Yemen Seferi (1568-1570)

Yemen Seferi, 1567 yılında İmam Mutahhar önderliğindeki Zeydîlerin Osmanlı İmparatorluğu'nun Yemen Eyaleti'nde çıkardıkları isyanı bastırmak amacıyla Osmanlıların 1568-1570 arasında Koca Sinan Paşa ve Özdemiroğlu Osman Paşa komutasındaki orduyla icra ettikleri askerî harekat.

Yemen Seferi
Şehnāme-i Selīm hān TSM, A. 3595, fol. 72b.png
Özdemiroğlu Osman Paşa Taiz'de Zeydîleri yenerken
Tarih1568-1570
Bölge
Sonuç Kesin Osmanlı zaferi
Coğrafi
Değişiklikler
Osmanlı ordusu Yemen'i yeniden ele geçirdi
Taraflar
Osmanlı İmparatorluğu Osmanlı Devleti Zeydîler
Komutanlar ve liderler
Osmanlı İmparatorluğu Koca Sinan Paşa
Osmanlı İmparatorluğu Özdemiroğlu Osman Paşa
Osmanlı İmparatorluğu Lala Mustafa Paşa (başlangıçta)
Osmanlı İmparatorluğu Kurdoğlu Hayreddin Reis
İmam Mutahhar
Ali bin Şevi
Muhammed bin Şemseddin
Güçler
6.000 10-12.000
Kayıplar
Yaklaşık 1.000 ölü ve yaralı Ağır

Harekatın sonunda Osmanlılar Yemen'i yeniden egemenlikleri altına aldılar.

Yemen İsyanıDüzenle

Mahmud Paşa'nın 1565'te Yemen'den Mısır Beylerbeyiliğine atanmasının ardından, ardılı Rıdvan Paşa (1565-1567) onun aşırı vergi topladığına dair Divan'a bildirince, Mahmud Paşa da, Yemen'in çok geniş topraklara sahip olmasından dolayı ikiye bölünmesi gerektiği görüşüne Divan'ı ikna etti ve hakkındaki olası soruşturmayı engelledi. Karar uyarınca kurulan San'a Eyaleti Murad Paşa'ya, Zebîd merkezli Yemen Eyaleti ise Hasan Paşa’ya tevcih edildi ve Rıdvan Paşa görevden alındı. Yemen'deki bu idarî kargaşadan istifade eden Zeydî İmamı Mutahhar 1567 yılında halktan zorla vergi toplandığını ileri sürerek isyan etti.

İmam Mutahhar'ın San'a'yı kuşatması üzerine Murad Paşa buraya takviye gönderdiyse de bu birlik pusuya düşürülüp katledildi. Bu defa Murad Paşa bizzat San'a'ya gitmek istediyse de, birlikleri dağıldı ve Taiz'e çekilirken yakalanarak kafası kesildi (Temmuz 1567). Bunun üzerine San'a Kalesi de teslim oldu. Ardından ise yardım alamayan Taiz İmam Mutahhar'ın eline geçti (7 Ekim). Eski bir Osmanlı sancak beyi olmasına rağmen Mutahhar’ın yanına geçen Zeydîler’den Ali bin Şevi ise Aden'i işgal etti. Bu başarıların ardından Osmanlıların elinde kalan son önemli merkez olan Zebîd'e yürüyen İmam Mutahhar Hasan Paşa tarafından mağlup edildi.[1].

Sefer hazırlıklarıDüzenle

 
Yemen Serdarı Koca Sinan Paşa

Yemen'de ortaya çıkan buhranlı duruma karşı Osmanlı İmparatorluğu önce Mekke Şerifliği'ni uyardı. Ardından ise, Portekiz Krallığı'na karşı Açe Sultanlığı'nı desteklemek amacıyla hazırlanan donanmanın Sumatra Seferi'ni erteleyerek, İskenderiye Kaptanı Kurdoğlu Hızır Reis ve Süveyş Kaptanı Mahmud Reis'i Yemen'e yönlendirdi. Yemen'de Osmanlı egemenliğinin yeniden kurulması için ise Şam Beylerbeyi Lala Mustafa Paşa Yemen Serdarı olarak görevlendirildi (31 Aralık 1567).[2]

Lala Mustafa Paşa'ya sefer için gerekli asker ve mühimmatı Mısır’dan sağlaması emredilirken, San'a ve Zebîd eyaletleri birleştirilerek yeniden Yemen Eyaleti'ne dönüştürüldü ve (bölgeyi de tanıyan) Özdemiroğlu Osman Paşa öldürülen Murad Paşa'nın yerine Beylerbeyi olarak atandı. Yemen'deki durumun giderek kötüleşmesi üzerine, Özdemiroğlu Osman Paşa 2.000 asker, kale kuşatması için gerekli toplar ve mühimmatla birlikte 20 kadırgayla Yemen'e gitmesi emri verildi.

