşir. Seçilenler genellikle tabandan ve seçmenden uzaklaşır. [[Hükûmet]] buhranlarına ve istikrarsız iktidarlara çok rastlanır. Devlet idaresi ve bürokrasi, koalisyon hükümetleri ve iktidarların parçalanmasından çok zarar görür. Türkiye, bilhassa 1973-1980 devrinde bu sıkıntıları yaşamıştır.
 
;Seçim birimi: O ülkede veya bölgede ortalama kaç geçerli oya, bir milletvekiliMilletvekili düştüğünü gösteren rakamdır. Mesela, seçim birimi: 30.000 oy olsun. O ildeki 4 partiden A partisi: 150.000, B partisi: 90.000, C partisi: 30.000 ve D partisi: 20.000 oy alsın. Bu durumda (A= 5), (B= 3) ve (C= 1) milletvekiliMilletvekili çıkaracak (D) partisi ise milletvekiliMilletvekili çıkaramayacaktır. Buna "Barajlı D'hont" nispi temsil sistemi denir. Türkiye'de 1961'den sonra en çok uygulanan sistem budur. Ancak 1965'te "Milli bakiye sistemi" adı verilen ve alınan oy sayısının, parlamentoda tam orantılı şekilde temsilini sağlayan, bir seçim sistemi tatbik edilmiştir. Buna göre milli çerçeveli, ülke çapında yapılan bir genel seçimde; her parti tek bir milli aday listesi sunar. Sandalyeler de, milli seçim birimine göre dağıtılır. Boş sandalyeler ise, en fazla oy artığı bulunan listelere ilave edilir.
 
Türkiye'de seçim siyasi bakımdan, [[1876]] [[Birinci Meşrutiyet]] Anayasasıyla ilk defa uygulandı. Buna göre, her il bir seçim çevresi ve seçimler gizli olacaktı. [[Muvakkat Talimat]] adlı geçici bir talimatla ([[5 Kasım]] [[1876]]'da) ilk [[Milletvekili]] Genel Seçimi [[1877]] yılında yapılmıştır. Seçim kanunu hazırlanıncaya kadar Muvakkat Talimatla seçimler olacaktı. Servet ilkesine göre, aday olabilmek için Türkiye'de az-çok bir emlak sahibi olmak gerekiyordu. [[İstanbul]] ve çevresi dışında kalan yerlerin milletvekillerini, o yerlerin idare meclisi üyeleri gizli oyla seçtiler. İstanbul ve çevresi ise 20 seçim çevresine ayrıldı. Eşraf ve erkandan birer seçim kurulu kuruldu. Seçim çevresi halkından 25 yaşını bitiren, emlak sahipleri iki vekil seçti. 40 kişi olan bu vekillerse İstanbul milletvekilleriniMilletvekillerini seçtiler. Birinci Meşrutiyetin tek seçimi bu oldu.
 
[[1908]]'de [[İntihab-ı Mebusan]] seçim kanunu çıktı. Buna göre, iki dereceli, servet ve çoğunluk esası getirildi. İlk defa siyasi partiler bu seçimde mücadeleye girdi. [[Türk Kurtuluş Savaşı|İstiklal Savaşı]] sırasında ilki, ([[23 Nisan]] [[1920]] toplantısı için) [[19 Mart]] [[1920]]'de; ikincisi ise [[1923 Türkiye genel seçimleri|1923]]'te yapılan iki seçim vardır. Servet esası kalkmış ve seçmen yaşı 18'e inmişti. [[1927 Türkiye genel seçimleri|1927]], [[1931 Türkiye genel seçimleri|1931]], [[1935 Türkiye genel seçimleri|1935]], [[1939 Türkiye genel seçimleri|1939]], [[1943 Türkiye genel seçimleri|1943]], [[1946 Türkiye genel seçimleri|1946]], [[1950 Türkiye genel seçimleri|1950]], [[1954 Türkiye genel seçimleri|1954]] ve [[1957 Türkiye genel seçimleri|1957]] genel seçimleri yapıldı. İlk dördü İntihab-ı Mebusan Kanununa göredir. [[5 Aralık]] [[1934]]'te 2598 sayılı kanunla kadınlara da seçme ve seçilme hakkı verildi. Seçmen yaşı 22 oldu.
 
1942 tarihli Mebus Seçimi Kanunu da, iki dereceli sistemi kabul ediyordu. İlk defa 1946 tarihinde, Milletvekili Seçimi Kanunu ile tek dereceli sistem getirildi. Ancak, bu kanun da açık oy, gizli tasnife dayandığı için sağlıklı ve dürüst bir seçim olmadığı iddia edilmektedir.
 
Türkiye'de, gerçek milli iradeyi, dürüst bir şekilde yansıtabilecek ve çok partili hayata yol açabilecek ilk seçim kanunu, [[16 Şubat]] [[1950]] tarihli ve 5545 sayılı Milletvekilleri Seçimi Kanunu'dur. Bu kanuna göre, [[1950 Türkiye genel seçimleri|14 Mayıs]] [[1950]]'deki seçimle]] tek parti iktidarından, çoğulcu demokrasiye geçildi. [[1954 Türkiye genel seçimleri|1954]] ve [[1957 Türkiye genel seçimleri|1957]] seçimleri de aynı şekilde ve çoğunluk sistemine göre yapıldı. Kuvvetli ve millet çoğunluğuna dayanan iktidarlar işbaşına geldi. [[1961 Anayasası]], seçme ve seçilme hakkı ve bunların teminat altına alınması için temel ilkeleri koydu. Türkiye tarihinde ilk defa seçimlerin, serbest, eşit, gizli, tek dereceli genel oy (gizli oy), açık tasnif ve döküm esasına göre yapılacağı belirlendi.
 
