Tarkondimotos

Kilikya nın doğusundaki (Günümüz Türkiye 'sinin Adana il sınırları içinde) Kastabala/Hierapolis kentinin kralı, daima Roma İmparatorluğu 'nun uydusu olarak kalmak istedi. "Tarkondimotos I." ya da Tarkondimotus adıyla da anılmaktadır.Fırtına Tanrısı Tarhunt’tan gelen adıyla Luvi kökenli olduğu anlaşılan Tarkondimotos, aslında Roma'yı çok uğraştıran Kilikya korsanlarındandı. Sonradan Seleukoslar 'ın bölgeden çekilmesiyle oluşan boşluktan yararlanarak, Kastabala'nın kralı olup hakimiyet kurdu. Fakat hanedanlığı çok kısa sürdü. Belki nedenleri arasında biraz da şanssız olmasının rolü vardı. Çünkü bel bağladığı bütün Romalı hamileri, rakiplerine yenilmişti. Ancak o yılmamış, çeşitli manevralarla krallığını devam ettirmeye çalışmıştı. Tarkondimotos, Başkenti Kastabala olan Krallığı'nı bir uydu devlet olarak yönetmiş, doğuda Partlar batıda Roma İmparatorluğu arasında günümüz İsviçre ülkesi gibi uluslararası devamlılığını barışla sürdürmeye çalışmıştır. Tarkondimotos' un tarihteki önemi Roma İmparatorluğu nda üç imparatorun yaşadığı iç savaşa tanıklık etmesi, bizzat savaşların içinde yer almasıdır.

Tarkondimotos
Kral
Hüküm süresi MÖ 64–MÖ 31
Taç giymesi MÖ 63
Doğum Roma İmparatorluğu
Ölüm MÖ 31
Agrippa
Defin MÖ 31
Kastabala Kenti

MÖ 1. yüzyılda Kilikya korsanları Doğu Akdeniz'de Romalılara zor anlar yaşatıyordu. Hem bu korsanları doğu Akdeniz'den atarak Roma gemilerinin güvenliğini sağlamak, hem de Anadolu'da Roma'nın başını ağrıtan tehlikeleri ortadan kaldırmak amacıyla Romalı komutan Gnaeus Pompeius Magnus büyük bir donanma ile sefere çıktı. Korsanlar Korakesion açıklarında Romalılara yenildiler. Üç ay içinde binlerce korsan öldürüldü, yüzlerce korsan gemisi batırıldı. Böylece Kilikya MÖ 67 yılında korsanlardan temizlendi. Korsanlık yapamayan sağ kalanlar genellikle Kilikya bölgesindeki kentlere yerleştiler. Üç yıl sonra Gnaeus Pompeius Magnus , Dağlık ve Ovalık Kilikya'yı birleştirip eyaleti genişletirken, Kilikya'nın doğu ucunda merkezi Kastabala kenti olan Kastabalis bölgesini, Part süvarilerine karşı tampon bölge olarak Tarkondimotos adlı eski bir korsana bıraktı. Zaten Roma tam olarak ele geçiremediği toprakları kendisine bağlı, desteklediği bir kralla yönetirdi. Tarkondimotos da o dönemde onlardan biri oldu.

İlk zamanlar yerel bir bey (toparch) olarak hüküm süren Tarkondimotos, Roma tarafından kral olarak tanınmıyordu. MÖ 64 yılında başlayan egemenliği, belki de Seleukoslar dan kalan bir toparchia'nın gasbı iledir. Tarkondimotos başlangıçta, Pyramos (Ceyhan) nehri kıyısındaki Mopsuhestia (Misis/Yakapınar), Mallos (Kızıltahta), Magarsos (Eski Karataş) ve liman şehri Aigeai’yi (Yumurtalık) kontrol altında tutuyordu.

Başkent Kastabala, tanrıça Artemis Perasia 'nın kutsal kenti (Hieropolis) olarak görkemli törenlere sahne olurdu. Belki de Tarkondimotos, bu dinin gücünü kullanarak bölgede siyasi bir otorite olmuştu. Adının işaret ettiği kökenine bakılırsa, kralın, yüzlerce yıllık Perasia/Pirvaşua kültü ile bir ilgisinin olduğu akla geliyor.

Kilikya proconsul'ü Marcus Tullius Cicero , MÖ 51 yılında dağlık kesimlerdeki kabileleri Roma'ya boyun eğdirirken, “Roma halkının en iyi dostu ve en sadık müttefiki” sıfatıyla Tarkondimotos'un egemenliğini tanımıştı.

MÖ 48 yılındaki Julius Ceasar ve Gnaeus Pompeius Magnus arasındaki Pharsalus Savaşı 'nda, Pompeius'u destekleyerek yardım gemileri gönderen Tarkondimotos aslında taht borcunu ödemek istiyordu. Ancak bu ilk hamisi yenilip Mısır'da öldürüldüğü zaman, hemen manevra yaptı. Pompeius tarafından olanları yakalayıp Caesar’a teslim ederek, onun güvenini kazandı. Kızına Julia ve torununa Gaius Julius Strato adını verecek kadar Caesar'a bağlanan kral ne yazık ki onun öldürülmesiyle ortada kaldı. Caesar'ın katilleri Brutus ve Cassius ' a MÖ 42 yılındaki Philippi savaşında zoraki yardım etti. Buna rağmen, bu savaşı Octavianus ile birlikte kazanan ve Kilikya'nın kontrolünü ele geçiren Marcus Antonius 'u ikna eden Tarkondimotos, üstelik Roma tarafından tanınan bir kral oldu. Philantonius (Antonius’un dostu) unvanıyla iyi bir sadık kral olduğu görülen Tarkondimotos'un bu arada topraklarını da genişlettiği anlaşılıyor.

MÖ 31 yılındaki Actium Savaşı 'nda Octavianus ’a yenilecek olan Antonius’un yanında ve yine kaybeden tarafta yer alan Kastabala kralı, bu kez karşısına çıkan ecele manevra yapamamıştı. Bir filo ile Antonius'a yardıma giderken, Agrippa’daki bir çatışmada öldü.

KaynakçaDüzenle