Bununla birlikte, Yemen Serdarı Lala Mustafa Paşa komutasına verilen askerlerin azlığını öne sürerek Yemen'e hareketini geciktirmiş, İstanbul'un baskısıyla 13 Mayıs 1568'de Şam'dan Mısır'a hareket etmişti. Lala Mustafa Paşa Mısır'a varınca Mısır Beylerbeyi Koca Sinan Paşa, Yemen Beylerbeyi Özdemiroğlu Osman Paşa ve İskenderiye Kaptanı Kurdoğlu Hızır Reis'inde katılımıyla Yemen Seferi için bir Divan düzenlendi. Bununla birlikte, aralarındaki kişisel husumet nedeniyle Lala Mustafa Paşa ve Koca Sinan Paşa Mısır'dan temin edilecek asker, zahire ve ulufe konusunda anlaşamadılar ve birbirlerini İstanbul'a şikayet ettiler. Bu anlaşmazlıkta Sadrazam Sokullu Mehmed Paşa Koca Sinan Paşa'yı haklı bularak, Lala Mustafa Paşa'yı sefere çıkmadaki gecikmesini gerekçe göstererek Yemen Serdarlığından azletti ve yerine Koca Sinan Paşa görevlendirildi (21 Ağustos 1568). Sefere çıkmakta geciken Özdemiroğlu Osman Paşa'nın da idamına karar verilmişse de, idam emrini infaz etmek için gönderilen çavuşlar Mısır'a ulaştıklarında (Kasım 1568), Özdemiroğlu Osman Paşa Yemen'e doğru yola çıkmıştı.

SeferDüzenle

Taiz, Aden ve San'a'nın alınması (Ocak-Ağustos 1569)Düzenle

 
Özdemiroğlu Osman Paşa Taiz'de Şabka geçidini geçerken
 
Taiz kentinin kalesi Kahire

Kurdoğlu Hızır Reis komutasındaki donanmayla ve beraberinde 3.000 askerle Süveyş'ten yola çıkan Özdemiroğlu Osman Paşa Cidde'ye ulaştı ve önceden uyarılan Mekke Şerifi tarafından ağırlandı. Mekke Şerifinin sağladığı at ve develer kara yoluyla Yemen'e gönderilirken, Osman Paşa ve askerleri donanmayla Cidde'den Zebîd’e vardı.

Osman Paşa 1-2 gün kaldığı Zebîd'de Beylerbeyi Hasan Paşa’yı teftiş etti ve halktan haksız yere mal topladığı anlaşılınca mallarını müsadere etti ve adıgeçeni Mısır'a gönderdi. Ardından ise 10 aydır Zeydîlerin işgalindeki Taiz üzerine yürüdü. İmam Mutahhar ise; çevre Arap kabilelerinden asker toplayarak yeni savunma önlemleri aldıysa da, Taiz'in yardımına yetişemedi ve 1569 Ocak ayında anılan kale Osmanlı kuvvetlerinin eline geçti. Bu, Osmanlıların Yemen Seferinin ilk askerî başarısı oldu.

Bu esnada ise Koca Sinan Paşa Süveyş'te yeni kadırgalar ve büyük kalyonlar inşa ettirip, 5 Ocak 1569'da 3.000 askerlik bir kuvvetle Mısır'dan hareketle, (Cidde ve Mekke'ye uğradıktan sonra) 17 Şubat 1569'da Cizan'a ulaştı.

 
Kevkeban Kalesi

Özdemiroğlu Osman Paşa ise Taiz'in ardından Yemen'in en iyi berkitilmiş kalelerinden Kahire üzerine yürüdü. Burayı kuşatarak şiddetli top ateşine tuttu. Buna mukabil, İmam Mutahhar ise Ali b. Şevi komutasında büyük bir orduyu Kahire'ye destek amaçlı yollayınca Özdemiroğlu Osman Paşa komutasındaki Osmanlı birliği kalenin direnen garnizonu ve bu büyük ordu karşısında iki ateş arasında kaldıysa da, durumun iyice kritikleştiği bir aşamada Yemen Serdarı Koca Sinan Paşa Osmanlı birliğinin imdadına yetişti. Zeydî ordusunun püskürtülmesinin ardından Osmanlılar Kahire Kalesini de zaptetti (3 Mayıs 1569). Bu yenilgi üzerine İmam Mutahhar San'a taraflarına çekildi.