Çoğunluk sisteminden farklı bir sistem de seçim kanunlarıyla getirildi. [[1961 Türkiye genel seçimleri|1961 seçiminde]], Cumhuriyet Senatosu seçimi çoğunluk sistemine, milletvekilleri seçiminde ise nispi temsil usulüne yer verildi. [[1965 Türkiye genel seçimleri|1965'te, her iki meclis seçimlerinde]] de, bir nispi temsil çeşidi olan Milli Bakiye sistemi getirildi. SecimlerSeçimler adaletin temelidir.
 
== Barajlı seçim sistemi ==
[[1969]] Türkiye genel seçimleri|1969 seçimlerinde]], bir önceki dönemde [[Türkiye İşçi Partisi]]'nin parlamentoya 16 kişi sokmasının ardından seçimlere bir baraj sistemi getirildi. Buna göre bir seçim çevresindeki geçerli oyların toplamı, o ilin milletvekili sayısına bölünüyor, böylece de çıkan seçim (baraj) sayısından az oy alan siyasi partilere veya bağımsız adaylara milletvekilliği verilmiyordu.
sokmasının ardından seçimlere bir baraj sistemi getirildi.
Buna göre bir seçim çevresindeki geçerli oyların toplamı, o ilin milletvekili sayısına
bölünüyor, böylece de çıkan seçim (baraj) sayısından az oy alan siyasi partilere veya
bağımsız adaylara milletvekilliği verilmiyordu.
 
Açıkta kalan milletvekili varsa, baraj altında oy alan parti ve adaylar düşünülmeden "D'hont" sistemine göre paylaştırılacaktı. Hiçbir parti ve aday seçim sayısına ulaşmazsa, çıkacak milletvekilleri "D'hont" sistemine göre tespit ediliyordu. Bu sisteme "Barajlı D'hont" adı verildi. Bu sistemi Anayasa mahkemesi iptal etti.
"D'hont" sistemine göre paylaştırılacaktı. Hiçbir parti ve aday seçim sayısına
ulaşmazsa, çıkacak milletvekilleri "D'hont" sistemine göre tespit ediliyordu.
Bu sisteme "Barajlı D'hont" adı verildi. Bu sistemi Anayasa mahkemesi iptal etti.
 
[[1982]] Anayasası ve akabinde çıkarılan [[Siyasi Partiler ve Seçim Kanunu]] ile ABD tipi "güçlü partiler" temsiline daha da yaklaşılmış oldu. Cumhuriyet Senatosu (tabii senatörü, kontenjan ve seçimle geleni de olmak üzere) kaldırıldı. Millet meclisi üye sayısı ise 400'e indirildi. Fakat 1987'de yapılan değişiklikle tekrar 450'ye çıkarıldı.
"güçlü partiler" temsiline daha da yaklaşılmış oldu. Cumhuriyet Senatosu
(tabii senatörü, kontenjan ve seçimle geleni de olmak üzere) kaldırıldı.
Millet meclisi üye sayısı ise 400'e indirildi. Fakat [[1987]]'de yapılan değişiklikle tekrar 450'ye çıkarıldı.
 
Türkiye genelinde partilere yüzde on barajı ve ayrıca, seçim çevresi barajı konuldu. Buna göre, bir seçim çevresinde, kullanılan geçerli oyların toplamının, o çevreden çıkacak milletvekili sayısına bölünmesiyle elde edilecek sayıdan az oy alan siyasi partilere ve bağımsız adaylara milletvekili tahsis edilmez. Yani bu yüzdenin altındaki bir parti o bölgede veya ilde milletvekili çıkaramıyor.
1987 genel seçimleri öncesinde çıkarılan bir kanunla, bir çeşit [[Dar Bölge Sistemi]]ne geçildi. Buna göre, her ilin nüfusuna göre tespit edilen milletvekili sayısı 6'yı geçerse, o il birden fazla seçim çevresine ayrılıyor. 6 milletvekili çıkaracak olan bölgelerde partiler birer kontenjan adayı gösteriyor. Bu sayı, toplam milletvekili sayısının % 10'u olan 45'e ulaşmazsa diğer bölgelerden dolduruluyor. Bir seçim bölgesinde en çok oyu alan partinin kontenjan adayı kazanmış oluyor. Geri kalan milletvekilleri; 5 çıkaracak olan bölgelerde % 20'yi, 4 çıkaracak yerlerde % 25'i, 3 çıkaracak yerlerde % 33'ü, 2 çıkaracak yerlerde % 50'yi geçen partiler arasında paylaştırılıyor.
 
[[1991]] Türkiye genel seçimleri|1991 seçimlerinden]] önce çıkarılan bir kanunla, 2 ve 3 milletvekili çıkaracak olan yerlerde % 25 barajı kabul edildi. Ayrıca, bir seçmen, oy verdiği partiden yalnız bir adaya tercih işareti koyabiliyordu. Bu tercih işaretleri toplamı, o partinin, o bölgeden aldığı oyların % 15'ini geçerse, o aday birinci sıraya geçmiş oluyordu.
 
Bu şekilde kuvvetli ve tek partili iktidarlar dönemi başlatılmak istendi.
11.907

değişiklik