 
Kevkeban'daki dağlık arazi

Koca Sinan Paşa; Özdemiroğlu Osman Paşa'yı Taiz ve Kahiriyye kalelerinin muhafazasıyla görevlendirdi, Kurdoğlu Hızır Reis'i Aden üzerine sevketti, kendisi ise doğrudan San'a'da mevzilenmiş olan İmam Mutahhar'ın üzerine yürüdü. Bununla birlikte sarp geçitlerden ikmal güçlükleri karşısında Osman Paşa'dan yardım istediyse de, bu defa bu iki Paşa arasında anlaşmazlık başgösterdi. Bunun üzerine, Koca Sinan Paşa; Özdemiroğlu Osman Paşa'yı İstanbul'a geri gönderdi (Osman Paşa II. Selim tarafından Basra Beylerbeyliğine atandıysa da Sokullu Mehmed Paşa'nın müdahalesiyle Lahsa Beylerbeyliğine gönderildi).

Bu sırada Kurdoğlu Hızır Reis denizden Aden’e hücum için harekete geçince Zeydîlerin Aden Muhafızı Hint Okyanusu'ndaki Portekiz donanmasından yardım istedi. Portekiz donanması 20 gemiyle Aden limanına geldiyse de, Kurdoğlu Hızır Reis'in 12 parçalık filosunun yaklaşması üzerine çatışmadan kaçınarak geri çekildi. Karadan gönderilen Mimâyi Bey komutasındaki Osmanlı birliği de yetişince, hem karadan hem denizden kuşatılan Aden Osmanlılarca ele geçirildi (15 Mayıs 1569).

Aden'in alınmasından sonra yaklaşık 1.000-1.200 kişiden oluşan ordusunun başında kara seferine devam eden Koca Sinan Paşa, Temmuz ortalarında kuzeyin dağlık bölgelerine geçitleri kontrol eden Samara vadisini ele geçirdikten sonra, Ağustos aylarında güzergahı üzerindeki Yemenli başıbozuklukları dağıtarak İb'i ve Zamar yakınındaki Habb'ı kuşatarak aldı.[3] Osmanlı ordusu San'a yakınlarına ulaştığında (26 Temmuz), İmam Mutahhar kenti terkederek (1.000'i atlı) yaklaşık 10.000 askeriyle Sula kalesine kapandı. Osmanlılar ise San'a yakınındaki Havlan kalesini ve Kevkeban yakınındaki Şibam kasabasını ele geçirdi (17 Ağustos).

Kevkeban kuşatması (22 Ağustos 1569-16 Mayıs 1570)Düzenle

 
İmam Mutahhar'ın elçisi Koca Sinan Paşa'ya barış teklif ederken (1570)

Bunun ardından Kevkaban kalesi üzerine yürünmeye çalışıldıysa da Yeniçeriler sarp geçitleri tutan Zeydî birliklerine karşı ilerleyemediği gibi, Osmanlıların meydan savaşları için uygun olan silahları da İmam Mutahhar'ın yürüttüğü vurkaç harekâtlarına karşı yetersiz kaldı. Buna mukabil Hasan Paşa ile (Kahire Kalesini Osmanlılara teslim eden Hamdanî Dayısı Abdullah yaklaşık 1.500 askerle Kevkeban'a çıkan üç geçitten biri olan Beyt İzz'i 26-27 Ekim'de ele geçirmeyi başardılar. İmam Mutahhar ise 10.000 askeriyle kaleyi kuşatan Osmanlı birliğine taarruz ettiyse de mağlup olarak çekildi.[4]

Bununla birlikte, kale kuşatılsa da kalenin kurulu olduğu kayalık ile kuşatmacıların mevzileri arasındaki uçurum halatlarla taşınabilen topların (ağırlıklı olarak darbzen topları vardı) etkili olmasını engellediği gibi, tünel kazma ya da lağım patlatmayı da imkansız kılıyordu. San'a'dan getirtilen kerestelerle kurulmaya çalışılan köprüler de çöktü. Uçurumu taşlar ve kayalarla doldurma çabası ise sonuç getirmekten uzak kaldı. Öte yandan, Kevkeban'daki Zeydî garnizonu da (1567'de başlayan isyanda ele geçirilen) Osmanlı toplarıyla ateşle karşılık veriyordu. Bu tehdit dolayısıyla Osmanlı askerleri en çok ilerleme kaydettikleri kuzey yönünden dahi top menziline girdikleri için 300 metreden fazla yaklaşamadılar.

1570'in ilk aylarına gelindiğinde Kevkeban'ı kuşatan Osmanlı birliği barut sıkıntısı çekmeye başladığı gibi, güneyden gelen ikmal hatları da zaman zaman kesilme tehlikesi yaşadı. Nitekim, 4 Mart 1570'te San'a yeniden Zaydîlerin eline geçerken, vur-kaç taktiklerine devam eden İmam Mutahhar birlikleri 5 Mart 1570'te Habb civarında bir Osmanlı birliğine kaydadeğer bir kayıp (75 ölü) verdirmeyi başardı. Kalenin güç kullanılarak alınmasının mümkün olmadığının görülmesi ve Mısır'dan takviye alınamayacağının anlaşılması üzerine, Koca Sinan Paşa, 19 Nisan 1570'ten itibaren garnizon komutanı Muhammed bin Şemseddin ateşkes koşullarını müzakere etti.[5]

 
İmam Mutahhar'ın Osmanlıların Kevkeban Kuşatması boyunca mevzilendiği Sula Kalesi

16 Mayıs 1570 tarihinde akdedilen sulh uyarınca; (1) esirler teati edildi, (2) Kevkeban’ın muhafazası Muhammed bin Şemseddin'e 6.000 akçe tahsisat karşılığı verildi. Kevkeban'ın bu şekilde teslim olduğunu ve Muhammed bin Şemseddin'in Osmanlılarla anlaştığını öğrenen İmam Mutahhar da direncini yitirerek 21 Mayıs 1570 tarihinde Koca Sinan Paşa'yla sulhname imzaladı. Sözkonusu anlaşma uyarınca; İmam Mutahhar (1) Yemen'de hutbenin Osmanlı Padişahı adına okunup sikkenin Osmanlı padişahı adına basılmasını kabul etti, (2) 1567'den önce Osmanlı idaresinde olan yerleri iade etti ve (3) Osmanlılara isyan halinde bulunan Yemen kabilelerine destek olmayacağını taahhüt etti. Buna karşılık; Koca Sinan Paşa (1) İmam Mutahhar’a Ben Ovası’nı ve Amran vilayetini arpalık olarak verdi ve (2) San'a'da ikamet etmesine muvafakat gösterdi.[6]

Bu esnada ise (Özdemiroğlu Osman Paşa'nın yerine) Yemen Beylerbeyliği'ne atanan Behram Paşa, Zebîd'e gelmiş, oradan Taiz-Beyda üzerinden Habb kalesine yürüyerek İmam Mutahhar kardeşi Ali tarafından savunulan kaleyi ele geçirmeyi başarmıştı. 21 Mayıs 1570'teki sulhnamenin ardından irili ufaklı 200 kale ve hisarın Osmanlılara teslim olmasının ardından Osmanlıların Yemen'e yönelik harekâtı 1570 yazında fiilen sona erdi.

Sefer sonrasıDüzenle

Seferi başarıyla sonlandırarak Yemen'i yeniden Osmanlı İmparatorluğu'na katan Koca Sinan Paşa idareyi tamamen yeni Beylerbeyi Behram Paşa'ya bırakarak 1 Mart 1571'de Muha limanından ayrıldı. O esnada Osmanlı İmparatorluğu'nun asıl dikkati Doğu Akdeniz'e kaymış, 27 Temmuz 1570'te Venedik'e savaş açarak Kıbrıs'ın fethini hedeflemişti.

1572 yılında ise İmam Mutahhar idrarından kan gelmek suretiyle öldü ve Yemen'de Osmanlı idaresine direnecek bir önder uzun süre çıkmadı.[7]

KaynakçaDüzenle

  1. ^ "The Collapse of Ottoman Authority in Yemen, 968/1560-976/1568", J. R. Blackburn, WI, XIX/1-4 (1979), s.148-171
  2. ^ "Yemen'de Osmanlı-Zeydî Mücadelelerinin Sebep ve Sonuçları", Sadettin Baştürk, Fırat Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları Dergisi, Elazığı (2013), c.9, sy.1, s.16
  3. ^ "Lightning Over Yemen: A History of the Ottoman Campaign (1569-71)" Ḥamad Al-Jāsir, Riyad (1967)
  4. ^ "Büyük Osmanlı Tarihi", Joseph von Hammer, c.6, s.263
  5. ^ "Kawkabān, the key to Sinān Pasha's campaign in the Yemen (March 1569 - March 1571)", Clive Smith, Proceedings of the Seminar for Arabian Studies, c.32, Papers from the 35th meeting of the Seminar for Arabian Studies, Edinburgh (2002), s.287-294
  6. ^ "Yemen'de Osmanlı-Zeydî Mücadelelerinin Sebep ve Sonuçları", Sadettin Baştürk, Fırat Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları Dergisi, Elazığ (2013), c.9, sy.1, s.18
  7. ^ "San'a'; An Arabian Islamic City", R.B. Serjeant & R. Lewcock, Londra (1983), s. 70